Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Mukan Kağan Devri (553-572)

Burada Göktürk İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Mukan Kağan Devri (553-572)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:11

Mukan Kagan Devri (553-5)

Kara Kagan'ın hastalıktan ölmesi üzerine boşalan Gök-Türk tahtına kardeşi Mukan geçti. Aslında Kara Kağan ölmeden önce kendi oğlu She-t'u'nun yerine, kardeşi Mukan'ın kağan olmasını vasiyet etmişti. 553 yılında vuku bulan söz konusu taht değişikliği çok hızlı büyümekte olan Gök-Türk devletine aksi tesir yapmadı. Bilakis daha yararlı oldu. Mukan'ın şahsiyeti hakkında bütün Çin kaynaklarının müştereken verdiği zeki, bilgili, taktikçi oluşu, askerini iyi kumanda edişi, olağanüstü cesurluğu tahtta kaldığı yirmi yıl içinde kendini gösterecektir.

Mukan'ın, kağan olduktan sonra yaptığı ilk iş babası ve ağabeyinin hedefi olan Juan-juan'ları ezmek politikasına devam etmek oldu. Daha tahta çıktığının ilk yılında (553 sonları) son Juan-juan reisi Anakui'in arta kalan şeflerine hücum etti. Üçüncü defa ağır bozguna uğrayan Juan-juan'lardan kurtulanlar kaçarak Kuzey Ch'i devletine sığındılar. Kuzey Ch'i imparatoru Wen Hsüan, mağlup Juan-juan'ları kabul ettiği gibi, Chin-yang'ın kuzeyinde onları takib eden Gök-Türk kuvvetlerini durdurdu. Fakat, Kuzey Ch'i imparatoru, bu sefer kendisine sığınan Juan-juan'ları yeniden teşkilatlandırdı. Hali hazırda reis olan Ku-t'i'yi bir kenara atıp, onun yerine Anakui'in oğlu An-lo-ch'en'ı yeni reis yaptı. Ayrıca bunları Ma-i Ch'u-an'da yerleştirip, yaşamaları için gerekli yiyecek ve benzeri şeylerden verdi. Diğer taraftan geri dönen Gök-Türkleri, Shuo eyaletine kadar takip etti. Bu esnada Gök-Türklerle Kuzey Ch'i devleti arasında barış yapıldı. Buna göre her iki ülke kendi topraklarında yetişen mallardan yıllık hediye gönderecekti. Gök-Türkler, düşmanları Juan-juan'ların Çin'de yaşamasına razı olurlarken, karşılığında kendileri için iyi sayılabilecek bir ticaret anlaşması yapmışlardı.

Bu şekilde ilk defa başlayan Gök-Türk - Kuzey Ch'i yakınlaşmasından Baü Wei devleti hayli rahatsız oldu. Ancak, Batı Wei devletinin bu endişesi fazla uzun sürmedi. Kuzey Ch'i'ler ile Gök-Türklerin dostluğunun gelişmesini engellemek için K'u Ti-ch'i isimli bir elçi 554 yılında Mukan Kagan'a gönderildi. Gök-Türk merkezine ulaşan Çin elçisi kağanla yaptığı görüşmelerde epey etkili oldu. Mukan, bu elçiyle görüştükten sonra, Kuzey Ch'i elçisini tutukladı. Elçi K'u Ti-ch'i'nin kağanı nasıl ikna ettiği açık değildir. Ortaya çıkan sonuç ise Mukan'ın devletinin eski dostu Baü Wei'i doğudaki Ch'ilere karşı tercih etmesidir. Baü Wei devleti Bu gelişmeden çok memnun olmuş, elçilikteki başarısından dolayı dönüşünde K'u Ti-ch'i-'ye orgenerallik rütbesi tevcih edilmişti. Adı geçen elçinin biyografisinde Ch'i elçisinin tutuklandığı belirtilmiş ise de, Mukan Kagan'ın, bu devlede ilişkisini hemen kestiği söylenemez. Çünkü aynı yılın sekizinci ayında (ekim) Mukan Kağan, Kuzey Ch'i'lere elçi gönderip hediye sunmuştu.
K'u T'i-ch'i'nin Gök-Türklere kesin gidiş ayı söz konusu metinde belirtilmemiştir. Mukan'ın Ch'i'lere hediye göndermesinin K'u Ti-chi'nin Gök-Türklere gitmesinden önce olması da mümkündür.

Mukan Kağan güneyindeki komşuları olan her iki Çin devletiyle siyasi müna-sebederini geliştirirken, Juan-juan'ların peşini de bırakmıyordu. Onlara dördüncü Gök-Türk darbesini indirdi. Mağlup olan son hükümdar A-na-kui'in küçük kardeşi Teng-shu-tse ve yanındakiler, bu defa Baü Wei devletine sığındılar(555). Onların peşinde ısrarlı bir takipçi olmasından bu sefer Mukan'ın Juan-juan'ları kesin bir şekilde ortadan kaldırmaya niyedi olduğu anlaşılıyor. Çünkü hiç vakit kaybetmeden derhal elçi gönderip, imparator Kung'dan kaçak Juan-juan'ları istedi. Reisleri Teng-shu-tse ile beraberindeki üç bin Juan-juan, Mukan'ın elçisine teslim edilerek Ch'ing-men adlı kapının dışında öldürüldüler. İlk defa bozguna uğradıkları sırada kendisine bağlı kalanlara reis olan T'ie-fa, doğudaki Ch'i-tan' (Kıtan)lar tarafından ortadan kaldırılmıştı. Kuzey Ch'i devleti himayesinde reis olan An-lo-ch'en, daha sonra bu devlete isyan etti. Fakat, İmparator Wen Hsüan tarafından yakalandı. Ona bağlı Juan-juan küdeleri dağıtılarak, çeşidi bölgelerde Kuzey Ch'i devletine bağlandı.

Bu yılın yaz mevsiminde Mukan, yine Kuzey Ch'i imparatoruna hediye göndermişti. Ancak, hızla büyüyen Gök-Türk tehlikesine karşı Ch'i imparatoru Çin şeddini tamir işine koyuldu. Sonbahara doğru bir milyon sekiz yüz bin kişi You eyaletinin kuzeyindeki Hsia-k'ou'dan Heng eyaletine kadar olan kısımdaki dokuz yüz li (510 km.)'lik bir mesafede bulunan şeddi tamir ve yenilerini inşa için toplattırıldı 555 yılı Mukan Kağan ve Gök-Türk devleti için bir fetih yılı olmuştu. Ch'i-tan'(Kıtan) lar üzerine sefer düzenleyip onları, kendine bağlayan Mukan'a Baykal Gölü'nün kuzeyindeki Kırgızlar (Ch'i-ku) da itaat etti. Bu arada batıda Ye-ta' (Akhun, Eftalit)lar da mağlup edildi. Bu sefer büyük ihtimalle İstemi Yabgu ile birlikte gerçekleştirildi. Doğuda Ch'i-tan'ların batısında yaşayan K'u-mo-hsi, Shih-wei kabileleri de Gök-Türklere bağlandılar.

Bu yılın içinde vuku bulan bir diğer hadise de Gök-Türklerin defalarca Batı Wei topraklarına akınlar yapmalarıdır. Buna karşılık Wei imparatoru da evlenme yoluyla Gök-Türkler ile müttefik olmak istiyordu. Neticede Yüan Hui yüz bin top ipekli hediye ile Mukan Kagan'a götürüldü. Gök-Türk merkezlerinde çok iyi konuştuğu görülen Yüan Hui, aşırı hürmette de bulunmuştu. Bu konuda SS 46 da bulunan Yüan Hui'in biyografisi tek kaynaktır. Başarılı geçen elçiliği nihayetinde üç makam birden terfi eden Yüan Hui ayrıca Batı Wei-Gök-Türk dostluğunun yeniden gelişmesini sağlamıştı. Onun elçiliğindeki başarısından dolayı üç makam birden terfi ettirilmesi Batı Wei imparatorunun Gök-Türklerle olan münasebetlerine ne kadar çok önem verdiğini göstermektedir.

Kısa zamanda Orta Asya'nın en büyük gücü haline gelen Gök-Türk devleti, Mukan Kağan liderliğinde başarıdan başarıya koşmakta idi. Çin'de hüküm süren iki devletten Batı Wei yüz bin top ipek verme karşılığında barış yapabilmiş, onların hücumlarını bu şekilde durdurabilmişti. Doğudaki Kuzey Ch'i devleti ise bir dizi savunma tedbirleri almaya devam ediyordu. 556 yılı içerisinde Çin şeddinde Hsi-ho'dan başlayarak doğuda denize kadar üç bin li (yaklaşık 10 km.)lik mesafedeki surlar tamir edildi. Bunun yanında yirmi tane yeni garnizon kuruldu. Fakat, Mukan'ın yeni hedefi Çin değil Tibet'in kuzey ve kuzey doğusundaki T'u-yü-hun'lar idi.

Mukan'ın T'u-yü-hun'lar üzerine gidebilmesi için Batı Wei devletinin Liang eyaletinden geçmesi gerekiyordu. Ancak, bu şekilde sürpriz bir saldırı yapma imkanı vardı. Sadece izin vermekle kalmayan Batı Wei imparatoru'nun nedimi (T'ai-shih) T'ai, Liang eyaletinin askerî valisi Shih Ning'i süvarilerle, Gök-Türk ordusuna kattı. Gök-Türk ve yardımcı Batı Wei ordusu F'an-ho denilen yere vardıklarında, T'u-yü-hun'lar bunu anladılar, hemen Nan-shan'a (güney dağı) kaçtılar. Derhal onları takip etmek isteyen Mukan, askerlerini çeşitli kollara ayırdı ve Ch'ing-hai(Kuku-nor)da buluşmalarını emretti. Bu arada Çinli kumandan Shih Ning, Mukan'a T'u-yü-hun'ların "perili mağaraları" gibi telakki ettikleri Shu-tun ve Ho-chen adlı iki kale şehirlerine saldırmayı teklif etti. Böylece onların asıl köklerinin söküleceğini, diğer T'u-yü-hun halkının ise kendiliğinden dağılacağını söyledi. Aslında T'u-yü-hun'ların kağanı Ho-chen'da idi. Shu-tun'da ise onun dükü Cheng-nan Wang bir kaç bin kişi ile savunmak için bulunuyordu. Çinli kumandan Shu-tun'a hücum edip, burayı müdafaaya çalışan Cheng-nan Wang'ı yakaladı. Diğer taraftan Mukan Kağan, Ho-chen'a hücum edip, reisleri Kua-lü'nün karısı ve oğlunu ele geçirdi. T'u-yü-hun'ların bütün değerli hazineleri Gök-Türklerin eline geçti. İki galip ordu Ch'ing-hai(Kukunor)'da buluştular. Mukan tavsiyesinin faydalı oluşundan ve kazandığı başarıdan dolayı Shih Ning'e on bin koyun, beş yüz baş at ve yüz kadın hizmetçi sundu. Çinli kumandanın başarısına ve fikirlerine hayran olan Mukan, Çinli kumandana ayrıca en iyi cins atlardan da sunduğu gibi cesaretini övmüş, elini sıkmıştı.

558 yılında meydana gelen bu hadiselerden sonra bir-iki yıl Çin'in kuzeyindeki devletlerle Gök-Türkler arasında daha az münasebet kurulduğu müşahade edilmektedir. Bu durum dolayısıyla kaynaklara yansımış ve Gök-Türklerle ilgili bilgiler azalmıştır. Bunda Batı Wei'in 557 yılında yerini Chou hanedanına bırakması, Juan-juan'ların tamamen bertaraf edilmesi, bütün Çin kaynaklarının ortak ifadesiyle Çin sınırlarının dışında hiç bir kuvvetin Mukan'a karşı duracak halinin kalmamasının rolünün olduğu söylenebilir. Bu arada kuzey Çin'in iki devleti tek hakim olabilmek maksadıyla birbirleriyle kıyasıya mücadeleye girişmişlerdi. Yine de Gök-Türk elçilerinin, Çin devletleri merkezlerini ziyaret ettiği görülmektedir.

Kuzey Ch'i devleti 557 yılında Çin şeddi üzerinde K'u-lo-pa'dan Wu-ho-shu'ya kadar dört yüz li(yaklaşık 226 km.)'lik tamirler yaparken, Mukan Kağan, 558 yılı sonunda Chou devletine hediye gönderdi. Bu bir çeşit yeni kurulan devleti tanıma anlamına geliyordu. Bundan sonra 560 yılının üçüncü ayında Çin sarayında Chung-yang-k'o pavyonu tamamlandığı zaman Chou imparatoru Ming, bütün devlet adamlarını, generallerini ve Gök-Türk elçisini Fang-lin-yüan denen yerde topladı. Hepsine rütbelerine göre değişen miktarlarda ipek ve bakır para sundu. Gök-Türk elçisinin de söz konusu merasim sırasında çinli devlet adamlarının arasında yer almış olması, Gök-Türk devletinin Chou'lar nezdindeki yerini göstermesi açısından enteresandır. Ertesi sene(561) Mukan Kağan, Chou devletine üç ayrı elçilik heyeti gönderdi. Birinci, ikinci ve beşinci ayda giden Chou sarayına giden Gök-Türk heyetlerinin hepsi Gök-Türk ülkesi mallarından onlara sunmuşlardı. Gök-Türkler, Çin kaynaklarının taraflı olarak vergi diye kaydettiği hediyelerle aslında ticari maksad güdüyorlardı.

Batı Wei imparatoru Kung zamanında Mukan'ın kızının prenses olarak, Chou'-ların kurucusu Wen'a gelin olarak gelmesine Gök-Türkler rıza göstermişlerdi. Ancak evlilik işi daha gerçekleşmeden imparator ölmüş, bu sebepten tamamlanamamıştı. 565 yılına doğru Chou'larla Ch'i'ler arasındaki mücadele kızıştığı zaman her iki Çin devleti de Gök-Türklerden yardım alma yarışma giriştiler. Chou devleti sarayında yapılan müzakereler sırasında eskiden Gök-Türklerle yapılan anlaşma hatırlatıldı. Yeniden teşebbüse geçmek için karar vermişlerdi. Ancak bu sefer Ch'i'ler, Chou'ların niyetini duymuşlar ve daha önce harekete geçmişlerdi. Çok fazla hediyelerle bir elçiyi Mukan'a gönderip, evlilik teklifinde bulundular. Zengin hediyeleri gören Mukan, bunu ülkesi için ekonomik çıkar sağlama işine çevirdi. Chou'lara, onlardan daha fazla hediye istediğini, aksi takdirde Ch'i'lerin teklifini kabul edeceğini bildirdi. Chou sarayında ortaya çıkan bu yeni durum tartışılırken, eskiden Juan-juan'lar zamanında, onlarla kurulan evlilik ittifakı sayesinde Juan-juan-Ch'i ilişkilerinin kesildiği hatırlatıldı. Eğer bu sefer zamanında önlem alınmazsa durumun tersine dönüşebileceği düşünüldü. Neticede daha fazla hediye gönderilmesine karar verildi. Liang eyaleti askeri valisi Yang Chien heyet başkanı, Sol muhafızları generali Wang Ch'ing yardımcı tayin edilerek oluşturulan, bir elçilik kafilesi Mukan'a gönderildi.

Kaynakça
Kitap: GÖKTÜRKLER I
Yazar: AHMET TAŞAĞIL
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Mukan Kağan Devri (553-572)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:11

563 yılının dokuzuncu ayında yola çıkan heyet Gök-Türk topraklarına girdiğinde, ülkenin doğu taraflarını idare eden Mukan'ın kardeşi A-shih-na Kudug Ti-t'ou Kağan ile karşılaştı. Hükümdar ağabeyinin aksine Ch'i'lerle daha yakın ilişki kurmuş olan Ti-t'ou Kağan, Çinli elçilere soğuk davranarak, "ağabeyinin Ch'i devleti ile anlaşma yaptığını ve elçileri Ch'i'lere teslim edeceğini" söyledi. Bunları duyan heyet başkanı Yang Chien yine de yoluna devam etti.

Mukan'ın huzuruna çıktığında yolda duyduklarını anlattı ve göz yaşlarını akıtarak, kağanı etkilemeye çalıştı. Mukan Kağan, onun tesirinde kalmış olmalıdır ki; korkmamasını doğudaki Ch'i devletiyle, batıdaki Chou devletinin Gök-Türkler nazarında aynı olduğunu söyledi. Yang Chien'in Mukan'a bahsettiği bir başka konu da yıllıkların hiç birinde olmayıp, sadece TCTC 169'da kaydedilmiş olan, Batı Wei'e sığınan Gök-Türk düşmanı Juan-juan'ların, kağanın teklifi üzerine çok çabuk geri gönderilmesi hadisesidir. Neticede Ch'i elçisini reddeden Mukan, kızının Chou'lara gelin olarak gönderilmesine razı oldu ve nişan yapıldı. Diğer taraftan bu elçilik heyetinin yaptığı en önemli iş daha sonra Çin'in tarihinde önemli gelişmelere sebep olacak bir teklifi Mukan'a kabul ettirmesidir. Yang Chien, kağandan Ch'i'lerin üzerine sefer açmasını istemiş, o da buna olumlu cevap vermişti. Chou devleti için çok mühim olan bu hadise sonrasında geri dönen Yang Chien durumu İmparatoru Wu'ya bir raporla bildirmiş, gelişmelerden memnun kalan imparator da Yang Chien'i büyük generalliğe terfi ettirmişti. Ertesi yıl tekrar Gök-Türk ülkesine giden söz konusu elçi bu sefer kağana çeyiz sundu.

Mukan Kagan'ın, Chou'larla müttefik olup, Ch'i'lere ortak saldırı düzenlenmesine destek vereceğini söylemesi üzerine, aynı yılın sonunda sefer hazırlıklarına başlandı. Büyük kağan Mukan ve kardeşleri küçük kağanlar Börü (Pu-li), Ti-t'ou ile yüz bin kişilik orduya kumanda ederek, üç koldan harekete geçti. Ordusunu üçe ayırarak diğer ikisinin kumandalarını kardeşlerine verirken, kendisi de birinin başına geçmişti. Aslında Gök-Türk ordusu Çin topraklarına girdikten sonra Heng eyaletinde üçe ayrılmıştı. Çok hızlı hareket eden üç Gök-Türk ordusu hiç bir kuvvetle karşılaşmadan Chin-yang'a kadar ilerledi. Ch'i imparatoru bu sırada adı geçen şehirde idi. Chou sınırına yakın yerde önemli bir stratejik mevkiye sahip bu kale-şehir, Gök-Türk ve Chou orduları için ilk hedef idi.

Zor durumda kalan Ch'i'-ler ise Gök-Türk kuvvetlerine karşı koyacak olan ordunun başına Hu Lü-hsien'i tayin etmişlerdi. Bu sırada Gök-Türk yardımı almış olmalarına rağmen Chou'ların devlet adamları hala Ch'i'lerden çekmiyorlardı. Sadece Sui eyaleti dükü Yang Chung onlara karşı çıkabilmişti". Bunun üzerine kendi emrine on kumandan verilen Yang Chung baş kumandan olmuştu. Baş kumandan Yang Chung, önce Ta Hsi-mı'yu piyade ve süvari kuvvetlerden oluşan otuz bin kişilik bir birlikle güney yoldan Chin-yang üzerine gönderdi. Kendisi de Ch'i'lere ait Hsing-ling kalesini ele geçirdikten sonra Chin-yang'a ulaştı. Her iki ordu bu şehrin surlarının dışında buluştular. Ch'i'ler, T ai ve Hsin eyalederindeki sürüleri ve atları Wu-t'ai dağının kuzeyindeki Pai-ku'ya, Po Chien idaresinde saklattırdılar.

564 yılının ilk ayında kuşatma başladığı sırada bir kaç on gün süren kar yağışı oldu. Saldırıdan önce yapılan plana göre önce Chou ordusu az kuvvede hücuma geçecek, arkasından da Gök-Türkler hareket edecekti. Ancak kar yağışı sebebiyle bin li (567 km)lik alan bir metre yüksekliğinde karla kaplanmışa. Chou ordusu kalenin iki li(l 134 m.) yakınına sokulduğunda, Ch'i'ler aniden kaleden çıkarak, onları bozguna uğratmışlardı. Bu arada Gök-Türk ordusu ise Hsi-shan (Batı Dağı)'a çekildi, savaşmak istemediler. Mağlup olan Chou kumandanları geriye doğru kaçtılar. Bundan sonra Mukan, Gök-Türk ordusuna büyük bir yağma yaptırttı. Geri dönülürken yapılan yağmalarda yedi yüz li'lik (400 km.) bir alanda insan ve hayvan sürüsü kalmamıştı. Onları sıkıştırmaya cesaret edememişti. Çin sınırlarını tamamen terkedip, geri dönen Gök-Türk ordusunun başındaki Mukan Kağan, yaptığı yağmayla asıl hedefine ulaşmışa. Geri dönerken Hsin-ling'e vardıklarında her taraf buz tuttuğundan Sarı Irmak'tan geçmek için, kaymayı önlemek maksadıyla buzların üzerine keçe kilimler yaydılar. Böylece çok zor şartlara rağmen rahat bir şekilde, üstelik yağmadan dolayı kazançlı bir şekilde ülkelerine dönmüşlerdi. Ancak sadece TCTC 169'da olan kayda göre, Gök-Türklerin atları zayıflamış, hepsinin dizlerinin alündaki kılları dökülmüştü. Bu sebeple guruplara ayrılarak, mızraklarıyla piyade yürümek zorunda kalmışlardı. Diğer taraftan Ch'i kumandanlarından Hu Lü-kuang kuzeyde Gök-Türklerden binden fazla at ele geçirdi. Bunun yanında ağır mağlubiyete uğrayan Chou ordusu büyük kayıp vermişti. PCSya göre bir kaç km'lik bir alanda cesetler birbirinin üzerine yığılmış adeta birbirlerini yastık yapıyorlardı.

Bu olaydan sonra 5. ayda (temmuz) Gök-Türkler, Chou'lara elçi gönderip, kendi ülke mallarından sundu. Yaz mevsiminde Gök-Türklerin yardımını almadan Chin-yang üzerine yürümek isteyen Chou ordusu kumandanı Yang Chung, yiyeceğin azlığı sebebiyle bütün generallerin savaşmaması bahanesiyle hücum etmedi. Hemen Gök-Türklere haber göndererek, yüz binden fazla askerle Ping eyaletine gelmelerini ve Çin Şeddinin alt tarafında (güneyinde) kalmalarını istedi. Arkasından Gök-Türk ordusu Yang Chung ile Ch'i'lere karşı savaşmak için Wo-ye' de buluştular. Pei-ho'ya vardılar, her hangi bir çatışma yapmadan geri döndüler. Mukan Kagan'ın geri dönmesinin sebebi, bu sefer Chou'ların Gök-Türklerle olan ittifaklarına ihanet etmeleridir. Ch'i imparatoru, Chou'lara, daha evvel esir olarak ele geçirdiği Chin eyaleti dükü Hu'nun annesi ve babasının dördüncü kız kardeşini geri göndermek suretiyle Chou'larla barış yapmak istediğini bildirmişti. Böylece iki Çin devleti arasında ittifak yapılırken Gök-Türkler devre dışı kalıyordu. Neticede ortaya çıkan duruma çok kızan Mukan Kağan, sadece ordusunu toplayıp geri dönmekle kalmadı. Bunun yanında daha önce kabul ettiği kızının gelin olarak gönderilmesi kararından vazgeçti.

Daha sonra dokuzuncu ayda Mukan ordusuyla Chou'lardan ayrılarak Ch'i'lerin You eyaletine girdi. Arkasından Çin şeddini aşıp, girdikleri bölgelerde yağmalar yaparak geri döndüler. Bir ay sonra bir akın daha yaptılar. Evlilik işinden vazgeçilmesi üzerine tedirgin olan Chou imparatoru hem durumu izah etmek, hem de Mukan'ı sakinleştirmek için Wang Ch'ing'i acele elçi olarak Gök-Türklere gönderdi (564 sonu). Elçinin kendisine yaptığı açıklamalardan memnun kalan Mukan, eski anlaşmayı, yani kızının gelin olarak gönderilmesini yeniden kabul etti. Bu gelişmelerden sonra 565 yılının 2. ayında Chou imparatoru dört eyaletin düklerini ve imparatorluğa ait altı saraydan oluşturulan yüz yirmi kişilik heyeti, Mukan'ın kızının almak için Gök-Türk merkezine gönderdi. Bu yılın beşinci ayında GökTürkler, Ch'i'lere de kendi mallarından sunmuşlar ve Gök-Türk-Ch'i münasebetleri tekrar başlamıştı. 567 yılında Gök-Türkler, Chou'lara da elçi gönderip kendi ülke mallarından sundular. Bir yıl önce kendi mallarından sundukları Ch'i'lere yine kendi ülkelerinde yetişen, üretilen mallardan verdiler.

565 yılında büyük bir elçilik heyeti gönderilmiş olmasına rağmen Mukan, hala kızını göndermeye yanaşmıyordu. Chou elçilerinden Ch'un ve yanındakileri bir kaç sene alıkoydu. Geri dönenlerden Yü Wen-kui, Ch'ang-ye'de ölmüştü.

568 yılında (2. ay) Ch'i meselesini tekrar gündeme getiren Mukan, Chou'ları desteklemekten vazgeçmişti. Elçilerle müzakere sırasında hava birden bire değişip, rüzgar çıktı. Arkasından on gün süren bir kar fırtınası başladı. Orada bulunan çadırların hepsi yıkıldı. Bu felaketle Tanrı'nın kendinin cezalandırdığını zanneden Mukan kızının gelin olarak gönderilmesine razı oldu. Derhal hazırlıklara başlandı. Bunların tamamlanmasından sonra Chou elçilerine teslim edilen prenses A-shih-na'yı, Çin'e vardığında başkent Ch'ang-an'da imparator Wu bizzat karşıladı. Gelin heyeti pensesi getirmek için yola çıktığında kafilede bulunan Gök-Türkler atların zayıflığını ileri sürerek yolculuğun yavaşlamasını istediler. Fakat Chao Wen-piao, onların vazgeçmelerinden korkarak, Gök-Türk elçisi Lo-mo-yüan'e "prensesin zaten yola çıktığını, diğer yabancıların tehdit ettiğini, üstelik kafilenin çölden geçeceğini, yavaşlarlarsa insan ve atların hastalanacağını, doğudan her zaman hücum gelebileceğini, T'u-yü-hun'ların bile aniden değişip, tehlike oluşturacağını, gelinin Kağan'ın sevgili kızı olduğunun göz önüne alınmasını" belirtti. Çin'de çok iyi karşılanıp iyi muamele gören A-shih-na Prenses, bu ülkede imparatoriçelerin yükselebildiği bütün makamlara ulaştı. Nihayet 582 yılında hastalıktan öldü.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Mukan Kağan Devri (553-572)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:12

Prensesin gönderilmesinden bir yıl sonra, sonbaharda Mukan, Çin'e elçi gönderip, at sundu. Bundan sonra binden fazla Gök-Türk, Çin başkentinde oturmaya başladı. Bu gurup güzel elbiseler giyiyor ve ede besleniyordu. Bundan başka Chou hanedanı yıllık yüz bin top ipeği vergi olarak göndermeye başlamıştı. Bu tarihten sonra 572 yılında ölümüne kadar Mukan Kağan hakkında her hangi bir malumata rastlayamıyoruz. Sadece PCS 8 de Gök-Türklerin elçi gönderip hediye sunduğu kaydı vardır. Ancak TCTC I7l'de ölümü için gönderilen taziyet elçisinin bu yılın ikinci ayında gittiği bildirilmektedir. Bundan dolayı bu elçilik hadisesini Mukan'ın ölümünden sonra gittiği şeklinde kabul etmek doğru olacaktır.

Daha önceki başarılı elçilik faaliyetlerinden dolayı sürekli kuzey yabancıları elçisi olan Wang Ch'ing yine Ötüken'de idi. Gök-Türklerde cenaze törenlerinde ölenin yakınları ve diğer katılanlar yüzlerini çizerler, kan ve gözyaşı bir bire karışarak akardı. Tören esnasında Chou elçisinden de yüzünü çizmesini istediler. Gök-Türkler üstelik iki devletin evlilik yoluyla akraba olduğunu da söyledilerse de Çinli elçi direndi ve kesmedi.

Mukan'ın Şahsiyeti:

553-572 yılları arasında Gök-Türk tahtında kalan Mukan Kağan, şahsiyeti hakkında Çin kaynaklarında en çok bilgi verilen Türk hükümdarıdır. Bu bilgiler özellikle onun zeki bilgili ve sert tabiatlı olduğu üzerinde toplanmaktadır. Kırlangıç kalesi (Yen-tou) anlamına gelen bir ismi daha vardı. Yüzünün genişliği bir ayak (30 cm.) tan (ch'ih) fazla olan Mukan'ın gözleri donuk cam gibi idi. Askeri mücadele ve benzeri işlerde çok haşin idi. Yüzünün rengi çok kızıldı. Olağanüstü cesurdu. Askeri taktikleri iyi bildiği gibi, ordusuna çok iyi kumanda ediyordu. Neticede onun bu üstün vasıflarından komşu devletlerinin hepsi çok korkmuştu. Diğer bir ifade ile Çin'in dışındaki bütün ülkeler ona itaat etmişlerdi. Aslında yukarıda da görüldüğü üzere Mukan, Çin'deki iki devlete de üstünlüğünü kabul ettirmişti. Çinli devletlerin her ikisi de Gök-Türklerle dost olmak için birbirleriyle uzun süren bir yarışa girişmişti. Evlilik ittifakını kurabilmek şekliyle ortaya çıkan bu yarışı batıdaki Chou devleti kazandı. Bu sayede doğudaki Kuzey Ch'i devletine karşı büyük bir politik üstünlük sağladı. Chou'lar güçlenirken Ch'i'ler zayıfladı ve çok büyük bir politik üstünlük sağladı. Chou'lar güçlenirken Ch'i'ler zayıfladı ve çok geçmeden yıkıldılar(576). Chou devleti bütün kuzey Çin'e hakim olurken Mukan' ın uyguladığı politika sonucu Çin tarihinin seyri değişmiş oluyordu.

Mukan'ın idaresindeki fetihler sayesinde Orta Asya'yı tamamen kaplayan GökTürk devleti doğuda Kore'den batıda Karadenize kadar uzanıyordu. Güneyde Çin Şeddinden kuzeyin ıssız yerlerine kadar ulaşan genişliğe sahip idi. Zamanın bütün diğer devletlerinin hepsinden daha büyük ve kuvvetli idi. ipek yolunun büyük bir kısmı Gök-Türklerin eline geçtiği gibi, artık Ön Asya ile Uzak Doğu arasındaki irtibat daha huzurlu yapılıyordu.

Moğolistan'ın doğusundaki Kerulen nehrinden Ural dağlarına kadar çok geniş bir sahada yayılmış olan Töles boylarının hepsi Mukan'ın idaresinde idi. Soğd'luların himaye edilmesi ülke çapında ticaretin gelişmesine sebep olmuştu.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Gök-Türk İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir