Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Gök-Türk Devletinin Batı Tarafı ve İstemi Yabgu(552-576)

(552-576)

Burada Göktürk İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Gök-Türk Devletinin Batı Tarafı ve İstemi Yabgu(552-576)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:14

Gök-Türk Devleti Döneminde Ülkenin Batı Tarafı ve İstemi Yabgu(552-576)

552 yılında Juan-juan'ları ortadan kaldırmak suretiyle Gök-Türk devletini tesis eden Bumın Kağan, ülkenin batı kısımlarının idaresini kardeşi İstemi'ye vermişti. İstemi de yabgu unvanıyla 552-576 yılları arasında devletin batı kanadını doğudaki Büyük Kagan'a bağlı olarak idare etti. Bundan dolayı İstemi Yabgu ve oğlu Tardu'nun 582 yılında resmen ikiye ayrılana kadar olan faaliyetlerini I. Gök-Türk devleti içinde mütalaa etmek gerekmektedir. Kaynakların ifadesine göre bugünkü Doğu Türkistan'ın doğu ucunda bulunan Hami şehrinden, Karadeniz'e kadar uzanan geniş saha İstemi Yabgu'nun idaresinde idi. Onun yazlık ve kışlık olmak üzere iki merkezi vardı. Güney merkezi şimdiki Karaşar (Yen-ch'i) şehrinden kuzeye yedi günlük mesafede idi Görüldüğü gibi çok geniş bir sahaya hakim olan İstemi Yabgu, ağabeyi Bumın ve onun oğullarının doğuda devletin sınırlarını genişlettiği sırada, batı bölgelerinde büyük çapta fütühat hareketine girişmişti. İlk önce Altay Dağlarının batısından başlayarak Hazar Denizine kadar uzanan sahada dağınık vaziyette yaşayan Töles ve On Ogur boylarını itaati altına aldı. Soğd'lularla meskun olduğu bilinen Batı Türkistan şehirlerinin çoğunun İstemi Yabgu'nun eline geçmesiyle Çin'den Akdeniz'e ulaşan ipek yoluna Gök-Türkler hakim oldular. Ancak bu sırada Türk asıllı bir başka devletle de komşu haline gelinmişti. Kaynaklarda Akhun ve Eftalit (Çince Ye-ta) adıyla zikredilen söz konusu devlet m.s. 350 yılından beri Kuzey Afganistan ve Maveraünnehir havalisinde hüküm sürüyor, ipek yolu ticaretini elinde bulunduruyordu. Gök-Türklerin kısa zamanda rakip olarak ortaya çıkması her iki Türk devletini hakimiyet konusunda birbirleriyle mücadeleye sürükledi.

556 yılında İstemi kumandasındaki Gök-Türk ordularının baskılarına maruz kaldı. Gök-Türk ordularının baskılarına uğrayan Akhun'lar, daha önce 545 yılında münasebet tesis ettikleri Çin'deki Batı Wei imparatoruna 555 ve 558 yıllarında da elçilik heyeti göndermişlerdi. Çin'e giden son iki elçilik heyetinin İstemi'nin baskısına karşı zor durumda kalan Akhunlar'ın yardım istediklerini, müttefik arayışı içinde olduklarını söylemek mümkündür. Ancak, çok geçmeden Mukan'ın idaresindeki kuvvetler tarafından mağlup edilen Akhun devleti 557 yılında yıkıldı. Çin kaynaklarının adını Mukan olarak verdiği Gök-Türk orduları kumandanının yanında İstemi'nin de olması, kuvvetle muhtemeldir Bundan önce siyasi platformda da faaliyedere girişen İstemi, Sasani şehinşahı Anuşirvan ile anlaşıp kızını Iran hükümdarına verdi ve evlilik ittifakı kurdu, İsteminin kızının adı İslam kaynaklarında (Taberi, Mesudi vb.) Fakim olarak geçmektedir. Bu kız Sasani imparatoriçesi olmuştu. Gök-Türk orduları kuzey doğudan saldırırken, Sasani kuvvetleri de batıdan hücuma geçerek, Akhun devletini kolayca yıktılar.

Yıkılan Akhun devletini toprakları Ceyhun nehri sınır olmak üzere, Gök-Türkler ve Sasani'ler arasında paylaşıldı170. Neticede Maveraünnehir, Fergana'nın bir kısmı, Kaşgar, Hoten ve Batı Türkistan'ın önemli şehirleri Gök-Türk devletine bağlandı. Dolayısıyla meşhur ipek yolu ve bu yolda ticaret yapan Soğd'lular İstemi Yabgu'nun eline geçmişti.

Akhunların ortadan kalkmasıyla Gök-Türk devleti batıda tam anlamıyla Sasani imparatorluğuyla sınır olurken, aynı zamanda siyasi olarak çağının dünyasının iki büyük devleti Bizans ve Sasani'lerle temasa geçmiş, onlarla bir seviyeye yükselmişti. Bundan sonra Sasani hükümdarı Anuşirvan, Batı Gök-Türklerine vergi vermeye başlamıştı. Bununla birlikte yeni siyasi gelişmeler olmaya başladı. Sasani imparatorluğu Maveraünnehir ticaret yolunu tamamen eline geçirmek istiyordu. Bu sebepten ülkesinden Akdeniz ve Bizans limanlarına yapılan ipek ticaretini durdurdu. Bu şekilde Gök-Türklere bağlanmış olan tüccar Soğd kavmini ekonomik zorluklara sokacak, hem de Gök-Türkleri ipek transit vergisinden mahrum edecekti. Ayrıca İstemi'nin gönderdiği elçileri hile ile öldürttü. Bu esnada batıda askeri harekata devam eden İstemi, sınırlarını Hazar Denizine kadar ulaştırdı.

Daha önce gönderilmiş iki elçilik heyetine de iyi davranmayan Anuşirvan, birinci heyetin getirdiği ipekleri hemen satın alıp, elçilerin gözü önünde yakmış, elçiler geri dönmüş, ikinci elçilik heyetini de gizlice zehirleterek öldürmüş; İran sıcağına dayanamadıkları için kendileri öldükleri yalanını yaymıştı. İstemi, bu yalana inanmamış olmasına rağmen yine de Sasani'lerle münasebederini hemen kesmedi. Soğd'lu Maniakh'ın tavsiyesine uyarak, yeni bir müttefik arama yoluna gitti. 567 yılına adı geçen Soğd'lu başkanlığında bir heyeti Hazar Denizinin kuzeyi, Kafkasya üzerinden Bizans başkenti İstanbul'a gönderdi. Eskiden beri Sasani'lerle Bizans'ın arasını iyi olmadığını Soğd'lular biliyorlardı. Kurulacak Bizans-Gök-Türk ittifakı neticesinde Sasani'ler zor durumda kalabilirlerdi.

Gök-Türk elçileri ellerinde bir Türkçe (İskitçe) mektupla vardıkları İstanbul'da çok iyi karşılandılar. Bizans'a ilk defa bilinmeyen bir ülkeden elçi geliyordu. Elçiler yanlarında çok kıymetli hediyeler de getirmişlerdi, İstemi'nin gönderdiği mektup, imparator II. Justinos'a okundu. Tarihte Orta Asya'dan Bizans'a gönderilen bu ilk elçilik heyetinin başarısı, imparator Justinos'un hemen cevap verme ihtiyacı duymasından gayet iyi anlaşılmaktadır. 569 yılı Ağustos'u başında bir Bizans elçilik heyeti ittifak anlaşması yapmak üzere Gök-Türk ülkesine doğru yola çıktı. Bizans elçilik heyetinin başında Zemerkos bulunuyordu. Türk elçileriyle beraber hareket eden Bizanslılar, Karadeniz, Kafkaslar, Hazar Denizi ve Aral Gölü arasından Talaş nehri boyundan Tanrı dağları silsilesindeki Ak-dağ (Bizans Ek-tağ, Türkçe Altın Dağ ve Çince Pai-shan) 174'da bulunan İstemi Yabgu ile Bizans, Sasani'lere karşı sağlam bir ittifak anlaşması yaptılar. Hatta bu sırada İstemi'nin yanına gelen bir Sasani elçisine yüz gösterilmemişti. Bizans elçisinin dönüşünde verdiği hatıraları Gök-Türk hayatı hakkında zengin bilgiler ihtiva etmektedir.

Başarıya ulaşan İstemi'nin politikası neticesinde Bizans-Sasani savaşları 571 yılında başladı. Bu arada batıya doğru Gök-Türk ilerleyişi devam ediyordu; Kafkaslar'ın kuzeyindeki Kuban Irmağı havzası, sonra Azerbaycan, Gök-Türklerin eline geçti. Ancak, Bizanslıların yaptıkları ittifaka uygun hareket etmemeleri üzerine ilerleme durdu. Bizanslıların anlaşmayı bozan bu davranışları 576 yılında İsteminin ölümü sıralarında imparator II. Tiberius tarafından gönderilen elçi Valentinos'u Aral Gölü havalisinde karşılayan Türk-Şad tarafından suçlanmasından anlıyoruz. Aslında elçilik heyeti daha evvel yapılmış olan askeri ittifakın yenilenmesi için gönderilmişti. Bizans elçisi, Türk-Şad (Turksanthos) 'a aşırı nezaket göstermiş; ancak, şad "Bizanslıların yalancılığını ve imparator ile aynı ip üzerinde oynadıklarını; on diliniz var ama, hileniz birdir" diyerek on parmağını ağzına soktu. Sonra kendilerinden kaçan Avar'ları (Varhonita'lar) kabul ettiklerini ve Pannonia'ya yerleştirdiklerini, şimdi nasıl olur da ittifaktan bahsettiğini, Avar'ların eninde sonunda atlarının altında çiğneneceklerini" belirtti. Türk-Şad, ayrıca Gök-Türk elçilerinin neden Kafkasya'nın güç ve tehlikeli yollarından götürüldüklerini, kendilerinin aslında Dnyeper, Tuna ve Meriç nehirlerinin nerelerden aktıklarını bildiklerini açıkladı. Alan ve Utigur (Otuz Ogur)'ların Gök-Türkler tarafından itaat altına alınışının Bizanslıların göz önüne getirmelerini ve doğudan batıya bütün kavimlerin efendilerinin Gök-Türkler olduğunu iyice bilmeleri gerektiğini söyledi.

Bundan başka Bizans elçileri, Gök-Türkleri en büyük yasları sırasında rahatsız etmişlerdi. Çünkü o sırada İstemi Yabgu ölmüştü ve matemi tutuluyordu. Üstelik yas törenine uymayıp yüzlerini bıçakla kesmemişlerdi. Türk-Şad'ın tepkisini daha fazla çekmemek için, elçiler bütün bu hakaretlere razı oldular. Aslında bu konuyla ilgili belgeler kaybolduğu için daha fazla bilgi sahibi olunumamaktadır.

Yas töreni bittikten sonra da Türk-Şad'ın Bizans elçilerine tehditleri devam etti. Kırım'da Kerç (Bosforos) kalesinin fethedileceğini söyledi. Türk-Şad'ı kızdıran bir başka olay da Azerbaycan'da Türk ilerleyişini durdurmak için Sabar Türkleri kütlelerinin Bizans tarafından ortadan kaldırılmasıdır. Bundan sonra Bizans elçi Ak-Dağ'da bulunan Tardu'nun yanına gitti. Dönerlerken, yine Türk-Şad'ın kumandarılarından Bukan (Bukhanus, Bohan), Kırım'daki Bizanslılara ait Kerç kalesini zapt etti. Bu Gök-Türklerin batıda ulaştığı en son noktadır.
İstemi'nin ölümünden sonra yerine oğlu Tardu geçti. Ancak onun hakkında sarih bilgileri ancak, 581 yılından sonra bulabiliyoruz.

Kaynakça
Kitap: GÖKTÜRKLER I
Yazar: AHMET TAŞAĞIL
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Gök-Türk İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir