Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Terekemelerde Kahramanlık Hiyakeleri

Burada Terekemeler hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Terekemelerde Kahramanlık Hiyakeleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 00:58

KAHRAMANLIK HİYAKELERİ

Köroğlu, Arabüzengi, Battal Gazi, Zaloğlu Rüstem ve Hz. Ali'ye ilişkin kahramanlık hikayeleri Terekemeler arasında büyük bir dinleyici kitlesine sahipti. XX yüzyılın başlarında henüz Radyo, tevizyon gibi kitle iletişim araçları ile sinema tiyatro gibi görsel sanatlar fazla yaygın değildi. Halk işlerini bitirdikten sonra akşamlan köy odaları ve kahvelerde toplanarak hikayecileri dinlerlerdi. Bu şartlar altında hikayecilik bir kültür sektörü halinde gelişmeye başladı. İşin birde maddi boyutu vardı.Kahvecinin çok çay satması için dinleyicilerin çok olması gerekirdi. Dinleyicilerin çokluğunda ozanın yeteneklerine bağlı idi. Kahveci ozana belirli bir ücret verirdi. Ayrıca dinleyicilerin verdiği bahşişlerde Ozana gittiğinden sonuçta herkes memnundu. Böylece Ozan kahveci ve Dinleyici üçgeninde gelişen sektör zamanla uzmanlaşmaya doğru gitmeye başladı. Örneğin bir kahvede kahramanlık hikayeleri anlatılırken bir başkasında da aşk hikayelerine ağırlık verilirdi, böylece dinleyicinin seçme imkanı olduğundan herkese sevdiği ve beğendiği bir ozanı takibetme şansı sağlanmış olurdu. Ayrıca düğünlerde ve bayram günleri Ozanlar bir araya gelerek söz yarışına başlarlardı.

Bu yarışlar bir çeşit müsabaka olup son derece heyacanlı ve gerilimli geçerdi Ozanlar bazen birbirlerine saz ve söz ile sorular sorarak cevap beklerdi. Soruya uygun cevap veremeyen ozan mat olmuş sayılır ve sazını sorusunu cevaplayamadığı meslektaşına verirdi. Bu karşısındaki ozanı üstad kabul etme anlamına geldiğinden galip ozan çoğunlukla mertlik ve nezaket göstererek meslekdaşının sazını iade eder ve ona gönül alıcı sözler söylerdi.

Bu ozanlar arasında dudak sesleri çıkarmadan söz söylemek bir hüner sayıldığından iki dudakları arasına toplu iğneyi dikey koyarak söz söyleme gayreti büyük bir ilgi ile izlenirdi.

Fakat Görsel sanatlar ve kitle iletişim araçlarının en ücra köylere kadar yaygınlaşması hikayecilik sektörünün eski önemini yitirmesine neden oldu. Buna rağmen bu eski kültür sektörünün yaşatılması için bazı ozanlar çaba sarfetmektedirler. Ozan Çobanoğlu ve arkdaşlarının çalıştırdığı kahve bu eski gelenği yaşatmaya çalışmaktadır.

Hz. Ali, Hz. Muhammed'in damadı ve Amcasının oğlu idi. Aynı zamanda üstün ahlaki özellikleri olan samimi bir Müslümandı. Hz. Muhammedin savaşlarında çok büyük yararlıklar göstermiştir. Muaviye ile yaptığı savaşların sonunda ortaya çıkan siyasi bunalımlarda bir suikast sonucu yaşamını yitirmiştir. Buraya kadar gerçek yaşamında Ali bir insandır. Fakat onun hikayelerdeki kişiliği çok farklıdır. Onun adına söylenen hikayelerde kişiliği olağanüstü öğelerle süslü bir destan niteliği taşır. Ozanın sazında ve sözünde Ali normal insan değildir. O insanüstü işleri başaran bir süpermen gibidir. Bazen tek başına çok iyi savunulan kan kalesini fethederken bazende devler diyarına giderek mitolojinin bu güçlü yaratıkları ile mücadele eder. Terekemeler arasında Hz. Ali hakkındaen yaygın hikaye "Kesik baş" hikayesidir. Kesik baş baştan sona kadar olağanüstülükler içinde geçer. Bedeni "Gasır Dev" denilen bir varlık tarafından yenen ve karısıda kaçırılan kesik baş yuvarlanarak bazende uçarak hareket eder. Ali'den hanımının ve bedeninin kurtarılmasını rica eder Ali Kesik Baş'la birlikte bir kuyunun başına gelirler. Dev bu kuyuda yaşamaktadır. Kesik Baş ve Ali kuyuya iple şarkmaya çalışırlar bir süre sonra ip yetmez olur. İpi bırakan Ali yedi gün yedi gece sonra kuyunun dibine ulaşabilir.

Zülfikar adı verilen kılıcı ile deve öyle bir vuruş vurur ki kılıç uzayarak dünyamızı boynuzları arasında tutan kızıl öküzü kesecek olur. Bu sırada Cebrail Aleyhisselam kanadını öküzle kılıç arasına perde gibi tutarak dünyayı muhtemel bir tehlikeden kurtarır. Daha sonra iki rekat şükür namazı kılıp Allaha dua eder ve kesik baş vücudu ile birlikte eski haline kavuşarak eşini alır Aliye Şükran ve minnet duygularını sunarlar.

Hikayeci bir başka anlatımda da Ali ile İranlı efsanevi kahraman Zaloğlu Rüstem'i karşılaştırır. Ali bir gün gururlanarak acaba benden daha yiğit bir kişi var mı diye düşünürken Cebrail Allah'tan ona bir haber getirir "Ya Ali gururlanarak günaha giriyorsun git filanca mezarlığa Zaloğlu Rüstem'i çağır" der Ali mezarlığa giderek Rüstem'i çağırır. Rüstem'in Mezardan bir kalkışı var ki ozan bunu uzun uzun anlatır. Kalkıp Ali'ye doğru gelen Rüstem "eyvah düya yaşlandı" der çünkü Rüstem yürürken dizlerine kadar toprağa gömülmektedir. Dünya artık onu taşıyamıyor. Aliye hitaben "Merhaba ya Ali" diyerek elini uzatınca Ali ona büyü bir taş uzatır ve Rüstem taşı sıkarak toz haline getirir sonrada der ki "ya Ali tanrı sana arslanım dedi, ah banada kedim deseydi bak görki neler oluyordu" Hz. Ali'ye ait bu tarzda yüzlerce hikaye anlatılır.
Aynı şekilde Battal Gazide'de böyle olağanüstülükler ince bir zevkle işlenmiştir. Battal Gazi aslında VIII. yüzyılda bizans sınırında savaşan bir İslam kahramanıdır. Terekeme hikayecilerin anlatımında o İran ve Turan'da savaşan bir yiğittir. Normal insanlarda bulunmayan süper özelliklere sahiptir. Battal bir gün tekbaşına bir kafir kalesine saldırır kale komutanının gönderdiği binlerce kişilik orduları tek başına yener. bu sırada Onu kale burcundan seyreden İmparatorun kızı Batlal'a aşık olur.

Battal ise son gelen kuvvetleri-de yendikten sonra yorulur ve orada bir uygun yer bularak dinlenmeye çalışır. Fakat bu arada uyuya kalır bunu farke-den düşmanlar onu gafil avlamak için plan yapmaya başlarlar. Fakat Prenses durumu Battala bildirmek ister. Bağırarak uyandıramaz çünkü o zaman kendi hayatı tehlikeye girer. Yerden ufak bir taş parçası alarak Battal'a fırlatır amacı onu uyandırmaktır. Ama ne yazıkki Battal bu taş ile ölür. Terekeme anlatımında kahramanlar genellikle süper ahlaklı ve süper güçlü gizemli ve mistik kişilerdir. Bu tür hikayeler dinleyicilerde doğruluk, mertlik ve dürüstlük gibi duyguların gelişmesine zemin hazırladıkları için pedegojik bir değere sahiptir. Bugünkü çağdaş toplumlarda Radyo, Televizyon, Tiyatro ve Sinamanın rolüne benzer bir işlevi hikayeciler yerine getirirdi.

Kaynakça
Kitap: KARAPAPAK VE TEREKEMELERİN SİYASİ VE KÜLTÜR TARİHİNE GİRİŞ
Yazar: Orhan YENİARAS
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Terekemeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir