Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Gök-Türk İmparatorluğu Kaynakları

Burada Göktürk İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Gök-Türk İmparatorluğu Kaynakları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:03

Türk adını tarihte resmi devlet adı şekliyle ilk defa kullanarak, bu millete isim verme şerefini kazanan Gök-Türkler hakkında araştırmalar, batı ilim aleminde iki yüz sene önce başlamıştır. Bununla birlikte ülkemizde ise ancak yaklaşık elli yıl önce bu konuda incelemelere teşebbüs edilmiştir.

Ülkemizde Gök-Türk (Kök-Türk) diye isimlendirilerek diğer Türk topluluklarından ayrılan bu devletin asıl ismi, Türk veya Türük idi. Bu isim Çin kaynaklarında iki heceli olarak T'u-chüe şekliyle kaydedilmişti. Gök-Türklerin kendi dilleriyle yazdıkları tarihi vesikaları Orhun Abidelerinde (Kül Tegin, doğu cephesi, satır 3 ve Bilge Kağan, doğu cephesi, satır 3) bir yerde Gök-Türk (Kök-Türk) olarak zikredilmiştir. Buna istinaden W.Bang tarafından 1896 yılında Kök-Türk şekliyle tanıtılmasından beri (Zu den Köktürkischen inschriften, TP, VII, 1896), Gök-Türk (Kök-Türk) adıyla zikredilmektedir. Bu tabir "Gök'e mensup, ilahi Türk manasına gelmektedir. (bkz.İ.Kafesoğlu, Türk Milli Kültürü, istanbul 1987, s.89).

552 yılında istiklalini ilan ederek resmen kurulmasıyla birlikte Gök-Türk devleti kısa zamanda büyüdü. En büyük düşmanları gördükleri Moğol Juan-juan'ları tamamen imha edinceye kadar takip ettiler ve sonunda tarihten sildiler. Aynı zamanda Kuzey Çin'deki iki devlete siyasi alanda büyük üstünlük sağladıkları gibi yıllık vergiye dahi bağladılar. Güney batıda Akhun (Eftalit) devletini ortadan kaldırarak, o zamanın dünyasının doğusuyla batısının kominikasyonunu sağlayan ipek yolunu ele geçirip dünya ticaretinde söz sahibi oldular. Arkasından Sasani imparatorluğunu baskı altına alıp zayıflattılar. Sonra İslam orduları kuvvetten düşen Sasani'leri kolayca yendiler ve İslamiyet İran topraklarında hızla yayıldı.

Bizans dahi uzakta olmasına rağmen Gök-Türk baskısından kurtulamamıştı. Gök-Türk orduları, Bizans'a ait kaleleri feth ettiği gibi (Kırım'da Kerç), Azerbaycan ve Kafkaslarda da istila hareketlerinde bulundu. 582 yılında Çin entrikaları neticesinde ikiye ayrılan Gök-Türk devleti 630 yılına kadar Batı ve Doğu Gök-Türk devletleri olmak üzere iki kısımda devam etti. Doğu Gök-Türk devleti çok kuvvetli olduğu dönemler geçirdiği gibi 615 yılında Çin imparatorunu Yen-men kalesinde kuşatmayı başardı. Bu devlet 627 yılına kadar gücünün zirvesinde devam etmesine rağmen, şiddetli kışlar neticesinde çıkan kıtlık, kanunların bozulması ve benzeri sebeplerle kısa zamanda zayıfladı ve 630 yılında yıkıldı. Batı Gök-Türk devleti de komşuları üzerinde derin izler bırakarak varlığını 630 yılına kadar sürdürdü. Bu tarihten sonra hanedan ailesinden gelen beyler küçük devletçikler halinde varlıklarını 658 yılına kadar devam ettirdiler.

682 yılında kurulan ikinci Gök-Türk devleti kısa zamanda toparlandı.Eski gücüne kavuştuktan sonra devrinin en kuvvetli devletlerinden biri haline geldi. 727 yılı civarında Tonyukuk ve 732, 735'te Türk kültür tarihinin en önemli abideleri olan Orhun Yazıtları dikildi. Ancak, bundan sonra II.Gök-Türk devleti fazla yaşa-yamadı ve 742-744 yıllarında yıkıldı.

542-630 yılları arası Gök-Türk tarihini ele almaya çalıştığımız eserimiz iki kısımdan müteşekkildir. Birinci kısımda bütün kaynakların ışığında yukarıdaki tarihler arasında Gök-Türk tarihini değerlendirdik, ikinci kısımda ise bu zamana kadar, bir başka dile tercümesi yapılmamış olan T'ung Tien, Ts'e-fu Yüan-kui ve Tsu-chih T'ung-chien adlı üç mühim kaynağın Gök-Türklerle ilgili bölümlerinin tercümelerini verdik.

542-630 yılları arasını esas almamızın birinci sebebi Orhun Abidelerinin, II. Gök-Türk devleti (682-744) hakkında nisbeten fazla bilgi vermiş olmasıdır. Diğer taraftan bu döneme ait kitabelerdeki bilgilerin siyasi tarihi açısından değerlendirilmesi R. Giraud tarafından yapılmıştır. Chang Jen-t'ang ise Tsu-chih T'ung-chien ve Ts'e-fu Yüan-kui'deki 618-744 yılları arasına tekabül eden yerlerini tercüme etmiştir. Liu ise başından sonuna kadar sadece yıllıklardaki bilgilerin tercümesini vermişti. Dolayısıyla 545-618 arasında Tsu-chih T'ung-chien ve Ts'e-fu Yüan-kui'in Gök-Türklerle ilgili kısımlarına dokunulmadığı görülmektedir. Chavannes da yıllıklardaki Batı Gök-Türk bölümlerini ve Batı ülkeleri denilen Türkistan'ın küçük şehir devletçiklerinin tercümelerini yapmıştı. T'ung Tien gibi bir eserin tercümesi ise hiç yapılmamıştı.
Bundan dolayı biz, T'ung Tien'de ve de 545-630 yılları arasına tekabül eden metinleri, Tsu-chih T'ung-chien'de ise 545-618 yılları arasındaki vesikaları esas alarak tercümeler yaptık. Bu tercümeler eserimizin ikinci kısmını oluşturdu.

Bu zamana kadar teşebbüs edilmemiş bir başka konu ise bütün vesikaların ışığında 542-630 yılları arasında Gök-Türk tarihinin değerlendirilmesinin yapılmamış olması idi. Bu sebepten adı geçen tarihler arasındaki bütün Çince vesikaları tarayarak, Gök-Türk tarihinin monografisini yapmaya çalıştık. Konu bütünlüğü açısından eksiklik olmaması için Gök-Türkler hakkında batı alemindeki kaynaklardan istifade etmiş eserlerden de faydalanarak, Gök-Türklerin batıda Bizans, Sasani vs. münasebetleri faaliyetlerini de inceledik.

KAYNAKLAR

Chou Shu:


629 yılında Ling-hu Te-feng tarafından yazılan bu eser elli ciltten oluşmaktadır. Bu yıllık Gök-Türkler hakkında bilgi veren ilk kaynak olması sebebiyle de ayrı bir öneme sahiptir. 557-580 yılları arasında hüküm süren Chou hanedanının yıllığıdır. Ancak, Gök-Türklerin 557 öncesi hakkında da epey malumat vardır. Ellinci ciltte müstakil Gök-Türk bölümü mevcuttur. Burada yabancılar cildinin ilk bölümünü Gök-Türkler teşkil etmiştir. Efsanevi bilgilerle karışık olarak başlayan Gök-Türk bölümü Bumın'ın kağan oluşuyla ve Çinle ilk siyasi münasebet kurulmasıyla birlikte tarihi vesikaları vermeye başlamaktadır.
Bu yıllığın ilk sekiz cildini teşkil eden imparatorlar bölümlerinde de Gök-Türkler hakkında malumata tesadüf edilmektedir. Dokuzuncu ciltte prenses A-shih-na'nın biyografisinden başlayarak, Gök-Türk ülkesiyle ilgili bütün Çinli devlet adamlarının biyografilerinde çok kıymetli bilgi bulunmaktadır. Özellikle ellinci ciltteki Gök-Türk bölümünde kayıtlı kısa bazı vesikaların daha genişi söz konusu biyografilerde mevcuttur. Bu çalışmamızda Chou Shu'nun Ting-wen Shu-chü yayınevi, T'ai-pei 1987 baskısını kullandık.

Pei Ch'i Shu:

Li Te-lin tarafından yazılmaya başlanan bu eseri, onun ölümünden sonra oğlu Li Po-yüe, 636 yılında tamamlamıştır. Müstakil Gök-Türk bölümü olmayan Pei Ch'i Shu da elli ciltten oluşmuştur. İmparatorlar bölümlerinde ve şahıs biyografilerinde kısa da olsa Gök-Türklerle ilgili vesikalar vardır.
Pei Ch'i hanedanı 550-576 yılları arasında hüküm sürmüştür. Kitabımızda Pei Ch'i Shu'nun Ting-wen Shu-chü yayınevi T'ai-pei 1987 baskısından faydalandık.

Sui Shu:

Seksen beş ciltten oluşan Sui hanedanı yıllığı Sui Shu 636 yılında zamanın ünlü devlet adamı Wei Cheng tarafından tertip edilerek tamamlanmıştır.
Seksen dördüncü ciltte müstakil Gök-Türk ve Batı Gök-Türk bölümleri kayıtlıdır. Chou Shu 50'den daha çok vesika vardır. İmparatorlar bölümlerinde de Chou Shu'ya göre daha fazla bilgi kayıtlıdır. Şahıs biyografileri ise diğer yıllıklarda olduğu gibi vesika bakımından daha zengindir. Burada Ting-wen Shu-chü yayınevi T'ai-pei 1987 baskısından faydalandık.

Pei-shih:

659 yılında Li Yen-shou tarafından yazılan Pei-shih (Kuzey tarihi) yüz ciltten müteşekkildir.
Kuzey-güney hanedanları (Nan-pei Ch'ao) döneminde 386-618 yıllarına tekabül eden kuzey hanedanları; Kuzey Wei, Kuzey Ch'i, Chou ve Sui hanedanları dönemlerini anlatmaktadır. Doksan dokuzuncu ciltteki Gök-Türk bölümü Chou Shu 50 ve Sui Shu 84'ün muhteva bakımından aynısıdır. Ancak cümlelerde bazen farklılıklar göze çarpmaktadır. İmparatorlar ve diğer şahıs biyografilerinde farklı bilgi yoktur. Burada Pei-shih'nın Ting-wen Shu-chü yayınevi T'ai-pei 1987 baskısını kullandık.

T'ung Tien:

Gök-Türk kültür tarihi açısından en zengin malzemeyi bulabildiğimiz T'ung Tien, 801 yılında Tu Yu tarafından yazılmış bir tarihi ansiklopedidir. 197, 198 ve 199. ciltlerde müstakil Gök-Türk bölümleri bulunmaktadır. Unvan bakımından en zengin Gök-Türk bölümü buradadır. Kendisinden sonra yazılacak olan TFYK ve WHTK gibi ansiklopedilere kaynak oluşturmuştur.
Gök-Türk tarihi ile ilgili bilgiler kuruluşlarıyla beraber başlamakla birlikte 618 yılından sonraki malzeme daha bol ve teferruaütlıdır. Chou Shu, Pei Ch'i Shu ve Sui Shu'da mevcut olmayan bilgilerden bahis vardır. Chiu T'ang Shu, Hsin T'ang Shu gibi T'ang hanedanının en önemli kaynaklarından önce yazılmış olması, ona ayrı, bir değer katmaktadır. Batılı araştırıcıların bazıları T'ung Tien'deki bilgilere değinmişlerse de hiç kimse tam olarak tercüme etmemiştir. Bu sebeple T'ung Tien 197'deki Gök-Türk, 199'daki Batı Gök-Türk bölümlerinin tercümesi tezimizin ikinci kısmında verilmiştir. 198. cilt 630 sonrası fetret devrine ve II. Gök-Türk devletine aittir. Bu yüzden söz konusu cildin tercümeleri koyulmamıştır. T'ung Tien'in 1935 yılı Shang-wu yayınevi, Shang-hai baskısı kullanılmıştır.

Chiu T'ang Shu:

Eski T'ang kitabı adını taşıyan bu yıllık, Beş hanedan (Wu-tai) döneminde 945 yılında Liu Hsü tarafından yazılmıştır. 200 ciltten müteşekkil bu eserin 194. cildinin birinci kısmı Doğu ve II. Gök-Türklerine ayrılmıştır. Batı Gök-Türklerinin devamında diğer küçük Türk boyları hakkında da bilgi vardır, imparatorlar bölümleri ve diğer şahıs ve diğer şahıs biyografileri çok zengindir. Aslında Gök-Türklerin menşeyinden bahsetmeyen tek yıllık budur. Ancak, 617 yılı öncesinin Sui hanedanı yıllığında olduğu belirtilmiştir. 617-907 yılları arasını ihtiva eden bu yıllıkta, 821'den sonra olaylar daha teferruatlıdır. Konumuz açısından ilgili olan sadece ilk on üç yıl (617-630) incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Bu eserin Ting-wen Shu-chü yayınevi 1985 yılı T'ai-pei baskısından faydalanılmıştır.

Ts'e-fu Yuan-kui:

1005-1013 yılları arasında yazılmış 31 asıl ve 1102 ufak bölümden oluşmuştur.
İmparatorun emri ile Wang Ch'in-Jo ve Yang I başkanlığında bir heyet tarafından meydana getirilmiştir. Bin yıllık olaylar, çeşitli sülalelere ait vesikalar konulara göre ayrılarak ansiklopedi şeklinde bir araya getirilmiştir. Vesika ve hacim bakımından en geniş eserdir. Bu eserdeki 545-630 yılları arasına tekabül eden bilgileri aradık ve tercüme ettik. Neticede ortaya çıkan Gök-Türklerle ilgili zengin belgeleri araştırmamızın tercüme kısmına koyduk. Bu eserin 1981 yılı, T'ai-wan Chung-hua Shu-chü yayınevi, T'ai-pei baskısı kullanılmıştır.

Hsin T'ang Shu:

Wo Yang-hsiu ve Sung Chi tarafından on altı yıllık bir çalışma sonucunda yazılan bu eser 1060 yılında tamamlanmış, 225 ciltten meydana gelmiştir.
215. cildin birinci kısmında Gök-Türkler, ikinci kısmında Batı Gök-Türkleri anlatılmıştır. Bu bilgilerin önemli miktarının T'ung Tien 197'deki Gök-Türk bölümünden iktibas edildiği anlaşılmaktadır. Chiu T'ang Shu'dan ayırd edilmesi için daha sonraları Hsin (yeni) yeni ismiyle birlikte zikredilmiştir. Bu yıllıkta da konumuzla ilgili olan (617-630) yılları arasındaki bilgileri değerlendirdik.
Hsin T'ang Shu, Chiu T'ang Shu'da olmayan bazı bilgileri ihtiva ederken, onda olan bazı bilgilerden ve de biyografilerden bahsetmemetedir. Bu eserin 1985 yılı Ting-wen Shu-chü yayınevi, T'ai-pei baskısından faydalanılmıştır.

Tsu-chih T'ung-chien:

Çin tarihinin en önemli kronolojik kaynağı olan bu eser 294 cilt halinde Ssu Ma-kuang tarafından 1085 yılında bitirilmiştir. M. O. 403-m. s.959 yılları arasını ihtiva eden çok zengin bilgilerden meydan gelmiştir. Müellif on dokuz yıllık çalışma sırasında 320'den fazla kitaptan faydalanarak, hadiseleri kronolojik sıraya göre dizmiş ve güzel bir uslupla anlatmıştır. Özellikle kaybolan bir çok vesikayı burada bulmamız eserin değerini çok daha artırmaktadır.
545-630 arasına tekabül eden devrede yıllıklarda bulamadığımız bir çok vesikaya burada tesadüf ettiğimiz için bu devre ait kayıtların tercümesini ikinci kısımda verdik. Bu eserin 1935-1987 yılı, Hua-shih yayınevi, T'ai-pei baskısı kullanılmıştır.

T'ung Chih:

Cheng Ch'iao tarafından 1150 yılında yazılmıştır. Gök-Türklere ait çok kısa bir soy kütüğü kısmı vardır. Bu eserin de T'ung Tien'den etkilendiği anlaşılmaktadır. Eserimizde 1935 yılı Shang-wu yayınevi, Shang-hai baskısı kullanılmıştır.

Wen-hsien T'ung-k'ao:

Ma Tuan-lin tarafından 1254 yılında yazılmış; ancak 1319'da yayınlanabilmiş-tir. 348 ayrı cilde sahip olan bu eserin 343. cildi Gök-Türklerle ilgilidir. T'ung Ti-en'i kendisine misal alan eserlerdendir. 1935, Shang-wu yayınevi, Shang-hai baskısından faydalanılmıştır.

Kaynakça
Kitap: GÖKTÜRKLER I
Yazar: AHMET TAŞAĞIL
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Gök-Türk İMPARATORLUĞU KAYNAKLARI

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Ara 2010, 21:03

KAYNAKLAR ÜZERİNDE ÇALIŞMALAR

Batı ilim aleminde her zaman ilgiyle takip edilen şarkiyat araştırmaları, coğrafi keşiflerin yapılması, ilim ve teknikte ilerleme neticesinde XVIII. yüzyıldan itibaren büyük bir hız kazanmıştır. Yeni bulunan yerler, Uzak Doğu, Hindistan ve Orta Doğu milletleri üzerine araştırmalar sürerken dikkatler Orta Asya Türk tarihine çekilmeye başlamıştır. Çin yıllıklarındaki bilgiler bu hususta başı çekerken, eski Grek ve Latin kaynakları, daha sonra Arapça ve Farsça eserler bunları takip ediyordu. Şarkiyatçılar (Orientalist) büyük bir hızla bunları incelemeye koyulmuşlardı.

Gök-Türk tarihi ile ilgili Çin kaynaklarına dayalı ilk araştırma 1756-58 yıllarında, J.De Guignes tarafından Fransa'da yapıldı (Histoire Generale des Huns, des Turcs, des Mongol et des Autres Tartares Occidentaux, Paris, 1756-58, 5 cild; Türkçe tere. Hüseyin Cahit Yalçın, İstanbul 1325h). Zamanının şartlarında oldukça iyi sayılan bu eser çok geçmeden ilmi değerini yitirmiştir. Sinoloji alanındaki gelişmeler ve diğer araştırmalar, De Guignes'in vardığı neticelerin hatalı olduğunu, Çince isimlerin yanlış okunduğunu göstermiştir.

Gök-Türk tarihi üzerine batıda yapılan ikinci büyük çalışma, N.Yakinef Biçurin'in "Sobreniye Svediy o Narodah Obitavşih v Sredney Azü v Drevneye Vremena" (Sanktpeterburg, 1851; 2. baskı 1950 Moskova-Leningrad) adlı eseridir. Daha çok yıllık ve ansiklopedilerdeki Gök-Türk bölümlerine dayalı olarak yapılan 12. yüzyıla kadar Orta Asya ile ilgili çalışmada Çince okuma hatalarının yanında Batı GökTürk kağanı Tardu'yu 480'li yıllarda yaşamış göstermek gibi bir çok hatalara düşülmüştür.

Ansiklopedik eserlere dayalı çalışmalara bir misal de St.Julien'in eseri (Documents sur les Tou-kioue, JA, 1874 ve de kitap olarak Paris 1877)'dir. Yakinef ile istişare halinde, 1726 yılında meydana getirilmiş olan Pien-i-tien adlı ansiklopediye bağlı olarak, yıllıklardan iktibaslarla Gök-Türklerle ilgili bilgileri tercüme ederek yayınlamıştır. Bu eserde de bir çok tercüme, filolojik ve tarihle ilgili hatalara rastlanmaktadır.
XIX. yüzyılın sonlarına doğru Orta Asya'ya karşı şarkiyatçılar ve diğer ilim adamları arasındaki ilginin arttığı görülmektedir. Bu sıralarda Orta Asya'nın iç ke-simlerine gezi kazı ve benzeri araştırma gezileri tertip edilirken, ilim dünyası bir büyük keşfe daha sahne oldu. 1728 yılında İsveçli subay Strahlanberg tarafından ilim alemine ihbar edilen Orhun Abidelerinin okunması 1893 yılında vuku bulmuştur (W.Thomsen, L'lnscriptions de l'Orkhon dechifree, MSFOu, V, 1896) Gök Türk ve Türk tarihinin en önemli yazıdan olan bu kitabelerin okunması Gök-Türk araştırmalarında yeni bir çığır açmıştır. Yazıtlardaki özel isimlerin okunup, açığa çıkmasıyla, bir çok Çince ismin, unvanın Türkçe karşılığını tesbit etmek mümkün olmuştur. Ayrıca II. Gök-Türk devleti dönemiyle ilgili teferruatlı malumat elde

edilmiştir. Bundan birkaç yıl sonra Gök-Türk deyimi ilk defa kullanılmıştır. (W. Bang, Über die Köktürkische inscrift auf der Süd Seite des Kül Tegin Denkmals, Leipzig 1896). Aslında kitabelerin okunması gibi önemli bir gelişme Türkologların çoğunu Gök-Türkler üzerine araştırma yapmaya sevketmiştir. Bu zamana kadar sadece sinologlar tarafından yapılan araştırmalar ön planda iken artık Gök-Türklerin kendi dilleriyle yazdıkları kitabeler önem kazanmıştır.
Ancak kitabeler taşıdıkları bütün bu kıymetlerine rağmen yine de Gök-Türk tarihi için yetersiz kalmaktadır. Özellikle 542-630 arasındaki devreye ait kayıtlar son derece azdır. Bunu kitabelerin okunmasının ardından yazılan E.Chavannes, "Documents sur les Toukioue Occidentaux, Petersburg 1903 (2. baskı Paris 1941)" adlı eserden anlamak mümkündür. Chavannes, Batı Gök-Türkleri hakkında vesikalar adlı bu eserinde ağırlığını 627 yılından sonraya vermek üzere yıllıklardaki Batı Gök-Türklerine ve Türkistan'ın küçük şehir devletlerine ait metinlerin tercümesini vermiştir. Chavannes'ın eseri her bakımdan De Guignes, Yakinef ve Julien'in araştırmalarından daha doğru ve sağlam temellere oturmuştur. Diğer taraftan Grek kaynaklarındaki Gök-Türkler hakkındaki bilgilerle mukayese etmiş olması esere ayrı bir değer katmaktadır.

Fakat, Baü Gök-Türkleriyle ilgili vesikalar muhtevalı bu eserde 618 yılı öncesine ait eksik vesikalar vardır. Özellikle Batı Gök-Türk ülkesine gitmiş veya alakalı şahsiyetlerin biyografilerinin tercüme edilmemesi eksikliktir (P'ei Chü, Ts'ui P'eng, Wei Chie ve benzeri). Bunun yanında kendisinin esas kabul ettiği Chiu T'ang Shu ve Hsin T'ang Shu'dan çok önce yazılmış olan T'ung Tien gibi çok önemli bir eseri tercüme etmemiştir. Kronolojik vesika bakımından en zengin eser Tsu-chih T'ung-chien'deki bilgileri de tercüme etmemiştir. Ancak, Chavannes'ın kendisi de yıllıklardaki vesikaların eksik olduklarını görmüş ve daha sonra Ts'e-fu Yüan-kui'e dayalı olarak "Notes Additionelles sur les Tou-kioue Occidentaux, Petersburg 1903" adlı eseriyle telafi etmeye çalışmıştır. Burada da 618 yılı öncesi eksiktir. Bu tarihten önceki vesikalar tercüme edilmemiştir. Bununla birlikte bazı isimlerin hatalı okunmuş olmasına rağmen yukarıda söylediğimiz gibi Gök-Türk tarihi hakkında o zamana kadar yapılmış en iyi çalışmadır.

1915 yılında yine Fransız P.Pelliot, Türk ismi hakkında üç sayfalık bir makale yayınlamıştır (L'Örigine de Tou-kioue, Nom Chinois de Turc, TP, XVI, 1915). Gök-Türk tarihi hakkında fazla bir şey getirmeyen bu makale, daha çok Türk isminin Çincesi ve fonetiği üzerinedir.
Gök-Türk tarihi hakkında Çin kaynaklarına bağlı olarak yapılan en hacimli araştırma Liu Mao-tsai'ın eseridir (Die Chinesischen Nachrichten Zur Geschichte der Ost-Türken (T'u-küe), 2 cild, Wiesbaden, 1958). Yıllıklardaki Gök-Türklerle ilgili bütün metinlerin tercümesi esas alınmış ve Almanca'ya çevrilmiştir. Bu konuda yazılanların en mükemmeli olarak kabul edilen bu eserde vesika eksiklikleri göze çarpmaktadır. Her şeyden önce Sui Shu'da kayıtlı bir çok biyografi tercüme edilmemiştir. Fakat, bu biyografilerin bazı hadiseleri aydınlatmakta anahtar vazifesi gördüğünü müşahede etmekteyiz. Dolayısıyla bu biyografilerdeki vesikalar başka hiç bir yerde yoktur ve çok önemlidir. Bundan başka Tsu-chih T'ung-chien'de yıllıklarda olmayan bir çok vesika vardır. T'ung Tien özellikle unvan bakımından çok zengindir. Büyük bir ansiklopedi olan Ts'e-fu Yüan-kui de yıllıklardan daha zengin malzemeye sahiptir. Bu metinlerin tercümesi yapılmamıştır.

Bunu takiben 1960 yılında R. Giraud, Orhun Abidelerine dayalı olarak II. GökTürk devletini siyasi ve teşkilat yönünden incelemiştir (L'Empire de Turc Celestes, Paris 1960).

1968 yılında Macaristan'da H. Ecsedy, "Trade and War Relations Betvveen the Turks and China in the Second half of the Vlth Century" (Açta Orientalia, XXI, Budapest, 1968) adlı makalesiyle 545-589 yılları arasındaki Gök-Türk - Çin ticari ilişkilerini tetkik etmiştir. Sadece yıllıklardaki Gök-Türk bölümleri ve Tsu-chih T'ung-chien'deki bilgiler esas alındığı, biyografiler kullanılmadığı için yetersiz olduğu noktalar bulunmaktadır. Gök-Türk dönemi hanedan yıllıkları olan Chou Shu, Sui Shu, Hsin T'ang Shu'daki bilgiler, Liu I-t'ang tarafından Pien-cheng Yen-chio Suo dergisinin (Taipei, 1981) 12. sayısında açıklanmaya çalışılmıştır. Bu müellif Sui ve Hsin T'ang Shu'daki Batı Gök-Türk bölümlerinin açıklamalarını aynı derginin 14. sayısında yapmıştır (1983). Uygurca ve Moğolca isimlerle Gök-Türk isimlerinin Çincelerini mukayese ederek neticeye varmak istemiş ise de başarılı olduğu kabul edilemez çünkü, Uygurca'da kullanılan (Beşir, Hasan gibi) Arapça isimlerle karşılaştırma yaparken, fonetik benzerliklerden çözüm yolları ararken pek çok hataya düşmüştür.
Taiwan'da yapılan bir diğer araştırma Lin En-hsien'in T'u-chüe Yen-chio, Tai-pei, 1987 adlı eseridir. Liu Mao-tsai'ın eserinden sonra en hacimli eser sayılabilir. Ancak, yazar bölümlere ayırdığı konu başlıklarında sık sık aynı bilgi ve konuları tekrar etmektedir. Bunun yanında yıllıklardaki Gök-Türk bölümlerine bağlı kalmış ve biyografilere, imparatorlar bölümlerine oldukça az müracaat etmiştir. Ayrıca yaptığı soy kütüğü listesinde eksikler vardır.
Gök-Türklerle ilgili Çin kaynaklarına dayalı son araştırma Japon T. Hayashi ta-rafından yayınlanmıştır ("Development of a Nomadic Empire", Bulletin Ancient and Orient Museum, XI, Tokyo, 1990). 618 yılı sonrasını incelemeyi hedefleyen bu makalede, aslında Gök-Türk - Çin ticaret ilişkileri ele alınmaya çalışılmıştır. Ancak, Çin kaynaklarının Sui imparatorluğunun sonunda isyanlar çıkması (616-617) ve bazı asi Çinli devlet adamlarının Gök-Türklere bağlanmasını Gök-Türklerin kuvvetlenmesinde asıl sebep olarak göstermektedir. Halbuki Çin yıllıkları dahi bu sırada kuzeye çıkan Çinli asi devlet adamlarına kağanın bizzat asker verdiği, Gök-Türklere teslim olan halkın ise dağların vadilerin arasında yaşadığı ve hiç bir askeri faaliyet göstermediklerini anlatmaktadır.

Ülkemizde Gök-Türkler hakkında ilk ilmi çalışma A.M.V.Gabain tarafından yayınlanmıştır (Köktürklerin tarihine kısa bir bakış, DTCF, II/5 1944 ve de VIII/3,1950). Daha ziyade kitabelere bağlı olarak II.Gök-Türk devletinin ele alınmaya çalışıldığı bu makalede I. Gök-Türk devleti dönemine ait çok kısa malumat vardır. Buna rağmen Gök-Türklerin Çinle ilk siyasi temas kurmasını 556 yılına koymak gibi büyük karışıklıklar yapılmıştır.
Rus Yakinef ve Fransız Julien'in eserlerine ve arkeolojik kazılara dayalı çalışmalardan faydalanmak suretiyle A.N.Kurat, bir makale yayınlamıştır (Göktürk Kağanlığı, DTCF, X, 1-2, 1952). Bizzat Çince metinlerden faydalanmadığı anlaşılan Kurat, eserlerini kullandığı Julien ve Yakinef in hatalarını tekrar etmiştir. Mesela 545 yılı, 535 olarak gösterilmiş; Tardu 480'li yıllarda yaşamış gibi bariz karışıklıklar tekrar edilmiştir. Ayrıca I. Gök-Türk devleti 552-588 yılları arasında varlığını sürdürmüş olduğu; sonra Doğu Gök-Türkleri anlatılırken Tou-lan Kağan ile Ch'i-min Kağan aynı şahıs olarak belirtilmiştir. Kao-ch'ang'lılar da yine Yakineften iktibaslı ve hatalı olarak Uygurlar olarak izah edilmiştir. Bunlar gibi bir çok yanlış tarihlere ve isimlerin karıştırılmasına tesadüf edilmektedir.

Ülkemizde Çince metinlere dayalı ilk Gök-Türk tarihi çalışması B.Ogel tarafından (Doğu Göktürkleri Hakkında Vesikalar Nodar, Belleten, 81, 1957) yayınlanmıştır. Chou Shu ve Sui Shu'daki Gök-Türk bölümlerinin menşeyle ilgili kısımlarındaki efsanevi rivayetler Bumın zamanına kadar tercüme edilerek açıklanmıştır. Çok iyi izahadarın yapıldığı bu makalede diğer Türk boyları, Moğol kabileleri ve Hun'larla olan ortak noktalar mukayese edilerek tesbit edilmiştir. Ögel'in meseleye vakıf olduğu kolayca anlaşılmaktadır. Ancak Chou Shu' 50'deki ilk satırda A-shih-na kabilesini ilk yenen devletin adı belirtilmeyerek komşu devlet (Lin-kuo) ifadesi kullanılmıştır. Ogel, burada komşu anlamına gelen Lin karakterini devlet adı olarak düşünmüş sonra yerini aramış ve bulamadığını belirtmiştir.

Liu Mao-tsai'ın bu geniş tercümesinin eksiklerini farkeden Ogel, doktora öğrencisi Chang Jen-t'ang'a, Tsu-chih T'ung-chien ve Ts'e-fu Yüan-kui'deki bilgilerin tercümesini yaptırtmıştır (Doğu Göktürkleri, doktora tezi, özel baskı Taipei, 1968). Chang Jen-t'ang, 618-742 yılları arasına tekabül eden devrede ağırlığı Tsu-chih T'ung-chien olmak üzere bazen Ts'e-fu Yüan-kui'deki belgeleri kullanmak suretiyle Türkçeye tercüme etmiştir. Burada 542-618 yılları arasına dokunulmamıştır. T'ang hanedanı resmen 618 yılında kurulmuştur; Fakat, bunun isyan hareketi bir-iki yıl önce başlamıştı. Bu yüzden, 616 yılından itibaren tercümelere başlamış olması konu bütünlüğü açısından iyi olacaktı. Çünkü bu devrede Gök-Türklerin Çin'e yardımları vardır. T'ang hanedanı, daha kurulduğu sırada yok olmaktan bir Gök Türk tegini Ta-nai sayesinde kurtulmuştur. Bunlara ait malumat bulunmamaktadır. Diğer taraftan 618 sonrasına ait Ts'e-fu Yüan-kui'deki belgelerin hepsinin tercümesi verilmemiştir. Üstelik Gök-Türklerin askeri ve siyasi alanda üstün oldukları döneme ait vesikaların verilmemesi de dikkat çekicidir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Gök-Türk İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir