Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Terekemelerde Tasavvuf

Burada Terekemeler hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Terekemelerde Tasavvuf

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 00:59

TEREKEMELERDE TASAVVUF

Terekemelerde tasavvuf anlayışı Halveti Tarikatı ile yaşama geçirilmiştir. Halvet kelime olarak yanlızlık tenhalık ve gizlilik anlamına gelmektedir. Kişinin çevreden soyutlanarak yalnızlığa çekilmesi ve bu yalnızlığında derin düşüncelere dalarak kendini keşfetmesi Halveti yolundaki önemli aşamalardan biridir. Birçok peygamber ve nebilerin yaşamında halvet olayı önemli bir yer tutar. Hz. Musa Medyen'de Hz. Muhammed ise Hira Dağı'nda uzun süre halvette kalmışlardır.
Halveti Tarikatının kurucusu Terekeme büyüklerinden Ahi Muhammed bin Nur'ül Halveti'dir. Ahi Muhammed hayatının çoğunu halvetde geçirdiğinden kendisine daha sağlığında iken halveti lakabı takılmıştır. Halveti yolunu bir tarikat boyutunda sistemleştiren yeğeni Ebu Abdullah Siraceddin Ömer Efendi'dir. Siraceddin Ömer Efendi aynı zamanda tarikatın ilk piri sayılmaktadır. "Piri Sani" yani ikinci pir unvanı ile tanınan Seyyid Yahya Şirvani Halvetliliğin yayılmasında büyük çaba sarfetmiştir.
Zâmanla bir çok kollara ayrılarak günümüze kadar ulaşabilen Halveti yolunun amacı zihin ve nefsin kontrol altına alınmasıdır.

Nefsin terbiyesi için yapılan eğitim yedi aşamadan geçtikten sonra tamamlanırdı. Bu yedi durağın toplam süresini ise kişinin psikolojik ve zihinsel yapısı, kültürü ve inançları belirler. Kimi mürit bu durakları üç yıl kimisi beş ve sekiz yılda tamamlıyabilir. Bu durakların sonunda varmak istenen amaç nedir, bu duraklar Mürid'i nereye çıkarır? Halveti büyüklerine göre yedinci aşamayı tamamlıyan kişi "Kamil kişi"dir yani nefsini tam kontrol altına almış kişidir. Her türlü dünyevi zevk ve maddenin bir amaç değil ilhahi aşk uğruna harcanması gereken bir araç olduğunu öğrenmiştir.

Durakları geçerken mürid'in en büyük aracı zikirdir. Her durakta hangi zikirin nasıl yapılacağını pir belirler. Her tarikat'ın zikiri uygulama yöntemi çok çeşitlidir. Halveti mensupları Mevlevi ve Bektaşiler gibi raks ve zikri birleştirmişlerdir. Zikirin yapıldığı yere "Meyhane" denilmektedir. Halvetilik de Sembolik bir anlam kazanan meyhane "dergah" sözcüğünün karşılığı olarak kullanılmıştır. Zakir (zikreden) adı verilen zat dini ve mistik içerikli beyitleri okurken defle ritim tutmaya çalışır. Müritler ise bu ritme uyarak rakseder raksın her figürü defin her ritmi bir zikr syılır. Zikirle ulaşılmak istenen nokta ise Halvetilere göre zihinin konsantrasyon yeteneğinin artmasıdır. Peki bu yetenek ne işe yarar? Bunun cevabı basittir. Kişi zihinini her türlü parazit düşüncelerden temizliyerek sadece tanrıyı düşünmeyi öğrenir. Kamil bir halveti müridi günlerce zihinde yanlızca ilahi aşkı düşünerek ona akord olmaya çalışır. Böylece nefsani kaygılarını aşarak ilahi aşka akortlu Kamil insan karakteri yapılanmış olur.

Zikir esnasında müridlerde görülen hallerin en önemlisi "Vecd" olayıdır. Raksın bir anında, inanca göre tanrı aşkını müride aksettirir bu sırada mürit kendinden geçerek baygınlık belirtileri gösterir, bu olayı yine tasavvufla ilgilenenler, ilahi varlık karşısında maddi varlığın dayanamaması şeklinde yorumlarlar. Bu aşamada mutlak aşk ve mükemmelliği kavramak şerefine ulaşan mürid çevresinde saygın bir konuma ulaşır. Ona yaklaşmak ve sohbetinde bulunmak her müridin zevkle yapacağı bir görev olur.

Kaynakça
Kitap: KARAPAPAK VE TEREKEMELERİN SİYASİ VE KÜLTÜR TARİHİNE GİRİŞ
Yazar: Orhan YENİARAS
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Terekemeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir