Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

17. Yüzyılda Haleb Kasabaları ve Köyleri

Burada Haleb Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

17. Yüzyılda Haleb Kasabaları ve Köyleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 17:45

3. Kasabalar

Kasabalar, çevresindeki köylere nazaran idari ve ekonomik bakımdan üstünlüğü olan, iktisadi faaliyetleri tarım ve hayvancılığın yanı sıra küçük çapta ticaret ve sanayi mallan üretimine de dayanan merkezlerdir. Bunların bazıları geçmişte önemli birer şehir olup, zamanla muhtelif sebeplerden dolayı eski önemini yitirmiş olan yerlerdir. Dolayısıyla, kasabalar genellikle birkaç mahalleden oluşan ve şehirlere nisbetle küçük olan yerleşim birimleri olarak da tanımlanabilir.
17. yüzyılda Haleb eyaleti dahilinde çok sayıda kasaba yer almakta olup bunlar; Bab, Belen, Cebbul, Cisr-i Şuğur, Deyrguş (=Dergüş), Eriha, Harim, İdlibü's-Suğra, Ma'arretü'l-Mısrin, Ma'anetü'n-Nu'ınan, Sermin, Şeyhü'l-Hadid ve Tizin adlı kasabalardı. Bunların 17. yüzyıldaki yerleşim durumları aşağıda ayrı başlıklar altında incelenecektir.

3.1. Bab Kasabası

Haleb kazasına tabi Bab nahiyesinin kasabası olan ve Haleb şehrinin doğusunda yer alan Nefs-i Bab'ın 1678'de Vüstaniyye, Şimaliyye, Garbiyye, Fakus, Muhtesib, Savafin ve Şarkiyye olmak üzere 7 mahallesi vardı. Bu mahallelerde, 364'ü reaya ve 2'si askeri ve imam olmak üzere, toplam olarak 366 nefer yetişkin Müslüman erkek nüfusu yaşıyordu. Bab kasabasının en büyük mahallesi olan Vüstaniyye'de 115 nefer reaya, 1 nefer askeri ve 1 nefer de imam bulunuyordu. Diğer mahallelerden Şimaliyye'de 75, Savafin'de 61, Muhtesib'de 53, Garbiye'de 30, Fakus'ta 25, Şarkiyye'de ise 5 nefer yetişkin erkek nüfusu yer almaktaydı.
Bab kasabasının 16. yüzyılın başlarında 6, 1526'dan itibaren de 7 mahallesi bulunmaktaydı. Mahalle adlarına bakıldığında, 17. yüzyılın sonlarına kadar önemli bir değişikliğin olmadığı görülmektedir. Sadece Vüstaniyye'nin 16. yüzyılda yine aynı anlamı taşıyan "Evsat" adıyla bilindiğini görmekteyiz. Buna karşın kasaba nüfusunda 16. yüzyıla nazaran bir düşüş yaşanmış, 1550'de kasabadaki yetişkin erkek nüfusu 589'u hane (evli), 2'si mücerred (bekar) ve 10'u imam olmak üzere 601 nefer iken 1678'de 366 nefere inmiştir.

3.2. Belen Kasabası

"Bilan" veya "Beylan" şeklinde de telaffuz olunan "Belen" kelimesi Türkçe'de "iki dağ arasındaki yer, geçit" anlamına gelir. 'Amik ovasını Akdeniz'e bağlayan Antakya-İskenderun yolu üzerinde Amanos Dağlan'nın geçit noktasında yer alan Belen'in adına ilk defa Kanuni Sultan Süleyman zamanında rastlanır.
Belen kasabası, Kanuni Sultan Süleyman'ın yol üzerinde inşa ettirdiği han ve imaretin vakfı olup, kasaba halkı, kendi imkanları ile besledikleri 20 menzil beygirini ulakların hizmetine sundukları gibi, Antakya'dan Payas'a gelinceye kadar yol üzerindeki derbendlerde de hizmet ederlerdi. Kasaba halkı bu menzilcilik ve derbendcilik hizmetlerine karşılık olarak da avarız ve şair tekalif-i örfiyeden muaf tutulmuşlardı.

Antakya'nın kuzeyinde yer alan ve 17. yüzyılda Bakras kazasının merkezi olan Belen kasabasının 1678'de Muhlis Ali, Saksı, Kara-Hüseyin, Şenbük, Bakras, Kumar-oğlu ve Kilise olmak üzere 7 mahallesi vardı. Kasabanın nüfusu ise 333'ü reaya, 15'i imam, 7'si zaim, 16'sı seyyid, 4'ü imaret hademesi ve 5'i de yeniçeri, kul oğlu, ahi-baba, tüccar ve cami görevlisi olmak üzere, toplam olarak 380 nefer Müslüman ile 255 nefer Hıristiyandan ibaretti. Buna göre, kasabanın toplam yetişkin erkek nüfusu 635 nefer olmaktadır ki, 17. yüzyılda Belen'i ziyaret etmiş olan Evliya Çelebi de burada üstü toprakla örtülü 700 kadar evin bulunduğunu zikretmektedir.

Kasabanın mahallelerinden biri olan Şenbük, 16. yüzyılda Bakras nahiyesinin bir köyü iken, 17. yüzyılda Belen'in daha fazla genişlemesi üzerine bu yeni kasabanın bir mahallesini teşkil etmiştir. Zira, Belen 16. yüzyılın ortalarında henüz bir kasaba statüsünde değildi. Bu kasabanın gelişmesiyle birlikte daha önce bir kaza merkezi olan Bakras kasabası da gittikçe önemini kaybederek Belen karşısında sönük kalmıştır. Nitekim, 1678'de Bakras'ı halen aynı adı taşıyan kazanın artık 45 nefer yetişkin erkek nüfusu olan bir köyü olarak görmekteyiz. Halbuki 1550 yılında Bakras kasabasının 152'si hane, 60'ı mücerred ve 3'ü imam olmak üzere 215 nefer yetişkin erkek nüfusu bulunmaktaydı. Evliya Çelebi de Bakras'ın 150 akçelik bir kaza olduğunu, kethüda yeri, yeniçeri serdarı ve kale dizdarı ile 150 kadar kale neferi olduğundan bahsetmektedir. Öyle anlaşılıyor ki, sonraki yıllarda Bakras'ın önemini kaybetmesiyle birlikte burası kaza merkezi olmaktan çıkartılmış ve buna paralel olarak da nüfusu önemli miktarda azalmıştır. Bu arada, Belen kasabasının Bakras adında bir mahallesinin olması, eski yerleşim yerlerini terk eden Bakraslıların bu mahallede yerleştiği izlenimini de vermektedir.

3.3. Cebbul Kasabası

Cebbul, Haleb'in güney-doğusunda yer almaktadır ve 17. yüzyılda Haleb kazasına tabi bir kasabadır. Bu kasabanın 1678'de dört mahallesi olup, bunlar coğrafi konumlarına göre adlandırılmışlardı. Bu mahallelerin en büyüğü olan Kıbliyyenin 54, ikinci büyük mahallesi olan Garbiyye'nin 40, üçüncü büyük mahallesi olan Şimaliyye'nin 32 ve küçük mahallesi olan Şarkiyye'nin ise 24 nefer Müslüman yetişkin erkek nüfusu vardı. Kasabanın toplam vergi nüfusu ise bu zamanda 150 neferden ibaret idi.
Cebbul, 16. yüzyılda kalabalık sayılabilecek bir nüfusa sahip olmakla birlikte henüz bir kasaba olmayıp köy statüsündeydi ve mahallesi de yoktu. Köy statüsünde iken Cebbul'un 1550'de 188'i hane, 33'ü mücerred ve 3'ü de imam olmak üzere toplam olarak 224 nefer yetişkin erkek nüfusu bulunmaktaydı. Dolayısıyla, bu iskan mahallinin nüfusu 1678 yılına gelindiğinde hane bazında artmadığı gibi bir miktar da azalmıştır.
Cebbul kasabası, aynı adla anılan gölün hemen kuzeyinde kurulmuştu ve bu gölde öteden beri önemli miktarda tuz çıkartılıyordu. Bu kasabanın gelişmesi de buradaki tuz üretimine dayanmaktadır. Cebbul tuzlasından elde edilen tuz birinci derecede olup, gayet beyaz, temiz ve lezzetliydi. Mukataa yoluyla işletilen buradaki tuzlanın yıllık geliri 1550'de 700 bin akçe idi.

3.4. Cisr-i Şuğur Kasabası

Şuğur kazasına bağlı olan Cisr-i Şuğur nahiyesinin 1678'de yeni ve eski ('atik) Cisr-i Şuğur olmak üzere iki kasabası vardı. Kaza merkezi olan Cisr-i Şuğur kasabasında 313 reaya, 40 müstahfız, 30 hademe, 5 seyyid ve 1 zaim olmak üzere toplam olarak 389 nefer Müslüman ile 33 nefer Hıristiyan ve 4 nefer de Yahudi yaşıyordu. Bu kasabanın arazisi, devrin Osmanlı padişahı tarafından bir hatt-ı hümayunla Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa'ya hibe ve temlik edilmiş; burayı yeniden iskan ettiren Köprülü Mehmed Paşa da Müslüman hacıların ve yol üzerindeki binaların korunması maksadıyla inşa ettirdiği bir kale ile imaret ve camiye Cisr-i Şuğur kasabasını vakfetmiştir.

Bundan dolayı kasaba halkı avarız vergisinden muaf tutulmuşlardır. Öyle anlaşılıyor ki, bu kasabada bulunan 40 müstahfız da bahsi geçen kalede görev yapmaktaydı.
'Atik Cisr-i Şuğur'a gelince; bu kasaba Fevkani, Tahtani, Meşarika ve Meydan adlı 4 mahalleye taksim edilmişti ve burada 1678'de toplam olarak 183 nefer reaya ile 6 nefer imam ve hatip yaşamaktaydı. Dolayısıyla, 'Atik Cisr-i Şuğur bu bölgede kurulmuş olan eski kasabayı, ötekisi ise yenisini işaret etmektedir.
16. yüzyılda ise Şuğur kasabasının (Nefs-i Şuğur) Meşarika, Meydan, Havarna ve Vadi adlı 4 Müslüman mahallesi ile bir Ermeni mahallesi bulunmaktaydı. Ayrıca, Vadi adlı mahalle de "Tahtani" ve "Fevkani" olmak üzere iki kısma taksim edilmişti. Dolayısıyla, 'Atik Cisr-i Şuğur'da yer alan Meşarika, Meydan, Tahtani ve Fevkani adlı mahalleler 16. yüzyılda da mevcut olan iskan yerleriydi.
Cisr-i Şuğur'u önemli kılan ise Lazkiye ile Haleb ve Hama arasında işleyen önemli ticaret yollarının üzerinde yer almasıdır. Zira, kasabaya adını veren köprü (cisr) Haleb, Hama, Tedmür ve diğer istikametlerden gelip Lazkiye'ye ulaşmak isteyen yolcuların geçmek zorunda oldukları asi Nehri üzerinde kurulmuştu.

3.5. Deyrguş (-Dergüş) Kasabası

Antakya'nın güneyinde yer alan ve aynı adlı kazanın (Deyrguş) merkezi konumunda bulunan Deyrguş kasabasının 17. yüzyılda mahalle taksimatı yoktu ve kasabanın 1678 yılında toplam olarak 218'i Müslüman ve 4'ü de Hıristiyan olmak üzere 222 nefer yetişkin erkek nüfusu bulunmaktaydı.

Müslüman nüfusun 191'i reaya, 11'i askeri, 8'i imam ve hatip, 8'i de kul oğlu taifesinden idi.
16. yüzyılda Kuseyr nahiyesi içerisinde yer alan Deyrguş kasabasının 1536-1550 yıllarında Şarki, Garbi ve Vüstani adlı 3 mahallesi vardı. 17. yüzyılda ise bu kasaba Kuseyr nahiyesinden ayrılarak müstakil bir kaza yapılmıştır. Deyrguş'un nüfusuna bakıldığında ise 16. yüzyılda daha kalabalık olduğu görülmektedir. Kasabanın nüfusu 1526'da 144 hane ve 6 mücerred iken 1550 yılında 300 hane ve 172 mücened vergi nüfusuna ulaşmıştı. Dolayısıyla, Haleb eyaletinde yer alan bir çok kasaba gibi, Deyrguş'un nüfusunda da 17. yüzyılın sonlarına doğru önemli oranda bir azalmanın meydana geldiği müşahede olunmaktadır.

3.6. Eriha Kasabası

Haleb'in güneyinde Ma'arra ile İdlib arasında yer alan ve aynı isimli kazanın merkezi olan Eriha kasabası coğrafi konumundan dolayı çevresindeki diğer yerleşim birimlerine nazaran önemli bir gelişme kaydetmişti. Zira, Eriha kasabası Lazkiye-Haleb ve Lazkiye-Hama ticaret yollarının kesiştiği önemli bir noktada kurulmuştur.
Eriha, 16. yüzyılın başlarında idari bakımdan Cebel-i Samak nahiyesinin bir köyü olmakla birlikte, burada 2 hamam, bir boyahane ve bir başhanenin bulunması, bu iskan yerine daha ziyade bir kasaba karekteri kazandırmıştı. Zaten, Riha olarak da adlandırılan Eriha'yı kısa bir müddet sonra (1526'da) Cebel-i Samak nahiyesinin kasabası olarak görmekteyiz. Bu zamanda Eriha'nın, adlarını "reis"lerinden (yani kethüdalarından) alan iki mahallesi olup, 17. yüzyıla gelindiğinde bu mahallelerden artık bahsedilmemektedir. Eriha'nın 16. yüzyılda nüfusu da oldukça kalabalıktı; 1526'da 195 hane iken 1550'de önemli oranda bir artış kaydederek 476 hane ve 76 mücened vergi nüfusuna ulaşmıştır.

17. yüzyılın sonlarına doğru Eriha'nın nüfusu önemli sayılabilecek bir oranda azalmıştır. Zira, 1678 yılında kasabanın nüfusu 343'ü reaya, 20'si seyyid, 6'sı yeniçeri ve sipahi, 8'i kul oğlu, 11'i imam ve müezzin olmak üzere 388 nefer Müslüman ile 10 nefer Yahudi'den ibaretti.

3.7. Harim Kasabası

Antakya'nın doğusunda yer alan ve aynı adı taşıyan kazanın (Harim kazası) merkezi olan bu kasabanın 17. yüzyılda mahalle taksimatı olmayıp, 1678'de toplam olarak 36 nefer Müslüman vergi nüfusu bulunmaktaydı ve kasaba halkı bu zamanda Tizin kasabasının menzilcileri olarak tayin edilmişlerdi.
16. yüzyılda daha kalabalık bir nüfusa sahip olan (62 hane ve 8 mücerred vergi nüfusu) Harim, yeterince cazibesinin olmaması ve belki Celali isyanlarının da etkisiyle 17. yüzyılın sonlarına gelindiğinde nüfusunun neredeyse yarısını kaybetmiştir.

3.8. İdlibü's-Suğra Kasabası

İdlibü's-Suğra 16. yüzyılda Sermin nahiyesinin bir köyü iken, Lazkiye, Haleb ve Hama arasında işleyen ticaret yoları üzerinde ve kavşak bir noktada bulunmasından dolayı sürekli gelişme göstererek kasaba statüsü kazanmış ve 17. yüzyılın sonlarına doğru Haleb eyaletinin en önemli ve nüfus bakımından da en kalabalık kaza merkezlerinden biri olmuştur. Nitekim, bu kasabanın 1678'de Kıbliyye, Garbiyye, Şimaliyye ve Şarkiyye olmak üzere 4 mahallesi vardı ve bunlardan Kıbliyye'at 274 reaya, 13 seyyid, 3 askeri, 7 imam ve hatipten oluşan 297 nefer Müslüman ile 93 nefer Hıristiyan ve 19 nefer Yahudi; Garbiyye'de 165 reaya, 2 seyyid, 2 imam ve müezzin, 3 kul oğlu ve 2 timar erbabından oluşan 174 nefer Müslüman ile 6 nefer Yahudi; Şimaliyye'de 281 reaya, 3 imam ve müezzin, 1 sipahi ve 7 kul oğlundan oluşan 295 nefer Müslüman ile 12 nefer Hıristiyan, 7 nefer Yahudi ve 3 nefer Kıbti; Şarkiyye'de de 269 reaya, 1, seyyid, 4 imam ve müezzin, 1 yeniçeri, 2 muaf ve 15 kul oğlundan oluşan 292 nefer Müslüman vergi nüfusu ile 3 nefer Hıristiyan ve 20 nefer de Yahudi vergi nüfusu bulunmaktaydı. Kasabanın bu zamandaki toplam yetişkin erkek nüfusu ise 1.058'i Müslüman, 108'i Hıristiyan, 52'si Yahudi ve 3'ü de Kıbti olmak üzere 1.221 neferden ibaretti. Oysa. henüz köy statüsünde olduğu 1550 yılında İdlibü's-Suğra'nın, 188'i hane, 60'ı mücerred ve 5'i de imam olmak üzere, 253 nefer yetişkin erkek nüfusu bulunmaktaydı.
Öyle anlaşılıyor ki, kasabanın önemli ticaret yollan üzerinde bulunması zamanla çevre köy ve kasabalardan göç almasını ve çok sayıda Hıristiyan, Yahudi ve Kıbtinin de burada yerleşmesini sağlamıştır. Nitekim, yerleşmeyi teşvik gayesiyle İdlibü's-Suğra kasabası, Cisr-i Şuğur gibi, 17. yüzyılda Köprülü Mehmed Paşa tarafından yaptınlan bir kale ile cami ve imarete vakfedilmiş, bundan dolayı da kasaba halkı avanz ve şair tekaliften muaf tutulmuşlardı.

3.9. Ma'arretü'l-Mısrin Kasabası

İdlibüs's-suğra'nın kuzeyinde yer alan ve aynı adlı kazanın merkezi olan Ma'arretü'l-Mısrin kasabası 1678'de 2 mahalleden meydana geliyordu. Büyük mahallesi olan ŞimalVde 262 reaya, 3 seyyid, 3 yeniçeri, 7 kul oğlu, 11 imam ve hatip ile 5 nefer a'van (yardakçı) mensubu olmak üzere toplam olarak 91 nefer; küçük mahallesi olan Kıbliyye'de ise 132 reaya ve 1 müezzin olmak üzere toplam olarak 133 nefer yetişkin erkek nüfusu bulunmaktaydı. Kasabanın bu zamandaki toplam yetişkin erkek nüfusu ise 424 neferden ibaretti.
16. yüzyılın başlarından itibaren Sermin nahiyesinin bir köyü olarak gördüğümüz Ma'arretü'l-Mısrin, sürekli olarak gelişmiş ve nihayet 17. yüzyılda bir kaza merkezi olma vasfını kazanmıştır. Haleb yolu üzerinde bulunmasından dolayı Ma'arretü'l-Mısrin'in vergi nüfusu düzenli olarak artmış, 1520'de 96 hane ve 24 mücerred vergi nüfusuna sahip iken, 1526'da 134 hane ve 10 mücerred, 1536'da 182 hane, 9 mücerred ve 3 imam, 1550'de de 229 hane ve 52 mücerred vergi nüfusuna ulaşmıştır.

3.10. Ma 'arretü 'n-Nu 'man Kasabası

Haleb ve Hama arasında işleyen ticaret yolu üzerinde kurulmuş olan ve aynı adlı kazanın da merkezi konumunda bulunan Ma'arretü'n-Nu'ınan kasabasının 1678'de Kıbliyye ve Şimali olmak üzere iki mahallesi vardı. Büyük mahallesi olan Kıbliyye'de 79 reaya, 5 seyyid, 1 yeniçeri, 1 zaim, 1 imam ve 1 müzzin; Şimali'de de 53 reaya, 8 seyyid, 4 imam ve müezzin, 1 timar erbabı, 3 muhzır ve 9 nefer de başka bir grup bulunmaktaydı. Kasabanın bu zamandaki toplam yetişkin erkek nüfusu ise 167 neferden ibaretti.

3.11. Sermin Kasabası

Haleb, Hama ve Lazkiye arasında işleyen ticaret yolları üzerinde ve bir kavşak noktada kurulmuş olan Sermin, yine aynı adı taşıyan kazanın da kasabası konumundaydı.
1678'de Şarkiyye, Şimaliyye, Bazar, Havarina, Vüstaniyye, Kıbliyye ve Sulbiyye olmak üzere 7 mahallesi vardı. Bu zamanda kasabada toplam olarak, 624 reaya, 13 seyyid, 4 askeri, 16 kul oğlu, 17 müezzin, imam ve hatib, 4 muhzır, 4 Haleb gönüllüsü, 1 mütevelli olmak üzere, 688 yetişkin Müslüman erkek nüfus ile 13 Hıristiyan ve 2 de Yahudi bulunmaktaydı. Kasabanın en büyük mahallesi Şarkiyye, en küçük mahallesi de Havarina idi. Gayr -i Müslimlerin ayrı bir mahalleleri olmadığından bunlar Müslümanlarla birlikte aynı mahallelerde oturuyorlardı.

16. yüzyılda ise kasabanın el-Kıbli Mescid-i Seyyidullah, Şarkiyyetü'l-Vaviye, Vasıta, Havama ve Bazar adlı 5 mahallesi vardı. Bu mahalle adlan ile 17. yüzyıldaki mahalleler mukayese edildiğinde Sulbiyye ve Şimaliyye adlı 2 mahallenin 17. yüzyılda kurulduğu, diğerlerinin ise 16. yüzyıldaki coğrafi konumlarıyla anıldığı görülmektedir. Sadece teleffuzdan kaynaklanan bazı farklılıklar vardır. Mesela, el-Kıbli Mescid-i Seyyidullah Kıbliyye, Şarkiyyetü'l-Vaviye Şarkiyye, Vasıta Vüstaniyye ve Havarna da Havarina olarak teleffuz olunmaktadır.
Sermin'in mahalleleri genellikle bulundukları coğrafi yön ve konumlarına göre (doğu, güney, kuzey ve orta) adlandırılmışlardır. Sadece üç mahallenin adı farklı olup, bunlardan biri adını pazar yerinden (Bazar), bir tanesi de ilk yerleşimcileri olan Havranlılar'dan almıştır.
Öte taraftan, 16. yüzyılda Sermin'in nüfusunun sürekli olarak arttığını da görmekteyiz; 1520'de 207 hane, 13 mücened vergi nüfuslu iken 1550'de 565 hane, 116 mücened ve 10 imam yetişkin erkek nüfusuna ulaşmıştır. Dolayısla, bu kasabadaki nüfus artışının 17. yüzyılın sonlarına kadar devam ettiği sonucu da ortaya çıkmaktadır.

3.12. Şeyhü 'l-Hadid Kasabası

Aynı isimli kazanın merkezi olan Şeyhü'l-Hadid kasabası küçük bir iskan yeri olup, kasabanın 1678'de toplam olarak, 49'u reaya, 2'si de seyyid ve imam olmak üzere, 51 nefer yetişkin erkek nüfusu bulunmaktaydı. Söz konusu kasaba bu zamanda mahallelere taksim edilmemişti.
Şeyhü'l-Hadid'i 16. yüzyılda Derbsak (ya da Gündüzlü) nahiyesine tabi büyük bir köy olarak görmekteyiz. Burası, 1526'da 113 hane, 1536'da 155 hane, 5 mücened ve 4 imam, 1550'de de 92 hane ve 21 mücened vergi nüfusuna sahipti. Dolayısıyla, bu iskan mahallinin nüfusu 17. yüzyılın sonlarına gelindiğinde artmadığı gibi, 16. yüzyılın ilk yarısındaki durumuna göre de hayli gerilemiştir.

3.13. Tizin Kasabası

Tizin kazasının mekezi olan bu kasabanın vergi nüfusu 1678'de 135 nefer Müslüman reayadan ibaretti. Mahalle taksimatı olmayan Tizin kasabasının halkı "menzilci" olarak tayin edilmişlerdi. Bunlar, 20 menzil beygiri beslemeleri şartıyla avarız, nüzül ve şair tekalif-i örfiyeden muaf tutulmuşlardı.
Nizin adıyla da bilinen bu yerleşim birimi 16. yüzyılda Harim nahiyesine tabi büyük bir köy konumunda iken, 17. yüzyılda kaza merkezi haline getirilmiştir.

Kaynakça
Kitap: 17. YÜZYILDA HALEB EYALETİ VE TÜRKMENLERİ
Yazar: Enver ÇAKAR
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: 17. Yüzyılda Haleb Kasabaları ve Köyleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 17:57

B. KÖYLER

Kaza ve nahiyeleri teşkil eden ve avarız-hane defterlerinde "karye" olarak ifade edilen köyler, hemen hemen bütün faaliyeti ziraat ve hayvancılığa dayanan ve kendilerini çevreleyen ziraat sahalarıyla birlikte nazar-ı itibara alınan iskan yerleri olup, istismar sahaları hudutlarla belli edilmiştir.
Köy sayısına göre bir değerlendirme yaptığımızda, 17. yüzyılda Haleb eyaletinde en fazla köyün sırasıyla Cebel-i Sem'an (1616 ve 1656 yıllarında 52, 1678'de 92 köy) ve Menbiç (1616'da 48, 1656'da 49, 1678'de 57 köy) nahiyeleri ile Eriha kazasında (1616 ve 1656 yıllarında 16, 1678'de 53 köy) olduğu görülmektedir. Bu yüzyılda en az köyü olan yerler ise İdlibü's-Suğra kazası (1616 ve 1656 yıllarında 3, 1678'de 7 köy) ile Ermenaz nahiyesidir (1678'de 8 köy) (bkz. Tablo-9).

17. yüzyılda Menbiç ve Ravendan nahiyelerindeki çoğu köylerin terk edilmiş olması dikkat çekmektedir (bkz. Tablo-11). Zaten bu yerlerdeki köyler daha 16. yüzyılda oldukça seyrek nüfusa sahiplerdi ve buralarda yaşayan insanlar genellikle konar-göçer bir hayat sürmekte idiler. Aynca, göçebe Arapların istilaları da bu bölgede yer alan köylerin boşalmasında önemli rol oynamıştır.
Köy adlan tetkik edildiğinde, Haleb eyaletinde yer alan birçok köyün birden fazla isimle anıldığı görülmektedir (bkz. Ekler). Bu husus, yer adlarının farklı kültürlerin etkisinde kalarak zamanla değişikliğe uğramasının bir sonucu olup, bu tür yerler, tahrir ve avarız-hane defterlerinde "karye-i x, nam-ı diğer x" ya da "el-ma'ruf x" şeklinde iki ismiyle birlikte belirtilmiştir. Dolayısıyla, uzun süre Türk hakimiyetinde kalmış olan Haleb bölgesindeki iki isimli yer adlarından biri genellikle Türkçe'dir.

Haleb eyaletinde köyler, Reis veya Kethüda adı verilen kişiler tarafından idare edilmekte idi. Bugünkü muhtar gibi, köy halkını devlet nezdinde temsil eden bu kişiler, köylü ile devlet arasındaki işlerin çözümünde ve vergi oranlarının belirlenmesinde, köyün diğer ileri gelenleriyle (ihtiyar heyeti) birlikte önemli rol oynarlardı.
Nüfus bakımından kalabalık olan köyler "mahalle"lere ayrılmıştı. Mesela, Cebel-i Sem'an nahiyesindeki Daretü'l-İzza köyü, Şimali, Garbi, Kıbliyye ve Şarki olmak üzere 4 mahalleye, Eriha kazasının Bekfalun adlı köyü de, yine coğrafi konumlarına göre, 4 mahalleye taksim edilmişti.
Coğrafi ve idari zaruretlerden dolayı, nahiyelerin sınır bölgesinde bulunan bazı köylerin zamanla komşu nahiyelere bağlandıkları görülmektedir. Mesela, 1678'de Sermin nahiyesine tabi olan Berkum adlı köy 1690 yılında Cebel-i Sem'ana, yine 1678'de Antakya kazasına tabi olan Üç-Tut ve Çaksuniye isimli köyler de 1705'te Şuğur kazasının Cisr-i Şuğur nahiyesine bağlanmıştır.

Tablo-9 Haleb Eyaletindeki Köylerin Kaza ve Nahiyelere Dağılımı (1616-1678)

Havş SahipleriKapasitesiMahallesi
Ahmed Çelebi kızı Kaya Hatun9 evMeydan
Ali kızı Emine Hatun8 evMeydan
Bayezid Ağa oğlu ismail Ağa54 kulübeMahzen
Derviş Ağa3 odaDört Ayak
Derviş oğlu Haydar6 odaSofular
Ebubekir oğlu Hacı Mustafa7 odaGabdur
Halid oğlu Mustafa5 evMeydan
Hamza Ağa12 kulübeMahzen
Hamza Ağa (Antakya kethüdası)6 odaDört Ayak
Haydar oğlu Ahmed ve Aişe Hatun (Müşterek)4 odaHavare
Kürd Ali Bey'in zevcesi Fatıma Hatun7 odaSofular
Mehmed Efendi (Eski Müftü) ve Mustafa Efendi8 evMeydan
(imam), (Müşterek)
Mehmed oğlu ibrahimKastel
Mehmed oğlu Şeyh Hamza5 odaSekkakin
Mustafa Ağa (Eski Antakya Kethüdası)10 odaMeydan
Süleyman Ağa oğlu AliHallabü'n-Nemle
Şehid Mehmed Paşa vakfı36 odaHavare
Türkmen Ali oğlu Hacı Derviş2 evTabi-i Sofular


Haleb eyaletinin kaza ve nahiyelerine bağlı olan köylerin sayısı Tablomda gösterilmiştir. Bu tablodan da anlaşılacağı üzere, Haleb eyaletinde 1616'da 537, 1656'da 448, 1678'de de 738 köy bulunmaktaydı. Esasen 1616 tarihli defterde Şuğur, Suruc ve Birecik nahiyelerinin köyleri belirtilmeden sadece bu nahiyelerin toplam vergi nüfusu (avarız-hanesi) verildiği için, bu tarih için verilen toplam rakam gerçek köy sayısını tam olarak yansıtmamaktadır. 1656 tarihli defterde ise yine Şuğur nahiyesi ile Ma'arretü'n-Nu'man kazası köyleri belirtilmemiştir. Fakat, 1678 tarihli

defterde meskun ve meskun olmayan bütün köyler gösterildiği için, bu deftere dayalı olarak, Haleb eyaletinin köyleri hakkında daha sağlam veriler elde etmek mümkündür. Hatta, bu defterden hareketle hangi köylerin yeniden iskan edildiğini de tespit edebilme şansına sahip bulunmaktayız.
Daha gerilere baktığımızda ise Haleb sancağının 1550 yılında 1.024 köyünün olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, 1550 ile 1678 tarihleri arasında Haleb eyaletindeki köy sayısında mühim bir fark bulunmaktadır. Nitekim, bu tarihler arasındaki 128 yıllık dönemde Haleb eyaletinin köy sayısında % 28 oranında (286 köyün) bir düşüş meydana gelmiştir.
16. yüzyılın sonlarında meydana gelen sosyal buhranların Anadolu, Rumeli ve bugünkü Suriye bölgesinde binlerce köyün boşalmasına ve harap olmasına yol açtığı bilinmektedir. Uzun süren savaşların tesiri ile vilayetlerle gereği gibi ilgilenilmemesi köylünün eşkıya elinde kalmasına, levend, sekban ve sanca gibi silahlı grupların etkisiyle toprağını terk ederek şehir ve kasabalara göç etmesine hatta bazılarının da eşkıya gruplarına katılarak soygunculuk yapmalarına sebep olmuştur. Ayrıca, savaş masraflarını karşılayabilmek maksadıyla yeni vergilerin ihdası, halkın ödeme gücünü fazlasıyla aştığından, onların çift ve çubuğunu terk ederek göç etmelerinin veya eşkıya gruplarına katılmalarının başka bir sebebini teşkil etmiştir. Nitekim, saruca-sekban adı verilen ve ülkede asayişin bozulmasına sebep olan bu şaki grupların ortadan kaldırılması için 1688'de "nefır-i am" adı verilen bir çeşit seferberlik dahi ilan edilmiş ve bunlann büyük çoğunluğu kısa bir süre için de olsa etkisiz hale getirilmiştir.
17. yüzyılda Osmanlı hükümeti devletin temellerini sarsan şekavet olaylarına ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan göçlere artık bir son vermek zorunda idi. Zira, devletin en büyük geliri zirai ekonomi üzerine bina edilmiş bulunuyordu. Bu meselenin halli de ancak bir iç iskan siyaseti ile mümkün olabilirdi. Harabe yerleri şenlendirmek için bulunan yol ise, harap ve raiyyetsiz köylerin isteyen kimselerin uhdesine verilmesi şeklinde olmuştur. Böylece muhtelif köyler, hariçten topraksız insanlar getirip o yerleri şenlendirmek ve ziraate açmak şartiyle, defterde vermekle mükellef olduğu maktu malı da o yerin ait olduğu voyvodasına vermeyi taahüt eden kimselere veriliyordu. Nitekim, hükümet tarafından teşvik edilen bu usul ile bir kısım köyler yeniden iskan ve imar edilip, toprakları ziraate açılmıştır.

Tablo-10 Yeniden İskan Olan Köylerin Kaza ve Nahiyelere Dağılımı (1616-1678)

Kaza ve Nahiyeler1616-16561657-1678
'Amik8
Altun-Özü2
Bab14
Cebel-i Akra'11
Cebel-i Barişa3
Cebel-i Sem'an36
idlibü's-Suğra4
Eriha, Ruc ve Zaviye12
Harim, Ermenaz ve Cebel-i A'la117
Kuseyr1
Ma'arretü'n-Nu'ınan8
Ma'arretü'l-Mısrin15
Menbiç1
Sermin315
Süveyde6
Şeyhü'l-Hadid ve Gündüzlü1
Tizin8
Toplam6151


Bu arada, konar-göçer aşiretlerin yaylak ve kışlaklarına gidip gelirlerken yerleşik ahalinin ekinlerine zarar vermeleri de devleti meşgul eden başlıca problemlerden birini teşkil ediyordu. 17. yüzyılda devlet idaresinin bozulmasının bir sonucu olarak ortaya çıkan ve konar-göçerlerin sebep oldukları eşkıyalık olayları da onların bu yüzyıldan itibaren yerleştirilmeleri lüzumunu ortaya çıkarmıştır.

Diğer taraftan, köylerin yeniden iskan edilmesinde özellikle menzilcilik ve derbendcilik hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının da önemli rolü olmuştur. Menzilciler, posta hizmetlerinden, derbendciler de güvenlik işlerinden sorumlu idiler. Derbendler daha ziyade iskan noktalarının az olduğu ıssız yerlerde tesis edilirdi. Bu, bir köyün yakınında olabileceği gibi, köyden uzak yerlerde de olabilirdi. Önemli ticaret yollan ve askeri bakımdan önemli kavşak noktalan ve dağların geçit verdiği yerler ile hanlar derbend mahallerinden idiler. Dolayısıyla, bu yerlerin civarında bulunan bir veya birkaç köy, derbend hizmetine tayin edilirdi. Kendi sorumluluk bölgelerinde bir kervan soyulursa zararı derbendcilerin ödemesi istenebilirdi. Bu riske rağmen pek çok köy ahalisi derbendci olmaya çalışırdı. Merkezi idare ise derbendci sayısını düşük tutma eğilimindeydi. Zira, derbendcilik, oldukça ağır olan avarız-ı divaniye ve tekalif-i örfıyeden muafıyet sağladığı için, köylülere çekici gelirdi. Aynca, derbendci köyler halkı silah taşıma hakkına da sahip olduklarından, yerel yöneticilerin kişisel vergi taleplerinden de kurtulma şansına sahip idiler.
17. yüzyılda Haleb eyaletinin Deyrguş ve Eriha kazalarının çoğu köyleri ile Cebel-i Akra' nahiyesinin Ordu adlı köy halkı menzilci olarak tayin edilmişlerdi. Bundan başka, 1678'de 43 nefer müstahfız Cebel-i Sem'an nahiyesinin Han Tuman köyünde ve 40 nefer müstahfız da Cisr-i Şuğur kasabasında görev yapmaktaydı. Ayrıca, Dergüş kazasında da 2 nefer derbendcinin olduğunu görmekteyiz.

Tablo-11 Meskun ve Meskun Olmayan Köyler (1678)

Kaza ve NahiyelerKöy Sayısı
MeskunHarab
'Amik199
Altun-Özü215
Bab142
Bakras94
Cebbul13
Cebel-i A'la18
Cebel-i Akra'326
Cebel-i Barişa151
Cebel-i Sem'an884
Cisr-i Şuğur9
Deyrguş234
idlibü's-Suğra7
Eriha485
Ermenaz71
Harim121
Kefr Tab129
Kuseyr379
Ma'arretü'n-Nu'ınan393
Ma'arretü'l-Mısrin341
Menbiç1839
Ravendan2415
Sermin292
Süveyde326
Şeyhü'l-Hadid ve Gündüzlü9
Şuğur22
Tizin132
Toplam610128


Bütün bu teşvikler neticesinde Haleb eyaletinde 1616-1656 yılları arasında 6 köy, 1657-1678 yılları arasında da 151 köy yeniden iskana açılmıştır. Tablo-10'dan da anlaşılacağı üzere, Haleb eyaletinde yeniden iskan olunan köylerin 36'sı yani iskana açılan köylerin yaklaşık % 24'ü merkez kazaya tabi olan Cebel-i Sem'an nahiyesinde yer almaktaydı. Bunu 15'er köyle Ma'arretü'l-Mısrin ve Sermin kazaları takip etmekteydi. Antakya kazasına tabi olan Cebel-i Akra' nahiyesinde ise 11 köy yeniden iskana açılmıştır. Bunlardan başka, Harim, Ermenaz ve Cebel-i A'la nahiyelerinde 17, Eriha, Ruc ve Zaviye nahiyelerinde 12, Ma'arretü'n-Nu'man ve Tizin kazaları ile 'Amik nahiyesinde 8'er, Süveyde nahiyesinde 6, İdlibü's-Suğra kazası ile Bab nahiyesinde 4'er, Cebel-i Barişa nahiyesinde 3, Altun-Özü nahiyesinde 2, Şeyhü'l-Hadid ve Gündüzlü kazası ile Kuseyr nahiyesinde de 1'er köy 1657-1678 yıllarında yeniden iskan olmuştur. Fakat, buna rağmen 1678'de 128 köyün halen harap yani meskun durumda olmadığı da görülmektedir.

Haleb eyaletinde meskun ve harab (meskun olmayan) köylerin kaza ve nahiyelere göre dağılımı ise Tablo-11'de gösterilmiştir. Bu tablodan da anlaşılacağı üzere, 1678 yılında Haleb eyaletinde 610'u meskun, 128'i de harap olmak üzere toplam olarak 738 köy yer alıyordu. Yani köylerin yaklaşık olarak % 83'ü meskun, % 17'si de harap yani terk edilmiş durumdaydı. Eyalette 1616 yılında 537, 1656 yılında da 448 meskun köy vardı. Fakat, yukarıda da bahsettiğimiz gibi, 1616'da Şuğur, 1656'da da Şuğur ve Ma'arretü'n-Nu'man kazalarının köyleri belirtilmediği ve her iki döneme ait defterlerde meskun olmayan köyler yazılmadığı için, bu dönemlerle ilgili sağlıklı değerlendirmeler yapmak da tabii olarak mümkün olmamaktadır. Öyle anlaşılıyor ki, Haleb eyaletinde daha önce meskun olan köylerden 56'sı da 1678 yılına gelindiğinde tamamen boşalmıştır. Harap olan bu köylerin 31 'i Menbiç nahiyesinde, 15'i Ravendan nahiyesinde, 7'si Kefr Tab nahiyesinde, 2'si Deyrguş kazasında ve 1 tanesi de Bakras kazasında yer almaktaydı (bkz. Ek-1 ve Ek-2).

Haleb eyaleti dahilindeki köylerin büyük çoğunluğunda Müslümanlar oturmaktaydı. Tablo-12'de de görüleceği üzere, 1678'de 610 meskun köyün 591'i yani % 97'si Müslümanlara, 7'si yani % l'i de Hıristiyanlara aitti. 12 köyde yani köylerin % 2'sinde ise Hıristiyan ve Müslümanlar karışık olarak oturuyorlardı.
Haleb eyaletinin bazı köylerinde konar-göçerlerin de sakin olduğu görülmektedir. Mesela, 1678'de Ekrad taifesinden olan Süleymanlu cemaatinden 36 nefer, Türkmen taifelerinden Döğer cemaatinden 47 nefer, Yıva cemaatinden 48 nefer, Cerid cemaatinden de 14 nefer Cisr-i Şuğur nahiyesinin Kastun adlı köyünde sakindi. Aynı tarihte Ravendan nahiyesinin Tat Viranı adlı köyünde de Yeni-il Türkmenlerinden 2 hane bulunmaktaydı.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: 17. Yüzyılda Haleb Kasabaları ve Köyleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 17:59

Tablo-12 Müslim ve Gayr-i Müslim Köylerin Kaza ve Nahiyelere Dağılımı (1678)

Kaza ve NahiyelerMüslümanHıristiyanKarışık
'Amik19
Altun-Ozü261
Bab14
Bakras81
Cebbul13
Cebel-i A'la18
Cebel-i Akra'302
Cebel-i Barişa15
Cebel-i Sem'an88
Cisr-i Şuğur81
Deyrguş2012
idlibü's-Suğra7
Eriha48
Ermenaz7
Harim12
Kefr Tab12
Kuseyr352
Ma'arretü'n-Nu'ınan39
Ma'arretü'l-Mısrin34
Menbiç18
Ravendan24
Sermin29
Süveyde2732
Şeyhü'l-Hadid ve Gündüzlü9
Şuğur1822
Tizin13
Toplam591712


1678 yılı kayıtlarından anlaşıldığına göre, Haleb eyaletindeki köylerin 318'i yani % 43,09'u padişah haslarına, 232'si yani % 31,44'ü de zeamet ve timarlara tahsis edilmiştir. Üçüncü önemli pay ise vakıflara ayrılmış olup, bunun da oranı % 13,82'dir. Malikane-divane sistemin olduğu 35 köyün gelirleri de yine padişah hassı ile vakıflar arasında paylaşılmıştır. Bu paylaşımda, bazen toprak mahsullerinden sağlanan vergi gelirinin tamamı vakfa, rüsum-ı örfiyesi yani şahsi vergileri padişah haslarına ayrılırken, bazı köylerde ise mahsul vergisinin muayyen bir hissesi vakfa -ki bu hisse çoğu zaman birden fazla vakfa taksim edilmiştir-, bir hissesi de padişah haslarına bağlanmıştır. Diğer köylerden ise 26'sı ümera yani beylerbeyi, sancakbeyi ve nişancı haslarına, 10'u da Valide Sultan haslarına ayrılırken, 15 köyün gelirinin nereye bağlandığı hususunda ise defterde herhangi bir bilgi verilmemiştir (bkz. Tablo-13).

Tablo-13 Gelir Çeşidine Göre Köylerin Dağılımı (1678)

Gelir ÇeşidiKöy SayısıOranı (%)
Padişah Hasları31843,09
Ümera Hasları263,52
Valide Sultan Haşlan101,36
Zeamet ve Timar23231,44
Vakıf10213,82
Malikane-divani354,74
Belirsiz152,03
Toplam738100


'Amik, Bakras, Cisr-i Şuğur, Şeyhü'l-Hadid ve Gündüzlü bölgeleri haricinde bütün kaza ve nahiyelerde köylerin çoğu padişah hassıdır. Cisr-i Şuğur nahiyesi köylerinin tamamına yakını vakıf (sadece bir köyün geliri padişah ile vakıf arasında paylaşılmıştır), Şeyhü'l-Hadid ve Gündüzlü kazası köylerinin bütün geliri de Valide Sultan hassıdır. Sermin kazasında ise malikane-divani sistemi hakim olup, buradaki 11 köyün geliri devlet ile çeşitli vakıflar arasında paylaşılmıştır. Zeamet ve timarların en yaygın olduğu bölgelere gelince; 40 köyle Menbiç, 26'şar köyle Ravendan ve Ma'arretü'n-Nu'ınan, 16 köyle de Cebel-i Akra' bu alanda ilk sıralarda yer almaktadır (bkz. Tablo-14).

Tablo-14 Vegi Gelirinin Paylaşımına Göre Köylerin Kaza ve Nahiyelere Dağılımı (1678)

Kaza ve Nahiyeler-sÜmera Hassı1 §NTimarVakıfBelirsizToplam
2- 3
o. tc
'Amik1322228
Altun-Ozü13328632
Bab71222216
Bakras1110113
Cebbul101213
Cebel-i A'la125118
Cebel-i Akra'121313938
Cebel-i Barişa519116
Cebel-i Sem'an416127156592
Cisr-i Şuğur819
Deyrguş16532127
idlibü's-Suğra527
Eriha352643353
Ermenaz41218
Harim71121113
Kefr Tab11441121
Kuseyr22587446
Ma'arretü'n-Nu'ınan92264142
Ma'arretü'l-Mısrin203214535
Menbiç14238357
Ravendan114221139
Sermin152211131
Süveyde21137537
Şeyhü'l-Hadid ve99
Gündüzlü
Şuğur14223122
Tizin14216
Toplam3182610521801023515738


Buradaki köylerin daha ziyade mezraa husisiyetleri taşıyan, az nüfuslu küçük iskan alanları olmaları, bunların timara ayrılmalarında temel etken olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.
Haleb eyaletinin köyleri genellikle az nüfusludur. 1678'de toplamı 610 olan meskun köylerin 183'ü yani % 30'u 1 ila 10 hane arasında vergi nüfusuna sahip olan küçük iskan yerleri mahiyetindedir. Bu çeşit köyler genellikle Menbiç, Ravendan, Ma'arretü'n-Nu'ınan, Kefr Tab, Şeyhü'l-Hadid ve Gündüzlü nahiyelerinde yer almaktadır.

Tablo-15 Hane Sayısına Göre Köylerin Kaza ve Nahiyelere Dağılımı (1678)

HaneGrupları
Kaza ve Nahiyeler1-10 11-20 21-50 51-100 101-200 201-500Toplam
'Amik3410219
Altun-Özii48122127
Bab8112214
Bakras1719
Cebbul1451213
Cebel-i A'la76518
Cebel-i Akra'13981132
Cebel-i Barişa464115
Cebel-i Sem'an1720201810388
Cisr-i Şuğur24129
Deyrguş44113123
idlibü's-Suğra12317
Eriha1210178148
Ermenaz211217
Harim1262112
Kefr Tab8412
Kuseyr67167137
Ma'arretü'n-Nu'ınan2216139
Ma'arretü'l-Mısrin461273234
Menbiç16218
Ravendan203124
Sermin210115129
Süveyde10813132
Şeyhü'l-Hadid ve819
Gündüzlü
Şuğur578222
Tizin532313
Toplam18314517767308610


İkinci sırayı 21 ila 50 hane arasında bir nüfusa sahip olan köyler takip etmektedir. Bu çeşit köylerin toplam sayısı 177 olup, genel toplama oranı % 29'dur. Üçüncü sırayı ise nüfusu 11-20 hane olan köyler almaktadır ki, bunların toplam sayısı 145, oranı da % 23,77'dir. Bu demektir ki, Haleb eyaletindeki meskun köylerin 505'inin yani % 82'sinin nüfusu 1 ila 50 hane arasında değişmektedir. Kalan 105 köyün nüfusu ise 51 ila 500 hane arasındadır. Sadece 8 köyün nüfusu 200 haneden fazladır ki, bu köylerin 3'ü Cebel-i Sem'an nahiyesinde, 2'si Ma'arretü'l-Mısrin kazasında, diğerleri de Harim, Ermenaz ve Eriha'da yer almaktadır (bkz. Tablo-15).

Tablo-16 Haleb Eyaleti Köylerindeki Vakıflar (1678)

Vakfın ismiTahsis Edilen Köy Sayısı
Beni Meddah1
Cami-i Hüsreviye (Haleb şehri)2
Cami-i Kebir (Antakya)1
Cisr-i Şuğur31
Darü'ş-Şifa Bimarhanesi (Haleb şehri)1
Ece1
Ergun Kamil Darüşşifası (Haleb şehri)1
Eşrefıye Medresesi (Haleb şehri)1
Hallaviye Medresesi (Haleb şehri)1
Harameynir ş-şerifeyn11
Hayır Bey3
Hz. Habibü'n-Neccar Camii (Antakya)3
Hz. Halilü'r-Rahman (Kuds-i Şerif)1
Hz. Halilü'r-Rahman Makamı (Haleb şehri)1
Hz. ibrahim Edhem1
Umaravi (Mısır)1
Karamaniye Camii1
Mencik-zade2
Mısıriyyun5
Mudik Kalesi1
Oğul Bey1
Seffahiye Camii (Haleb şehri)1
Sereviye Camii (Haleb şehri)1
Sultan Gavri12
Sultan Süleyman (Belen)1
Sultan Süleyman (Haleb Kalesi)1
Sultan Süleyman Tekkesi (Haleb şehri)6
Şehid Mehmed Paşa5
Şeyh Ahmed Kuseyri Tekkesi2
Şeyh Ali Hilvani Camii1
Şeyh Hasan Rufai1
Vakfın ismiTahsis Edilen Köy Sayısı
Zeyniye Camii (Haleb)1
Zürriye8
Zürriye-i Beni Kasravi (Haleb şehri)1
Zürriye-i Şeyh Abdülkadir-i Geylani1
Belirsiz8
Toplam121
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: 17. Yüzyılda Haleb Kasabaları ve Köyleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 18:00

1678'de Haleb'de kendisine en fazla köy tahsis edilen vakıf Cisr-i Şuğur vakfıdır. Cisr-i Şuğur kasabası padişah hatt-ı hümayunuyla Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa'ya hibe ve temlik edilmiş; burayı yeniden iskan ettiren Köprülü Mehmed Paşa da Müslüman hacıların ve yol üzerindeki binaların korunması maksadıyla inşa ettirdiği bir kale ile imaret ve camiye bu kasabayı vakfetmiştir. Bundan dolayı kasaba halkı avarız vergisinden muaf tutulmuşlardır.

Stratejik ve ticari bakımlardan büyük önem taşıyan bu bölgede inşa edilen kale, imaret ve caminin ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla Haleb'in muhtelif kaza ve nahiyelerindeki 31 köyün vergi geliri de buraya bağlanmıştı. Fakat, bu vakıf gelirleri daha ziyade yakın çevresinde yer alan Cisr-i Şuğur ve 'Amik nahiyelerinde bulunmaktadır.
Haleb eyaletinde Cisr-i Şuğur vakfından sonra en fazla köye sahip olanı Sultan Gavri vakfı olup, 1678'de bu vakfa 12 köyün bağlı olduğunu görmekteyiz. Sultan Gavri vakfını toplam olarak 11 köyden geliri olan Harameyn yani Mekke ve Medine şehirleri vakfı takip etmekteydi. Ayrıca, 8 köyün geliri de Sultan Süleyman tarafından çeşitli yerlere vakfedilmiştir.
Haleb eyaletinde geliri muhtelif cami, hastahane, tekke, medrese, makam ve kalelere bağlanmış vakıflar olduğu gibi, evlatlık (zürriye) vakıflar da vardı. Evlatlık olan vakıfların gelirleri kurucusunun zürriyetinden olan çocukları veya torunları tarafından tasarruf edilirdi. Zürriyetin inkırazı halinde ise bu çeşit vakıfların geliri vakfiyesinde belirtildiği üzere bir hayır kurumuna intikal ederdi.

Bütün bunlardan başka, Haleb eyaletinde 8 köyün daha vakıf olduğunu tespit etmekteyiz ki, 1678 tarihli defterde bunların hangi amaçla kurulduğu belirtilmemiştir (bkz. Tablo-16).
Haleb eyaletinde, Osmanlı Devleti'nin diğer eyalet ve sancaklarında olduğu gibi, vakıf olan köylerin reayası avarız ve sair vergilerden muaf tutulmuşlardı. Mesela, Bab nahiyesinin Serbest adlı köyünde İmam Ca'fer-i Sadık hazretlerinin oğlu medfun olduğundan her yıl binlerce insan onun ziyaretine gelir ve orada inşa edilmiş olan sebil-haneden su içerlerdi. Bundan dolayı, bu köy halkı Kanuni Sultan Süleyman tarafından bütün örfi vergilerden muaf tutulmuştu. Yine, Cisr-i Şuğur vakfı olan Şuğur kazası köyleri ile Sultan Gavri vakfı ve Harameynü'ş-Şerifeyn (Mekke ve Medine) vakfından olan köyler180 de avarız ve sair vergilerden muaf idiler.

Öte yandan, "serbest" statüde olan köylere dışarıdan müdahale edilmesi yasaklanmıştı. Kanuna muhalif olarak yapılan müdahaleler ise çoğu zaman şikayet konusu olduğundan, Divan'dan gönderilen fermanlarda özellikle örf mensuplarından bu çeşit yerlere müdahale etmekten kaçınmaları istenirdi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: 17. Yüzyılda Haleb Kasabaları ve Köyleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 19:16

Haleb Eyaleti Köyleri ve Vergi Nüfusları (1678)

1. Haleb Kazası Köyleri

1.1. Cebel-i Sem'ân Nahiyesi Köyleri


KöylerMüstahfızânReayaSeyyidİmamYeniçeriSekbânEvlâd-ı Şeyh Ni lıânToplamNot
'Abtîn131310
'Acil25251
'Anadân279128013
'Ancâra19912001
'As'ûs10101
'Assân54541
'Azîziye2220
Bâb Allah13911401
Bâbîsâ15151
Bâbü'n-Nîs212112
Bâkidü'l-'Ades51511
Bâlâ33331
Bâşantara20201
Bâtbû80801
BelbânûnHarap
Bellîrmûn84841
Bernâ151519
Besrâtûn26261
Beytü'l-'Acem13613613
Cibrîn37312341441512
Dâretü'l-'Izza33233217
Dellâma661
DiryeHarap
Düveyr-i Zeytûn161610
Etârîb158115915
Haddâdîn10109
Hamîm141410
Han Tuman4312156
Harzanîn21219
Havarrâtâ443
Haylân14141
Hayyân16611671
Hâzır80802
Hureytân14411451
Hûrü'l-Mülk371381
Hûta16169
Huveyr35359
Huveyr5519
İrhâb991
Is'a51519
İztîmû10410411
Kablânâ15151
Kabtân maa Mezraa-i Bâsûfân94941
Kanâtîr66661
Kefr 'Ammâ16161
Kefr Bessîn22221
Kefr Com404013
Kefr Da'îl64641
Kefr Haleb5115211
Kefr Hamrâ1431431
Kefr Kermîn559
Kefr Sagîr23239
Kefr Ta'âl353511
Kefr Tâhâ12121
Ma'ar Sita-i Han16162
Ma'âretü'l-Mâristân505014
Ma 'arrâtü' 1-Esârib551
Ma'arretü'l-'Artîk81811
Mâyir55551
Mekehla223
Melihiye5511
Melâs8816
Meryemîn553
Mes'ân26261
Mirânâz25251
Mirâsî9919
Müslimiye28289
Neyreb-i Haleb81811
Nungâvele10911101
Râmûsa16161
Râmü's-SuğrâHarap1
Rûmü'l-Kübrâ99991
Rûmü's-Suğrâ1717
Sa'adla101010
Sa'îdla6618
Sahhâra12121
Şeyh Neccâr741752
Tadîl13211331
Teli Bâcir16169
Teli Cubbîn47471
Teli Hâsid56569
Teli Kıraç641659
Teli Nasibîn191911
Teli Sûsîn111111
Telmedyâ31319
Tevvâma131310
Tûkâd151510
'UveycilHarap
Vazhî252510
Zeytân401412
Zeytânü'l-Masnâ10101
Toplam434613114234144712
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: 17. Yüzyılda Haleb Kasabaları ve Köyleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 19:19

1.2. Cebbûl Nahiyesi Köyleri

KöylerReayaNot
Balât251
Benân151
Dâmân2321
Hakla511
Hayriye51
Hüseyniye119
Mellûha1151
Sayd nam-ı diğer Harrânih171
Sefîra1031
Şerî'a2522
Teli 'Arrân171
Teli Şu'ayb341
Terkân351
Toplam476
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: 17. Yüzyılda Haleb Kasabaları ve Köyleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 19:20

1.3. Bâb Nahiyesi Köyleri

KöylerReayaimamToplamNot
Bîretiye665
Bîretü'l-Bâb71711
Bizâ'a1021022
Ebu Taltal141422, 23
Haddâd559
Harvân21211
KedîrânHarap
Nu'mân661
Say'a10101
Serbest nam-ı diğer Dolaplı Han9924
Sûsyân661
Şeddûd6610
Şeyh Cerrâh101010
Tâdîf12811291
Teli Kabbâsîn52521
Teli LatmânHarap
Toplam4461447
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: 17. Yüzyılda Haleb Kasabaları ve Köyleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 19:31

2.2. Cebel-i Akra' Nahiyesi Köyleri

KöylerZımmî ReâyâMüslim ReâyâimamToplamNot
Ala Taş nam-ı diğer881
Mehmûliye
Arpalu7710
Bağdadiye12121
BakdînHarap1
Bayındır551
Beberzî6610
Bezkiye131331
Çâkşâk5510
Çaksuniye303020
Çandir9910
Çânî6610
Çardakiye363630
Çörekiye661
Dermaşta121221
Dersuniye363625
Düveyr60601
Eğerci171710
Hânsuma141410
HarbiyeHarap10
HelkînHarap1
Hisârcık14146
Kalendûn19191
Karaca Ahmedli7710
Karsbûl en-NasaraHarap1
Karye242419
Keseb233269
Kışlak353527
Kirakos101010
MülkHarap32
Oğlakcı3310
Ordu1413821549
SinânîHarap1
Sofular22221
Söğüd Ovacığı161610
Sunkur449
Şeyh nam-ı diğer Zermenû373726
Tûmâma101010
Yeni Köy12121
Toplam376362675


2.3. Altun-Özü Nahiyesi Köyleri

KöylerMüslim Reâyâ11 1KuloğluToplam
Ak Curûn181813
Ala-Kend32322
Arahiya881
'Asasiye39114125
AsyâHarap10
Bakarkaya1811910
Bâslika151510
Bâverda nam-ı diğer Toprak Hisar3131351
Bedîta391401
BolucaHarap1
Boz Oyuk31319
Budak BurçHarap28
Bûhşîn53531
Büyük Burç34341
Danişmendli1621810
Ermence121139
Kandamak14141
Karsu8018125
Küçük SeferiyeHarap1
Mansuriye995
Mezraa-i Kürd41416
Mışmışan242410
Mîrâs23236
Narlıca191201
Sabuhiye232310
Sûriyye701739029
Tababiye171722
Tâmûsa991
Teli Habeş33331
TerliyânHarap1
Tuleyl-i Şarkî353510
Zengiye291301
Toplam707198171806
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: 17. Yüzyılda Haleb Kasabaları ve Köyleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 19:36

2.4. Süveyde Nahiyesi Köyleri

KöylerZınınıî ReâyâMüslim ReâyâSeyyideToplam1
'Abidiye maa Mezraa-i33339
Kavvâsiye
Ak BayırHarap1
Alaeddinli maa Mezraa-i Bağçecik15151
Avcılar551
Barbarun323210
Cağini10101
Cerrâriye5519
Cüdeyde9910
Deyr-i Sa'dân551
Dikmece551
Dişerce121210
Feysa nam-ı diğer Mağaracık15151
Güzel Burç maa Çiftlik10101
Hacı Cübeylü15351
Hüseyinli24241
Kâbusiye2725
KaramanluHarap1
Karkasiye351361
Kilisacık331341
Makaberun18185
Mefkad-ı Harbî221
Menkûliye121233
Mişrâkiye12122
OrhanlıHarap10
Saraycık1511610
Saylıca31311
Seldârân38389
SultaniyeHarap10
Sürütme10101
Süveydiye3413521
Tat KuyucuğuHarap10
Tüleyl-i Çiftlik15151
Tüleyl-i Türkman15151
Türkman KuyucuğuHarap10
Uç Tut4414520
Yoğun Oluk29291
Zeytuniye218121041
Toplam10759016704


3. Ma'arretü'l-Mısrîn Kazası Köyleri

Köyler&13Evlad-ıK g q Wimam ve HatibToplam1
Şeyh
Müheyya
Atbâ101010
Bânikiye3334
Bâtîma181811
Bebîre5511
Belbûyâ992
Bevâr32329
Binîş155115635
Bîre30301
Birkasyâ15151
Dâdhîn20201
Fu'a17613122011
Harnebûş10710711
Harrân8484
Ibbîn50501
Kefr65651
Kefr Binâ22221
Kefr Câlis282811
Kefr Nakbûr35351
Kefr Nâsîh28281
Kefr Nûrân54541
Kefr Sandâl2020
Kefrya381391
Keftîn2282281
Kîtân47471
Lecene55551
Ma'ar Buna262613
Ma'arretü'l-İhvân971981
Nahla911921
NûhiyeHarap1
Rûm Hamdân1542517911
Savvâğiye272299
Seffâf15151
Şellûh18181
Yahmûl656513
Zerdana391401
Toplam18664212121923
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: 17. Yüzyılda Haleb Kasabaları ve Köyleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 19:39

4. İdlîbü's-Suğrâ Kazası Köyleri

KöylerReayaAskeriToplamNot
Basnâr999931
Eşmârûn494911
İdlîbü'l-Kübrâ12221241
Kablûn21211
Kefr Rûhîn17171
Mertîn63631
Ta'ûm606031
Toplam4312433


5. Sermîn Kazası Köyleri

KöylerMiislinı Reayadİmam ve HatibToplam
i
Seyy
S
Aciz131310
Afi s24241
Akmînâs1631517511
Arînc3613711
Asfınü'l-Garbî2221251
Beneccâra151161
Berkûm45451
Cûbâs5325511
Dâdîh62811
Dânîl171711
Enkarâtâ191910
Han Sum ve Kûh?191201
Harrâca13131
Husûn101011
KesebiyeHarap
Ma'âr Dîsâ202011
Ma'arretü'l-'Ulyâ36113811
Mağâretü'l-Curz39391
Mecedliyâ62621
Menâbî'16161
MencâraHarap1
Merdîh27271
Murâdğîn22221
Neyreb-i Sermîn5325511
Rûyânü's-Sebûh036361
Serâkib84318811
Târ5145511
Teli Kerâsîn17179
Terneye276331
Teyzer22229
Tilhiyye15151
Toplam94666101022


6. Ma'arretü'n-Nu'mân Kazası Köyleri

KöylerReâyâNot
'Anka111
Bânûlîn1310
Belmîs154
Belvîş410
Berûfîn81
Besekla510
Cerrârîn101
Cersâs181
Dânâ1420
Deyr161
EskûhimHarap10
Evrânih210
Habeş710
Hanâk1636
Harîbetü'l-Habeş110
Hâss71
HavvaHarap10
İrhâb1810
Kefr 'Alâyâ710
Kefr 'Avnis510
Kefr Bâsîn164
Kefr Rûmâ3037
Kefr Tîn151
Kefr Ziyâdî810
Ma'ar Sehhârîn1411
Ma'ar Sehhâta1210
Ma'ar Şemsâ710
Ma'ar Şûrîn1410
Ma'ar Zeyta71
Ma'arrâta610
Ma'arretü'l-Mâsir910
Ma'aserân1231
MerbenûnHarap10
KöylerReâyâNot
Nâsif310
Nîh510
Sahyân710
Sâle910
Sayrûna1310
Sebîl710
Sehhâba110
Semî'1410
Teli Sîn81
Toplam394
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Sonraki

Dön Haleb Sancağı ve Haleb Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir