Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Doğu Türkistan Türkleri'nin istiklal mücadelesi

Burada Doğu Türkistan Uygur Türkleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Doğu Türkistan Türkleri'nin istiklal mücadelesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Ara 2010, 18:39

Doğu Türkistan Türkleri'nin istiklal mücadelesi:

Doğu Türkistan'ın 1878'de Çinliler tarafından işgalinden sonra kurulan Çin idaresi Türkleri her hu-susta geri bırakmıştır. Neticede memlekette sosyal hayat ikiye bölünmüştür. Memleketi sömüren ve ağır vergileri toplayan Çinliler ile ezilen ve sömürülen fakir Türk halkını din adamları, toprak sahibi zenginler ve tüccarlar idare etmeye ve Türklük-Müslümanlık şuurunu uyanık tutmaya çalışmışlardır. Bu Türk ileri gelenleri, hediye ve rüşvetlerle Çinli yöneticilerin, bir dereceye kadar da olsa, halkı ezmelerine mani olmaya çalışmışlardır. 1911 Çin ihtilali ile kısmen serbestlik kazanan Türkler 1912'de ili havalisinde istiklal için ilk hareketi yaptılar. Fakat, bu ayaklanmayı ve bir keşmekeş halindeki Çin idaresinin beceriksizliğini gören Ruslar, güya Rus tebası olan bir kısım halkın güvenliğini sağlamak bahanesiyle, 1.000 kişilik bir kuvvet Urumçi'yi işgal ettiler. Rus işgali Çinli vali Yang Tseng-Hsin'i istiklal için başkaldıran Türklerle anlaşmaya sevk etti. Fakat Türklerin istiklal isteği karşısında bir müddet sonra da Ruslarla anlaştı. Ticari yönden Doğu Türkistan ile sıkı münasebetleri olan Rusların bu and-laşmadan sonra bölgede nüfuzları daha da arttı. 1928'de Yang'ın öldürülmesi ve daha zalim bir adam Çin-Şu-Rin'in valiliğe getirilmesi ile hadiseler yeniden alevlendi. Çinli valinin Hami (Kumul) deki Türklerin topraklarını zorla alıp Çinli göçmenlere dağıtması Türkleri büyük infiale sevk etti.

1931 yılında bir Çinli subayın bir Türk kızı ile zorla evlenmek istemesini bahane eden Türkler isyan ederek Hoca Niyaz Hacı önderliğinde Hami şehrini kısa zamanda kontrollerine aldılar. Fakat Doğu Türkistan'ın diğer eyaletlerindeki Türkler, bu ayaklanmadan haberdar olmalarına rağmen, teşkilatsızlık ve lidersizlikten dolayı ayaklanmaya kanlamadılar. Bu gerçeği müderris iken komutan olmak mecburiyetinde kalan ve bu devrin olaylarını bizzat yaşayan Mehmet Emin Buğra yazdığı Türkistan tarihinde etraflıca zikreder. Ancak, 1933 yazında Turfan, Karaşehir, Korlu, Luça, Aksu ve Hoten halkı da ayaklanmaya iştirak ettiler. Mehmed Emin Buğra ile kardeşlerinin önderliğinde kurulan "Milli ihtilal Komitesi" hazırlıklarını tamamlayarak geçici bir hükümet kurulmasanı karar verdiler. Karkaş kadısı Muhammed Niyaz Alem devlet reisi eski Gulca kadısı ve Rusya, Türkiye ve Mısır'da siyasi araştırmalar yapmış Sabit Damullah başbakan ve Mehmet Emin Buğra da ordu komutanı olarak ihtilal hükümetinde vazife aldılar.

Kısa zamanda Doğu Türkistan'ın başlıca şehirleri Türk kontrolüne geçti. Doğu Türkistan'daki bu milli uyanışın Batı Türkistan'da da yayılması ihtimali Rusları büyük bir telaşa düşürdü. Tıpkı Yakub Han'a karşı General Tso'ya silah yardımı yaptıkları gibi, Çinlilere Türk Milli Ayaklanmasını bastırmaları için silah yardımına başladılar. Doğu Türkistan'da rakip kuvvetler arasındaki amansız çarpışmalarda binlerce kişi hayatını kaybetti. Buna rağmen Türkler memleketin büyük bir kısmına hakim oldular. Bilhassa Sabit Damullah'ın gayretiyle memleketin idaresi yeni baştan düzenlenerek "Doğu Türkistan Türk İslam Cumhuriyeti"nin istiklali ilan edildi (Kasım 1933). Yeni Kurulan hükümette Hoca Niyaz Hacı devlet reisi ve başkumandan, Sabit Damullah başbakan ve Muhammed Kasım Hacı da dışişleri bakanı oldular. Hükümette bunlardan başka 12 bakanlık daha teşkil edilerek bir de "Milli Meclis" kuruldu. Fakat, bu Türk-İslam Cumhuriyeti üç cephede birden savaşmak mecburiyetinde idi.

Çinliler ve Ruslardan sonra yıllar evvel Yakub Han'ın başına da dert olan Çin asıllı müslüman Dunganlar (Döngenler) Doğu Türkistana hakim olmak için Türklere karşı savaşa girdiler. Hoca Niyaz Hacı, Dungan lideri Ma-Sing-Jin ile anlaşmak istemiş ise de, onun aşırı istekleri yüzünden bir netice hasıl olmamıştır. Dunganlar ile Türklerin aralarının açılması yeni komünist Çin valisi Şeng'i sevindirmiş, Hoca Niyaz'ı Dunganlara karşı kullanmak ümidiyle kendisine andlaşma teklif etmiş ve hatta onun vali vekili olmasını istemiştir. Fakat bu andlaşmadan diğer Türk liderleri memnun kalmadığından bir netice hasıl olmamış ve yeniden Doğu Türkistan Türk-İslam Cumhuriyetinin istiklali için çarpışma yolu seçilmiştir (10 Eylül 1933). Fakat bu arada Dunganlar karşısındaki mağlubiyetler ve Dunganların Kaşgar'ı aldıktan sonra 7.000 kişiyi katletmeleri Türklerin moralini oldukça bozmuştur. Dunganların bu beklenmedik başarıları yalnız Türkleri ve Çinlileri değil, Rusları daha rahatsız etmiştir. Nitekim Ruslar, uçaklar, tanklar ve zırhlı araçlarla donatılmış 20.000 kişilik bir orduyu komünist Çin valisi Şeng'e vererek bu Dungan tehlikesini bertaraf etmişlerdir. Böylece Doğu Türkistan Türkleri iki dev düşmanla (Çin ve Rusya) karşı karşıya kalmışlardır. Tam bir çaresizlik içine düşen Doğu Türkistan devlet reisi Hoca Niyaz hükümetine danışmadan Ruslarla bir andlaşma imzalayarak işin içinden çıkmak istemiştir. Yapılan andlaşmaya göre Doğu Türkistan Çin kontrolünden çıkıp Sovyet kontrolüne geçecek ve bütün Türk askeri birlikleri de dağıtılacak idi. Bu andlaşmayı haklı olarak Doğu Türkistan Hükümeti reddetti. Bunun üzerine Hoca Niyaz hükümet ileri gelenlerini yakalatarak Çin valisine teslim etti. Çin valisi de onları idam ettirdi. Başlangıçta çok vatanperverane hareket eden ve Doğu Türkistan Türk-İslam Cumhuriyeti'nin başkanlığına kadar yükselen Hoca Niyaz Hacı'nın bu akıl almaz ihaneti Doğu Türkistan Türkleri için büyük darbe oldu. Yakub Han'ın ölümünden sonra oğulları ve valileri tarafından işlenen feci hatanın Doğu Türkistan'ın istiklali için bu kadar başarılar elde etmiş olan yöneticileri tarafından da işlenmiş olması Doğu Türkistan halkının en büyük talihsizliği olmuştur. Neticede, Türk milli istiklalinin düşmanları büyük bir zafer kazanmış oldular.

Ruslarla kısa zamanda arası açılan Hoca Niyaz bu sefer de Çin tarafı-na geçmiştir. Bu hareketinden dolayı da Urumçi vali yardımcılığına getirilmiş ve bir müddet sonra da yeni efendileri tarafından öldürülmüştür (Nisan 1942).

iki emperyalist devletin (Rusya ve Çin) Doğu Türkistan'da oynadıkları bu kanlı oyuna, II. Dünya Harbi'ndeki siyasetleri icabı, yalnız ingiliz ve Japon basınında kısaca yer verilmiş, diğer bütün medeni dünyadan hiç bir protesto sesi duyulmamıştır. Hoca Niyaz Hacı'nın ihaneti ile büyük darbe yiyen Doğu Türkistan Türkleri'nin bir kısmı Rusların ve bir kısmı da Çinlilerin elinde oyuncak durumuna düşüp birbirleriyle savaşa girmişlerdir. Bu arada Rus ve Çinli'ye alet olmayan bir kısım Türkler hürriyet mücadelesini ümitsiz bir şekilde devam ettirmişler ise de, hareketleri Ruslar ve Çinliler tarafından bastırılmış ve binlerce Türk barbarca katledilmiştir.

Herşeye rağmen Türkler, zaman zaman Türkistan Genel Valili'nde mühim vazifeler alarak halkın ızdırabını bir dereceye kadar dindirmeye çalışmışlardır. Mesela, 1947 başlarındadır. Mesut Sabri Genel Vali, İsa Yusuf Alptekin Genel Sekreter; komünist istilasından önce 1949'da Genel Valilikte yapılan değişiklikler ile Mehmet Emin Buğra Vali yardımcısı olmuşlar ise de, millete istedikleri şekilde yardım etme fırsatı bulamamışlardır.

Nihayet 1949'da Çin'deki iç mücadeleyi kazanan komünist kuvvetler Doğu Türkistan'ı yeniden işgal ederek, istiklal taraftarı binlerce Türk'ü öldürmüşler ve onbinlerce Türk'ü de memleketi terk etmek mecburiye-tinde bırakmışlardır. Rus kuvvetleri de geri çekildiğinden komünist Çin idarecileri Doğu Türkistan'da Marksist rejimi tam manasiyle yerleştirebilmek için milliyetçilik, hürriyet ve istaklal gibi ulvi duyguları Türklerde yok etmek gayesiyle amansız bir terör idaresi kurma yoluna girmiştir.

1950'lerde başlayan Doğu Türkistan Türklerini komünistleştirme siyaseti Çinliler tarafından hala da bütün hızıyla devam ettirilmektedir. Çinliler bununla da yetinmeyerek son 25-30 senelik devrede on milyon (10.000.000)'a yakın Çinliyi bölgeye iskan ederek dengesini kendi lehlerine çevirme çabası göstermektedirler. Diğer taraftan, tabii kaynakları çok zengin olan Doğu Türkistan'ı sömürme emelinden vazgeçmeyen Sovyetler ise, hala propagandalarını sürdürmekte, Türklerin memleketi üzerinde, Çinli komünistlerle ideolojik kavgalarına devam etmektedirler.

Kaynakça
Kitap: ATATÜRK VE TÜRK DÜNYASI
Yazar: MEHMET SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Doğu Türkistan Uygur Türkleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron