Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kocaavşar Köyü'nün Tarihçesi

Burada Avşar Türkmenleri ve Dadaloğlu hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Kocaavşar Köyü'nün Tarihçesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Ara 2010, 16:39

KOCAAVŞAR KÖYÜ'NÜN TARİHÇESİ:

a) Yerleşim:


Kocaavşar Köyünü kuran Avşar topluluğu buraya, hangi yılda? Ne suretle iskan edilmiş? Bu topluluğun Oba adı nedir?
Bu sorulara bu gün için, belgelere dayanan cevaplar verilemiyor. Yayınlanmış kaynak eserlerde de, Balıkesir yöresindeki Avşarlar hakkında ayrıntılı bilgi verilemiyor. Ancak "Devlet Arşivleri"nden çıkarılacak belgeler bu konuyu aydınlatabilecektir.

Sayın Prof. Dr. Faruk Sümer'in, Oğuz boyları hakkında geniş bilgiyi içine alan ve ilmi olarak yazmış oludğu "OĞUZLAR"adlı eserinde:

"İkinci Sultan Selim Devri (1566 — 1574)nde yazılmış olup, Başbakanlık Arşivi ile Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü Arşivlerinde bulunan No.. 561, b-23, a-586 numaralı "Boz-Ulus Tahrir Defterler'inde; Müstakil Biga Sancağı'nın Balya Kazasında iki Avşar Köyü vardır. Bunlardan birisi 38, diğeri 31 vergi nüfusludur,"

Gerek yukarda yazılı II. Selim Devri'nde, gerekse daha sonraki yüzyıllar'a aid yayınlanmış tarihi kaynaklarda Balya yöresinde, yukarda yazılı iki "Avşar" dan başka Avşar adlı köy bulunmadığına göre o iki Avşar'dan 38 vergi nüfuslu olanın Avşarkebir (Kocaavşar), 31 vergi nüfuslu olan'ın da "Çamavşar" Köyü olduğunu kabul ediyoruz.
Böyle olunca Kocaavşar Köyü, en geç Onaltıncı Yüzyıl ortalarında, şimdiki yerine iskan edilmiş demektir. Ama, daha önceki yıllarda da gelmiş olabilirler. Müstakil Biga Sancağı'nın ve bu Sancak'a bağlı (Merkez Alidemirci Köyü olan) Balya Timarı'nın defterleri incelendiğinde bu konu açıklığa kavuşabilir.

İskan (Yerleşim) sırasında Çamavşar'lıların, Kocaavşar topluluğundan ayrıldıkları hakkında söylentiler vardır. Bu iki köy halkı birbirlerini, akraba sayarlar. Örf ve adetleri, dil özellikleri de aynidir. Her iki köy'ün bugünkü insanları oba ve oymak adlarını bilmiyorlar. Çünkü Yerleşik hayata geçeli çok nesiller gelmiş geçmiş. Göçer kuruluştan olan Boy, Oymak ve Oba deyimlerini sürdürmeğe de ihtiyaç kalmamıştır.

Burada "Çamavşar"ın adı hakkında bir açıklama yapmayı uygun gördüm: Avşar'ın yanına (Çam) sıfatı getirilmesinin sebebi:

Türkiyedeki Alevi Avşarlar'a göre çınar, Alevliliğin, çam da Sünniliğin simgesi (ayırt edici işareti)dir. Alevi bir Avşarlı, tanışmak istediği Avşarlıya "Çam mısın?, çınar mısın?" diye sorar. İşte; Çamavşar Köyü halkının Sünni olduğunu belirtmek için köyün adı, (Çamavşar) olmuştur.

Kocaavşarlıların, göçerlik hayatından zamanımıza kadar gelebilen bilgiler şunlardır:

Kocaavşar Köyünü kuran Avşar topluluğu 150 çadır halkı kadarmış, çadırları kecedenmiş, en çok olduğu için Avşarkebir denmiş.

Bir de:

1850 yıllarına gelinceye kadar İlkbahar ve Yaz mevsimlerini (malı olanlar) yaylaevi'nde geçirirlermiş. Kocaavşarlılar'ın yaylaevleri uzaklarda değil, köyün hemen civarındadır. Oralar'a hala (Kocaavşarlıların diliyle) "Yalelen yiri" denir.

b) Kocaavşar Köyünü Kuranların Toplum Yapısı:

Kocaavşar Köyünün kurucuları olan toplum, tamamen "Avşar" dır. Hiçbir topluluğun üzerine iskan edilmemişlerdir. Köyün kurulduğu alanda da, daha önceden yerleşim yeri olduğunu kanıtlayan hiçbir iz yoktur. Halbuki köyün civarında bir çok yerleşim yeri kalıntıları vardır.

Özellikle Kocaavşarda, Müslüman olmayan tek hane yerleşmemiştir. Kocaavşar Köyü kurulduktan çok zaman sonra çeşitli köylerden, ayn ayn zamanlarda, Kocaavşarlılarla akrabalık kurmuş, olmak sebebiyle gelip yerleşenler olmuştur ki, onlar aşağıda, "Kurucu aileler" bahsinde açıklanacaktır,
Demekki, Kocaavşar Köyünü kuranlar (yukarda açıklanan belgelere göre), 38 vergi hanesi ile, vergiye bağlı olmayan (fakir) ailelerden ibarettir. Bunların da toplamı, gerçeğe yakın söylentilere göre yüzelli ailedir. Bunu, 1850, 1900 yıllan arasında yaşamış olan Kocaavşarlı ihtiyarlar söylerlerdi.

4 Haziran 1904 tarihinde, Kocaavşar Nüfus Kütüğü ilk defa olarak düzenlendiğinde 246 aileye hane numarası verildi. Bu 246 hanede de 954 nüfus tespit edildi. Hayatta olan babalarının lakabını (eski soyadını) taşıyan hane reisleriyle, dul kalıp tek başına yaşayanlar da, 246nın içindedir.

246 haneden 25 i, 1904 yılından önce, Kocaavşarlılarla akrabalık kurmuş olmak sebebiyle ayn ayn zamanlarda gelip yerleşmişlerdirA2") Daha sonra 1923, 1952 yıllan arasında da (9) dokuz hane gelmiştir ki, bunların katılmasiyle köyün hane sayısı (255) ikiyüz ellibeş olmuştur (Bak: Kocaavşarı kuran aileler bahsi)(M).

Burada şu hususu hemen belirtmeliyim ki, yukarda sözü geçen 255 hane, Kocaavşar Nüfus kütüğündeki hane numaralandır. Gerçek aile sayısı ise durmadan artmaktadır. 1951 yılında yapılan "Ziraat Sayımı" sonuçlarına göre 374 ve 1983 — 1984 Dersyılı başında yapılan "Öğrenim Çağındaki Çocukların Yazımı" sonucunda ise aile sayısı 584 tür. 1950, 1980 yılları arasında şehirlere göç eden (113) yüzonüç aile, 584'ün dışındadır.

Kaynakça
Kitap: KOCAAVŞAR KÖYÜ ve TARİHTE AVŞARLAR
Yazar: Muharrem Eren
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: KOCAAVŞAR KÖYÜ'NÜN TARİHÇESİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Ara 2010, 16:54

c). Kocaavşar K. nün Tarih Boyunca Bağiı Bulunduğu Yönetim Merkezleri:

Kocaavşar Köyü'nün on küometre kadar kuzeydoğusunda Alidemirci köyü vardır. O köy, 1939 yılma gelinceye kadar (Balya Tımar'ı) nın merkeziydi. Şimdiki deyimle (Balya Kazası) nın merkeziydi. Tımar Ağası Alidemirci köyünde otururdu. Şimdiki Balya kasabası ise, Kocagümüş veya Maden) adlı küçük bir Yörük köyü idi.
İşte Kocaavşar Köyü, Bu (Alidemirci Tımarı) sınırlan içinde iskan edilmiştir. Yerleşim (iskan) alanı da, Tımar Bölgesinin, hem tarım hem de hayvancılık yönünden en elverişli kısmıdır.
Kocaavşar köyü; bağlı bulunduğu "Tımar" ile birlikte; 1296 (1880) Mali Yılma gelinceye kadar (Müstakil Biga Sancağı)na bağlı olmuştur. Mali 12% (Miladi 1880) tarihinde, Biga Sancağı'nın katılmasiyle vilayet haline getirilen "Karesi Vilayeti" ne bağlandı. Tımar teşkilatı, 1839 da (Tanzimat'ın ilaniyle) kaldırıldıktan sonra dahi bağlı bulunduğu Balya Nahiyesi (1990 den itibaren Kazası) ile birlikte, 1880 e kadar Biga Sancağının, Bu tarihten sonra da Karesi'nin (Balıkesirin) bir köyü olmuştur.

1904 yılı Nisan ayında, "Karasu Vilayeti" tekrar Sancak haline getirilip, Hudavendikar (Bursa) vilayetine bağlanınca Kocaavşar Köyü de, bu vilayetin bir köyü oldu. Ama Hudavendikar'a (Bursa'ya) bağlılık beş yıl sürdü. Çünkü Karesi Sancağı, 15 Haziran 1325 (1909) tarihinde Hudavendikar Vilayetinden ayrılıp, müstakil sancak olmuştu.
Karesi Müstakil Sancağı, 1339 (1923) tarihinde de son mülki teşkilat gereğice bütün sancaklarla birlikte vilayet yapıldı; adı da "Balıkesir Vilayeti" oldu. Balıkesir Vilayeti'nin ilk valisi, İsmail Hakkı Beğ'dir.

Balıkesir'e Bağlanış:

Kocaavşar Köyü; Balya Kazası Merkez Bucağına bağlı muhtarlık iken, 1939 yılında Balya Madenlerinin kapanması sonucu, ekonomik sebeplerden dolayı Balyadan ayrılıp, Balıkesir Merkez İlçesi'ne bağlanma girişimine başladı. Zaten mevcut olan ulaşım güçlüğüne, pazarlama yetersizliği de katılınca Balya'ya bağlılık Avşarlıyı tatmin etmez olmuştu. Balıkesire bağlanma girişimleri yıllarca sürdü. Nihayet 1959 yılında, İçişleri Bakanlığının; 1959 tarih ve 22/017 — 4518 sayılı kararnamesiyle Balıkesir Merkez İlçesi'ne bağlandı. Böylelikle Kocaavşarlıların yıllardan beri sürüp gelen istekleri gerçekleşti.

Askerlik İşleri Yönünden Bağlantı:

Kocaavşar Köyü; idari yönden yüzyıllarca Balya Kazası'na bağlı kalmakla beraber askerlik işlemlerinde, 1923 yılına gelinceye kadar Gönen Kazası Askerlik Şubesine bağlı olmuştur. Kocaavşardan asker olanların askerlik işlemleri Gönen Şubesinde yapıldıktan sonra onlar, Bandırma Alayı'nın Gönen Taburu'na müretteb olurlardı.

Hatıra: I

Merkezi Alidemirci Köyü olan Balya Tımarı ile, İvrindi Tımarı'nın Kocaavşar Köyü Ovası'ndaki sının, "Gölderesi" idi. Kocaavşarlılar Gölderesinin Güneyindeki tarlaların (Öşür) vergisini İvrindi Tımarı Ağasına verirlerdi. Alidemirci Ağaları, İvrindi Ağalarıyla anlaşmazlığa düştükleri yıllarda Avşarlılara, O tarlalara tohum ekmemelerini, mer'a olarak kullanmalarını emirederlerdi.

Hatıra: II

Tımar Teşkilatı'nın son dönemlerinde; Alidemirci Tımar Ağası'nın Kocaavşardaki temsilcisi Hacıömerağa oğlu Mehmet Ağa, keyfi idaresiyle halkı huzursuz etmiş, çok kişinin de nefretini kazanmış.
Ahmet Vefik Paşa Anadolu İslahat Müfettişliği göreviyle 1864 yılında Balıkesire geldiğinde, bilgi almak için köylerin ağalarını huzuruna davet etmişti. Bu arada birçok ağayı da cezalandırmıştı. Kocaavşarın Ağa'sı Mehmet Ağa, hesap veremeyeceği korkusuyla Balıkesir yolunda ölüvermiş (Kocaavşar Köyü mezarlığındaki Taşında: Hacıömer oğlu Mehmet Ağa ruhuna Fatiha, 1280) yazılıdır. Mehmet Ağa'nın vefatiyle, Hacıömeroğulları ailesinin erkek evlat nesli sona ermiştir. 1251 (1835) yılındaki salgın hastalık sebebiyle de bu ailenin üç erkek evladı (Aliağa, Ahmetağa, Mustafaağa)
vefat etmişti.

d) Balkan ve Birinci Cihan Savaşlarında Kocaavşar Köyü:

Kocaavşar Köyünde; (1912) Balkan Savaşından önce, nüfusça ve ekonomi yönlerinden bir gelişme görülmektedir. Şöyle ki; 1904 yılında nüfus kütükleri düzenlenirken saptanan 246 aile sayısı 1912 yılında 350 ye çıkmış, koşulan çift sayısı da 180 olmuştur. Zaten kabarık olan koyun ve sığır sayısında da önemli bir azalma olmamıştır. Çünkü nüfusun artması, koşulan çift sayısının artması, tarlaların sürülmesi ve dolayisiyle, meraların azalma-siyle sonuçlanır. Demek ki, Kocaavşarlıların geçim seviyesi, oldukça yükselmiştir.

Balkan ve I. Cihan Savaşları'nın açtığı yaralar bütün Türkiyede olduğu gibi Kocaavşar Köyü halkını da perişan etti. 1912 den 1918 e kadar altı yıl süren bu savaşlarda, Kocaavşarlı (92) doksaniki genç şehid oldu, 20 kadar ev sahipsiz kalmış ve yıkılmıştır (Bak: Şehidlerin Listesi)
Savaş yıllarında; tarlaların bir çoğu sürülmemiş, ekilebilen ekinleri de 1915, 1916, 1917 yıllarında üç yıl devam eden çekirge afeti yok ettiğinden kıtlık ve açlık oldu. Halk, Avşar Ovası'nda pek bol olan yenilebilir yeşil otlardan yaptıkları yemekleri yedi. Ayrık otu'nun kökleriyle mısır söbeğini kıyıp kuruttuktan sonra un haline getirir, bulabildikleri tahıl unu ile karıştırıp ekmek yaparlardı. Savaşların sebep olduğu çok yönlü sefalet, yazmakla tükenmez. Üstelik can, mal ve ırz güvenliği da kalmamıştı.

e) Mütareke yıllarında Kocaavşar:

Birinci Dünya Savaşında yenilen Osmanlı Devleti 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros mütarekesini ve 10 Temmuz 1920 tarihinde de Sevr Antlaşmasını imzalamak zorunda kaldı. Bu mütakere ve barış antlaşmaları, Osmanlı Devletinin varlığının sona ermesi ve Türk milletinin bağımsızlığının elinden alınmasıydı.
Fakat teslim bayrağını çekip, düşmanlarla bu antlaşmaları imzalayan Türk milleti değil, milleti ile bağlantısını çoktan kesmiş bulunan padişahın hükümeti idi. Düşmanlarımız olan İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya) antlaşma şartlarına uymağa lüzum bile görmeden, yurdumuzu paylaşıp işgal etmeğe başladılar. Hükümet yok gibiydi. Memlekette bölük bölük eşkiya çeteleri türedi, can ve mal güvenliği kalmadı.

İşte bu devirde Kocaavşar köyü beş defa eşkiya baskınına uğradı. Köyden çok sayıda at, para, ziynet eşyası ve sandık eşyası yağma edildi. O eşkiya baskınlarının en acıklısı, Karaveli çetesinin baskını oldu: 20/12/1918 tarihinde Kocaavşar Muhtarı Receb Efendi (Ayan Receb), Kocaderede çamaşır yıkamakta olan hanımlarının yanından köye dönerken Akkayrak Tepesi sırtlarında, Kocaavşarı basmağa hazırlanan kalabalık ve atlı Karaveli eşkiya çetesi ile karşılaşmış; onları, kaçırmak ve köyünü baskından korumak maksadiyle ateş açmış. Fakat o çarpışmada hayatım kaybetmişti. Eşkiyalar öfkeyle köye girmiş ve bir de Eyüp kızı Fadime'yi öldürdükten sonra köyü soymuşlardı. Bu arada bir çok insanı da dövmüşlerdi. Bu cinayetler ve soygunlar Kocaavşarı perişan etmiştir
Bu olaydan sonra Kocaavşarlılar baskınlardan korunmak için silahlı bekçi teşkilatı kurdular.

Silah ve cephane masraflariyle, aylık ücretlerini salma yoluyla köy halkının verdiği bekçilerin başlıcaları şunlardı:

1) Ali Osman oğlu Cafer Efe (1895 — 1971), Teşkilatın başkanı idi.
2) İbrahim Ağa oğlu Ali Efe (Erol) (1897 — 1973).
3) Ahmetpehlivan oğlu Abdullah Eröz (1903 — 1984).
4) Nuh oğlu Çolak Ali Doğan (1897 — 1965).
5) Mollaahmet oğlu İsmail Çavuş Ayışık (1870 — 1942)(4')

Kocaavşarlıların kurduğu bu bekçi teşkilatı aynı zamanda köyün, içişlerinde, insanlar arasındaki bazı anlaşmazlıkları gidermekte hükümet gibi idi. Kocaavşar halkı böylece, derilerinin çaresini kendisi arıyordu. Bekçi teşkilatı büyük ölçüde başarılı oldu.

KOCAAVŞAR HALKINDAN — BALKAN VE BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA ŞEHİD OLANLARIN LİSTESİDİR

Sıra NoHane NoSan'I(Eski Soyadı)AdıBabasıAnasıD.Ta.Ö.T.Ailesinin Yeni Soyadı
12KuşkhasanÖt- İsmailMehmetHavva13001338Filiz
22KuşhasanH. İbrahimMehmetHavva13001330Filiz
33Sarıbaşn MustafaMehmetZeynep12971332Alat
43SarıbaşademMehmetZeynep13021332Alat
59KıptiSüleymanM. AliZeliha12941332
614HacıbayramHüseyinAhmetUmmügül13151331
717Uzuna hmetAliAhmetŞerife13001333
818Yamak( Ak-SüleymanMehmetağaHatice12941331(Seddilbahirdı
tan)
925BölükİbrahimİsmailUmmügül13121333Keskin
1030UzunahmetMehmetİbrahimAyşe13001332Salkuşak
1131UrganaOsmanMahmudZeynep12921332Özsert
(Osman, Ü mm ul-Akabe 'de akımdan vuruldu.)
1234Kocaayan» İbrahimMustafaRukiye12881332Kaçar
1336HacıhüseyinMuharremHüseyinFatma13011332Karaman
1437HacıhüseyinŞalürHüseyinFatma12%1331Kıymaz
1539KocaayanArif çavuşSüleymanMeryem12881333Koca taş
1640KocaayanMahmudSüleymanMeryem12%1331Başçı
1742HatipİbrahimAhmedMeryem13161334Arak
1848HattatMehmetM. AliŞerife13081331(Kınacı Öğ.)
(Kınacı oğlu Mehmet, Seddilbahir-Zığındere'deşehid oldu.)
1949OvalıEyyüpSüleymanHatice12931331Ovalı
(Ovalı oğluEyyüp, Kirte'de şehid oldu.)
2049Ovalı» HasanSüleymanHatice12941332Ovalı
2151BacaksızŞakırH. MustafaZeynep13131333Bacak
2251Bacaksız* MehmetH. MustafaZeynep13021331Bacak
2354Bacaksız* HüseyinH. YakubEmine13041331Yılmaz
2456Kelyusuf* MustafaAbdiZeynep12971332Aptekin
2556KelyasüfAliAbdiZeynep13051332Aygün
2658MemişAliH. EminAyşe13061331Memiş
2758MemişM. EminAliZeliha12861333Memiş
2864Tiryaki** MustafaMahmudAyşe12941331Eren
(Hacanz asım da edaettikten sonraMEKKE'deşehid oldu.)
2969Ömeroğlu» RaşidAhmetMeryem12981332(Kırdan)
3070YusufMustafaMehmetUmmügül12%1332Tepe
3171KelçobanHalilÖmerFatma13121332Şavkan
(Yedek Sb. Üsteğmen Hafız Halil, Irak Cephesinde şehid oldu.)
32 72HaliağaAhmetİbrahimAyşe13051331Karataş
33 80BudakMü'ıninİsmailEmine13121334Budak
34 82BudakH. İbrahimM. AhHava13091333Demirtaş
35 86KaraahmetHalilHalilRaziye12901333(Irazhalil)
36 93BölükVeliAliKezban12931333Kocaer
37 95KavalÖmerM. AliAyşe12971332Duyar
38 99MollamustafaTahirMustafaHatice12971332Aktaş
39 105AyanMuharremSüleymanEmine12981331Gökçen
40 105AyanRüslcmSüleymanEmine13001333Ayhan
41 109HoçarOsmanİbrahimHatice13011332Göker
42 105AyanH. İbrahimSüleymanEmine13081333Akın
43 110HacıibrahimNuriİbrahimFatma13011331o
44 112BayramİbrahimAbdülkadirHatice12911331Köprücü
45 113KabakçıM. AliAhHavva12991331
46 118TopalismailMustafaAhAdile13081333(Abazalar)
47 118TopalismailA. OsmanAhAdile13131333(Abazalar)
48 121ParmaksızMuharremİsmailFatma13101333(Karamanköyde)
49 132HacımehmetMehmet AliMustafaHavva12881334izd
50 133KaramehmetMehmetAhmetAyşe12941332Ülker
51 139Mehmed Ağadam.MehmetAhRabia13021332Ferhat Çinar'
m (dayısı)
52 141Hacı VeliMustafaAliEsma12971332AKBULUT
53 143AlakH. İbrahimAhmetŞaziye13121332ÇAKMAK
54 146SalihM. EminEminAyşe13031331DOĞU
55 148AlakOsmanMusaHavva12931332Sayık
56 149ÖmerMehmetÖmerEmine13061331Mehmet Bulut'
un kainpederi)
57 150ÇırakKadriİbrahimHatice13121331DAÖLI.
58 151HacıkirliVeliÖmerAsiye12821332GÜNDOĞDU
59 153SarıbaşAhmetAliFatma12881332AÇIK
60 153KalayaAhmetİbrahimÜ mm iihan12891332GÜVEN
61 156MollahmetAhmetMehmetHatice12891332GÜVEN
62 158TiryakiMustafaSüleymanAyşe13081332TİRYAKİ
63 160YakubhocaİsmailYakubElif12921331TURHAN
64 161HatibTahirHüseyinFatma12961328TEKİN
65 162HatibİbrahimHüseyinFatma12891330GÜRSÜ (Med-
rese Kö. amuca-
66 169KelkızAhmetMehmetAyşe12931332si)
PEHLİVAN
67 173ÇenesizMehmetSüleymanHavva12891331ÖZSOY
68 174AyanNizameddinMehmetEmine12991328(Mehmet-
(Nizameddin, Balkan-Karaaç savaşında şehid olmuştur.)
69 180NuhHüseyinNuhFatma13081331DOÖAN
70 182KaymakçıM. AhMehmetMeryem12901333ESER
71 188HaoismailademMustafaFatma13011331AKYÖZ
72 188HacıismailMehmetMustafaFatma13001355AKÖZ
73 189YusufİsmailMahmudHavva13101333AKKAŞ
74 191BayramHüseyinAhAyşe13001332KAYA
75 194HacımahmudMahmudMehmedEmine13031333ORDU
76 198YusufRecebAlihosaRukiye13021333KIRGÖZ
77 202KülçüAhmetMehmetAyşe13101332GÜLCÜ
78 203UrgancıMehmetSüleymanAyşe12911332AYDIN
79 204HacıhüseynHalilHüseyinHatice12991332o
köylü
80 206MollaahmetFerhatHüseyinHatice13071331ÇİNAR —
UYDAŞ
81 208MollaahmetMustafaHüseyinHatice12981331"ÇİNAR —
UYDAŞ
82 210KaramehmetYusufAhmetZehha13021331KALAYCI
83 219DanaadilAliRukiye13081335(Fındıklı
Abdullah
Çelikin dayısı)
84 223AbacıMehmetAliAyşe12911332(Osman Güroz'-
ün kainpederi.)
85 227Sinan" SüleymanSinanGüllü12901333DAL(Arapoğlu)
86 232UrganaİsmailSüleymanAyşe12971332KARŞI
87 233HaaomerTahirİsmailHatice12991332KAYGI
88 234ÇelebiM. AhMehmetAyşe13031334ÇANDIR
89 237KürtAhmetHaaaliAyşe12981331ANIL
90 238Simit" KazimAliosmanKezban13081333ERGENÇ
91 242MelekMehmetM. AhFatma13041332ASLAN
92 245KelsalihİbrahimMehmetHavva12881333o
MÜTAREKE YILLARINDA EŞKIYALARIN ŞEHİD ETTİĞİ KOCAAVŞARLILAR:
93 103Kocabaş" (Ayan)HalilFatma13001334(2W12/1334)
Recep
94 5Karaeyüp" FatmaEyüpRaziye13101334(2(V12/1334)
CUMHURİYET DEVRİNDE ŞEHİD OLAN KOCAAVŞARLILAR:
95 229MelekMehmetYakubEmine13261933
96 72HalillağaİbrahimHalilRabia19241944KARATAŞ
97 193HocarŞakirMehmetÜmmühan19221943AKSOY
98 75İmamSüleymanH. İbrahimKezban19241944KUZU
99 98ArabA. OsmanCaferHanife19271951EFE
100 140HacıveliHüseyinSüleymanHafize19331953AKÇAALAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: KOCAAVŞAR KÖYÜ'NÜN TARİHÇESİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Ara 2010, 16:55

f) Balıkesir Kongrelerin

BİRİNCİ BALIKESİR KONGRESİ (26 Temmuz 1919), Milli mücadelenin ilk döneminde Yunan işgaline karşı koymak amaciyle Balıkesir ve çevresinde kurulan meclistir. Yunan Kuvvetlerinin İzmire çıkması (15 Mayıs 1919) üzerine halkın teşkil ettiği Kuvayi Milliyenin ve bunlara katılan küçük ordu birliklerinin meydana getirdikleri milli cepheler zamanla büyüdü ve ihtiyaçları da geniş ölçüde arttı. 29 Mayıs 1919 da Ayvalık'ta, 9 Haziran 1919 da Soma', ve 23 Haziran 1919 da Akhisarda kurulan cepheler bir süre sonra birleşerek (Kuzey Cephesi) adını aldı. Diğer taraftan 12 Haziran 1919 da Aydın, 22 Haziran 1919 da Salihli cephesi kuruldu. Bu cephelerin tam bir teşkilat halini almasında Karesi Mutasarrıfı Hacim Muhiddin (Çarıklı) büyük rol oynadı.

Bu cephelerin ihtiyaçlarını karşılamak için:
Balıkesir Kongresi:

26 Temmuz 1919 da Balıkesirde (HAREKET — İ MİLLİYE KONGRESİ) adı ile toplandı. Erzurum Kongresi'nden üç gün sonra açılan ve 30 Temmuz'a kadar beş gün devam eden kongre'ye Balıkesir, Balya, Bandırma, Burhaniye Edremit, Gönen, Sındırgı, Akhisar, Kırkağaç, Susurluk kazalariyle, Kepsut, Savaştepe, Şamlı, İvrindi Bigadiç Konakpınar nahiyelerinden 48 üye katıldı. Kongre'nin 29 maddelik kararlarından en önemlileri şunlardır:

1). Kongre Başkanlığına (Mutasarrıf) Hacim Muhiddin (Çarıklı) Beğ, katipliklere Abdülgafur (Hoca) ve Hasan Efendiler seçilmişlerdir.
2). Kongremizin amacı vatanın kurtuluşu'dur ve hiçbir siyasi partiyle ilgisi yoktur.
3). Kongremiz "Hareket-i Milliye, Redd-i İlhak Heyeti) adım benimsemiştir.
4). Milli Seferberlik ilan edilmiştir ve şimdilik kaydiyle "Hicri 1300-1309" arası doğumlular cepheye sevk edilecek.
5). Mekez Liva'da olduğu gibi kazalarda da gerekli teşkilat kurulacaktır.
6). Çetecilikten nefret edilerek kurulacak düzenli teşkilat ile düşmanı anadoludan atmağa azimle çalışılacaktır.
7). Yunanlılarla hiç bir suretle müzakere edilmemesi kabul edilmiştir.
8). Yunanlılara karşı mübadele devam ettiği sürece seferberlik geneldir ve herkes bu mücadelede görevlidir.

Kongre yabana devletlerin İstanbuldaki siyasi temsilcilerine, Milli Mücadele hareketinin amacını ve Türklerin haklı davasını açıklayan bir beyanname yollayarak dağıldı (13 Temmuz 1919). Kongre'nin başariyle devam edip son bulması, bir taraftan İtilaf Devletleri (İngiliz Fransız, İtalyan) temsilcilerini, diğer taraftan da İstanbul Hükümetini harekete geçirdi. Dahiliye Nazın adil Beğ, Kongre'nin yasaklanması için harekete geçti. Ancak bu girişimi bir sonuç vermedi.

Balıkesir Kongresince benimsenen "Madafaai Hukuk" adı Erzurum Kongresince de benimsendi. Nitekim Doğu Anadoluda kurulan teşkilat ile batı arasındaki bağlantı sağlandı, Sivas Kongresine "Hareketi Milliye adına İbrahim Süreyya Beğ ve İzmirli Şişman Edhem Beğ gönderildi.
Bahkesir Kongresi üç defa daha toplandı ve 10-23 Mart 1920 tarihleri arasındaki son toplantı, "İzmir Kuzey Mıntıkası Kuvay-i Milliye Heyet-i Umumiyesi" adı altında yapıldı. "Anadolu ve rumeli Mudafaa-i Hukuk Cemiyeti" tüzüğü hükümleri dahilinde kararlar alındı.

Birinci Balıkesir Kongresi'nin Teşkilat Kararlan:

A) Vilayet, merkeze bağlı olarak 5 bölgeye ayrılmıştır:

1 — Balıkesir Bölgesi.
2 — Ayvalık Bölgesi.
3 — Bandırma Bölgesi.
4 — Akhisar Bölgesi.
5 — Soma Bölgesi.

B) Genel masrafların karşılanması şöyle taksim edilmiştir:

Balıkesir Merkezi % 21, Edremit % 17, Burhaniye % 7, Balya % 4, Bandırma % 10 Gönen % 6, Sındırgı % 4, Gördes % 4Bergama % 2.

C) Menzil Müfettişlikleri:

1 Numaralı Ayvalık Menzil Müfettişliği.
2 Numaralı Soma Menzil Müfettişliği.
3 Numaralı Akhisar Menzil Müfettişliği.

g) Kuvayı Milliye Hareketlerinde Kocaavşar köyü Kuvayı Milliye:

Kuvayı Milliye, Birinci Dünya Savaşından sonra Yunanlıların, İzmiri işgal etmeleri (15/Mayıs/1919) ve Anadoluda ilerlemeleri üzerine kurulan ve onlara karşı savaşan milli teşkilattır. Dört aylık bir süre içinde kuruluşunu tamamlayarak harekete geçen ve ordu ile işbirliği yapan Kuvayi Milliye, Kurtuluş Savaşının ilk gerilla (çete) ve silahlı direnme hareketidir. Halkın, kendi varlığını korumak amacıyla silahlanıp (Kuvayı Milliye) adıyla ortaya çıkan bu teşkilatın amacı: Hiçbir devletin ve milletin egemenliğini kabul etmiyerek Türk Milleti'nin, kendi bayrağı altında yaşama hakkını ve bağımsızlığını korumak'tı.

KUVAYI MİLLİYE HAREKETLERİNDE KOCAAVŞARLILAR:

1919 — 1921 yıllarında yurdumuzda hükümet otoritesi hiç kalmamıştı. Böyle bir ortamda Kocaavşar köyü de dertlerine, kendisi çare aradı:

Eşkiya baskınlarından korunmak için silahlı "Bekçi Teşkilatı" kurdu. Büyük ölçüde başarılı olan bu silahlı bekçi teşkilatının başında, Kocaavşarlı gençlerden Cafer Efe vardı.
26/Temmuz/1919 tarihli "Balıkesir Kongresi" kararlan gereğince kurulan (HAREKET-I MİLLİYE VE REDDİ İLHAK CEMİYETİ) nin "Balya Kazası Şubesi"nde Kocaavşar köyünü temsil eden Cafer Efe, "Kuvayı Milliye Balya Müfrezesi" ne komutan (Efe) seçilmişti. Cafer Efe bu sıfatla, Ayvalık cephesinde 172. Piyade Alayı Komutam Ah (Çetikaya) Bey'in emrinde görev aldı.
Anzavur hareketlerini bastırmakla görevli "Kuvayı Seyyare" kuvvetlerinden" Parti Pehlivan Gurubu" na da katılan Cafer Efe, Gönen-Ayvalıdere köyü civarında Anzavur kuvvetleriyle yapılan savaşlara da katıldı.

KORUCU CEPHESİNDE KOCAAVŞARLILAR:

1920 yılı Nisan, Mayıs aylarında Yunan işgal kuvvetleri Burhaniye, Kozak, Korucu ve Savaştepe hattı'nda ilerlemeğe başlamıştı. İşgal'e karşı direnmeyi takviye için, Balıkesir Kongresi Kararlan gereğince Balıkesir İli olarak 1315 (1899) doğumlu gençler, düzenli ordu birliği biçiminde silah altına alındı.

Binbaşı Halit Bey komutasında kurulan "Korucu Cephesi-Savaşlarına" katılan Kocaavşarlı gençler şunlardır:

(Yeni Soyadları ile) (Ahmet Filiz, Ali Kınık, Ali Doğan, Halil Gezer, Hüseyin Tiryaki, İsmail Çınar, İbrahim Kılıç, Lutfullah Derin, Mehmet Şavkan, Mehmet Ali Aşman, Nuri Koç, Yakub Akçaalan).
Korucu Cephesi'nde direnme ancak iki ay sürdü. Cephe bozulmuştu. Bu olaylardan kısa süre sonra (30/Haziran/1920 tarihinde) Bahkesiri ve köylerini düşman işgal etti.

h) işgal yıllarında Kocaavşar köyü:

30/Haziran/1920 tarihinde Bahkesiri işgal eden Yunan Ordusu, Kocaavşar'ın dört km. Güneyindeki Ergama (Gökçeyazı) köyünde bir karakol kurdu. O günlerde Kocaavşar'ı da bir yunan bölüğü işgal etti. İşgal birliğinin, Kocaavşar'ı yakacağı tehditleri karşısında, minareye ve Çatal tepeye birer beyaz teslim bayrağı çekildiğini, (Çocukluğumun acı hatırası olarak) unutamıyorum (M.E.). Yunan İşgal birliği, "herkes silahını teslim etsin.." diye ilan etti. Listesi, işgal komutanının (her nasılsa) eline geçmiş bulunan silahlar ile, bir miktar da kırık dökük tüfek ve bıçak toplatıldı. Halkın elinde mevcut, çok sayıda silah teslim edilmedi ve edilemezdi de.


O günkü olaylara şahit olan bu satırların yazan sıfatiyle bir hatıramı kaydedeyim:

Babam, kendisinde bulunduğu bilinen 70 cm.lik bir saldırma'yi, dizine dayayarak ikiye böldü ve "gavur'a vereceğime parçalarından orak yaptırırım" dedi. Tüfeğimizi de kiremitlerin altına sakladı.
Yunan işgal hükümeti Kocaavşar İlkokulunu kapattı. Köye giriş ve çıkıştan fotoğraflı vesikalarla kontrol altına aldı.
Kocaavşar Kö. Halkı, iki sene, üç ay, altı gün süren işgal süresince bir yandan düşman zulmü, bir yandan da eşkiya baskınlarıyla perişan oldu.
İşgal yıllarının muhtarları Hacı İbrahim ile Balatlıoğlu Nuri ve imam Mehmet Ali Efendi ve İbrahim Kırgöz ve kardeşleri en fazla zulüm ve işkence görenlerdir.

i) Cafer efe:

Cafer Efe (1895— 1971) Kocaavşarda doğdu. Babası, Araboğlu Ali Osman Ağa (1860 — 1927); Annesi Mehmet kızı Havva Hanımdır (1868 — 1920). Ailenin eski soyadı, (Araboğlu) dur.
Cafer gençliğinde, babasının çiftçilik işlerinde çalışmaktayken Balya Karaaydın Madenleri şirketine işçi olarak girmişti. Şirket ile Osmanlı Hükümeti arasındaki anlaşma hükümlerine göre de çalıştığı süre, askerliğine sayılmıştır. Cafer Efenin şirketteki görevi, silahlı muhafızlık idi. Yaradılışında zeki olan Cafer Efe, insancıl davranışlarıyla, yığın yığın dost kazanmakta geçikmedi. Okuyup yazması bile olmadığı halde adı, Balya kazasının sınırlarını da aşarak anılmağa başladı (1919).
26 Temmuz 1919 tarihli "Balıkesir Kongresi" gereğince kurulan (Hareket-i Milliye ve Reddi İlhak Cemiyeti)nin Balya şubesinde Kocaavşar köyünü temsil eden Cafer Efe, "Kuvayı Milliye-Balya kazası Müfrezesine" komutan (Efe) seçildi. Bu görev ve sıfatla Ayvalık Cephesinde, 176. Piyade Alayı Komutanı Ali (Çetinkaya) Beyin emrinde görev aldı. Burhaniye civannda Yunan kuvvetleriyle yapılan savaşlara katıldı.

Aynca, Anzavur kuvvetlerini bastırmakla görevli, Kuvayı Seyyare gurubundan Partipehlivan müfrezesine de katılan Cafer Efe, Gönen-Ayvalıdere köyü civarında Anzavur kuvvetleriyle yapılan savaşlara da katıldı.
Cafer Efe, Yunan İşgali öncesinde ve İşgal yıllarında Kocaavşar köyünü eşkiya baskınlarından korumak için silahlı "Bekçi" teşkilatı kurdu.

Bu teşkilat, büyük ölçüde başarılı oldu:

Eşkiyalar, istedikleri para gönderilmezse Kocaavşar'ı yakacaklarına dair haber gönderince Cafer Efe de onlara, şu haberi göndermiş.
"Biz parayı hazırladık ama, gönderecek adam bulamıyoruz; gelsinler de alsınlar." Bu olaydan sonra Kocaavşar, Eşkiya baskınından kurtuldu.
Yukarıda özetle sözünü ettiğimiz çalışmalarından dolayı Cafer Efeye, (Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası) verildi.
Cafer Efe, yeni Soyadı Kanunu'na göre, (EFE) Soyadını aldı.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: KOCAAVŞAR KÖYÜ'NÜN TARİHÇESİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Ara 2010, 16:56

YUNAN İŞGALİNİN SEBEP OLDUĞU HUZURSUZLUĞA DAYANAMAYIP DAĞA ÇIKAN BİR KOCAAVŞARLI

İbrahim Kırgöz:

Yunan Ordusu Kocaavşar Köyünü işgal ettiği yıl (1920) İbrahim Kırgöz, yirmi yaşında, bekar, babası daha önce vefat ettiğinden, aile yuvası da dağılmış haldeydi. Tek başına evinde, kalaycılık yapıyordu. Babasının vefatı sebebiyle tahsilini tamamlayamamıştı.

Birinci Dünya Savaşının son yılında (Elverişli Tertibi) usulüne göre silahaltı'na alınmış, Trakya Cephesi'nde bir süre askerlik yapmış olduğundan memleketin acıklı halini pekiyi kavramıştı.
Yeterli derecede sahip olduğu tarih-coğrafya bilgisinin ışığında, Yunan İşgali'ne çok üzüldüğü gibi, işgal hükümetine yardakçılık edenleri de asla af etmiyordu. Kendisinin bu tutumunu Yunan yetkililerine duyuranlar olmuştu. Bir gün Ergama (Gökçeyazı) köyündeki Yunan Karakolu'ndan gelen bir müfreze O nu tutukladı.

Karakolda, yapılan sorgusundan sonra serbest bırakıldı ama bu olay, Onun için bardağı taşıran damla oldu. Kendisini öldürmek için yapılan teşebbüslere sebep olduğuna inandığı Habibe isimli bir kadını öldürerek, dağ'a çıktı (29/Aralık/1921). Bunun üzerine Köy'e gelen bir Yunan bölüğü, İbrahim Kırgöz'ün evini yaktı ve kardeşlerini tutukladı. İfadeleri alındıktan sonra kardeşleri, serbest bırakıldılar ama İbrahim Kırgöz Yunanlıların peşini bırakmadı. Yunan devriye müfrezelerini takip etti. Bir gün onları, İvrindi İlçesi'nin Sancaköy'ünde kıstırdı. Yaptığı baskın'la iki tanesini öldürdü.

Bu olaylardan sonra İbrahim Kırgöz, Bandırma, Gönen ve Manyas yöresinde (cephe gerisinde) işgal kuvvetlerini yıpratmakla görevli çete guruplarından Karabulut Kazım Bey ve San İbrahim Çavuş gurubu'na katıldı. Karabulut Kazım Bey komutasındaki ellibir kişilik çete'nin, Çahoba köyü yıkımında bir Yunan postasına yaptığı baskında İbrahim Kırgöz de vardı.
Kurtuluş Savaşımız zaferle sonuçlanıp Yunan işgali kalktıktan sonra İbrahim Kırgöz, bağlı bulunduğu çete gurubu ile birlikte, hükümete teslim oldu. Karagah'ı Balyada bulunan Kafkas Fırkası (Tümen'i) mahkemelerinde yargılandı; İşlediği cinayette dahil olmak üzere kendisine isnat olunan tüm suçlardan berat etti.
Köyüne ve evine dönen İbrahim Kırgöz çiftçilik ve kahvecilik yaptı. Evlatlarının hepsine orta ve yüksek tahsil yaptırdı.
İbrahim Kırgöz, altı ay müddetle yaptığı Kocaavşar Muhtarlığı esnasında, "Çiftçi Mallarını ,Koruma Kanununu" tam olarak uygulamakla meşhur oldu. İbrahim Kırgöz, 10/Kasım/1979 tarihinde (79 yaşındayken) vefat etti.

KURTULUŞ SAVAŞINDAN SONRA KOCAAVŞAR KÖYÜ

Kurtuluş Savaşı'ınız zaferle sonuçlanınca, 3Q/Haziran/1920 den, 6/Eylül/ 1922 tarihine kadar (İki yıl, üç ay, altı gün) devam eden Yunan ve eşkiya zulümleri sona erdi. 1922 yılının Eylül ayı'nda Kazım (Orbay) Paşa komutasındaki Kafkas Fırkası (Tümeni), Kocaavşardan geçerek Balyada Karargah kurdu. Bu tümen'in bir alayı da Kocaavşarda kışladı.
Alay Komutanı miralay (albay) Ali Bey Kocaavşann yollarını, köprülerini tamir ettirdi. O Alay'ın emrinde bir tabur da Yunanlı esir vardı.
Kocaavşar halkı, ordumuzun bağışladığı hürriyet ve bağımsızlığın, mutluluğuna erdi.

3 — KOCAAVŞAR KÖYÜ YÖRESİNDE TARİHİ YERLEŞİM YERİ

KALINTILARI:

a) Gömeniç Kalesi:

Gömeniç Kalesi harabeleri, Kocaavşann üç Km. kadar güneyindeki Gömeniç Köyü'nün batı kenarındadır. Gömeniç köyü buraya, 19. yızyıl ortalarında ve kalenin surları dışında iskan edilmiştir.
Kale; Kocaçay vadisinde, İlk ve Orta Çağ hayat şartlarına göre doğal savunma imkanlarına tamamen sahip, yöreye hakim bir tepenin üzerinde kurulmuştur. Kocaçay vadisinde, esas kaleden ayn olup, etrafı çay'ın sularıyle çevrilebilecek biçimde küçük bir tepe daha vardırki, O nun da üzerinde sur kahntıları mevcuttur. Şato kalıntısına benzeyen bu kısmın, esas kale ile yer altından bağlantılı olduğu halk arasında söylenmektedir. Yukardaki fotoğraf, Kale'nin bu kısmına aittir.
Gömeniç kalesi büyük değil ama etrafındaki yerleşim alanı çok geniştir. Bina kalıntısı olan tarlalarda bakır bizans parası bulunduğuna göre Bizans devrinde yerleşim yeri olduğu sanılıyor. Bu harabelerde Cumhuriyet devrinde resmi kazılar yapılmamıştır.

b) Asar (veya Hisar) Bayırı:

Asar Mevkii, Kocaavşar sınırlan içinde ve köye 2 Km. kadar mesafede olup, Gömeniç kalesine kadar uzanan geniş bir alanı kaplar. Buralarda pekçok bina temelleri vardır. 19. yüzyıl ortalarında buralarda yabancı antikacılar kazılar yaptırmış, çok miktarda madeni eşya ve heykelleri alıp götürmüşlerdir.
(Dedem) Yusufoğlu Alihoca (1839 — 1916), antikacıların yanında gündelikle çalıştığını söylerdi. 1934, 1935 yıllarında da Kocaavşarlı antika meraklıları buralarda yer yer kazılar yaptı.

c) Harabbağlar: ve köyyeribağları:

Kocaavşar köyü'nün Kuzeyinde, bir Km. kadar mesafede bulunan bu eski yerleşim yerindeki küçük parça tarlaların içinde toprak çanak çömlek ve küp parçaları çıkarılmaktadır. Harabbağlar mevkiinde hem Müslüman, hem de hıristiyan mezarları bulunduğuna göre, birlikte veya ayrı çağlarda çeşitli toplumların yerleşik olduğu anlaşılıyor.
Son yıllarda Cafer Efe'nin tarlası içinde iki adet büyük küp çıkarılmıştır. Kırılmadan, sağlam olarak çıkarılan O iki küp (alttaki resim) Ortaokulun bahçesinde korunmaktadır. Küplerin yüksekliği 1,40 m. kadardır, Köyyeribağları da, Harabbağlar'a yakın bir yerleşim yeridir.

d). Kilisegediği ve Çakıllı:

Bu iki Yerleşimyeri Kocaavşarın bir Km. kadar doğusundadır. Buralarda da büyük bina temelleri vardır. Kilisegediği ve Çakıllı mevkilerindeki tarlaların içinden iki adet büyük ve granitten oyulmuş lahıt cıkarılmıştır. Bunlardan birisi Cami çeşmesine, diğeri de Kocapınar'a depo olarak konmuştur.
Arka Sayfada; cami çeşmesine konan su deposunun resmi görülmektedir. Bu depo'nun boyutları: 2,30 m. X 0,90 X 0,70 m. dir.
Bu lahıtı 1930 yılında Mustafa Kayıhan çıkarmıştır (tarlasının içinde).
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: KOCAAVŞAR KÖYÜ'NÜN TARİHÇESİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Ara 2010, 16:57

4 — KOCAAVŞAR KÖYÜNDE TARİHi ESERLER:

a) Kocaavşar Birinci Camii ve Minaresi:

Bu camiin ilk yapılış tarihi hakkında bir belge ve kitabe yoktur. Camiin duvarları çamur harçla yapılmış olduğu halde, gayet sağlam derz yapıldığı için yüzyıllardan beri ayakta durmaktadır. O derz'in üstü, 1950 yılından sonra düz sıva ile kaplandı. Camiin çatısı ve doğraması Rumi 1213 (M. 1797) yılında esaslı bir tamir görmüştür. Çatısının yenilenmesinde kullanılan kereste'nin, dağdaki kesildiği yer hala, "Cami ağacı Kırıldığı Yer" adiyle anılmaktadır.

Bu camiin ilk minaresi, camiin batı ana duvarına bitişik, yüksekçe merdiven şeklindeyken 1213 (1797) yılında, bugünkü yerine esas minare olarak yapıldı. Minarenin temeli oracıkta bulunan cami kuyusu'nun doldurulmasiyle meydana geldi. Çünkü Cami çeşmesi de gene o zamanlarda yaptırmış olduğundan, kuyuya ihtiyaç kalmamıştı. Bu ilk minarenin yapılmasında, Hafız oğullan ailesinin büyük katkıda (para bağışında) bulunduğu bilinmektedir.
Bu minare, yapısında beliren çatlaklar sebebiyle, 1974 yılında yıktırılmış ve ayni temel üzerine yeni minare yaptırılmıştır, Yeni minarenin ibadete açılış tarihi (4 Nisan 1974) dür. Minare'nin ustası (İlyas Ocaktan) ustadır.

b) Kocaavşar köyü İkinci Camii ve Minaresi:

Kocaavşarda; 1910 yılından 1939 yılına kadar İlkokul ve 1939 dan 1957 yılına kadar da peynir mandırası olarak kullanılan bina yıktırılarak yerine, ikinci bir cami yaptırılmıştır. Caminin temeli, 17 Şubat 1957 tarihinde atılmıştır. 2 Mart 1958 tarihinde yapımı tamamlanan cami, Mevlid okunarak ibadete açıldı. Cami, Kocaavşarlı hayırseverlerin bağışlariyle, Kocaavşarlı ustalar tarafından yapıldı. Camiin yapılmasında delil olan zatlar şunlardır: Ahmet Eral, Halil Erol Efendi, Muharrem Özdaş, Muharrem Keskin ve Süleyman Özsoy Efendiler'dir.
Bu İkinci Camiin boyutları: 13.5 m. X 10 m. ve Misafirodasının boyutları da, 6 m. X 5,5 m. dir.
Bu camiin minaresi'nin yapılmasına 1959 (8 Mart) tarihinde başlanmış ve 2 Aralık 1959 tarihinde ibadete açılmıştır.
İkinci Camiin ilk imamı Kocaavşarlı Muhammed Koç (1932) Efendi olup, 20 Şubat 1958 tarihinde göreve başlamıştır. Muhammed Koç Efendi 1969 yılında, Birinci Cami imam ve Hatibliğine tayin edilmiş olup halen (1985), bu görevde kadrolu olarak çalışmaktadır.

c) Kocaavşarda Bir Kitabe:

Kocaavşar Birinci Cami'in bitişiğindeki eski Heyetodasının duvarındayken bu bina, yeniden yapılmak üzere, 1980 yılında yıkıldığında indirilen ve halen (1984) Camiçeşmesi duvarının üzerine konmuş bulunan bir kitabe vardır. Kitabe, mermer üzerine kabartma olarak yazılmış olup Hicri 1213 (Miladi: 1799) tarihlidir (Bak: aşağıdaki Fot.)

Kitabe'nin Okunuşu:

ELa YA SaKİN — EL — KASR — EL — MU ALLA. SETÜTFE-NÜ AN KARİYB FİTTÜRaB. KALİL — Ü — ÖMRÜN A — Fi — DaR — İ — DÜNYA. VE MERCİİNa — İLa — BEYT — EL — TÜRaB. LEHa MELEK'Ü KÜLLE YEVMİN YÜNaDi. LİDUVa
LİLMEVT'İ VE EBNUVa LİLHARaB.
1213 (1799)

Mealen Anlamı:

Dikkat et! ey yüce köşkte (veya makamda) Oturan. Yakın zamanda toprağa gömüleceksin. Dünya evinde ömrümüz kısadır. Dönüş yerimiz, toprak evinedir. Orada bir melek hergün çağırır; "Doğunuz ölüm için, bina yapınız harap olmak için".

Not:

Halkı yöneten iktidar sahiplerini ikaz niteliğinde olan bu kitabe, konduğu bina için özel olarak yazılmış olmayıp, başka yerden getirilerek buraya konmuş olabilir.

d) Kocaavşar Camiinin Tarihi Duvar Saati:

Aşağıda Fotoğrafı görülen, Kocaavşar Camiinin tarihi duvar saatidir. Bu saatin özelliği: zemberekli ve rakkaslı olmayıp, top'lu oluşudur. Çark'ın dişlerine takılı zincir'in ucuna bağlı iki top'tan biri aşağıya inerken öteki yukarıya çıkarak dişlileri, dolayısıyla ibreleri çalıştırır.
Bu saati, Kocaavşarlı Mollaahmet oğullan ailesinin büyük dedeleri Mollaahmet, onsekizinci yüzyıl ortalarında, askerlik dönüşünde, Belgrad'tan getirmiş ve cami'ye hediye etmiştir. O zatın, torunlarının torunları, bugün (Çinar, Uydaş ve Güven) soyadlarını taşımaktadırlar.
Bu tarihi saat, 1982 yılından sonra çalışamaz hale geldiğinden, yerinden indirilmiş ve O nun yerine yeni bir rakkaslı duvar saati konmuştur.

e) Kocaavşar Birinci Cami Kütüphanesinde Yazma Kitaplar:

Kocaavşar Köyü Birinci Cami Kütüphanesine vakfedilmiş tarihi (Yazma) kitaplar vardır ki, başhcalan şunlardır:

1 — KUR'AN-I KERİM:

Bu büyükboy Kur'an-ı Kerim'i, Kocaavşarlı Hattat Muhammed Hilmi Efendi, hicri 1202 (M. 1788) Tarihinde yazmış ve Kocaavşar Camii kitaplığına vakıf etmiştir. Kitabın yazısı (siyah, kırmızı) iki renklidir. Pek işlek nesih ile yazılmıştır. Hareke'ler tam yerlerine konduğundan yazı gayet okunaklıdır.
Mushafı Şerifin orijinal cildi yıpranmış olduğundan Hocanın, torunlarının torunlarından Muharrem Aygören tarafından, yeniden ciltletilmiştir.
Mushafın, aşağıda görülen son sayfasının imza kısmında, şöyle yazılıdır: (Ketebehül fkir-el-hakıyr bil'acz ve el-taksir hazihi-li-mushaf-el şerifetü li-meymunet-el-mübareketü Muhammed Hilmi min telmiz-el-Şeyyid Emin el Vehbi gaferallahü lehüma ve setere uyubehüma. Li sene-i isna ve semanin'e ve mieteyn ve Elf).
Anlamı:
(Bu bereketli ve mübarek mushaf-ı Şerifi yazan: fakir, hakir ve kusurlu kul Seyyid Emin Vehbi'nin talebesi, Muhammed Hilmi dir. Allah Onu affetsin ve Onun ayıplarım örtsün. Sene: 1202 (M. 1788).

2 — MEARİC-ÜN-NÜBÜVVE: A

Mearic-ün-Nübüvve (Peygamberler Tarihi), gayet güzel bir nk'ka yazı türü ile yazılmış olup, büyük boy bir kitaptır. Kitabın müellifi: Muiyn-i Miskiyn-el-Herevi (Vefatı: M. 1501) dir. Mütercimi ise; Muhammed-el-Şerrahi oğlu Molla Muıyn-id-din Muhammed Emin'dir. Mütercimin ve kitabın kısa ve meşhur adı ise, (ALTIPARMAK) tır.
Bu el yazması nusha'nın hattat'ı, (Esat Mustafa) dır. Yazılış tarihi; Hicri: 1099 (Miladi: 1679)) dur.
Bu değerli "Yazma", Balya Kazası (Merkezi Alidemirci Köyüdür) Timar Ağası Hacı Yakub Ağa'nın zevcesi Esma Hatûn tarafından Kocaavşar Camii Kütüphanesine vakfedilmiştir.

3 — MUHAMMEDİYE:

Pek güzel nesih yazı türü ile yazılmış olan bu eser, M. 1608 tarihinde, hattat Molla Şeref tarafından yazılmış olup, hayırsever bir zat'ın, Kocaavşar Cami Kütüphanesine armağanıdır.
KOCAAVŞAR KÖYÜ BİRİNCİ CAMİ VAKFI, KİTAPLIĞI Kocaavşar Köyünde (Birinci Cami Vakfı Kitaplığı) Kurulması hakkında Muhtar ve İhtiyar Heyeti Kararıdır.
Karar Tarihi: 12.12.1978 Karar Numarası: 231

Heyetimiz, muhtar Alikadir Akçaalan Başkanlığında yaptığı toplantıda aşağıda, yazılı kararlan almıştır:

1 — Köyümüzde (Kocaavşar Birinci Cami Vakfı Kitaplığı) adiyle dini eserler Kitaplığı kurulmuştur.

2 — Kitaplığın Kuruluş Amaçları:

a) — Kocaavşardaki din görevlilerine vaaz ve hutbelerini hazırlarken yardımcı olacak kaynak kitaptan toplamak.
b) — Din bilgilerini artırmak isteyen vatandaşlara okuma imkanlarını sağlamak.

3 — Kitaplığın Kaynaklan, Yeri ve Yönetimi:

Kocaavşar Birinci Cami Vakfı Kitaplığı: Daha önceden beri cami'de bulunan kitaplar ile, yeniden bağışlanacak kitaplarla oluşur. Kitaplık dolapları camiin münasip bir yerinde bulundurulur. Kitaplığın muhafaza, bakım ve okuyucular'a arz'ı hususları camiin imamı tarafından yürütülür. İmam değiştikçe; önceki ile yeni tayin edilen imam arasında, Demirbaş Esas Defteri imzalanarak teslim ve tesellüm edilir. 12.12.1978

MustafaİbrahimKemalİbrahimMustafaAlikadir
ErgenÇelikGürgünKaçarErolAkçaalan
ÜyeÜyeÜyeÜyeÜyeMuhtar
İmzaİmzaİmzaİmzaİmzaMühür ve İmza


Sayın
Muharrem Eren
Emekli Öğretmen

Kurulmasını teklif edip, Kuruluşunda da öncülük ettiğiniz "Kocaavşar Birinci Cami Vakfı Kitaplığı" na, ilişik Üstede adları yazdı sekiz cilt kitap ile birlikte 30 cm. X 70 cm. X 140 cm. boyutundaki cam kapaklı kitap dolabı, bir adet Kitaplık Demirbaş Esas Defteri, bir adet kitaplık mühürü, bir adet başlık damgası (lastik), bir adet ıstampa, bir şişe İstampa mürekkebi hediye ettiğinizden dolayı teşekkürlerimizi sunarız,

Saygılarımızla...
Muhammed Koç Alikadir Akçaalan
İmam ve Hatib Muhtar
İmza Mühür ve İmza
12.12.1978
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: KOCAAVŞAR KÖYÜ'NÜN TARİHÇESİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Ara 2010, 17:00

KOCAAVŞAR "BİRİNCİ CAMİ VAKFI KİTAPLIĞI"NDAKİ KİTAPLAR (1/1/1985)

Sıra No.Kitabın AdıMüellifi, MfiterdıniBasıldığı Yer ve TarihBoyut'u ve Sayfa sayısıKitabın Gelişi
1 —Kuran-ı Hakim ve Meal-i KerimHasan Basri Çan tayElif-Ofset23 X 16 cm.Muharrem Eren Bağışı
9 Baskı C. Iİstan. 1976472 Sayfa
2 —" C.II23 X 16 cm. 408 SayfaMuharrem Eren Bağışı
3 —" C.III23 X 16 cm. 374 SayfaMuharrem Eren Bağışı
4 —Riyazüssaühin (Birinci Baskı)İmam-ı Nevevi (Mehmet Emre)Bedir Yayın­evi, İst. 197424 X 16 cm. 1176 SayfaMuharrem Eren Bağışı
5 —Tam izahlı Bü­yük islam İlmihaliAbdullahAydın Yayın­ları ist. 196624 X 16 cm. 872 SayfaMuharrem Eren Bağışı
Aydın
6 —İtşad C. IMuzaffer OzakÜçler Matbaası23 X 15 cm. 352 SayfaMuharrem Eren Bağışı
7 —İrşad C. IIMuzaffer OzakÜçler Matbaası23 X 15 512 SayfaMuharrem Eren Bağışı
8 —irşad C.IIIMuzaffer OzakÜçler Matbaası23 X 15 760 SayfaMuharrem Eren Bağışı
9 —Delail-i-Hayrat, SevankıienvarMuhammed Cezu li (Karadavud)Bosnalı Matba­ası. İst. 188725 X 15 cm. 818 SayfaVakıf (?)
10 —Kur'an-ı-KerimHattat Mehmet Hilmi EfendiKocaavşarda33 X 25 cm. 498 SayfaHattat Meh­met Hilmi V.
(Yazma)Yazıldı (1866)
11 —Mearic-ün-Nü-Muin-i, MiskinHattat: Esat Mustafa 167925 X 15 cm. 609 SayfaHacı Yakub Ağa Zevcesi Esma H. Vakfı
büvve (Yazma) (Altıparmak)El-Herevi
12 —Muhammediye (Nesin, Yazma)Yazı a Öğ. Meh­met Ef. (öl. 1451)Hattat: Molla Şeref. 168827 X 18 cm. 528 SayfaVakıf (?)
13 —İmad-el-İslam (Umde-dül-İslam tercümesi) (Yazma)Şeyh Mevlana Abdülaziz.(Şeyh AbdürrahmanYazan Hattat belli değil.27 X 18 cm. 528 SayfaVakıf (?)
Aksarayi 1380)
14 —Büyük Dua Mec­muası.Süleyman AteşKılıç Kitab-19 X 13 cm. 184 SayfaMuharrem Eren Bağışı
evi, Ankara
15 — Molla CamiAbdülka. Akçiçek Sağlam Kitab- 23 X 16 cm. Müftülük.
evi. 1981 1136 Sayfa
16 —RiyazüssalihinMehmet EmreBedir Yayıne­vi 197424 X 16 cm. 1172 SayfaMüftülük
17 —Nur-ül-izah ve TercümesiAbdullah AydınAydın Yayıne-24 X 15 cm. 200 SayfaMüftülük
evi, ist. 1980
18 —Mecmaul adabSofuzade Seyid Hasan HulusiSalah Bilici Kitabevi 197923 X 16 cm. 424 SayfaMüftülük
19 —İslam İlmihaliA. Fikri YavuzÇile Yayınevi23 X 16 cm. 645 SayfaMüftülük
İstanbul 1983
20 —İslam İlmihaliA. Hamdi AksekiGaye Matbaası Ankara.24 X 15 cm. 320 SayfaMüftülük
21 —İslamda Ahlak ve Manevi VazifelerProf. Dr. İ. aahEmel Matbaacılık 24 X 16 cm. 122 Sayfa
Çubukçu
22 —GaflettenYaman AnkanUyanış Yayın­evi. 198023 X 16 cm. 474 Sayfaİsmail Polat
Kurtuluş C. I
23 —GaflettenYaman AnkanUyanış Yayın­evi. 1980474 Sayfaİsmail Polat Bağışı.
Kurtuluş C. II


KOCAAVŞAR KÖYÜ CİVARINDAKİ TARİHİ ESERLER'DEN KOCAKÖPRÜ:

4 — Kocaköprü; Kocaavşar Köyünün 2 km. kadar Kuzeyinde, Kocaçay üzerinde olup, kayalıtepe'nin Kuzey eteğinde vadi'nin, oldukça dar ve her yönden emniyetli yerinde yapılmıştır.

Kocaköprü'nün Niteliği (1984):

Kocaköprü; altıgen pirizma şeklinde, Pembemsi kesme taştan yapılmış üç ayak (lamba) Ue, iki başındaki duvarayak üzerine oturtulmuş olup, dört göz'dür. Uzunluğu 54 metre, genişliği 3,70 m. dir. Yüksekliği: 1872 yılından önceki yapılışında 4,40 m. iken, 1872 yılında 1,25 m, yükseltilerek 5, 65 metreye çıkarılmıştı. 1976 yılında yapılan esasb tamirinde de 2,35 m. daha yükseltilerek 8 m.ye çıkarıldı.

Koçaköprünün Yapılış ve Tamir Tarihleri:

Kocaköprü; Balya Kazası'nın Timar Ağası Hacı Yakub Ağa tarafından yaptırılmıştır. Ancak Hacı Yakub Ağanın yaptırdığı köprünün kitabesi mevcut değildir. Yaptırdığı köprü, vefatından bir süre sonra yıkılmıştı, O nun yerine, mütevellisi Hacı İsmail Ağa, buğünkü köprüyü yaptırmış bir de, kitabe yazdırmıştır.
Hacı İsmail Ağanın yaptırdığı köprünün tarihi de kesin olarak tespit edilemedi. Çünkü, dokuz beyitlik manzum kitabe'de tarih, ebcet hesabile düşürülmüş, bu kelimelerinde birkaç tanesi kırılmış. Bununla beraber kitabenin tamamı karine ile okunabilir. Köprünün yapılış tarihlerini biz şöyle tahmin edebiliriz:
— Hacı Yakub Ağa 1828 de vefat etti; Köprüyü vefatından önce yaptırdı.
— Hacı İsmail Ağanın yaptırdığı tarihi de şöyle tahmin edebiliriz:
Bu köprü de bir süre sonra yıkılmış olduğundan 1872 yılında yeniden yapıldığı, ikinci bir kitabede kesin olarak belirtilmiştir. Şu halde Hacı İsmail Ağa tarafından yaptınlışı, 1828, 1872 arasındadır.
— Hacı İsmail Ağa'nın Yazdırdığı Kitabe (9 beyitlik):


50) Hacı Yakub Ağa'nın mütevellisi Hacı İsmail Ağa'nın kabri, Alidemirci Köyündeki "Ağalar aile mezarlığında" yoktur. Bu sebeple O nun hakkında bilgi edinilemedi.

Ki hayrat sahibi ol Hac Yakub Ecel camı'n içüp göçdi cihandan Nice hayrat küşad itdi O sultan Sular coşdukda ol nehir içinde Kim ola (..), cümle ibadullah Mütevellisi İsmail Ağa hem Azm itdi O Şfi-ı Zat Hayrat-ı-Hakdan
(.. ) inşa-yı (..,)
(.. ) hitam-ı-Tarih olubdur

Kazada valilikle geçti ömri
Beka'ya irtihal eyledi devri
Bu nehir üzre bina kddı bir köpri
Harab bir halde kalmışdı eseri
Şita vaktinde alemler çekti bir zaman
Ki hab-ı-rahat itmeyib gece gündüz, (usri).
Hakdan oldu Selamet buldular alem mürurda (.)
Umar Mevla vere cennet'te kasri
Huda ihsan idüb verdi bu cisri.
Bu kitabe köprünün, dağ'dan taraftaki duvarındayken, 1976 yılında yapılan tamiri esnasında yerinden alınıp lamba'ya monte edilmiştir. Hem de akıntının kuvvetle çarptığı yönde ve düzeyde. Böylelikle O tarihi kitabe kısa zamanda silinmeğe mahkum edilmiştir.

Sonuç:

1) Bu tarihi kitabenin tamamı okunduktan sonra köprünün, yapılış tarihi meydana çıkacaktır.
2) Kocaköprünün üç adet tarihi kitabesi, korunmağa alınmalıdır.
3) Kocaköprü'nün yıkılmasına sebep olan sel baskılarının esas sebebi, sel sularının hızını kesen orman ve fundalıkların yok edilmesidir.

Kocaköprünün 1872 yılında yapılan Tamiri:

Hicri 1288 (1872) yılından birkaç yıl önce Kocadere'nin, normalin dışında taşmasıyla köprünün Köyden taraftaki lambası temelden yıkılmıştı. Dolayısıyla 4,40 m. yüksekliğindeki ahşap kısmını da sel sulan, sürükleyip götürmüş. Yıkılan lamba, 1288 (1872) yılında aynı taşlarla yeniden yapılmış ve öteki lambalarla birlikte, 1,25 m. daha yükseltilerek köprünün yüksekliği 5,65 m. ye çıkarılmıştır. Köprünün üst kısmı da yine ahşap yapılmıştır.

Köprünün bu defaki tamir masraflarını Sarfaklarlı Hacı Yusuf Efendi ödemişti. Ustalar ise:

Kocaavşarlı Ayan oğlu Mehmet Çavuş (dede), Kara Eyüp oğullarından Mehmet oğlu Eyüp usta ve Akbaşlı Abdullah usta'dır.

Yeniden yapılan lambaya (köprüayağına), bu defaki tamirini belirten şu kitabe yazılmıştır:

(HÜDA HAFAZA İDE VE DEM-İ TARİH: ZİLKADE 1288)

Kocaköprünün 1922 yılında Yapılan Tamiri:

1922 yılında, hareket halinde bulunan ordumuzun Kafkas Fırkasına (Tümeni'ne) bağlı bir piyade alayı, aynı yılın Sonbahar, Kış ve İlkbahar mevsimlerinde Kocaavşarda oturmuştu. Alay Komutan albay Ali Bey'in emri ile halkın ve alay'ın iş güçleri birleştirilerek, Kocaköprünün ahşap kısmı yeniden yapıldı.

Kocaköprünün, 1931 Yılmda Yapılan Tamiri:

Köprünün, 1931 yılında yine ahşap kısmı yeniden yapıldı. Bu seferki tamir masrafları, Kocaavşar halkı ile, komşu köylerin hayırseven insanlan tarafından karşılandı.

Bu seferki tamiri yapan ustalar:

Kocaavşarlı Kadir Özen, Süleyman Özsoy, Hüseyin Dağlı, Abdullah Eröz ve Hacıhüseyinköy'lü Mehmet ustadır.

Kocaköprünün 1953 ydmda Yapüan Tamiri: Kocaköprünün 1953 yılında yapılan tamiri, öncekilerden daha esaslı oldu:

Tamir işleri yine ahşap kısımlarda olmakla beraber ağaç kirişlerin yerine potrel demirler yerleştirildi. Onların üzerine de yine kalaslar döşendi. Köprünün yükü hafifletildi. Köprü daha sağlam ve daha biçimli hale getirildi. Köprünün bu seferki tamirinde delil olanların başında, Süleyman Özsoy vardı.

Hem usta hem de teşkilatçı olan Süleyman Özsoy'un defterinden bazı notlar almayı faydalı gördüm:

"Kocaköprünün 1953 teki tamirini köyümüzün ustaları yaptı. Eli keser tutan koştu, kimse ücret almadı. İmeceler dışında demir'e, çivi'ye harcanan 2150,77 Liranın 1223,10 lirasını Kocaavşarlı hayırsevenler, 937,65 lirasını da komşu köylerin hayırsevenleri bağışladı. Ayrıca, Balya belediyesi, toplam uzunluğu 14,50 m. olan üç adet 45 lik potrel verdi.

İstanbuldan satın alınan potreller ise:

Toplam uzunluğu 65 m. olan sekiz adet 20 lik potrel, ile 1,80 m. lik bir adet 30 luk potrel'dir.

Kocaköprünün 1976 yılında yapüan esaslı Tamiri:

1967 yılının Şubat ayı'nda vukua gelen sürekli yağmurlar ile birlikte dağlardaki karların birden erimesi neticesinde kocaçay vadisi sel sularıyla birdenbire doldu. Su seviyesi, o yıllara gelinceye kadar görülmemiş halde yükseldi. Kocaavşar Ovası da bir göl olmuştu.
İşte o büyük sel baskını 5,65 m. yüksekliğindeki köprünün döşeme kısmını, o büyük potrellerle birlikte sürükleyip götürdü. Köprünün ayaklan dikildi kaldı. Bu felaketten sonra Kocaköprü, dokuz sene kullanılamaz halde kaldı.

Kocaköprünün tekrar tamiri için ilk girişimi Mehmet Ali Kurt yaptı:

Bayındırlık Bakanlığına kadar müracaat ederek projeler yaptırdı.
Ancak tamir işini, 1976 yılında Y.S.E. gerçekleştirdi. Köprünün bu seferki tamiri daha esaslı oldu.

Kocaköprü'nün:

yüksekliği sekiz metreye çıkarılmış; döşemesi, 38 lik 45 lik potreller üzerine betonarme hasır yapılmış; korkulukları da kuvvetli profil demirlerle tamamlanmıştır.
Kocaköprünün bu (1976 ydı) tamirini; Y.S.E nin Balıkesir Şubesi Müdürü Mühendis Mehmet Çakar, Köprücülük Şefi Fuat Ersan ve taşaron kuyualan köyünden Niyazi Bozdağ'lar yapmışlardır. Demir-doğrama ve kaynak işlerini de büyük gayret ve ustalıkla başaran, Kocaavşarlı Ahmet oğlu irfan Özen Usta'dır.
Kocaköprü'nün 1976 yılındaki tamirini belirten kitabe de şöyledir: (Yönet: Fuat Ersan Yapan: N. Bozdağ 8-25-1976)
Kitabe'nin tarih rakamı, yirmibeşinci ay'ı ifade etmektedir. Bu yanlışlığın düzeltilmesi gerekir (Yanlışlığın düzeltilmesi ile, Köprünün tarihiilk kitabesi'nin tamamının okunması ve de korunmağa alınması'ınn gerektiğini Balıkesir Valilik Makamına 6/7/1984 tarih ve 13803 kayıt numaralı dilekçe ile arzetmiştim).

Tarihi Kocaköprü'nün dokuzbeyitlik ilk kitabesini okumak için 27/5/ 1984 Pazar gün'ü oraya gittim. Öğretmen İbrahim Erol ile emekli öğretmen İbrahim Arda kitabe'nin bulunduğu lamba'ya yukardan ve aşağıdan merdivenler kurarak tırmandılar. İbrahim Erol yazılan okunur hale getirdi. Ben de dürbünle okudum. (Bak: Aşağıdaki fotoğraf).
Ecdat yadigan olan kitabe'yi açıklığa kavuşturmak yolunda gösterdikleri fedakarlıktan dolayı İbrahim Erol ile İbrahim Arda'ya teşekkürlerimi arzetmeği borç bilirim.

HACI YAKUB AĞA

HACI YAKUB AĞA; (Vefatı, 1828) Merkezi Alidemirci köyü olan, Balya Kazasının Timar Ağası idi Kocaköprü'nün kitabesinde:

"Kazada valilikle geçti ömri" denmektedir. Çok hayırsever bir zat olan Hacı Yakub Ağa, Koca köprüden başka Alidemirci Köyü camii ve daha sayısını tespit edemediğimiz çok hayır eserleri (vakıflar) bırakmıştır. Zevcesi Esma Hatun da Kocaavşar Köyü Camii kitablığma (Mearic-ün-Nübüvve) adlı elyazması eseri vakfetmiştir.
Hacı Yakub Ağa'nın hatırasına hürmeten, yaptırdığı Alidemirci köyü camiinin kitabesiyle, camiin bitişiğindeki aile mezarlığında bulunan kabri'nin kitabesini buraya yazmayı münasip gördük.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: KOCAAVŞAR KÖYÜ'NÜN TARİHÇESİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Ara 2010, 17:00

"Efdal-üz-Zikr Lailahe İllAllah
Çün inayet Kaadir-i-Kayyum irişe Sahib-ül-hayrat vel hasenat
El Hac Yakub tekabbel Allah
Ve efdal-ud-dua Elhamdülillah bir kula, Sarfeder Var'ın hayrat'a hiç nazar itmez pul'a.

Ve rağıb-ul-Cennet ve ed-derecat
Fi-et-tarih: Sene: 1230 (1815)

HACI YAKUB AĞA'NIN MEZAR KİTABESİ

"Gün ecel geldi, Ona, olmaz zeman Mücrim'i affeyle Ya Rabbel Müstean Mağfiret kıl olmasın hali yamau Mazhar-ı nur, şefaat kıl her zeman. Merhum ve mağfur ola Elhac Yakub Ağanın,
Ruhu içün el fatiha. Sene: 1243 (1828) Ramazan.
(Hicri) (Miladi).

Balya Maden Emini Hacı Yakub Bey'in, Alidemirci Köyündeki, Tımar Ağalarının aile mezarlığında bulunan kabir kitabesi:
Bir civan iken düşüp bir dert' olamadım, Derdime bu cihan içre devalar bulamadım, Hakkın emriyle ecelime çare bulup kurtulamadım. Dert verip derman arattırmaya Mevla bir kul'a.

Balya Madeni Emini el-Hac Yakub Beğ'in, Bulamadı sine-i-Çağrısına, Fatiha ihsan edin. Söyledim bir zamla fevtine cevher, tarihin, Cennet-i-Adn, hayr-ı-hasenatına mesken ola.
Sene: 1254 (1838)
Not:
Bu kitabede tarih, Ebced hesabı ile düşürülmüştür: "zam" kelimesi ile, "cennet" kelimesinin rakam değerlerinin toplamının "1" fazlası (1254) ediyor.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Avşar Türkmenleri ve Dadaloğlu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir