Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Ermeniler Hitler'in Nazi Davasına Katılıyor

Burada Ermeni Tehciri ve Terörist Ülke Ermenistan hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Ermeniler Hitler'in Nazi Davasına Katılıyor

Mesajgönderen TurkmenCopur » 27 Ara 2010, 00:40

Ermeniler Hitler'in Nazi Davasına Katılıyor

Nazilerin Dünyayı Fethetme Girişimine Yardımda Geçen On Yıl


Türklerle anlaşmanın gerekliliğinden ve onlara saldırılarının durdurulmasından konuşan Ermeniler, gerçekte maaşlı ajanlarını bütün Hıristiyan ülkelerine göndermişlerdi.

Bu ajanlar "Salip" (Haç) kampanyaları düzenleyerek Batı ülkelerinin yardımını sağlamak istiyorlardı. Hovanisyan şöyle yazıyordu:

Türk milliyetçileri ile Ermenistan arasındaki savaş itirazın ve yalvarışların aleyhine yönelmiş bir savaştı. Ermenici kuruluşlar, Ermenistan'ın unutulduğunu söylüyorlar, yüksek sesle ağlıyor, ölmüş gitmiş Ermeni halkının son darbeden ve yer yüzünden silinmesinden kurtarılmasının "medeni dünyanın" görevi olduğunda ısrar ediyorlardı. Ermenici gruplar arada bir Batı ülkelerini rahatsız ediyor, fakat Türk saldırısını durdurmak için askeri müdahale yapmak zorunda olan Müttefiklerin, müdahale kararı almalarında Ermeniler son anda hüsrana uğradılar.

1920 yılında, bu başvuruyu kulak arkası yapan Müttefiklere bütün dünya minnettar olmalıdır. Hovanisyan "İtirazın ve yalvarmanın aleyhine" "ölmüş gitmiş Ermeni halkının medeni dünyanın kurtarmaya borçlu olduğu" şeklindeki sözlerine dikkat ediniz. Bütün Ermenistan'daki kiliselerde ayinler yapıldı, dualar okundu. Gerçekten merak ediyorum; bu iş sadece Ermenistan'a mı aittir? Hıristiyan dünyası "ölmüş" kurtarmaya borçludur. İsa Mesih bir şehitti. Stephen bir şehitti. Hıristiyanlığın ilk yıllarında haddi hesabı olmayan şehit, kendi hayatını İsa Mesih'e olan inancı yüzünden feda etmiştir. Ermeni diktatör ve terörist devletin ölüleri ile bu şehitleri kıyaslamak küfürdür!
Milletler Cemiyeti tahminen bu zamanlar oluşmuştu. Ermeni teröristleri oraya üye olmak için yalvarıyorlardı. Cemiyet bu terörist rejime hayır dedi.

Azerbaycan'ın "Sovyetleşmesinden" sonra, Moskova'da Ermeni Sovyet görüşmeleri yüzünden İngiltere Dışişleri Bakanlığı Ermenistan'a yardımı durdurdu. İngiliz Dışişleri Bakanlığı'nın Ermeniler hakkında hazırladıkları raporlarda hayli alçaltıcı ifadeler yer almıştı. Ermenilerin saygısızlığı, itibarlarının olmadığı, sahte belgeler yapması, ikili iş yapma becerileri gibi... Türklerin saldırıları karşısında Ermeniler, tekrar tekrar Müttefiklerin askeri müdahalesini istediler. Öyle bir hava yarattılar ki, eğer Batı onları bir kenara atmasaydı, onlar Türk ordusunu yenebilirdi, (s. 294)

İngiltere'nin, Ermenilerle uzun bir iş deneyimi vardı. Onlar belgelere dayanan Ermeni karakterinin doğru olduğunu iyi biliyorlardı.
ABD'de Ermenilerin maaşlı ajanları, onların kurdukları ve sponsorluğunu yaptıkları "Ermenici lobi", Ermenilerin kurtuluşu için kendilerini taş duvara vuruyorlardı. Ermenistan'ın Bağımsızlığı için Amerika Komitesi (ACIA) Başkan Wilson'a gitgide artan bir nefret duygusu besliyordu. James Gerard ve Vahan Kardaşyan kendi özel çıkarları ve Ermeni sınırları sorunu ile ilgili olan görüşmeleri gereksiz yere haftalar boyu geriye bırakması ve yalnız 1920 yılı Kasım ayının sonlarında Müttefikleri ültimatom şeklinde bilgilendiren Başkanı çok sert biçimde eleştiriyorlardı.

(AClA)'nın üyesi olan James Gerard Kasım seçimlerden bir müddet önce Başkan Yardımcısı Bainbridge Colby'ye yazarak haber veriyordu ki, 1919 yılı kararı "Başkana Amerikan savaş gemisinin Batum'a gönderilmesi yetkisini vermişti. Gerard rica ediyordu ki, bu küçük yardım tedbiri şimdi uygulanmaya konulmalıdır." (s. 301)

Faşistler ve Onların Ermeni Hayranları

1914 yılında Birinci Dünya Savaşı başladığı zaman kendilerini "Ermeniler" olarak adlandıran ve geniş bir coğrafyaya dağılmış olan adamlar 500 yıldan fazla emniyet ve güven içinde yaşadıkları Osmanlı Hükümetine vefasızlık edenlerin en önünde yer alıyorlardı. Ermeniler, Almanya ile savaşan muzaffer müttefiklerin en iyi dostu olduklarını iddia ediyorlardı.
Birinci Dünya Savaşı bittikten sonra 1920 yılının ortalarında onlar barış anlaşması yaparak Sovyet bloğuna girinceye kadar başkalarının toprakları üzerinde hak iddia eden, bu toprakları almak için terör eylemleri yapan bir ülkeydiler.
1930 yılının başlarında Adolf Hitler Almanya'da iktidara geldi. Bu Almanya, Ermenilerin 13 yıl önce savaştıklarını iddia ettikleri Almanya idi. Buna rağmen bu terörist ülke el altından tipik Ermeni hasleti ile faşist Almanya ile işbirliği yapmaya çalışıyordu. Çünkü onlara öyle geliyordu ki, faşistler yeni başlamış İkinci Dünya Savaşı'ndan galip çıkacaklardır. Silahsız Müslüman köylerine alçakça saldırılarıyla meşhur olan General Dro Kanayan, Almanya'nın yanında yer aldı. 812. Ermeni lejyonu ve Ermeni taburları kuruldu. Bu, yavaş yavaş büyüyerek yirmi bin askerlik güç olana kadar güçlenecekti. Bu kurulan tabur Kırım'da, Kuzey Kafkasya'da ve Hollanda'da Almanların yanında Müttefikler'e karşı savaşmıştır.

Bu taburun askerleri eski Ermeni savaş özelliklerini üzerinde barındıran özel emirleri yerine getiriyordu. Ermeni askerlerin büyük kısmından yeni istila edilmiş topraklarda polis gücü olarak yararlanılıyordu. Ermeni askerlerine, casusluk yaparak Almanların listesinde olan bütün Yahudileri ve diğer istenmeyen unsurları yakalama emri verilmişti. Bir defa binlerce adam ele geçirilmişti. Ermeniler onları milyonlarca Yahudinin toptan katlettiği için kötü bir şöhreti olan toplama kamplarına sürdüler.
1935 yılı Ağustosu'nda Ermeni gazeteleri Almanları öven makaleler yayımlıyordu. Ermeni basını Hitler'i övmekte birbiriyle yarışıyordu. Ermeni basınının ağzının suyunu akıta akıta Hitler ve faşistlere yaptığı övgülerine birkaç tanesini örnek olarak sunalım.

10 Mayıs 1935'te haftalık Hairenick gazetesi Romanya'nın başkenti Bükreş şehrinin belediye başkan yardımcısının beyanatını yayınladı:

"Ermeniler Yahudilerin kölesi olmamak için Romanya'ya yardım etmişlerdir." Tarih öyle bir hafızaya sahiptir ki, faşistlerin işgal ettiği topraklarda Romanya Yahudi karşıtı cephenin ön sıralarında duruyordu.
9 Ağustos 1935'te Hairetıick gazetesi Ermenilerin ve Yunanlıların Selanik şehrinde birçok Yahudiyi öldürmelerinin sebebini, Yahudilerin servet toplamaya olan aşklarına bağlıyordu.
Haftalık Hairetıick gazetesinden geri kalmak istemeyen giinliik Hairetıick gazetesi Almanları korumaya başladı.

19 Ağustos 1906'da gazetede şöyle bir makale yayınlanmıştı:

Kronik hastalık gibi derin kökler salmış bu zehirli elementleri (Yahudileri) anlamak bazen zor oluyor. Bu adamlar (faşistler) onları anlamak için bilinmeyen metotlara başvurduklarında ise yapılanlara derhal devrimcilik deniyor. Cerrahide ameliyat zamanı kanın akması doğaldır. Bu durumda diktatörlük kurtarıcı rolünde görülmelidir.

Ertesi gün aynı gazete şöyle bir açıklamayı yayınladı:

En fanatik milliyetçi ve en ırki övücüler olan Yahudiler kendi ırklarını korumak için bütün dünyada beynelmilelcilik çevresi yaratmaya mecburdurlar. Toprakları işgal etmek için İngiltere savaş gemileri kullanıyorsa, Yahudiler de toprakları işgal etmek ve ekonomiyi ele geçirmek için beynelmilelciliği ve komünizmi silah gibi kullanmaktadırlar.
Hatırlayınız ki toplam 18 yıl önce Ermeniler İngiltere'den para, silah, teçhizat dileniyorlardı. Şimdi ise Almanya'nın çıkarı için o İngiltere'ye saldırıya geçmişlerdi.

17 Eylül 1936 tarihli Hairetıick gazetesi Hitler'i ve Almanları övüyordu:

"Ve sanki Herkül savaşlarından sonra Adolf Hitler iktidara geldi. O Almanların ırki özellikleri hakkında konuşarak kendi milli dünyasının fıskiyelerini püskürttü."

25 Eylül 1936 tarihli gazetenin baş makalesinde "...Filistin'e ithal edilmiş Yahudilerin çeşidi hakkında iftihar etmeye değmez. Onlar kötü ahlakı olan şer güçlerdir...Ve her şeyden evvel Arap buhranının en başlıca sebebi Yahudilerin komünist faaliyetlerde bulunmalarıdır." diye yazıyordu.

Hairenick gazetesinin bu yazısı Massaehusetts eyaletinin Boston şehrinde yaşayan Ermeniler tarafından İngilizce olarak da yayınlandı. Ermeni Devrimci Federasyonu arşivlerinin ilmi çalışmalar için araştırmacılara açık olmamasının sebebi belki de budur. Belki de Ermeniler akıllı ve gerçek tarihçilerin onların arşivlerinde çalışmasından korkuyorlar. Onların İkinci Dünya Savaşı sırasında faşist Almanya'ya yaptıkları faal yardımların ortaya çıkacağından korkuyorlar.

1942 yılında çok sayıda Ermeni genci seferber edilerek faşistlerin savaş çalışmalarının faal korumaları haline getirildi. Suren Bezzadyan, Pcıykar Hoassank (ışıklı anlamında) olarak isimlendirilen Ermeni nasyonal sosyalist hareketini kurarak ona başkanlık yaptı. Bu teşkilat bütün Avrupa'da ve Türkiye'de yaşayan genç Ermeniler arasında büyük şöhret sahibi oldu.
1942 yılının sonlarında bu teşkilat Ermeni Milli Şurasıyla birleşti. Bu yeni teşkilatı Ermeni Devrimci Federasyonunun birkaç lideri kurdu.

Ermeni generali Karekin Nezhdeh Ermeni Tseghagron teşkilatını kurdu. Sadece bu teşkilat vasıtasıyla genç Ermeniler faşist SS teşkilatına ve diğer elit Alman askeri kuvvetlerine katıldılar.
Faşist Almanya'nın Ermenileri koruması çok geniş bir alana yayılmıştı. Bu yüzden Almanya'da ve Fransa'da yaşayan birçok Ermeni 58. panzer birliklerine ve Wehrmacht'ın 10. ordusuna girmişlerdi.
Ermeni Devrimci Federasyonu'nun liderleri Alman istihbaratı ile çok sık ilişkiler içindeydiler.

Ermeniler Birinci Dünya Savaşı sırasında Ruslar için yaptıklarını, şimdi Almanya için yapıyorlardı:

Casusluk. 1941 yılının ortalarından 1944 yılının Eylülü'ne kadar Ermeniler Türkiye'de ve bütün Ortadoğu'da faşist Alman istihbaratı ile çok yakın işbirliği yaptılar. Ermeni gizli ajanları Alman propagandasını yapıyor ve Yahudileri takip ederek yakalanmaları için faşistlere yardım ediyorlardı.

Bir müddet sonra İkinci Dünya Savaşı'nın rengi değişti ve işler Müttefik askerlerinin galibiyetine doğru gelişmeye başladı. Ermeni bukalemunları Alman gemisinden atlayarak boğulan sıçanlar gibi yüzmeye başladılar. Artık Almanları suçluyorlardı. Sonra Müttefiklere doğru sürülmeye başladılar, aynı bir müddet önce Almanların karşısında yaptıkları gibi. Birkaç yıl önce Ermenilere Rus ve Türk topraklarını vermekle yükümlü olan aynı Müttefiklerdi.
Haddi hesabı olmayan Ermeni, faşistlerle ve Hitler'le gizli işbirliği halindeydi. Onlar Yahudilerin mahvedilmesine yardım ediyorlardı. Faşistlerin operasyonlarında ve savaş zamanı 1948 yılında soykırım olarak kabul edilen olayların gereğinin yapılmasında bu Ermeniler çok önemli ve kıymetliydi.

İkinci Dünya Savaşı sırasında faşist Almanya'ya Ermenilerin kitlesel olarak yardım ettiğine dair hiçbir şüphe yoktur. En ibret verici yan ise, Almanların savaşı kaybettiğini gördükleri anda Ermeniler intabana kuvvet Müttefiklerin saflarına doğru kaçmasıydı. Savaştan sonra Ermeniler 1915 yılında onların katledilmesi hakkında beyanat vermiş olan Hitler'i suçluyorlardı. Bu sahte bir iddiadır ve sahtekarlığın mayasında bile hiçbir belge yoktur.

Ermeniler 1930'ların başından 1944'e kadar Hitler'i ve Nazileri aktif olarak desteklediler. Savaştan sonra Ermeniler Hitler'in kendilerine karşı olduğu iddiasını öne sürdüler. Ancak Ermenilerin Hitler ve Nazilerle ilişkilerene ortaya koyan ve yanıtlanması gereken başka bir olgu daha vardır. Rutgers Üniversitesi Hukuk ve Din Bilimleri Dergisi, Nazi Savaş Suçluları davası sanıklarıyla ilgili yeni keşfedilen olguların yayınlandığı bir internet sitesi hazırlamaktadır. Bu basılı belgeler, Ermenilerin İkinci Dünya Savaşı süresince ve öncesinde, Adolf Hitler'e ve Almanlara yaptığı destek ve bağlılıkları hakkında hem soruları hem de yanıtları ortaya çıkarmıştır.

Elde olan belgeler açıkça, faşist Almanya'nın Hıristiyanlığı ve kiliseleri lağvetmek ve onları nasyonal sosyalistlerin siyasi hareketinin ihtiyaçlarına cevap veren saf ari ırkının diniyle değiştirmek istiyordu. Faşistler Kiliseleri süzgeçten geçiriyor ve tanınmış kilise hizmetkarlarını gözden düşürme yönünde iş yapıyorlardı. Hıristiyanların bir kısmı seçilip hapishanelere atılıyor, diğer kısmı ise öldürülüyordu. Hıristiyanlara yönelik bu faşist davranışlar Almanya'da da, Ermenilerin yardımı ile işgal edilmiş diğer ülkelerde de gizli bir şey değildi. Onlar açıkça Kilise ve Hıristiyanlığın düşmanıydılar.

Belki bu yüzdendir, Ermenistan etnik yönden kendi ülkesini temizlemiştir ve bu küçük ülkede yaşayanların %95'i saf ari Ermenidir. Belki de bu nedenle, bir milyondan fazla kişinin Ermenistan'dan göçmesinin nedenidir Belki bu yüzdendir ki, Ermenistan kendi Devlet Kilisesinden başka hiçbir Hıristiyan inancının ülkede yaşamasına izin vermemektedir.
Ermeniler, kendilerinin uydurduğu 1915 soykırımına göre Türkiye'nin özür dilemesinde ısrar etmektedir. İkinci Dünya Savaşı'ndan önce faşistleri koruduğu için ve binlerce Yahudinin öldürülmesinde katıldığına göre kendisinden özür dilemesi istenmeyen Ermenistan hangi yüzle Türkiye'den özür dilemesini istemektedir.

Niçin devletin kontrol ettiği resmi Ermeni kilisesi 1930 yılının başlarında ve 1940 yılındaki Hıristiyan karşıtı hareketleri lanetlememiştir.
Kendi geçmişteki yanlışlarını ve kötü emellerini itiraf etmek Ermeni hasletine ait değildir. Mesela korumasız Yahudileri ele geçirmekte ve onları kamplara taşımakta faşistlere yardım etseler de milyonlarca Yahu-dinin öldürülmesine katılmış olsalar da, bugün Ermeniler Washington'da Beyaz Saray'dan iki sokak ötede Ermeni Soykırımı müzesi kurmuşlar ve Ermeni Soykırımı Hatırası diye isimlendirilen bir anıt dikmişlerdir.

9 Kasım 2001'de Kanada'nın Toronto şehrinde o müzeyi planlayan ve kuran müze müdürü açıkça konuşmuştur:

"Bütün sokaklara yayılmış diasporamızı bu milyon dolarlık gayretimizin gerçekleştirilmesi ve parasının kazanılması etrafında birleştirmek bizim isteğimizdir."

"Diaspora" sözünün kullanılmasına dikkat edin. Webster hazırladığı sözlükte "diaspora" sözünü şöyle açıklıyor. "Babil sürgününden sonra Yahudilerin her tarafa dağılması. Böylece dağılmış olan Yahudiler. Onların yerleştiği yerler. Aynı menşeye köke ve inanca dayanan insanların dağılması."

Açıktır ki bu kendilerini büyük dehşetlerden azap çekmiş Yahudilerle karşılaştırma isteğidir. Halbuki onlar her çağda takibe, baskıya, zulme uğramış yahudilerdi. Bunların ise yalan, dolan ve talandan başka hiçbir şeyleri yoktur.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Ermenilerin faşistleri desteklemesinden Amerika Ermenileri gurur duyuyorlardı. Bunu ispat edebilecek bir belge göstermek mümkündür; onlar para toplayarak ölmüş ve Amerika'da gömülmüş General Dro Kanayan'ın mezarını kazmış ve ona Ermenistan'da kahramanlara has olan bir defin merasimi yapmışlardır. Ermenistan gençlerini yetiştirmek için önder kadrolar hazırlayan bir yüksek okul kurarak ona General Dro Kanayan'ın adını vermiştir. Kaliforniya'daki Amerikan Ermeni birliği Dro adına kurulan Yüksek Okul'un masraflarını karşılamak için para toplamıştır. Acaba Ermenistan bu faşist Ermeni liderinin yaptıklarından kendi gençlerine neyi öğretmeyi amaçlamaktadır.

Kaynakça
Kitap: ERMENİSTAN: TERÖRİST "HIRİSTİYAN" DEVLETİN SIRLARI
Yazar: Samuel E. Weems
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Ermeni Tehciri ve Terörist Ülke Ermenistan

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir