Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

17. Yüzyılda Antakya Şehri

Burada Haleb Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

17. Yüzyılda Antakya Şehri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 17:42

Antakya Şehri

2.1. Şehrin Genel Görünümü


Asi Nehri kenarında kurulmuş olan Antakya Ortaçağ'ın en önemli kentlerinden biri idi. Osmanlılar, burayı ele geçirdikten hemen sonra müstakil sancak yaparak Şam beylerbeyiliğine bağlamışlar, fakat kısa bir müddet sonra sancak olmaktan çıkartarak Haleb sancağının bir kazası haline getirmişlerdir.

Antakya şehri, Akdeniz limanları ile Haleb arasında önemli bir geçit mevkii durumunda olup, Haleb eyaletinin, Haleb şehrinden sonra ikinci büyük iskan yeri konumunda idi. 16. yüzyılda Antakya şehrinde at ve esir pazarı, mezbaha, boyahane, tabakhane, başhane ve ipek pazarı gibi muhtelif dallarda faaliyet gösteren iş yerleri ve pazarları bulunmaktaydı. Ayrıca, bu zamanda Meydan Hamamı, Cündi Hamamı, Beyseri Hamamı ve Mehmed Paşa vakfı hamamı gibi hamamalarla asi Nehri üzerindeki çok sayıda değirmen de Antakya'nın önemli yapılarından idi. Şehirde bulunan bedestenin iç kısmında, dışında da iki dükkan yer almaktaydı. Yine, Debbûs mahallesinde alt katında 28, üst katında 22 oda ve iki dükkanı olan bir han ile Cafer Ağa vakfı olan Sebil Hanı yolcu ve hacıların yanı sıra devlet memurlarının da kaldığı lüks birer konaklama yeri konumunda idiler. 17. yüzyılın sonlarında vakıfları olan cami ve mescitlerin sayısı 28 civarındaydı. Bunlar arasında Habibü'n-Neccar Camii ve zaviyesi, Cami-i Kebir, Erdebili Camii, ibn Sûfı Mescidi, Kubbeli Mescit ve Yunus Fakih Camii en önemlileri olup, bir çok mahallesinde de mescitler ve medreseler yer alıyordu.

2.2. Mahalleler

Antakya şehrinin 1616 ve 1656 yıllarında 2297, 1678 yılında da 2498 mahallesi olup, 17. yüzyılın sonlarında mevcut olan mahalleleri şunlardı:

Cami'-i Kebir, Debbûs, Dört Ayak, Gabdûr, Günlük (nam-ı diğer Rimmat), Halabü'n-Nemle (nam-ı diğer Uncılar), Havare", Hazret-i Habibü'n-Neccar, İmran, Kanavat, Kantara (nam-ı diğer Paşa), Kasıla, Kastel, Mahzen, Meydan, Saha, Sarı Mahmud, Sekkakin, Sofular, Şenbek, Şeyh 'Ali, Şirince, Tabi-i Sofular, Tut.

Daha gerilere baktığımızda ise, Antakya şehrinin 16. yüzyılın ilk yarısında 22101, aynı yüzyılın sonlarına doğru da 24 mahallesinin10" olduğunu görmekteyiz. 16. yüzyılda mevcut olmayan Gabdûr, Sekkakin ve Tut adlı mahallelerin 17. yüzyılda teşkil olundukları veya isim değişikliğine uğradıkları anlaşılmaktadır. Zira, 16. yüzyılda Cullahan adlı mahalle Antakya'nın en kalabalık mahallelerinden biri olmasına rağmen, 17. yüzyıl kayıtlarında yer almadığı gibi, 18. ve 19. yüzyıllarda da bu mahallenin adına rastlanmamaktadır. Bundan dolayı, daha önceki defterlerde adı geçmeyen Tut adlı mahallenin Cullahan olması kuvvetle muhtemeldir.

Antakya şehrinin Şirince adlı mahallesi ise 1678 tarihinden önceki defterlerde yer almamaktadır. Bu mahalle, 16. yüzyılda mevcut olduğuna göre, burası muhtemelen sonradan terkedilmiş ve 17. yüzyılın son çeyreğinde de yeniden iskan olmuştur.

1678 yılında Antakya'nın nüfus bakımından en büyük iskan mahalleri 225 hane vergi nüfuslu Tut ve 190 hane vergi nüfuslu Habibü'n-Neccar adlı mahalleler idi. 134 hane vergi nüfuslu Sofular, 107 hane vergi nüfuslu Mahsen ve 104 hane vergi nüfuslu Tabi-i Sofular adlı mahalleler de şehrin diğer büyük iskan yerleri konumundaydı. Sekkakin, Saha, Kasila ve Şirince adlı mahaller ise 17. yüzyılda Antakya şehrinin nüfus bakımından en küçük iskan yerleri olarak karşımıza çıkmaktadır.

16. yüzyılda Antakya şehrinde daimi olarak oturan gayr-i müslim nüfus bulunmadığı gibi, 17. yüzyılda da herhangi bir gayr-i müslim mahallesi mevcut değildi. Fakat, 1678 tarihinde şehrin muhtelif mahallelerinde sadece 11 zımmi evinin mevcut olduğunu tespit edebilmekteyiz. Bunların 4'ü Tut adlı mahallede yer alırken, Kantara, Sofular ve Şirince'de 2'şer, Mahzen'de de 1 tane zımmi evi yer almaktaydı. Daha sonraki dönemlerde ise Antakya'da gayr-i müslim nüfusunun arttığını ve Yahudilerin de şehre yerleştiklerini görmekteyiz.

2.3. Kaysariye ve Havşiar

Haleb şehrinde olduğu gibi, 17. yüzyılda Antakya şehrinde de kaysariyeler (=kaysarlıklar) yer almaktaydı. Aynca, bu şehirde kaysariyeye benzeyen ve havş adı verilen yapıların varlığını da görmekteyiz ki, bunların sayısı kaysariyelerden fazlaydı.

Antakya şehrinde 1678'de 18 havş ve 12 de kaysariye bulunmaktaydı. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, kaysariyeler, hem dışarıdan gelen tüccarların ikametleri süresince kiralamak suretiyle kullandıkları dükkan ve odalar, hem de yoksul yabancıların, Araplar'ın ve Bedeviler'in kaldıkları yerlere deniyordu. Haleb şehrindeki kaysariyeler sadece odalardan müteşekkil iken, Antakya şehrindeki kaysariyelerin bir kısmının odalardan bir kısmının da ev'lerden (beyt) meydana geldiğini görmekteyiz.

Antakya'da en fazla kaysariye Dört Ayak adlı mahallede yer alıyordu. Beş ayrı birimden oluşan bu mahalledeki kaysariyelerde toplam olarak 62 ev ve 16 oda bulunmaktaydı. Bundan başka, Havare adlı mahallede 3 (toplam 30 oda), Kastel (47 ev), 'İmran (8 oda), Mahzen (20 oda) ve Hallabü'n-Nemle (21 oda) adlı mahallelerde de birer kaysariye yer alıyordu. Antakya'daki bütün bu kaysariyelerde toplam olarak 109 adet ev ile 95 adet odanın mevcut olduğunu görmekteyiz.

Antakya'daki kaysariyeler içerisinde en göze çarpanı Kastel mahallesinde yer alan ve bünyesinde 47 evi barındıran Bekir Ağa oğlu Hasan Ağa'ya ait olan kaysariyedir. En küçük olanları ise Dört Ayak mahallesindeki Ahmed oğlu Mehmed Bey'e ait olan 3 oda kapasiteli kaysariye ile Havare mahallesindeki Dedeme oğlu Camii vakfına ait olan ve yine 3 oda kapasiteli kaysariye idi (bkz. Tablo-7).

Tablo-7 Antakya Şehrinde Yer Alan Kaysariyeler (1678)

Kaysariye SahipleriKapasitesiMahallesi
Ahmed Bey oğlu Ali Çelebi (Sipahi oğlu)20 evDört Ayak
Ahmed oğlu Hacı Mehmed20 odaHavare
Ahmed oğlu Mehmed Bey3 odaDört Ayak
Bekir Ağa oğlu Hasan Ağa47 evKastel
Çerkeş oğlu Mehmed Ağa8 oda'imran
Dedeme oğlu Camii vakfı3 odaHavare
Ebubekir Ağa oğlu Mehmed Ağa (Sipahi)42 evDört Ayak
Hacı Mustafa Efendi ve Hamza Ağa, (Müşterek)7 odaHavare
Kameriye Camii vakfı8 odaDört Ayak
Mehmed Efendi (Sabık müftü)20 odaMahzen
Mustafa Ağa21 odaHallabü'n-Nemle
Yahya Beşe (Yeniçeri)5 odaDört Ayak


Havş adı verilen yerler ise, yarı kır hayatı yaşayan fakir halkın oturdukları küçük evlerin yer aldığı geniş alanları ifade ediyordu. Havşın, dört tarafında evlerin sıralandığı büyük bir açık avlu yer alıyordu ve her evin kapısı bu avluya açılıyordu. Avluda ortaklaşa kullanılan kuyular ile tuvaletler de bulunuyordu. Bunların da kaysariyeler gibi mülk ve vakıf olanları vardı ve vakıf olan havşlar avarız vergisinden muaf tutulmuştu.

Havşlar, yine muhtelif sayıdaki ev ve odalar ile kulübelerden müteşekkildi. Öyle anlaşılıyor ki, kaysariyelerde görülmeyen bu kulübeler derme çatma olarak yapılmış son derecede basit yerlerdi. Antakya'da sadece Mahzen adlı mahallede görülen bu çeşit yapılardan Bayezid Ağa oğlu İsmail Ağa'ya ait olanında 54 kulübe, Hamza Ağa'ya ait olanında da 12 kulübe yer alıyordu (bkz. Tablo-8).

Tablo-8 Antakya Şehrinde Yer Alan Havşlar (1678)

Havş SahipleriKapasitesiMahallesi
Ahmed Çelebi kızı Kaya Hatun9 evMeydan
Ali kızı Emine Hatun8 evMeydan
Bayezid Ağa oğlu ismail Ağa54 kulübeMahzen
Derviş Ağa3 odaDört Ayak
Derviş oğlu Haydar6 odaSofular
Ebubekir oğlu Hacı Mustafa7 odaGabdur
Halid oğlu Mustafa5 evMeydan
Hamza Ağa12 kulübeMahzen
Hamza Ağa (Antakya kethüdası)6 odaDört Ayak
Haydar oğlu Ahmed ve Aişe Hatun (Müşterek)4 odaHavare
Kürd Ali Bey'in zevcesi Fatıma Hatun7 odaSofular
Mehmed Efendi (Eski Müftü) ve Mustafa Efendi8 evMeydan
(imam), (Müşterek)
Mehmed oğlu ibrahimKastel
Mehmed oğlu Şeyh Hamza5 odaSekkakin
Mustafa Ağa (Eski Antakya Kethüdası)10 odaMeydan
Süleyman Ağa oğlu AliHallabü'n-Nemle
Şehid Mehmed Paşa vakfı36 odaHavare
Türkmen Ali oğlu Hacı Derviş2 evTabi-i Sofular


Şehirdeki havşlar içerisinde en büyük olanı Meydan mahallesinde bulunuyordu ve 9 ev kapasiteli olan bu havş Ahmed Çelebi kızı Kaya Hatun'un mülküydü. Ayrıca, 8 ev kapasitesi olan ve Meydan mahallesinde bulunan Ali kızı Emine Hatun ile Mehmed (Eski Müftü) ve Mustafa (İmam) efendilerin müşterek olarak sahip oldukları havşlardı. Antakya'daki en küçük havş ise, Dört Ayak mahallesinde yer alan ve Derviş Ağa'nın mülkü olan 3 oda kapasiteli bir havş idi.

Sonuç olarak, Antakya şehrinde yer alan ve kompleks yapılar olarak karşımıza çıkan bu kaysarlık ve havşlarda genellikle halkın yoksul kesiminin ikamet ettiğini ve ev (=beyt) olarak tanımlanan yerlerde ailelerin, bir odadan müteşekkil olan yerlerde ise bekar olanların oturduğunu söyleyebiliriz.

Kaynakça
Kitap: 17. YÜZYILDA HALEB EYALETİ VE TÜRKMENLERİ
Yazar: Enver ÇAKAR
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: 17. Yüzyılda Antakya Şehri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 19:25

2. Antakya Kazası Köyleri

2.1. Kuseyr Nahiyesi Köyleri


KöylerReayaMüslim ReayaAskeriSeyyidİmamKuloğluGönüllüToplamNot
'Ayn-i Sancak8810
Babatorun22221
BabernaHarap1
Babire212110
Baksanûs7648011
Bezadin3313411
BintiyeHarap1
Com4911519
Cünte211229
Deyr44441
Deyr-i BeşeHarap1
Fatikiye838311
Feng101026
Ferzele6610
Fırfıri6610
HalisiyeHarap1
Haynû312331
Kabab1151610
Kal'a43431
Kanbalit2022210
KarbeyazHarap1
KayacıkHarap1
Keşkünid391401
Kefr 'Aid52529
Kızılca Burç nam-ı diğer18189
Batalla
Klanûs87118925
Kozya424227
Levbiye8810
Mağdeletü'l-Meşayih2913011
Marsu1411525
Meğabirûs14011214425
MesadinHarap1
Mezraa-i441
Mağdeletü'l-
Ban
Mezraa-i Radûf757821
Mezraa-i Türkman303025
Müstecab62629
Namtûr16161
Nasıriye23241
Salihiye202010
Seferiye57571
SelivaHarap1
Tûleyciye15151
Uskubad14141
ZaviyeHarap28
Ziyaret nam-ı diğer Batbûl41411
Zu23231
Toplam221.2771018121.327
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Haleb Sancağı ve Haleb Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir