Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Yakub Han'ın Tunganlar'la Savaşı ve Urumçi'yi Alışı

Burada Doğu Türkistan Uygur Türkleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Yakub Han'ın Tunganlar'la Savaşı ve Urumçi'yi Alışı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 16:47

Yakub Han'ın Döngenler (Tunganlar)'le Savaşı ve Urumçi'yi Alışı

Yakub Han, 1867'de hükümdarlığını ilan ettikten ve Kuça'yı aldıktan sonra bir müddet başşehir Kaşgar'dan ayrılmadı. 1868 ve 1869 yıllarım ülkesinin iç içişleri ve devletin yeniden yapılanması için harcadı. İleride daha geniş bir şekilde anlatılacağı gibi, ordusunun modernleşmesi ve devlet teşkilatın sağlamlaştırılması için polis teşkilatının ve belediye zabıtasının kuruluşunu ve vergi sistemini geliştirdi. Bu arada, eğitim ve kültür hayatının gelişmesi, ekonomik ve ticari faaliyetlerin canlanması için gerekli hamleleri yaptı. Ne var ki, ülkenin doğu bölgesininin en büyük merkezi olan Urumçi'nin Döngenler" in, yani Çin Müslümanlar"m elinde olması ve bu Müslüman topluluğun önderlerinin Yakub Han'ın devletine karşı düşmanca bir tavır içine girmesi ve bilhassa Doğu Türkistan'a ulaşan ticaret yollarının bir nevi kapısı durumundaki Muzat Geçidi'nin Döngenler tarafından kapatılması ülkenin ekonomik ve ticari hayatına menfi yönde tesir etmiştir. İşte bu meseleyi halletmek için Yakub Han doğu seferine çıkmaya ve Döngenler'le mücadeleye karar vermiştir.

Daha önce de temas edildiği gibi Döngenler, Çin'in Doğu Türkistan hududunu teşkil eden Kansu eyaletinde yaşayan Müslüman Çinliler'den oluşan bir topluluk idi. Kendilerinin İslamiyet'i kabul etmesi Pekin'deki Çin yönetiminin hoşuna gitmemişti. Bu arada Döngenler, Kansu eyaletine gönderilen Çinli valilerin baskısından ve ağır vergilerinden oldukça yıpranmışlardı. Çin yönetiminin XIX. asrın ilk yansında gösterdiği zaafivetten faydalanan Çinli Müslümanlar, merkezi yönetime karşı isyan ederek bir nevi müstakil bir yönetim oluşturmuşlardı. Niyetleri, Doğu Türkistan'ı da kontrolleri altına alıp bir "İslam Devleti" kurmaktı. Fakat, Yakub Bey'in ortaya çıkışı Doğu Türkistan'daki müstakil şehirleri biraraya getirip bir Müslüman Türk Devleti kurması ve istiklalini ilan etmesi onların bu hesaplarım alt-üst etmişti. Bunun üzerine Döngenler, Doğu Türkistan'ın müstakil hükümdan Yakub Han'ı müşkül duruma düşürmek için ülkeye ulaşan ticaret yollarının birleştiği yer olan Muzat Geçidi'ni kapatmaya, memlekette ekonomik kriz yaratmaya ve böylece kurulan birliği bozmaya başladılar. Bu durumu gören Yakub Han, meseleyi halletmek için hazırlıklara başladı.

Ne var ki, Yakub Han daha hazırlıklarını tamamlamadan Döngenler harekete geçti. Tien Hsi-Lien adlı Döngen Generali 20.000 kişilik bir kuvvetle Turfan'dan hareketle Korla kasabasında konuşlandırılmış olan Yakub Han sınır kuvvetlerini bir başlan ile 1870 Mayıs'ında mağlup etmiştir. Bu baskın haberini alan Yakub Han, 15.000 kişilik bir kuvveti Hekim Han Töre ve İshak Hoca kumandasında Korla'ya göndermiş ise de Döngenler bu kuvvetleri de mağlup etmişlerdir. Bu zaferle de yetinmeyen Döngen generali müdafaasız gördüğü Kuça'yı işgal etmiştir. Bu beklenmedik gelişmeler üzerine Yakub Han, 23.000 kişilik esas ordusu ile Aksu'ya geldi. Yakub Han'ın ordusu ile birlikte gelmekte olduğunu öğrenen Döngenler, Kuça'yı yağma ederek geri çekilmişlerdir. İleri harekatına devam eden Yakub Han, önce Kuça'ya soma da Uşaktal'a varmıştır. Burada konaklayan Yakub Han, Döngenler'le girişeceği harbin planlarını yapmaya başlamıştır. Bu plana göre, önce stratejik önemi olan Toksun ve Turfan, Döngenler'den kurtarılacaktı. Bu maksatla da Ömer Kul başkanlığındaki bir grup yüksek rütbeli subayın komuta edeceği kuvvetler Toksun üzerine güneyden yürürken, Abdullah Pansad kumandasındaki bir başka kuvvet de aynı şehre kuzeyden hücum edecekti. Bu planı başarıyle uygulayan Yakub Han'ın kuvvetleri Toksun'u kolayca zaptedmeye muvaffak olmuşlardır. Zira, iki cepheden Yakub Han'ın askerlerinin hücum ettiğim gören Döngen kuvvetleri imha olacakları endişesiyle aceleyle Toksun'u boşaltmışlardır. Toksun'u alan Yakub Han, kuvvetlerini Turfan üzerine sevk etmiştir. Bu gelişmelerden endişeye kapılan Döngenler'in lideri ve Urumçi Hakimi Davud Halife (Lao Jen-Chia) 13.000 kişilik bir kuvveti Turfan'ı müdafaa için göndermiş ise de bu takviye kuvvetleri Yakub Han ordusuna mağlup olmaktan kurtulamamıştır. Kasım 1870'de kazandığı bu zaferden sonra Yakub Han, Hekim Han Töre'yi Toksun Valiliğine tayin ederek bir müddet Turfan'da kalmış ve Urumçi'nin zaptı ile ligili hazırlıklarını yapmıştır.

Yakub Han, ülkeyi bir tek idare altında toplama mücadelesine başladığı 1864 yılından itibaren meseleleri mümkün olduğu kadar sulh yoluyla halletme yolunu tercih eden bir liderdi. Bilhassa Müslümanlar arasında kan dökülmesini hiç istemezdi. Ayrıca, kan dökülerek kurulan bir birliğin de sağlam temellere oturmayacağına inanırdı. Bu duygu ve düşünceler içinde Urumçi'deki Döngen lideri Davud Halife (Lao Jen-Chia) ile devamlı temas kurarak Urumçi'nin sulh yoluyla Doğu Türkistan (veya Kaşgar) devletine katılmasını sağlamaya çalışmıştır. Fakat, Döngenler'in menfi tavır takınmaları ve barışa yanaşmamaları Yakub Han'ı Urumçi'yi askeri harekatla ülkesine katmaya mecbur bırakmıştır. 1870 Kasım'ının sonlarında 12.000 kişilik bir kuvvetin başında Urumçi üzerine yürümüştür. Yakub Han'a karşı duramayacağım anlayan Döngen lideri Lao Jen-Chia, sulh talebinde bulunmuştur.

Yapılan müzakereler sonunda Urumçi şehri Döngenler'ın elinde kalacak fakat Yakub Han'a bağlı olacaktı. Ayrıca, Döngenler Yakub Han'a yüklü bir vergi ödeyeceklerdi.
Yakub Han, kendisine bağlanan Urumçi'de dört ay kadar kaldıktan sonra Mart 1871'de Urumçi'nin doğusunda yer alan Karaşehir'e gitmiş ve orada Çin istikametinden gelebilecek istila güçlerine karşı müstahkem bir kale yaptırmıştır. Bu kaleye yeterli sayıda muhafiz koyan Yakub Han, Mayıs başlarında Aksu'ya gitmiştir. Burada altı ay kadar kalan Yakub Han, yaz sonlarında başkenti Kaşgar'a dönmüştür.

Ne var ki, Urumçi'nin kuzeydoğu komşusu olan Nan-Shan'daki Çinliler, Urumçi'nin Doğu Türkistan'a bağlanmasına kızarak tertip ettikleri askeri kuvvetlerle şehri bir baskınla ele geçirmişlerdir. Döngen lideri başlangıçta bu işgalcilere bir direniş göstermemiş fakat, Müslüman halkın tazyiki ile gayri müslim Çinlilerle mücadeleye başlamıştır. Bu arada Yakub Han kuvvetlerinin gelmekte olduğu haberini alan Çinliler, Urumçi'yi boşaltıp geri çekilmişlerdir. Bu durumdan istifade eden Döngen lideri Davud Halife, yeniden istiklalini ilan etmiştir.

Urumçi'deki bu gelişmeleri haber alan Yakub Han, oğlu Beg Kulu Beg ile Hakim Han Töre kumandasında kuvvetli bir orduyu bölgeye sevk etmiştir. Yakub Han'ın gönderdiği kuvvetlerin Urumçi'ye yaklaştığı haberini alan Davud Halife,mukavemet için hazırlıklara başladı. 4000 kişilik bir kuvvetle Kaşgar ordusuna pusu kurmaya çalışırken durumu öğrenen Beg Kulu Beg daha seri hareket ederek bu kuvvetleri ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu mağlubiyet üzerine Davud Halife (Lao Jen-Chia) Manas şehri istikametinde kaçmaya başladı. Fakat, yakalanacağını anlayınca intihar etti. Urumçi'yi işgal eden Beg Kulu, bu şehrin ve Döngenler'in resmen Kaşgar'a bağlandığını ilan etti. Beg Kulu, bu zaferden sonra Kaşgar'a döndüğü zaman babası Yakub Han tarafından parlak bir törenle karşılanmıştır. Böylece, Urumçi'nin ilhakı ile Doğu Türkistan7uı ülke bütünlüğü de sağlanmış oluyordu.

Yakub Han'ın Doğu Türkistan'ın birliğini sağlayarak müstakil bir İslam Devleti kurması, o bölgeye yalan yayılmacı devletlerin dikkatlerini hemen çekmişti. Bu devletlerin başında ise Rusya ve İngiltere geliyordu. Bunları da bilahare Çin takip edecekti. Yakub Han'ın devletine karşı ilk iki devletin alakası çok değişik sebeplerden dolayı bulunuyordu. İngiltere, Orta Asya ve Hindistan'daki münfaatlerini korumada işbirliği yapabileceğini ümid ettiği yeni bir İslam devletinin ortaya çıkmasından oldukça memnun görünüyordu. Fakat, Rusya Yakub Han'ın kurduğu devlete karşı hiç de dostane alaka duymuyordu. Orta Asya'nın Müslüman Türk Devletleri'nin çoğunu halihazırda işgali altına almış olan ve geri kalanlarını da almak isteyen Rusya'nın karşısına yeni bir İslam devletinin çıkması, onu hiç de memnun etmemişti. Ayrıca, bu yeni İslam devletinin varlığı diğer devletlerin istiklallerini korumak için manevi bir kaynak teşkil edecekti ki bu da Rusya'nın hiç hoşuna gitmiyordu. Bu sebeplerden dolayı Rusya ile İngiltere'nin siyaseti üzerinde kısaca durmak zarureti vardır.

Kaynakça
Kitap: DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİ TARİHİ
Yazar: Mehmet SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Doğu Türkistan Uygur Türkleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir