Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Tardu'nun Sonu ve Ch'i-min'in Doğu Gök-Türk Kağanı Olması

Burada Göktürk İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Tardu'nun Sonu ve Ch'i-min'in Doğu Gök-Türk Kağanı Olması

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:23

Tardu'nun Sonu ve Ch'i-min'in Doğu Gök-Türk Devletinin Kağanı Olması

Çin baskısı ve arka arkaya gelen mağlubiyetler neticesinde Tardu'nun asker' gücü çok zayıflamıştı. Bundan faydalanan Töles boyları birer birer ayaklanmaya başladılar. Ssu-chie (Izgil), Fu-li (Börü), Chü-hun, Hu-sa, Apa ve P'u-ku gibi daha isimlerini öğrenemediğimiz ondan fazla Töles boyu ayaklanmışa Batı Gök-Türklerinden Ch'u-lo Kağan ve yabgusu Töles'ler tarafından mağlubiyete uğratılınca, isyanın önü bir türlü alınamadı. Doğudaki Moğol kabilelerinden K'u-mo-hsi, Hsi ve beş boy da harekete geçtiler. Ülkesi karışan Tardu, T'u-yü-hun'lara sığındı. Bundan sonra onun akıbeti hakkında kaynaklarda bilgi bulamıyoruz. Dolayısıyla 603 yılının sonunu Tardu'nun nihayeti olarak kabul etmek durumundayız.

Tardu'nun ortadan kalkmasıyla boş kalan Gök-Türk tahtına, Çin'de onlara tab' olarak yaşayan Ch'i-min oturdu. Ch'ang Sun-sheng'ın refakatinde Gök-Türk ülkesine yönelerek Ta-li kalesinden ayrılmıştı. Ancak Doğu Gök-Türk devletinin merkezi Ötüken'e gitmedi. Gobi çölünün doğusunda Chi-k'ou (çölün ağzı) diye adlandırılan mevkiye yerleşti. Onun Ötüken'e gitmeyip, Sui hanedanına yakın bir mevkide bulunmasıyla, normal olarak Çin'in daha çok tesirinde kalacak, diğer taraftan her hangi bir isyanla karşılaştığında Çin'e sığınabilecek veya yardım alabilecek idi. Çinli Ch'ang Sun-sheng'ın askeri desteğiyle güvenli bir şekilde Chi-k'ou'ya yerleşen Ch'i-min Kagan'a, Tardu'nun ortadan kalkmasıyla başı boş kalan boyların çoğu itaat etti.

Doğu Gök-Türk devletinin tahtına Çin'e bağlı bir kağan geçmesine rağmen ülkede bütün Ch'i-min'e itaat etmediği, dolayısıyla Çin'e bağlılığı kabul etmediği anlaşılmaktadır. Bunu Han bölgesi prensi Liang'ın imparator Yang'a sunduğu 604 yılındaki bir rapordan anlıyoruz. Prens, Gök-Türklerin kuvvetlendiğini, Çin'in mukabil askeri hazırlıklar yapması gerektiğini söylemişti. Bu rapor uyarınca hemen askeri hazırlıklara başlandı. Gök-Türkler sık sık hücuma geçip Çin sınırlarına tecavüz ettiler. Gök-Türklere karşı savaşmakla vazifelendirilen prens Liang mağlup edildi. Söz konusu Gök-Türk akınlarının hangi kumandan veya hangi boy tarafından yapıldığı kaynaklarda yazılmadığı için bilinememektedir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi çinli tarihçiler Gök-Türklerin kazandığı asker' başarıları bir-iki karakterle kısaca ifade ederlerken, Çinlilerin elde ettiği başarıları gayet teferruatıyla zikretmektedirler. Yine aynı yıl Sui imparatoruna isyan eden çinli kumandanlardan Wang Kui, Gök-Türklere sığınmak istiyordu. Fakat, yolda imparatorun kuvvetleri tarafından önü kesilmiş o da kendini öldürmüştü.

Kaynakça
Kitap: GÖKTÜRKLER I
Yazar: AHMET TAŞAĞIL
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Tardu'nun Sonu ve Ch'i-min'in Doğu Gök-Türk Kağanı Olmas

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:23

a - Ch'i-tan İsyanının Gök-Türk ve Çin Askerleriyle Bastırılması:

Mukan Kağan zamanında Gök-Türklere tabî olan Moğol asıllı Ch'i-tan'lar, İşbara devrinde devletin zayıflaması neticesinde isyan etmişlerdi. Tou-lan ve Tardu Kagan'ların ortadan kalkması yerlerine Çin destekli zayıf Ch'i-min'in Doğu GökTürk devleti tahüna oturması üzerine serbest kalan ve kuvvetlenen Ch'i-tan'lar, Çin'in Yıng eyaletini işgal ettiler. Sui hanedanı aniden gelişen bu tehlikeli durumu kendi askerleri yerine Gök-Türklerinkini kullanarak önlemek istedi. Çünkü bir bozkır kavmi olan Ch'i-tan'lar savaş karakteri yönünden Gök-Türklere benziyordu. Zaten Sui imparatorluğuna bağlılığını defalarca bildirmiş olan Ch'i-min Kağan derhal yirmi bin asker çıkararak, çinli kumandan Wei Yün-ch'i'nin emrine verdi. Çinli general yirmi bin kişiyi dört ayrı kola ayırdı. İleri harekata başlayan bu ordu uyumlu değildi. Gök-Türk askerleri, çinli generalin taktiklerini beğenmemişlerdi. Bu uyumsuzluk devam ederken, kendini tutamayan Hokan unvanlı bir Gök-Türk ileri atıldı. Fakat, Ch'i-tan'lar onu öldürüp kesik başını geri yolladılar. Diğer Gök-Türk kumandanları buna çok üzüldüler, kesik başa bakamadılar.

Çin askeri taktiği ile başarılı olamayınca Wei Yün-ch'i yeni bir plan hazırladı. Ch'i-tan'ların daha önce Gök-Türklere duyduğu kinden istifade etmeyi düşünerek, onlara bir elçi gönderip yalanla Gök-Türklerin Kao-li(Kore)'lerle ticaret yapmak için Liu kalesine gittiklerini, bu yüzden öldürüldüklerini söyledi. Bu arada Çinli kumandan kendi sınırlarına dönmüştü. Gök-Türklerin bertaraf edildiğine inanan Ch'i-tan'lar, hazırlıksız bir şekilde 50 li (yaklaşık 28 km) ilerlediler. Bu sırada pusuda olan Gök-Türk askerleri hızla bunlara saldırdı. Bozguna uğrayan Ch'i-tan'ların on binden fazlası yakalandı. Reislerinin çoğu öldürüldü. Ele geçen kızların ve sürülerin yarısı Gök-Türklerin, diğer yarısı Çinlilerin olmuştu.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Tardu'nun Sonu ve Ch'i-min'in Doğu Gök-Türk Kağanı Olmas

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:23

b - Ch'i-min'in Çinlileşmek İstemesi:

603 yılının sonunda Doğu Gök-Türk devleti tahtına kesin olarak oturan Ch'i-min, Çin'e bağlılığını sürdürüyordu. Bunu daha sonra Sui imparatorluğu topraklarını istila eden Ch'i-tan'ların bastırılmasına yirmi bin süvari göndererek göstermişti. Aradan bir kaç yıl geçmesine rağmen Ch'i-min, Çin'in kuzeyinde kağanlık yapmaya alışamadı. 599-603 yılları arasında Çin'de yaşadığı devrede Çin kültürünün etkisinde kalmıştı. Bozkırın sert iklimi ve zor hayat şartlarının yanında güneyde sıcak ve nemli hava, kolay hayat tarzı Ch'i-min'e çok tesir etmiş; dolayısıyla Çin'e hayranlık duymaya başlamıştı. Kendisinin kağan olması yolunda Çinlilerin uzun zaman verdiği destek ve yardımlar sebebiyle de Ch'i-min'in Çin'e minnettar kaldığını söylemek mümkündür.

Bundan dolayı 607 yılının ilk baharında Çin sarayına imparatoru ziyarete geldiğinde, Ch'i-min Kağan, Çinliler gibi yaşamak istediğini bildirdi. İmparator Yang, onun teklifini kabul etmedi. Ertesi gün tekrar arzusunu ısrarlı bir şekilde bildiren Ch'i-min'in bu tavrını imparator "Gök-Türklerin artık tamamen çözülmesi" şeklinde yorumladı. Sonra Ch'an-yü'nün çözüldüğünü bunun kendi bakanlarının bir başarısı olduğunu söyledi. Bütün vezirlerine işlenmiş güzel ipeklerden bol bol bağışladı. Hunlar zamanına atıfta bulunarak onların yıkılıp Ch'an-yü unvanlı hükümdarlarının (Hu-han-ye) çinlileşmesiyle Ch'i-min'in durumunu aynileştiriyordu. Aynı yılın haziran ayında imparator Yang, kuzey eyaletlerinde keşfe çıktı. Bir ay sonra Ch'i-min Kağan oğlu olan T'uo-t'e Tegin'i imparatorun bulunduğu yere gönderdi. Arkasında da ağabeyinin oğlu Pi-li-chia (Bilge) Tegin'i yine imparatorun konvoyuna gönderdi. En sonunda tekrar elçi yollayıp, Çin sınırlarına girerek, imparatoru bizzat karşılamak istediğini bildirdi ise de Çin İmparatoru bunu kabul etmedi. İmparator Yang'ın konvoyu Yü-lin mevkiine geldiğinde, Ch'i-min Kağan ve hatunu L-ch'eng prenses seyyar saraya (imparatorun otağı) gelip, onu ziyaret ettiler. Ch'i-min, Sui imparatoruna üç bin baş at sunarken, memnun kalan Çin imparatoru Yang karşılık olarak on iki bin top ipek sundu.

Ch'i-min Kagan'ın bu davranışlarından iyice cesaretlenen Sui imparatoru, Çin sınırlarından çıkıp, Gök-Türk ülkesine girmeye karar verdi. Bundan sonra Chou-chün'e yöneldi. Kendisinin bu yeni teşebbüsünden Ch'i-min'in endişelenebileceğini göz önüne alarak, Ch'ang Sun-sheng'ı onun yanına yolladı. Bu elçi Ch'i-min'in yanına vardığında Doğu Gök-Türklerine bağlı boyların reisleri de toplanmıştı. Ch-'ang Sun-sheng, bazı boyların isyan niyetinde olduklarını, dolayısıyla oraya gelecek olan imparatorun tehlikede bulunduğunu ima etti. Bunun üzerine Ch'i-min de gerekli tedbirleri aldı. Bütün boylar Yü-lin'den Ch'i-min'in otağına üç bin li uzunluğunda bin adım genişliğinde bir yol düzenledi.

Ch'ang Sun-sheng'ın kendi geçeceği yolları temizleyip, muhafaza altına almasından çok memnun olan imparator Yang, ona hayran olmuştu. Bu sırada Ch'i-min Kağan, Çin imparatoruna elçiyle mektup göndermiş, çinlileşmek isteğini açıkça bildirmişti. Söz konusu mektupta önceki imparatorun(Wen) çok büyük iyilikler yaptığını söyleyen Ch'i-min, Gök-Türk ülkesinden kaçarak onun yanına sığındığını ölecek iken, beslenip hayat bulduğunu, sonra kağan olup, Gök-Türk ülkesine döndüğünü, şimdi imparatorun vassalını ziyaret ederek şereflendirdiğini, bundan faydalanarak, boylarına liderlik edip, çinliler gibi giyinmek, yaşamak istediğini belirtti. Fakat, imparator yine kabul etmedi. Eylül ayında Ch'i-min'e cevabî mektup gönderen İmparator Yang, "Gobi çölünün kuzeyinin tam olarak sakinleşip Çin'e bağlanmadığını ileri sürerek, madem iyi niyetli ve Çin'e bağlı olduğunu söylüyor; o halde hala uzaklarda savaşa ihtiyaç var iken neden elbise değiştirip Çinlileşmek istediğini" sordu.

Ch'i-min Kağan ile hatunu L-ch'eng'ın Çin'e gelişi sırasında imparator Yang, Shih Yang adlı bir bakanını onları karşılamak üzere gönderdi. Ch'i-min ve hatununun gelişinde büyük bir gösteri yapmak isteyen Sui imparatoru, içinde bir kaç bin insanın oturabileceği büyük bir çadır kurdurttu. Bu büyük çadırda Ch'i-min'in şerefine muhteşem bir eğlence tertip etti. Dans edildi ve müzik çalındı. Gök-Türklerin yanında Soğd'lular da hayran kalmışlardı. Orada bulunan bütün yabancılar (Gök-Türk, Soğd, Hsi, K'u-mo-hsi vb.) sığır, koyun, at ve deveden bir kaç on milyon sundular. Bunları sunarken de birbirleriyle adeta yarış etmişlerdi. Arkasından tören sırasında yirmi milyon top ipek Ch'i-min'e sunuldu. Ona sunulanlar, diğer sunulanların hepsinden farklı idi. Üstelik savaş arabasına koşulan atlardan verilmiş ve onun sancağının propagandası yapılmıştı. Ch'i-min'in ismini özel olarak selamlayan İmparator, onu bütün prenslerin, beylerin üstünde bir yere oturtmuş, özel ilgi göstermişti. Doğu Gök-Türk devletini Ch'i-min liderliğinde hakimiyeti altına alan Sui imparatoru Yang, tertip ettiği bu eğlene sayesinde, onun Çin nazarında diğer yabancılardan üstün ve farklı olduğunu göstermişti. Esasen onun niyeti Ch'i-min sayesinde bütün kuzey ülkelerini kontrol etmek idi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Tardu'nun Sonu ve Ch'i-min'in Doğu Gök-Türk Kağanı Olmas

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:23

Fakat, Çin imparatorunun yabancıları Çin topraklarına sokması ve yakınlaşması bazı çinli devlet adamların memnun etmiyordu. İmparatorun nedimelerinden Ho Ch'ou "Gök-Türklerin, Çin'in boş yerlerini, dağlarının yapısını öğrendiklerini, bu sebepten daha sonra tehlike oluşturacaklarını" ima etti.

Bu eğlence törenlerinden sonra Gök-Türk topraklarına giren Çin imparatorunu karşılamak için Ch'i-min, imparatora bir çadır hazırladı. İmparator, onun çadırını ziyaret ettiğinde, bir kap içkiyi yerlere yatarak hürmet gösterip ona sundu. Ch'i-min'in ileri gelen adamları da bu esnada yerlere kapanmıştı. Böylesine karşılanmaktan çok memnun olan imparator, Büyük Hun imparatorluğu döneminde Hu-han-ye ve dönemini hatırlatan bir şiir söyledi. Arkasından Ch'i-min ve hatununa birer çömlek altın sundu. Ayrıca çok miktarda renkli elbise, örtü, yatak ve benzeri şeyleri teginler ve daha aşağı rütbelerde olanlara, makamlarına göre farklı olarak verildi. Bundan sonra geri dönen imparatoru, Ch'i-min, Çin sınırlarına kadar takip etti. Sui hanedanı topraklarına ulaşıldığında imparator, onu geri gönderdi.

Ch'i-min Kagan'ın çinlileşme isteği bir türlü dinmiyordu. 608 yılında da bu arzusu yolunda faaliyetlerde bulundu, Ağustos ayında Çin sarayına giden Ch'i-min için Sui imparatoru, Wan-shou-shu'da bir kale yaptırttı. Kalenin içinde ev oda inşaa edilmişti. İçine çin yatakları, perdeleri ve benzeri zengin eşyalar konulup, burada ikamet eden Ch'i-min'in gözü bir nebze boyandı. Aynı yıl Hami kalesini ele geçirmek isteyen Çin ordusuna yardımcı yollama gönderme kararı alan, Ch'i-min göndermedi. Bunun sebebi de Hami'yi ellerinde bulunduran T'u-yü-hun'ların, küçük oğlu Baga Şad (daha sonra İl Kağan)'nın annesinin ülkesi olmasıydı. Ch'i-min'in gitmemesi üzerine Hami'liler hazırlık yapmaktan vazgeçtiler. Ancak çinli kumandan Hsie Shih-hsiung, hazırlıksız yakaladığı şehir ve kaleyi ele geçirdi. Han hanedanı zamanında yapılmış olan eski kaleyi tamir için binden fazla zırhlı muhafız bırakıp geri döndü.

609 yılının ilkbaharında tekrar Çin sarayına gelen Ch'i-min'e aşırı hürmet gösterilip, çok miktarda hediye bağışlandı.
Bu devrede Kore(Kao-li)'lilerin, Doğu Gök-Türk devletiyle yakınlaşmak için Ch'i-min'e elçi gönderdikleri görülmektedir. Ancak, Ch'i-min, Çin'in aleyhine her hangi bir ittifaka girmeyi reddetmiştir. Kore elçisi daha sonra imparatorun huzuruna geldiğinde Sui imparatoru ona ülkesine gidip, krallarının derhal gelip itaat ettiğini bildirmesini söylemesini istemiş; aksi takdirde Ch'i-min'i üzerine saldırtacağını açıklamıştır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Gök-Türk İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir