Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

1853 Kırım Savaşı

Burada Avşar Türkmenleri ve Dadaloğlu hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

1853 Kırım Savaşı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 15:28

1853 KIRIM SAVAŞI

1683 İkinci Viyana Seferi'ne ve bundan sonraki sefere Avşarlar'ın 200 atlıyla katıldıklarını Osmanlı kayıtlarından anlıyoruz.' İskandan sonraysa 1877- 1878 yılında yapılan ve "Doksan Üç Harbi" diye bilinen savaşta da Avşarlar'ın çok sayıda şehit verdiklerini öğreniyoruz. Bu konuda söylenmiş ünlü "Sarıkamış Ağıdı'nı-Türküsü'nü" burada bir daha yazmak istemiyorum.

Kurtuluş Savaşı'nda Avşarlar'ın ve öteki Türkmenler'in, Güney cephesinde Osman Tufan Paşa'ya nasıl yardımcı olduklarını biliyoruz.

Tufan Paşa:

"Avşar aşireti temiz bir Türk kabilesi olup Aziziye (Pınarbaşı) mıntıkasında ziraatçılık yapar, silahını iyi kullanır, kuvvetli bir aşiretti"

Bugün bile halk arasında anlatılır durur:

Saimbeyli'nin (Hacın'ın) Ermeniler'den kurtarılması sırasında, Gizik Duran Çetesi etrafı çevirmiştir. Avşarlar ve yöredeki öteki Türkmenler Ermeniler'i iyice sıkıştırmaktadırlar. Kötü durumda kalan Ermeniler artık yaptıkları zulümlerin hesabını vermek üzereler.

Bu kargaşa içinde Ermeni gözcüsü, Kamavar Kumandanı Cebeciyan'a yana yakıla şunları anlatmaktadır:

"Hemi vallahi hemi de billahi ben Avşar'ın atlısını çama çıkarken gördüm."

On dokuzuncu yüzyıla gelindiğinde Osmanlı Devleti iyice güçsüzleşmişti. Büyük devletlerden Fransa, İngiltere ve Rusya'nın Osmanlı topraklarında gözleri vardı.
1853 yılında patlak veren Osmanlı- Rus Savaşı (Kırım Savaşı) işte bu yüzden, Rusya'nın Osmanlı toprakları üzerindeki emelleri yüzünden çıkmıştı. Fransa ve İngiltere kendi çıkarları gereği Osmanlılar ile bir bağlaşma yaparak bu savaşa birlikte girmişlerdi.

Gelgelelim Osmanlılar Kırım Savaşı'na asker bulmakta güçlük çekiyordu Başkent İstanbul'da bu konu uzun uzun tartışıldı. Üst kesimdeki devlet yöneticileri çareler aramaya başladılar. Her şeyi, her durumu değerlendiriyorlardı, çeşitli toplantılar yapıyorlardı.

Bundan sonrasını, bu toplantıya katılan Ahmet Cevdet Paşa'dan dinleyelim:

"Kırım Muharebesi esnasında her taraftan asakir-i mu'avine (yedek asker) celb ü sevk olunduğu sırada, "acaba Kozanoğlu da muharebeye gönderilebilür mi?" deyu bahs olunuyordu. O zaman İngiliz baş tercümanı olan Pizani, Reşit Paşa'ya gelüp, "Eğer teminat verirseniz biz Kozanoğlu'nu muharebeye sevk ederiz" demiş.

Reşit Paşa bundan ürküp:

"Kozan bir müddet daha bu hal üzre giderse oraya ecnebi (yabancı) eli girer ve Kozan da bir hükûmet-i mümtaze (özel yönetim) şeklini alur. Vakı'a Kozan'da şimdiye kadar evamir-i devlet (devlet emirleri) cari (geçer) olmamış ise de hariçten tanınmış bir hükümet değildi...Şimdi sırası değil, lakin ilerüde taht- zapt u rabta almalıyız" der idi"

Bu durum devlet yöneticilerini oldukça rahatsız etmiş fakat ordu seferde bulunduğundan şimdilik ses çıkartılmamıştı.

Gerçekteyse, İngiliz baş tercümanının (aslında ajanının) Kozanoğlu'na söz geçirmesi sadece bir blöften ibaretti.

Amaç bellidir:

Osmanlı yöneticilerini telaşlandırmak, bu sıkıntılı dönemde onlara gözdağı vererek her zamanki ingiliz siyasetini uygulamak ve İngiliz çıkarlarını sürdürmek. İleride değinileceği gibi, kimi yazarların konuyu saptırarak başka yönlere çevirdiklerine tanık olduk.

Nihayet Kırım Savaşı sona erip Paris Antlaşması yapıldıktan sonra (1856) Osmanlılar, Avşarlar ile ve öteki Türkmenler ile uğraşmaya başlamışlardır. Ve böylece de yıllar sonra bu Türkmenler'i iskan etme işi başlamış oldu.

Kaynakça
Kitap: AVŞARLAR VE DADALOĞLU
Yazar: Ahmet Z. Özdemir
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Avşar Türkmenleri ve Dadaloğlu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir