Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Latif Şah

Burada Terekemeler hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Latif Şah

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 00:56

LATİF ŞAH

Latif Şah'ın öyküsü iç anadolu Ege, Marmara, Karadeniz ve Trakyada Pek bilinmez yöre halkına pek ilginçde gelmez. Fakat Kür boyu ve Kars Terekemeleri ile Azerbeycan'da yaygın bir anlatıma sahiptir terekemelerin düğünlere davet ettikleri ozanlar mutlaka bir Latif şah söylerler. Halkın zevkle dinlediği Latif şah öyküsü yöresel kültürün en canlı motifleri ile örülmüştür. Köroğlu gibi Türk Kültürü genelinde bir evrenselliği yakalıyamadığı için dar bir bölgede yaşamaya' devam etmiştir. Şimdi Latif Şahı kısaca tanıyalım. Masallarda ozanların anlattıkları olayların yer ve zamanını tayin etmeye kalkışmayın ozanın zaten böyle bir kaygısı yoktur. Ozan söyler ve dinletir. Eğer söyledikleri dinliyenlerin beye-nilerini kazanmışsa kalıcı olur. Anlatılanların bir kitlede kalıcı oması için o kitlenin beyeni, değer yargıları ve zevklerinin kesiştikleri odakları yakalamak gerekir. Ozan bunu başarabildiği ölçüde gücünü korur.

Kürboyu ozanlarına yöre Yemende bir padişah varmış, birgün tıraş olurken başından düşen beyaz tüye çok üzülmüş ve ağlamaya başlamış berberi bu durumun nedenini sorunca, hiç erkek çocuğunun olmadığını ölecek olursa yerine kimin geçeceğini düşünerek üzüldüğünü söylermiş.

Berberi ise ona esaslı bir öğüt verir:

— Sultanım eğer açları doyurur çıplakları giydirir vergileri azaltırsanız milyonlarca tebanız size dua eder bu dualar hürmetine tanrı size bir evlat bağışlar
Padişah bu öğüdü tutar vergileri indirip aç ve çıplakları doyurduktan sonra tahtında otururken birden yaşlı bir derviş belirir ve padişaha bir elma verir.
— Padişahım bu elmayı kesip yarısını siz yarışımda kraliçe hazretleri yesin sizin çocuğunuz olur der.

Padişah söylenenleri yapar bir süre sonrada eşi hamile kalır ve günü gelincede doğurur nur topu gibi erkek çocuk dünyaya gelir. Hikaye bundan sonra bir takım yan öğlerle uzayıp gider. Çocuğa Latif Şah ismi konur. Herkesin uzun yıllar sonra öğrenebildiği dersleri biranda öğreniverir. Bu süper çocuk zeki ve hanedanın tek varisi ne gariptir eşkiyalık yaparak yol kesmeye başlar. Bu nedenlede bir yığın diplomatik sorunlar çıkar ortaya hikaye böyle destansı akışını sürdürürken herşey bir anda değişiverir. Hikayenin akışını Hızır peygamber değişik bir mecraya çevirir. Hindistan Padişahının kızı bir gece Rüyasında Hızır'ı görür Hızır ona Allah, kırklar ve Muhammed aşkına su ikram eder kız suyu içtikten sonra Latif Şah aşkına bade ikram eder. Artık Prenses Telli Mihriban rüyada Hızırın Kendisine gösterdiği genci aramak için yola koyulur. Mahiyeti ile bir çeşme başına gelince Orada Latif şahı görür Latif Şah kızı önceleri tanıyamaz kız bir süre yol aldıktan sonra dönerek bir işaret bırakmak ister, ve geri döner görürki Latif uyuyor. Mihriban ise yüzüğünü ve birde mektup yazarak bırakır.

Helf içinde yatan beyhavar oğlan Bir od saldın Şirin cana gederern Yağın bilki kestin sabrı kararım, Ataş alıfyana yana gederern
Eynimnen tökerem yeşili alı Göy giyer beklerem yolun Yadigar için Yazdım bu arzuhali Saha verifki nişane gederern
Helf Korku Beyhavar Bihaber Yağın Mutlaka Eynimnen Üzerimden
Latif Şah uykusundan uyandığı zaman kendisine yazılan name ve işaret olarak bırakılan yüzüyü görünce karşısına çıkan kızın Rüyasında Hızır'ın kendisine göterdiği kız olduğuna anlıyarak dünyası deyişir ve şu sözleri okumaya başlar.
Göz yaşınnan dedi mana name yazan yar Arzular ismini deyer gelerem Şirin canım olsun yolunda min para Bu Şirin canım gıyıfgelarem
Aşğıhın ataşı vucudumu yakdı. İhtiyar havamın taj ile tahtın İhtiyar babama goyufgelerem
Latif şah diyerki minerem aşkın tahtına Ölene gadar çeker yar gırgatını Gözüm göre güre girerem ölüm gatına Ajal köyneyini giyif gelerem

Name : Mektup
Koynek : Gömlek
Ajal : Ecel
Ataş : Ateş

Gördüğünüz gibi masalda anlatılan olaylar Hindistan ve Yemende geçiyormuş gibi gösterilir. Masalı ilk anlatan muhtemelen Yemen ve Hindistan'ı görmemiştir. Çünkü olayda anlatılan hükümdar ve saray gelenekleri Hindistandan çok Şirvan Karabağ ve Nahcıvan hanlıklarını hatırlatır.
Yine olayın kahramanları, zevkleri ve değer yargıları ile Kürboyu Terekemelerinin tipik özelliklerini yansıtırlar.

Kaynakça
Kitap: KARAPAPAK VE TEREKEMELERİN SİYASİ VE KÜLTÜR TARİHİNE GİRİŞ
Yazar: Orhan YENİARAS
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Terekemeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir