Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Yıkılışa Doğru

Burada Göktürk İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Yıkılışa Doğru

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:51

YIKILIŞA DOĞRU

YIL, 731'di. 11 yıl geçmişti aradan. Bu süre içinde iki iç savaş ayn tutulursa, önemli bir olay çıkmamıştı. Türk Bilge Kağan, Çin'i, gerçekten yılgınlığa uğratmış ve bunun sonucunda da barış sürekli olmuştu.

Geçip giden bu 11 yıl içinde, birer Moğol boyu olan Kıtaylar ile bir Acem boyu olan Tatabı toplumlarından başka, Göktürk egemenliğine kimse baş kaldırmamıştı. Kıtay ve Tatabı toplumları da, bu başkaldırıştan bir yarar sağlayamamış tersine, her bakımdan daha zararlı çıkmışlardı.

Ne var ki, 731 yılının sonbaharında Dokuz Oğuzlar'ın yeniden başkaldırmalarıyla ortaya çıkan savaş, gelecekte bütün olumsuz gelişimlerin kaynağı olacak nitelikteydi.
Irk, soy, milliyet gibi ulusal bilinçten yoksunluğun olumsuz örneklerini veren Kırgız, Uygur, Türkeş (Türkgiş), Basmil ve Karluk Türk boyları gibi bilinçsizlikten kurtulamamış olan, birleşik Dokuz Boy Oğuz toplumunun oluşturduğu devlet kuruluşu bu savaşa iyice hazırlanmış olarak giriyordu. Güçlü ve düzenli Oğuz ordularına karşı koyan Göktürk ordularının başında, Türk Bilge Kağan'm kardeşi, büyük komutan Kül Tigin vardı.

Adı, dost ve düşman ülkelerde bile saygıyla anılan bu eşsiz komutana, Türk Bilge Kağan, en yüce başkomutan anlamında olmak üzere, "İnançu Apa Yargan Tarkan" unvanını vermişti.
Göktürk egemenliğine son vermeyi düşman Çinliler oranında ve bir amaç niteliğinde benimsemiş olan Dokuz Oğuzlar bu kez, her zamankinden daha bir başka biçimde savaşıyorlardı.

Ordularının bir bölümünü Göktürk kentlerinin talanı ile görevlendiren Dokuz Oğuzlar, bir yandan da halkı da öldürmekteydi.
Türk Bilge Kağan, Dokuz Oğuzlar'ın bu soluk kesici saldırılarının ardındaki amaçta, tüm Göktürkler'in alın yazılarının ortaya konmuş olduğunu anlamakta gecikmedi.
Göktürk ordularının daha güçsüz ve Dokuz Oğuzlar'a oranla daha yetersiz olmalarına karşılık, Kül Tigin'in 14 yaşından bu yana edindiği savaş deneylerine güç veren üstünlüğü, Dokuz Oğuz ordularını yönetenlerde olmadığı için, başarı Göktürk ordularının oluyordu.

Ancak, savaşın sona erdiği anlarda beklenmedik bir saldırı, yenilmezliğine inanılmış bu büyük ve eşsiz komutanı, Kül Tigin'i, "Tanrı'nın sonsuzluk katma" alıp götürdü.
Türk Bilge Kağan'ın en büyük yardımcısı, Kül Tigin yok olmuştu. Türk yaratılmış olmanın inanç ve onurunu, tarihsel bir belge olan "taş anıtlar" üstüne ilk kez yazdıran, Türk'ün öz benliği adına yüce bir imparatorluğun kuruluşunu ve 200 yıllık bir dönemde gelip geçmiş tüm olayları ayrıntılarıyla ortaya koyan, Türk töre ve ülküsünün kaynağını, izlenmesi gereken yönü ve ilkeleri gösteren, bu büyük Göktürk kağanının tek güvencesi olan Kül Tigin, bu özverilere ve bilince sahip olmayan Dokuz Oğuzlar eliyle şehit edilmişti (27 Şubat 731).

Dokuz-Oğuzlar'ın, Çinliler örneği kesin yenilgileriyle sonuçlanan bir savaşla, bir süre sürüp gidecek bir yılgınlığa uğratılmış olmalarına karşılık, Kül Tigin yok olmuştu.
İmparatorluk, ülke ve ulus, bir kez daha korunmuş ve kurtarılmıştı ama, bu büyük kayıp, giderek imparatorluğun sonunu getirecekti.

Kaynakça
Kitap: GÖKTÜRK İMPARATORLUĞU TARİHİ
Yazar: ALİ KEMAL MERAM
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Gök-Türk İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir