Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Terekemeler Arasında En Çok Okunup Dinlenen Hikayeler

Burada Terekemeler hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Terekemeler Arasında En Çok Okunup Dinlenen Hikayeler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 00:55

TEREKEMELER ARASINDA EN ÇOK OKUNUP DİNLENEN HİKAYELER

Terekemeler masala "nağıl" derler. En çok dinledikleri nağıl ve hikayeler konularına göre şöyle sıralanabilir:

a. Konusunu Padişah ve tebası arasındaki ilişkilerden alan hikaye ve masallar (nağıl) bu masallara genellikle Sasani Hükümdarı Nuşirevan, Abbasi halifesi Harun Reşit, İranlı Şah Abbas Karakoyunlu hükümdarı Cihan Şah konu olurlar Bazende "bir varmış bir yokmuş bir padişa varmış" denerek meçhul bir hükümdarın serüvenleri anlatılır. Padişahın kızına aşık olan fakir köylü yada şehzadenin aşık olduğu köylü kızı gibi konular zaman zaman yöresel bir zevkle işlenir. Bu masallarda çizilen karakterler çoğunlukla ideal tiplerdir. İyiler çok iyi kötülerde çok kötüdür. Bu tür masallarda genellikle ideal bir adalet ve ahlak fikrine ulaşma kaygısı sezilir.

b. Kahramanlık Hikayeleri:

Hz. Ali, Battal Gazi, Köroğlu ve Zaloğlu Rüstem gibi Kahramanların konu edildiği bütün hikayeler yöresel kültür ve geleneklerle bezenerek özenle işlenir

c. İki gencin birbirlerine duyduğu aşk ve tutku konuları Leyla ile Mecnun, Ferhatile Şirin, Latif Şah ile Telli Mihriban Aşık Garip ve Senem, Kerem ile Aslı, Tahir ile Zühre gibi hikayeler düyünlerde, kahve köy odalarında ozanların dilinden düşmeyen konulardır.

d. Güldürü Tarzı:

Bu tür anlatımlarda olayın kahramanı akili ve zeki bir keldir (Keçel) kelin zaman zaman hükümdarla, köy muhtarı mahalle zengininin kızı ile olan serüvenleri anlatılır. Bu tür hikayeler genel olarak gülerken düşünmeyi ve düşünürken de gülmeyi öğretirler.

Herhangi bir Türk masal ve hikayesinin kolay kavranabilmesi, Onun Türk kültürü genelindeki yeri ve konumunun bilinmesi ile mümkündür. Türkler çeşitli zaman dilimlerinde çok dağınık ve geniş bir coğrafyada birçok devletler kurmuşlardır. Balkanlar, Anadolu Dağıstan, Ortaasya, Hindistan, Çin, İran ve Mısır gibi farklı kültürel ve doğal çevrede gelişen genel Türk kültürü bulundukları bölgede birtakım yerel alt kültürler oluşturarak büyük bir zenginliğe ulaşmışlardır. Bazen ozanlar, hikayeciler ve Ressamlar Türk Kültürünün ortak konuların işleyebilirler bu durumda eserleri Türk dünyasında bir evrensellik kazanır. Bazende yöresel konu ve motifler işlenirki bu durumda o sanat eseri yöre-sellik boyutunu aşarak Türk kültürü genelini yakalıyamaz. Bu durumu bir örnekle açıklamaya çalışalım.

Köroğlu Anadolu, Balkanlar, Azerbeycan ve Türkmenistan'da bilinen ve dinlenen bir hikayedir; Mertlik, yiyitlik, ahda vefa ve haksızlığa baş kaldın gibi Türk kültürünün alp karakteri köroğlu'nun şahsında şekillenmiştir. Köroğlu çeşitli Türk boyları arasında öylesine derin izler bırakmıştırki her toplum onu kendi yerel Kültüründe yaşatmaya devam etmiştir.

Köroğlu Osmanlı-İran savaşları ve celali isyanlarının yaygınlık kazandığı XVI. yüzyıl sonlarında Kuzeybatı Ana-doluda yaşamış Ruşen Ali isimli bir gençtir. Babası Bolu beyinin at bakıcısı (seyis) olup bey tarafından bir at beyenmek için görevlendirilmiştir.

Deli Yusuf isimli bu seyis çok iyi cins ama bakımsız bir at bularak beye getirir. Attan anlamayan ve görünüşe alda-nan bey bu bakımsız ve cılız hayvanı görünce çok kızarak seyisin gözlerini kör ettirir. Seyisin oğlu Ruşen Ali buna çok kızar ve babasının intikamını almak için dağa çıkar. Bu arada Deli Yusufun eğittiği at dünyanın en iyi cins atı olmuş. Rüzgarla yarışarak bir efsane haline gelmiştir. Hikaye bu tarz giderken bir yerlerde Ayvaz, Nigar ve Köse Kenan'ın katılması ile zenginleşerek devam eder. Derken delikli de-mir denilen tüfeyin çıkması ile Koç Köroğlu mertlikten yana eseflenerek sazını konuştur.
Köroğlu hikayesi, Anadolu, Azerbeyan ve Balkanlarda bilinen ve dinlenen bir hikayedir.

Aynı hikaye aynı kahraman Ruşen Ali Terekemeler arasındada yaşar. Buradaki Köroğlu artık bir Anadolu delikanlısı değildir. Tıpkı kür boyu Terekemeleri gibi konuşur ve düşünür. Babası Deli Yusuf deyil At baytarı (veteriner) Ahmet'tir ve İsfahan'da İran Şahının emrinde çalışır. Getirdiği at şah tarafından beyenilmeyince gözlerine mil çekilir. Baytar Ahmet getirdiği atı eğiterek Kür boylarının en namlı tayı yapar Ruşen Ali'de ünlü kırata binerek şaha baş kaldırır. Bu arada Baytar Ahmet Şaha öyle bir beddua ederki hemen kabul olur. 'Tanrım Şaha bir oğul ver 17 yaşına kadar yanında kalsın 17 yaşından sonra Şah babasından, ayrılmak zorunda kalsın ve Şahın üzüntüden ağlıyan gözleri görmez olsun" Şahın bir oğlu oluyor, bu cocuğu hepiniz tanırsınız "Kerem ile Aslı" hikayesinin erkek kahramanı ünlü Kerem'dir. 17 yaşında sevglisi uğruna babasından ayrılır. Ve olayın geçtiği tarihte çok ilginçtir.

Ozana göre:

1017 sinde İçtim aşkın hadesin
Revan oldum Aslı Aslı diye ben

Bu beyitte bakılırsa köroğlu'nun yaşadığı çağda Türkler Anadolu'ya henüz gelmemişler. Fakat adı üstünde bu bir nağıldır (masal) nağıllarda yer ve zamanın önemi yoktur. Burada kültür ve folklorik öğelerin tanınması ve anlaşılması önemlidir.

Görüldüğü gibi Köroğlu Kür boylarının yerel kültürleri ve inançlarına yüklenerek halka malolmuştur.
Aynı Köroğlu Batı Trakya ve Özbekistanda'da o yöre biçimlerine uygun olarak yaşamaktadır.

Kaynakça
Kitap: KARAPAPAK VE TEREKEMELERİN SİYASİ VE KÜLTÜR TARİHİNE GİRİŞ
Yazar: Orhan YENİARAS
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Terekemeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir