Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

İngilizler'in Doğu Türkistan Politikası

Burada Doğu Türkistan Uygur Türkleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

İngilizler'in Doğu Türkistan Politikası

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 16:51

İngilizler'in Doğu Türkistan Politikası:

Bilindiği gibi Türkistan Türkleri, XVI. asrın başlarında Babürlüler olarak bilinen Türk devletini Hindistan'da kurmuş ve bu devleti XIX. asra kadar devam ettirmişlerdi. Bu devletin XVIII. asrın ikinci çeyreğinden itibaren gösterdiği zaaflar, önce Nadir Şah'ın ve sonra da Ahmed Şah Dürrani'nin ülkeyi işgal etmeleri ile iyice büyümüş ve devleti yıkılma noktasına kadar getirmişti. Babürler'in içine düştüğü bu zaafiyet dolayısıyla Hindistan'da bir otorite boşluğu meydana gelmiş ve bu boşluk da İngilizler tarafından doldurulmuş idi. Hindistan'ın tabii zenginlikleri ve ticari imkanları kısa zamanda İngiliz İmparatorluğu'nun en büyük gelir kaynaklarından biri haline gelmiştir. Onun için İngilizler, Hindistan'daki hakimiyetlerine tehlike teşkil edebilecek her türlü harekete karşı son derece dikkatli olmuşlardır.

İngilizler'in Hindistan'dan sağladığı büyük geliri pek çok Avrupa Devleti kıskanmış ise de, bu kıskançlığın ilk işaretini Napolyon Fransası ile Çarlık Rusyası göstermiştir. Nitekim, İngilizlerle denizlerde başa çıkamayan Napolyon, 1807"de Ruslar'a, Fransız ve Rus birliklerinden meydana gelecek bir ordu ile Kafkaslar ve İran üzerinden giderek İngilizleri en zengin sömürgesi Hindistan'dan atmayı teklif etmiş ve bu teklif de Ruslar tarafından kabul edilmişti. Bu ittifak haberini alan İngilizler, başlangıçta oldukça telaşlanmışlardı. Fakat, Napolyon'un Ruslarla arasının açılması yüzünden böyle bir seferin gerçekleşmesi mümkün olmamıştı. Buna rağmen, Ruslar Hindistan "m ve Orta Asya'nın ekonomik ve ticari potansiyelinden faydalanmayı ciddi olarak düşünmüşler ve bu düşüncelerini de XIX. asrın ilk çeyreğinde Kafkaslar' ı, ondan sonra da Orta Asya ülkelerini alarak önemli derecede gerçekleştirmişlerdir.

Rusya'nın bu ilerleyişini İngiltere, diplomatik baskı kurarak önlemeye çalışmış ise de bunda muvaffak olamamıştır. Bunun üzerine İngiltere, 1840'larda Afganistan'ı işgal ederek Ruslara bir nevi "Ben de Orta Asya 'dayım , _fazla ilerleme" mesajını vermiştir (125). Fakat, Ruslar'ın 1804-1873 arasında devletler arası hukuku hiçe sayarak Türkistan devletlerinden Hokand, Buhara ve Hive'yi zorla işgal etmesine, diplomatik baskıların dışında bir direnç göstermemiştir. Esasında bu Rus işgalleri, Kırım Harbi yenilgisinden soma Ruslar'ın, İngilizler'e bir nevi Asya'da meydan okuması idi. Ne var ki, bu devirde İngiltere'de liberallerin iktidarda bulunmaları ve onların hiçbir ülkenin, özellikle Rusya'nın yayılma siyasetine karışmama eğilimi göstermeleri, Ruslar'ı bir nevi Orta Asya'da rakipsiz bırakmıştır.

Rusya'nın Türkistan Hanlıkları'nı işgal ettiği yıllarda liberal hükümet namına Sir John Lavvrence 1863-1869 yıllan arasında Hindistan Genel Valiliği yapıyordu. Genel Vali Lawrence, kendisi ilgilenmediği gibi aynca, Hindistan'da vazife gören İngiliz yetkililere de Türkistan meseleleri ile ilgilenme fırsatı vermiyordu. Lawrence'in bu siyasetinde, Londra'daki liberal hükümetin pasif siyaseti kadar 1841'de Türkistan Hanlıkları arasında Rusya'ya karşı bir ittifak cephesi oluşturmaları gereğini bu ülkelerin yetkililerine anlatmaya çalışırken Buhara Emiri Nasrullah Han tarafından haksızca öldürülen Yüzbaşı Conolly ile Albay Stoddart'ın menfi tesirinin de rolü olmuş olabilir. Nitekim Ruslar Buhara'yı işgale başlayınca paniğe kapılan yöneticiler hem Osmanlı Devleti'nden hem de Hindistan Valiliği'nden yardım istemek üzere elçiler göndermişti. Bu elçiler Kalküta'ya ulaşıp yardım isteyen mektuplan Genel Vali Lawrence'e verdikleri zaman Vali, "Size yardım için gelen subaylarımızı öldürdükten sonra, şimdi bizden ne yüzle yardım istiyorsunuz?" diye tepki göstermiştir.

Kaynakça
Kitap: DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİ TARİHİ
Yazar: Mehmet SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: İngilizler'in Doğu Türkistan Politikası

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 16:51

Kendisine, bu hatayı yapan Nasrullah Han'ın çoktan öldüğü anlatılmış ise de İngiliz Genel Vali tutumunu değiştirmemiştir.
İşte bu görüş ve tutum içinde bulunan Hindistan Genel Valisi John Lawrence, Çin mezaliminden kurtararak Doğu Türkistan halkına müstakil bir hayat sağlayan Yakub Han'a ve devletine karşı da bir alaka göstermemiştir. Hatta kendisi zamanında Doğu Türkistan'da büyük alaka duyan ve Hindistan'ın büyük trigonometrik ölçümlerini yapan ilim heyetindeki azalardan William Henry Johnson'a da bu alanda çalışma izni vermemiştir. Fakat buna rağmen Johnson, Karakurum üzerinden Yarkent ve Hoten'e kadar gitmeyi başarmıştır. Henüz Yakub Han tarafından ülkede tam bir otorite ve birlik sağlanmamış olmasına rağmen Johnson, Doğu Türkistan halkının ticareti seven insanlar olduğunu görmüş ve Hindistan'a hakim olan İngiliz yönetiminin Doğu Türkistan ile iyi ticari ilişkilere girebileceği intibaı ile geri dönmüştür. Kalküta'ya varışında İngiliz yetkilileri uyaran Johnson, ticarette olduğu gibi siyasette de Doğu Türkistan'da en tesirli bir konuma gelmenin mümkün olduğunu, Batı Türkistan'ı işgal eden Ruslar"ı halkın sevmediğini buna rağmen tüccar kılığında pek çok Rus ajanının ülkede dolaştığını söylemiştir.

Johnson'un bu ikazlarına rağmen Genel Vali Lawrence, Doğu Türkistan'la ilgilenmeye devam etti. Fakat, bu konuda İngiliz yetkilileri arasında bir tartışmanın başlamasına da engel olamadı. Bazıları çok genişletilmiş bir ticaretin temelsiz olacağım düşünerek Genel Valiyi desteklemiş ve Doğu Türkistan'la ilişkiye girmesine karşı çıkmıştır. Bazıları da İngiltere'nin yükümlülüklerinin çok fazla dağılmasından endişe ederken, bazıları ise Asya'nın kalbine doğru ilerleyen Ruslarla bir çatışmaya girmekten endişe duyduklarım bildirmişlerdir. Bir kısım akl-ı selim sahibi ise sorumlu oldukları bölgenin hemen kuzeyinde neler olup bittiğini öğrenmenin zaruretinden bahsederek Yakub Bey ile ilişkiye girilmesini savunmuşlardır.

Bu tartışmalar olurken Yakub Bey (o zaman henüz Hanlığını ilan etmemişti) bir elçi göndererek iki ülke arasındaki ticaret yollarının emniyetini tartışmak için bir İngiliz temsilciyi Kaşgar'a davet etmiştir. Genel Vali Lawrence, istemeyerek de olsa esasında bir tıp mensubu olan Dr. Henry Cayley'i 1867'de Kaşgar'a göndermiştir. Fakat, Cayley ticari konulardan ziyade sağlık meseleleri ile ilgilenmeye başlayınca, halk onun Doğu Türkistan'dan ayrılmamasını rica etmiştir. Pencap'taki arkadaşlarının da desteği ile Cayley 1869'a kadar Doğu Türkistan'da kalarak halkın hizmetinde sağlık işleriyle uğraşmıştır.

Yakub Bey, 1868'de ikinci bir elçi göndererek İngilizlerle ticaretini geliştirmek istediğini ve mümkünse dostane bir şekilde siyasi münasebetlerin kurulmasını rica etmiştir. Yakub Bey'in (müstakil Doğu Türkistan Hanı) bu ricasına mutlaka müspet cevap verilmesini isteyen Pencap Komiseri Sir John Douglas Forsyth, Genel Vali Lawrence'i ikna ederek Robert Shaw adındaki bir yalan arkadaşının Kaşgar'a gönderilmesini sağlamıştır. Böylece Shaw, Doğu Türkistan ile ticari alanda ne gibi münasebetlerin geliştirilebileceğini araştırmak maksadıyla 1868 sonbaharında ticaret eşyası yüklü bir kervan ile Kaşgar istikametinde yola çıkmıştır. Fakat, Shaw'a başka bir ilişkiye girmemesi ve herhangi bir vaadde bulunmaması için talimat verilmiştir.

Shaw daha önce Ladak'da vazife yaptığı yıllarda pek çok Doğu Türkistanlı tüccarla tanışmış ve ahbab olmuştu. Ona göre, Doğu Türkistanlı tüccarlar, "Mağrur ve İngilizler kadar zarif insanlardı. Hitap ederken doğrudan gözlerinizin içine bakarak konuşurlar. Samimi şakalardan hoşlanan açık yürekli insanlardır". Doğu Türkistan halkının müstakil bir devlet çatısı altında olmalarını Shaw samimi olarak istiyordu. Bu iyi kalpli insanların daha rahat ve mutlu bir hayata kavuşmalarını temenni ediyordu.

Robert Shaw kervanı ile Yarkent'e yaklaşırken bir müddet önce Sir Henry Rawlinson'un gönderdiği Teğmen George Hayward'ın buralardan geçtiğini öğrendi. Her iki ingiliz seyyahı Doğu Türkistan'da bulundukları sürece mümkün olduğu kadar birbirinden uzak durmaya çalıştılar. Bu arada Shaw ülkeyi ve insanları yalandan tanıdıkça onları daha çok sevmeye başladı. Shaw, kısa sürede bir Doğu Türkistan dostu olmuştu. Ona göre, "Doğu Türkistan Asya'nın Hollandası idi Fransız bölgelerinden daha az çıplak ve kendisine doğum, yerini hatırlatan köylere sahipti. Çiftliklerde horozlar ötüyor, ördekler vakvaklıyordu. Meyvalıklar iyi bakımlı tarlalarda son buluyor ve hendeklerde akan suların çağlayışını ağaçlar altında dinlemek mümkündü. Bölgenin halkı gül yanaklı ve neşeliydiler. Pazar kurulduğunda herkes pazara gidiyor... Hindistan 'la karşılaştırılınca bu ülkede fakirlik yoktu. Burada modern ve işleri iyi giden bir devlet mevcuttu. Bu devletin daha da gelişmesi için yardımcı olmak lazımdı. Halk hemen hemen bütün teme/ ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda idi. Ticareti seviyorlar, umumiyetle dışa açık bir tabiatları var. Ülkeleri biraz Avrupa'yı andırmakta ve muhtemel bir pazar olarak Avrupa kadar önemliydi".

Shaw, Kaşgar'a vardıktan bir müddet soma Yakub Han ile buluştu ve ondan son derece etkilendi. Fakat, o sırada Kaşgar'da bir Rus heyetinin bulunması dolayısıyle Shaw, Yakub Han tarafından üç ay kadar Kaşgar'da bekletildi. Nihayet, Nisan 1869'da Yakub Han, Ruslarla görüşmelerini tamamladıktan sonra, Shaw'ı bizzat ziyaret ederek kendisini uzun süre beklettiği için özür dileyip onun gönlünü aldı. Shaw ile Yakub Han'ın adamları ticaret meselelerini görüştüler. Yapılacak işler hakkında mutabakata vararak Hindistan'a dönüş için hazırlıklara başlandı. Yakub Han, Shaw'ın yanına bir elçisini de katarak meseleyi Hindistan'da da görüşmeye devam etmelerini rica etti. Bu arada, Hayward'da gezisini tamamlayarak Hindistan'a döndü.

Shaw ve Hayward, Hindistan'a dönüşlerinde yetkililere Rusya'nın sık sık Kaşgar'a temsilci gönderdiğini ve Yakub Han ile tartışmalar yaptığını söyleyerek Ruslar'ın Karakurum üzerinden göndereceği bir askeri gücün İngiltere'yi Hindistan'da kolayca tehdit edebileceğini iddia ettiler. Bu tehlikenin gözardı edilmemesini isteyen Shaw, Yakub Han ve Devletinin hem ticari ve hem de, siyasi alanda desteklenmesinin her şeyden evvel İngiltere'nin menfaatine olacağım ısrarla anlattı.

Bu arada İngiltere'de Liberal hükümetin yerine Muhafazakarların gelmesi, Hindistan Valiliği'ni yürüten Lawrence'in geri çağrılmasına sebep olmuştu. Yeni Hindistan Valisi Lord Mayo, Lawrence'den yüzseksen derece değişik bir politika takibini isteyen bir kimse idi. Lord Mayo, Yakub Han ise her hususta ciddi ilişkiler kurmak için hazırlıklara başladı. Bu maksatla Douglas Forsyth'ı Petersburg'a göndererek, Ruslar'ın Doğu Türkistan ile olan ilişkilerinin derecesini öğrenmek istedi. Bu arada Forsvth, Ruslar'dan işgal ettikleri Batı Türkistan Hanlıkları'nda İngiliz tüccarlarına ne gibi kolaylıklar tanıyabileceklerini de öğrenecekti. Fakat Forsvth. istediği neticeleri alamadan dönmüştür. Ruslar, İngiliz tüccarlarına Türkistan'da serbestçe ticaret yapma hakkım veremeyeceklerini bildirdikten sonra Yakub Han ile ilgili siyasetlerinde onunla diplomatik bir ilişkinin söz konusu olmadığını söylemişledir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: İngilizler'in Doğu Türkistan Politikası

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 16:51

İngilizler'in cephesinde bu hazırlıklar yapılırken, Rus entrikalarından gittikçe endişelenmeye başlayan Yakub Han, 1869 sonbaharında Mirza Muhammed Şadi başkanlığında bir heyeti İngiliz Hindistan Valiliği'ne göndererek onlarla dostane münasebetler kurmak arzusunda olduğunu tekrar dile getirmiştir. Bu arada, Hindistan üzerinden İstanbul'a gidip gelen elçilerden, İngilizler'in o an için Osmanlı Devleti ile dostluk içinde bulunduğunu öğrenen Yakub Han, teşkilatım geliştirmekte olduğu ordusu için, silah ve mühimmat temin etmeyi umuyordu. Mirza Muhammed Şadi'nin, İngiliz yetkililerinden Osmanlı Devleti ile Yakup Han arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yardım edecekleri vaadini alması Yakub Han'ı son derece memnun etmişti. Nitekim Yakub Han, en büyük isteğinin Osmanlı Devleti ile işbirliği olduğunu açıkça ifade etmiştir. Hindistan'daki ingiliz yetkilileri Mirza Muhammed Şadi'ye biraz daha bekleyerek İngiliz elçilik heyeti ile birlikte Kaşgar'a dönmesini rica etmişler ve o da bu ricayı kabul ederek Kalküta'da beklemiştir.

Sonunda hazırlıklarım tamamlayan İngilizler, Douglas Forsyth başkanlığında ve Robert Shavv ile Dr. G. Henderson'ın da dahil olduğu ilk resmi ingiliz elçilik heyeti Kaşgar'a müteveccihen yola çıktı. Heyet, 1870 baharında Kaşgar'a ulaştı. Yakub Han tarafından çok iyi bir şekilde karşılanan heyet üç aya yalan Kaşgar'da kaldı.

Fakat, bu bekleyiş süresinde İngiliz heyet başkam Forsyth'ın ikili ilişkilerle ilgili herhangi resmi bir andlaşma yetkisinin olmadığım öğrenen Yakub Han'ın cam sıkılmıştır.
Zira devam eden Rus baskı ve tehdidine karşı bir denge unsuru olarak İngiltere tarafından desteklendiğini Ruslar'a göstermek istiyordu. Buna rağmen İngiliz heyetinin Kaşgar'da olması onun işine yaramış ve Ruslar'a karşı bir seçeneği olduğunu onlara göstermiş ve onlarla bir nevi satranç oynamıştır.
Rus heyetini uğurladıktan soma İngiliz heyeti ile görüşen Yakub Han, Ruslar'ı daha fazla kuşkulandırmamak için kendilerini beklettiğini söyleyerek onların gönlünü almıştır. Fakat, bu bekleme sırasında Mirza Muhammed Şadi, Yakub Han'ın talimatı ile İngiliz heyetini çok iyi bir şekilde ağırlamıştır. Bu ziyaretin sonunda İngilizler, Yakub Han ile ticari ve politik alanda ilişki kurmanın herşeyden evvel kendi menfaatlerine uygun olduğu görüşüne vardılar.

Bu arada Forsyth, tıpkı arkadaşı Shavv gibi Doğu Türkistan ile ilişkilerin vakit kaybedilmeden geliştirilmesini istediği için Londra'da çıkan "Times" gazetesinde Doğu Türkistan'la ilgili çok geniş bilgiler veren raporlar göndererek, bu ülkeyi tanımanın herşeyden evvel İngiliz menfaatlerine uygun olacağı görüşünü savunmuştur.

Nitekim, Times gazetesi neşrettiği bir yazıda Yakub Han ve Doğu Türkistan hakkında şu övgü dolu sözlere yer vermiştir:

"-Doğu Türkistan halkı refah içinde yaşıyor. Şedid (Şiddetli), fakat akıllı ve adil bir idare gösteren yeni liderinden memnun. Orta Asya'da bir gün, iki büyük İmparatorluk (İngiltere ve Rusya) arasında hiç de küçümsenmeyecek bir rol oynaması mukadder olan bu ülke birdenbire güçlenmeye başladı. Bizim Hindistan hükümetimiz gittikçe kuvvetlenen bu Doğu Türkistan Devleti ve onun lideri Atalık Gazi Yakub Han ile siyasi ve ticari ilişkilerim geliştirmelidir. Aksi takdirde bu işi Ruslar'ın yapacağından emin olabiliriz".

Ayrıca Times Gazetesi, Forsyth'nin ağzından Doğu Türkistan ile ilgili şu bilgiyi vermiştir:

Kaşgarya. Allah'ın iyi gıda ve iyi hayat ile mükafatlandırdığı insanların yaşadığı bir ülke. Yakub Han in bizimle ilgilenmesi için vazifelendirdiği Mirza Şadi. misafirlerini yani bizleri, prenslere layık bir şekilde besledi. Lezzetli pilavlar, leziz bir şekilde hazırlanmış buharlı çorbalar ve butlar sofrayı süslüyordu. Yarkentli aşçılar hakiki bir artist, son derece şık önlükler giyiyorlar ve mutfaklarını titiz bir şekilde temiz tutuyorlar. Yemeklerini buharla pişiriyorlar ve iyi kalitede tereyağı kullanıyorlar. Bizimle birlikte seyyahlar Kargalık adında bir kasabadan geçtiler. Kasabanın ana caddesi on beş adım genişliğinde idi ve bir çok kısmının üstü kapalıydı. Yol boyunca fırınlar, kasaplar, tütüncüler, manavlar, bir kolej ve bir okul; yolun sonunda bir arada iki suçlunun aşılabileceği şekilde tertip edilmiş "darağacı" mevcuttu. Evlerin damlarında Çin çiçekleri ekilen küçük bahçecikler mevcuttu. İlerici ve güçlü bir hükümetin işaretleri her yerde göridebilmekteydi. İyi muhafaza edilen yollardan geçilerek, inşa edilmekte olan bir köprüye gelindi ve oradan da Yengi Bazar denilen bir yere gelindi. Burası birkaç yıl öncesine kadar virane bir bataklıktı. Bu bataklık hükümet tarafından kurutulmuş ve liberal bağışla tarımcılara hibe edilmiştir. İşte. barışçı bir endüstri Yarkent de böyle gelişmiştir".

Ne hazindir ki, bu raporların Londra'da okunmakta olduğu sıralarda Hindistan Genel Valisi ile Forsyth'da yakın bir gelecekte Doğu Türkistan'dan çok fazla bir şeyin elde edilmesinin zor olacağı kanaati hasıl olmaya başlamıştı. Zira Ruslar, bir taraftan Forsvth hey etinin gelmesinden bir taraftan da Yakub Han"m Döngenleri ısrarla itaat altına almak istemesinden hoşlanmayarak askeri harekat başlatmışlar ve 1871 Temmuz'un da ili vadisinin girişindeki Kulca kasabasını işgal etmişlerdi. Hem Çinliler ve hem de İngilizler, Ruslar'ın daha da ilerleyeceklerinden ve Yakub Han ile savaşacaklarından korktular. Bu hadiselerin durulmaya yüz tuttuğu bir sırada Lord Mayo'nun, 1872 Şubat'ında bir suikast neticesinde öldürülmesi İngiliz cephesinde geçici de olsa bir duraklamaya sebep olmuştur. Yeni Genel Vali Lord Northbrook, Mayo kadar olmasa da daha önce tesbit edilen Doğu Türkistan'la ilgili ilişkileri geliştirme programım uygulamaya devam etmiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: İngilizler'in Doğu Türkistan Politikası

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 16:52

Yakub Han, Ocak 1873'de yeğeni Seyyid Yakub Töre'yi elçi olarak İstanbul'a göndermişti.

Elçisine Hindistan'dan geçerken İngilizler'e şöyle bir mesaj vermesini istemiştir:

"Afganistan emsalinde olduğu gibi Doğu Türkistan'ın da Rusya ile İngiltere arasında bir tampon bölge olarak kullanılması bütün taraflar için en iyi çıkış yolu olabilir". Yeni Genel Vali Northbrook, Doğu Türkistan ve Yakup Han ile ilgili siyasetini kendi sezgi ve araştırmalarına, konuyu en iyi bilen Shaw ve Forsyth'ın fikirlerine göre halletmek için çalışmalarına devam etti.

Kalküta'da yapılan çalışmalar sonunda Yakub Han'a yeni bir heyetin gönderilmesine karar verildi. Bu heyetin başkanlığım da Forsyth yapacaktı. Atalık Gazi Yakub Han'ın şahsına ve ülkesinin geleceğine inanan Forsyth, bu sefer mutlaka kendisiyle bir ittifak andlaşması yapmayı planlıyordu. Heyete, kendisi gibi düşünen Shaw ile Johnson'u da dahil etti.

Forsyth heyetinde dört subay ile Müslüman askerlerden oluşan piyade ve süvari birlikleri vardı. 350 insan ve 550 hayvandan oluşan bu heyet, 1873 Eylül'ü başlarında Ladak üzerinden hareketle iki ay içinde yani Aralık ayında Kaşgar'a vardı. Yakub Han, İngiliz heyetini parlak bir törenle karşıladı.

Forsyth, Yakub Han'a mücehherli bir altın kutu içinde getirilen Kraliçe Viktorya'nın mektubunu sundu:

Ekselanslarına. İngiltere ve İrlanda Kraliçesi ve Hindistan imparatoriçesi Majeste Kraliçe Viktorya'nın bu mektubunu sunmaktan onur duymaktayım. Majestelerinin hükümeti dünyadaki bütün hükümetlerle dostluk ve yakınlık içinde olduğundan aynı ilişkinin İngiltere ve Majesteleri'nin hükümetleri arasında da kurulabileceği ümid edilmektedir".

Hemen hemen aynı derecede kıymetli bir muhafaza içinde bir de Genel Vali'nin mektubu vardı. Çeşitli tipte makinaların, çalışan modelleri de dahil olmak üzere hatta bir de buharlı gemi modeli de dahil çok sayıda hediye Yakub Han ve memurlarına verilmiştir. Dikiş makinaları en çok makbule geçen hediyeler olmuştur. Kısaca, Forsyth heyetinin karşılanışı ve karşılıklı ilişkiler daha samimi bir havada cereyan etmiştir. Tam bir dostluk havası ortaya çıkmıştır.

Bu son derece dostane hava taraflar arasında iyi bir ticaret andlaşmasımn hazırlanmasını sağlamıştır. 2 Şubat 1874 günü imzalanan bu andlaşmaya göre, taraflar birbirlerinin topraklarında adli bir güce sahip olarak Hindistan ile ticari heyetler teatisi ve sınırsız mal ticareti imkanları sağlamıştır.

Ortaya çıkan bu dostluk havası dolayısıyle Yakub Han, İngiliz heyetinin görmek istediği her bölgeye gitmelerine izin vermiştir. Bundan istifade eden İngiliz subayları kuzeye giderek Rus ileri karakollarına 30 km kadar yaklaşıp, Rusya'nın Doğu Türkistan sınırlarına ne kadar askeri yığınak yaptığım öğrenmeye çalışmışlardır. Ayrıca İngiliz heyeti, Yakub Han'ın karakteri ve yönetiminin niteliği hakkında daha çok bilgi edinmişlerdir. İngilizler, bilhassa Yakub Han'ın ordusu üzerinde çok durmuşlardır. Fakat, orduyu pek beğenmemişler, onları eğitmek için Kaşgar'a gelen Türk subaylarına büyük işler düşeceği kanaatine varmışlardır. Silahlarda ve teşkilatta büyük değişiklikler yapılmadan bu ordunun muhtemel bir Rus saldırısı karşısında uzun süre dayanamayacağı görüşüne varmışlardır. Ama her şeye rağmen, Kaşgar Emiri Yakub Han ile varılan bu andlaşmanın ve yakınlaşmanın İngiltere açısından önemli olduğu ve bunun devam ettirilmesi gerektiği hem Forsyth ve hem de Shaw tarafından kabul edilmiştir.

Kaşgar'a giden İngiliz elçilik heyeti Nisan 1874'de Kalküta'ya dönmüştür. Genel Vali Northbrook andlaşmayı süratle onaylayarak geri götürmesi ve Kaşgar'da İngiliz temsilcisi olarak vazife görmesi için Shaw'a verdi.

Yanına bir de tıp doktorunu refakatçi olarak veren Northbrook, gitmeden önce Shaw'a selahiyetleri hakkında şunları söyledi:

"Kaşgar'daki göreviniz Emir Hükümeti ile dostça ilişkileri muhafaza etmek, Majestelerinin topraklarında İngiltere'nin ticari çıkarlarına sahip çıkmak ve andlaşmamn uygulanmasına nezaret etmektir. Emir'e harhangi bir şekilde hükümetle ilgili veya dış politikayla ilgili bir öneride bulunmaktan kaçınacaksınız, fakat kendisi size danışmak isterse o zaman da ona yeteri kadar uygun olan şekilde bilgi ve fikir vererek yardım edebilirsiniz.".

Shaw, İngiliz temsilcisi olarak Kaşgar'da oldukça sıcak bir şekilde karşılandı. Fakat bir müddet sonra Yakub Han, Shaw'dan ve İngilizler'den ümid ettiği siyasi alandaki desteği göremeyince sükut-ı hayale uğradı. Sonunda Yakub Han, Osmanlı Devleti onaylamazsa kendisini burada devamlı temsilci olarak uzun süre tutamayacağım söyledi. Bu durum üzerine Shaw, Kaşgar'dan ayrılarak Hindistan'a döndü.

Bu soğuk gelişmeye rağmen Hindistan ile Doğu Türkistan arasındaki ticaret faaliyetleri iyi bir şekilde gelişti ve 1876"da en yüksek noktasına ulaştı. Fakat, bu tarihten itibaren yavaş yavaş düşmeye başladı. Bu düşüşün sebebi ise, Hindistan'daki İngiliz Genel Valisi Northbrook'un eskisi gibi Kaşgar olaylarına ilgi göstermemesi idi. Fakat, Rus kontrolü altına girecek bir Kaşgar'ın, iç Asya'da Rusya'nın daha rahat ilerleyebilmesi için bir ikmal merkezi haline dönüşmesi ihtimali İngilizler'i rahatsız etmeye başladı.

Nortbrook 1876 baharında vazifeden alınarak yerine Lord Lytton Hindistan Genel Valiliği'ne tayin edildi. Bu sıralarda Ruslar'ın yarattığı Balkan gerginliği kısa zamanda gelişmiş hem Rusya ile Osmanlı Devleti'nin, hem de Rusya ile İngiltere'nin arasını bozmuştu. Muhtemel bir harbi düşünerek Lord Lytton, Hindistan'da askeri hazırlıklara başladı. Bu arada Forsyth ve Shaw'ın yardımları ile Doğu Türkistan ve Yakub Han ile olan ilişkilerin nasıl yeniden canlandırılabileceğini görüştü. Bu görüşmeler sonunda Lord Lytton, Londra hükümetine yazarak, Shaw'un Kaşgar'a Yakub Han nezdinde hem siyasi hem de ticari temsilcisi olarak gönderilmesi iznini aldı. Fakat Shaw, bu haberden bilgisiz tatil için İngiltere'ye dönmek üzere yola çıktığı için kendisine ulaşılamadı. Ayrıca, Türk-Rus harbinin başlaması ve ortaya yeni problemlerin çıkması, bütün bunlara ilaveten Çinliler'in, Doğu Türkistan'ı yeniden işgal etmek için hazırlıklara başlaması ortaya yepyeni bir siyasi durumun çıkmasına sebep oldu.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Doğu Türkistan Uygur Türkleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir