Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Doğu Türkistan'da Eğitim ve Kültür Hayatı

Burada Doğu Türkistan Uygur Türkleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Doğu Türkistan'da Eğitim ve Kültür Hayatı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 16:07

Eğitim ve Kültür Hayatı

Doğu Türkistan Türkleri'nin eğitim ve kültür hayatında çok başarılı iki devri burada zikretmek gerekir. Göktürk Hakanlığı"nın ve hanedanının inkırazından sonra merkezi Doğu Türkistan olmak üzere Uygur Hanedanlığı tarafından kurulan Uygur Devleti zamanında Doğu Türkistan Türkleri'nin eğitim ve kültür hayatında büyük başarılar elde ettiğini görmekteyiz. Nitekim Göktürkler'den sonra kendi alfabeleri ile yazı dili oluşturan Doğu Türkistan Türkleri. Uygurlar olarak Türk kültür tarihinde önemli bir başarıyı gerçekleştirmişlerdir. Uygur alfabesi ile eğitim ve kültür hayatında büyük hamleler yapan Doğu Türkistan Türkleri. Türk tarihinde matbaayı da kullanan ilk Türk grubu olmuştur. Fakat "tahta harflerle" çalışan Uygur matbaasının fazla verimli olmadığı, tıpkı Göktürk kardeşleri gibi kitabeler şeklinde taş sütunlara yazarak meselelerini halletme yoluna girdiklerini görmekteyiz. Şu ana kadar çıkan Uygur tabletlerinden anlaşılmaktadır ki, bugün Çin sınırları içinde kalan Uygur tapınaklarının, yer altından henüz çıkarılmamış kısımları, meselenin esasını teşkil etmektedir. Doğu Türkistan'ın kadim bir Türk ülkesi olduğunu ortaya koyan bu yazıtların çıkarılmasına Çin yönetiminin izin vermemesi son derece manidardır.

Doğu Türkistan Türkleri'nin "Uygurlar çağı" olarak bilinen bu devrinin eğitim müesseseleri hakkında kaynaklarda maalesef fazla bilgi verilmemektedir. Bununla beraber Doğu Türkistan Türkleri'nin basit bir şekilde de olsa okullara sahip oldukları ve oralarda eğitim yaptıkları ortaya çıkan yazıtların ifadesinden anlaşılmaktadır. Ayrıca, kendi alfabesi, yazısı ve matbaası olan bir toplumun eğitim kurumlarının olmaması düşünülemezdi. Dolayısıyla Doğu Türkistan Türkleri'nin eğitim kurumlarına sahip oldukları ve fakat yazıtlarının önemli bir kısmının ortaya çıkarılmasına izin verilmemesi sebebiyle eğitim teşkilatı hakkında fazla bir bilgiye sahip bulunmamaktayız. Bu arada Uygur Hakanlığı"nın yıkılmasından sonra Kore halkının ve devletinin teşkilatlanmasında önemli rol oynayan Uygur prenslerinin, Koreliler'in eğitimine yaptıkları katkılar da göz önüne alınırsa Doğu Türkistan Türkleri'nin Uygurlar döneminde mutlaka bir okul sistemine sahip oldukları anlaşılmaktadır.

Doğu Türkistan Türkleri'nin kültür ve eğitim hayatlarında en parlak olduğu devir ise Karahanlılar zamanı olmuştur. Aynı zamanda Karahanlılar ile Türk tarihinin ilk Müslüman devletini oluşturan Doğu Türkistan Türkleri'nin bütün Türk kültür ve eğitim tarihine tesirleri bu devirde olmuştur. Müslümanlığın kitleler halinde heyecanla kabul edildiği bu devirlerde Türk kültürünün karekteri değişmemekle birlikte. İslami kültür ve eğitim sistemlerinin geniş bir şekilde Türkler tarafından benimsendiği bu devirde İslami eğitim kurumlarının temelini oluşturan mektep ve medrese sisteminin de Türkler tarafından benimsendiği görülmektedir. Bilindiği gibi mektep "yazı yazmayı öğrenilen yer" manasında kullanılmış ve bu kurumda Müslüman Türk çocukları okuma yazma ve Kur'an öğrenmişlerdir. Mektebi bitiren çocuklar başta İslami bilgiler olmak üzere muhtelif bilim dallarının okutulduğu medreseye devam etmiştir. "Ders çalışılan, ders okunan yer" manasına gelen medreselerde bu muhtelif bilim dallarında eğitim gören gençlerin çok başarılı olduklarını Karahanlılar kültür hayatında görmekteyiz. Fen ve tıp bilimlerinde olduğu gibi sosyal bilimler dalında, özellikle hukuk ve İslami Türk kültürü, filoloji sahasında çok kıymetli eserler verilmiştir. Bugün modem hukuk anlayışına ışık tutacak şekilde İslami hukuk ile Türk hukuk anlayışını birleştiren bir hukuk sistemi oluşmuştur. Şöylece Türkler açısından eşitlik ve fikir özgürlüğünün en yüksek seviyeye ulaşması sağlanmıştır. Nitekim Türk kültür tarihinin en büyük abidelerinden birini yazarı Balasagunlu Yusuf Has Hacip, "Kutadgu Biliğ"de. kültür dünyamıza ve devlet teşkilatımıza bugün dahi tesir eden açıklamalar yapmıştır. Ayrıca filoloji sahasında Mahmud Kaşgari'nin Divanı Lügat-it Türk'" adlı eseri Türk dilinin ve kültürünün güzel bir abidesi olarak ortaya çıkmıştır. Bu eser, Türklerle birlikte yaşayan diğer Müslüman insanların devlet idaresi ile münasebetlerinde yardımcı olunması düşüncesiyle yazılmıştır. Bu da daha önce de işaret edildiği gibi, Doğu Türkistan Türkleri'nin Karahanlılar devrinde ne kadar yüksek bir kültür anlayışına sahip olduklarını ortaya koymaktadır.

Karahanlı Devleti"nin yıkılışından sonra eğitim ve kültür alanında Doğu Türkistan Türkleri'nin bir duraklama ve gerileme devrine girdiğini görmekteyiz. Bu geri kalışta Moğollar ve Timurlular idaresinde yaşanan dramatik hadiselerin de rolü olmuştur. Bütün bu menfi gelişmelerin Doğu Türkistan Türkleri'nin eğitim ve kültür hayatındaki kötü izleri 17. Ve 18. Asırlar boyunca da devam etmiştir. 19. Asırla birlikte eğitim müesseseleri ile kültürel hayatta yeni bir canlanmanın olduğunu görmekteyiz. Nitekim Doğu Türkistan medreselerinde dini ilimler ile birlikte sosyal ve fen bilimlerine de yer verilmeye başlanmıştır. Ne var ki, bu canlanma Doğu Türkistan Türkleri'nin eğitim ve kültür seviyesinin medeni dünya seviyesine ulaşmasına yetmemiştir. Bunda en büyük sebebin, 1877'de ülkenin Çinliler tarafından işgalinin büyük rolü olmuştur. Zira Çinliler, Doğu Türkistan Türkleri'nin eğitim ve kültür hayatında ilerlemelerine yardımcı olmadıkları gibi engellemeleri de olmuştur.

20.asırla birlikte Doğu Türkistan'da eğitim ve kültür hayatında batılı anlamda okulların sayısı yüzlerce olmasına rağmen iyi öğretmen ve öğretim üyesi yoksunluğu dolayısıyla arzu edilen seviyede tedrisat yapılamamaktadır. Bunda Çin idaresinin yaptığı haksız tasarrufların büyük rolü bulunmaktadır. Bugün 30 milyonluk Doğu Türkistan'ın başşehri olan Urumçi de sadece bir tek üniversite bulunmaktadır. Bu üniversiteye Türk gençlerinin girmeleri oldukça güçtür. Bunun iki sebebi vardır. Birincisi; Çin idaresinin ilgisizliği yüzünden orta öğretim müesseselerinde Doğu Türkistan gençleri iyi yetişmemektedir. İkinci sebep ise. Urumçi Üniversitesi'nin Çince tedrisat yapmasıdır. Dolayısıyla orta öğretimde çok başarılı olan ve Çince öğrenebilmiş olan gençler üniversiteye devam etmektedir ki. bunların oranı Çinli öğrencilere nispeten son derece düşük bulunmaktadır. Neticede, iyi eğitim alamayan ve kalifiye eleman durumuna gelemeyen Türkistan Türkü kendi anavatanında son derece geri kalmış bir toplum olarak yaşamaktadır. Bu ise, bugünkü insan haklan çağında Doğu Türkistan Türkleri'ne ne kadar büyük bir haksızlığın yapıldığının ifadesidir.

Kaynakça
Kitap: DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİ TARİHİ
Yazar: Mehmet SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Doğu Türkistan Uygur Türkleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir