Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Ch'u-lo Kağan (Kül Tardu Şad ve Ta-nai Tegin)

Burada Göktürk İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Ch'u-lo Kağan (Kül Tardu Şad ve Ta-nai Tegin)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:30

Ch'u-lo Kağan, (Kül Tardu Şad ve Ta-nai Tegin)

Tardu'nun ortadan kalkmasıyla boş kalan Batı Gök-Türk devleti tahtına onun oğullarından Tu-lu'nun oğlu olduğu anlaşılan Ch'u-lo'nun geçtiğini müşahede ediyoruz. Aslında 587 yılında Apo, Baga Kağan tarafından yakalandıktan sonra, Altay Dağlarının güney batısında bulunan ona bağlı boyların ileri gelenleri, Yıng-su Tegin'in oğlunu Ni-li Kağan unvanı çinli prensesle evlenmiş ve Taman Tegin doğmuştu. Taman Tegin'in doğumundan sonra Ni-li Kağan öldü. Bunun üzerine Hsiang-shih prenses, Ni-li'nin kardeşi P'o-shih Tegin ile evlendi. 600 yılında adı geçen tegin ve çinli eşi Sui imparatorluğu merkezi Ch'ang-an'a giderek, Hung-lu-ssu tapınağında ikamet etmeye başladılar. Bu esnada Tardu, Sui hanedanına karşı vaziyet aldığı için geri dönememişlerdi.

Apo, Işbara tarafından daha ilk yenilgiye uğratıldığında Tardu'nun yanına sığınmış, ondan destek görmüştü. Onun yakalanıp, ortadan kalkmasından sonra dahi teginleri Tardu'ya bağlı olarak varlıklarını sürdürdüler. 593 yılı dolaylarında Sui hanedanına karşı muhalif bir teşkilat kuran Toulan Kagan'ın hatunu Ch'ien-chin prenses, Ni-li Kagan'la da işbirliği yapmıştı. Ni-li Kağan ve icraatı hakkında kaynaklarda bundan başka malumat yoktur.

603 yılında Tardu'nun T'u-yü-hun'lara sığınmasıyla ortaya çıkan otorite boşluğunu Ni-li'nin oğlu Ta-man Tegin, Ch'u-lo Kağan unvanıyla doldurmaya çalıştı. Ch'u-lo Kağan, belirli bir mevkide devamlı oturmayarak, Batı Gök-Türk devletini idare ediyordu, iki küçük kağanlık ihdas etti. Biri Taşkent (Shih-kuo)'in kuzeyinde bulunuyordu ve bütün Soğd şehirlerini idare etmek üzere tesis edilmişti. İkincisi ise Kui-ts'u (Kuca)'nın kuzeyinde kurulmuş ve Ying-p'o adını almıştı. Çok geniş bir sahayı elinde bulunduruyor olmasına rağmen Ch'u-lo devletini iyi idare edemiyordu. Bu yüzden boyların çoğu onun idaresine karşı ayaklandılar. Sonuçta Töles boylan tarafından ağır bir mağlubiyete uğratıldı.

Aslında önce Töles boylarını mağlup eden Ch'u-lo Kağan, sonra onların mallarına ağır vergiler koymuştu. Daha sonra Sir Tarduş boyunun kendisine isyan edeceğinden şüphelendi ve kabile reislerinden bir kaç yüzünü toplayıp, hepsini öldürdü. Bütün bunlara dayanamayan Sir Tarduş'lar isyan ettiler. Sir Tarduş'ların reisi Ye-shih, Ch'u-lo'yu bozguna uğrattıktan sonra kendini "Küçük Kağan" ilan etti. Diğer taraftan Ch'i-pi boyunun lideri Baga (mo-ho) Kağan oldu. Cesarette emsalsiz olduğu için halkın kalbini çok fazla kazanmıştı. Arkasından, Hami, Koço (Kao-ch'ang) ve Karaşar gibi şehir devletleri ona bağland.

Ch'u-lo ağır mağlubiyete uğradığı sırada Sui imparatoru Yang'ın batı ülkeleri konusunda en büyük danışmanı P'ei Chü, Tun-huang'da bulunuyordu. Ch'u-lo'nun ülkesinin karışıklığa sürüklendiğini duydu. Ayrıca onun annesinin Çin asıllı olduğunu da öğrenmişti. P'ei Chü'nün tavsiyesi üzerine Çin imparatoru Ts'ui Chün-su'yu elçi olarak, Ch'u-lo'nun yanına gönderdi. Elçi onun merkezine vardığında Ch'u-lo, imparatorun mektubunu almak için ayağa kalkmak istemedi. Bunun üzerine elçi Ts'uei Chün-su" Gök-Türklerin aslında bir ülke olduğunu, sonradan kendi aralarından anlaşmazlığa düşüp, ikiye ayrıldıklarını, on seneden beri savaştıkları halde birbirlerini yıkamadıklarını, bunun yanında Doğu Gök-Türk ülkesi hükümdarı Ch'i-min'in yavaş yavaş Batı Gök-Türk ülkesini hakimiyetine almaya başladığını, Ch'i-min'in Çin desteği sayesinde Doğu Gök-Türk tahtında oturduğunu, Ch'u-lo'nun annesinin aslen çinli olup şu anda Çin'de bulunduğunu, Ch'u-lo'nun itaat etmemesi halinde öldürüleceğini" söyledi. Bu haber üzerine aniden sarsılan Ch'u-lo büyük bir üzüntüye kapıldı ve eğilerek Çin imparatorunun mektubunu aldı. Elçi "Doğu Gök-Türk ülkesinin kuvvetlenmesinin asıl sebebinin, Ch'i-min'in Çin'e itaatinden memnun kalan Çin imparatoru Yang'ın desteği olduğunu, şimdi Ch'u-lo'nun, Sui'in düşmanı T'u-yü-hun'lara hücum etmesi halinde Çin ile dost olacağını" belirtti. Ch'i-min oğlu Bagatur Şad'ın annesinin aslen T'u-yü-hun'lu olması sebebiyle, onlara karşı savaşmak istemiyordu. Neticede Ch'u-lo, Çin elçisinin teklifini kabul ettiği gibi, onunla beraber kan terleyen atlardan Çin imparatoruna hediye gönderdi.

611 yılında T'u-yü-hun'lar üzerine sefere hazırlanan Çin imparatoru, Wei Chi-e'yi Ch'u-lo'ya elçi olarak gönderip, Ta-tou-pa vadisinde kendi ordusuyla birleşmesini istedi. Ch'u-lo'nun kendisi bunu kabul etmek arzusunda idi ise de devlet adamları razı olmadı. Bunun üzerine Ch'u-lo gelemeyeceğini açıkladı. İmparator çok kızdı ve yeni müttefik arama yoluna gitti. Tardu'nun torunu (Tou-liu, Tu-lu'-nun oğlu) olan She-kui, şadlık rütbesiyle batı tarafını idare ediyordu. Ch'u-lo'nun kuvvetten düşmesi üzerine kağanlığını ilan etmiş, batı taraflarında geniş bir bölgenin hakimiyetini elinde bulunduruyordu. Çin'e elçi göndererek, Sui imparatorluğu ile evlilik ittifakı kurmak istemişti.

Kaynakça
Kitap: GÖKTÜRKLER I
Yazar: AHMET TAŞAĞIL
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Ch'u-lo Kağan (Kül Tardu Şad ve Ta-nai Tegin)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:30

İlk önce She-kui'in teklifini dikkate almayan Çinliler, Ch'u-lo anlaşmayı bozunca, P'ei Chü'nün tavsiyesiyle She-kui'in elçileri ile görüşme yaptılar. P'ei Chü'-nün imparatora açıkladığı raporun esasını Batı Gök-Türk ülkesini ikiye bölmek teşkil ediyordu. Ch'u-lo ve She-kui ayrı ayrı kağan olarak selâmlanacaklar, ikiye ayrılınca güçleri bölünecek ve azalacak sonra Çin'e bağlanacaklardı. She-kui'in elçisine Ch'u-lo'nun davranışından bahsedildikten sonra She-kui'in askerlerini harekete geçirip, Ch'u-lo'yu yendiği takdirde evliliğin gerçekleşebileceği belirtildi.

Sui imparatoru kendi eliyle bir demet beyaz bambu oku She-kui'e sunulmak üzere elçisine verdi; "bu işin acele hallolması gerektiğini, elçinin vazifesinin ince ok gibi nazik olduğunu" söyledi.

She-kui'in yanına dönmek üzere Çin başkentinden ayrılan elçinin yolu Ch'u-lo' nun ülkesinden geçiyordu. Yakalanıp Ch'u-lo'nun karşısına çıkarıldıklarında bambuları sevdiğinden dolayı elçileri alıkoyacaktı. Ancak, elçi hileli konuşarak, onu kandırıp oradan kurtuldular ve kendi ülkelerine vardılar. Çin imparatorundan mesajı alır almaz Ch'u-lo'ya sürpriz bir saldın yapan She-kui, onu ağır bir yenilgiye uğrattı. Ansızın ummadığı bir hücuma uğrayan Ch'u-lo karısı ve çocuklarını bırakıp, bir kaç bin süvariyle doğuya kaçacaktı. Fakat, önü kesildiği için Koço (Kao-ch-'ang)'da bulunan Shih-lo-man dağında saklandı. Koço kralı Ch'ü-po-ya, derhal durumu Çin imparatoruna rapor etti. Bütün bunlara rağmen imparator yine de Ch'u-lo'yu canlı ele geçirmek istiyordu. Kuvveti dağıldığı için artık Çin'e hizmet edebilirdi. P'ei Chü'yü, Ch'u-lo'nun annesi Hsiang-shih ile onun yanına gönderdi. Gönderilenler Yü-men-kuan-chin'deki Ch'ang-ch'eng'a vardıklarında, P'ei Chü bir kaç adamla Ch'u-lo'nun bulunduğu yere yollandı. Annesi, onun bulunduğu yere ulaştığında Ch'u-lo'yu Çin'e gitmeye ikna etti.

Neticede 612 yılının başında Çin sarayına gelen Ch'u-lo'ya, imparator Yang, çok nazik davrandı. Merasim yapıldı ve şerefine eğlence tertip edildi. Ch'u-lo yerlere kapanmak suretiyle Çin imparatoruna teşekkür etti. Yeryüzünde ender bulunan yiyeceklerden ve güzel sesli şarkıcılardan hazırlanmıştı. Renkli işlenmiş ipeklerden ve bambulardan yerlere yayıldı. Ch'u-lo'nun gözü kulağı kamaşıp mest olmuştu.

Bundan iki ay sonra Ch'u-lo ile Çin'e gitmiş olan halk imparator tarafından üçe bölündü. On binden fazla savaşamayacak durumda olanlar aynlarak, Hui-ning' de Ch'u-lo'nun kardeşi Kül Tardu Şad'ın idaresinde ikâmete memur edildi. Ta-nai Tegin'in idaresine bir başka gurup verilip Lu-p'ing'de oturtuldu. Ch'u-lo'nun kendisine beş yüz süvariyle imparatorun teftiş konvoyunu takip etmesi emredildi.

613 yılında Kore'lilere karşı başarısından dolayı Ho-sa-na Kağan unvanı verilen Ch'u-lo, Lung-you ve Hui-ning'deki isyanları bastırmaya çalışırken kardeşi Kül Tardu Şad, T'u-yü-hun'lara saldırdı. Bol miktarda mal ele geçirdi ve bunları imparatora sundu.

Ho-sa-na Ch'u-lo Kagan'ın, Çin'de özellikle Korelilere kazandığı askeri başarılardan dolayı prestiji artarken Sui hanedanı çıkan isyanlar sonucunda zor durumda kaldı. Kısa süre içerisinde yıkıldı. Çıkan karışıklıklardan bir çok çinli prens ve devlet adamı faydalanarak, kendi imparatorluklarını ilân etti. Ch'u-lo'nun kardeşi Kül Tardu Şad, hayvanlarını otlattığı Hui-ning'de "Kül Kağan" unvanıyla istiklâlini ilân etti. Chiang-tou bölgesi karışıklığa düştüğünde asillerden Yü-wen Hua-chi ile birlik olmaya çalıştı. Ancak, onun mağlubiyeti üzerine, başkent Ch'ang-an'a gelip, yeni kurulan T'ang hanedanının imparatoruna itaat etti. Bu hareketinden dolayı kendisine Kui-i Wang (Dönen gönüllü Prens) unvanı tevcih edildi. Bu arada imparatora sunduğu inciler" "için prensin sadakatinin önemli olduğu, incilerin önemli olmadığı" gerekçesiyle kabul edilmedi.

Doğu Gök-Türk devleti kağanı Shih-pi, Ch'u-lo'nun varlığını devam ettirmesini istemiyordu. Tahta çıkması için yardımda bulunduğu, sonra her türlü baskı altına aldığı T'ang imparatoru Kao-tsu'ya elçi göndererek, Ch'u-lo'nun öldürülmesini istediğini bildirdi. Çin imparatoru önce kabul etmek istemedi ise de bütün vezirlerin" şimdi eğer kabul edilmezse bir kişi hayatta kalır, bir devlet kaybedilir, sonra Çin için büyük problem olurlar" diyerek onu ikna ettiler. İmparator onun ölümünü bir süre daha erteledi ise de çaresiz kaldı. Neticede Ho-sa-na Ch'u-lo, sarayın iç kısımlarına götürülerek burada şerefine içki eğlencesi tertip edildi. Bu sırada Shih-pi Kagan'ın elçisine teslim edildi. Elçi de onu öldürdü.

Hui-ning'de ikâmet eden ve kendini Kül Kağan ilân etmiş olan Kül Tardu Şa-d'a T'ang hanedanı, T'u-wu-kou-pa unvanını sundu ve aşırı hürmet gösterdi (618). Buna rağmen varlığını fazla devam ettiremeyen Kül Kağan, çinli asî kumandanlar tarafından ortadan kaldırıldı.

Ch'u-lo ile beraber Çin'e gelen diğer Batı Gök-Türk devlet adamı Ta-nai Tegin, Sui hanedanı hesabına Kore savaşlarında büyük başarılar kazanmış ve yüksek Çin unvanlarıyla ödüllendirilmişti. Sonra kendisine bağlı boyu ile Lu-kung mevkiinde bölünerek ikâmet ettirildi. T'ang hanedanının kurucusu ihtilale başladığında askerleriyle ona katıldı. Sui generali Sang Ming-ho, Yın-ma-ch'üan mıntıkasında, T'ang hanedanının asî ordusuna büyük bir hücum yaptı. T'ang ordusunun büyük bir kısmı kaçarak dağıldı. Sadece Gök-Türk Ta-nai Tegin bir kaç yüz süvariyle Sui generalinin karşısına çıktı. Hazırlıksız yakalanan Sui ordusu ağır bir mağlubiyete uğratıldı. Ta-nai Tegin'in bu başarısı sayesinde dağılmış vaziyetteki T'ang isyan ordusu yeniden kendini toparlayabildi. Bu vesileyle Çin tarihinin her yönden en parlak devleti sayılan T'ang imparatorluğu daha kurulurken yıkılmaktan kurtuldu. İmparatorluk tesis edildikten sonra savaşlardaki başarısından dolayı beş bin top ipek sunuldu. Ayrıca kendisine Shih-shih soyadı tevcih edildi. Bundan sonra yine 618 yılında T'ai-tsung ile üç asi liderinin ordularını arka arkaya yendiler. Bunların hepsinde olağanüstü başarıları vardı. Kendisine saray kızlarından üç tane ve işlenmiş güzel ipeklerden on bin top sunulmak suretiyle ödüllendirildi. 629 yılında sağ muhafızları generali, sonra Feng eyaleti askeri valilik müfettişi oldu. Tou-kuo düklüğü tevcih edildiğinde üç bin ailelik bir tımara da sahip olmuştu. 638 yılında ölümünden sonra dahi unvanlar verilmeye devam etmiş, "Fu-kuo (devlete yardım eden) generalliği sunulmuştu.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Gök-Türk İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir