Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Shih-pi Kağan Devri (609-619)

Burada Göktürk İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Shih-pi Kağan Devri (609-619)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:24

Shih-pi Kağan Devri (609-619)

609 yılının yaz aylarında hastalanan Ch'i-min, daha sonra öldü. Onun ölümüne Çin imparatoru çok üzülmüş ve üç gün yas ilan etmişti. Yerine oğlu Tou-chi tahta geçerek, Shih-pi Kağan unvanını aldı. Gök-Türk geleneklerine uygun olarak dul kalan üvey annesi L-ch'eng prenses ile evlendi ve bunu Çin imparatoruna bildirerek, ilk dış siyasi temasını yaptı.

608 yılında Doğu Gök-Türk kağanı Ch'i-min'in kendisine bağlılığına iyice inanan İmparator Yang dikkatini batıya çevirmişti. Kuzeyde Doğu Gök-Türk devletinin kendisine bağlanması bir anlamda bu taraftan gelebilecek tehlikeleri ortadan kaldırmıştı. Artık zengin batı ülkeleri Sui imparatorunun tek hedefi idi. İşte bu sebepten dolayı 609 yılında Ch'i-min'in ölüp yerine Shih-pi'nin geçmesinden sonra kaynaklarımızda malumat birden bire azalmaktadır. 615 yılına kadar bu durum böyle devam etmekte ise de yine de 613 yılından sonra kısa bilgilere tesadüf etmekteyiz.

613 yılında Ling-wu bölgesinde Sui imparatoruna karşı isyan eden Pai Yü-suo, önce yağmalar yaptı. Bir sürü at ele geçirip kuzeyde Gök-Türklerle temasa geçti. Arkasından Lung-you bölgesine tecavüz etti. Sui imparatorluğunda da isyanlar başlamıştı. 615 yılının martında Wei Tao-er ve Wang Hsü-pa'nın, her biri yüzer bin insan ile isyan edip, Shih-pi Kağan'la münasebet kurdular. Daha sonra Yen ve Shao eyalederine saldırdılar.

615 yılının ekim ayında imparator Yang, kuzey sınırları teftişe çıkmıştı. Bu sırada P'ei Chü, Doğu Gök-Türk kağanı Shih-pi'nin kuvvetinin hızla arttığını ileri sürerek, bir plan hazırlayıp, imparatoruna sundu. Bu plana göre Shih-pi Kağan'ın kardeşi Ch'i-chi Şad, bir Çin prensesiyle evlendirilecek ve "güney tarafının kağanı (Nan-mien K'o-han)" ilan edilecekti. Fakat, kendisine yapılan bu teklifi Ch'i-chi Şad kabul etmedi. Bu plandan haberdar olan Shih-pi Kağan çok sinirlendi. Bu arada Shih-pi Kağan'ın Soğd asıllı vezirlerinden Shih-shu-hu-hsi, çok iyi planlar yaparak kağan üzerinde etkili oluyordu. Bu özelliğinden dolayı Shih-pi tarafından seviliyordu ve yüksek bir makama getirilmiş; sonuçta çok beğenilen bir kişi olmuştu. P'ei Chü, ona Ma-i'de karşılıklı ticaret yapmayı, pazar kurmayı teklif etti. Soğd asıllı bu şahsa ticaret yapmak fikri cazip geldi. Ma-i şehri yakınına ticaret yapmak maksadıyla ulaşüğında P'ei Chü tarafından öldürtüldü. Sonra Shih-pi Kağan'a elçi göndererek "Shih-shu-hu-hsi'nin aslında Shih-pi'ye karşı isyan ettiği için öldürüldüğünü" bildirdi. Ancak, Shih-pi gerçeği öğrenmişti. Bu sebeple Çin ile olan ilişkilerini kesti. Bir kaç yüz bin süvariyle savaşa hazırlandı. O sırada kuzey eyalede-rinde teftişe çıkmış olan Çin imparatoruna saldıracaktı. Fakat, L-ch'eng prenses acele elçi göndererek durumu bildirdi. Bunun üzerine hızla geri dönen imparator, Yen-men kalesine sığındı.

Çin topraklarına hızla dalan Shih-pi, Yen-men'da imparator Yang'ı kuşattı. As-kerlerden başka kalenin içinde yüz elli sivil insan vardı. Yiyecek stoklan ancak yirmi gün dayanabilirdi. Aynca Yen-men'da bulunan kalenin kırk bir burcunun otuz dokuzu Gök-Türklerin eline geçti. Hemen kaleye hücuma geçen Gök-Türklerin attığı oklar imparatorun bulunduğu yere ulaşıyordu. Çok korkan imparator, Chao prensi Kao'ya sarılarak ağlamaya başladı. Kaynakların ifadesine göre ağlamaktan gözleri şişmişti.

Çinli devlet adamları bu durumdan kurtulmak için çeşidi tavsiyelerde bulundular:

Sol muhafızları büyük generali Yü Wen-shu kuşatmayı yarıp çıkmayı teklif etti. Sonra Su Wei kalede kalıp savunmanın daha doğru olacağını söyledi. Fan Tsu-k'ai, Liao'(Kore'nin kuzey batısı) dan yardım istemenin gerektiğini ileri sürdü. Hsiao Yü ise Gök-Türklerin geleneğinde hatunların ordunun stratejilerini bildiğini, L-ch'eng'ın imparatorluk ailesi kızı olduğunu, dolayısıyla Çin'in yardımına koşması gerektiğini, elçi gönderilip temasa geçildiğinde mutlaka yardım edeceğini faydası olmazsa, bile hiç bir zararı olmayacağını, diğer taraftan Kore'lilerin, Gök-Türklere saldırtılmasını tavsiye etti.

Bu arada Sui imparatorluğu topraklarında bulunan bütün diğer askeri kumandanlara yardıma gelmeleri için çağrı yapıldı. Neticede İmparator, L-ch'eng prensese yardım etmesi için acele adam gönderdi. Elçi ulaşıp durumu bildirir bildirmez, Çin asıllı adı geçen hatun harekete geçti. Acele Shih-pi'ye adam göndererek devletin kuzey taraflarında problem olduğunu (isyan çıktığını) söyledi. Bunun üzerine kasım ayında kuşatmayı kaldıran Shih-pi ülkesine geri döndü. Onun arkasından keşfe çıkan memurlar dağların vadilerin boş olduğunu gördüler, imparator ancak bu şekilde kurtuldu. Arkalarından iki bin süvari takibe gönderilmiş, Gök-Türklerden arta kalan yaşlı ve zayıf iki bin insan ele geçirilmişti.

Kısa zamanda eski dinamik gücüne kavuşan Doğu Gök-Türk devleti, Shih-pi Kağan liderliğinde her fırsattan istifade ederek Sui imparatorluğuna saldırıyordu. 616 yılının sonunda da büyük bir akın yapıldı. Daha sonra T'ang hanedanının kurucusu olacak Li Yüan, askerlerinin en iyilerinden iki bin kişi seçerek, onları Gök-Türkler gibi besledi. Onlar gibi oturup kalkmayı öğretti. Bunlar az sayıda Gök-Türk askeriyle karşılaştıklarında bir iki ufak başarı kazandılar. Akın şeklinde gelişen Gök-Türk askeri harekatı daha sonra geri dönmeleriyle son buldu.

Kaynakça
Kitap: GÖKTÜRKLER I
Yazar: AHMET TAŞAĞIL
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Shih-pi Kağan Devri (609-619)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:24

Babası Ch'i-min'e hiç benzemeyen Shih-pi Kağan, idare ettiği Doğu Gök-Türk devletini eski gücüne kavuşturmuştu. Bunun Çin imparatoruna yaptığı kuşatmayı kaldırdığı 615 yılı sonundan itibaren Sui hanedanına karşı sürekli bir baskı kurması gayet açık şekilde göstermektedir. Yen-men kalesindeki kuşatılma Sui hanedanına çok ağır darbe indirmişti. Bu darbenin derinliğini müşahade ettiren husus merkezi otoritenin birden bire zayıflamasıdır. Eyaletlerdeki çinli prensler, valiler, dükler birer birer isyana kalkıştı. Bunların içinde en önemlisi T'ang dükü Li Yüan'in isyanıdır. Bu şahıs isyana başlamadan önce iki bin kişilik mükemmel ok atan ve ata binen bir birlik oluşturmuş; sonra bunları Gök-Türkler gibi besleyerek, onlar gibi suları otlakları takip ederek, oturup, kalkma, avcılık ve ata binme gibi meziyetleri öğrettirmişti. Neticede Gök-Türk askeri vasıflarını kazanan bu askerler ileride ona parlak zaferler elde etmesinde yardımcı olacaktır. Hatta 616 yılında Çin'e karşı gelişen sayısız Gök-Türk akınlarından bazı küçük olanları bu birlik tarafından durdurulmuştu.

Shih-pi'nin kumandasında Gök-Türk ordularının Sui imparatorluğu sınırlarını geçip çok sayıda akın yapması, bu hanedanın çatırdamasına yol açmıştı. Asi Çinli kumandanlar birer birer isyan ediyorlar ve Shih-pi ile temasa geçiyorlardı. Çin imparatorlarının Gök-Türkleri bölmek için uyguladıkları entrika siyaseti gibi Shih-pi de asi Çinli devlet adamlarına destek veriyordu. Fakat, o açıkça destek veriyor, herhangi bir entrika siyaseti gütmüyordu. Söz konusu asi Çinlerin başını Liang Shih-tou çekti. Otuz kırk kişi ile bağlı olduğu yardımcı valiyi öldüren bu şahıs kendini vali ilan edip, Gök-Türklerle temasa geçti. Shih-pi Kağan ona kurt başlı sancak sunup, Tardu Bilge Kağan unvanını verdi. Daha sonra Liang Shih-tou, Gök-Türk askerleriyle beraber Sarı nehrin güneyinde oturmaya başladı ve Yen-ch'-üan eyaletine saldırılar yaptı. İki bin süvariyle Liang Shih-tou'ya bağlanan çinli kumandanlardan Kuo Tse-ho'ya Wu-li Şad unvanı Gök-Türkler tarafından verildi.

Diğer asi Liu Wu-chou da elçi gönderip, Shih-pi'ye itaat ederek Gök-Türk desteği aldı. Gök-Türk askerleriyle Chih Pien'i yenip, öldüren bu çinli, diğer Sui kumandanı Hsiao l'yi Yen-men'a kaçırtmışa. Neticede Yen-men'ı da ele geçiren Liu Wu-chou, sonra Lu-kung vilayetine sürpriz bir saldırı yapa. Sui imparatorlarının kuzey sarayı olan Feng-yang'a girdi. Ele geçirdiği bütün saray halkını Gök-Türklere teslim eden Liu Wu-chou'ya Shih-pi karşılık olarak at bağışladı. Arkasından Ma-i bölgesine dönmeden önce Ting-hsiang gibi önemli bir mevkiyi daha işgal eden Liu Wu-chou'ya kurt başlı sancakla birlikte Ting-yang Kağan unvanını sundu.

Ma-i şehrine hücum edecek olan Gök-Türk ordusuna, T'ang hanedanının kurucusu Li Yüan karşı koymak istedi. Ancak onun vazifelendirdiği Kao Chün-ya ile Wang Jen-kung çarpışmalarda muvaffak olamadılar. Aynı yıl Chin-yang, Gök-Türkler tarafından işgal edildi. Şehrin kuzey kapısından girip, güney kapısından çıktılar. Bu sırada Li Yüan, kalenin bütün kapıların açtırtmıştı. Gök-Türkler kaleye girmeden geri döndüler. Bu arada başarısız olan Wei ve Chün-ya başları kesilmek suretiyle cezalandırıldılar. Daha sonra Li Yüan tarafından Wang K'ang-ta kumandasında Gök-Türklerin üzerine gönderilen ordu da mağlup oldu; askerlerinin hepsi öldürüldü. Bu yenilgi üzerine Chin-yang kalesinde bulunan T'ang ihtilal ordusunu korku kapladı. Muharebe yoluyla kaleden çıkamayacaklarını anlayan Li Yüan, gece bir kısım askerini kalenin dışına çıkarıp, yüksek bir yere sancak astırdı. Bu askerler sonra yüksek sesle davul çaldırtıp, yardım ordusu geliyormuş gibi yaptılar. Şüpheye kapılan Gök-Türk ordusu şehrin dışında iki gün daha kalıp yağma yaparak geri gitti. Böylece bu büyük tehlikeden T'ang hanedanının kurucuları kurtulmuş oldular. Eğer kurtulmamış olsalar, Çin tarihinin en parlak devleti T'ang hanedanı belki de tesis edilemezdi.

Sui hanedanı yıkılmak üzere iken yukarıda da söylediğimiz gibi Çin'in her tarafında isyanlar çıkmıştı. Bunların içinde T'ang hanedanının kurucusu olarak Li Yüan, Gök-Türklerden destek alan rakiplerine karşı fazla bir askeri güce sahip değildi. Yardımcılarından Liu Wen-ching, ona kendilerinin de Gök-Türklerden askeri destek istemelerini tavsiye etti. Bunu kabul eden Li Yüan, kendi eliyle bir çok hediyeler hazırlayıp, Shih-pi Kağan'a gönderdi. Liu Wen-ching ile kağana ulaştırılan bu hediyelerin yanında ona ayrıca" büyük bir ihtilal (gönüllü) ordusu harekete geçirmek istediğini, uzaktan gelip tahttan indirilmeye yardım ederlerse müttefik olacaklarını, ancak güneyde onlara yardım ettikleri takdirde ahaliyi yağma etmemelerini, sert davranmalarını istediklerini, eğer ittifak yapılırsa Gök-Türklerin önüne bir sürü altın ve mücevherin serileceğini ve bunlardan istediklerini seçeceklerini" bildirdi. Shih-pi karşılık olarak"artık Sui hanedanının yıkıldığını, T'ang düküne yardım etmelerinin kendi menfaaderine uygun olacağını" söyledi.

Shih-pi'nin niyeti öğrenilir öğrenilmez, derhal bir elçilik heyeti daha gönderildi. Yedi gün gibi kısa bir zamanda gidip dönen bu yeni elçi Gök-Türklerden yardım geleceği haberini getirdi. T'ang hanedanının kurucusuna bağlı kumandanlar bu yardım haberine çok sevindiler. Aslında Gök-Türk ordusunun tahribatından çekinen imparator, bir türlü kabule cesaret edemiyordu. Bu sırada P'ei Chi ve Liu Wen-ching, "Tibetlilerin adarının zayıf, Gök-Türklerinkinin ise kuvvetli olduğunu, askerleri olmazsa bile atlarının kaçırılmaması gerektiği, aksi takdirde pişman olacaklarını" söyleyerek, ısrarla Gök-Türk yardımının gelmesini istediler. Hakimiyetini tesis etmek için Gök-Türk yardımı almanın şart olduğunu anlayan Li Yüan, "kulaklarımızı onların yağmalarına kapayalım, sonra sıkıştırıp icaplarına bakarız" diyerek, Gök-Türk yardımı almayı kabul etti. Bunun üzerine sonbaharda Gök-Türk yardımı K'ang-ch'iao-li Tegin ile ulaştı. Beş yüz asker ile iki bin baş at pazar için gelmişti. Gök-Türk askerleriyle karşılaştığında kağanın mektubunu alan müstakbel imparator, sonra K'ang-ch'iao-li Tegin ve yanındakilere fevkalade bir selamlama töreni yaptırdı. Gök-Türklerin gönderdiği atların mükemmel olanlarını seçti. Sonra Gök-Türk askerlerinin yarısını atlarla beraber bulundukları Kuan mevkiinde bıraktı. Çin askerleri Gök-Türk atlarına hayran kalmıştı. Sahte para vererek Gök-Türk askerlerini kandırmayı ve atları ele geçirmek istiyorlardı. Fakat, Li Yüan "Gök-Türklerin kendilerine güzel atlar verdiklerini kandırıldıklarını anladıkları zaman gelip Çin'e saldıracaklarını ve durdurulamayacaklarını" anlatarak vazgeçtirdi. Arkasından kendilerini fakir olarak gösterip, borç almalarını tavsiye etti. Bundan sonra K'ang-ch'iao-li Tegin kuzeye döndü. Ancak, T'ang hanedanının daha çok yardıma ihtiyacı vardı. Liu Wen-ching tekrar yardım istemek için Shih-pi Kağan'a gönderildi. Bu elçi yola çıkmadan önce yeni imparator, onunla özel görüşme yaparak, "Gök-Türkler atlarını otlatırken hububat tarlalarına zarar vermiyorlar, ancak, ahali onlardan çok korkuyor ve etkileniyor, benim endişem ise Liu Wu-chou ile birlikte Çin'e saldırmalarıdır. Onun için yardım askerlerinin sayısı bir kaç yüz kişiden fazla olmasın" dedi.

Eylül ayında Gök-Türk merkezine varan elçi Shih-pi Kağan'dan asker isteyip, onunla ittifak yaptı. Buna göre Gök-Türk askerleri Ch'ang-an'a girecekler, karşılığında Gök-Türk devletine altın, yeşim taşı ve en iyi cins ipekten mamül kumaş sunulacaktı. Bu anlaşmadan memnun olan Shih-pi Kağan büyük veziri Chi-shih Te-gin'i T'ang hanedanının ihtilal ordusuna yardımcı olmak üzere gönderdi. Ayrıca kuzey bölgelerini T'ang hanedanı adına koruyacağını bildirdi374. Yine K'ang-ch'iao-li Tegin ile beş yüz asker ve iki bin baş at sundu.

T'ang imparatorluğunun kuruluşunun sağlanmış olmasına rağmen 618 yılında da Gök-Türklere bağlanan çinli devlet adamları oldu. Chang Ch'ang-hsün unvanlı Wu-yüan bölgesi vali yardımcısı Shih-pi Kağan'ın hakimiyetini tanıdı ve kendisine Ko-li Tegin unvanı verildi. Diğer T'ang muhaliflerinden Chao Yüan, öteki asiler Hsie Chü ile Liang Shih-tou'yu başkent Ch'ang-an'a saldırmaya ikna etmişti. Fakat, bu yeni ittifak hücuma cesaret edemiyor ve Gök-Türk yardımı istiyordu. Bunun için Ch'i-min'in oğlu Shih-pi Kağan'ın kardeşi olup, devletin doğusunu idare eden Bagatur Şad'la temasa geçildi. Bagatur Şad bu teklifi kabul etti ise de T'ang imparatoru memurlarından Yü Wen-hsin'i gönderip, hediye ve benzeri şeyler sunarak, saldırı niyetinden vazgeçtirdi. Üstelik bu şad, Chang C'ang-hsün'ün Çin'e gönderilmesine ve Wu-yüan bölgesinin T'ang hanedanına bağlanmasını kabul etmişti. Bunun akabinde T'ang imparatorunun Wu-yüan valisi olan Chang Ch'ang-hsün sahte bir mektupla diğer asiler Hsie Chü ile Liang Shih-tou'-nun adı geçen Şad'la arasını bozdu.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Shih-pi Kağan Devri (609-619)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:24

Gök-Türklerin kuvvetten düştüğü devrede, onlara itaatten vazgeçip Çin'e bağlanan Ch'i-tan, Shih-wei, Kao-ch'ang, T'u-yü-hun gibi çinli olmayan bütün yabancılar Shih-pi Kagan'a bağlandılar. Bunların katılmasıyla Shih-pi Kagan'ın bir milyondan fazla yay çeken askeri olmuştu. Gök-Türk yardımı sayesinde imparatorluğunu tesis eden T'ang hanedanıyla Shih-pi Kağan arasında iyi münasebet vardı. Bu münasebet daha çok Doğu Gök-Türk devletini üstünlüğü şeklinde tezahür ediyordu. Gök-Türk elçilerine Çin sarayında aşırı hükümet gösteriliyor ve şereflerine eğlenceler tertip ediliyordu. 618 yazının başında Shih-pi Kağan oğlu Kutlug Tegin'i Çin başkentine gönderdiğinde onun şerefine Ta-ch'i sarayında bir ziyafet verildi. Bu esnada dokuz bölümden (makam) ibaret olan müzik çalınmıştı. Arkasından Gök-Türk heyetinde bulunanların rütbelerine göre işlenmiş ipekli kumaşlardan verildi. Bu devirde Ch'ang-an'a gelen Gök-Türk elçileri Çinlilere karşı gayet gururlu davrandığı halde Çin imparatoru bunlara karşı hiç bir şey yapamıyordu. Aksine imparator Kao-tsu, Shih-pi ile iyi geçinme politikası takibe gayret sarfediyordu. Shih-pi'nin elçisine mukabil olarak yüksek memurlardan Li Ch'en ile Cheng Yüan-shou'yu Gök-Türk merkezine gönderdi. Oraya vardıklarında Shih-pi onlara meşhur atlardan bir kaç yüz baş sundu. Elçilik heyetine şarkıcı kadınlar da dahil edilmişti. Burada evlilik ittifakının kurulması yolunda anlaşmaya varıldı. Shih-pi çok memnun kaldı ve Kutlug Tegin'i tekrar elçi olarak gönderdi. Ekim ayında Kutlug Tegin'in şerefine yine eğlence tertip edilip, imparatorun yatağına kadar götürülmek suretiyle özel iltifat yapıldı. Burada da dokuz kısımlık müzik parçası çalındı.

Doğu Gök-Türk devletini çok kısa bir zamanda eski gücünden fazlasına kavuşturan Shih-pi Kağan, Çin'e karşı 619 yılının şubat ayında da bir büyük hücum başlattı. Sarı nehri hiç bir mukavemetle karşılaşmadan geçtikten sonra Hsia eyaletine geldi. Burada T'ang imparatorluğu muhalifi Liang Shih-tou da kendi kuvvetleriyle Shih-pi'nin ordusuna katıldı. Diğer muhaliflerden Liu Wu-chou da bu harekata katılmış ve beş yüz süvari yardım almıştı. Chü-chu ile T'ai-yüan arasına büyük bir akın yapılacak iken Shih-pi Kağan öldü.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Gök-Türk İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir