Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Amasya'ya Terekeme Göçü

Burada Terekemeler hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Amasya'ya Terekeme Göçü

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 00:26

AMASYA'YA TEREKEME GÖÇÜ

Kafkaslardan Anadolu'ya ilk toplu göç 1810 yılında başladı Ruslar, Şamahı, Şeki ve Şirvan gibi Terekemelerin yoğun bulunduğu bölgeleri işgal edince Halveti Tarikatı şeyhlerinden Mevlana Şeyh İsmail Sivaceddin Efendi müridleri ve komşuları ile birlikte Anadolu'ya geçerek Amasya'ya yerleştiler. Amasya'nın Boğazköy, Alakadı, Alabedir, Harmanağalı, Küpeli, Ayrancı Abacı, Kıran-başalan, Yeniköy, Tuzsuz ve Ali Bey Takımı gibi köylere yerleşen bu muhacirlere Amasya'da Şirvanlılar denilmektedir. Bu muhacirlerden önemli şair ve mutasavvıfların yanısıra Osmanlı devletinde Sadrazam ve İstanbul Kadılıklarına kadar yükselen devlet adamları çıkmıştır.

Büyük Mutasavvuf İsmail Şirvani'nin oğlu Mehmet Rüştü 1828 yılında Amasya'da dünyaya geldi28 ilk öğrenimini Amasya'da babası ve ağabeyinden aldıktan sonra İstanbul'a giderek Medreseyi bitirdi. Bir süre Amasyada Evkaf müdürlüğü yaptı. 1853 yılında Bab-ı Ali arazi komisyonuna devam etti. Burada Ali ve Fuat Paşaların takdirini kazanarak Meclis-i Vala üyeliğine atandı. 1869'da ise Dahiliye Nazırı olan Mehmet Rüştü Paşa 16 Nisan 1873 yılında ise Ahmet Esat Paşa'nın azli üzerine Sadrazamlık makamına getirildi Osmanlı Tarihi kendisinden Sirvanizade Mehmet Rüştü Paşa olarak söz eder. 18 Nisan 1874 yılında ise görevinden alınarak Hicaz valiliğine atandı. 23 Eylül 1874'de 46 yaşında hummadan vefat etti.

Bugün Amasya'nın İhsaniye mahallesinde Şirvanlı Türbesi denilen bir yapı bulunmaktadır. Bu bina Rüştü Paşa tarafından 1870 yılında yaptırılmıştır. Klasik Osmanlı tarzında yapılan türbede, Sirvanizade Mehmet Rüştü Paşa, Babası Şeyh İsmail Siraceddin Efendi ve Kardeşi Seyit Ahmet Hulisi yatmaktadır. Seyit Ahmet Hulusi Efendi'de bir süre İstanbul kadılığı yapmıştır.

Yine Amasya'da Beyazıt mahallesinden geçen Sava-diye Dersi'nin kenarında bulunan "Azerilar Camii" Şirvanlıların anısın yansıtır. Bu Cami Karabağlı şair ve mutasavvuf Mir Hamza Nigari adına yaptırılmıştır. Camiyi Mir Hasan Efendi Terekemelerden toplanan yardımlarla 1887 yılında yaptırmaya başladı. İnşaat bir hayli uzun sürdü. Çünkü caminin giderleri yardımlarla karşılanıyordu. 1910 yılında Mir Hasan Efendi ölünce oğullarından, Hacı Mahmut zade Mehmet Karan ile Ahmet Karan inşaatı tamamladılar. Caminin mihrab, mimber ve minaresi mermerden yapılma olup Klasik Osmanlı mimarisinin özgün Karakterini yansıtır. Yine Cami'ye bitişik ve camiden demir Parmaklıklarla ayrılmış bir türbe bulunur, bu türbede Mir Hamza Nigari ve Oğlu Şiraceddin Efendi ile Müderris Ha-efendi gömülüdür.

Dağıstan'da Rus istilası devam ediyordu. Özgürlük ve bağımsızlığına düşkün yöre halkı "Gazavat" ilan eden Gazi Molla'nın etrafında teşkilatlandılar. Bir süre sonra bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini Şeyh Şamil devraldı. Terekeme, Azeri, Çeçen, Çerkeş, Lezgi gibi Müslüman kavimler Şamil'in şahsında çarlığa karşı 25 yıl mücadele verdiler. Tarihte öyle yenilgiler vardır ki kamu vicdanında zaferlerden daha saygın bir yere otururlar Plevnedeki Gazi Osman Paşa ile Dağıstan'da Şamil'in direnişi de bu türden hareketlerdir. Onlardan Türkler kadar düşmanlarıda övgü ile sözederler. Şamil'in bu mücadelesi 25 yıl sonra onun teslim olması ile bitti. Fakat onun açtığı bağımsızlık yolundaki mücadele ve birlik fikri Kafkas Türklüğü arasında derin izler bıraktı.

Biçare mahlası ile şiirler yazan Şair Osman Şamil'in mücadelesini Hz. Peygamber'in Bedir savaşına benzeterek şöyle der:

Nasır-ı İslam Umum gılıcın keskin eylesin Kafirinde haşmin mahv-ı münhezim eylesin Nusret engiz bu imiş kafire galib eylesin Gazavat-ı Bedir kimi keşfi Dağıstan eylesin Gadir Allah'ımız bizim Mansur-u Muzaffer eylesin Şir-i Yezdan Hünerin guya malum eylesin

Kafkaslarda kesin eğemenlik kurmaya karar veren Ruslara karşı, mücadele Şamil'den sonrada devam etti. Kafkas halkının güçlü nizamf orduları yoktu. Bu nedenle mücadele gerilla taktiği ile uzun yıllar sürdü. Gence'de Deli Ali ve Kamber, Karabağfda Süleyman ve Murtaza, Şusa'da Mehmet Kavaler, Zakatala'da Yusuf, Zengezur'da Nebi Nuha'da Kutaaşınlı Kerim Efendi gibi şahısların oluşturduğu gerilla timleri yıllarca işgalcilere korkulu anlar yaşattılar. Fakat bu özgürlük savaşçılarının arkalarında Teknolojik üstünlüğe sahip güçlü bir devlet ve nizmi ordular yoktu onun için uzun vadede çoğu öldürülerek sahneden çekildiler. Ama onların kişilikleri ve mücadeleleri kamu vicdanında destanlaşarak yaşamaya devam etti. Aradan yüzyıldan fazla zaman geçmesine rağmen bu insanların destanlarını dinliyen halk o günlerin anılarını yaşarlar özgürlük ve bağımsızlığa olan inançları bilenir.

Bu kahramanların hangi boy ve obadan olduğu önemli değildir, onların destanlaşan kimlikleri boy ve kavim dayanışmasını aşarak Tüm Kafkas Türklüğüne mal olmuştur. Bunlardan bir kaç tanesinin yaşam öyküsünü sizlere anlatmak istiyorum.

Kaynakça
Kitap: KARAPAPAK VE TEREKEMELERİN SİYASİ VE KÜLTÜR TARİHİNE GİRİŞ
Yazar: Orhan YENİARAS
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Terekemeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir