Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Danişmendli Kazasını Meydana Getiren Aşiretler

Burada Danişmendli Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Danişmendli Kazasını Meydana Getiren Aşiretler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 18:08

Danişmendli Kazasını Meydana Getiren Aşiretler

Danişmendli kazası ilk teşekkül ettirildiğinde tahrire kayıtlı olan aşiretler ile XVII. yüzyılda yapılan tahrirlerde yer alan aşiretler birbirinden farklılık arz etmektedir. İlk tahrirde yer alan aşiretlerin ezici çoğunluğu sonraki tahrirlerde görünmemektedir. Aşiret tahrirleri için gerçekten dikkat çekici olan bu durumun nedeni tam olarak anlaşılamamaktadır. Ancak, XVII. yüzyılda meydana gelen büyük çözülmenin bir neticesi olarak bazı aşiretlerin yer değiştirmiş olması imkan dahilindedir. Nitekim, Bozuluş Türkmenleri hakkında daha önce yaptığımız çalışmada da onların ilk tahrirleri ile Orta Anadolu'ya geldikten sonra yapılan tahrirleri arasında büyük nüfus kayıpları olduğuna dikkat çekmiştik. Benzer bir durumun Danişmendliler için de vaki olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan bunların Kayseri ve havalisinde yavaş yavaş yerleşik hayata geçmiş olmaları da muhtemeldir. Mesela ilk tahrirde görülen Süvegenli aşireti sonraki dönemlerde yapılan tahrirlerde görünmezken, günümüzde Süvegenli adıyla Tomarza (Kayseri) ilçesine bağlı iki adet köy bulunmaktadır. Bazı aşiretlerin ise daha önce dahil oldukları aşiretlerinin içine dönmüş olmaları da imkan dahilindedir.

Danişmendli aşiretlerinin Rum Vilayeti topraklarına çekildikten ve bir bölümünün Aydın topraklarına gitmelerinden sonra Rum Evi ve Aydın Evi olarak isimlendirildiği tespit olunmaktadır. Danişmendli kazasını meydana getiren aşiretler alfabetik olarak aşağıya çıkartılmıştır.

Kaynakça
Kitap: XVII. ve XVIII. Yüzyıllarda DANİŞMENDLİ TÜRKMENLERİ
Yazar: Tufan Gündüz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Danişmendli Kazasını Meydana Getiren Aşiretler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 18:09

Alaeddin

Adına sadece ilk tahrirde tesadüf olunan Alaeddin aşireti Beşirli aşireti ile birlikte Zekeriya Kethüda tarafından idare olunmaktaydı. Bu esnada 30 hane vergi nüfusuna sahipti.

Akkoyunlu

İlk tahrirde Akkoyunlu imlası ile kayıt olunan aşirete Danişmendlilerle ilgili vesikalarda bir daha tesadüf edilememektedir. Kanaatimizce bu aşiret Dulkadirliler arasında kalabalık bir nüfusa sahip olan Ağcakoyunlu aşiretinin bir kolu olmalıdır. Onlar tahrir esnasında 9 vergi nüfusuna sahiptiler.

Alemli

İlk tahrirde 8 vergi nüfusuna sahip idi. XVII. yüzyılda yapılan tahrirlerde ise 5 vergi nüfusu olarak varlıkları devam etmekteydi. Ancak bu beş hanenin hepsinin bennak kayıt olması ekonomik olarak oldukça zayıf olduklarına işaret etmektedir. Alemli aşireti Rum Evi Türkmenleri içinde Boynuinceli mukata'asına bağlı kalmıştır.

Ali Hanlı

İlk tahrirde 15 vergi nüfusu bulunu Ali Hanlı aşiretinin Danişmendlilere ait diğer kayıtlarda adına bir daha tesadüf olunamamıştır. Danişmendlilerden erken dönemlerde koptuğu anlaşılmaktadır

Avşar

Avşar/Afşar aşireti Bozuluş, Halep, Yeni İl, Dulkadirli Türkmenleri gibi büyük topluluklar arasında kalabalık nüfuslar ile temsil olunduğu gibi Anadolu'da en fazla yerleşim yerine sahip Oğuz boylarından olduğu vaktiyle ortaya konulmuştu. Avşarlar, Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde 3 cemaat halinde toplam 81 vergi nüfusuna sahip idiler.

XVII. yüzyılda yapılan tahrirlerde Avşarlar:

Pekmezli Avşarı, Sadıklı Avşarı, Köseli Avşarı, Faideli Avşarı, Çöplü Avşarı, Şarklı Avşarı, Şatırlı Avşarı ve Kayın Avşarı isimleri ile ayrı cemaatler halinde bulunuyorlardı. Bu esnada nüfusları 112 vergi nüfusu olarak yazılmıştır, ki aradan geçen zaman zarfında ciddi bir artış meydana geldiği söylenemez. Bu husus, diğer Danişmendli aşiretleri gibi Avşarların da iki tahrir arasında geçen zaman zarfında nüfuslarının bir bölümünü kaybetmeleri ile ilgili olmalıdır.

Öte yandan, Ankara havalisinde konar-göçerlik eden Bozuluş Türkmenleri arasında 13 bennak ve 15 mücerred nüfusa sahip bir Pekmezli Avşarı cemaati görünmektedir. Bunlar, Danişmendli Türkmenleri içinde bulunan Avşarların akrabalarıdır. Keza, Yeni İl Türkmenleri içinde görülen Faideli Avşarı ve Çöplü Avşarı adlı cemaatlerin bir bölümünün Danişmendli Türkmenlerine karıştığı anlaşılıyor.

Pekmezli Avşarı, Şarklı Avşan, Köseli Avşarı ve Çöplü Avşarı, Misis derbendine ve Anavarza toprağına iskan olunmuşlardır. Faideli Avşarı'ndan birkaç aile Gülşehri'ne yerleşmiştir. Köseli Avşarı ile Çöplü Avşarına mensup bazı aileler ise Kütahya sancağında Merde ve Kozluca köylerine iskan olmayı kabul etmişlerdi.

Bekdik

1582 yılında yapılan Danişmendli tahririnde Bekdikler görünmemektedir. Bununla birlikte aynı tarihlerde Aksaray toprağında Bekdik adıyla bir köy bulunmaktadır. Bir taraftan Konya'da bulunan Celaleddin Türbesi evkafına dahil olan bu köy diğer taraftan tımar olarak tasarruf ediliyordu. Tahrir esnasında ise yerlerini gizlediklerinden hasılları tam olarak tespit olunamamıştı. 1530 tarihinde ise Kırşehir toprağında Varsak aşiretine bağlı olan bir Bekdik aşireti görünmektedir. Danişmendlilerin Kırşehir-Aksaray arasındaki bölgeye geldiklerinde görülmeye başlayan Bekdikler, Kırşehir bölgesindeki Bekdikler olmalıdır.

Bekdikler, 1656 tarihinde 20 hane vergi nüfusu ile Kırşehir-Nevşehir-Aksaray bölgesinde bulunan Rum Evi Danişmendlileri içinde idiler. Ancak onların 53 hanesinin de defter harici kaldığı yani tahrir esnasında yerlerinde bulunmadığı görülmektedir. Takip eden yıllarda nüfusunda 5 hanelik bir azalma görülen Bekdiklerin 1713 yılından biraz önce Maraş'a iskan olundukları ve buradaki Bektutiye Medresesi'ne vakıf reayası yazıldıkları tespit olunmaktadır. Ancak onlar iskan mahallini terk ederek Aksaray taraflarına göç etmişlerdir. Burada yapılan tahrirlerde Bekdikler, mukata'aya bağlanarak vergilerini Bektutiye medresesine ödemeyi talep etmişlerdir. İhtimal ki vakfa ödedikleri vergiler daha az idi. Çünkü, onların bu dönemde nüfuslarında ve iktisadi güçlerinde meydana gelen zayıflama yüzünden vergi ödemeye tahammüllerinin kalmadığı tespit olunmaktadır.

Kara Bekdik diye de anılan bu cemaat, 1722 senesinde Ereğli ile Karapınar arasında bulunan Hortu Hanı adlı mahalle iskan olunup her bir haneye ziraat sahası tahsis edilmiş, bölgede bulunan Yenice ve Ağaçlı köyleri de uzun yıllar boş kaldığından Bekdiklerin arazilerine ilhak olunmuştur. Buna rağmen Bek-diklerin, Maraş'ta bulunan Bektutiye Medresesi'nin reayası olduklarını ileri sürerek iskan mahallini terk etmeye ve konar-göçerliğe yeniden dönmeye çalıştıkları tespit olunmaktadır. Onların bu yoldaki talepleri merkezi yönetim tarafından kesin olarak reddedilmiş ve bölgedeki idarecilere iskan mahallini terk ettirmemek üzere kati tenbihler yapılmıştır.
Bekdiklerin bir kolunun ise Nevşehir'e iskan olunduğu ve Bekdik adıyla bir mahalle meydana getirdiği tespit olunmaktadır.

A.R.Yalgın XX. yüzyılın başlarında Türkmenler arasında yaptığı seyahat esnasında Ereğli yakınlarında konar-göçerlik eden Bekdik oymaklarına rastlamıştı. Ulukışla'dan geçen tren yolu boyunca çok sık görülen Bekdik Türkmenleri "Derimevi" denilen çadırlarda oturuyorlardı. Aşiretin yaylakları Hasandağı'nda idi. Yalgın, aşiretler arasında kaldığı süre içinde onların Nevşehir'e iskan olan kollan hakkında aşiret ileri gelenlerinden bilgi almıştı. Anlaşılıyor ki, aşiret mensupları kan akrabaları hakkında resmi olmayan fakat gerçeği de az çok yansıtan hikayeleri taşıyorlardı.

Beşirli

Adına sadece ilk tahrirde tesadüf olunmaktadır. Onlar bu esnada 42 hane vergi nüfusuna sahiptiler. Danişmendlilerin Orta Anadolu'ya çekilmesi esnasında onlardan kopmuş olmalıdırlar.

Bıçakçı

İlk tahrirde görülmeyen Bıçakçı cemaati, Danişmendli Türkmenleri içinde, 1656 yılında üç cemaat halinde 146 vergi nüfusuna sahipti. Bunlardan 71'i bennak yazılmıştı. Takip eden yıllarda nüfuslarında herhangi bir değişiklik görülmeyen Bıçakçı cemaatinin koyun ve deve sayılarında tenzilat yapıldığı tespit olunmaktadır.

Bıçakçı aşireti Çölabad'da Kaynaş, Sofular, Irak, Babalar ve Ertaş köylerine iskan olunmuşlardır. Bunlardan, Çukurovalı, Kaymazlı, Degşirli, Kapaklı ve Koca Kethüda mahalleleri Geyikler kazasında Kızıllı ve Eğerci-öyük; Koturlu ve Kılıçlı mahalleleri ise Feneş köylerine yerleşmeyi kabul etmişlerdi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Danişmendli Kazasını Meydana Getiren Aşiretler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 18:09

Boynuinceli

Danişmendli Türkmenlerinin ilk tahririnde görünmeyen Boynuinceli aşireti, 1659 tarihinde yapılan tahrirde iki cemaat halinde 59 hane ve 2 mücerred nüfusa sahip olarak kaydedilmiştir. Daha sonra çıkarılan tahrir suretlerinde nüfusları ile ilgili olağan dışı bir değişiklik görülmemektedir. Bununla birlikte, 1718 yılında yapılan sayımlarda eski rakamlara ek olarak 123 adet defter harici reaya kaydedilmiştir. Bu husus, aşirete mensup bazı ailelerin yerleşik hayat geçmesi veya Erzurum taraflarına hatta İran sınırına doğru göç etmesi ile ilgili olmalıdır.

Rum Evi Danişmendlilerinin boybeyi Boynuinceli aşiretinden çıktığı için tahrirlerde veya resmi yazışmalarda bölgedeki aşiretler Boynuinceli'ye tabi olarak kaydedilmiştir. Bundan dolayı her ne kadar Danişmendli Türkmeni oldukları ve Boynuincelilerin de Danişmendlilere tabiliği vurgulanmaya devam etse de, gerek mukata'a olarak ayrılmaları gerekse bölgede istikrarlı bir hayat sürmeleri sayesinde Danişmendli adı giderek yerini Boynuinceli adına bırakmıştır. Nitekim 1718 yılında yapılan tahrirde aşiretler Boynuinceli mukata'ası adı altında kaydedilmiştir.

1728/1729 senesinde, Boynuinceli aşiretinin iktisadi bakımdan güçlü ailelerinin Nevşehir'e iskan olunmaları tenbih olunmuş fakat geride kalanların vergi yüklerinin artmaması için vergilerini eski aşiretleri ile birlikte vermeleri bildirilmişti. Aşiretlerin Nevşehir'e yerleşme hususunda gönülsüz davranmalarına rağmen geniş muafiyetler getirilmesi sayesinde çevrede bulunan diğer Türkmen grupları gibi Boynuinceli aşiretine mensup 800 hane Nevşehir'e yerleşmiştir. Onlara taş evler yapmaları ve yaz ve kış Nevşehir'den ayrılmamaları tenbih olunurken, ziraatle meşgul olacaklar için çiftlik yerleri gösterilmesi, hayvancılık ile uğraşacakların ise çobanlara hayvanlarını güttürmeleri ve şehrin dışına çıkarılmamaları bildirilmişti. Boynu-incelilerin Nevşehir'e yerleşmeyen kollarına ise şehrin yakınlarındaki harabe ve boş köylerin tahsis edilerek yerleşmelerinin sağlanması tenbih olunmuştu.
Niğde kazasına bağlı olan Arapsun köyü, Karavezir Silahtar Mehmet Paşa'nın kurduğu vakıflar sayesinde hızlı bir gelişme gösterirken, çevredeki Türkmen aşiretleri, Arapsun'a (Gül-şehir'e) gelerek yerleşmeye başlamışlardı. Bunlar arasında Boynuinceli aşiretine mensup haneler de bulunuyordu.

XX. yüzyıl başlarında Boynuinceli aşiretine mensup 200-300 çadırlık bir grup Silifke kazasında konar-göçer hayatı sürdürmeye devam ediyorlardı. A.R.Yalgın'ın tespitlerine göre onlar yazın Yüğlükdağ eteklerinde kışları ise Kızkulesi civarında (sahilde) bulunan Boynuinceli Türkmenlerinin bir kolu'da Karakeşli oymağı adını taşıyordu. M.Eröz'ün tespitlerine göre Erdemli (Mersin) bölgesinde konar-göçerlik eden Boynuinceliler yaklaşık 400 çadır nüfusa sahip olup, Şahbazlıuşağı, Gaffarlı-uşağı, Gızılalıuşağı, Sarıbeyoğluuşağı, Sarıoğlanlıuşağı, Hacıalıuşağı, Kerimuşağı, Dolan ve Gözarauşağı oymaklarına bölünmüş ve aşiret mensuplarının bir bölümü yavaş yavaş yerleşik hayata geçmeye başlamıştı.

Ceceli

Dulkadir Türkmenlerinden olan Ceceli aşireti, Bozuluş, Halep ve Yeni İl Türkmenleri arasında da görülmektedir. Cecelilerin, Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde 2 cemaatte toplam 64 vergi nüfusuna sahip olduğu gözlenmektedir. Kalabalık bir nüfus gücüne sahip olmalarına rağmen Danişmendli kazası içinde varlıkları bir daha görülmeyen bu aşiretin yeniden Dul-kadir iline dönmüş olması icap eder.

Cerid

İlk tahrirlerde görülmeyen Cerid aşireti, Dulkadir Türkmenleri arasında bulunan Cerid taifesinden koparak Danişmendli Türkmenlerine karışmış olmalıdır.
1656 yılında yapılan tahrirde Kabaklı Ceridi ve Kırklı /Kırıklı Ceridi olarak iki cemaat halinde bulanan aşiretin toplam nüfusu 102 neferen idi. Onlar daha sonra Aydın Evi Türkmenleri içine dahil olarak Bıçakçı aşireti ile birlikte konup-göçmüşlerdir.
Cerid aşireti Karalı ve Sermayeli mukata'asına tabi iken 1727/28 yılında Adana, Sis ve Tarsus sancaklarına dağıldıklarından vergi tahsilinde zorluklar ortaya çıkmış, bu yüzden onların hane ve zaman itibar olunmaksızın aşiretlerinin içine döndürülmesi tenbih olunmuştu.

Cevanşir

Karabağ'da, Otuz iki oymaktan meydana geldiği için Otuzikili diye anılan büyük bir topluluğun içinde bulunan Cevanşir aşiretinin bir bölümü, Osmanlıların bölgeyi fethinden sonra, yeni hakimlerin hizmetine girmişti. Bu esnada Cevanşir aşiretinin başında Hüseyin Mirza bey bulunuyordu. O, Azerbaycan'ın Safeviler tarafından ele geçirilmesi esnasında beyliğini muhafaza etmekle beraber bir müddet sonra kardeşi ile giriştiği mücadelede maktul düştü.

XVIII. yüzyılda Gence-Karbağ bölgesindeki Cevanşir aşireti, Yağlevend, Mefruzlu, İbadi, Sofulu, Dedeli, Keçegözlü, Seyyid Ahmedli, Behmenli Sarıçalı, Karaburunlu, Namlı, Seyyid Mahmudlu, Molla Fazıllı, Demirli, Tamatlı, Karıbend, Sabir, Köymehmed, Şeyhbabalı ve Göçerli adlarını taşıyan oymaklara bölünmüştü.
Danişmendli Türkmenlerinin ilk tahririnde görünmeyen Cevanşir aşireti 1656 yılında yapılan sayımlarda 131 hane ve 71 mücerred nüfusa sahip olarak ortaya çıkmıştır. Bunlar muhtemelen, Azerbaycan'ın yeniden Safevilerin eline geçmesinden sonra ana kütleden koparak Anadolu'ya gelmişlerdir.

Danişmedli Türkmenleri Rum Evi ve Aydın Evi olarak iki kola ayrıldığında, Aydın Evi içinde yer alan Cevanşirler; Cihanşahlı, Ocaklı, Hacılı adını taşıyan oymaklara ayrılmıştı.
296 Cevanşir aşiretinin Safevi hakimiyetinde kalan bölümünün bir kısmını Nadir Şah, Karabağ ve Erran bölgesinden kaldırarak Serahs'a göç ettirmişti. Nadir Şah'ın ölümünden sonra onların bir bölümü Afganistan'a gitmiştir. Geriye kalanlar ise İbrahim Halil Han etrafında toplanmışlardır. Adı geçen şahsın oğlu Ebu'l-Feth Han Kaçar döneminde devlet ricali arasında idi. Cevanşirler bugün Meşhed, Koçan, Serahs ve Kelat bölgelerinde dağınık halde yaşamaktadırlar.

Cevanşir aşireti, Urla ve Çölabad nahiyelerine iskan olmuştur. Çölabad kazasında Tokmaklı, Şeyh Kadın, Kozluca köylerine Ocaklı Oymağı yerleşti. Haydarlı, Okçular ve Kadılar köylerine Hacılı Oymağı; Horu, Beşir, Edikli ve Basrili mezra'alarına ise Cihanşahlı oymağı; Ayaklı ve Halaclı köylerine ise Çürüklü oymağı iskan olunmuştur. Urla'da ise Orta Bulancak ve Küçük Bulancak köyleri Arcaklı oymağı tarafından şenlendirilmiştir. Bazı aileler ise iskan mahallini terk ederek Niğde sancağına tabi Develi mukata'asına bağlı Öyük, Yavlak, Koçak, Çakırdağı, Karacaviran ve Millidere adlı köylere iskan olmayı kabul etmişlerdir..

Çavuşlu

Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde 35 hane vergi nüfusu ile temsil olunduğu görülmektedir. Adına Danişmendlilerle ilgili diğer kayıtlarda bir daha tesadüf olunmamaktadır.

Çöplü

Dulkadirli Türkmenlerine mensup Avşar aşiretinin kollarından biri Çöplü Avşarı adını taşıyordu. Ayrıca Bozuluş Türkmenleri içinde de Dulkadir Türkmenlerine mensup Çöplü adıyla bir cemaat bulunuyordu. Danişmendli Türkmenleri içinde bulunan Çöplü aşireti, Dulkadir Türkmenlerinden katılmış olmalıdır . Onlar 1582 tarihinde 15 hane vergi nüfusuna sahiptiler. Ayrıca, yine aynı aşiretin mensuplarının bir kısmı da Kayseri'de Karataş nahiyesindeki Çukurkışla ve Derecik mezralarına yerleşerek, anılan yerlerin şenlenmesine ve köye dönüşmesine sebep olmuşlardı.
Çöplü aşiretinin Danişmendlilerin Aksaray-Kırşehir bölgesine çekilmelerinden sonra da varlığını devam ettirdiği görülmektedir.

Çumdan/Çomdan

1582 tarihinde 30 hane olarak kayd olunan Çumdan aşireti, Danişmendli Türkmenlerine muhtemelen Dulkadir Türkmenleri arasında bulunan Çumdan aşiretinden koparak katıl-mışlardır. Bu esnada sadece 4 bennak olarak bulunan Çumdan cemaatinin 1696/97 yılında Misis derbendine, derbençi tayin edşkdiği tespit olunmaktadır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Danişmendli Kazasını Meydana Getiren Aşiretler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 18:10

Danişmendli

Danişmendli Türkmenleri, Akkoyunluların bakıyyeleri olan Bozuluş Türkmenleri içinde 1540 tarihinde iki cemaatte toplam 232 hane ve 34 mücerred olarak görülmektedir. Bu sayı II. Selim döneminde 356 hane ve 87 mücerred nüfusa ulaşmıştı. Bozulus'un Orta Anadolu'ya gelmesinden sonra belirgin bir nü ıs kaybına uğradığı görülen Danişmendlilerin ana kütleden en az 30 yıl önceden koptuğu ve Kayseri havalisine geldiği anlaşılmaktadır . Ancak, adı geçen topluluğun bölgeye ne zaman ve ne suretle geldikleri ile ilgili olarak vesikalarda açıklayıcı bilgilere şimdilik tesadüf edilememiştir.

Danişmendliler, Kayseri havalisinde bulundukları esnada en küçüğü 5, en büyüğü ise 117 vergi nüfusundan oluşan 40 cemaatte toplam 1241 vergi nüfusuna sahiptiler. Bölgedeki Yüzde-ciyan-ı Danişmendli adıyla tahriri yapılan aşiretlerin toplam nüfusunun 2673 vergi nüfusu olduğu hesaba katılırsa Danişmendlilerin gerçekten dikkate değer bir ağırlığa sahip olduğu ortaya çıkar. Bu durum, adı geçen topluluğun, XVII. yüzyılın ortalarından itibaren içinde Bozok, Dulkadirli, Halep ve Bozuluş Türkmenlerinden cemaatler barındıran ve Danişmendli Kazası ismiyle anılan topluluğun ana kütlesini meydana getirdiğini göstermektedir.

Danişmendli Türkmenleri Aksaray ile Kırşehri arasında bulunan bölgeye geldikten sonra yapılan tahrirlerde Danişmendli adıyla daha önce kaydolunmuş olan aşiretlere tesadüf edilmemektedir. Bu husus bazı aşiretlerin dağılması bazılarının ise isim değiştirerek varlıklarını devam ettirmesi ile ilgili olmalıdır. Çünkü, pek çok aşiretin hangi cemaatlerden koparak Danişmendlilere katıldığı tespit olunabilirken Boynuinceli, Karaca-kürd, Hasanlı, Şerefli gibi aşiretlerin Danişmendlilerin kendi içinden çıktığı anlaşılmaktadır. Hatta Boynuinceli aşireti, zamanla Danişmendli adının yerini almıştır.

Davud Hacılı

Dulkadir Türkmenleri içinde Dokuz taifesine bağlı olarak görülen Davud Hacılı aşireti Erciyes dağını yaylamaya geldiği esnada Danişmendli Türkmenlerine dahil edilmiş olmalıdır. Çünkü, aynı yıllarda yapılan Dulkadir Türkmenlerinin tahrir esnasında bunlardan bazılarının Erciyes dağına yaylaya gittiği kayıtlıdır. Danişmendlilerin ilk tahririnde 8 hane olarak yer alan Davud Hacılı aşireti, Orta ve Batı Anadolu'daki Danişmendli Türkmenleri arasında görülmemektedir. Yeniden eski aşiretlerinin içine döndüğü anlaşılmaktadır.

Deliler

İlk tahrirde görülmeyen Deliler cemaati, Rum Evi sakini Danişmendliler içinde 18 hane ve 11 bennak olmak üzere toplam 27 vergi nüfusuna sahip bulunuyordu. Daha sonra yapılan tahrirlerde nüfuslarında birkaç hanelik değişiklikler gözlenen Deliler cemaati, Gülşehir'e yerleşen aşiretler arasında bulunduğu gibi aynı kaza dahilinde kendi adları ile bir de köy kurmuşlardı.
Öte yandan Dulkadirli Türkmenleri arasında Cerid taifesine bağlı bir Deliler cemaati görünmektedir. Bunlar, Adana'da kışlayıp Elbistan ve Erciyes'te yaylıyorlardı.

Dumanlı

İlk tahrirde görülmeyen Dumanlı cemaati 30 neferen vergi nüfusu ile Rum evi Türkmenleri içinde yer alıyordu. Daha sonra yapılan sayımlarda önce bir, daha sonra üç hane azaldığı görülmektedir. Öte yandan Dumanlı aşireti içinde bulunan bir aile daha önce Malatya kazasına tabi Ilısu adlı köyde sa-kin iken, göç ederek Orta Anadolu'ya gelmişler ve Danişmendli Türkmenleri içine karışmıştır. Bu yüzden onların Malatya mukata'asına ödedikleri vergiler kaldırılarak Danişmendli kazasına ilhak olunmuştur.
Dumanlı aşireti 1721/22 senesinde, Aksaray ve Kırşehir'deki sakin oldukları mahalleri terk ederek Bolu kazasında ve aynı kazaya tabi Kalaycık adlı mevzie dağılmışlar, ancak geride kalanların vergi yükü arttığından yeniden eski yerlerine döndürülmüşlerdir.

Gökkazlı

Tahrir esnasında Şarki Amid bölgesinde bulundukları için defter harici kaldığı tespit olunan bu aşiretin, Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde sadece 5 vergi nüfusu vardı. Takip eden yıllarda Danişmendli kazası içinde bir daha görülmemektedir. Bununla birlikte onlardan büyük bir kolun Yeni İl Türkmenleri içinde konar-göçerlik ettiği tespit olunmaktadır.

Gölegir

İlk tahrirde görünmeyen Gölegir cemaati 1656 yılında 51 hane ile temsil olunmaktaydı ve bunların 25'i bennak yazılmıştı. 1659 sayımında ise nüfusları 55'i bennak olmak üzere 80 haneye çıkmıştı. Bununla birlikte koyun ve develerinde nüfusa paralel bir artış görülmemesi yüzünden 1661/62 yılında vergi tashihi yoluna gidilmiş; deve ve koyunların miktarında bazı eksiltmeler yapılmıştır.
Gölegir cemaati Aydın Evi içinde yer almıştı. Onlar, Sandıklı kazasında Horu, Cadı, Kıranbeğli, Kazganpınarı, Seyyidli, Çavuşlar, Küflüağıl/Gölağıl? ve Urla kazasında Okçular adlı köylere iskan olundular.

Gösterenli

Danişmendlilerin Kayseri havalisinde bulundukları esnada 8 vergi nüfusuna sahip bulunan Gösterenli cemaati muhtemelen diğer aşiretler içine karışmış olmalıdır. Çünkü Daniş-mendliler içinde adına bir daha rastlanmamaktadır.

Gündeşli

Dulkadir Türkmenleri arasında oldukça kalabalık bir nüfusa sahip bulunan Gündeşli aşiretinin bazı kolları da Yeni İl ve Bozuluş içinde yer alıyordu. Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde ise sadece 5 vergi nüfusu ile temsil olunmaktaydı. XVII. yüzyılda yapılan Danişmendli tahrirlerinde adına rastlanmayan Gündeşli cemaatinin eski aşiretleri içine geri dönmüş yahut diğer aşiretlerin içine karışmış olmalıdır.

Gündüzlü/Günüzlü

Dulkadirli Türkmenleri arasında görülen Gündüzlü aşireti, Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde 14 hane ile temsil olunmaktaydı. Ayrıca, aynı aşiret mensupları Göstere/Köstere nahiyesine tabi Kızılcain mezra'asına yerleşerek köy kurmuşlardı. Danişmendli Türkmenleri arasında bir daha görülmeyen bu cemaat, muhtemelen bahsedilen köydeki akrabalarına karışarak, yerleşik hayata geçmiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Danişmendli Kazasını Meydana Getiren Aşiretler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 18:10

Hacı Beğli

Adına sadece ilk tahrirde tesadüf olunan Hacı Beyli cemaati 10 vergi nüfusuna sahip idi. Danişmendliler ile ilgili vesikalarda adına bir daha tesadüf olunamamıştır.

Hasanlı

İlk tahrirde yer almayan Hasanlı aşireti, 1656 tarihinde yapılan sayımlarda Ovacıklı ve Ortaköy mahalleleri ile birlikte toplam 17 hane 75 bennak (92 neferen) vergi nüfusuna sahipti.
1659 senesinde yapılan tahrirde, nüfuslarında 6 hanelik bir artış görülmektedir. Bununla birlikte, 1661/62 yılında yapılan vergi düzenlemeleri esnasında 5 adet bennakin, hane statüsüne çevrildiği görülmektedir.
Hasanlı cemaati 1762/63 senesinde, Misis köprüsü ve burada bulanan han'a derbendçi tayin olunmuş, bu suretle Danişmendli mukata'asından ayrılmıştır. Ancak 35 yıl sonra bazıları veba salgını yüzünden dağılmış geride kalanlar ise derbendçilik görevini yerine getirecek gücü kalmadığından, derbend mahallini terk ederek Aydın Evi Türkmenleri içine karışmışlardır. 1699/1700 senesinde onlara Danişmedli içindeki Avşar oymakları da dahil edilerek yeniden Misis derbendine döndürülmüşlerdir.

Harbendeli/Harmandalı

İlk tahrirde görülmeyen Harbendeli aşireti, Halep, Bozuluş ve Yeni il Türkmenleri arasında kalabalık kütleler halinde bulunmaktaydı. Danişmendliler içine Bozuluş Türkmenlerinden katılmış olmalıdır. Çünkü, Bozulus'un Orta Anadolu'ya gelmesinden sonra Harbendeli aşiretinin nüfusunda bir azalma meydana geldiği görülmektedir.
1656 yılında Danişmendli içinde 5 hane ve 5 bennak nüfusa sahip bulunan Harbendeli cemaatinin sonraki tahrirlerde toplam 6 haneye kadar gerilediği görülmektedir. Ancak bu gerilemenin gerçeği yansıtmadığı düşünülebilir. Çünkü, 1718 yılında yapılan sayımlarda defter harici kalan reaya için de vergi tayin edilmiştir. Muhtemelen bazı aileler ya başka aşiretler içine karışıyor ya da tahrir esnasında yerlerini gizliyorlardı.
Harbendeli aşiretinin bir kolu Aksaray toprağında San Atlı diye bilen mevziye yerleşmişti. Diğer bir kolu ise Geyikler kazasına tabi Alaçayır köyüne iskan edildiler. Ancak onlar, iskan mahallini terk ederek yeniden Aksaray toprağındaki akrabalarının yanına döndüler. Boş kalan köyleri ise Büyük Selmanlı cemaatine tahsis edildi.

Herikli

Danişmendlilerin ilk tahririnde görülmeyen Herikli cemaati, Danişmendliler arasına Dulkadirli Türkmenlerinden koparak katılmış olmalıdır. Bunlar, 1656 yılında yapılan tahrirde 38 hane 2 bennak nüfusa sahipti. 1718 yılında yapılan sayımlarda ise 46 vergi nüfusu görülmektedir. İlk tahrire nazaran iktisadi bakımdan güçlendikleri ve deve ve koyun sayısı bakımında kayda değer bir servete ulaştıkları görülmektedir. Buna göre, hane başına ortalama 5 deve ve 300 civarında koyun düşmekteydi. Herikli aşiretinden Hasan Beğ, güvenilir bir kişi olduğundan tahrir esnasında eminlere yardımcı olmaktaydı.
Herikli aşireti, Boynuinceli mukata'asına bağlı olarak Rum evi Danişmendlileri içinde kalmıştır. Onlar Nevşehir'in iskanı esnasında kalabalık bir kütle halinde buraya yerleşerek kendi adları ile bir de mahalle meydana getirmişlerdir. Öte yandan Gülşehir kazasının ilk iskanında da Herikli aşiretine mensup bazı aileler görülmektir.

İcikli

İcikli imlası ile okuduğumuz bu cemaat Dulkadir Türkmenlerine bağlı Eymür taifesi içinde bulunan ve aynı imla ile yazılmış olan aşiretin bir kolu olmalıdır. Danişmendli Türkmenleri içinde 1656 yılında 19 neferen vergi nüfusuna sahipti. Takip eden yıllarda nüfusunda değişme görünmemekle beraber, Danişmendliler ile ilgili vesikalarda nerelere iskan olduğu hususunda kayıtlara tesadüf edilememiştir.

Karalı

İlk tahrirde görülmeyen Karalı cemaati, 1656 yılında yapılan tahrirde üç cemaat halinde 40 neferen nüfusa sahipti. Maraş, Bozok Kars-ı Maraş ve Adana havalisinde konar-göçerlik eden Türkmenler arasında Karalı adını taşıyan aşiretlere tesadüf edilmesi onların Dulkadir elinden koparak Danişmendliler arasına karıştığı kanaatini uyandırmaktadır.

Karalı cemaati ilk tahrirden sonra, nüfus bakımından belirgin bir artış yaşamamışlardır. Bununla birlikte, önce ekonomik olarak güçlendikleri ve daha önce bennak kaydolan ailelerden 25 tanesinin bennakliğinin kaldırıldığı gözlenirken, 1659'da ekonomik sıkıntı içine düştükleri ve bazı ailelerin servetlerini kaybettiği görülmektedir. Bu yüzden, vergi tahsili esnasında fakirleşen ailelerin hane statüsü kaldırılarak bennak olarak vergilendirildiği bazılarının ise iki hane bir bennak vermek üzere kaydedildiği tespit olunmaktadır.
Karalı cemaati Danişmendli aşiretlerinin bölünmesinden sonra Aydın Evi grubu içinde yer almıştı. Onların, 1692 yılında Hamid livasında Urla nahiyesine bağlı Çardak, Yenice, Engerek köylerine iskan olunmaları emr olundu. İskan mahallini terk etmemek üzere ellerinden hüccetler alındı. Fakat bazı aşiret mensuplarının iskana razı olmayarak başka mahallere gitmesi ve vergi vermeye yanaşmaması üzerine onların iskan mahallerine döndürülmeleri için tenbihler yapıldı. Bu defa iskan oldukları köylerin havadar olmaması, kışları hayvanlarının büyük bölümünün kırılması, aşiret mensuplarının hastalıklardan kurtulamaması gibi sebeplerden 1706 yılında köylerinin yerleri değiştirilerek Engerek ve Okçular mevziine iskan olundular. Aynı yıl, yaylaya çıkamadıkları için koyunlarının kırıldığı ve vergi veremez hale geldikleri göz önüne alınarak kimseye zarar vermeden yaylaya çıkma izni verildi.

Karalı aşireti, Sermayeli aşireti ile birlikte mukata'a olmuştur. 1705 yılında yıllık vergileri 1423,5 esedi guruş idi. Ancak, içlerinden bazı kişiler o yıl vergi vermeye yanaşmadığı gibi aşiretin diğer mensuplarına da eziyet etmeye başladığından yakalanarak yargılanmaları hususunda emir gönderilmişti.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Danişmendli Kazasını Meydana Getiren Aşiretler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 18:12

Karacakürd

Karacakürd adının içinde "kürd" sözcüğü bulunmasına rağmen tıpkı Kürd Mihmadlı aşireti gibi Türkmen oldukları hususunda hiçbir şüphe bulunmamaktadır. Çünkü, Karaca adı oldukça yaygın bir isim olmakla beraber aşiretlerin isim almalarında kethüda, boybeyi gibi aşiret önderlerinin etkili olduğu bilinmektedir. Bunlar da muhtemelen "Karacakürd" unvanlı bir kethüda tarafından idare olunmuşlardı.
Öte yandan resmi vesikalarda bunlara Türkmen diye hitap edilirken, vesikaların hiç birinde adı geçen aşiretin Kürt olduğuna dair herhangi kayıt hatta bir ima dahi bulunmamaktadır. Günümüzde bu aşiret tarafından kurulan köylerde yaşayanların hiçbir suretle Kürt olmadıkları, Türkmen tipinin belirgin özelliklerini taşıdıkları görülmektedir. Keza, Karacakürdler arasındaki Türkmenlik şuuru, saha araştırmaları esnasında Z.Korkmaz'ın da dikkatini çekmişti.
Danişmendlilerin ilk tahririnde görülmeyen Karacakürd cemaati 1656 yılında 67 hane 1 bennak olarak yazılmışlardı. Takip eden yıllarda nüfuslarında çok az bir azalma görülmekle beraber bu dikkati çekecek boyutta değildir.

Karacakürd cemaatinde hane başına ortalama 220 koyun düşmekteydi. Bu rakam zaman içinde 275 koyuna kadar yükselmiştir ki onların ekonomik yönden güçlü olduklarını göstermektedir. Keza, hemen her evde en az bir deve bulunmaktaydı. Onlar, hayvancılığın yanı sıra develer ile taşımacılık da yapıyorlardı.
Karacakürd aşireti Nevşehir'in ilk iskanı sırasında 59 hane olarak buraya yerleşmişlerdir. Gülşehir kasabasında ise Mahkeme mahallesine bir hane yerleşmişti. Günümüzde Kırşehir ile Nevşehir arasında bulunan Hasanlar, Başköy, Büyük Burunağıl, Küçükburunağıl, Kıran, Geycek, Gümüşkünbet, Dalakçı, Köpekliler, İnaç, Tepesidelik, Akçaağıl, Rahme, Susuz, Karaçalı, Kabaca, Gücükkavak, Asma, Karadam, Çiğdem, Çatalağaç, Avcı, Aliyeğenli, Aydoğmuş, Karaboğaz, Saraycık, Kuru-ağıl, Ecikağıl, Obruk, Yeniyapan, Sadık ve Tataryeğenağa köyleri Karcakürd aşireti tarafından meskundur.

Kara Hacılı

Dulkadir Türkmenleri arasında Maraş ve Kars-ı Maraş bölgelerinde konar-göçerlik ederken görülen Kara Hacılı cemaatinin Danişmendli içindeki kollarından biri olmalıdır. Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde iki cemaatte toplam 28 vergi nüfusuna sahip bulunuyordu. Ancak, Danişmendli kazasından erken dönemlerde ayrılmış olmalıdır. Çünkü, XVII. yüzyılda Danişmendli kazası içinde yer almamaktaydı.

Kara Halilli

Kara Halilli aşiretinin Danişmendlilerin ilk tahririnde 3 cemaat halinde 84 vergi nüfusu bulunuyordu. Bunlar Kars-ı Maraş dahilinde konar-göçerlik eden aynı adlı aşiretin kolları olmalıdır.
Danişmendlilerin Aksaray-Kırşehir arasında bulunan yay-lak-kışlak sahalarına çekildiklerinde varlıklarını devam ettirdikleri ancak nüfus güçlerinde kısmen azalma olduğu görülmektedir. Onlardan bir oymağın adı da Kürekçi adını taşıyordu.
Kara Halilli aşireti Rum Evi aşiretleri arasında bir müddet kalmakla beraber Hama'ya iskana tabi tutulmuşlar ve vergileri de Danişmendli mukata'asından ayrılmıştır.

Kara İnebeğli

İlk tahrirde yer almayan fakat, 1656 yılında yapılan tahrirde ve takip eden yıllarda yapılan vergi tashihleri esnasında görülen Kara İnebeğli aşireti, Danişmendli Türkmenlerinin kendi içinden bölünerek ortaya çıkmış olmalıdır. Tahrirlerde 7 hane ve 8 bennakten oluşan nüfusun ortalama 110 koyuna sahip olduğu, ancak vergi tashihleri esnasında 200 koyunu tenzil edildiği tespit olunmaktadır.
Kara İnebeğli aşireti Boynuinceli mukata'asına bağlı olarak Rum Evi Türkmenleri içinde kalmıştır.

Karakoyunlu

Ana kolu Halep Türkmenleri arasında bulunan ve Bozuluş içinde de görülen Karakoyunlu aşireti, Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde 9 vergi nüfusu ile temsil olunuyordu. Aşiretlerin Orta Anadolu'ya çekilmesinden sonra adına Danişmendli Türkmenleri içinde bir daha tesadüf edilmemektedir. Diğer aşiretler içine karışmış yahut eski yurtlarına dönmüş olmalıdır.

Karamanlı

Dulkadir ve Bozuluş Türkmenleri arasında da adlarına tesadüf edilen ve Anadolu'da geniş bir alana yayılmış bulunan Karamanlı aşireti, Danişmendli içinde 4 cemaatte toplam 41 vergi nüfusuna sahip bulunuyordu.
Danişmendlilerin Aksaray-Kırşehir arasında kalan bölgeye çekildikten sonra yapılan ilk tahrirde 53 hane ve 11 bennak iken daha sonraki düzenlemelerde 98 hane ve 11 bennak vergi nüfusuna kadar yükseldikleri görülmektedir. Üstelik bazı aşiret mensuplarının da defter harici kaldığı anlaşılmaktadır. Karamanlı (Kiçili) aşiretinin Kiçili Karamanlı ve Güzelbeyli adıyla iki oymağı vardı.
Karamanlı aşireti Aydın Evi Türkmenleri içinde yer almıştır. Onlar, 1794'te Geyikler kazasına bağlı Avdan ve Şuhudlu köylerine iskan olundular.

Karlelvend

Karlevend imlası ile okunabilen bu aşiret 38 vergi nüfusuna sahip idi. Adına bir daha tesadüf olunamamıştır.

Kaşıkçı

İlk tahrirde görülmeyen Kaşıkçı cemaati Danişmendli Türk-menlerinin içine Bozok bölgesinden gelmiş olmalıdır.
Danişmendli Türkmenlerinin ilk tahririnde bulunmayan Kaşıkçı cemaati, 1656 yılında dört cemaat halinde 113 hane nüfusa sahip idi. Bunların 50'si bennak olarak kaydolunmuştu. Takip eden yıllarda nüfusunda fazla bir artış gözlemlenmeyen Kaşıkçı cemaatinin sahip oldukları koyun ve deve miktarlarında indirimler yapılarak vergi tashihi yoluna gidildiği tespit olunmaktadır.
Kaşıkçı cemaatinin bazı mahalleleri Şah Nazaroğlu, Arzumanoğlu isimlerini taşıyordu. Bunlar, isimlerini cemaatlerin ilk kopuş dönemlerinde kethüda olarak görev yapan kişilerden aldıkları anlaşılıyor.

Kaşıkçı cemaati Sandıklı kazasına bağlı Köy Ağıl, Göli/Gölü ve Merkepçi köylerine iskan olunmuşlardı. Ancak, buraların ziraate ve hayvancılığa müsait olmaması yüzünden iskan sahaları değiştirilerek Kaşıkçı cemaatine tabi Karalar oymağı Çölabad nahiyesinde Erikli; Haşimli oymağı: Göçerli; Musa Çavuş Oymağı: Ayaklı; Dervişoğlu oymağı: Yamaklı; Develili oymağı: Doğanlı ve Sarısuy köylerine yerleştirilmişti. Durmuşoğlu oymağı ise 10 hane ile Doğanlı köyüne yerleştirildi. Dervişoğlu oymağının bir kolu da Temürci/Demirci köyüne yerleşmişti. Musa Çavuş oymağından sekiz hane Pampul köyüne taş evler yapmak şartıyla iskan olunmuştu.
Bunlardan bir kol ise Keçiborlu nahiyesinde Eldecik adlı köye, diğer bir grup ise Urla kazası dahilinde bulunan İmanlu-yı Kebir, İmanlu-yı Sagir ve Ergenli köylerine iskanı kabul etmişti.

XVII. ve XVIII. Yüzyıllarda Kestan/Kesten

İlk tahrirde Keşten veya Kestin imlası ile okunabilen bu aşiret 40 vergi nüfusuna sahip bulunuyordu. Bunlar Dulkadirli Türkmenleri arasında da bulunan Kestan aşiretinin bir kolu olmalıdırlar.
1656 tarihinde yapılan tahrirde 42 neferen nüfusa sahip bulunan Kestan aşiretinin 24 hanesi bennak kayd olunmuştu. Takip eden yıllarda sadece 4 hanelik bir artış gözlendiği gibi koyun sayılarından indirim yapıldığı görülmektedir, ki aşiret mensuplarının zaman içinde fakirleştiği anlaşılmaktadır. Kestan aşireti Kırşehir ile Aksaray arasında konar-göçerlik ettiği sırada yavaş yavaş yerleşik hayata geçmiş olmalıdır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Danişmendli Kazasını Meydana Getiren Aşiretler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 18:12

Kırıklı

Kırıklı cemaatinin adına sadece Orta Anadolu'da yapılan tahrirlerde tesadüf edilmektedir. Bu esnada 29 neferen vergi nüfusuna sahipti. Öte yandan, Bozok Livasında Belviran ve Kuzgun mezra'alarında ziraat eden bir Kırıklı cemaatinin yanı sıra Adana livasında Dündarlı taifesine, Dulkadir Türkmenleri arasında ise Çimeli taifesine bağlı olarak birer adet Kırıklı cemaati tespit olunmaktadır. Danişmendli Türkmenleri içinde yer alanlar, bunların akrabaları olmalıdır.

Kızılbeğli

Danişmendlilerin sadece ilk tahririnde yer alan Kızılbeyli aşireti 15 hane vergi nüfusuna sahip idi. Öte yandan Dulkadir Türkmenleri içinde Kızıl Bey, Bozok Sancağında ise Kızıl Beyli adıyla aşiretlerin varlığı, bunların Danişmendli Türkmenlerinin içine adı geçen Türkmen aşiretlerinden gelerek katıldığını göstermektedir.

Kızıl Kocalı

Aslında Dulkadir Türkmenlerine mensup olan Kızıl Kocalı aşiretinin önemli bir bölümü Bozok bölgesinde yaylak ve kışlak hayatı sürdürmekteydi. Aşiretin bazı kolları ise anılan bölgede köyler kurarak yerleşik hayata geçmişlerdi. Öte yandan aynı aşiretin bir kolu da Bozuluş içinde yer alıyordu. Kızıl Kocalı aşireti Danişmendli Türkmenlerinin içinde sadece ilk tahrirde görünmektedir. Bu esnada sadece 6 vergi nüfusu ile temsil olunuyordu. Bundan sonra muhtemelen eski yurtlarına dönmüş olmalıdırlar.

Kozculu

Danişmendlilerin ilk tahrirlerinde görülmeyen Kozculu cemaati 1659 yılında yapılan tahrirde sadece 8 bennak nüfusa sahipti.

Köpekli

Danişmendlilerin ilk tahririnde yer alan Köpekli aşireti aslında Halep Türkmenleri arasında görülen Köpekli Avşarı aşiretinin bir kolu olmalıdır. Danişmendlilerin Orta Anadolu'ya gelmesi esnasında onlardan koptukları anlaşılmaktadır.

Kulfallı

Kars-ı Maraş dahilinde Dulkadirli Türkmenleri arasında görülen Kulfallı aşireti, Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde 4 vergi nüfusuna sahip bulunuyordu. Bundan sonra Danişmendliler içinde adına bir daha tesadüf olunmamakla birlikte bir kolunun Ankara sancağında Danişmendli köyüne yerleştiği tespit olunmaktadır. Ancak onların, Dulkadir ve Kars-ı Maraş dahilindeki varlıkları devam etmiştir.

Kuloğulları

İlk tahrirde 24 vergi nüfusuna sahip görünmekle beraber Danişmendliler ile ilgili XVII. yüzyıla ait kayıtlarda adına bir daha rastlanmamaktadır.

Kurgılı

İlk tahrirde Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde 54 vergi nüfusu ile kalabalık bir cemaat olarak görülmesine rağmen adına Danişmendliler içinde bir daha sonra tesadüf edilmemektedir.

Kurutlu

Danişmendlilerin ilk tahrirlerinde görülmeyen Kurutlu aşireti, 1656 tarihinde 155 neferen vergi nüfusuna sahip bulunuyordu. Bunlardan 37'si bennak idi. Nüfusu kalabalık olmasına rağmen hane başına ortalama 100 koyun düşmekteydi. Deve ise ortalama iki hanede bir adet bulunuyordu. Deve sahibi ailelerin taşımacılık ile de meşgul oldukları tespit olunmaktadır. Takip eden yıllarda nüfusunda azalma gözlemlenen aşiretin yavaş yavaş bölgede yerleşik hayata geçmiş olması muhtemeledir.

Kurutlu aşireti Rum Evi Danişmendlileri arasında bulunuyordu. Aşiretin bir kolu Ada Kurutlusu diğer bir kolu ise Ebu Derda Mahallesi/Oymağı adını taşıyordu. Sonuncusunun adını kethüdalarından aldığı açıktır. Bunlardan bazı aileler Nevşehir'e iskan olunurken bazı aileler ise Gülşehir'e yerleşmiştir.

Kürd Mihmadlı

Dulkadir, Yeni İl, Bozuluş ve Bozok bölgesi Türkmenleri arasında görülen Kürd Mihmadlı aşireti, Danişmendli Türkmenleri içine de Dulkadir ulusundan koparak katılmış olmalıdır. Çünkü, Bozuluş ve Bozok bölgesindeki kolların Dulkadirlilere mensup olduğu açıktır. Keza, Yeni il Türkmenleri arasında görülen Kürd Mihmadlı cemaati de Dulkadir Türkmenlerinden Dokuz taifesine mensuptu.
Danişmendlilerin ilk tahririnde biri Hacılar mahallesi (oymağı) adıyla olmak üzere 4 cemaatte toplam 141 vergi nüfusuna sahip bulunuyordu. 1656 yılında yapılan tahrirde iki cemaatte toplam 195 vergi nüfusuna ulaşmışlardı. Bu durum Danişmendlilerin yer değiştirmesi sırasında onların nüfus güçlerini koruduklarını göstermektedir. Takip eden yıllarda nüfuslarında fazla değişiklik görülmeyen aşiretin Büyük ve Küçük Kürd Mihmadlı olarak ikiye bölündüğü ve bir mahallesinin de Hacı Osman adını taşıdığı görülmektedir. Onlardan Küçük Kürd Mihmadlı aşireti Kuşadası'na yerleşmişti. 1717/18 yılında yapılan bir tahrirde ise onların ekserisi yerinde bulunmadığından koyun ve develerini saymak mümkün" olamamış bu yüzden eski mallarına kıyas olunarak vergi salınmıştı.
Kürd Mihmadlı aşireti hem Rum Evi hem de Aydın Evi Danişmendlileri arasında ikiye bölünmüştü.

Kürd Mihmadlı aşiretinin vergi meseleleri yüzünden zaman zaman sıkıntı çektikleri tespit olunmaktadır. Bu cümleden olarak, 1616/17 yılında bazı aşiret mensuplarının vergilerini eksik ödemeye çalıştıkları görülmektedir.
1704/5 senesinde Kitişoğlu Ebubekir kendisi vergi veremediği gibi aşiret mensuplarına da engel olduğu için merkezi yönetim tarafından uyarılmış; eğer vergi vermeme hususunda inat ederlerse içlerinden üç kişinin Kütahya kalesine haps olunmaları tenbih olunmuştu.
Bununla birlikte, Kitişoğlu'nun malikane uhdesine geçen Küçük Kürd Mihmadlı mukata'ası (Büyük ve Küçük Selmanlı, Karamanlı, Gölegir aşiretleri de dahil) onun aşırı vergi talepleri ve halka çeşitli eziyetleri yüzünden geri alınmıştı.
Fakat Kitişoğlu, Rakka iskanından firar eden Çepni aşiretinden Kantemiroğlu Halil ile birlikte aşirete baskısı devam etmişti.
Rum Evi sakini Kürd Mihmadlı aşiretine mensup bazı ailelerin Nevşehir'e yerleştiği tespit olunmaktadır.

Kürdenküre/Gördengöre

İlk olarak Dulkadirli Türkmenleri arasında Demircili taifesine mensup bir cemaat olarak görülen Kürdenküre aşiretinin bir kolu da II. Selim döneminde yapılan Bozuluş tahriri içinde 122 hane ve 66 mücerred nüfus olarak bulunmaktaydı. Bozulus'un Orta Anadolu'ya gelmesinden sonra Bozuluş Türkmenleri arasında görülmeyen Kürdenküre aşiretinin Danişmendli Türkmenleri içine karıştığı ve burada yeniden tahrire tabi tutulduğu anlaşılmaktadır. Ancak onlar, Danişmendli Türkmenlerinin ilk tahririnde görülmediklerine göre muhtemelen, Bozuluş Türkmenlerinin XVII. yüzyılın başlarında Orta Anadolu'ya yaptıkları büyük göç esnasında gelmiş olmalıdırlar.
1656 yılında yapılan tahrirde 17 hane 10 bennak nüfusa sahip olan Kürdenküre cemaatinin ilk tahrire nazaran nüfus gücünü büyük ölçüde kaybettiği anlaşılmaktadır. Takip eden tahrirlerde ise aynı oranlar muhafaza edilmiştir. Haneler ortalama 150 koyuna sahip iken bu miktarın zaman zaman azaldığı tespit olunmaktadır. Bununla birlikte hiçbir ailenin devesi bulunmamaktadır. Anlaşıldığına göre, göç sonrası sadece nüfus gücünü değil servetlerini de büyük ölçüde kaybetmişlerdir.

Küredenküre cemaati Aydın Evi Danişmendlileri içinde yer almıştı. Bunlardan Sıraç Hasan ve Kızıklı mahalleri Çölabad nahiyesinde Şuhudlu köyüne iskan olundular. Diğer bir kol ise aynı kaza dahilinde Akçain ve Karalı köylerine yerleştirildi

XVII. ve XVIII. Yüzyıllarda Küşne

Dulkadir Türkmenleri arasında büyük bir kabile olarak bulunan Küşne aşiretinin bazı kolları Bozok, Adana ve Bozuluş Türkmenleri arasında bulunuyordu. Danişmendli Türkmenleri arasına katılan Küşne cemaati sadece 15 bennakden oluşuyordu. Ancak defter harici kalanların da varlığı anlaşılmaktadır. Çünkü, bir kayıtta onların Hacı Ahmed oğlu yanında sakin oldukları kaydı düşülmüştür.

Kütüklü

İlk tahrirde 83 hane vergi nüfusu ile kayd olunan Kütüklü cemaati 1659 tarihinde 11 bennak vergi nüfusu vardı. Onlar, Küşne cemaati ile birlikte defter harici kalmışlardı. 1717/18 yılında ise 6 hanenin ortalama 100 koyun sahibi olduğu görülmektedir.
Kütüklü cemaati Nevşehir'e 35 ev ile iskan olunmuştur.

ek

Adına Bozuluş Türkmenleri içinde de tesadüf edilen Lek aşireti, Danişmendli içinde 13 cemaatte toplam 273 vergi nüfusuna sahip bulunuyordu. Onlar Yüzdeciyan-ı Danişmendli'nin tahriri esnasında bulunmadıklarından hariç ez-defter kalmışlardı. Lek cemaati Danişmendli kazasından erken dönemlerde kopmuş olmalıdır. Çünkü, Danişmendliler ile ilgili kayıtlarda adına bir daha tesadüf olunmamaktadır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Danişmendli Kazasını Meydana Getiren Aşiretler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 18:12

Mocan

Danişmendli tahrirlerinde görülmeyen Mocan cemaati Aydın Evi Türkmenlerinden Karamanlı aşiretinden ayrılan bir oymaktır. Onlar Dazkırı'da Gençli, Çölabad'da ise İsmail Öyüğü ve Kaynaş adlı mahallere taş evler bina etmek ve iskan mahallinden dışarı asla çıkmamak şartıyla yerleştirilmişlerdir. Onların 1734/35 yılında iskan mahallerini terk ederek Karahisar-ı Sahip sancağında konup-göçtükleri ve etrafa zarar verdikleri hususunda şikayet üzerine eski iskan mahallerine döndürülmesi için emir gönderilmiştir.

Müminli

İlk tahrirde sadece 5 hane nüfusu bulunuyordu. Takip eden yıllarda Danişmendliler içinde adına tesadüf edilmemektedir.

Oğulbeğli

İlk olarak Bozuluş Türkmenleri arasında görülen Oğulbeğli aşireti ana kütleden erken dönemlerde koparak Kayseri havalisine gelmiş olmalıdır. Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde 21 vergi nüfusuna sahip bulunmakla birlikte, Danişmendliler arasında adına bir daha tesadüf edilmemektedir. Ankara havalisindeki Bozuluş Türkmenleri içine karışmış olmalıdırlar.

Peysan

Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde sadece 7 vergi nüfusuna sahip bulunuyordu. Danişmendlilerin diğer tahrirlerinde bir daha görülmemekle beraber 1723/24 yılında Karacakürd cemaati içine karıştıkları, fakat onlarla hiçbir ilgilerinin olmadığı için yerlerinden kaldırılarak Merdesi aşireti içine döndürüldükleri tespit olunmaktadır.

Rahimli

Adına ilk tahrirde tesadüf edilmekte olup bu esnada 15 hane vergi nüfusu bulunuyordu.

Salarlı

Bozuluş Türkmenleri içinde 81 hane vergi nüfusu ile tespit olunan Salarlı aşiretinin bir koluna da Gerger ve Kahta kazasında konar-göçerlik eden Türkmen aşiretleri arasında tesadüf olunmaktadır. Onların, Danişmendli Türkmenlerinin ilk tahririnde yer almamış olmaları Bozuluş Türkmenlerinin Orta Anadolu'ya gelmesinden sonra ana kütleden koparak Danişmendlilerin içine karıştığı kanaatini uyandırmaktadır.
1656 yılında yapılan sayımlarda ise 64 hane 13 bennak olarak kaydedilmişti. Takip eden yıllarda nüfuslarının 61 haneye düştüğü görülmektedir. Bu arada 1660/61 yılında yapılan vergi tashihleri esnasında aşiretin sahip olduğu toplam koyun miktarına 2900 adet artış yapıldığı tespit olunmaktadır. Buna mukabil ilk tahrire nazaran bennak sayısı da 8'e düşmüştür.

Rum Evi Danişmendlilerine bağlı kalan Salarlı aşireti, nüfusunda belirgin bir artış olmamasına rağmen Büyük ve Küçük Salarlı adıyla iki cemaate bölünmüştü. Ancak, tahrir esnasında bulunmayan haneler için vergi salmdığına bakarak nüfuslarında artış olduğunu savunmak da mümkündür. Bununla birlikte aşiret içindeki bölünmenin nüfusa bağlı olarak ortaya çıktığını söylemek güçtür.
Büyük ve Küçük Salarlı cemaatleri toplam 208 hane ile Nevşehir'e, 30 hane ile Gülşehir'e yerleşmiştir.

Sarsallı

Dulkadir Türkmenleri arasında görülen ve Antakya'da Kışlayıp, Göksun'da Salacak Kaya adlı bölgeyi yaylayan Sarsallı aşiretinin bir kolu da Bozok'ta Tutak Kilisesi adlı köye yerleşmişti. Yüzdeciyan-ı Danişmendli içinde bulunan Sarsallı aşireti Dulkadir Türkmenlerinden kopmuş olmalıdır. Onlar 1582'de iki cemaatte toplam 82 vergi nüfusuna sahipti.
Sarsallı aşireti 1656 tarihinde yapılan tahrirde ve takip eden yıllarda yapılan vergi tashihleri ile ilgili kayıtlarda 10 bennakten oluşan bir nüfusa sahip olduğu görülmektedir. Bu durum onların Kırşehir ile Aksaray arasında kalan bölgeye çekildiklerinde nüfuslarını ve ekonomik güçlerini büyük ölçüde kaybettiklerini göstermektedir. Muhtemelen Dulkadir ve Bozok'taki akrabalarının arasına dönmüşlerdir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Danişmendli Kazasını Meydana Getiren Aşiretler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 18:12

Sanlı

Dulkadir ve Bozuluş Türkmenleri içinde de bulunan Sarılı aşireti Danişmendlilerin ilk tahririnde görünmemektedir. 1656 yılında yapılan tahrirde 20 neferen vergi nüfusuna sahip bulanan Sanlı aşiretinin takip eden yıllarda yapılan işlemlerde nüfusunda önemli bir değişiklik olmadığı görülmektedir.
Sarılı cemaati Danişmendliler içine muhtemelen Bozuluş Türkmenlerine dahil olan cemaatten bölünerek katılmıştır. Çünkü onların, Nusaybin taraflarındaki iskan sahalarını terk ederek kiminin Kerkük taraflarına kiminin ise Orta Anadolu'ya geldiği tespit olunmaktadır. Nusaybin'deki yerlerini terk ederek Orta Anadolu'ya gelen Sarılı aşiretine mensup aileler, Gülşehir kazasında Kalecik, Kale-i Şemseddin, Kara Fakihli ve Ufak Eşekli köylerine yerleşmişlerdi. Danişmendli Türkmenlerinin içine karışanlar da bunların akrabaları olmalıdır.

Savcılı

İlk tahrirde görünmeyen Savcılı aşireti, 1656 tarihinde yapılan tahrirde 28 hane ve 5 bennakten oluşan toplam 33 vergi nüfusuna sahipti. Takip eden yıllarda nüfuslarını korumakla beraber 1659 tarihinde yapılan vergi tashihleri esnasında koyunlarına 2000 adet zam yapıldığı tespit olunmaktadır.
Savcılı aşireti 174 ev ile Nevşehir'e yerleşmiştir. Öte yandan Üzeyr kazasında bir Savcılı cemaati bulunmaktaydı.

Sıddıklı

Danişmendlilerin ilk tahririnde görülmeyen Sıddıklı aşireti 1656 yılında yapılan tahrirde 30 hane 4 bennak nüfusa sahip bulunuyordu. Onlar, Rum Evi sakini Danişmendliler içinde kalmışlardı. Takip eden yıllarda nüfusunda fazla dikkati çeken bir değişiklik gözlenmemektedir. Ancak 1717/18 yılında yapılan yoklamalarda defter harici kalan reaya göze çarpmaktadır.
Gülşehir'e yerleşen Türkmenler arasında Sıddıklı cemaati de buluyordu.

Selmanlı

Dulkadir ve Bozok Türkmenleri arasında kalabalık cemaatler halinde bulunan Selmanlı aşireti, Danişmendli Türkmenlerinin Aksaray ile Kırşehir arasında bulunan bölgeye geldiklerinde, muhtemelen Bozok Türkmenlerinden koparak, onlara katılmış olmalıdırlar. Çünkü ilk tahrirlerde yer almadıkları halde 1656 yılında yapılan tahrirde de kalabalık bir nüfus olarak ortaya çıkmışlardır. Buna göre iki cemaatte toplam 64 hane ve 34 bennak vergi nüfusuna sahiptiler. Bu rakam takip eden yıllarda 141 vergi nüfusuna çıkmıştır.
Selmanlı aşireti Aydın Evi Danişmendlileri içinde yer almıştı. Bu esnada onlar Büyük ve Küçük Selmalı olarak ikiye ayrılmışlardır.

1694 yılında Aydın Evi Türkmenlerinin iskanı esnasında Selmanlı aşireti de Keçiborlu nahiyesinde Tülüköy, Hacer Öyüğü, Behşayiş, Sandıklı'ya tabi Kara Ağıl, Karakuyu ve Çukurkuyu; Karahisar-ı Sahip sancağında Geyikler kazasına bağlı Akçagöl, Buğralar, Yeregiren, Dombay, Gökçeli, Seyyidli, Yuğralar, Alacaatlı, Karakuyu, Budaklı, Kara Bedirli, Eldere, Eskiköy, Borsama, Çapalı ve Torumlu köylerine yerleştirildiler. Ayrıca, Kütahya sancağında Pınarbaşı'na tabi Alaçayır ve Yeni köylerine daha önce iskan edilmiş olan Harbendeli aşiretinin köylerini boşaltarak Kırşehir-Aksaray bölgesindeki Boynuinceliler içine (Rum Evi) dönmesi üzerine boş kalan köyler de Selmanlı aşiretine tahsis edildi.

Selmanlı aşiretine de iskan mahallini terk etmemeleri hususunda kat'i tenbihler yapıldıysa da bazı aşiret mensuplarının buna riayet göstermeyerek yaylaya çıkmaya ya da eşkıyalık yapmaya başladıkları.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Danişmendli Kazasını Meydana Getiren Aşiretler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 18:13

Sermayeli

Danişmendlilerin ilk tahririnde görülmeyen Sermayeli aşireti 1656 yılında 3 cemaat halinde toplam 118 hane ve 43 bennak vergi nüfusuna sahip olarak kaydedilmişti. Takip eden yıllarda yapılan tahrirlerde nüfuslarında belirgin bir değişme meydana gelmemekle beraber 1660/61 yılında yapılan vergi tashihleri esnasında sahip oldukları deve ve koyun miktarlarında eksiltmeler yapıldığı görülmektedir.

Sermayeli aşireti Danişmendli Türkmenlerinin bölünmesinden sonra Aydın Evi içinde yer almıştı.1692 / 93 yılından itibaren Balıkesir, Hamid ve Kütahya toprağına iskan olunmaya başladılar. Bu cümleden olarak, Kütahya livasında Honaz nahiyesinde Kadın Öyüğü, Karasevda, Haydar Baba, İl Pınarı, Kürekçiler, Emirler, Emed/Emid, Şeyhli, Urla kazasında Kızıl Fakılı, Kızılca Çamlık, Örme Kılçık ve Küçük Kılçık, Yenice; Çölabad nahiyesinde ise Mirlü, Karaca ve Belkışla köylerine yerleştirildiler. Ancak onlardan bazı ailelerin iskana karşı çıktığı yada gönülsüz davrandığı için merkezi yönetim tarafından iskan mahallini terk etmemeleri hususunda kat'i tenbihler yapıldığı ve yüksek miktarlarda nezre bağlandıkları gözlenmektedir. Buna rağmen aşiretler sık sık iskan mahallinin dışına çıkmışlar ve bu esnada yerleşik ahalinin ekin ve bostanlarına zarar vermişlerdir.
Sermayeli aşireti Karalı aşireti ile birlikte Danişmendli mukata'asından ayrılarak ayrıca mukata'a itibar olunmuşlardır.

Süvegenli/Süvagenli

1582'de yapılan takrirde, Süvegenli aşireti 47 vergi nüfusu ile temsil olunmakla birlikte Danişmendliler ile ilgili vesikalarda adlarına bir daha tesadüf edilmemektedir. Öte yandan Kayseri'nin Tomarza ilçesine bağlı Büyük Süvegenli ve Küçük Süvegenli adlarıyla iki köy bulunmaktadır. Anlaşıldığına göre onlar, Danişmendli Türkmenlerinden erken dönemlerde koparak yerleşik hayata geçmişlerdir.

Şerefli

İlk tahrirde görülmeyen Şerefli aşireti 1656 yılında yapılan tahrirde 110 hane vergi nüfusu ile Danişmendli Türkmenleri içinde en kalabalık topluluklardan biri idi. Bunlar arasına başka aşiretlere mensup konar-göçerler de karışmıştı. Bu cemaatin bir mahallesi Küçük Şerefli adını taşıyordu. Daha sonra yapılan sayımlarda nüfusunda bir değişme görülmemekle birlikte sahip oldukları koyun miktarında 4500 adet artış meydana gelmiş ve 18080 adede yükselmişti. Bu rakam 1703 yılında ise 20630 koyuna ulaşmıştı.
Şerefli aşireti 1711'de muhtemelen aralarında meydana gelen bir anlaşmazlık yüzünden Büyük ve Küçük Şerefli olarak iki cemaate bölünmüşlerdi. Nitekim, Büyük Şerefli cemaatine mensup bazı kişiler, kan davası bahanesi ile Kayseri yakınlarında Ta-gar adlı mevkide bulunan Küçük Şerefli cemaatini basmış, bir kız ve bir kadını öldürüp, bir kadını yaraladıktan sonra kaçmışlardı.

Şerefli aşiretine mensup bazı kişiler, eşkıyalık yapmaya başladıkları için bunlar topyekün kaldırılarak Rakka'ya iskana gönderilmiştir. Rakka'da Kelkek nahiyesine iskan ettirilen aşiretin iskan mahallinden bir adım bile dışarı çıkarılması kesin olarak yasaklanmıştı. Buna rağmen Şerefli aşireti iskan mahallini terk ederek Kayseri, Karaman, Kırşehir ve Koçhisar taraflarına dağılmışlar, etrafa yine zarar vermeye başlamışlardı. Bazı aileler ise Boynuinceli aşireti içine karışmıştı. Merkezi yönetim bunların "yerlerinde bir kişi dahi kalmayarak" Rakka'ya gönderilmesini tenbih etti.

Koçhisar toprağına yerleşen Şerefli aşireti mensupları ise 1752 senesinde, Karahöyük adlı köyün ekinlerinin arasına hayvanlarını salarak zarar verdikleri, köyün suyunu kesip köylülere türlü eziyetler ettikleri yolundaki şikayetler üzerine bu tür fiilleri yapmamaları için 15000 akçe nezre bağlanmışlardı. Ancak onlar sözlerinde durmadıkları gibi Boynuinceli mukata'asına bağlı Kurutlu aşireti ile kavgaya tutuşmuşlar ve dört saat çatışmışlardı. Bu yüzden onların Kıbrıs'a sürülmesi için tenbih yapıldı.
Aydın Evi Danişmendlileri içinde bulunan Şerefli cemaati ise Çölabad nahiyesinde İsmail Öyüğü, Yayalar, Kobaçlı/Kayaçlı, Göçerli, Akçin/Akçain, Böke, Doğanlı, Karalar, Deçili, Salihler, Pampul, İrti, Memlas? ve Kızkapan köylerine iskan olunmuşlar, yerlerini terk etmemeleri için de nezre bağlanmışlardı.
Şerefli aşiretinin bir kolu 85 ev ile Nevşehir'e, 4 hanesi ise Gülşehir'e yerleşmişti.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Sonraki

Dön Danişmendli Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir