Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Yakub Bey ve kurduğu devlet

Burada Doğu Türkistan Uygur Türkleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Yakub Bey ve kurduğu devlet

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Ara 2010, 18:36

Yakub Bey ve kurduğu devlet:

Kaşgar'ı düşman istilasından kurtaran ve müstakil bir devlet olarak da zamanın büyük devletleri tarafından resmen tanınmasını sağlayan Muhammed Yakub Bey, 1820'de Taşkent yakınlarında Pişkent köyünde doğmuş idi. Kurama kasabasının Kadısı olan babası Pir Muhammed Mirza, 1818'de Pişkend'e gelerek oranın en nüfuzlu şahsiyeti olan Şeyh Nizameddin'in kızkardeşi ile evlenmişti. Muhammed Yakub'un ilk yükseliş yıllarında nüfuzlu dayısının büyük rolü olmuştur. Devrinin geleneklerine uyarak çocukluk yıllarını Molla olabilmek için sıkı çalışmalarla geçiren Muhammed Yakub, bilahere bu mesleğin, hareket dolu yaradılışına uymadığnı görerek bırakmıştır. işte tam bu sırada kızkardeşi Taşkent Valisi Nur Muhammed Han ile evlenmişti. Vali enişte sayesinde Yakub Bey, Hokand askeri kuvvetlerine girmiş, kısa zamanda kabiliyetini göstererek 1845'de yeni Hokand Hanı Hudayar'a Mahram (Mabeyinci) tayin edilmişti. 1853'de Akmescit'i Ruslara karşı başarıyla müdafaa eden Yakub Bey'in uhdesine, 1864'den itibaren Rusların Orta Asya'da yeniden ilerlemeleri üzerine Çimkent'in müdafaası verilmişti. Bu kaleyi de ilk Rus taarruzuna karşı başarıyla savunan Yakub Bey, bilahere Rusların toplarla hücumu üzerine Çimkent'i boşaltmak zorunda kalmıştı. Yakub Bey, 1865'de Taşkent'i Ruslara karşı kahramanca müdafaa ederken ölecek olan Alim-Kul'un yanına dönmüş ise de, Hokand Hanlığına hakim olmak düşüncesinde olan Alim-Kul tarafından Kaşgar'da Büzürg Han'a yardımcı olması için 66 kişilik bir müfreze ile Taşkent'den bir nevi uzaklaştırılmıştır.

1864 başlarında Sadık Bey'in Kaşgar'dan ayrılmasıyla şehre tekrar hakim olan Çinliler, Yakub Bey ile Büzürg Han kuvvetlerinin 1865'de yaptıkları ilk hücumu püskürtmeyi başarmışlar ise de, Taşkent'in Rusların eline geçmesinden sonra bazı Hokand kuvvetlerinin Yakub Bey'e katılmaları üzerine, yenilerek Kaşgar'ı terk etmek mecburiyetinde kalmışlardır. Yakub Bey, Kaşgar'ın arkasından Yarkent'i de alarak mevcut ordusunu yeniden tanzim ve takviye etmiş, buna Hokand idaresinde kazandığı askeri tecrübelerini de ekleyerek, Doğu Türkistan'ın diğer şehirlerini birer birer zaptetmeye muvaffak olmuştur. Fakat, Büzürg Han'ın kendi başarılarını kıskanıp aleyhinde bir vaziyet alması üzerine 1867'de kendisini önce hapis sonra da Mekke'ye hacca göndererek Doğu Türkistan'ın mutlak hakimi olmuştur.

Büzürg Han meselesini halleden Yakub Bey, ilk iş olarak doğuda huzursuzluk yaratan ve fakat esasında Kaşgar'a hakim olmak isteyen Dön-genler üzerine yürümüştür. Fakat, O, önce Döngenlere dostluk teklif etmiştir. Döngenler bunu reddettiği gibi, Karaşar ve Sayram'ı da işgal etmişlerdir. Ancak, Yakub Bey kuvvetlerinin yaklaşması üzerine bu kasabaları yağmalayıp çekilmişlerdir. Yakub Bey dört aylık bir kuşatmadan sonra Döngenlerin müdafaa ettikleri Turfan'ı zaptetmeye muvaffak olmuştur (Temmuz 1870). Ne var ki, galip gelmesine rağmen, Döngenlerin inat-müdafaaları Yakub Bey'in ordusunu oldukça sarsmıştır. ili vadisinin kontrolünün Kaşgar hakimine geçmesi, hızla gelişen bu Müslüman devletinden Rusların endişe duymasına ve harekete geçmesine sebep olmuştur. Ruslar kısa zamanda ili vadisinin kapısı durumundaki Kuça'yı zaptetmişleridr. 1868'de Rusların Orta Asya'yı istilalarından sonra kurdukları Türkistan Genel Valiliği karargahında Kaşgar'a karşı bir sefer için planlar hazırlanmış ise de, Hive meselesi dahi önemli addederek bu planın tatbiki o an için geri bırakılmıştır. Fakat, bu değişikliğe rağmen Yakub Bey ile Türkistan Genel Valisi General Kaufman arasında tartışmalar yazılı olarak devam etmiştir.

Ruslar, Hokand ve Buhara ya dikte ettirdikleri ticari andlaşmalar gibi, Yakub Bey ile de bir ticari andlaşma yapmak istiyorlardı. Haklı olarak Yakub Bey, Rusların memleketine, her ne şekilde olursa olsun girmelerini istemiyordu. Çünkü, onun gözünde Ruslar, "ticaret için değil, devleti hakkında entrika ve casusluk için gelecek şerefsiz insanlar" idi. Üstelik, hala resmen Kaşgar'daki hakimiyetini tanımamışlardı. Sonunda Yakub Bey, Rusları düşman olarak almaktansa, ticari yolla da olsa, dostluk münasebetleri kurmaya karar verdi. Baron Kaulbars başkanlığındaki ilk Rus elçilik heyeti ile bir ticaret andlaşması imzalamıştır (10 Temmuz 1872). Bunu, 1875 yılında Rusların Albay Reinthal başkanlığında gönderdikleri ikinci elçilik heyeti takip etmiştir.

Rusların Türkistan'daki Türk Hanlıklarını birer birer zaptederek, Hindistan hududlarına yaklaşmaları ingilizleri endişeye düşürmüştü. Orta Asya'da ticari ve politik avantajlarını kaybeden ingilizler, kontrolleri altında bulundurdukları Afganistan'ın kapı komşusu, yükselmekte olan yeni Müslüman devletin hadiseleriyle ilgilenmeye başlamışlardır.

İlk ingiliz ziyaretçi A. Schlagenvveit'in 1857'de Doğu Türkistan'da bir kıyamda öldürülmesinden sonra, 1863'de W.P. Jonson'un ve 1868'de de P. Shaw'ın ticari bir maksatla da olsa, bu ülkeyi ziyaret ettiklerini görüyoruz. Yakub Bey, bir tüccar sıfatiyle Kaşgar'ı ziyaret etmesine rağmen, P. Shaw'e büyük iltifat göstermiş, ingiliz için dostluk duyguları ile dolu olduğunu söylemiştir. Ertesi sene, 1869'da da, Mirza Muhammed Şadi baş-kanlığında bir heyeti ingilizlerin Hindistan hükümeti nezdine göndererek bu samimiyetini tekrarlamıştır.

Yakub Bey, o an için Türkiye ile dost geçinen, ingilizlerden teşkilatını geliştirmekte olduğu ordusu için, silah ve mühimmat temin etmeği umuyor; ingilizler de Doğu Türkistan'ın tabii zenginliklerini işletmeyi ticari ve politik nüfuzlarını artırarak icabında bu ülkeyi, Afganistan misali, Rusya ve Çin'e karşı bir tampon devlet olarak kullanmayı düşünüyorlardı. Diğer taraftan ingilizler, Yakub Bey'in Türkiye ile münasebetlerini geliştirmesine yardımcı olmayı da vaad ediyorlardı ki, bu, Yakub Bey'i ingilizlerle iyi geçinmeye sevk eden önemli noktalardan biri idi.

Yakub Bey'in elçisi Mirza Şadi bir sene Hindistan'da bekledikten sonra, D. Forsyth'ın başkanlığında ve P. Shaw ile Dr. G. Henderson'ın da için-de bulunduğu ilk ingiliz elçilik heyeti ile birlikte 1870'de Kaşgara döndü.

Yakub Bey tarafından çok iyi bir şekilde karşılanan ingiliz heyeti üç aya yakın Kaşgar'da kalmıştır. O sırada Ruslarla münazaa halinde bulunduğundan ve onları daha fazla kışkırtmakta yarar görmediğinden, Yakub Bey, ingilizlere rica ederek taraflar arasında şimdilik bir andlaşma yapılmamasını sağlamıştır. ilk Kaşgar-ingiliz Ticaret Anlaşması, Ruslarla 1872'de yapılan andlaşmanın ardından yapılan, D. Forsyth'ın daha seçkin ve kalabalık bir heyetle ve Müslüman askerlerden kurulu bir süvari birliği refakatinde, Kaşgar'a ikinci gelişinde törenle imzalanmıştır (1873).

Yakub Bey ve devletinin yükselişi, diğer Orta Asya Müslüman devletlerinin birer birer istila edildikleri bir devreye rastlaması yönünden ne kadar önemli olmuş ise, Türkiye'nin Türkistan meseleleri ile doğrudan doğruya ilgilenmesini sağlaması yönünden de o kadar önemli bir olay olmuştur. Hokand, Buhara ve Hive Hanlarının yardım feryatlarını gerektiği şekilde yerine getirememenin acı sonuçlarını gören İslam aleminin lideri Türkiye, bu sefer Yakub Bey'in yardım için gelen elçisini eliboş göndermemiştir.

Yakub Bey Kaşgar'a hakim olduktan sonra, bir taraftan Orta Asya'yı bir nevi aralarında paylaşıp istila etmiş olan Rusya ve ingiltere ile münasebetlerini dostane bir şekilde düzenlemeye ve bir denge unsuru olmaya çalışırken, diğer taraftan da kendi nüfuzunu yükseltecek ve devletine destek olacak olan İslamın başı, Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz Han (1861-1876) nezdinde fevkalade elçisi Said Yakub Han Tora'yı göndermişti. Türkistan illerinin yetiştirdiği en büyük diplomatlardan biri olan Said Yakub Han Tora, kısa adiyle Hoca Tora, Orta Asya'da gelişmeleri ve bu arada Kaşgar devletinin durumu ve ihtiyaçlarını çok iyi bir şekilde Osmanlı hükümeti yetkililerine anlatarak, iyi bir andlaşma ile personel ve silah yardımı sağlamaya muvaffak olmuştur. Elçinin istekleri, bizzat Top-hane Müşiri Ali Said Paşa ile Umum Fabrikalar Nazırı Seyyid Paşa'nın himmet ve gayretleriyle, 2.000 tüfek ve kapsül ile 6 adet Krupp topu ve Kaşgar'da imal edilmek üzere kapsül ve barut imal vasıtaları ve ustaları verilerek yerine getirilmiştir. Ayrıca, Kaşgar ordusunu eğitmek için, istihkam Zabiti Ali Kazım Bey, Piyade Zabiti Muhammed Yusuf Bey, Süvari Zabiti Çerkeş Yusuf Bey ve Topçu Zabiti İsmail Hakkı Bey ile dört mütekait zabit enderundan Murad Efendi'nin başkanlığında Kaşgar'a gönderilmiştir. Ayrıca, bazı hediyeler ile "birinci rütbeden murassa nişan-ı Osmani ile Seyf ve alem" gönderilmiştir. Elçilik heyeti ve name-i hümayun Kaşgar'da 100 pare top atışıyla selamlanmış ve bundan sonra, Yakub Bey (Yakub Han)in hakimiyeti altında bulunan bütün memleket-lerde hutbeler Sultan Abdülaziz namına okutulmaya ve sikkeler de onun namına basılmaya başlanmıştır. Daha önce "Atalık Gazi" ve "Bedevlet" unvanını almış olan Yakub Han'a bu münasebetle verilen "Emir" Tik ünvanının ilanında o sırada Kaşgar'a vasıl olmuş olan ingiliz elçilik heyeti de bulunmuş ve kendileri için ayrı bir merasim yapılmıştır.

Artık kendisinin Sultan'a bağlı bir Emir olduğunu ilan eden Yakub Han, İstanbul'dan gelen subayların da yardımıyla, büyük bir enerji ile ordusunu eğitip yetiştirmeye koyuldu. Yakub Han'ın ordusunun mükemmel eğitimine şahid olan yabancı gözlemciler, durumu takdir ve hayranlıkla zikrederler.

Ne var ki, Yakub Han, Türkiye, ingiltere ve hatta Rusya ile normal münasebetler kurmasına rağmen, Çin ile bunu bir türlü yapamamıştı. Çinliler'in maksadı Doğu Türkistan'ı ne pahasına olursa olsun geri almaktı. Bu maksatla, 1866'da eski vazife bölgesinde vukuu bulan bir isyanı anında bastıramadığı için ağır bir şekilde suçlanmış olan, hakikatte ise Çin'in en muktedir komutanlarından biri olan General Tso Tsung-tang'ı Çin'in kuzey-batı askeri valiliğine atadılar. General Tso, emrindeki 89.000 kişilik ordusuyla 1869 baharında Şansi ve Kasım 1873'de de Kansu bölgelerinde Çin hakimiyetini tekrar kurdu. Fakat, Çin'den yiyecek gelmeyince, Tso, ordusunun yarısını ele geçirdiği bölgelerde üretime sokmak mecburiyetinde kaldı. Ancak, bu şekilde hareketine rağmen ordusunun ihtiyacını karşılayamadığından, daha çok kuvvetlenmesini hiç arzu etmemesine rağmen Yakub Han'ın üzerine yürümeye cesaret edememiştir. Tam bu sıralarda sınır anlaşmazlığını halletmek için Albay Sosnovsky başkanlığında bir Rus heyetnin Tso'yu ziyarete gelmesi Çinli Generalin şansını tamamiyle değiştirdi. Sınır anlaşmazlığını Rusların istediği şekilde derhal halleden Tso, Sosnovsky ile anlaşarak ordusu için gerekli ihtiyaç maddelerini ucuz bir şekilde Ruslardan temin etmeye muvaffak olmuştur (Haziran 1875).

Ertesi sene mali, durumu iyi olmayan hükümetinin Çin'deki ingiliz bankalarından sağladığı kredi ile diğer ihtiyaçlarını da tamamlayan Tso, Kaş-gar üzerine yürümeye hazır hale geldi.

Rusların, General Tso'nun ihtiyaçlarını karşılayan bir andlaşma yaptığı haberi kısa zamanda Yakub Han'a ulaşmıştı. Yakub Han, Osmanlı elçilik heyeti başkanı Murad Efendi'nin yanma Said Yakub Han Tora'yı vererek, daha çok askeri personel ve silah temini için, hemen istanbul'a gönderdi. İstanbul'da Yakub Han'ın isteklerinin yerine getirilmesi için hemen irade çıkarıldı. Bütün bunlar olurken Rus, ingiliz ve Çin başkentlerinde Doğu Türkistan'ın geleceği ile ilgili büyük bir diplomatik faaliyet başlamış bulunuyordu.

Kaynakça
Kitap: ATATÜRK VE TÜRK DÜNYASI
Yazar: MEHMET SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Doğu Türkistan Uygur Türkleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir