Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Terekemelerde Doğum Gelenekleri

Burada Terekemeler hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Terekemelerde Doğum Gelenekleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 01:04

DOĞUM GELENEKLERİ

Doğum Gelenekleri:


Düğünden yaklaşık birbuçuk veiki yıl geçtiği halde gelinin çocuğu olmazsa bölgede herkesçe bilinen bir yatır veya ziyarete götürülür, yatırın çevresinde dolanan gelin eve dönerken arkaya bakmaz. Bu arada gelin hamile kalıncaya kadar bazı usuller tatbik edilir. Örneğin gelinin başına toprak dökerler, gelinin elbisesinden bir parça yırtıp kurşun ile ölen bir adamın baş kısmına dikilen taşın yanına gömerler, Çile ve "Hamzat" kestirirler. Bunlardan sonra çocuğa kalan gelinin uymak zorunda olduğu bazı kurallar vardır. Örneğin hamile geline tavşan eti yedirmezler eyer yerse çocuğunun dişleri çabuk dökülür. Öndişleri dökülenlere "Mırık" derler Anne adayının doğuracağı çocuğun erkekmi kızmı olduğunu anlamak içinde bazı inançlar gelişmiştir örneğin kesilen bir karpuzun başı dört parçaya ayrılarak hep birlikte fırlatılır ikisi biryana diğer ikiside başka biryana düşerse çocuğun erkek olacağına inanırlar eğer üçü bir tarafa diğer bir parçasıda yanlız başına başka bir tarfa düşerse çocuğun kız olacağına inanılır. Hamile gelin altı ay kadar pis ve çirkin şeylere bakmaz mezarlığa gitmez hamileliğinin altıncı ayından sonra aynaya bakabilir.

Doğum yapan yeni gelini Cin, Peri ve "Hal'dan korumak içinde bazı geleneklere ve uyulmak zorunluluğu vardır. Burada "al" ya da "Hal" olarak tanımlanan yaratık genel olarak doğum yapan kadınlara musallat olan kötü niyetli bir varlık olup, ondan kurtulmak içinde çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.
Hamile kadınlar elbiselerine çengelli iyneler takmalıdırlar. İnanışa göre al ve cin gibi yaratıklar iğneden korkarlar.
Yerlere Sıcak su dökmenin çok zararlı olacağı inancı vardır Çünkü bu sıcak sular cinleri yakabilir ve onlarda insanlardan intikam almaya çalışırlar Eğer yere mutlaka sıcak su dökmek gerekirse Bismillah demek gerekir. Çünkü Bismillah denirse Şu cinlere zarar vermez. Hal'llar bazan hamile hanımlara görünerek onları çağırırlar böyle durumlarda sakın gitmemek gerekir. Ve "halasına Lanet" demelidir.

Yine bir eve hal gelmemesi için bir şişenin içine soğan atıp ağzı açık bir makasla birlikte kapı eşiğine koymak gerekir. Bazı yörelerde Zegnezur, Nahcivan ve Şirvan'da gelinin odasında yatağının yanına bıçak ve balta konulduğu gibi yatak ve yastık çarşaflarına iyice saplanırdı. Bütün bu önlemlerin kötü ruhlar'dan gelini ve evi koruduğuna inanılırdı. Hal'la ilgili başka inançlarda vardır. Bazı hallerde Hal insanlar tarafından yakalanır o zaman onun yakasına iyne tesbit edilirse bir daha kaçmaz ve yakalayanın kölesi olur. Hal karısına ekmek için hamur yaptırılırsa o ekmek hiç bir zaman bitmez sonsuza kadar yenebilir. Ekmeyin bitmesi için bir parça köpeye atılırsa büyü bozulur.

Çocuğu olmayan kadınlara "Hamzatlı" derler eğer Hamaztlı bir kadın yeni doğurmuş bir gelinin üzerine giderse onun hamzatı geline geçeceğinden hamzatlıları doğum yapan kadınların yanına sokmazlar.

Eğer hamzatlı bir kadının çocuğu olursa "uşak sonu" denilen doğum sonrası gelen sıvı ve parçalı kışımı bir toprak küpe koyup çivi nal ve demir parçalarını da yanında olmak kaydıyla evin bir direğine asmak lazım, bu parçalar direkte yedi yıl kalmalıdır. Eğer sık sık çocuk düşüren bir kadının doğurduğu sağlıklı çocuğun yaşaması için buğday bulgurunun üstüne uzatıp daha sonra çocuğun doğduğu evin kapısının bir yanma bağlı kilit asmak gerekir.

Yine Hamzattan kurtulmak için Çarşamba günü mezarlığa gidilerek yedi mezardan alınan topraklar geri bakmadan getirilir ve suya katılarak o su ile gelin yıkanır. Bu ve benzeri gelenekler bilhassa XVIII. ve XIX. yüzyılda tıbbın yeterince ulaşamadığı yari yerleşik oymaklarda bir, tür ilkel tedavi yöntemleri olarak uzun zaman yaşadı. Bu geleneklerin etkinlikleri artık günümüzde kaybolmuş gibidir. Çoğu yörelerde hunlar pek ciddiye alınmazlar.

Kaynakça
Kitap: KARAPAPAK VE TEREKEMELERİN SİYASİ VE KÜLTÜR TARİHİNE GİRİŞ
Yazar: Orhan YENİARAS
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Terekemeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir