Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Şah Kulu Ayaklanması (1511)

Burada Kızılbaş Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Şah Kulu Ayaklanması (1511)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 18:12

ŞAH KULU AYAKLANMASI (1511)

Fetret Devri (1402-1413), Çelebi Mehmet'in liderliğinde sona erdi. Gelişen süreçte devlet yeniden güçlenmeye ve yayılmaya başladı. Bu süreç, II. Mehmet döneminde önemli bir noktaya ulaşarak devletin imparatorluk sürecine önemli katkılar sundu. Fatih döneminde uygulanan müsadere usulü ile mallara el koyma ve bunun karşısında köylüler, göçebe Türkmenler ve tımarını kaybeden sipahiler ortaya çıkan duruma tepki gösterdiler. Bu politika II. Beyazıt döneminde de devam etti. II. Beyazıt saltanatının son dönemi çocukları arasındaki taht kavgalarına sahne olmuş ve II. Selim kardeşlerini bertaraf ederek saltanatı ele geçirmiştir. Aynı dönemde Safevi Devleti'nin kuruluşu ve zamanla etkisini Anadolu'daki Aleviler üzerinde göstermesi Osmanlı'yı sıkıntıya sokmuştur. Bunda Osmanlı'nın uyguladığı yanlış politikaların etkisi büyük olmuştur.

Şah Kulu, Şah İsmail'in babası Şeyh Haydar'ın halifelerinden Hasan Halife'nin oğlu, Korkuteli ilçesinin Yalımlı Köyü halkındandır. Hasan Halife, iki defa Şeyh Haydar'ın hizmetine gitmiş, bu hizmeti sonunda memleketi olan Tekeli'ye gönderilerek halkı, Şeyh Haydar'a bağlamaya memur edilmiştir "Ol yöredeki şirretler özellikle Kızılkaya eşkıyası Şehzade'nin olağan dışı yola çıkıp gidişini göricek, ay gibi tün yolculuğu etmesinden salatanat göğü güneşinin battığı kanısına vardılar ve başkaldırıp fesat doruğuna doğru çıktılar. Alevi töresine göre toplanarak Şahkulu sanıyla tanınan bir aşağılık herifi kendilerine baş ve buğ ettiler.

Felek okudu adını anın Şeytankulu diye İşi gücü fitne çıkarmaktır sonu da bu diye Şehzade Selim'in İstanbul'a doğru yaklaşması kardeşi Şehzade Ahmed'i telaşlandırmış ve İstanbul'a doğru yola çıkmıştır. İki şehzade de babalarının işleri tam olarak yerine getiremediğini ve vezirlere bıraktığını düşünmektedirler. Padişah Şehzade Ahmed'e ferman gönderdi ve buyurdu ki, "Elbette sancağına gidesin. Anlaman gereken bu fermana boyun eğesin ki, ol yerin (Amasya) Türkler'i Kızılbaş'tır. Şimdi bir kardaşın nedensiz hareketle fitneyi kaynatmış ve çile tufanını koparmıştır. Bir yanlış düşünce nice illeri harabeder. Sen de bulunduğun yerden hareket etmekle ola ki fesat tozları bir kez daha kalkar, bastırılması da güç olur." Şehzade'nin daha sonra cevaben gönderdiği mektup da yanlış anlaşıldığını söyleyerek "Hükmünü yürüten fermana uyularak daha önceki yanlış tasarıdan vazgeçildi. Ama ol eşkıya kalabalığı, fitneyi hala sürdürmek üzere olup, Rum vilayetinin seçkin askerleri ve uğraş meydanının yiğitleri yanımca hazır iken, bu ulu gazayı koyup yurduma dönmek tartışılır bir öneridir. Ol ayrılıkçı topluluğu tepelemede gecikmek de onların iyice yayılmalarına yol açmaktadır. Keremli kapıdan dileğim budur ki, hoşgörüleri ikbalimin öncüsü ve yüksek izinleri emelimin gerçekten ürünü olup, bari bu tasarımı yasaklamayalar." Bu yakarışlarla dolu mektup nurlarla aydınlanan Padişah'ın katına ulaşınca, Şehzade'nin yola çıkışındaki nedenin, Kızılbaş eşkıyasını tepelemek olduğu anlaşılmış oldu. Padişah onun kendi isteğini öncelikle kabul etmesinden sevinç duyarak, hemen Şehzade'yi öven ve alkışlayan bir yazı ile izin verdiğini bildirdi. Sevinçler getiren bu yazının başında şöyle açıklanmıştı ki, "Çün rızamıza öncelik virüb ol kişi giyişine bürünen köpek kenesini temizlemek yolun seçmişsin. Dilekleri verin Cenab-ı Hak'tan dilerim ki, gizli lutuflarıyla sana yardım eylesin. Dileğinin oluş nedenlerini hazırlasın. İmdi gerektir ki, fitneyi kaynatan düşmanı zayıf ve önemsiz sayıp kendini yükseklerde görmeyesin ve gençliğinin etkisiyle ya da askerinin gücüne güvenle hemen saldırıya kalkışmayasın."

Kaynakça
Kitap: Osmanlı Belgelerinde KIZILBAŞLAR HAKKINDA İDAM ve SÜRGÜN FERMANLARI
Yazar: Cemal CANPOLAT
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: ŞAH KULU AYAKLANMASI (1511)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 18:12

Padişah başka bir yerde de Şehzade'nin kendini Kızılbaşlar'ı yok ederek kanıtlayabileceğini vurguluyor. "Umulur ki şimşekler çakan kılıçla ol mırdarların pis varlıkları çalıları ortadan kalkar ve çelikten bir şeddi oluşturan palalar ile fesat yolları kapatılır ve de güzel adın selsebiller gibi çağlayarak, gönül sayfalarında iz bırakmış olan hakkındaki yanlış kanıları da silip süpürür."

Osmanlı Devleti'nin o dönemde toplumdaki ekonomik işleyişi kontrol ve kayıt altına almak istemesi özellikle göçebelerin bu isyan içerisine katılmalarına zemin hazırladı. "Şah İsmail ise bu göçebe insanlardan vergi almayacağını ve eski düzenin devam edeceğini söylüyordu." Teke yöresinde başlayan ayaklanma kısa sürede Kızılcakaya, İstanos, Elmalı, Burdur ve Keçiborlu'yu aşıp Kütahya'ya kadar devam etti. Bu ayaklanma Osmanlı İmparatorluğu'nu zor durumda bırakmış ve Şahkulu isyan sonucunda öldürülmüştür. Bu isyandan sonra Aleviler yeni fethedilen Mudon ve Koron taraflarına göç ettirildiler.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Alevi-Kızılbaş Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir