Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Danişmendli Türkmenlerinin İskanı

Burada Danişmendli Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Danişmendli Türkmenlerinin İskanı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 18:24

Danişmendli Türkmenlerinin İskanı

Danişmendli Türkmenlerinin Aksaray-Kırşehir arasında bulunan yaylak-kışlak sahalarını ne zaman terk ettiği hususunda açık bir bilgi bulunmamakla birlikte onların 1591 tarihinden birkaç yıl evvel Aydın, Beyşehri, Soma, Dazkırı, Geyikler kazalarında bulunan yaylaklara geldikleri anlaşılmaktadır.

Aşiretlerin eski kışlak mahallini niçin terk ettiği hususu da belirgin değildir. Nüfuslarında ve hayvanlarında kayda değer bir artışa paralel olarak otlak ve kışlak sahalarının kendilerine yetmemesi gibi geçerli bir sebebi doğrulayacak herhangi bir kayda şimdilik tesadüf olunamamıştır. Ancak, Osmanlı Devleti'nin Avusturya ve İran'a karşı giriştiği savaşlar yüzünden Anadolu'da ortaya çıkan otorite boşluğundan konar-göçerlerin de faydalandığı, bazılarının yeni yaylak ve kışlak sahalarına gittiği düşünülmektedir. Bu suretle onlar hiç olmazsa bir müddet yeni yerlerinde devlet denetiminin dışına çıkabilirlerdi. Ne var ki gittikleri yerlerde ziraat sahalarının arasına girmeleri ve yerleşik-ziraatçi halkın ekin ve bostanlarına zarar vermeleri, onlarla aralarında yaralama hatta ölümle neticelenen kavgaların çıkmasına neden olmaya başladı. Merkeze ulaşan şikayetler artınca onların Ayasuluğ'dan Torbalı'ya kadar olan uzunluğuna ve genişliğine oniki saat mesafeli arazideki boş yerlere ve Balıkesir'de Susığırlığı ve Ömer Gölü köylerinin yakınlarındaki Demir Kapı ve Viran Han adlı mevzilere iskanları emredildi.

Danişmendli Türkmenlerinden Büyük Selmanlı, Küçük Selmanlı, Kaşıkçı, Gölegir, Cevanşir, Sermayeli, Karalı ve Harben-deli cemaatlerinin iskana tabi tutulacağı Keçiborlu, Geyikler, Sandıklı, Çölabad ve çevre kazalardaki boş sahaların tahriri için önce Çeşm-i Siyah Mustafa görevlendirilmişti. Bu zatın tahrir ettiği kırk iki adet köyün layıkıyla incelenmediği ve bazı köylerin ahalilerinin eşkıya (türedi) baskıları yüzünden komşu köylere gittiği, fakat eski köylerinde ziraat yapmaya devam ettikleri anlaşıldı. Bunun üzerine Uşşaki Hüseyin Ağa görevlendirilerek ikinci bir tahrir daha yapıldı. Bu defa harap köyler ile harap olmadığı halde ahalisi başka köylerde olanlar ayrı ayn yazıldı.

Yeni tahrir sonrası iskanı ilk kabul eden cemaat Cevanşir'e tabi Hacılı oymağı olmuştur. Buna mukabil Büyük Selmanlı ve Cevanşir'e tabi Cihanşahlı cemaatinden 40 kişi iskan olunmaya karşı çıktılar. Bunun üzerine onların iskana muhalefet etmemeleri, iskan sahasının dışında kendilerine yasaklanan bölgelere giderek çevreye zarar vermemeleri hususunda kat'i ten-bihler yapıldı.

Öte yandan iskan hususunun kaçınılmaz bir son olduğunu gören bazı aşiretler Divan'a arzıhal göndererek yerleşmek için boş arazi talep etmeye ya da yerleşme mahalleri seçmeye başladılar. Diğer taraftan Adana, Tarsus, Sis, Üzeyr Teke, Hamid, Aydın ve Menteşe kazalarına dağılan aşiretlerin geri döndürülmesi ve iskan mahallerine sevk edilmeleri hususunda emirler yazıldı.

Danişmendli Türkmenleri Divan'a sundukları bir arzıhalde Kütahya sancağında bulunan boş arazilere yerleşmek istediklerini bildirdiler. Bunun üzerine Geyikler kazasına tabi Pınarbaşı mevziinde bulunan Dinyay(?), Buğralar, Akçaköy, Yüregir/Yeregir, Alacaatlı, Gökçe köylerine Büyük Selmanlı aşireti yerleşmeyi kabul ederek Geyikler naibine hüccet verdiler. Keza aynı mahaldeki Cebeli ve Torumlu köylerine Kaşıkçı; Merde köyüne: Çöplü Avşarı; Kozluca köyüne: Bahrili ve Köseli Avşarı ve Biçen(?) köyüne Harbendeli aşireti yerleşmeyi kabul etti. Öte yandan Bıçakçı (Üç cemaat birlikte), Kürdenküre, Karamanlı ve Mocan cemaatleri mahkemeye müracaat ederek Kütahya kazasına yapılan iskan esnasında kendilerinin uzak mesafelerde olduklarını bu yüzden iskana tabi tutulmadıklarını, adı geçen kazada bulunan Kızıllı, Eğerci Öyüğü (İkizce Öyük?), Tavudlar, Feneş, Avdan, Şuhudlu, Burkas adlı harabe köylere iskan olunmayı talep ettiler. Bunun üzerine Bıçakçı aşiretine bağlı Çukurovalı, Kaymazlı, Degşir, Kapaklı ve Koca Kethüda oymakları: Kızıllı, Eğerci Öyüğü; Kutuzlu ve Kılıçlar oymakları: Kaynaş; Kürdenküre aşireti Burkas; Karamanlı aşireti Avdan ve Şuhudlu harabelerine taş evler bina etmek ve belirlenen hudutların dışına bir adım bile çıkmamak sözü ile iskan olunup birbirlerine de kefil tutuldular. Yine Kütahya kazasında Honaz nahiyesinde bulunan Haydar Baba, İl Pınarı, Kürekçiler, Emed/Emid, Şeyh Kadın Öyüğü, Kızılca Çamlık ve Kara Sevda köylerine Sermayeli aşireti iskan olundu. Bunlardan Haydar Baba köyüne yerleşenlerin ziraat ile meşgul olmayıp dağılmak üzere oldukları haber alınınca, mani olunması hususunda emir gönderildi.

1701 yılından itibaren Karahisar-ı Sahip sancağına bağlı Çölabad nahiyesine geniş bir iskan gerçekleştirildi. Bu cümleden olarak Göçerli, Demirci, Doğanlı, Pampul, Doğanlı, Erdaş köylerine Kaşıkçı cemaati; Erdaş, Sofular- Babalar köylerine Bıçakçı aşireti yerleşmişti. Irak ve Kaynaş köylerine ise Bıçakçı aşireti ile birlikte Kaşıkçı ve Mocan aşiretlerine mensup bazı aileler de yerleşmişti. Keza, Mocan aşiretinin bir kolu da İsmail Öyüğü adlı köye yerleşmeyi ve taş evler yapmayı taahhüt etmiş, fakat bir müddet sonra köylerini terk ederek etrafa zarar vermeye başlamışlardı. Bu yüzden, iskan mahallerine döndürülmeleri için emir yazılmıştı. Cevanşir aşiretine mensup oymaklar, Haydarlı, Okçular, Kadılı, Horu, Beşir, Edikli, Basrili Tokmaklı, Şeyh Kadın, Kozluca, Ayaklı, Halaclı köylerine yerleştirildiler. Sermayeli aşiretine mensup oymaklar, Mirli, Karaca, Bel-kışla köylerine, Kürdenküre cemaati ise Şuhudlu, Akçain ve Karalar köylerine yerleştirildiler.

Sandıklı kazasında bulunan Cadı ve Kıranbeğli köylerine Gölegir aşireti; Köy Ağıl'a ise Kaşıkçı cemaati yerleştirildi. Aynı cemaatin bir kolu ise Keçiborlu'ya tabi Eldecik köyüne iskan olunmayı kabul etti.

Aydın Evi Türkmeni içinde yer alan Şerefli cemaati yaylak-kışlak yürüyüşü esnasında etrafta bulunan köylere zarar verdikleri gibi, içlerinden bazıları Levendat veya Yeniçeri kıyafeti giyerek ve silah taşıyarak halkı rahatsız ettiklerinden bunlara iskan teklif olunmuş, aşiret ileri gelenleri de eski suçlarının affedilmesi halinde Çölabad'a iskana razı olacaklarını bildirmişlerdi. Onlar, İsmail Öyüğü, Yayalar, Kobaçlı/Kayaçlı, Göçerli, Akçin/Akçain, Böke, Doğanlı, Karalar, Deçili, Salihler, Pampul, İrti, Memlas? ve Kızkapan köylerine iskan olundular. Aşiret mensuplarının yaylalara çıkması yasaklandı. Hayvanlarını çobanları vasıtasıyla yaylaya göndermelerine müsaade edildi. Aşiret mensupları birbirine kefil tutuldu. Buna rağmen Şerefli aşiretinin bir bölümü iskan mahallini terk ederek eşkıyalığa başladı. Bunun üzerine onların bir bölümünün Pınarbaşı ile Çürüksu arasında bulunan ve daha önce Danişmendli aşiretlerinin iskanı için tahsis edilmiş olan arazilere yerleştirilmeleri, ellerindeki silahların da alınarak Kütahya kalesine konulması emredildi. Ancak bu defa, Çölabad'taki iskan sahalarında darlık meydana geleceği ve diğer aşiretlere yer kalmayacağı düşünüldüğünden onlara münasip bir yer aranmaya başlandı. Şerefli aşireti bu uygulamaya karşı çıkıp şekavete meylettiği gibi Kayseri, Kırşehri, Niğde ve Aksaray taraflarına dağılıp etrafa zarar vermeye baş-layınca, Rakka'ya sürgün edilmeleri hususunda emir gönderildi.

Kaynakça
Kitap: XVII. ve XVIII. Yüzyıllarda DANİŞMENDLİ TÜRKMENLERİ
Yazar: Tufan Gündüz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Danişmendli Türkmenlerinin İskanı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 18:25

1726 yılında Şerefli aşireti Rakka'da Kelkek adlı mevzie yerleştirildikten sonra iskan mahallinden bir adım bile dışarı çıkmamaları emredildiği gibi birbirlerine kefil tutularak 20000 guruş nezre bağlandılar. Fakat, bu yıllarda Osmanlı-İran savaşlarının başlaması üzerine, içlerinden 100 kişi iskan mahallini terk ederek Orta Anadolu'da Boynuinceli aşiretinin içine karışıp eşkıyalığa başladılar. Onlar Kırşehir'e tabi Kaman, Çağırgan, Orta, Ömer Hacılı, Kuruş ve Çiftlik köylerinin ekin ve bostanlarının içine, hayvanlarını sürerek ziraat sahalarına zarar verdikleri gibi Emir Şeyh köyünden de bir kişiyi öldürdüler. Bu defa gönderilen emirle onların, Boynuinceli aşiretinin içinde bir kişi bile kalmamak üzere, Rakka'ya döndürülmeleri istendi.
Hamid Sancağı'nda Urla kazası dahilinde bulunan Orta Bulancak ve Küçük Bulancak köylerine Cevanşir aşiretinden Arcaklı oymağı, Okçular köyüne Gölegir aşireti yerleştirildi. Gölegir'den bir bölük ise Osmancık Ağıl köyüne iskan edildi.

Sermayeli aşiretinin bir kolu Kızılca Çamlık, Örme Kolancık, Küçük Kolancık, Kızıl Fakılı, Kara Kaşlı, Orta Kolancık köylerine iskan edilirken diğer bir kolu Karalı aşireti ile birlikte Yenice köyüne yerleştirildi. Sermayeli aşireti mensupları iskan mahallini bir müddet terk ettilerse de geri döndürüldüler. Karalı aşiretinin bazı kollan da Engerek, Çardak, Güllüce, Dutluca köylerine yerleştirildiler. Kaşıkçı cemaati ise İmanlıyı Kebir, İmanlıyı Sagir ve Ergenli köylerine iskan edildi. Bunlara iskan mahallini terk etmemeleri, "oba evlerini" bir daha kurmamaları, Sankavak, Gedikler ve Demir Sinan gediklerini geçmemeleri tenbih olunduğu gibi eskiden yayladıkları Komalar yaylağına çıkmaları da yasaklandı. Buna rağmen bazı aşiret mensupları iskan mahallerinin dışına çıkmaya devam ettiler.

Küçük Kürd Mihmadlı cemaati ise Sart kazasında ve Kuşadası'nda yerleşmeye başlamıştı.
Merkezi yönetim aşiretlerin iskan edildikleri mahallerden çıkmamaları ve yeniden konar-göçer hayata dönmemeleri için bazı tedbirler geliştirdi. Bunların en önemlisi aşiretlerin nezre bağlanmasıydı.

Nezr, aşiretlerin emir ve yasaklara uymaması, iskan mahallini terk etmesi, içlerinde eşkıya barındırmaları, çevreye zarar vermeleri gibi hallerde merkezi hazineye ödenmesi gereken maddi kefaletin adı idi. Nezr miktarı, aşiret mensupları ile resmi idareciler arasında ya anlaşma yoluyla belirleniyor yahut merkezi yönetim tarafından doğrudan bildiriliyordu. Aşiretlerin dağılmaları veya iskanları esnasında oldukça sık başvurulan bu yöntemin amacı, iskana tabi tutulmuş bir aşiretin yerini değiştirmesi ihtimalini ortadan kaldırmaktı. Bundan dolayı, nezr oranlan hayli yüksek belirleniyordu. Mesela, Rakka'ya sürgün ve iskan edilen Şerefli aşiretine, yerlerini değiştirmeleri halinde 20000 guruş nezr tayin edilmişti. Bu miktar Danişmendli Türk-menlerinin tamamının yıllık mukata'a vergilerinden 3500 guruş daha fazla idi. Keza Aydın Evi Türkmenlerinin her birine iskan mahallini terk etmemeleri için tayin edilen nezr ise ortalama 3000 ila 50000 guruş olup toplam 128000 guruşa baliğ oluyordu. Bir müddet sonra onlara sözlerinde durmadıkları ve iskan yerlerinin dışına çıkmaya başladıkları gerekçesiyle nezir akçesi olarak 128000 guruş yerine Istabl-ı amire'ye 35 katar (=210 deve) teslim eylemeleri bildirilmişti.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Danişmendli Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir