Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Güney Kafkas Komiserliği'nde Karşıdevrimci Taşnaksutyun

Burada Ermeni Tehciri ve Terörist Ülke Ermenistan hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Güney Kafkas Komiserliği'nde Karşıdevrimci Taşnaksutyun

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Ara 2010, 23:33

Güney Kafkas Komiserliği'nde ve Seyminde Karşıdevrimci Taşnaksutyun

Büyük Ekim Sosyalist Devrimi zaferinden sonra, karşıdevrimci Taşnaksutyun'un giriştiği gerçek "eylemlere" geçelim şimdi.
Ozakom'un, ülkenin varlıklı sınıfları için büyük tehdit olan, gelişen devrimci işçi ve köylü hareketini destekleyecek gücü yoktu. Güney Kafkas'ın Bakü, Tiflis, Batum ve diğer kentlerinde, Stalin'in kurduğu ve güçlendirdiği Bolşevik örgütlenmeler, yığınları derinliğine etkilemişti. Onlar ülkenin işçi ve köylülerini, ağalar ile, kapitalistlerin boyunduruğundan ve yabancı emperyalistlerin tahakkümünden kurtarmak için Kafkas karşıdevrimine yıkıcı bir darbe vurmaya hazırlanıyorlardı.
Bolşeviklerle mücadelede Güney Kafkas karşıdevrimine bir kale gerekliydi. Menşevikler, Taşnaklar ve Musavatçılar, Özel Komitenin yeniden yapılanması üzerine anlaştılar. 15 Kasım 1917 tarihinde milli şüraların (Ermeni, Gürcü ve Türk milli şüraları... Bunları sırasıyla Taşnaklar, Menşevikler ve Musavatçılar yönetiyordu) aldıkları karara göre, Tiflis'te Güney Kafkas Komiserliği kuruldu ve başına Menşevik Gegeçkori getirildi.

Güney Kafkas Komiserliği, kurulduğu günden itibaren, Sovyet Rusya ve Güney Kafkas devrimci işçi ve köylülerine karşı alçakça karşıdevrim planlarını hayata geçirmeye başladı. Karşıdevrimci Taşnak, Menşevik ve Müsavat partilerinde bu konuda bir fikir ayrılığı yoktu. Güney Kafkas Komiserliği, halka karşı faaliyetlerini, Sovyet Rusya'yla bağlarını fiilen kopararak başlattı. Bunun ötesinde Kuzey Kafkas'ta Sovyet Rusya'ya karşı savaşan beyaz generallere etkin biçimde yardım vermekteydi.
".. .Bir tarafta devrimci işçi-köylü güçlerinin, öbür tarafta karşıdevrimci Milyukovlann, Kornilovlann, Kaledinlerin, Kara-ulovların seferber olduğu Rus devriminin en şiddetli anlarında, Güney Kafkas Komiserliği devrimci Petrograd iktidarına sırtını döndü ve Kuzey Kafkas karşıdevrimci hükümetleriyle 'temas' halinde hareket ederek Kaledin ve Karaulov'la fiilen ittifaka girdi."

Ülkenin devrimci işçi ve köylü hareketinin acımasızca bastırılması ve Bolşevik yığınların ardından gidenleri yıldırmak için Tiflis'in merkezinde idam sehpalarının kurulması, Güney Kafkas Ko-miseriiği'nin daha sonraki karşıdevrimci eylemleri oldu.

N. Jordaniya'nın doğrudan yönetimi altındaki Güney Kafkas Komiserliği 22-25 Ocak 1918 tarihinde Şemkir köyünde, Türk cephesinden Tiflis yoluyla Sovyet Rusya'ya dönmekte olan Rus askerlerine bir saldın organize etti. 500 bin kişilik devrim ordusu, top ve makineli tüfek ateşine tutuldu ve Tiflis'ten Yelizavetpol'e (Kirovobad) ulaşan yol üzerinde Rus askerlerinin silahları alındı. Demiryolu hattı üzerinde birkaç bin ölü ve yaralı kaldı. Güney Kafkas Komiserliği, tarihte bir eşi görülmemiş bu alçakça eylemini, Yeliza-vetpol Müslüman Milli Şürası'nın üyelerince yönetilen binlerce silahlı Müslümanın desteğiyle ve N. Jordaniya'nın emriyle sevk edilen zırhlı trenle gerçekleştirmişti.

Stalin, Mart 1918'de bu konuda şöyle diyordu:

"Barış görüşmelerinin başlamasından sonra, Türk cephesinden dönen devrim askerlerinden söz edelim. Bu askerler, antisovyetik koalisyonun merkezi olan Tiflis'ten geçmek zorundaydılar. Onlar Bolşeviklerin elinde Güney Kafkas Komiserliği için ciddi tehdit olabilirlerdi. En gözle görülür tehlike. İşte bu tehlike karşısında 'sosyalist' çıngırdaklar döküldü. Koalisyonun karşıdevrimci karakteri su yüzüne çıktı. Komiserlik ve 'milli' şüralar (Türk, Gürcü, Ermeni) cepheden dönen birliklerin silahlarını aldıktan sonra haince kurşunladılar ve vahşi 'milli' sürüleri silahlandırdılar."

Karşıdevrimci Güney Kafkas Hükümeti, devrimci askerleri kurşunlarken ve ellerinden silahları alırken, Türk "milli" sürülerini silahlandırdı; Taşnaksutyun'un ve Menşeviklerin rızasıyla, devrimci yığınların dikkatlerini başka yere çekmek amacıyla bir Ermeni-Ta-tar* kıyımı tezgahladı.
Güney Kafkas Komiserliği, Güney Kafkas'tan ayrılmayı başaran ve Kuzey Kafkas bölgesinde bulunan Rus askerlerini de silahsızlandırmıştı.

"İşin kalıcı olması ve kendini kuzeyden sağlama almak için" diyen Stalin şöyle devam ediyor:

"Güney Kafkas Komiserliği, Karaulov ve Kaledin'le uzlaşmaya girdi, Kaledin'e vagonlar dolusu mühimmat gönderdi. Kaledin'in silahsızlandırmaya zaman bulamadığı birliklerin elinden silahları almak için ona yardım etti ve Sovyet iktidarıyla mücadelede ona her türlü araç gereç desteği sağladı."

23 Şubat 1918 tarihinde Tiflis'te baş gösteren olay, Menşevik-Taşnak-Musavatçı Güney Kafkas Komiserliği'nin karşıdevrimci özünü tam anlamıyla su yüzüne çıkarmış oldu.

Şubat 1918'de Bolşevik örgütün yönetimi altındaki Tiflis proletaryası, Komiserliğin karşıdevrimci eylemlerine karşı protestolarda bulunmuş ve Sovyet Rusya'yla dayanışma içinde olduğunu bildirmişti. Menşevik-Taşnak-Musavatçı "yöneticiler", devrimci işçi ve köylülere karşı çılgınca bir mücadeleye girdiler. Devrimcileri tutuk-ladılar, Kafkas İşçisi, Brdzola, Bankori Kriv gibi Bolşevik gazetelerini kapattılar. 23 Şubat 1918 günü Tiflis proletaryası, tutuklanan arkadaşlarının serbest bırakılması ve Bolşevik gazetelerine uygulanan yasağın kaldırılması talepleriyle, Güney Kafkas Komiserliği'nin canavarca eylemlerine karşı Aleksandrovski Bahçesi'nde Bolşeviklerin yönetimi altında bir gösteri düzenledi. Birlikler sivil göstericilerin üzerine tüfek ve makineli tüfeklerle ateş açtılar; 15 dakika süren ateş sonunda 8 kişi öldü, 15 kişi yaralandı. Bolşevik lideri sanılan göstericilerden biri eşkıyalar tarafından kalbura çevrildi.
23 Şubat 1918 günü Aleksandrovski Bahçesi'nde meydana gelen bu olay, Güney Kafkas Komiserliği'nin karşıdevrimci yüzünü açıkça gösterdi.

Stalin devam ediyor:

''Bu sonuncu olay, Menşevik sosyal-karşıdevrimcilerin yüzlerinden sosyalizm maskesini çekip çıkarmıştır. Şimdi bütün devrimci dünya, Güney Kafkas Komiserliği'nin ve onun 'Sey-mi' (milli meclis) artıklarının şahsında, Güney Kafkas işçi ve köylülerine karşı yönetilen en acımasız karşıdevrimci bir blokla işimiz olduğuna kanaat getirir."22
Güney Kafkas Komiserliği'nin, yönetimin başında kaldığı 98 günde yapılan daha birçok antisovyetik karşıdevrimci eylemini saymamız mümkündür. Ancak bu sömürücü sınıf organının, "anti-sovyetik koalisyonun canlı timsali" olan bu organın asıl yüzünü anlamak için burada anlatılanlar yeterlidir.

Güney Kafkas Komiserliği yönetimde bulunduğu üç ayda ülkeyi tam bir perişanlığa sürükledi. Tarımın harap olması, açlık, paranın aşırı değer kaybı, mali buhran, nihayet kardeşi kardeşe kırdıran halklar arası çatışmalar, katliamlar, evet bütün bunlar Güney Kafkas Komiserliği'nin karşıdevrimci siyasetinin sonucudur.
Ülkenin Bolşevikleri, Lenin ve Stalin'in sadık partilileri, karşıdevrimci koalisyonun yıkılması ve Sovyet iktidarının kurulması için dirençle mücadele verdiler.

Güney Kafkas karşıdevrimci partilerin gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için S. Şaumyan şöyle sesleniyordu:

"İşçi-köylü Hükümeti iktidarını -Halk Komiserliği Sovyetini- tanıyın, İşçi, Asker, Köylü Delegeleri Sovyeti kongresini toplayın ve örgütlü devrimci sınıflar Kafkasya'da güçlü ve söz sahibi enternasyonal bir iktidar kursunlar!"
Ancak karşıdevrimci koalisyon bunun yerine Güney Kafkas Seymini kurdu. 100 üyesinden 28'i Taşnaksutyun Partisi'ndendi.

Stalin Seymi değerlendirirken şöyle diyor:

"Ülke halkının, Sovyet iktidarına karşı mücadelede birleşmesi için, Güney Kafkas Kurucu Meclisinin EsEr-Menşevik-Taşnak-Han üyeleri, Güney Kafkas Seymi adı altında bir meclis kurmaktadırlar. Burada hem 'sosyalizm', hem 'ulusların kendi kaderlerini kendileri tayin etme' sloganı ve hem de eski çıngırdaklardan daha hakiki bir şey vardır; yani varlıklı sınıfların işçi-köylü iktidarına karşı hakiki birliği...."

Seym, 23 Şubat 1918 tarihinde, Aleksandrovski Bahçesi'nde sivil göstericilerin kurşunlandığı gün açıldı ve makineli tüfek sesleri altında gerçekleşti. Seym o gün toplantısını bitiremedi; Tiflis işçileri çok öfkeliydi. Toplantı 26 Şubat'a ertelendi. Taşnaksutyun temsilcisinin önerisiyle Seym başkanlığına Menşevik Çheidze, birinci yardımcılığına Musavatçı Agayev, ikinci yardımcılığa Taşnak S. Tigranyan seçildi. Güney Kafkas Komiserliği başkanı karşıdevrimci Gegeçkori toplantıda Komiserliğin faaliyetlerine ilişkin bir rapor okudu. "Menşevik-Taşnak-Musavatçı Seym, Güney Kafkas'taki bu gerici ocak, buradaki devrimin kalleşçe ortadan kaldırılması hareketinin tezgahlandığı bu kurum..." Komiserliğin aldığı tüm önlemleri takdirle karşıladı. Sovyet Rusya'yla amansızca mücadele; karşıdevrimci Kuzey Kafkas generallerine yardım; Şemkir'deki katliam; Aleksandrovski Bahçesi'ndeki trajedi; devrim savaşçıları için hazırlanan idam sehpalari; Sovyet Rusya temsilcisi yoldaş Şaumyan'ın tutuklanması emri... bütün bu kirli ve kanlı eylemler, Meıışevik-Taşnak-Musavatçı Seymin eksiksiz takdirini kazandı.

Seym, Güney Kafkas Komiserliği'nin politikalarını sürdürdü. 22 Nisan 1918 tarihinde Seym, Güney Kafkas'ın "bağımsızlığını" ilan etti ve Sovyet Rusya'dan ülkeyi kopardı. Sovyet Rusya siyasetine, özellikle Brest-Litovsk Antlaşması'na karşı çıktı. Taşnaksut-vun'un baskısı altındaki Seym (sözde Barış Komisyonuna girmiş olan temsilcileri Hatisyan ve Tigranyan şahsında) Türkiye'yle savaş başlattı ve Tiflis'i düpedüz tehdit altında bırakarak, Kars, Batum ve diğer Güney Kafkas şehirlerini Türkiye'ye terk etti. Meclis Güney Kafkas Bolşevikleriyle savaştı ve devrimci işçi-köylüleri kurşuna dizdi. Şanlı Bakü Komünü'nün ezilmesine var gücüyle destek verdi. Seymde "...karşıdevrimci -bu sözün gerçek anlamında- burju-va-milliyetçi politikalar yürütüldü."

Seymde Menşeviklerle ve Musavatçılarla omuz omuza çarpışan Taşnaksutyun, bütün bu karşıdevrimci kanlı faaliyetin tam anlamıyla suç ortağıydı.
Taşnaksutyun, Güney Kafkas'ın Rusya'dan ayrılmasına oy verdi. Taşnaklar, Sovyet Rusya'ya karşı Türkiye'yle görüşmeler yapmak üzere Batum'a heyet gönderdi, ama bu Türkiye'yle savaşa girmesine engel olamadı. Taşnaklar, Kafkasya'da devrimci hareketin ezilmesi için, İngiliz-Alman ve Amerikan emperyalistlerini davet ettiler. Taşnaklar Bakü Komünü'nün yok edilmesine etkin olarak katıldılar. Hiç utanmadan, Seymi "sosyalist hükümet", "sosyalist düşüncelerin ve yaratıların, sosyalist enternasyonalin merkezi olarak" nitelediler.
Taşnak bulvar gazetesi Aşhatavar, "Bolşevizmle savaşmak zorunlu hale geldiği zaman, biz hükümetle (komiserlikle) ve Menşe-viklerle beraber olduk" diye yazıyordu.

Karşıdevrimci Taşnaksutyun'un ağır toplarından S. Vratsiyan, partisinin satılmış yayın organı Araç'ın sayfalarında şöyle diyor (Eylül 1918):

"Taşnaksutyun, Ekim Devrimi'nin ilk günlerinden beri antisovyetik bir tutum sergilemiştir." İşte bu sebeple Sovyet Rusya'yla ve Güney Kafkas'ta devrimci işçi-köylülerle mücadelede Menşevikler, "Musavatçılar ile Taşnaksutyun şahsında müttefik buldular; bu üçlü mutabakatın resmi organı ise Güney Kafkas Komiserliğiydi".

Yalnız altını çizmek gerekir ki, Güney Kafkas Komiserliği'nin ve ardından Seymin ilk günlerinden beri, Menşevik, Taşnak ve Musavatçılar arasında "tam bir görüş birliği olmamıştı". Nefret, güvensizlik, birbirinin kuyusunu kazma, oyunlar çevirme, bazen birbirine yaltaklanma görünen olaylardandı. Sosyalizme karşı, karşıdevrimci koalisyonu saymazsak, bu dönemde Güney Kafkas'ta iktidarın tek elde olmadığını söyleyen yoldaş Şaumyan haklıydı. "İşçi ve köylülere karşı, Güney Kafkas Komiserliği, Güney Kafkas Seymi ve milli şüralar... işte 'yeni siyasal çizginin' anlamı budur."
(Stalin)

Proletarya, Güney Kafkas Seyminin çalışma programını gerektiği gibi değerlendirdi. Bakü kentinin seçkin insanları; işçi, asker, denizci ve emekçi köylü temsilcileri, Temmuz 1918 başında düzenledikleri toplantıda, Güney Kafkas'taki siyasal durumla ilgili raporu dinlerlerken, hanların, beylerin ve onların "bağımsız" Güney Kafkas ilan ederek "Sovyet Rusya'dan ayrılan ve Bakü'deki Sovyet iktidarına karşı Alman-Türk kuvvetleriyle görüşmeler yapan" uşakları Menşeviklerin ve Taşnakların Seymde toplanmalarını protesto ettiler.

Güney Kafkas Seymi uzun süre yaşayamadı, iç çatışmalar sonunu hazırlamıştı. 26 Mayıs 1918 tarihli toplantıda Menşevik temsilciler aşağıdaki bildiriyi okudular:

"Ulusal Hükümetler (Menşevikler, Taşnaklar ve Musavatçılar) arasında savaş ve barış meselelerinde mutabakatın bulunmadığını dikkatlerinize sunarken, artık Birleşik Güney Kafkas Hükümeti adına ortaya çıkmak mümkün değildir, bu nedenle Seym kendini feshettiğini ilan etmektedir."

Emperyalist devletlerin desteğiyle Seymin bu ani feshinden sonra, Güney Kafkas'ta peş peşe "bağımsız cumhuriyetler" türedi.
Sırtını Alman işgalcilerine dayayan Taşnaksutyun, 28 Mayıs 1918'de, sözde Ermeni "Ulusal" Konseyi'nde, "bağımsız" bir Ermenistan cumhuriyetinin kurulmasıyla ilgili bir karar sundu. "Ulusal" Konsey kendini "Ermeni kasabalarında" tek iktidar sayarak, Ov. Kaçaznuni'yi, hükümeti kurmak üzere Ermenistan'da görevlendirdi. Kaçaznuni, Taşnak Hükümeti'nin kabinesini kurdu. İçişleri Ba-kanlığı'na haydut Aram Paşa, Dışişleri Bakanlığı'na Ermeni halkının celladı Hatisyan, Harp Bakanlığı'na maceracı Ahverdov getirildi. "Bağımsız" cumhuriyetin sözde parlamentosu da oluşturuldu. Haziran 1918 ortalarında Taşnak Hükümeti Tiflis'ten Erivan'a nakledildi.

Komünist dergisinden okuyalım:

"Bağımsız Ermenistan sadece, halihazırda Ermeni halkının yaşadığı bölgenin bir parçasında kuruldu. Novo Bayezid, Erivan ve Aleksandropol kazalarının belli bölümlerinden oluştu. İşte Alman emperyalistleri, 'Böl ve Yönet!' politikasını hayata geçiriyorlar. Gerçi 'bağımsız' Ermenistan yalnızca kağıt üzerinde kalacaktır, ama onun kurulması... gittikçe güçlenen devrimci hareketi hazırlayacaktır."

Kaynakça
Kitap: TAŞNAK PARTİSİ'NİN KARŞIDEVRİMCİ ROLÜ (1914-1923)
Yazar: A.A. Lalayan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Ermeni Tehciri ve Terörist Ülke Ermenistan

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir