Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Müteveffa Yakub Han'ın Oğlu Bek Kulu Bey'in Sunduğu Layiha

Burada Doğu Türkistan Uygur Türkleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Müteveffa Yakub Han'ın Oğlu Bek Kulu Bey'in Sunduğu Layiha

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 17:33

Kaşgar Emiri Müteveffa Yakub Han'ın Oğlu Bek Kulu Bey'in Kaşgar Ahvaline Dair Sadarete Sunduğu Layiha

Huzur-ı meyamin mevfur-ı Cenab-ı tac-darilerine müsul şerefine na'iliyetim esnasında bu kullarına bir layiha tanzim edüb hak-pay-ı mekarim-ihtiva-yı şahanelerine arz ve takdim etmekliğim hususunda fehvasınca şeref-sudur ve sunuh buyurulan emr ü ferman keramet-beyan-ı şehinşahi-leri kılmak en büyük arzusunu keşf olmağla şifahen arz ve ifade-sine muktedir olmadığım ma'ruzat-ı lazime-i bendega-nemi ber-veçh-i zir hulasa iderek nazargah-ı celil-i hümayunlarına arza ictisar eylerim. On iki sene fa'alane ve can-siperane bir gayret-i mütamadiyye semeresiyle merhum pe-der-i acizanem Çinlilerin bir takım mütegalliblerin eyadi-i tasallut ve istilasından tahlis ve istirdad eylediği Kaşgar kıtasında bir hükumet-i islamiyye teşkil eyledi. Bütün müd-det-i ömründe ehass-ı amali olub tamim ve intişarına her an ve dakika sarf-i mesai-i bi-nihaye eylediği ittihad-ı islam ka-ziyye-i münecciyyesinin saha-nüma-yı husulü içün intiha-yı şarkda teşkiline muvaffak olduğu işbu hükumet-i merkez da-ire-i müslimin ve nokta-i muvahhide-i muvahhidin olan der-bar-ı ma'delet-karara seflr-i mahsus i'zam ederek halife-i mümininin zir-i tab'iyetine arz eyledi. Vakıa Rusya Devleti Kaşgar'a hem-civarlığını ve İngiltere Devleti dahi kıt'a-i mezkureye müstemlekatının kurbiyetini vesile ittihaz ederek Kaşgar'ı istihma eylemeği teklif eylediler ise de tekalif-i mezkurenin kabulü bil'ahıre memlekete muzır olacağı bedihiyyu i-burhan olduğu gibi zaten peder-i acızanemin hadimi olduğu fikir ve meslek-i kadimine ya'ni ittihad-ı İslam fikrine mugayir olduğundan bu teklifleri redde asla te-reddüd göstermemişdi.

Fakat, hayfa ki, birkaç zamanlardan beri beyne'l-fnüslimin bir maraz-ı müzmin hükmüne gelmiş olan tefrika ve nifak kaffe-i netayic-i vahimesiyle müşarünileyhin vefatını müteakip Kaşgar kıt'asında dahi ma'at-te'es-süf zahfr ve bu kadar mesai ve himem ile on iki seneden be-rü saha-i vücuda getirmiş olduğu asarını mahv ve na-bedid eyledi. Zaten pederimin erşed ve ekber evladı olub hakan-ı mağfur tarafından ihsan buyurulan ferman-ı alişanla dahi hakk-u verasetim acizanem tasdik ve tasri olunmuş olduğu halde küçük birader-i acizanem bir takım desasan-ı hevape-restanın iğvaatma kapılarak başına biriktirdiği ademler ile bir taraftan aleyhime kıyam ettiği halde Hakim Han Töre namında diğer bir mütegallib ile Hoten Valisi dahi diğer ta' raflardan mücerred tamaı hükümet ve mahz-ı na-meşru bir hırs-ı istiklaliyet ile ref-i liva-yı isyan eylemeleri üzerine memleketi işbu teşettüt ve tefrikadan tahlis ve ferman-ı şahane ile musaddak-ı hukuk-ı bendeganemi muhafaza etmek içün bunlar ile münferiden harbe mecbur oldum ve yek-diğerimiz aleyhine cihat-ı müteaddide icra edilen işbu muha-rebat ve mukatelat-ı dahiliye ise kuvve-i İslam'eyi hayliden hayliye zayıf ve münkesir eyledi. Bu esnada Çinliler mahz bir ümera-yı islamiyyenin sa'ika-i cehl ve az ve hırsıyle beynimizde sudur eden işbu tefrika ve teşettüt-i madjjiyye ve ma'neviyyeden bil-istifade kulları Hoten'de iken hatt-ı ricatımı keserek Kaşgar'ı pa-mali-i istila eylemeğe muvaffak oldular. Pederimin na'aşını mezardan çıkararak işitilmemiş bir hakaretle yaktılar ve külünü havaya savurdular. On sekiz yaşında ma'sum ve bi-gunah bir biraderimi geşte-i şemşir ile eylediler. Ne kadar mensubat ve ta'allukatımız var idi ise ya bu gaddarların pençe-i zulmünde teslim-i cevher-i can ettiler veyahut ki ıyal ve evlatlarını ve hane vş me'vallerini terk ederek dil-sıjz bir sefalet içinde firara mecbur oldular.

Hatta Çinlilerin kılıcından kurtulanların bir çoğu da yolda kar ve buz içinde donub helak ve nabud oldular. -Balada ma'ruz-ı muharebat-ı dahiliyyenin netayici olan kıtal ve ha-rik ve nehb ve garat zaten ahalinin aram ve rahatını selb eylemiş olduğundan başıma birikmiş olan hayrhahan-ı vatan ve asdika-yı memleket ile asilerin te'diyye ve asayiş-i umuminin i'adesine muvaffak olup başka türlü olmasj lazım gelen işbu esef-bahş muvaffakiyet-i acizanemle pederimin canişin-i olduğumu ve taht-ı ali-baht-ı saltanata cülus-ı meyamin-menus-ı hazret-i hilafetpenahileıinin tebrik ile bi'at ve tecdid-i tab'iyyet etmek içün bir sefir ba's ve irsali tedarikünde ermeğe Çinliler işbu hücum nageh-zuhuru bu tasawurat-ı hayriyyet-ayat-ı acizanemi berhava ve zaten ahalinin münazaat-ı salife ile bozulmuş olan şiraze-i intizamını ve memleketinin kesb-i za'afiyet etmiş olan kuvvetini ihlal ve ifta eyledi. Ma'iyet-i acizanemde baki kalan berfe-i kalile-i müslimin ile herçi-bad abad-ı cansiperane bir hayli müddet a'da ile me'yusane bir harbden sonra bunların dahi pişgah-ı nazarında ekserisinin telef ve helakını gördükten sonra çar-naçaı*' Rusların taht-ı tasarrufunda olan Ho-kand kıtasına iltica eylemeye mecbur oldum. O an'da vakı'an kendimi buraya atmak birinci fikrim idi. Vazife-i tab'iyyetirri dahi bunu iktiza eyledi. Fakat bu mağlubiyet bu izmihlalden sonra her ne kadar bunun müsebbibi kullan olmadığı nezd-i kibriyada ayan olduğu gibi ind-i hakajık-ı vefd-i hazret-i zıllu'lahilerinde dahi rehinü's-subutdur. His-seylediğim hicap ve hacalet buna mani oldu ve mülk-i mevrusumu a'da-yı bed-gerdarın yed-i gasbından istirdad ile şevketlü efendimizin yanında ve yar ü ağyar karşısında i'ade-i namus içün bir fırsat-ı tarassuddan bu ana değin Taş-kend'de meks ü tevakkuf eyledim. Kaşgar'ın Çinliler tarafından istila-zede olmasını müteakib perakende ve perişan bir surette Kaşgar ümera ve asakirinden on beş bin kişi kadar Hokand muzafatına firar etmiş olduğundan Çin Devleti ile Rusya Devleti beyninde geçende zuhur eden Kulca meselesi esnasında Rusların Asya-yı Vusta'daki müstemlekatlarının Valisi Ceneral Kaufman bu kullarına bir mikdar Rus askeri istishabiyle bunlar ile beraber Kaşgar'ı Çin'den nez ve istirdad eylemekliğimi defa'atle mübremane bir surette teklif eyledi ise de bu hususta Ceneral-i merkum bendelerini Rusya menfaatinin istihsaline bir alet ittihaz etmek istediğini pek kolay anlamış olduğumdan ve kullarına sadık kalub Taşkend'de bulunan Kaşgar ümerası dahi bu hususta bendeleri ile müttefik ve hem-efkar olduklarından teklif-i mezkuru redde tereddüd eylemediğim gani anilbeyandır. Hatta Ruslar bir takım meva'id-i ebleh-firibane ile ve rüteb ve nişan i'ta-siyle ol tarafda bulunan ümera-yı islamiyyeyi celb ve iğfal ve menfa'at-ı zatiyyelerinin istihsaline istihdam eyledikleri meşhud-ı nazar-ı te'essüf-i acizanem olub Ceneral Kaufman defaatle bendelerini dahi müte'addid meva'id ile böyle iğfale çalıştığını gördüğümden Taşkend'i terk ile evlad ü iyal ve ta'allukat-ı bendeganemle şehr-i mezkurun civarında kain Pişkend nam küçük bir karyeye çekilerek burada kendime uzlet-karane bir suret-i tayin ittihaz eyledim. Bu hususta tatvil-i makal mucib-i sada olacağından asıl sadede geçerek hak-pay-ı merahim-pima-yı cenab-i "hilafet-penahilerine arz eylemek isterim ki balada beyan eylediğim cihetle haneda-nın ve pederimin ruhuna değil hatta cesedine ilan edilen işbu hakaretler hiçbir hamiyyet-mend olarak nazar-ı bi-kay-diyle göreceğim halatdan olmadığı azade-i izahdır. Hiç bir ser-rişte vermediğimiz halde Çinliler memleketimizi istila eyledi.

Akla getirilmez zulm ve ezalar icra etti. Kaşgar ahali-i islamiyyesi işbu ada-yı bed-girdarın eyadi»i zulm ve asafında hep zebun ve nalan kalmışlardır. Kimi pederini kimi evladını kimi iyalini kimi zevcesini ağlıyor. Ateş-i intikam her kalbde fıruzandır. Hele bu son vakitlerde Çinliler sabileri toplayıpda bunlara mekteblerde Çin lisan ve ayin-i dinini ta'lim ettirmesi oradaki ahali-i müslimenin sabr ve takatim artık büsbütün tahammül olunmaz bir raddeye isal eylemiştir. Pişkend'de ikamet-i acizanem esnasında Kaş-gar'da firar edemeyüb Çinlilerin rakabe-i zulmünde baki kalan ümera ve ayan-ı islamiyye tarafından gelen mektublar hep bu halat-ı mü'essifeyi haki ve her nasıl olur ise olsun Ho-kand ve Taşkend muzafatındaki ademlerini toplayub Kaş-gar'a azimet-i acizanemi raci olub hududa takarrub bende-ganımı müteakib cümlesi yek dil ve yek cihed olarak kıyam rakabe-i a'da-yı zulmkardan kurtulmağa sarf-ı mesai ve ihtimal edeceklerini va'ad ediyorlardı. Kaşgar ile Afganistan arasında Alay tesmiye olunub el-haletü hazihi bir hal-i istiklaliyyet-i kamilede yaşayan on bin hayme'den mütecaviz Kırgızların reisi Abdurrahman Dad-hahi merhum peder-i acizanem hin-i siyasetinde Kaşgar'a celb ve kendisüne inkıyad ve tab'iyyetini istilzamen mu niSİieyh rütbe ve atıy-ye-i vafire ihsaniyle kerimesini dahi kullarına tezviç ettir-mişdi. Mu'ahharan Kaşgar'ın yed-i adaya geçtiği zaman zevcem cariyeleri ile mu'ınaileyhadan tevellüd eden bir erkek evladımı mumaileyh ka'in pederim Abdurrahman Dad-haha teslimen Alaya göndermiş olduğumdan el an dahi orada bulunurlar.

Pişkend'de bulunduğum esnada mu maileyh ile daima muhabere eylediğimden en son muhaberemizde dahi ömr-i Dad-hah'ı tevsim olunan sergerde-i acizanem Hokand ve Taşkend cihedlerinde olan ademlerimi tecemmü ederek bir tarafdan ve kulları dahi Ala'ya giderek mu'ınaileyhin el'an taht-ı ta'biyyetinde olub evvelce Kaşgar'da hidmet-i as-keriyyede istihdam olunarak asitane-i celilelerinden mukaddema irsal olunan tüfenklerden binden mütecavizi yedlerin-de bulunan onbin Kırgız atlısı toplayarak diğer bir tarafdan Kaşgar'a hücum ile memleketimizi Çinlilerden istirdad-ı taht-ı karara almıştık. Kaşgar'ın mema!ik-i mahrusa-yi Os-maniyye'ye baidiyeti cihetiyle şimdilik devlet-i aliyyelerin-den maddi bir mu ave-netin icrası adim'ülimkan olduğu emr ü meczumdur. Fakat kullarına el'an lazım olan maneVi bir muavenet idi ki, o da atebe-i ulya-yı hilafet-penahilerine ru-mali olmağlığım ile husule gelebilürdü. Bu şeref-i al-ül-al Kaşgar ahali-i müslimesi nezdinde bu kullarına ne kadar nüfuz ve takviyyet vereceği na-kabil-i ta'rifdir. Bina'enaleyh tasavvurat-ı acizane-min icra-yı fı'iliyatını te'ınin edecek olan bu Vazife-i mukaddeseyi ifa yani her halis ve dindar bir müslüman içün menba-ı fütuhat ve menşe-i fütuhat olan ma-kam-ı celil-i hilafetpenahilerinden maksad-ı kemteranemin icrası içün lazım gelen mu'avenet-i ma'neviyyeyi istihsal ve şayed ilerüde eltaf-ı ileyhden me'ınul etdiğim veçhile tevfik-i bari ve inayet-i ruh-ı peygamberi ve muvaffakiyyat-ı cenab-i zillullahileri ile bu maksad-ı acizanemin icrasına muvaffak olursam o vakit 1 imi ve mahmiyetir. iktizasından olan rr.ua-venet-i maddiyen? ':ema fissabık bi-diriğ buyurulmasım is-tirham eylemek ümniyye-i yeganesiyle gelmişdim. Kaffe-i müşliminin ba'is-i fevz ü necatı ve badi-i refah ve selameti serir-i ma'delet-masir-i cenab-ı hilafetpenahilerine iltica ve o makam1-! akdesden sadır olacak evamir-i şerife ittiba ile mümkinu 1-husul olacağı mütemessiki bulunduğumuz din-i mabeynimizin iktisası ve öteden berü meslek ve efkarımın gayesi ve pederimin mevrus olup vicdan-ı sadakat bünyan-i acizanemin en derin köşesinde hıfz-ı takdisi eylediğim bir i'tikaddır ve bu i'tikad dahi bu kullarından ancak son nefesimin inkıtaı ile za'il olur.

Tasawurat-ı acizanemin en mühim rüknü ki hak-pa-yi kimya-sa-yı cenab-ı zıllullahilerine yüz sürüp *stifaza-i kuv-ve-i ma'neviyye idi. Saye-i hüma-vaye-i hazret-i hilafetpena-hilerinde bu kullarına müyesser oldu. Ve azimet-i acizaneme müsa'ade-i şahane buyuruldu. Şimdi burr dan Hindüstan'a ve Hindüstan'dan Afganistan'a geçerek a. tık mevsim-i şita-nın haylületi münasebetiyle ol-tarafda yollar na-kabil mürur ve ubur bir hale gelmiş olduğundan tasawurat-ı ma'ruza-i bendeganemin cihet-i icra'iyyesini ilk bahara taalluk olun-duğunu mu'ınaileyh Abdurrahman Dad-hah Kabil'den bi'l-ihbar kulları dahi Taşkend'e azimet ve orada bulunan ademlerim ile tertibat-ı lazimeyi kararlaştırub badehu fasl-ı rabi'in vürudiyle beraber alaya gitmek azmindeyim.

Hakk-ı bendeganemde me'ınül-i acizanem fevkinde bi-diriğ ve raygan buyurulan avatıf-ı celile-i şahanelerinin ifayı teşekkür ve mahmidetinden acizim bu lutf bu inayet al-ül-al-i hümayun kullarına öyle bir vazife-i mukaddese tahmil eylemiştir ki o vazifeyi müddetü'l-ömr unutmam ve inşa'alla-hü te ala zaman ve vuku'at-ı serir-i hilafet masir-i cenab-ı zıllullahilerine ubudiyyet ve sadakat-ı bendeganemin ne kadar şedia ve halis olduğunu isbat edecektir. Eğer, işbu teşeb-büsat-ı meşru a-i acizanemde muvaffak olmaz isem tali'ınin iktizası olan hale sabr ve kanaat ve sade bi-ömr imfariyle iktifa edeceğim. Zira, zir-i himaye-i hem vaye-i cenab-ı cihan-banilerinde na'il-i ni met olmak bu kulları içün ne kadar azim bir şan ve iftihar ise ecanibin en cüz'i bir lutfuna muhtaç olmak o kadar ar ve mezelletdir. İşbu bu tasavvura-tımın acizanemin mevkı-i fiil ve icraya vaz'ı esnasında vuku bulacak mühim ahvali yed-i acizaneme verilen şifre ile atabe-i celile-i hümayunlarına peyderpey arz edeceğimden şimdilik bu kadarla iktifa eder ve üzerimde zıll-ı zelil-i atifet-i delil-i hümayunları ber-karar buyurulur ise o saye-i hem-vayede kendimi daima ve her halde pek bahtiyar ve ser-firaz add edeceğimi arza ictisar eylerim. Ol-babda ve atebe-i ahvalde emr ü ferman hazret-i veliyyu 1-emr ve'l-ihsan efen-dimizindir.

Fi 20 Zilhicce 1298

Kaynakça
Kitap: DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİ TARİHİ
Yazar: Mehmet SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Doğu Türkistan Uygur Türkleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir