Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Aşık Garip ve Şahsenem

Burada Terekemeler hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Aşık Garip ve Şahsenem

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 00:57

AŞIK GARİP VE ŞAHSENEM

Aşık Garip hikayesi, Bakulu Öğretmen Mahmutbekof tarafından 1892'de Aşık Oruç'un anlattıkları esas alınarak Tif-lis'de yazıya geçirilmiştir. Mahmutbekofun anlattıklarına göre Garib'in asıl ismi Resul'dur. Sehriban isimli bir kızkar-deşi vardır. Annesinin ismi Xani olup babası Tebrizde ticaretle uğraşan Ahmet Ağa'dır.
Terekeme hikayeciliğinde iki tür aşk anlayışı göze çarpar:

a. Halk Aşıkları:

Konularını iki gencin birbirlerine karşı duydukları hayranlık, istek ve sevgiden alır. Sonunda sevgililer birleşerek evlenebildikleri gibi ayrılabilirler. Bu ayrılıklar kalıcı bir yıkım getirmez.

b. Hak Aşıkları:

Bu türden aşk tarafların iradesi dışında gelişir. Sevgililer genellikle birbirlerini daha önceden hiç görmemişlerdir. Biri Yemen'de diğeride Çin'de olabilir. Yaygın bir inanca göre Hızır peygamber birbirlerini sevmesini istediği gençlerin rüyalarına girerek onlara Allah, Muhammed ve Kırklar aşkına su ikram eder daha sonra iki genci birbirlerine göstererek birbiri aşkına içmeleri için bade verir. Bu badeyi içen gençler uykudan uyandıkları zaman birtek amaç ve birtek arzu için çalışırlar "birbirlerini arayıp bulmak".

Burada sevgiliye kavuşmanın alternatifi yoktur. Sevgililer ya kavuşur yada ölürler Onlar için yaşamın tek amacı vardır oda birbirlerini sevmektir Bu tür aşklarda bireysel iradenin rolü hiç yoktur. Genel olarak Sevgililer son derece zor ve çile dolu acılı serüvenlerden sonra ya kavuşur yada ölürler. Latif Şah ile Telli Mihriban, Aşık Garip ile Şah-senem ve Kerem ile Aslı'nın aşkları bu tür yarı mistik ve gizemli bir havada gelişir.

Aşık Garib babası, annesi ve kızkardeşi ile yaşarken bir süre sonra babasını kaybeder ticari konularda ve arkadaş seçimi gibi sosyal ilişkilerde son derece deneyimsiz olan Garip babadan kalan serveti kısa bir süre içinde bitirir. Girdiği hiçbir işte başarılı olamaz. Bu arada Hızır'ın elinden aşk badesi içince Sevgilisi Şahsenem'i aramaya başlar. Şahsenem Tiflis'de oturmaktadır. Annesi ve kardeşini güçlükle ikna ettikten sonra Tiflis'e gelir.

Tiflis'de sevgilisi ile buluşarak nişanlanırlar. Fakat kötü adam Şahvelet'de Senemle evlenmek istemektedir. Bu nedenle Garib'e karşı kinlidir. Garip bir gün ticaret amacı ile Yemen'e gitmeye karar verir. Tabiki nişanlıların ayrılmaları çok zordur. Senem'e bir ayrılık türküsü okur.

Bir beri bak yüzün göreyim Gidem yar eylenem belke gelmiyem Rum diyarında Sennen gözeli Söyem yar eylenem belke gelmiyem Yahşi olur her yiyidin vatanı Gınamazlar dost köyünden öteni Gizil gül yerine gara dikeni Gucam yar eylemem belke gelmiyem Gaza attı men Garibin daşını Gözlerim akıttı ganlı yaşını
Ecel yastığına Goyam başımı Olem yar eylenem gelmiyem
Bu sözlere sonderece üzülen Senem'de şunları söyler
Başına döndüğüm gurban oduğum Get Garibim Sağlığının gelesen Oduna yandığım buryan olduğum Git Garibin sağlığınan gelesen
Garip uzun bir yolculuktan sonra Yemen'e ulaşır. Yemen emiri bu saz ve söz ustasını Yemen'de yerleşmesi için ikna etmeye çalışır. Bu sıralarda Kötü adam Şah Velet'de Yemen-dedir. Garip Sahveled'in Senemi sevdiğini bilmemektedir Onun için annesi ve seneme verilmek üzere Şahveled'e bir mektup bırakır. Sahvelet dönerken bir tavşan vurarak kanını sıradan bir gömleye döker ve Garib'in annesine oğlunun öldüğünü söyler, Annesi, kızkardesi ve nişanlısı bu habrin doğruluğuna bir türlü inanmak istemezler kız kardeşi üzüntüden ölür ağlamaktan annenin gözleri kör olur. Nihayet Yemene giden bir tüccara Garibin annesi ve nişanlısı ricada bulunarak Garib'i bulmalarını söylerler.

Tüccar önce kendi-sine gelen Garib'in kör annesini dilenci zannedersede sonradan Onun hikayesini dinleyince duygulanır ve şöyle der:

Tüccar
Ana Ahmet Xocadır menim adım Seni gördüm arşa çıktı feryadım Evvel sail sandım Xata eyledim Nişanını söyle tapem oğlunu

Anne
Ne söylüyüm Çoktur menim derdim Dokuz ay betimde onu gezdirdim Hayıfkı onu İndi itirdim Gözden oldum oğul oğul diye men
Bu şiirin kolay anlaşılması için bazı sözcüklerin Türkiye Türkçesine göre karşılığını yazıyorum.

Xoca Kür boylarında tüccarlar Xoca Lakabı ile anılırdı. Dini hocalara ise Molla veya İmam denirdi.

Sail Dilenci
Arsa Gökyüzü
Tapmak Bulmak
Hayıf Yazık
Betimde Karnımda
Nihayet Yemen'e varan tücar Garib'i bularak durumu anlatır. Garib ise, Yemen emirini ikna ederek ülkesine döner.

Annesi onu tanıyamaz Garib çok üzülür ve şunları söyler:

Yeddi il geçirmişem Helep yazını Men Garibem men Garibem men Garib Men çalaram oğlunun sazını Men Garibem men Garibem men Garib

Annesi bu durumda şöyle cevap verir:

Çox gözledim bu yerlerin yazını Ecep gelirmi Garibim menim Men vermişem sana oğlumun sazını Ecep gelirmi Garib'im menim

Garip annesi ile görüştükten sonra nişanlısı seneme gider ve ona su sözleri söyler:

Dün gece Helep Şeherinnen Mısır Piyalesin iştemde geldim Yeridim yetiştim bir sehsuvara Onun pişvazına tüştümde geldim Dalımı verdim bir galaya Gadir ecep yetti haraya Fırat çayı tüştü araya Gara atın terkine mindimde geldim Erzurum'da gıldım günortasını Eda ettim karsta ikindisini Tiflis'de gıldım akşam namazını Xızır atına mindimde geldim.

Sevgilisine kavuşan Garip mutluluk içindedir ve ona aldığı hediyeleri şu şekilde tarif etmeye başlar.
Gurban olam aman yar senem Nazlı nazlı gel garşıma dur senem Bir bir libasların terif eyleyim Geyin sallan karşımda dur senem Senem Senem ötürü haxdan ettim dileği Üç tümene almışam daray Köyneyi Yüz tümendir golünün bileziği İnci ile düzdürmüşem gel senem.

Kısaca tanıtımını yaptığım aşık Garib'in öyküsü usta ozanlar tarafından köy odaları ve kahvelerde son derece ayrıntılı biçimde saz ve söz eşliğinde icra edilirdi. Anlatım tarzında yer yer beni İsrail Peygamberlerinden Yakup oğlu Yusuf un serüvenini hatırlatan pasajlar dikkati çeker.

Latif şah, gerçeküstü öğelerle yüklü bir masal havası içinde geçerken Aşık Garip klasik halk hikayeciliği kalıplarının geleneksel öğeleri doğrultusunda ve sürükleyici bir anlatımla yaşar. Kafkasya'da olduğu kadar Anadolu Türklüğü arasında yoğun bir dinleyici kitlesi bulabilen Aşık Garip Latif Şah'a nisbetle yöreselliği aşarak daha geniş bir alana yayılmıştır. Terekeme hikayeciliğinde Rubgazi tarafından kaleme alınan "Kıssası Enbiya" isimli eserdeki motif ve anlatımların etkisi çok büyüktür. Yine Nizam Gencevinin büyük bir titizlikle işlediği hak aşığına ilişkin temel anlatımlar Terekeme hikayeciliğinde etkin bir konuma sahiptir.

Kaynakça
Kitap: KARAPAPAK VE TEREKEMELERİN SİYASİ VE KÜLTÜR TARİHİNE GİRİŞ
Yazar: Orhan YENİARAS
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Terekemeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir