Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Siraci

Burada Terekemeler hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Siraci

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 00:59

SİRACİ

Karabağlı bir Terekeme şairi olan Siraci, ünlü mutasavvuf Mir Hamza Nigari'nin oğludur. Karabag'ın Zegnezur bucağının Cicimli köyünde 1868 yılında dünyaya gelmiştir. Babasından iyi bir tasavvuf ve edebiyat eğitimi alan Siraceddin Efendi Arap ve Fars edebiyatının inceliklerini çok iyi kavramıştır. Yine çağdaşı olan Karabağlı Sadi ve Maraşlı Kemali ile edebiyat konusunda ortak çalışmalar yapmıştır. Siraci 22 yaş gibi hayatının baharında vefat etmiştir. Mezarı bu gün Amasya'da bulunmaktadır. Onun gazel ve Muhammesleri yarı mistik bir hava taşır "meyhane" adı verilen Terekeme tarikatlarında zaman zaman def eşliğinde okunmaktadır.

GAZEL ÖRNEĞİ

Çekme dedi ey gönül meyxanede peymane çek Çekdiğinpeymaneyipinhan değil merdane çek Yanma narı firgatagarğ olma behr-i mihnete Gir bu derya içre sende yane bir dürdane çek Olma zalim ey bana zulm eyliyen cellad çeşm Bir yana çekme müjgan şimşirini her yana çek Xançeri berran ile meydana gel cevelan gıl Her taraf başlar kesüp dünya yüzünü gane çek

MUHAMMES ÖRNEĞİ

Ey güzel köyümden geçtikte beni manzur gıl Buse-i lal-i Lebinle aşığı mecbur gıl Iftiragında Arab olmuş dilim ma'ınür gıl Deşti firkatte perişan olduğum yetmezmi yar Kaysrüsvayı devran olduğum yetmezmi yar Cevrden çaki giriban olduğum yetmezmi yar Bu bela bezminde bir can olduğum yetmezmi yar Bülbül asa zar-i giryan olduğum yetmezmi yar Gülşen-i hasretde nalan olduğum yetmezmi yar

TERKİB İ BEND ÖRNEĞİ

Gözlerim görse temaşay-i sogat ederim Asıl tahsil gılıp terk-i fürüat ederim Beynimin olsa eger işve-i istişmamı Her nefes içre istişman-ı füyudad ederim Semin guvvei samimiyyesi derdest olsa Her makamata ben guş-i makamat ederim Sakiya guvve-i sakiyyemi tebsil etsem Dilimi daxil-i şehran-i dirayet ederim Etdügüm zevg u sefa hatırıma geldikçe Dest-i hayret açaram nale-i heyhat ederim

AŞIK ŞENLİK

Aşık Şenlik Kars'ın Çıldır ilçesinin Suhara köyünde 1853 yılıda dünyaya geldi. Annesi Zeliha hanım babası Molla Kadir Efendi'dir. Asıl ismi Hasan olan Şenlik 14 yaşına geldiği zaman şiir söylemeye başladı. Hasan şiirlerinde "Şenlik" ismini kullanıyordu. Şenlik'in sözlük anlamı, şen ve neşeli olma halini anlatır. Bayramlarda ve özel günlerde tertiplenen büyük ve coşkulu eylenceler Anadolu Türkçesinde şenlik olarak adlandırılır. Şenlik, sözcüğü Dağıstan, Azer-beycan ve Kars yörelerinde topluluk, halk ve cemaat anlamında da kullanılmaktadır. "Toplayın Şenliği görsün halimi" cünlesinde şenlik halk anlamında kullanılmıştır. Aşık Hasan Şenlik mahlasını seçerken onun bu ikinci anlamını dikkate almış olmalıdır.

Şenliğin şiir söylemesi ve ozanlığa başlaması çok ilginçtir. Terekeme hikayeciliğinde gördüğümüz halk aşıklarına özgü motifler onun yaşamında önemli bir yere sahiptir. Aslında okma yazması olmayan şenlik bir gün avlanırken yorulur ve bir yere uzanıp dinlenmek ister fakat bu dinlenme anında uykuya dalar. Uykusunda Latif Şah'ın ve Aşık Ga-rib'in gördüğü Hızır önada uğrar ve aşk badesini içirir. Şenlik uykusundan uyanıp eve dönünce annesi onda bir değişiklik olduğunu hemen anlar. Oğluna niçin geciktiğini sorunca oğlu ona şiirle cevap vermeye başlar.

Rüyayı alemde yattığım yerde Nice yüz bin hayal güşüme geldi Uybe üy canıma saldı bir ateş Sevdiğim salatın düşüme geldi Eynine giymişti gaflet lüzumu Kör olaydım açmıyaydım gözümü Bir tağayyir halda gördüm özümü Gayet muhabbeti hoşuma geldi Şenliğim hakkına gettim yüzünen Bir kelime danıştım şirin sözünen Yazıkki bakmadım gıyar gözünen Sürahi gameti garşıma geldi

Annesi oğlundaki bu coşkulu hali görünce bir anlam veremedi. Bu ara Şenliğin mahalle arkadaşlarıda başına toplanmışlardı. Ona birşeyler soracakmış gibi bakarlarken şenlik bu kez de arkadaşlarına başından geçenleri şöyle anlattı.
Yığılın ahpaplar yaren yoldaşlar Bir sağalmaz derde düştüm bu gece Himmeti Pir ile abu zülalden Kevser bulağından içtim bu gece Gudret mektebinde verdiler dersi Zahirde göründü arş ile kürsü Hıfzımda zaptolundu Arabi Farsı

Lügati imreni içtim bu gece Sefil şenlik haktan buldu kemali Hilallanmış gördüm güzel cemali Tağayyir hal olup şaştım bu gece
Böylece herkes onun badeli hak aşığı olduğuna inandılar. Zamanla şenliğin ünü her tarafa yayıldı. Bu yıllar Os-manlı-Rus savaşının en şiddetli geçtiği yıllardı. 93 savaşı olarak bilinen bu savaş sırasında Kars ise Rus işgaline uğramıştı. Bu yıllarda Şenlik ünlü "93 Kocaklama"sını söylüye-rek halkın milli duygularını canlandırmaya çalıştı.
Ehli İslam olan işitsin bilsin Can sağ iken yurt vermeniz düşmana İster Uruset neki varsa gelsin Can sağ iken Yurt vermeniz düşmana
Gurşanın kılıcı geyinen donu Gavga bulutları sardı her yanı Doğdu koç yiğidin şan alma günü Can sağ iken yurt vermeniz düşmana
Gavga günü namert sapa yer arar Er olan gögsünü düşmana gerer Cemi ervah bizden meydana girer Can sağ iken yurt vermeniz düşmana
Hele Alosman'ın görmemiş zorun Din gayreti olan tedarik görün At tepin baş kesin kazağı kırın Can sağ iken Yurt vermeniz düşmana
Benefserdir bilin bu Urusun aslı Orman yabanisi balıkçı nesli Hınzır sürüsüne dalın kurt misli Can sağ iken yurt vermeniz düşmana .
Şenlik ne durursun atlara binin Sıyıra kılıç düşman üstüne dönün Artacaktır şanı ile Alosmanın Can sağ iken yurt vermeniz düşmana

Şenlik Ahıska, Ahırkelek Tiflis ve Erivan gibi yerleri yerleri dolaşarak ünlü ozanlarla tanıştı karşılıklı saz ve söz yarışmalarında hünerlerini gösterdi. Şimdi onun Erzurumlu Sümmani ile ilginç bir atışmasını okuyalım.

Summani
Güş ver cevabıma ey usta Şenlik Dinle ben fakirin muhabbetinden Bu cümle ruhların mayası nedir Bil göresin söyle birayetinden

Şenlik
Sayeyi pirimden olmazam mahsun Söyleyim anlıyak kemaletinden Bir nurla meknundur mayası kefnun Sebebi resulun yüz hürmetinden

Summani
Anladım ermişsen sende kemale Düşerem seninle bir galma gala O nedir halk oldu dağdan evvela Tarifeyle bana alametinden

Şenlik
Sen bir derya isen bende bir deniz Sanmaki bu hali bizler bilmeyiz Evvela halk oldu cebeli Kubbeys İstersen vasfedim alametinden
Şenlik bir gezginci ozan olup çeşitli yerleri gezereken sazı ve sözü ile herkesi dinletirdi. Bir gün hanın daveti üzerine İran'a gitti. Orada yörenin ünlü ozanları ile atışarak hepisine ustalık ve hünerliğini kanıtladı. Fakat İranlı ozanlardan v bazıları kendisini çekemiyorlardı. Şenliğin yanında onlar ikinci planda kalmışlardı. Bu basitçe kıskançlık yüzünden içtiği şerbete zeir katarak ölümüne neden oldular. Öldüğü zaman takvimler 1914'ü gösteriyordu. Vasiyeti üzerine mezar taşıma su beyitleri yazıldı.

İster ihtiyar ol ister nevcivan Bu dünyada baki kalan öğünsün Meraksız fikirsiz gamsız her zaman Her zaman şad olup gülen öğünsün
Müddeti Hz. Ademden beni Okunmaz defteri bilimez sırrı Bu dünyadan gitti nice binbiri Ahiretten dünyaya gelen öğünsün
Sefil Şenlik diyer bu dünya fani İskender Urustan Süleyam hani Ecel pazarından Kurtaran canı 1 Azraüden mühlet alan öğünsün
Kars'ın Kümbetli (ladikars) köyünden yetenekli saz ve söz ustası ozan İslam Erdener şenliğin şnrlerini, şenliğin oğlu Kasımdan dinleyerek ilk kez 1961 yılında yazıya geçirmiştir. Burada yazdığım şenliğin şiir örneklerini Ozan İslam'ın derlemesinden aldım.

Kaynakça
Kitap: KARAPAPAK VE TEREKEMELERİN SİYASİ VE KÜLTÜR TARİHİNE GİRİŞ
Yazar: Orhan YENİARAS
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Terekemeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir