Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

XIX. Yüzyılda Türkmenler'in Kültürel Konumu

Burada Hazar Ötesi Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

XIX. Yüzyılda Türkmenler'in Kültürel Konumu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 19:05

XIX. Yüzyılda Türkmenler'in Kültürel Konumu

Göçebe yaşama uygun bir hayat anlayışına sahip olan Türkmenler her şeye rağmen zengin bir kültüre sahiplerdir. Özellikle, edebiyat, şiir alanında, XVIII. yüzyıl Türkmenler için "altın bir yüz-yıl" olmuştur. Bu dönemde birbirinden güzel üslûp, dil, şiir örnekleriyle karşımıza Azadi, Mahtımkulu, Andalıp, Şabendi, Şeydayi, Magrupı, Gayıbi gibi ünlü Türkmen şairleri çıkmaktadır. Şiir dışında, destan ve saz edebiyatı, "mukam" denilen makam ustalarının usta temsilcileri de bu yüzyılda parlamışlardır. Mahmut Kaşgarlı, Hoca Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Burhaneddin Sivaslı, Nesimi', Fuzuli, Nevai, Bayram Han ve Karacaoğlan'ın eserlerinin ortaya çıkmasında Türkmenlerin payı büyüktür. Türkmen edebiyatının en ünlü ismi hiç şüphesiz Azadi ve Mahtımkulu olmuştur. Baba-oğlu, bütün XVIII-XIX. yüzyıl Türkmen klasik edebiyatının canlı ve yaşayan örnekleriydiler. Özellikle, Mahtımkulu, Türkmen edebiyatı üzerindeki etkisini günümüze kadar korumuş ve onun ince şiir üslûbunu ve ustalığını aşabilecek ikinci bir şair ortaya çıkmamıştır.

Babasının üslûbunu koruyan Mahtımkulu ise Türkmen halkına daha yakın ve daha içten şiirler yazmıştır. Mahtımkulu, Türkmen sosyal hayatını, inanç yapısını şiirlerinde dile getirmek, bazılarını eleştirmek, bazılarını geliştirmek kaygısı izlemiştir. "Goşgu" olarak bilinen ve halk ağzında çok sevilen ve okunan dörtlükler halinde şiir üslûbunu benimseyen Mahtımkulu, Türkmen hayatına yabancı olmamış, bizzat kendisinin de içinde olduğu bir toplumsal düzeni şiirleştirmek, edebiyat haline getirmeye çalışmıştır. Mahtımkulu, kendisinin şairliği seçmesinde babasının emeğini ve rolünü yüksek değerlendirmektedir. "Azadım kanı" dörtlüğünde şair Devlet Muhammet Azadi'yi "göklenin aslanı", "iliminin incisi" isimleriyle övmektedir.

Mahtımkulu "şükür bize dil verdi" diyerek gelenek halinde dar bir coğrafyada geçip giden Türkmen hayatını edebiyata aktarmış, onu kendi şiirleriyle canlandırmıştı. Mahtımkulu, şiir yazma yeteneğinin kendisine Allah'ın verdiği bir nimet olduğunu ve bu sayede şiir sözlerinin kendiliğinden ortaya çıktığını eserlerinde belirtmiştir. Onun "Uçdum yaranlar", "Boldum giryana", "Divana geldi", "Yar bizim san", "Nan dilberin" gibi şiirleri bu konuyu ele almıştır. Şiirleri sadece Türkmenlerin günlük hayatına değil, dini, siyasal olaylara da ilişkindir. Cennet, cehennem, Deccal* gibi mitolojik İslam inancının canlı örnekleri olan bazı hususları da şiirlerine konu edinmiştir. Mahtımkulu, ilk defa Türkmen aile hayatını, özellikle ölen kardeşin eşinin bir başka kardeşle evlendirilmesi gibi istem dışı olaylan da sert dille eleştirmiştir. Kendi dönemi için ufuklar açıcı niteliklere ve düşüncelere sahip olan Mahtımkulu bütün Türkmen boylan tarafından benimsenmiş ve ilgi görmüştür. Bu ilgi şairin hayatına yansımasa da, şiirlerine, edebiyatına yansımıştır. Mahtımkulu'dan sonra onun etkisinde onlarca şair ve ozan yetişmiştir. Rus şairlerinden A. S. Puşkin ve M. V. Lermontov'da kendi şiirlerinde Mahtımkulu'nun dehasından ilham almışlardır.

XIX. Yüzyıl Türkmen edebiyatı XVIII. yüzyıl divan ve halk edebiyatının etkisinde kalmış, bu dönemin şiir üslûbunu etkin olmayacak düzeyde yansıtmaya çalışmıştır. Rus işgalinden sonra Türkmen edebiyatında farklılık ve canlanma dikkati çekmektedir. Gazete ve kitabın Türkmenler arasına girmesi, Türkmen edebiyatının, tarihinin basın yoluyla ortaya çıkmasına yol açmıştır. Basın ve matbuat, Türkmen divan edebiyatına büyük bir ilgi gösterdi. Türkmen divan şairi Mahtımkulu Pıragı'nın eserleri ortaya çıkmaya başladı.

Deccal:

Eski Orta Doğu kökenli halkların mistik inancına göre kıyamet günü belirtisi olarak ortaya çıkacağı sanılmakta ve adaletsizliği temsil eden birisi olarak gösterilmektedir. Kur'an'da bu konuda kesin bir şey söylenmemesine rağmen, bu düşünce lslanıi kaynaklarda da kendine yer edinmiştir.

Mahtımkulu'nun hayatının ve eserlerinin ilk tetkikatçısı Abdurrahman Nurmuhammet oğlu Niyazi (1855-1927) olmuştu. Onun hazırladığı Edebiyat Kütüphanesinden isimli eseri 1912 yılında yayımlanmıştır. Burada Türkmen edebiyatının büyük şairleri, özellikle de Mahtımkulu hakkında geniş bilgiler verilmiştir.

Kaynakça
Kitap: HAZAR ÖTESİ TÜRKMENLERİ
Yazar: EKBER N. NECEF ve AHMET ANNABERDlYEV
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: XIX. Yüzyılda Türkmenler'in Kültürel Konumu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 19:06

İlk defa Rus İmparatoriçesi II. Yekaterina (1762-1796) tarafından Petersburg'ta "Aziatskaya tipografiya" matbaasında N. Şnora'nın redektesiyle Kur'an basımı gerçekleştirilmiştir. İki sene sonra ise Arapça olarak basıldı. Müslümanlar arasında Kur'an'ın okunmasına ilgi o kadar arttı ki, on bir yıl içerisinde (1787-1798) Kur'an altı kez basılmıştı. 1812 yılında ise Kazanda bir baskısı daha gerçekleşti. Kur'an' m matbaada basılması ve Müslümanlar tarafından yoğun ilgi görmesi, İslam dünyasında matbaaya olan bakış açısını değiştirdi. Türkmen çocukları arasında Buhara ve Hive'de eğitim görenler de, basılı "Kur'an" kitaplarından yararlanıyorlardı.

Matbaa sayesinde Türkmenler'in birçok unutulmuş simaları da ortaya çıktı. Bunlardan biri Türkmen şairi ve mistik ruhlu edebiyat temsilcisi, XVII-XVII1. yüzyıllarda yaşadığı bilinen Sufi Allahyar (ölümü 1721 veya 1724) idi. Bir sufi olduğu sanılan Allahyar, geride Sabat el-aeizin (Acizin Direnişi) adlı mistik içerikli şiir kitabı da bırakmıştı. Sufi Allayari'nin eseri 1873 yılında basıldı, ardından 1882 yılında Laknan'da, 1891'de ise Bombay ve Kanpure'de tekrar tekrar neşredildi. Müellifin hayatı ve eseri Türkmen tarihinde Sufi inancının araştırılıp öğrenilmesinde önemli rol oynamaktadır.

Türkmenistan'da Rus işgali sonrası oluşan intelegensiya arasına Hindistan ve Türkiye'de basılan kitapların da sokulduğu dikkati çekmektedir. Hindistan'da Şark Edebiyatı Klasikleri''nin yayınını gerçekleştiren Münşi Nul-Kişvar tarafından Laknan'da 1901 yılında Deli ile Muhtarın Hikayesi eseri, Behram Şah ve Gülendam Hatunun Masalları ve Adil Şah ile üç dervişin hikayesi bu entelektüel çevre tarafından ilgi görmekteydi. Yine, Hive hanlığında onaya çıkmış Şir Muhammet Munisi (1778-1829) ve Muhammet Rıza Aragi'nin şiirleri de okunmaktaydı. Alişir Nevai'nin Hamse 'si, Şair Kamili'nin beş defa yayınlanan "Divan-ı Kamil"i ve "Mecmua-i Kamil" eserleri ilgi görmekteydi.

Türkmen asıllı olduğu sanılan Atacan Abdalov(1855-1927), Türkmenler arasında basın yayın hayatına giren ilk litografardandır. A.Abdalov, Türkmenlerin ve Orta Asya'nın aydınlanmasında önemli hizmetlerde bulunmuş.

Birinci Rus İhtilali ile Türkmenlerin kültürel hayatında baş gösteren canlanma hızla devam etmiş, 1916 sonra Türkmenistan'da bir aydınlar sınıfının oluşumuna ön ayak olmuştur.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Hazar Ötesi Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir