Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Batı Gök-Türk Devleti

Burada Göktürk İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Batı Gök-Türk Devleti

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:28

BATI GÖK-TÜRK DEVLETİ

Gök-Türk devleti 552 yılında kurulduğunda Bumın Kağan, devletin batı tarafının idaresini kardeşi İstemi'ye vermişti, istemi, yabgu unvanıyla 576 yılına kadar devletin doğusuna bağlı kalarak, batı kanadını idare etti. Bütün icraatı Ötüken'deki merkez adına olan İstemi'nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu Tardu da önce doğudaki büyük kağanlık merkezine bağlılığını sürdürdü. 581 yılında Taspar Kagan'ın ölümü neticesinde başlayan taht mücadelesi merkezi otoriteyi zayıflattı. Bunun yanında çinli casus elçi Ch'ang Sun-sheng'ın faaliyetleri de devletin gücünü azaltmıştı. Üstelik çinli casus Gök-Türk hanedanı arasındaki iç çekişmeleri ihtiva eden raporları imparatoru Wen'a sunuyordu. İşbara'nın gözüne girmeyi başardığı için onunla sürekli avlara çıkmış; bu sayede Gök-Türk ülkesinin dağlarını vadilerini ve boylarının askeri vaziyetini öğrenmişti. Daha da kötüsü Gök-Türk devleti aleyhine hanedan arasındaki iç çekişmeleri öğrenip imparatora rapor ederek, entrika faaliyetleri yapmasını tavsiye etmesidir. İşte bunun sonucunda başlayan entrika siyaseti Gök-Türk devletinin ikiye ayrılmasına sebep olmuştur.

Taspar (T'a-po) Kagan'ın ölümüyle başlayan taht mücadelesini ve İşbara'nın kağan oluşunu, devletin içindeki çekişmeleri yukarıda görmüştük. Devletin içindeki huzursuzlukların artmış olması Çin'e olan baskıları durdurmamıştı. 582 yılında İşbara Kağan, Chou hanedanıyla akraba olduğunu, onun Sui'ler tarafından yıkılmasını kabullenemediğini ileri sürerek harekete geçmiş ve kendisine bağlı bütün boyları güneye sefere davet etmişti. Tahta yeni çıkmış olan Sui imparatoru çok korkmuş, hemen Çin şeddini tamire başlamış, kuzey sınırlarda yığınaklar yapmıştı. Kumandanlarından Yü Ch'ing-tse'yı Ping, Yın Shou'yu da You eyaletine mevzilendirmiş; bir kaç on bin askerle hazırlanmıştı. Bu esnada devreye giren Ch'ang Sun-sheng, imparatoruna Gök-Türklerle savaş yerine entrika faaliyeti yapmanın daha doğru olacağını tavsiye etti. Ch'ang Sun-sheng'a göre Gök-Türk devletinde dört ayrı güç vardı. Bu güçler İşbara, Tardu (Tien-chüe), A-po ve Ch'u-lo-hou liderliklerinde cephelenmiş olmalarına rağmen Çin'e karşı ortak hareket ediyorlardı. İşbara dışında adı geçen üç liderden, o an için en faydalısı Tardu ile irtibata geçmek idi. Çünkü daha uzakta ve askerleri kuvvetli idi. Önce onunla temasa geçildikten sonra A-po, Ch'u-lo-hou ve Moğol kabileleri Hsi'lerle münasebet kurulmalı idi. Çok korkmuş ve zor durumda olan Çin imparatoru Ch'ang Sun-sheng-'ın bu raporundan çok memnun oldu. Casus elçisini saraya çağırdı. Onun ağzından bir daha raporunda belirttiklerini dinledi. Planı iyice öğrendikten sonra hemen Yüan Hui'i kurt başlı sancak ile o esnada Hami'de bulunan Tardu'nun yanına gizlice gönderdi.

Tardu'nun kurt başlı sancağı alması ile birlikte, İşbara ile bağlılığı sona erdi. Zaten uzun süredir doğudaki merkeze karşı soğuk duran Tardu istiklalini ilan etti. Kurt başlı sancak Gök-Türklerde hükümdarlığın alametlerinden biridir. Gök-Türk hükümdarlarının otağlarının önüne kurt başlı sancak dikilirdi. Bu şekilde Tardu bağımsız bir devlet olarak tanındığını anlamış oluyordu. Onun gönderdiği mukabil elçiye Çin sarayında çok hürmet edildi. Hatta o sırada sarayda bulunan İşbara'nın elçisinin oturduğu yere göre üstünde bir yere oturtularak Batı Gök-Türk devletine daha çok değer verildiği gösterildi. Böylece Batı Gök-Türk devletinin prestij olarak daha üstün olduğu vurgulanmak istenmişti. Aslında Çin elçisi Yüan Hui, Tardu'nun nezdine ulaştığında, kendisine hiç itibar edilmemiş, ancak kurt başlı sancak sunulduktan sonra olağanüstü ilgi gösterilerek, çok iyi merasim yapılmıştı.

Bu bir bakıma Tardu'nun uzun süreden beri böyle bir şey beklediğini ve bunun kendisi için çok önemli olduğunu aklımıza getirmektedir. Sancak veya tuğ eski Türk devletlerinde çok önemli bir hakimiyet belgesi idi.

Bu olay hemen tesirini gösterdi. 582 yılında İşbara'nın liderliğinde gelişen büyük Gök-Türk akınında Tardu, Çin içlerine fazla ilerlemek istememiş ve askerlerini toplayarak geri dönmüştü. Bahsedilen askeri harekat Doğu ve Batı Gök-Türk kuvvetlerinin bölünmesinin kesinleşmesinden önce son birlikte seferleridir. Bundan sonra devletin doğu kanadında iç karışıklıklar artınca ve A-po hadiseleri dolayısıyla, Tardu ile İşbara arasındaki uçurum derinleşmiştir.

Bu tarihten sonra Tardu Kagan'ın Sui imparatorluğu ile arasında iyi münasebetlerin geliştiğini söylemek mümkündür. Tarihi tesbit edilemeyen bir elçilik teatisi Batı Gök-Türk Çin ilişkilerinin samimi olduğunu göstermektedir. 582 yılının hemen sonrasında Tardu'nun gönderdiği elçinin şerefine Çin imparatoru Wu-te sarayında av eğlencesi tertip etmişti. Bu sırada usta generallerinden Ts'ui P'eng'a çatıda bulunan bir güvercine nişan almasını emretti. Usta nişancı bu kumandan attığı okla kuşu vurdu. Mükafat olarak, imparatorundan on bin bakır para aldı. Tardu'nun elçisi bu vaziyeti görünce hayran olmuş, dönüşünde kağanına anlatmıştı. Ts'ui P'eng'ın nişancılığını merak eden Tardu, tekrar elçi göndererek, imparatordan onu ülkesine yollamasını görüşmek istediğini bildirdi, imparator Wen da onun bu teklifinden dolayı övünmüş ve Batı Gök-Türk ülkesine göndermişti. Tardu Kağan, on kişilik bir nişancı ekibi hazırlayarak, Ts'ui P'eng'la vahşi bölgelerde ava çıktılar. Havada uçan kuş topluluğuyla karşılaştıklarında Gök-Türk okçuları attıkları okları isabet ettiremediler. Ancak Ts'ui P'eng atüğı her oku isabet ettirdi; vurduğu kuşların hepsi yere düştü. Tardu söz konusu çinli elçinin nişancılığına hayran olmuş ve yüz günden fazla alıkoymuştu. Çin imparatoru ipekli kumaşlardan hediye göndererek, onun serbest bırakılmasını sağladı. Fazla büyük bir siyasi öneme sahip olmasına rağmen söz konusu elçilikten, Batı Gök-Türk-Sui ilişkilerinin son derece samimi bir şekilde geliştiğini gösterdiğini söylemek mümkündür. Diğer taraftan Tardu'nun alıkoyduğu elçiyi ancak ipekli kumaşlar karşılığında geri göndermesi, Çin üzerinde belirli bir yaptırım gücüne sahip olduğunu belirtmekte ve de siyasi pozisyon olarak daha üstün olduğu neticesini çıkartmaktadır.

Kaynakça
Kitap: GÖKTÜRKLER I
Yazar: AHMET TAŞAĞIL
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Gök-Türk İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir