Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Taspar Kağan'ın Ölümü ve Taht Mücadelesi

Burada Göktürk İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Taspar Kağan'ın Ölümü ve Taht Mücadelesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:15

Taspar Kağan'ın Ölümü ve Taht Mücadelesi

Böylesine büyük bir devletin tahtına oturan ve kağanlar kağanı seviyesine yükselmiş Taspar, on sene bu durumunu sürdürdükten sonra 581 yılının sonunda hastalandı. Bir süre hastalığı iyileşmedi. Ölmeden önce hastalığı sırasında, oğlu An-lo'ya "eskiden ağabeyinin kendi oğlu yerine, onun tahta çıkmasını vasiyet ettiğini, dolayısıyla onun hareketine vefa göstermek için, öldükten sonra Mukan'ın oğlu Ta-lo-pien'in geçmesini" istediğini söyledi.

Kuvvedi bir devletin hükümdarı olmasına rağmen Taspar Kağan, Türk milletinin karakterine hiç de uymayan Budizm dinine meyi etmişti. Aslında devrinde Orta Asya'nın ve dünyanın en büyük devletinin Budizm sayesinde kazanabileceği hiç bir şey yoktu. Bilakis Gök-Türk devleti bu dinden zarar gördü. Diğer taraftan Ch'i devleti yıkılınca ülkesine kaçan prens Kao Chao-i'den de yeteri kadar faydalanıldığı söylenemez. Bu prens sayesinde Gök-Türk devleti lehine Chou'lardan çok daha fazla taviz koparılabilinir, Sui hanedanının kuvvetli bir şekilde ortaya çıkması önlenebilirdi. Üstelik Taspar, Gök-Türk devleti geleneğine uymayan ağabeyinin dahi veliaht olarak göstermediği, annesi Türk olmayan Ta-lo-pien'i tahta vasiyet etmekle devletin iç huzurunu bozmuştu.

Taspar'ın ölümü akabinde devlet adamları onun vasiyeti doğrultusunda Ta-lo-pien'i kağan olarak tahta geçirmek istediler. Ancak, millet annesinin Türk olmaması sebebiyle, onu kağanlığa kabul etmedi. An-lo ise tamamen Gök-Türk soyundan geliyordu. Devlet meclisinde bu tartışmalardan bir netice çıkmayınca, Kara Kağan'nın oğlu She-t'u devlet meclisine gelerek, "eğer Taspar'ın oğlu An-lo'nun tahta geçmesi halinde, ona itaat edeceğini, Ta-lo-pien geçerse devleti korumak gerektiğini, uzun mızrağı keskin bıçağı ile sınırlarda bekleyeceğini" bildirdi. Bu şekilde Ta-lo-pien'in kağanlığa layık olmadığını bir kez daha ortaya koyuyordu. Ayrıca She-t'u'nun kuvvetli, cesur ve kahraman bir şahsiyet olması diğer devlet adamları üzerinde etkili oldu. Ona karşı gelmeye cesaret edemediler. Neticede An-lo'-nun tahta çıkmasına karar verildi. Töreye uygun olarak tamamen Türk soyundan gelen Taspar'ın oğlu An-lo kağan seçildi. Tahta geçmeyen Ta-lo-pien, An-lo'nun kağanlığını bir türlü kabul etmiyordu. Devamlı elçi göndererek, An-lo'yu hakaretlerle rahatsız edip, korkutuyordu. Neticede An-lo ülkede tam kontrolü sağlayamaması üzerine devlet meclisi yeniden toplandı. Yapılan müzakerelerde dört kağan oğlu içinde en bilge en muktedirin She-t'u olduğuna karar verdiler ve ittifak halinde onda birleştiler. Arkasında hep beraber She-t'u'yu tahta davet ettiler.

Neticede She-t'u, kağan olarak Gök-Türk devleti tahtına oturdu. Bu duruma hiç itiraz etmeyen An-lo, ona bağlılığını bildirdi. Sonra Tola nehri kenarına gitti ve orada ikamet etmeye başladı. Arkasından kendini She-t'u'ya bağlı olarak İkinci Kağan ilân etti. Hükümdar olduktan sonra She-t'u, İl küllüg şad Baga İşbara Kağan unvanını aldı. Bir diğer unvanı Sha-po-lio(lüe) idi; Çin kaynaklarında kağan olduktan daha çok bu unvanıyla zikredilmiştir.

Kağan olamadığı için çok öfkeli olan Ta-lo-pien, kuzey taraflara çekildi. Kendi kendine Apo Kağan unvanını aldı. İşbara Kagan'ı da huzursuz etmek için yine ona elçi göndererek "kendisinin ve İşbara'nın her ikisinin de kağan oğlu olduğunu, sadece onun tahtsız kaldığı halde, İşbara'ın olağanüstü saygı değer bir makamda oturduğunu" söylüyor ve "neden böyle?" diye soruyordu İşbara, onun idare ettiği boylarıyla beraber kuzeye çekilmesinden endişelenmişti.

Bundan sonra artık kaynaklarda Apo ismiyle zikredilmeye başlayan Ta-lo-pien, hemen dış destek aramaya başlamış ve 582 yılının ekim ayında, Çin'e elçi göndererek, hediye sunmuştu.

Bu arada otuz yıldan beri devletin kağanından hiç bir konuda ayrılmayan Batı Gök-Türkleri, Tardu liderliğinde yeni bir yola girmişlerdi. Bunu artık İşbara Kağan ile aralarında ihtilaf başlamasından anlıyoruz.

Gök-Türk devletinde söz konusu hadiseler cereyan ederken, Çin hanedan değişikliğine sahne oldu. 581'de Chou devleti yerini 589 yılında üç yüz elli yıl sonra bütün Çin'i birleştirerek olan Sui hanedanına bıraktı. Bu devletin kurucusu Yang Chien birbiri arkasına kazandığı zaferlerle Çin'in tek hakimi olarak yükseldi. Kısacası Gök-Türk devleti taht ve diğer iç mücadelelerle sarsılırken, Çin'de vaziyet aksine gelişiyor, tam birlik sağlanıyordu. Sui imparatoru tahta geçtiğinde, Gök-Türklerden tebrik heyeti beklemiş, ancak onlar aksine Chou'larla daha önceden müttefik olunduğu için kin duyduklarından kendilerine böyle bir heyet gönderilmemişti.

Kaynakça
Kitap: GÖKTÜRKLER I
Yazar: AHMET TAŞAĞIL
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Gök-Türk İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir