Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Günümüz Ermenistan'ın kuruluşu kanla doludur

Burada Ermeni Tehciri ve Terörist Ülke Ermenistan hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Günümüz Ermenistan'ın kuruluşu kanla doludur

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Ara 2010, 23:47

Ermeniler nereden ortaya çıkmışlardır? Bu soruyu yanıtlamak için çok eski tarihlere gitmek gerekmiyor.

Günümüz Ermenistan'ın kuruluşu kanla doludur:


Müslüman kanı ile! 1820 yılından itibaren, Çarlık Rusyası, yüzlerce yıllık sıcak denizlere inme stratejisini gerçekleştirmek için imparatorluğun sınırlarını batıya doğru genişletme çalışmalarına başladı. Rusya'nın, Akdeniz'e ve diğer açık denizlere yolu açabilmek için Osmanlı İmparatorluğu topraklarını işgal harekatına girişti.

Rus orduları bu işgal harekatına girişmeden önce, Çarlar, Osmanlı ülkesinde yaşayan Hıristiyanları seferber ederek Müslümanlara içten zarar vermek için ajanlarını gönderdi. Kendileri de Ortodoks Hıristiyan olan Ruslar, Osmanlı topraklarında yaşayan ve Ortodoks olan Yunanlılar, Slavlar ve Ermenilerle pek çok ortak noktaları olduğunu düşünüyorlardı.

Ruslar, sıcak denizlere inme arzularını gerçekleştiremeseler bile, sınırlarını batıya doğru genişletmeyi başardılar. 1820 yılından sonra Ruslar, Ermenilere, kendi ülkelerini kurmaları için yardım edecekleri vaadinde bulundular. O dönemde, Osmanlı İmparatorluğu, gerileme ve dağılma süreci içindeydi. Diğer dış güçler de bölgede güçlerini artırmak için bu durumdan yararlanmak istediler. İngiltere ve Fransa, ülkede misyonerlik faaliyetleri başlattılar. Tarih boyunca pek çok örneğini görebileceğimiz gibi, kendi isteklerini gerçekleştirebilmek için Hıristiyanlık perdesi altında din adamlarını oralara gönderiyorlar, misyonerler ise hem İsa hem de kendi ülkelerinin çıkarları için faaliyet gösteriyorlardı. Aynı taktik, Osmanlı İmparatorluğu'nda da uygulanmaktaydı.
İngiliz ve Fransızlardan geri kalmak istemeyen Ruslar, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkabilmek için Ermenilerden yararlanma yolunu tercih ettiler. Ruslar, Ermenilere, Anadolu'nun doğusunda "Büyük Ermenistan"ı kuracaklarını vaat ettiler. Rusların Ermenilere vaat ettiği topraklar, Karadeniz ile Akdeniz arasını kaplıyordu ve bu bölge Ermenilerin tarihleri boyunca sahip olduklarının çok daha fazlasıydı. Aslında, tarih boyunca, gerçekten bağımsız bir Ermenistan hiç var olmamıştı. Belki üç bin yıl kadar önce küçük bir krallıkları olmuştur, ancak onun ömrü de oldukça kısa olmuştur.

Rusların 1800'lü yıllarda, bazı Ermenilerin kafasında yarattığı "Büyük Ermenistan" rüyası bugün de devam etmektedir. Ermeniler, Rusların bu vaadine (Rusların pek yerine getirmeye niyeti olmasa da) inandılar. Ve bu fikri geliştirmeye çalıştılar. Bugün Ermeniler, Karadeniz ile Akdeniz arasındaki bütün bu toprakların, kendi "tarihi vatanları" olduğunu iddia ediyorlar. Hiçbir şey gerçekten bu kadar uzak olamaz.

İngilizler, İncil'de Küçük Asya diye geçen bölgeyi Ermenistan olarak isimlendirerek yangına körükle gittiler. 1880'li yılların başında Başbakan olan William E. Gladstone, İngiltere'nin esas amacının Osmanli İmpara-torluğu'nu parçalamak olduğunu açıkça ortaya koyan ilk kişiydi. Gladstone, Osmanlı İmparatorluğu'nun geniş toprakları üzerinde, İngiltere'nin etkisi altında olacak birkaç küçük devlet kurmak istiyordu. Bu küçük devletlerden biri de Ermenistan ismini alacaktı. Gladstone, İngiliz basınının Doğu Anadolu'dan "Ermenistan" olarak bahsetmelerini Bölgenin yerel Hıristiyan halkıyla bir bağ kurabilmek için çok sayıda İngiliz Konsolosluğu açıldı. Bölge halkının Kamuoyu oluşturabilmek için Londra'da bir "İngiliz-Ermeni Dostluk Komitesi" kuruldu. İngilizlerin, "Ermenistan" olarak adlandırmaya başladığı bölgeye, çok sayıda İngiliz misyoner gönderildi.

1877-1878 yılları arasında Rusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında bir savaş daha yaşandı. Savaşın sonuna doğru, İstanbul'daki Ermeni Patriği Nerses Varyabedyan, Rus Çarı'nın Doğu Anadolu'daki askerlerini geri çekmemesi çağrısındabulundu. Savaş bittikten sonra ise, Ermeni Patriği, Rus Büyük Knezi Nikola'dan, Bulgaristan örneğinde olduğu gibi, Doğu Anadolu topraklarını Rusya'ya ilhak ederek bölgede bağımsız bir Ermeni Devleti kurulmasına yardımcı olmasını istedi. Rusya'nın öncelikli hedefi olmadığı için bu istek yerine getirilmedi. Bulgaristan nüfusunun büyük çoğunluğu Hıristiyandı. Osmanlı Anadolu'sunda ise Ermeniler nüfusun dörtte birinden daha az bir kısmını oluşturuyordu.
Rusya'nın Ermeniler üzerindeki bu etkisi, İngilizleri telaşlandırıyordu. İngilizler, Rusların, Osmanlılardan çok daha büyük bir tehlike olacağı sonucuna vardılar. Rusya güdümündeki "Büyük Ermenistan"ın, Basra Körfezi'ne ve Hint Okyanusu'na açılarak İngiltere'nin Hindistan'daki çıkarlarını tehlikeye düşüreceğinin farkına vardılar.
Ermenilerin istediği gibi bir "Büyük Ermenistan" hiçbir zaman gerçekleşmedi.

Buna rağmen, Rus Ordusundaki Ermeni subayları, Osmanlı Ermenileri arasında şu propagandayı yürütüyordu:

Mücadele ederlerse, Balkanlar'daki Hıristiyanların bağımsızlıklarını kazanmasına yardım ettikleri gibi destek olacaklardı.
Bu arada, 1800'lü yıllarda Ermenilerin, bugünkü Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan, İran ve Doğu Anadolu'yu kapsayan bölgeye yayıldıklarını, ancak bir iki istisna dışında, Ermenilerin her yerde küçük bir azınlık olarak kaldıklarını not etmeliyiz. Ruslar Kafkasya'nın güneyinde işgal ettiği bölgelerden yerli Müslüman halkı uzaklaştırdı. Müslümanların boşalttığı bölgelere Çarlık Rusyası'na sadık olacağını düşündükleri Hıristiyanları taşıdılar. Bu politika daha çok Ermeniler üzerinde odaklanıyordu ve Ruslar, ele geçirdikleri topraklan hiçbir bedel talep etmeden Hıristiyan Ermenilere veriyordu. Rusların Müslüman sahiplerini kovduğu topraklara Ermenileri yerleştiriyordu.

Ermenilerin büyük bir kısmı, Müslüman idaresi altında yaşamak istemediğinden Hıristiyan bir devletin parçası olmak ve bedelsiz toprak alabilmek için Rusların tarafına geçiyordu.

Günümüzdeki Ermenistan'ın kalbi sayılan Erivan bölgesindeki halkın büyük çoğunluğunu, zorla göç ettirilmeden önce, Müslümanlar oluşturuyordu. Ruslar, onların yerini Ermenilerle doldurdu.

Ermenilerin bugün "tarihi vatan" olarak adlandırdığı topraklara işte bu şekilde sahip oldu:

İncil'de geçen Nuh'unn mirasçıları olarak değil, 1827-1878 yılları arasında Rusların sayesinde.
Osmanlıların Ruslarla yaptığı tüm bu savaşlarda, Ermeniler sürekli Ruslara yardım etti. Müslüman Osmanlılarla Hıristiyan Ermeniler arasındaki etnik nefret bu şekilde başladı. Bu çatışmanın nedeni, Rusların Müslüman topraklarını bedelsiz bir şekilde vererek Ermenilerin açgözlülük duygularını kışkırtmasıdır.

tarafından boşaltılmış Müslüman topraklarına, büyük bir cömertlikle Ermenilerin yerleştirilmesi ile başlamıştır.
Yaşadıkları topraklardan Ruslar tarafından kovuldukları dönemde, zorla göç ettirilen Türklerin üçte birinin öldüğü söylenebilir. Bugün, hiçbir Ermeni, üzerinde yaşadıkları topraklarda pek çok Müslümanın ölümü sayesinde bulunduğunu asla kabul etmez.
1827 ve 1878 yılları arasında Rusların zorla göç ettirdiği Müslümanların toplam sayısı bir milyon üç yüz bine ulaşmaktadır. 1828, 1854 ve 1877 yıllarında Ruslar, Osmanlılara savaş açmıştır. Üç savaşta da önce Ruslar saldırmış, sonra da geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bu geri çekilmeler sırasında, Hıristiyan olmayan halka karşı yaptıkları zorbalıklara yanıt verileceğinden korkan Ermeniler, Ruslarla birlikte Türkiye'yi terk ediyordu.Her iki tarafta da nefret duygusu arttı.

1890 yılından itibaren, Doğu Anadolu'da Ermeni isyanları yaşanmaya başladı. Sonuç pek çok Hıristiyan ve Müslümanın ölümü oldu. Aynı durum, 1905 Rus Devrimi sırasında Azerbaycan'da da yaşandı.

Birinci Dünya Savaşı'yla birlikte, Hıristiyan ve Müslümanlar arasında yeni bir iç savaş başladı. Büyük çoğunluğu Rusya tarafından eğitilmiş Ermeni çeteleri, Doğu Anadolu'daki bazı büyük şehirleri ele geçirmek istediler. Silahsız ve korumasız Van şehrini ele geçirip Ruslar gelene kadar ellerinde tutmayı başardılar. Ermeniler, şehirdeki ve yakın köylerdeki Müslüman halkın büyük bir kısmını öldürdüler. İki tarafından da yaptığı benzer katliamlar 1920 yılına kadar (savaşın resmi olarak bitmesinden iki yıl sonra) devam etti. Pek çok Müslüman Osmanlı Türkü ve Hıristiyan Ermenisi açlıktan ve hastalıktan öldü.

Doğu Anadolu'da kullanılan "resmi" Ermeni terör taktikleriyle ilgili Avrupa devletlerinin arşivlerinde bir çok resmi belge sunulacaktır. Bölgede gerçekte nelerin yaşandığını kendi devletine (bunlara ABD de dahildir) rapor eden pek çok Batılı diplomat ve Konsolosluk görevlisi bulunmaktadır. Bütün bu raporlarda; ayaklanma çıkaranların ve Müslümanları katledenlerin Ermeni devrimci toplulukları olduğu görülebilir. Bu görevliler, Ermenileri bu katliamlar konusunda yüreklendiren nedenlerden biri olarak, Avrupalıların kendi çıkarları doğrultusunda müdahalesini sağlamak olduğunu belirtmektedir. Tüm bunlara rağmen, Ermenilerin gönderdiği raporlara göre öldürülen hep onlar oluyordu. Fakat, sivilleri asıl öldüren gerçekte Ermenilerdi.
Yüzyıllar boyu, Hıristiyanlara, korkunç Türkler ve İslam'ın kötülükleri hakkında hikayeler anlatıldı. Bu hikayelerin kökeni, kara Müslümanlara karşı Hıristiyan "saflığını" savunan Haçlı Seferlerine kadar gitmektedir. Korkunç gerçek ise şudur, vahşetin esas kaynağı olup daha çok şiddet uygulayanlar hep Müslümanlar değil, İsa adına hareket edenler olmuştur. Müslümanların yaptığı, İsa'nın adından kötü niyetleri için yararlananların istilasına karşı vatanlarını korumaktı.

Balkanlar ve Kafkaslar'daki ülkelerin nüfuslarının homojenliği etnik temizlikler sayesinde sağlanmıştır. Bu ülkeler, Osmanlı İmparatorluğu'ndan devrim hareketleri ve isyanlar yoluyla kopartılmıştır. Kısacası, bu devletler Müslümanlara yönelik büyük katliamlar sayesinde kurulabilmiştir.

Bu büyük Müslüman kayıplarından tarih kitaplarında bahsedilmez. Bu kitaplarda, Hıristiyan Ermenilerin, Hıristiyan Bulgarların ve Hıristiyan Yunanlıların, Müslüman Türkler tarafından nasıl soykırıma tabi tutuldukları anlatılır. Ancak, Hıristiyan halkların Müslümanlara yönelik katliamları ve Müslüman kayıpları konusunda hiçbir bilgi verilmez.

ABD'deki Hıristiyan Ermeni-Amerikalılar 1915 yılında yaklaşık bir buçuk milyon Hıristiyan Ermeninin Müslüman Türkler tarafından soykırıma uğradığını iddia ederek, şehir ve eyalet meclislerinin, hatta ulusal hükümetin bu konuyla ilgili olarak Müslüman Türkiye'yi kınaması gerektiği konusunda, son yıllarda büyük kampanyalar düzenlediler. Eğer, bütün bunlar, Ermeni tezlerini desteklemek için Ermeni-Amerikalılar tarafından uyduruluyorsa, diğer bütün Hıristiyanların onlara karşı çıkması gerekir.
Eğer Hıristiyanlar, bu terörizme karşı savaşın bitmesini istiyorlarsa, Müslüman dünyasına da el uzatmalı ve Ermenistan'a verilen Amerikan dolarlarını durdurmalıdırlar.

Kaynakça
Kitap: ERMENİSTAN: TERÖRİST "HIRİSTİYAN" DEVLETİN SIRLARI
Yazar: Samuel E. Weems
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Ermeni Tehciri ve Terörist Ülke Ermenistan

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir