Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Rusya ve ingiltere'nin Yakub Han'ın Devletine ilgisi

Burada Doğu Türkistan Uygur Türkleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Rusya ve ingiltere'nin Yakub Han'ın Devletine ilgisi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 16:50

Yayılmacı Rusya ile ingiltere'nin Yakub Han'ın Devletine Karşı Gösterdikleri ilgi

XIX. yüzyılda Orta Asya ülkeleri iki emperyalist devletin rekabetine şahit olmuştur.

Orta Asya özellikle Türkistan illerinin ekonomik ve ticari potansiyelini ellerinde bulundurmak isteyen bu iki sömürgeci devletin, bölgeye yönelik yayılmacı siyasetleri şöyle gelişmiştir:

Rusya'nın Asya'da ve bilhassa Orta Asya'da yayılmasının en önemli sebepleri, yeni ekonomik ve ticari imkanlara kavuşmak ve bölgede varlığım hissettiren Avrupa devletlerine ve özellikle İngiltere'ye karşı stratejik bir üstünlük sağlamaktı. 1552'de Kazan'ı, 1556'da Astrahan'ı işgal eden Rusya, 1740'da Başkurdistan'ı, 1783'de Kırım'ı, 1800-1820 arasında Kafkaslar'ı ve Azerbaycan'ı, 1736-1848 arasında Kazakistan ile Kırgızistan'ın önemli bir kısmım devletlerarası hukuku çiğneyerek zorla ilhak etmişti. Rusya, bu yayılmacı siyasetini Avrupa ve Orta Doğu istikametinde de devam ettirmek isteyince İngiltere, Fransa, İtalya ve Osmanlı Devleti tarafından 1854-1856 Kırım Harbi ile durdurulmuştu. Kırım'daki yenilgiden soma Rusya, ekonomik, sosyal ve askeri alanlarda reformlar yaparak yayılmacılığını daha iddialı bir şekilde Asya'da, özellikle Türkistan bölgesinde yürütmeye başlamıştır. Bu yayılmanın ekonomik ve ticari menfaatler kadar bilhassa İngiltere'ye karşı askeri ve stratejik sebeplerden hızlandığını görüyoruz. Türkiye'nin mağlubiyeti ile biten 1877-1878 Türk-Rus harbi sonunda imzalanan Ayestefanos Andlaşması'nı kendi menfaatlerine uymadığı düşüncesiyle Berlin'de değiştiren İngiltere'ye karşı Rusya, son derece kızmış idi. Denizlerde yenemeyeceğini ve fakat Orta Asya'dan Hindistan'a doğru bir askeri harekette başarılı olacağını ümid eden Rusya'nın, Türkistan devletlerinin tamamım işgal edip, oradan Afganistan'a ve Hindistan'a inme planlan yaptığım görüyoruz. Bu düşünceler içindeki Rusya, daha önce yaptığı gibi yine devletlerarası hukuku çiğneyerek hareket etmiş, kendi yarattığı harp bahaneleri ile Hokand ve Buhara Devletleri"ni işgal etmiş, Hive ve Türkmenistan'ı işgal için de fırsat kollamaya başlamıştır. İşte tam bu sıralarda ortaya çıkan Yakub Han'ın Doğu Türkistan Devleti, Rusya'nın dikkatlerini hemen bu tarafa çevirmiştir. Döngenler'i zorlu bir mücadeleden sonra yenen Yakub Han, İli vadisini de kontrolü altına alınca Rusları oldukça tedirgin etmiştir. İli vadisinin kontrolünün Kaşgar'a geçmesi, hızla gelişen bu Müslüman devletinden çok endişelenen Ruslar'ı derhal harekete sevketmiştir. Ruslar, kuvvetli bir askeri güç göndererek kısa zamanda İli vadisinin kapısı durumundaki Kulca şehrini zaptetmiştir. Bununla da yetinmeyen Ruslar, Kaşgar'a karşı bir sefer tertibi için planlar yapmaya başlamışlar ise de Hive'nin işgali meselesi daha mühim addedildiğinden bu planın tatbikini o an için geri bırakmışlardır. Fakat, Ruslar Doğu Türkistan'a baskı yapmaya devam etmişlerdir.

Ruslar, Hokand ve Buhara Devletlerini işgal ettikten sonra bu ülkelere dikte ettirdikleri ticaret andlaşmaları gibi Yakub Han ile de bir ticari andlaşma yapmak istiyorlardı. Ruslar'ın bu cüretkar hareketleri Yakub Han'ı haklı bir kızgınlığa ve tedirginliğe sevketmişti. Yakub Han, Ruslar'ın her ne şekilde olursa olsun memleketine girmelerini istemiyordu. Çünkü onun gözünde Ruslar, "ticaret için değil, devlet aleyhinde desise ve casusluk için gelecek şerefsiz insanlar" idi. Zira, Yakub Han Hokand Ordu Kumandam Alim Kul'un yardımcılığını yaptığı 1854-1864 yıllan arasında Ruslar'ın çevirdiği entrikaları yakından görüp öğrenmişti. Aynca, Ruslar'ın ne kadar acımasız davrandıklarını, müdafaasını organize edip yönettiği Çimkent ve Akmescit savaşlarında bizzat yaşamıştı. Onun için haklı olarak Ruslar'a güvenmiyordu. Fakat sonunda Yakub Han, Ruslar'ı düşman olarak karşısına almaktansa, ticari yolla da olsa onlarla münasebet kurmağa karar verdi. Ruslar'ın Kaşgar'a göndermek istediği elçilik heyetini kabul edeceğini Ruslar'a bildirdi.

Kırım mağlubiyetinden sonra Rusya'nın Doğu ve Batı Türkistan Hanlıkları ile ilgili siyasetini belirleyen kişilerden birinin de Batı Sibirya Genel Valisi Gasfort olduğunu görüyoruz.

Bu Genel Vali, 1857 yılında Rus Çarı'na gönderdiği raporda Doğu Türkistan halkı ile ilgili şu görüşlere yer veriyordu:

"Kaşgar 'ın Rus himayesi altında Çin 'den bağımsız bir devlet haline getirilmesi, Çin-Mançurya zulmünün tahammül edilmez hale soktuğu bu ülke halkı için çok büyük bir hizmet olacaktır. Biz kendimizi Orta Asya'nın efendisi yapmalıyız. Böylece, bütün Orta Asya Hanları bize saygı duyar hale gelir ki, bu da ileri doğru yürüyüşümüzü kolaylaştıracaktır".

Doğu Türkistan'ı ziyaret eden ilk Rus ajanı, aslen bir Kazak Türkü olan Çokan Veli Hanov'dur. Bilahare büyük bir oriyantalist olacak olan Veli Hanov, bir tüccar kılığı ve kimliğinde Kaşgar'ı ziyaret etmiştir. Genel Vali Gasford'un emir subayı olarak yaptığı bu gizli ziyaretin sonunda Veli Hanov, Rus ticaretinin Tanrı Dağlan (Tiyanşan)'nın güneyinde serbestçe yapılabileceğine dair bir raporla ülkesine dönmüştür. Ona göre, güneye doğru gittikçe yükselen geçilmez fiziki engellerin Doğu Türkistan'ı Hindistan'dan ayırması bu ülkenin ticari hayatını daha cazip hale getirmektedir.

Kaşgar'a giden ikinci Rus ise tam manasıyla bir tüccar idi. Rus resmi makamlarının da teşviki ile Khlyudov adındaki bir Rus tüccarı 1868 yılında Alma-Ata'da bir tüccar kervanı düzenleyerek Doğu Türkistan'a gitmiştir. Başlangıçta Khlyudov'dan şüphelenen Kaşgar yetkilileri onun seyahatine izin vermemişler ise de Yakub Han'ın müdahalesi ile yoluna devam etmiş ve kendisiyle de görüşmüştür. Rus tüccarın bir ticaret andlaşması imzalamasına dair teklifini olumlu karşılayan Yakub Han, yeğeni Şadi Mirza'yı, Khlyudov ile birlikte Alma-Ata'ya Rus yetkililerine göndermiş ve bir de mektup yazmıştır.

Yakub Han, mektubunda şu hususlara yer vermiştir:

"Büyük Çar'ın toprakları geniş, büyük ve bir çok akıllı adamlarla dolu. Bizim topraklarımız sizinkilerle karşılaştırılırsa bir fakir viranedir. Şimdi, ülkedeki Çin iktidarının kovulmasından sonra geriye bıraktığı tahribatı düzeltmeye çalışıyoruz. Altı yıldır bu düzeltme işi ile uğraşıyoruz. Ülkede iyi olan herşeyi mahvetmişler, geriye hiçbir şey bırakmamışlardır. İşte bu sebepten dolayıdır ki, zengin tüccarlarınızın ülkeye girmeleri şimdilik men edilmiştir. Zira, onlar burada ticaret yapacak hiçbir şey bulamazlar. sadece bir virane bulurlar".

Yakub Han'ın bu mektubu da göstermektedir ki, bir asra yakın süren Çin yönetimi, uyguladığı ağır vergi sistemi, rüşvet ve iç karışıklıklar yüzünden ülkeyi tam bir ekonomik krizin içine sürüklemiştir.

Taşkent'deki Ruslar'ın "Türkistan Genel Valisi" General Kaufmann. Petersburg'da bulunduğu için Şadi Mirza yukarıdaki mektubu Alma-Ata'dakı Rus komutam General Kalpakovsky ye verdi. General. Yüzbaşı Reinthal'i bir ticaret andlaşmasının müzakereleri için Kaşgar'a gönderdi. Şadi Mirza da Kaufmann"ın daveti üzerine Petersburg'a gitti ve Rus Genel Valisi ile görüşerek Ocak 1869"da Kaşgar'a döndü. Bu arada Kaşgar'a giden Yüzbaşı Reinthal'de bir andlaşma yapamadan geri geldi Yakub Han. Ruslarla başlattığı bu ilişkilerde çok dikkatli davranıyordu. Ruslar'ın. ticaret andlaşması teklifini ağırdan almasının en önemli sebebi onların böyle bir andlaşmayı bahane ederek ülkesine ait bazı topraklan işgal etmeleri idi. Sonunda. General Kaufmann'a bir mektup yazarak iki ülke arasındaki sınırı birlikte tesbit etmeye davet etti. Zira, kervanların ve tüccarların rahat hareket edebilmeleri için güvenlik ve sükunete ihtiyaç vardı ve bunu sağlamak için de bir sınır tesbiti yaparak hem Rusya'dan hem de diğer ülkelerden Doğu Türkistan'a gelebilecek tüccarların meselelerini halletmek mümkün idi.

Ne var ki. Rusya'nın sınırlarını genişletmek emelinde olan Türkistan Genel Valisi General Kaufmann. Yakub Han'ın bu makul davetine cevap vermedi. Sınır meselesi hallolmayınca da Yakub Han Ruslarla herhangi bir andlaşmaya yanaşmadı. Yakub Han'ın Döngenler"le uğraşmasını fırsat bilen General Kaufmann. İli vadisinin kapısı dummundaki Kulca"yı işgal etti.

Kaynakça
Kitap: DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİ TARİHİ
Yazar: Mehmet SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Rusya ve ingiltere'nin Yakub Han'ın Devletine ilgisi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 16:50

Ruslar'ın bu mütecaviz tutumu üzerine telaşa kapılan Yakub Han, Ahrar Han adındaki bir mutemedini İngiltere'nin Hindistan Genel Valiliği nezdinde istişarelerde bulunmak üzere Kalküta'ya gönderdi. Yakub Han'ın, İngilizler ile istişaresini öğrenen General Kaufmann, Rusya'nın vassalı durumuna düşen Hokand hükümdarı Hudayar Han'a baskı yaparak Yakub Han'ı, Hokand'dan Kaşgar'a kendisinin gönderdiğini söyleyerek onu hemen azlederek yerine Rusya'nın sözünü dinleyecek birinin tayinini istemiştir. Hudayar Han, Yakub Han'ın müstakil bir devletin hükümdarı olduğunu, onu azledemeyeceğini fakat Rusya ile ilişkilerinin düzelmesi için çalışılabileceğini söyleyerek, Sanmsak Odrayçı adında bir adamını Kaşgar'a gönderdi. Hudayar Han, mutemet adamı vasıtasıyla Yakub Han'dan Ruslar ile iyi geçinmesini aksi takdirde Ruslar'ın kendisini devirebilecek güce sahip olduklarını hatırlattı. Yakub Han. kendisine mesaj getiren Hudayar Han'ın adamına şu cevabı verdi: "-Ruslar buraya, bu yerlere bakmak ve ülkenin durumunu tanımak üzere geldiler. Onların niyeti bu olunca, en iyisi gelmelerini yasak etmektir. Zira. onlar (Ruslar) rahat durmayan ve kafalarında kötü fikirler taşıyan insanlardır". Bütün bu açıklamalar göstermektedir ki, Yakub Han daha önceden iyi tanıdığı Ruslar'a karşı son derece tedbirli davranmakta, ne onların baskısına ne de entrikalarına boyun eğmeği düşünmemektedir.

Fakat diğer yanda General Kaufmann. Yakub Han'ı tehdit etmeye devam etmiştir. Yakub Han'a başka bir adamı vasıtasıyla gönderdiği mektupta Kaufmann, müstakil Doğu Türkistan'ın hükümdarına Rusya'nın tekliflerine karşı verdiği, güya dostça olmayan cevaplardan bahsederek "Hokand ve Buhara Hükümdarlarından ibret almasını, onlar gibi şiddetli cezalandırılmak istemivorsa Rusva'nın isteklerine boyun eğmesini" tavsive etmiştir Yakub Han, bu mağrur ve mütecaviz Rus generalinin baskı ve tehditlerine boyun eğecek bir lider değildi. Onun için Rus Genel Valisi'ne vakar dolu şu cevabi mektubu göndermiştir: "-Son elçiniz bir Rus değildi. Gönderecek bir Rus bulunmadığı nedeniyle değil, fakat sizin bu şerefe yalnız Hokandlı veya Buharalıyı layık gördüğünüzden böyleydi. Eğer Ruslar benim iyi niyetlerime inanıyorlarsa bana kendi adamlarını göndermelidirler. Bana kendi adamlarınızdan birini gönderin, isterse bir çoban olsun, ben de size kendi elçimi göndereyim.".

Yakub Han'ın bu mektubu üzerine General Kaufmann, Baron Kaulbars başkanlığında bir heyeti Kaşgar'a gönderdi. Bu heyete ayrıca, bir mühendis, bir topograf ve ileri gelen tüccarlardan Kolesnikov bulunuyordu. Fakat, General Kaufmann aynı zamanda İli vadisine akan Nari nehri üzerinde bir kale inşa ettirerek, oraya önemli sayıda asker yığdı. Maksadı, gönderdiği heyet istediği neticeyi alamazsa Yakub Han'a karşı girişilecek muhtemel bir askeri harekata hazır olmaktı. Yakub Han, bu tür manevralardan yılacak bir adam değildi. Baron Kaulbars heyetini sıcak bir şekilde kabul etti. Fakat, Ruslar'ın şuurdaki askeri hazırlıklarını durduruncaya kadar anlaşmaya yanaşmadı. Ruslar hazırlıkları durdurdular ve görüşmeler başladı. Başlığı General Kaufmann in Yedi Şehir Şefi Yakub Bey'e Teklif Ettiği Serbest Ticaret Şartları" olan bir doküman 22 Haziran 1872 günü imzalandı.

Bu andlaşmaya göre:

1- Bütün Rusya vatandaşları ve tüccarları Doğu Türkistan'da, Doğu Türkistan'ın vatandaşları da Rusya idaresinde olan Batı Türkistan'da serbestçe ticaret yapabilecekler.
2- Rus tüccarları Doğu Türkistan şehirlerinde bulunan kervansaraylardan istifade edecekler.
3- Rus ve Doğu Türkistanlı tüccarlar karşılıklı olarak istedikleri şehirlerde ticaret acentalığı açabilecekler.
4- Tarafların tüccarları yüzde iki buçuk ( % 2,5) vergi ödemekle yükümlü olacaklardı.

Bu andlaşma sadece ticaret konularım düzenlemekle birlikte aynı zamanda Rusya'nın bağımsız Doğu Türkistan Devleti'ni siyasi olarak tanıdığı anlamına geliyordu. Nitekim, Rus heyeti Kaşgar'dan ayrılmadan önce Yakub Han, Baron Kaulbars'a Rusya'nın kendisini müstakil bir hükümdar olarak tanımasından memnun olduğunu belirtmiştir. Yakub Han, teşekkür babında Molla Tarap Hoca adında bir yakınını elçi olarak 1873 yazında Rusya başkenti Petersburg'a göndermiştir. Ne var ki, bu andlaşma Yakub Han'ın Rusya ile olan ilişkilerini düzeltmeye yetmedi. Ruslar, gönderdikleri tüccarlara Yakub Han'ın adamları tarafından kötü muamele edildiğini ileri sürerek durumu protesto etmişlerdir. Kaşgar yetkilileri de, Rus tüccarlarının ticari maksatların dışında hareketleri olduğunu, gelenlerin sadece ticaretle meşgul olmaları halinde herhangi bir meselenin kalmayacağını söyleyerek Rus iddialarını reddetmişlerdir.

Bu arada, İngiltere ile Osmanlı Devleti'nin Yakub Han'a elçiler göndererek onun hükümdarlığını tanımaları ve kendisiyle iyi ilişkilere girmeleri durumu tamamiyle Yakub Han lehine değiştirmiştir
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Doğu Türkistan Uygur Türkleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir