Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Ak Hunlar (Eftalitler)

Burada Ak Hun İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Ak Hunlar (Eftalitler)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Ara 2010, 19:14

Ak Hunlar (Eftalitler)

Biri Büyük Hun İmparatorluğu olmak üzere yedi devleti anlatmaya çalıştık, hepsi de Hunlar tarafından kurulmuşlardı. Şimdi, Hunların kurduğu sekizinci devleti tanımaya sıra geldi. Bir çok şekillerde yazılan adlarının en meşhurları yukarıya başlık yapıldı. Bir topluluk öncelikle büyük topluluktan her hangi vesile de kopuyor, bir tarafa çekiliyor bir zaman için unutulup gidiyor. Zaman içinde toparlanıp, belirti topraklara sahip olmaya, devletini kurmaya kalkınca dikkat çekip kendilerinden bahsettiriyorlar. Çok dip kökenine kadar gidilip tanımaya çalışılırsa esas gövdeyle karşılaşılıyor; buradan kopuş tarihleri bazen tespit edilemiyor.

Ak Hunlar meselesi eski tarihçileri hayli uğraştırmış. Çok karmaşık bir durum arzeden hadiselerden yılmayan, gerçeğe ulaşmak için gayret sarfeden ilim adamlarından "K.Czegledy'nin geniş araştırması de -bu husus- oldukça açıklık kazanmış görünüyor. Buna göre, tarihi gelişme M. 350 yıllarında Altaylar havalisinden batıya doğru cereyan eden büyük göç hareketi de ilgilidir."
"Eftalitler (Yani Ak Hunlar) savaşçı ama kalabalık olmayan bir halktı." "IV. Yüzyılın ortalarından itibaren Ak Hunlar hükümdarlığı yerleşik hayat süren İranla, aralarında Orta Asyalı Hunların bulunduğu Avrasya bozkırının göçebe kabileleri arasında bir set teşkil etti." İran'ın doğu sınırlan genel vatisi Arşakid isyan etmişti. 384'de meydana gelen bu olayda Ak Hunlar Şehinşahın müttefiki olarak sahneye çıktılar.

Ak Hunların hangi tarihte devlet kurduklarının sorusu, senesi tam belli olmamakla beraber, böyle cevaplanıyor. Onlar saydan az ama savaşçı idiler, dördüncü asrın ikinci yarısında hükümdarlıklarını kurdular. Aynı tarihlerde, Asya'da başka Türk devletleri de mevcut idi.

Muhtelif biçimlerde kendilerinden söz ettiriyorlar. Bir tarihçi şöyle diyor: V. ci asrın başında, Moğolistan'a hakim Cücen (Apar) aşiretine bağlı ikinci derecede bir kabileydiler. V. ci asrın ikinci çeyreğinde kudretlerini batıya doğru yayan Ak Hunlar büyük bir öneme kavuşmuşlardı. Doğuda Yulduz' un yukarısında (Karaşahr'ın kuzey doğusu) başlayan hakimiyetleri Işık kul (göl) havzası, Çu ve Talaş bozkır lan ve Aral'a kadar Sir-Derya bölgesi üzerinde devam ederek Balkaş'a kadar İli havzası boyunca uzanıyordu."

Bu kadar yer işgal etmiş olmalarına rağmen "ikinci derecede bir kabile" sayılmaları insafsızlık olsa gerek. O zamanın şartlarına göre daha da hızlı büyüdüklerini arılatan başka eserler bulunmakta, şöyle demektedirler "Ak-Hun Hanlarının merkezlerinden biri Talaş şehri taraflarındaydı. 440 yılına doğru aynca Soğdak ve Semerkand bölgesini işgal etmişler ve Belh, Baktriya veya Tataristanı hakimiyetieri altına almışlardı."

Hüküm altına alınan toprakların genişliği gelişmiş bir gücün delilidir. Dünyanın hiçbir arazisi hiçbir zaman bedavadan dağıtılacak kadar ucuz olmamıştır. Bedelsiz sahiplenme toprağın haysiyetine yakışmaz. Önceleri bir avuç insan olarak karşımıza çıkan Ak Hunlar, kuvvetli rakipleriyle boğuşa boğuşa, yere tırnaklarını geçirmişlerse mutlaka kabile-kavimdaşlarıyla saflarını sıklaştırmış olmalıydılar. Yukarıda çizilen sınırlar, oralarda kurulan hakimiyet 440 senesinden evvele aittir. Başarıların çok az insanla mümkün olmadığı varsayımıyla, kalabalıklaştıklarını vede çok kayıplar verdiklerini düşünüyoruz. O günlere bakarak, daha sonra gelecek günler için tahminde bulunulabilirini? Hayır, bu imkansız. Çünkü, bölgenin ve zamanın öğrettiğinden istikrar oynak, güç gezici, talih zemini çok kaygan. Beylikten köleliğe tenzili rütbe için üzerinde yürünen ipin hafif sallanması kafi. Yer altı maden rezervlerinin miktarı da tespit edilemiyordu o zamanlar, devletlerin istikbali'de. an'a bakılırsa zaferler vefalı, büyüme düzenliydi. Ak Hunlar suyu meyidi akan bir kanala girmiş, gürül gürül çağlıyorlar.

Bahsini ettiğimiz senelerde Asya kıtasında hükümran olan ne çok devlet olduğunu düşünüyoruz. İçlerinde Türklere ait bulunanlar yarım düzine. Tabgaçlar, Hialar, Kuzey Liangları, (Avrupa Hun İmparatorluğu) henüz kesinlik kazanmamış ama Türk oldukları bazı tarihçilerce savunulan isimler de var. Başka kavimlerin devletleri var. Sınırlar ne dikenli tel de ne de mayın döşenerek muhafaza ediliyor. Herkes her an boğacak boğaz arıyor ve yine de hayat devam ediyor.

Kaynakça
Kitap: TANRININ ASKERLERİ
Yazar: NAZIM TEKTAŞ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Ak Hunlar (Eftalitler)

Mesajgönderen avşar » 25 Nis 2011, 12:09

Her Türk devletinni tanınması gerektiğini bir kaç büyük devletin adını anıp diğerlerini önemsememek gibi yanılgıya düşmemek gerektiğini düşünüyorum.Akhunlar da tanınması gereken adından sıkça bahsedilmesi gereken bir devletimizdir.Ezeli düşman iranlılarla mücadeleleri ve Hindistan seferleri bilinmelidir.Halaçlar Halaciler Hallaçlar Kalaçlar Varsaklar bilinmelidir.Akhunlar Türklüğün bir parçasıdır unutulmamalıdır.
Kullanıcı avatarı
avşar
Çavuş
Çavuş
 
Mesajlar: 75
Kayıt: 25 Nis 2011, 11:45

Re: Ak Hunlar (Eftalitler)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Nis 2011, 12:31

avşar yazdı:Her Türk devletinni tanınması gerektiğini bir kaç büyük devletin adını anıp diğerlerini önemsememek gibi yanılgıya düşmemek gerektiğini düşünüyorum.Akhunlar da tanınması gereken adından sıkça bahsedilmesi gereken bir devletimizdir.Ezeli düşman iranlılarla mücadeleleri ve Hindistan seferleri bilinmelidir.Halaçlar Halaciler Hallaçlar Kalaçlar Varsaklar bilinmelidir.Akhunlar Türklüğün bir parçasıdır unutulmamalıdır.


Aynen haklısınız. Bugün Hindistan'da Türk'lüklerinden haberi olmayan birçok boyların kökenleri Ak Hun Türklerine dayanıyor. Örnek olarak Gujarları verebiliriz.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Ak Hun İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir