Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Gök-Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı

Burada Göktürk İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Gök-Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:09

Gök-Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı

Gök-Türklerin henüz Juan-juan'ları bozguna uğratıp istiklallerini kazanmalarından önceki durumlarını çok fazla olmamakla birlikte kaynaklardan öğrenmek mümkündür. Tarihte Gök-Türklerin kesin olarak zuhur etmeleri 542 yılındadır. Kaynaklardaki hiç bir Gök-Türk bölümünün bahsetmediği bu bilgiyi sadece CS 2739'de kayıdı bulunan Yü Wen-tse'nın biyografisinden öğrenebiliyoruz. Buradaki kayda göre, "Gök-Türkler, her yıl nehrin buzlarla kaplanmasından istifade ederek, kolayca güneye geçip yağmalar yapıyorlardı. Bu akınlar durdurulamadığı için buralarda yaşayan halk, kalelere sığınıyor ve bu şekilde hayatını koruyabiliyordu. Sui eyaletine Yü Wen-tse adlı devlet adamı tayin edildiğinde, bu şahıs eskisi, yani Gök-Türklerden önceki gibi bölgeyi yeniden emniyete almak istedi. Önemli yollar üzerindeki bir kaç yüz noktaya kuru odun yığdırtırken, uzak noktalara da gözcüler gönderildi. Bu suretle onların hareketleri takip edilebilecekti. Bu yılın 12. ayında Gök-Türkler, Lien vadisinden (ku) işgale giriştiler, bir kaç on li ilerledikten sonra, Yü Wen-tse yığılmış olan odunları ateşe verdirtti. Bu durum karşısında Gök-Türkler büyük bir ordunun geldiğini zannederek, korkup geri çekilmeye başladılar. Panik içerisinde olduklarından birbirlerini eziyorlardı. Sürü hayvanlarını ve önemli ağırlıklarını bıraktılar. Yü Wen-tse, onların bıraktıklarını kendi halkına dağıttı. Bundan sonra bir daha gelmeye cesaret edemediler.

Yukarıda da söylediğimiz gibi bu olay Gök-Türklerin tarihte kesin olarak ilk görünüşleridir. Dolayısıyla Türk adı (T'u-chüe) ilk defa burada kullanılmaktadır. Metindeki ifadelerden 542 yılından önce dahi bu bölgenin Gök-Türk akınlarına maruz kaldığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Gök-Türklere karşı askeri kuvvet çıkarılmayıp, hile yoluna gidilmesi, onların epey fazla olduğu kanaatini uyandırmaktadır. Nihayet Gök-Türk akınları ancak bir hileyle durdurulabilmiştir. Diğer taraftan büyük ordu geliyor diye geri çekilmeleri de aslında fazla sayıda olmadıklarını göstermektedir. Bu akınlar sırasında reislerinin kim olduğu kaydedilmediği için diğer bilgilerle mukayese imkanı ortadan kalkmaktadır. Ancak, bu sırada reislerinin Bumın (T'u-men) olduğu kuvvede muhtemeldir. Neticede 542 yılı ve onun öncesinde, Gök-Türkler, Çin'in Sui eyaletine kış aylarında akınlarda bulunmakta idi. Gök-Türklerin bu ilk zuhur edişlerinden sonra 545 yılını takiben birden bire ortaya büyük bir güç olarak çıktığı müşahede edilmektedir. 545 yılı bir bakıma Gök-Türk tarihinin dönüm noktasıdır. Bu tarihten sonra her şey aydınlanmaya başlayacaktır. Kaynakların açıkça bildirdiği bu sırada Gök-Türklerin reisi Bumın (T'u-men)'dır. Sadece TCTC 159'da bulabildiğimiz bir bilgiye göre Bumın kuvvetlendikten sonra sık sık Batı Wei'in batı sınırlarına saldırırdı. Bu malumat ile 542 yılı hadiselerini bağlamak mümkündür. Dolayısıyla 542 yılı hadiselerinin başında Bumın'ın olduğu rahatça söylenebilir.

542 yılında kaynaklarda Gök-Türklerle ilgili olarak başlayan bilgiler, birden bire kesilir, 545'de tekrar başlar. Bu tarihten öncesine dair ifadelere göre önce Bumın'ın boyu kuvvetlenmiş, sonra Çin'in dışındaki pazarlarda ipek alışverişine başlamıştı ki, bu sadece ipek satın almak şeklinde yorumlanabilir. Çin'in nazarında ipek alışverişi yapmak Orta Asya kavimleri hakkında kuvvetlenme emaresi olmalıdır. Çünkü ipek ticareti ile kuvvetlenme ve kalabalıklaşma birlikte zikredilmiştir.

Devamında ise Bumın'ın Çin ile ilişki kurmak istediğini görmekteyiz. Aslında onun bu isteği Orta Asya'da yeni bir siyasi güç olma niyetinde olduğunu göstermektedir. Batı Wei devletinin bu teklifi müsbet karşıladığı gelişen olaylardan anlaşılacaktır. Önce Chiu-ch'üan'li bir Soğd olan An-nuo-p'an-t'o, elçi olarak Gök-Türk ülkesine gönderilmiştir. Burada dikkat çekici bir nokta daha vardır; o da söz konusu elçiyi gönderenin imparator değil o zaman başbakan olan ve daha sonra Chou hanedanını kuracak Yü Wen-t'ai'ın olmasıdır. Aynı sıralarda Batı Wei'in rakibi Doğu Wei'in Juan-juan'larla yakın ilişki içinde bulunması, Batı Wei başbakanını yeni büyüyen taze kuvvet Gök-Türklerle temasa geçmesini sağlayan en önemli sebeptir. Kısacası Gök-Türklerle münasebet kurmak, Batı Wei devletinin de menfaatlerine uygun idi. Gök-Türkler bu elçiyi sevinçle karşılamışlardı. Çünkü ilk defa başka bir devletle siyasi temasa geçiyorlar, resmen bir siyasi güç olarak başka devlet tarafından tanınıyorlardı. Zaten arkasından gelişecek olaylar da bunu tasdik etmektedir.

Ertesi yıl (546) Bumın mukabil elçi göndererek, Batı Wei'e kendi ülke mallarından hediye sundu. Artık, Bumın milletler arası münasebetlerde önemli adımlar atmıştı. Bütün bu faaliyetler sırasında Gök-Türkler Juan-juan'lara vassal idi. Efsanevi metinlerde geçen Şad ve Yabgu gibi unvanlar bir bakıma bağımsızlıklarını ilan etmeden önce Juan-juan'lara federatif bir şekilde bağlı olduklarını göstermektedir. Bumın'ın elçisi Batı Wei'e kendi ülkesi mallarından hediye olarak götürdüklerine göre sadece demir istihsal etmiyorlar.Bozkırın gerektirdiği bütün işlerle uğraşıyorlardı. Gök-Türklerin bir devlet olmak yolunda attıkları en büyük adım hiç şüphesiz Töles boylarının elli bin ailesinin kendilerine bağlanmasıdır. O zaman Orta Asya'nın en büyük devleti olan Juan-juan'lara karşı saldırı hazırlığı içindeki Tölesler, büyük bir baskınla Bumın tarafından yenildiler. Elli bin aile Gök-Türklere teslim oldu. Böylece insan sayılarının birden bire çoğalması Gök-Türklerin gücünün birden çok fazla artmasına sebep oldu.

Kaynakça
Kitap: GÖKTÜRKLER I
Yazar: AHMET TAŞAĞIL
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Gök-Türk İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir