Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Maraş'ın İktisadi Yapısı Ve Toprak Tasarrufu

Burada Maraş Sancağı ve Dulkadirli Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Maraş'ın İktisadi Yapısı Ve Toprak Tasarrufu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ara 2010, 20:00

İKTİSADİ YAPI VE TOPRAK TASARRUFU

I- İKTİSADİ YAPI


Bir bölgenin iktisadi yapısının tam olarak ortaya konulabilmesi için somut rakamların, yani bölgenin tarım, sanayi ve ticaretle ilgili verilerinin elde olması gerekmektedir.
XVI. Yüzyıl Maraş Kazası'nın bu tür verilerini tahrir defterleri bize sunmaktadır. Bu defterler sayesinde herhangi bir bölgenin iktisat tarihi ile ilgili olarak, tarım arazileri ve bunların büyüklüğü, buralarda yetiştirilen ürünler ve ürün toplamları, bu ürünlerden alınan vergi çeşitleri ve miktarları, bölgelerle ilgili hayvancılığın durumu, maden işletmeleri, ticarethaneleri, ticari malları ve ticaret yolları, var ise darphaneleri, gümrükleri, pazarları ve bütün bunlardan alınan vergi miktarları öğrenilebilmektedir.

A- Zirai Üretim Ve Bunlardan Alınan Vergiler

Osmanlı Devleti'nin birçok bölgesinde olduğu gibi Maraş Kazası'nda da iktisadi hayatın büyük bir bölümünü tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır. Kaza sınırları içerisinde yer alan Maraş Ovası, Sağlık Ovası ve Narlı Ovası zirai üretimin yapıldığı başlıca alanlardır. Maraş ve çevresinde en çok üretimi yapılan ürünlerin başında hububatın geldiği görülmektedir.

1- Alınan Vergilere Göre Yetiştirilen Mahsuller

a. Hububat ve bakliyat üretimi


Osmanlı iktisadi hayatında üretilen ürünler arasında en ön sıralarda buğday, arpa, darı, mercimek ve nohudun geldiği araştırmacılar tarafından ortaya konulmuştur. Bu ürünlerin çok yetiştirilmesinde hem toplumun temel besin kaynağı olmasının, hem her türlü iklim şartlarında yetiştirilebilir olmasının hem de Osmanlı Devletinin askeri iaşe meselesi yüzünden bu hususa ayrı bir önem vermesinin etkili olduğu bilinmektedir.

Bilindiği gibi Osmanlı Devleti miri arazi rejimini uyguladığı bölgelerde ziraati yapılan ürünlerden öşür adı altında ayni olarak bir vergi almaktadır. Bu verginin oranı toprağın verimlilik durumuna göre bölgeden bölgeye mahsulün yarısı ile onda biri arasında değişmekte, müslüman veya hıristiyan ayrımı yapılmaksızın toprağı tasarruf eden herkesten alın-maktadır.

1526 yılında öşr-i gallat başlığı altında bazen hınta (buğday), şair (arpa), gavers, nohud, mercimek ve erzen gibi ürünlerin türleri ve müd cinsinden miktarları yer alırken, çoğu zamanda sadece öşr-i gallat başlığının ve öşrün miktarının verildiği, ürün türlerinin belirtilmediği görül-mektedir. Öşr-i gallat başlığının yanında ayrıca öşr-i gavers, öşr-i mercimek ve öşr-i erzen kalemleri de bulunmaktadır. Ürün türlerinin bazen belirtilip bazen belirtilmemesinde herhangi bir amacın olup olmadığı, bununla sadece buğday veya arpanın mı, yahut her ikisinin mi kastedildiği, yoksa bu durumun tamamen katibin keyfine münhasır bir durum mu olduğu hususunda bir bilgiye sahip olunamamıştır. Bu durum hububat cinsinden ürünlerin ayrı ayrı ne kadar üretildiğini, verilen tahrir kıy-metinin hangi ürüne ait olduğunu tespit etmeyi zorlaştırmaktadır. Ayrıca adı geçen tarihteki Alaüddevle Bey Kanunnamesi'nde bu ürünlerden alınacak öşür oranının da belirtilmemesi, öşür oranlarının tespitinde 1563 yılı Maraş Sancağı Kanunnamesi'ndeki oranların kullanılmasını gerektirmektedir.

Hububat cinsinden ürünlerin tahrir kıymetinde 1526 yılında yeknesaklık olmaması ayrı bir meseledir. Aynı nahiye içerisinde dahi farklı değerler bulunmakta, müd cinsinden tahrir kıymeti nahiyeler arasında en düşük 64, en yüksek 256 akçe arasında değişmektedir. Bu farklı kıymetlerle ilgili tahrir defterinde herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Farklılığa sebep acaba çeşitli ürünlerden oluşan gailenin tahrir kıymet farkı olan yerlerde sadece bir ürünün değeri mi verilmek istenmiştir. Mesela 64 akçe değer biçilen ürün sadece buğday mı, yoksa arpa ile mercimek mi, ya da sadece nohut mu? Kesin bir kayıt olmamakla birlikte böyle bir durum ihtimal dahilinde olabilir. Fakat bu olumsuzluğa rağmen genelde bütün nahiyelerde tahrir kıymeti büyük oranda müd başına 128 akçe olarak verilmektedir. Bundan dolayı 1526 yılı hesaplamalarında "tahrir kıymeti" olarak 128 akçe esas alınmıştır. Bunun da kile cinsinden değeri 6.4 akçedir. 1526 yılında bölgede kullanılan ölçü birimi müd'ün miktar olarak karşılığı hususunda tahrir defterinde açıklayıcı bilgi bulunmadığı için hesaplamalarda 1563 yılı Maraş Livası Kanunnamesi'nde belirtilen İstanbul Müd'ü esas alınmıştır.

Aşağıdaki tabloda (Tablo XXXVII) görüleceği gibi 1526 yılında Maraş Kazası'nda toplam 55208 müd (1.105.167 kile) ve 28.292.384 kg. hububat üretilmiştir.

Tablo XXXVII: 1526 Yılında Hububat üretiminin Nahiyelere Göre Dağılımı

NahiyeÖşür /akçeÖşür/müdÖşür/KileGerçek üretim/kileTonfe?
Maraş1774421386277252218005678080567820
Kemer20302158317225377649664649.62.2
Keferdiz25804201403132255825728825.72.9
Kara Hayıt3895630460864869512465921246.64.4
Aladinek62593489978078241200297620037
Pazarcık79961624124939995125587522558.79
Gügerciniik78147610122109768325007042500.78.8
Göynük28981226452836226927392927.43.2
Tekak27223212425334028871136871.13
Kargılık3137224549013921510039041003.93.5
Haruniye6331749498937914620261442026.17.1
Andırın78071609121989758824982722498.38.8
Zeytun1017887951590412723532572163257.211.5
Bayındır70182548109658772722458242245.87.9
TOPLAM884139690113813911051672829238428292100


Tabloda görüldüğü gibi en fazla hububat üretimi Maraş Nahiye-si'nde yapılmakta, Maraş Nahiyesi'ni Zeytun ve Pazarcık nahiyeleri takip etmektedir. En az üretimin ise coğrafi yapılarının müsait olmasına rağmen Kemer ve Keferdiz nahiyelerinde gerçekleştiği görülmektedir. Bu nahiyelerin yayıldığı alanların tanma elverişli olmasına rağmen ürün miktarının az olması, buralardaki arazilerin henüz ziraate açık olmadığını ve ziraat yapabilecek yeterli nüfusun bulunmadığını işaret etmektedir. Bazı nahiyelerdeki hububat üretiminin nüfuslan ile tam orantılı olmam ası, buraların ziraatının çevre nahiyelerden gelenler tarafından yapılabileceğini akla getirmektedir. Yukarıdaki tablo (Tablo XXXVII) içerisinde bulunmayan öşr-i erzen başlığı altında yer alan vergi kaleminden 11276 akçelik öşür alınmıştır. Bununla birlikte 1526 yılında kaza genelinde hububat üretiminden alınan toplam öşür miktarı 8954 akçedir. Toplam hububat üretiminden % 40 civarında olan tohum ve değirmen kaybı çıkarıldıktan sonra kişi başına 228 kg hububat düştüğü görülmektedir.

1563 yılı Maraş Tahrir Defteri'nde hububat cinsinden ürünler buğday ve arpa olarak ayrı ayrı verilmektedir. Bu tarihte kullanılan ölçü birimi kile, buğdayın tahrir kıymeti ise 10 akçe'dir.
Aşağıda görüleceği gibi (Tablo XXXVIII) 1563 yılında Maraş Kaza-sı'nda toplam buğday üretimi 519.609 kile, 13.301.986 kg, toplanan öşür miktarı ise toplam 670373 akçedir. Bu tarihteki öşür oranı Göynük ve Bertiz nahiyelerinde 1/5, diğer nahiyelerde ise 1/8' dir. Nahiyeler içerisinde en fazla üretim Maraş, Pazarcık ve Kara Hayıt'ta, en az üretim ise Kuru Pınar ve Aladinek nahiyelerinde yapılmaktadır. Tabloda görüleceği gibi her nahiye için kişi başına kg. cinsinden düşen buğday miktarı diğerlerine göre Yenice Kale Nahiyesi'nde hayli yüksektir. Coğrafi şartlar bakımından dağlık olan Yenice Kale Nahiyesi'nin bu durumu kısmen nüfusunun az olması ile açıklanabilir. Nahiyeler içerisinde kişi başına düşen buğday miktarına göre en fakiri Bertiz Nahiyesi'dir. Bu durum nahiyenin yerleşim alanlarının hayli dağlık olması yüzünden tarım arazilerinin yeterli olmamasına bağlanabilir. Hesaplamalar tabloda verilen toplam rakamlar içerisinden öşür, tohumluk ve değirmen kaybı için ayrılacak miktar çıkarıldıktan sonra yapılmıştır. Bu üç kalem toplam ürünün yaklaşık % 55.5'i etmektedir, bir başka ifadeyle köylünün elinde ürettiği buğdayın %44.5'i kalmaktadır. Göynük ve Bertiz nahiyelerinde ise öşür 1/5 oranında olduğu için toplam ürünün %65'i öşür, tohum ve değirmen kaybına gitmekte, köylünün elinde ürettiğinin %35'i kalmaktadır. Kalan buğday toplam nüfusa bölündüğü zaman kaza genelinde kişi başına 136 kg buğday düştüğü görülmektedir. Kişi başına düşen buğday hesabı yapılırken geçim kaynağı sadece tarım ve hayvancılık olan köylü nüfus esas alınmış, şehirli nüfus bu hesaplamanın dışında tutulmuştur.

Beslenmesinin temelini tahıllardan sağlayan toplumlarda bir kişinin günlük kalori ihtiyacı vücudun büyüklüğüne, çalışma süresine ve iklim şartlarına göre 1.6 ile 2 kalori arasında değişmektedir. Yapılan hesaplamalara göre bir kişi bu kadar kaloriyi yılda 190 ile 275 kg arası değişen buğdaydan alabilmektedir. Buna göre Maraş Kazası'nda üretilen buğday miktarının köylülerin asli ihtiyaçlarını karşılamada dahi yetersiz kalacağı ve bu sebepten pazar için herhangi bir üretimden söz edilemeyeceği söylenebilir.

Tablo XXXVIII: 1563 Yılında Hmta (Buğday) üretiminin Nahiyelere Göre Dağılımı

NahiyeÖşür /akçeÖşür/KileGerçek üretim/ kileO) £sKişi başı­na kg.*ü?
o
Maraş122431122439794425073662507132.718.2
Camustil4398943983518490071090082.96.5
Kuru Pınar178571785142803655683651822.6
Kemer33418334126728684236684139.84.9
Keferdiz416714167333368534018531196.2
Kara Hayıt10706410706856482192588219213115.9
Pazarcık119757119759580024524802452164.617.8
Aladinek12502125010000256000256801.8
Göynük2641226411320533804833864.53.9
Bertiz29089290814540372224372324.3
Zeytun5592155924473611452411145728.3
Yenice Kale60262602648208123412412342768.9
TOPLAM670373670325196091330198613298128**100


* Buradaki hesaplamalar öşür, tohum ve değirmen kaybı düşüldükten sonra yapıldı
** Maraş Kazası toplam nüfusuna göre (%40'lık tohum ve değirmen kaybı çıkarıldı)

Aşağıdaki tabloda (Tablo XXXIX) görüleceği gibi 1563 yılında Maraş Kazası'nda arpa üretimi toplam 347.364 kile 8.892.602 kg olarak gerçekleşmiştir. Arpanın tahrir kıymeti 7 akçedir. Kaza genelinde arpadan elde edilen öşür miktarı ise 310308 akçedir. Arpa üretimi en fazla Pazarcık, Maraş ve Kara Hayıt nahiyelerinde yapılırken, en az üretim ise Aladinek, Kuru Pınar ve Göynük nahiyelerinde yapılmaktadır. Öşür ve tohumluk miktarı çıktıktan sonra kaza genelinde kişi başına 87 kg arpa düşmektedir.

Tablo XXXIX: 1563 Yılında Şair (Arpa) üretiminin Nahiyelere Göre Dağılımı

NahiyeÖşür/ akçeÖşür/KileGerçek üretim/kileTonKişi başına kg.*S?
Maraş534047629610321562419156282.717.2
Camustil22898372129768762060762707.3
Kuru Pınar103421477118163024893021503.3
Kemer179722567205395258095251075.7
Keferdiz1829526132090853525953574.75.8
Kara Hayıt53656766561321156982115699417.2
Pazarcık603428620689621765434176511819.4
Aladinek61338767009179434179561.9
Göynük1074715357675196480196343.4
Bertiz1479521131056727053727023.64.7
Zeytun1786625522041852270852232.85.7
Yenice Kale23931341827349700152700156.97.7
TOPLAM310381447863473648892602888785.8**100


* Buradaki hesaplamalar öşür, tohum ve değirmen kaybı düşüldükten sonra yapıldı
** Maraş Kazası toplam nüfusuna göre (%40'lık tohum ve değirmen kaybı çıkarıldı)
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: MARAŞ'IN İKTİSaDİ YAPISI VE TOPRAK TASARRUFU

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ara 2010, 20:06

Maraş Kazası genelindeki hububat üretimi için ayrılan ekilebilir arazi miktarı 1341 çiftlik olup, yaklaşık 215.408 dönüme tekabül ediyor. Toplam dönüm hesaplaması yapılırken 1 çiftlik ortalama 100 dönüm olarak kabul edilmiş ve toplam çiftlik sayısının üzerine dönüm resminden alınan vergiye göre ekilebilir arazi tespit edilmiştir. Dönüm resmine göre çiftlik miktarının üzerine 81308 dönüm ilave yapılmıştır. Bunun da % 87.5'inde arpa-buğday ekilip buradan 866.973 kile adı geçen ürünler elde edilmektedir. Çiftçinin eline geçen bu miktar dönüm başına 9.2 kile ürün yetiştirdiğini göstermektedir. Maraş Kazası'ndaki bu verileri daha anlamlı kılabilmek için çevrede bulunan kaza ve sancaklarla kıyasladığımızda; 1563 tarihinde Hısn-ı Mansur Kazası'nda ekilebilir toprak miktarı 88.480 dönümdür. Bunun 1119'unu tam çiftlikler, 291'ini nim çiftlikler oluşturmaktadır. Bu tarihte ekilebilir arazinin yaklaşık %95'inde hububat üretimi yapılmakta ve buradan 253.815 kile arpa-buğday elde edilmektedir. Bu veriler ışığında 1563 yılında Hısn-ı Mansur Kazası'nda dönüm başına 6 kile ürün alınmıştır. 1574 tarihinde Ayntab Sancağında ekilebilir arazi ve buradan elde edilen hububat miktarının durumu ise şöyledir. Sancak genelinde ekilebilir arazi 346.050 dönümdür. Bu araziden elde edilen buğday-arpa miktarı toplam 1.319.336 kiledir. Buna göre Ayntab'ta dönüm başına 8.2 kile ürün elde edilmiştir. 16. Asırda Maraş ve çevresinde bulunan sancak ve kazalarda çiftçinin ektiği araziden elde ettiği bu tahmini ürün miktarlarına göre, Maraş ve Ayntab topraklarının, Hısn-ı Mansur'a (Adıyaman) göre daha verimli olduğu görülür.

Osmanlı döneminde kullanılan zirai ölçü-tartı aletlerinin günümüzde neye tekabül ettiğini çözmek kolay değildir. Tahrir defterlerinde verilen müd ve kile ölçü birimlerinin aynı kaza dahilinde bile farklılıklar gösterdiği bilinmekte ve bunların bugün için kg olarak karşılığının ne olduğu ve ekilebilir arazi miktarı tam olarak çözümlenemediğinden yukarıda verilen rakamların tahmini olduğu unutulmamalıdır.

Maraş ve çevresindeki illerde hububatın tahrir kıymeti kile başına şöyledir:

Maraş Kazası 1526'da 6.4, 1563'te buğday 10, arpa 7 akçe, Adana'da 1572'de buğday 18, arpa 10 akçe, Hısn-ı Mansur (Adıyaman)'da 1524'te buğday 4.3, arpa 2.1, 1563'te buğday 7, arpa 6 akçe,27 Ayntab'ta 1536'da buğday 5, arpa 3, 1574'te buğday 9, arpa 6 akçedir.
1563 yılında hububat ve baklagil türündeki ürünlerden buğday ve arpanın haricinde erzen de yetişmektedir. Aşağıda (Tablo XL) görüleceği gibi beş nahiyede erzen yetiştirilmekte ve bunlardan en fazla ürün Zeytun ve Yenice Kale nahiyelerinden elde edilmektedir. Ölçü birimi olarak kilenin kullanıldığı erzenin tahrir kıymeti 6.9 akçe olarak verilmiştir. Kaza genelinde erzenden toplanan öşür miktarı 3921 akçe olarak gerçekleşmiştir.

b. Çeltik üretimi

1526 yılı Maraş Kazası'nda 229882 akçelik hasılla çeltik üretiminin önemli bir yerinin olduğu görülmektedir. Dulkadirli Türkmenleri, Memlüklüler zamanından beri pirinç üretimi ile uğraşmışlar, Osmanlı idaresi altında da bu uğraşlarına devam etmişlerdir. Çeltik üretimi üzerinde devlet titizlikle durmakta, ürün kalitesinin düşme endişesinden d olayı tohumu bizzat kendisi vermektedir. Çeltik üretiminin zor ve emek isteyen bir ürün olmasından dolayı devlet birtakım vergi muafiyetleri de (ue enhar-ı mezbureye hizmet eden kimesneler hizmetleri mukabelesinde avarız-ı divaniyyeden ve tekalif-i örfiyyeden ve resm-i haneden ve resm-i ganemden muaf ve müsellem olalar deyu ferman olunmağın...) getirmiştir.

Tablo XL: Erzen üretiminin nahiyelere göre dağılımı (1563)

NahiyelerÖşür/akçeÖşür/kileGerçek üretim/kileKg
Maraş6108870718105
Kara Hayıt4576652913564
Pazarcık98141132908
Zeytun1913277221756780
Yenice Kale84312297725021
TOPLAM39215674543116378


1526 tarihli mufassal defterin çeltik nehirleri bölümünün olduğu sayfaların büyük oranda çürük olmasından dolayı nehir isimleri, kürekçi sayıları, hangi alanlara ne kadar tohum ekildiği ve bunların her birinin ayrı ayrı hasılları hakkındaki bilgiler sağlıklı olarak öğrenilememektedir. Defterde birçok köy ve mezraada "birinç dahi ekilir" kaydının olmasına rağmen, bu kayıtların bulunduğu yerlerde çeltikle ilgili herhangi bir vergiye rastlanmamıştır. Maraş Kazası'ndaki çeltik üretimi hakkındaki genel bilgi ancak TD 998'den öğrenilebilmektedir. Kaza genelinde 19 kıt'ada 148 kürekçinin çeltik üretimiyle uğraştığı, bunların da gelirinin padişah hassına ait olduğu görülmektedir.35 1 5 2 6 yılında üretilen çeltiğin 116124 akçesi Maraş Kazası (ama hangi nahiyelerden olduğu belli değil) ve 113758 akçesi de Gügercinlik Nahiyesi'nden elde edilmiştir.
1563 yılında çeltik üretiminden elde edilen gelir 89189 akçedir. Çeltik üretimi en fazla 34437 akçe ile Kara Hayıt, 33100 akçe ile Pazarcık nahiyelerinde yapılırken, bunları 7832 akçe ile Camustil ve 7225 akçe ile Kemer, 4275 akçe ile Maraş ve 2320 akçe ile Kuru Pınar nahiyeleri takip etmektedir. 1526 yılına göre 1563'te çeltik üretiminde yaklaşık % 23'lük düşüş olmuştur.36 1636 yılında çeltik üretiminin bölgede tekrar yükseldiği görülmektedir.
Elde somut veriler bulunmamakla birlikte bu düşüşün sebepleri arasında 1526 yılında çeltik üretimini yapan konar-göçer cemaatlerin 1563 yılında yerleşik hayata geçmelerinden dolayı çeltikçiliği bırakmaları, yeterli su bulunmaması, üretim zorluğundan dolayı üreticilerin üretimden vazgeçmesi, devletin üretimi sıkı denetim altında tutması veya istenilen verimin elde edilememesi gösterilebilir.

c. Pamuk üretimi

Pamuk her iki tarihte de Maraş Kazası'nın bütün nahiyelerinde yetiştirilmektedir. Tahrir defterlerinde penbe olarak zikredilen pamuk 1526 yılında hem kantar hem de men ile ölçülürken, 1563 yılında ise sadece men ile ölçülmüş ve penbe ifadesi kullanılmıştır. Tahrir defterlerinde pamuk için genelde öşr-i penbe ifadesi kullanılırken ara sıra resm-i penbe ifadesinin de kullanıldığı görülmektedir. Maraş Sancağı Kanunnamelerinde açıklayıcı bilgi olmamakla birlikte öşür üründen, resm ise ölçüleri belli olmayan araziden alınmaktadır.
1526 yılında kullanılan ölçü birimlerinden kantar ve men'in hem aynı nahiye içerisinde hem de nahiyeler arasında akçe cinsinden değerinde farklılık bulunmaktadır. Buna göre 1 kantar Maraş Nahiyesi'nde 1406, 1250 ve 250 akçe, Kargılık Nahiyesi'nde 500 ve 750 akçe Haruniye Nahiyesi'nde 250 akçe, ve Andırın Nahiyesi'nde 500 akçe olarak verilirken, 1 men ise Maraş Nahiyesi'nde 12.544 ve 7 . 545 akçe, Pazarcık Nahiyesi'nde 12.546 akçe ve Göynük Nahiyesi'nde 15 akçe olarak verilmiştir. 1526 yılında kullanılan ölçü biriminde birliktelik olmamasının sebebi, kantar ile ölçülemeyecek kadar az olan pamuğun ölçümünde men kullanılması olabilir mi?

Toplam hesaplamada verilen rakamlar kantar cinsinden değerlendirilip, tahrir kıymeti 500 akçe esas alınmıştır. Men cinsinden verilen miktarların kantar cinsinden karşılığı tespit edilmiş, buna göre 1 kantar yaklaşık 9 men'e tekabül etmektedir. 1526 yılındaki pamuğun değerinin farklı olması hakkında tahrir defterinde herhangi bir kayıt bulunmamasına rağmen bu durumun bitkinin verim değerinden veya cinsinden kaynaklanabileceğini akla getirmektedir. 1563 yılında ise 1 men pamuk 7.2 akçedir.

Pamukta ölçü birimi olarak kullanılan men değer itibariyle bölgeden bölgeye değişkenlik göstermektedir. 1 men'in değeri, Diyarbakır'da 5.067 kg., Erzincan'da 6.157 kg. ve Harput'ta ise 5.773 kg.'a denk gelmektedir. Maraş Kazası'ndaki men ölçü biriminin değeri buraya en yakın bu illerin ortalaması olan 6 kg esas alınmıştır.

Tablo XLI: Pamuk üretiminin nahiyelere göre dağılımı (1526-1563)

Nahiyeler15261563
İMÖşr yek.Üretim yek.TonÖşr yek.Üretim yekünüTon
Maraş21501433441940119.41907326492119212715 3127.1
Camustil7214100180154809348
Kuru Pınar183825520421225312.2
Kemer300064827072.7490468154483269332.6
Keferdiz15813.124.813981.3523872758203492034.9
Kara Hayıt30756.148.827522.77856109187285237352.3
Aladinek1250.2521120.14366048429062.9
Pazarcık8165725763248632.4105011458116677000670
Gügerciniik664713.2105.659555.9
Göynük1713157542304.2438760930461827918.2
Bertiz3845326616001.6
Tekak22254.435.219851.9
Kargılık70001411263166.3
Haruniye871417.4139.27850'7.8
Andınn3350.64.82700.2
Zeytun18503.729.616691.675910584350595
Yenice Kale251634927951677316.7
Bayındır150013.3106.460006
TOPLAM674312121651.49313196.565106903870346422106421.5


Tabloda görüldüğü gibi 1563 yılında kaza genelinde pamuk üretimi 1526 yılına göre kg cinsinden yaklaşık % 551 oranında artmıştır. Bu artışın sebepleri arasında, daha önce tarıma açılamayan arazilerin çoğunun tarıma açılması, değer itibariyle diğer ürünlerden daha iyi olması ve üretim için pamuğun tercih edilmesi gösterilebilir.
Maraş Kazası'nda üretilen pamuk miktarının aynı dönemde Hısn-ı Mansur Kazası ile kıyaslandığı zaman, bu ürünün Maraş'ta Hısn-ı Mansur'a göre hayli fazla üretildiği görülür. 1563 yılında Hısn-ı Mansur Kazası'nda 154740 kg pamuk üretilmiştir.

d. Susam üretimi

Sanayi bitkilerinden olan susam tahrir defterlerinde simsim olarak kaydedilmiştir. Yağı çıkarılan susam genelde şekerli gıda maddeleri üretenler tarafından tüketilmektedir.
1526 yılında susamda kullanılan ölçü türünün nahiyeler arasında değişik olduğu görülmektedir. Buna göre Maraş Nahiyesi'nde kile, Keferdiz'de müd ve Kargılık Nahiyesi'nde ise kantar kullanılmıştır. Pazarcık Nahiyesi'nde kullanılan ölçü birimi hakkında bilgi olmamakla birlikte burada da kile esas alınmıştır. Susamla ilgili müd ve kantar cinsinden verilen değerler de kileye çevrilip toplam üretim miktarı bulunmaya çalışılmıştır. 1563'te susam için kullanılan ölçü birimi kile, fakat bu tarihte susamın tahrir kıymeti belli olmadığı için 1526 yılında verilen 10 akçelik değer burada da kullanılmıştır.
Tablodaki verilere bakıldığı zaman iki tahrir arasındaki susam üretiminde % 45'lik bir azalma olduğu görülmektedir58. Bütün nahiyelerdeki susam üretiminde büyük bir düşüş bulunmaktadır. Özel bir çabaya gerek duyulmadan iklimin uygun olması durumunda kendiliğinden yetişen susam üretiminin düşmesinde bu bitkiye ayrılan arazide başka ürünlerin yetiştirilmeye başlanmış olabileceği gibi, karlı bir ürün olarak kabul edilmeyip üretiminin bırakılabileceği de ilk akla gelen ihtimallerdendir.

Tablo XLII: Susam üretiminin nahiyelere göre dağılımı

Nahiyeler15261563
Öşür/ akçeÖşür yekünü/ kileGerçek üretim/kile£>Öşür/ akçeÖşür yekünü/ kileGerçek üre­tim/kile
Maraş154015412323153910010802048
Keferdiz1280403208192
Pazarcık124812499225395113011390423142
Kargılık84149721843
Kara Hayıt5255242010752
TOPLAM124823272616669691755175140435942


e. Bağcılık

Maraş coğrafi yapısı itibariyle bağcılık için elverişli bir araziye sahiptir. Bugün olduğu gibi dün de üzüm üreticiliğinin şehrin tarım hayatında önemli bir yeri vardır. 1526 yılında 14 nahiyeden 3'ünde bağcılık yapılmazken, 1563'te ise kazaya bağlı bütün nahiyelerde bağcılık yapılmaktadır. 1526 yılında bağcılık gelirinin % 77.6'sı Zeytun, Maraş ve Keferdiz nahiyelerinden elde edilirken 1563'te yine aynı nahiyelerden bağcılık gelirinin %66.9'unun elde edildiği görülmektedir. Tahrir defterlerinde bağcılıkla ilgili bilgiler verilirken 1526 yılında vergi kalemleri bazen öşr-i bağ, bazen de resm-i bağ olarak, 1563'te ise harac-ı bağat şeklinde belirtilmiştir, üzümden alınacak vergi miktarına 1526 yılı Alaüddevle Bey Kanunnamesi'nde değinilmezken, 1563 yılı Maraş Livası Kanunnamesinde "ue bağdan bin teğege yigirmi para alınır" kaydı bulunmaktadır. Yirmi paranın karşılığının kırk akçe olduğu yine aynı kanunnameden öğrenilmektedir. 1526 yılındaki alınan vergi miktarları aynı nahiye içerisinde farklı olabildiği gibi, genelde nahiyeler arasında da sabit bir değerin olmadığı görülmektedir. Maraş Nahiyesi'nde 10 tak için bazen 50, bazen de 150 akçe, Keferdiz'de 50, Aladinek'te 2065 ve 50, Pazarcık'ta 10, 50 ve 60, Göynük'te 50, Tekak'ta 50 ve Zeytun Nahiye-si'nde 1072 ve 5073 akçe alınmıştır. Bu farklılığa rağmen kaza genelinde kök sayılarının hesaplanmasında 1000 tak için 50 akçe esas alınmıştır, üzümün yetiştiği ağacın her bir köküne 1526 yılında tak denilirken, 1563'te ise teğek denilmiştir. 1526 yılında üzümden alınan vergi oranlarının farklı olmasında, ürünün çeşidinin ve kalitesinin etkili olduğu düşünülebilir.

Evliya Çelebi Maraş'ta yirmi elvan üzümün yetiştiğini, bu çeşitlerin başında ise Kabak, Cem ve Sarı üzümün geldiğini söylemektedir. Bugün yöredeki bağlarda üzümün 19 çeşidi üretilmektedir, yetiştiği yöreye ve üzümün türüne göre ayrı ayrı kıymet biçilmektedir. Bugün yetiştirilen üzüm çeşitleri Kabarcık, Kara Mahrabaşı, Ak Cİzüm, Azezi, Orak Karası, Sergi, Kirkit, Bandırma, Deve Gözü, Tosbağa üzümü, Lan Lan Kara, Külefi, Yıldız, Hanım Parmağı, Katır Tırnağı, Cücük Burnu, Horoz Yüreği, Keçi Memeği ve Permir üzümünden oluşmaktadır.

Tablo XLIII: Bağcılığın nahiyelere göre dağılımı (1526-1563)

Nahiyeler1526*1563**
Öşr-i BağKök sayısıHarac-ı bağatKök sayısı
Maraş744014800024023600575
Camustil4162104050
Kuru Pınar-60515125
Kemer4008000 146636650
Keferdiz540010800014763369075
Kara Hayıt00301375325
Aladinek16503300087021750
Pazarcık330566100376494100
Göynük1060212004027100675
Bertiz7278181950
Tekak10200
Kargılık1002000
Haruniye1002000
Andırın2004000
Zeytun11025220500 20314507850
Yenice Kale-397699400
TOPLAM30690613000 882612206525


* Her 1000 kök bağdan 50 akçe hesabı üzere ** Her 1000 kök bağdan 40 akçe hesabı üzere

Tablodaki verilerden anlaşılacağı üzere 1526 yılına göre 1563'te üzüm üretiminde % 191'lik artış gerçekleşmiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: MARAŞ'IN İKTİSaDİ YAPISI VE TOPRAK TASARRUFU

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ara 2010, 20:08

f. Meyve ve Sebze üretimi

Evliya Çelebi Maraş meyvelerinden bahsederken "narı şehribanı narından iri ve suludur, her tarafa nar buradan gider", demektedir. Alınan vergilerden Maraş Kazasında meyveciliğin hayli fazla olduğu söylenebilir. Tahrir defterlerinde bölgede yetiştirilen meyvelerle ilgili 1526 yılında resm-i bostan, öşr-i bostan, öşr-i meyve cevz, öşr-i bostan ve piyaz, öşr-i bostan ve penbe, öşr-i bostan ve penbe ve piyaz ve bağ, öşr-i piyaz, resm-i piyaz, resm-i bostan ve piyaz, resm-i penbe ve bostan, bahçe, 1563'te ise öşr-i eşcar-ı meyve cevz ve resm-i bostan ve piyaz ifadeleri kullanılmıştır. 1526 yılında bazı meyve-sebze çeşitlerinin birlikte verilmesi, ölçü birimlerinin ve tahrir kıymetlerinin belli olmaması, bazen öşür bazen resm alınması82 her birinin ayrı ayrı vergi miktarlarını göstermeyi zorlaştırmakta ise de, eldeki veriler muvacehesinde öşür miktarlarının dökümü aşağıdaki tabloda gösterilmeye çalışılmıştır. Meyve sebze ile ilgili açıklayıcı bilgi 1563 yılı Maraş Livası Kanunnamesi'nde şu şekildedir; "Eşcar-ı esmardan öşr alınur ve bostandan öşr alınmak şer ve kanuna mutabıkdır. Amma re'aya tahlis-i öşrde müza-yaka çeküb def-i müzayaka içün öşr mikdarına bedel tahmin olunub resm alınmak i'tibar olunmuşdur"

Tablo XLIV: Meyve ve Sebze Üretiminin Nahiyelere Göre Dağılımı (1526-1563)
Nahiyeler15261563
HasılÖşr-i bostanÖşr-i Meyve ve cevzÖşr-i bostan ve piyazÖşr-i bostan ve penbeÖşr-i piyazHasılÖşr-i eşcar-ı meyve ve cevzResm-i bos­tan ve piyaz
Maraş1753533193602000829635601328155427739
Camustil284416051239
Kuru Pınar62265557
Kemer272722001044265779
Keferdiz520460352514393021137
K. Hayıt86386325492082341
Aladinek1008020245245
Pazarcık4145197050075062530033332123121
Gügerciniik5403858570
Göynük45343023682151531
Bertiz28521968884
Tekak5050
Kargılık3252109025
Haruniye2320215550115
Andırın140140
Zeytun3187502937200362826051023
Yenice22371451786
Kale
Bayındır41020016050
TOPLAM30860101944400302089214325347561437420382


Tabloda görüldüğü gibi her iki tarihte de meyve üretimi en fazla Maraş, Pazarcık ve Zeytun Nahiyeleri'nde gerçekleşmiştir. 1563 yılında bir önceki tahrire göre kaza genelinde üretim % 28 artmıştır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: MARAŞ'IN İKTİSaDİ YAPISI VE TOPRAK TASARRUFU

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ara 2010, 20:12

2- Hayvancılık ve Arıcılık

Maraş Kazası'nda 1526 yılında nüfusun % 59.2 gibi büyük bir oranı bölgede konar-göçer hayatı yaşayan aşiretlerden meydana gelmekte ve bunların da temel geçimlerini hayvancılık oluşturmaktadır. Konar-göçerlerin haricinde köylerde yerleşik hayatı süren ahalinin de alınan vergilerden hayvancılıkla uğraştığı anlaşılmaktadır.

a. adet-i Ağnam

Osmanlı Devleti'nde küçükbaş hayvanlardan alınan vergiye adet-i ağnam veya resm-i ganem denilir, koyun yavruladıktan sonra nisan veya mayıs aylarında alınır ve kuzulu koyun kuzusu ile beraber sayılır. Maraş Kazası'nda resm-i ganem, iki koyuna bir akçe ve bir kuzulu koyuna bir akçe olarak alınmaktadır. Kaza genelinde ağnam resmi 1526 yılında 573 15 akçe iken bu rakam 1563'te 19155 akçeye düşmüştür (Tablo XLV). Her iki tahrir tarihinde esas olan idari düzene göre ise alınan ağnam resmi, 1526'da 33340 akçe, 1563'te ise 19155 akçedir.

Toplanan vergi miktarlarından kazadaki koyun ve keçi sayısını hesaplamak mümkündür. Buna göre 1526' da koyun sayısı 114630, 1563'te ise 38310'a düşmüştür (Tablo XLV). Hem ağnam resmindeki, hem de koyun-keçi sayısındaki düşmenin sebebi bölgede konar-göçer hayatı yaşayan aşiretlerin yerleşik hayata geçerek, geçimlerini hayvancılıktan çok tarıma kaydırmalarından olsa gerek.

b. Yaylak, Kışlak, Ağıl ve Yatak Resmi

Yaylak, kışlak, ağıl ve yatak resimleri, bir timara sürülerini otlatmak amacıyla hariçten gelen sürü sahiplerinden, göçebe aşiretlerden ve Yörüklerden senede bir kereye mahsus sürü başına alınmakta, yerli halkın sürülerinden alınmamaktadır. Sürü genelde 300 koyun olarak kabul edililir ve her sürüden bir iyi koyun vergi olarak alınır. Maraş Sancağı Kanunnamesi'nde alınan bu resimlerle ilgili açıklayıcı bilgi bulunmamakla birlikte Kargılık ve Andırın Nahiyelerinde bulunan iki kayıt bu vergi kalemlerinden, hangi oranda vergi alındığı konusunda yol gösterir niteliktedir. Kargılık Nahiyesi'ndeki kayıt, Resm-i kışlak beher hane fi 2 halebi, zikrolan nahiyede yoldan bir taife gelüb kışlasa beher haneye ikişer halebi alına gelmiş, yine ol veçhile kayd olundu şeklindedir. 2 halebi akçe 1 Osmanlı akçesine eşittir. Andırın Nahiyesi'ndeki Resm-i yaylak, Dulkadirlü hanelerinden bir haneye birer para ve haricden olanlardan bir haneye üç para alınır kaydından da resm-i yaylak oranı öğrenilebilmektedir. 1 para 2 akçe olduğuna göre hane başına Dulkadirliler 2, hariçten olanlar 6 akçe ödeyeceklerdir. Fakat Andırın Nahiyesi'ni yaylak olarak kullananlardan kimlerin yerli, kimlerin yabancı oldukları belli değildir.
Kışlak, ağıl, yatak ve otlak resimlerinin bazen aynı anlamda kullanıldığı görülmektedir. Bunların haricinde resm-i çayır ve resm-i koru adı altında mahiyet itibariyle aynı sayılabilecek vergiler de bulunmaktadır. Bu vergiler Bayındır Nahiyesi hariç genelde bütün nahiyelerden alınmaktadır. Bu vergilerden elde edilen toplam gelir 1526 yılında 10610 akçe, 1563'te 9818 akçedir (Tablo XLV). Her iki tahrir tarihinde esas olan idari düzene göre alınan vergi miktarı 1526 yılında 3400 akçe, 1563'te 9818 akçe ile artış oranı yaklaşık % 188 olmuştur.

Toplanan vergi miktarlarından Maraş Kazası'na yaylamaya ve kışlamaya gelen sürü ve koyun sayısını yaklaşık olarak çıkarmak mümkündür. Serbest piyasada bir koyunun fiyatı 1520'lerde 30-35 akçe, 1560'larda 70-80 akçe civarındadır. 1520'de bir koyun fiyatını 30 akçe olarak kabul edip, bu tarihteki toplanan 10610 akçelik hasılı 30'a böldüğümüz zaman Maraş Kazası'nda barınan sürü sayısı 354 olarak bulunur. Bir sürü 300 koyun olduğuna göre toplam koyun sayısı yaklaşık 106099 civarında olur. 1563 yılında toplanan bir koyun fiyatını 70 akçe kabul edip toplanan 9818 akçelik vergiye bölündüğünde 140 sürü ve 42000 koyun ettiği görülür.

Tablo XLV: Maraş Kazası'nda hayvancılıktan alınan vergiler (1526-1563)

Nahiyeler15261563
adet-i ağnamKoyun sayısıResm-i yay-BKoyun sayısıResm-i yay­lak- otlak-çayır-koru
lak-ağıl-03 fl )tğ 03
kışlak-yatak-1
<< 
Maraş2417048340900651213024950
Camustil279055801711
Kuru Pınar9201840
Kemer250137027402000
Keferdiz3006009051810325
Kara Hayıt137327461354
Pazarcık4150830019453890150
Aladinek220440215430
Gügerciniik972519450175
Göynük195039007151430
Bertiz7051410
Tekak11502300
Kargılık46009200500
Haruniye400080001100
Andırın450090005435
Zeytun255051002250111022202760
Yenice Kale5951190568
TOPLAM5731511463010610 1 19155383109818


Kovan Resmi

Maraş tahrir defterlerinde öşr-i kovarı ve resm-i kovan, tabirleriyle alınan bu vergi, reayanın elinde bulunan an kovanlarının mahsülünden bazen para bazen de bal olarak tahsil edilmektedir. Her iki tarihte de kazaya bağlı nahiyelerin birkaçı hariç hemen hemen hepsinde arıcılık yapılmakta ve kovan başına iki akçe alındığı Maraş Sancak Kanunname-si'nde belirtilmektedir. Kanunnamede; "Resm-i kovan bir kovana iki akçe, amma yörük taifesi kovan tutsa bir akçesin sahib-i arza ve bir akçesin sahib-i raiyyete vere" denilmektedir.

1526 yılında Maraş Kazası genelinde 7885 akçe resm-i kovan toplanmışken, 1563'te toplanan vergi miktarının 9499 akçeye çıktığı görülmektedir (Tablo XLVI). Her iki tahrir tarihindeki idari düzen esas alındığında 1525 yılınna göre 1563'te artış oranının yaklaşık % 104 olarak gerçekleştiği görülür.

Tablo XLVI: Maraş Kazası'nda Arıcılıktan Alınan Vergiler (1526-1563)

NahiyelerResm-i KovanResm-i Kivare
Maraş11772454
Camustil470
Kuru Pınar402
Kemer70976
Keferdiz320373
Kara Hayıt65578
Pazarcık4501261
Aladinek275
Gügerciniik382
Göynük91
Bertiz654
Tekak500
Kargılık395
Haruniye1115
Andırın210
Zeytun25591473
Yenice Kale492
Bayındır642
TOPLAM78859499
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: MARAŞ'IN İKTİSaDİ YAPISI VE TOPRAK TASARRUFU

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ara 2010, 20:14

Şahsa Bağlı Vergiler 1- Çift Resmi (Resm-i Çift)

Osmanlı Devletinde, miri arazi rejiminin uygulandığı bölgelerde çift veya çiftlik olarak tarif edilen ve değişik büyüklükte arazi tasarruf eden çiftçiden yılda bir defa nakit olarak alınan arazi vergisine çift resmi denir. Bu vergi reayanın sipahiye karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu birtakım mükellefiyetleri karşılığının nakde çevrilmiş hali olup alınmasındaki temel şart reayanın toprak tasarruf ediyor olmasıdır. Reayanın elindeki toprak miktarı çiftin yarısı kadar ise tahrir defterine nim çift olarak kaydedilir ve bir çift için belirlenen verginin yarısını öder.
Maraş Kazası'nda 1563'te çift resmi 50 akçe, nim çift 25 akçe olarak alınmakta ve bu husus ilgili kanunnamede şöyle belirtilmektedir. "Haliya resm-i çift tamam çiftlik üzere kayıt olunan raiyyetden elli akçe ki, yirmi beşer para olur, nim çiftden resm nısf-ı zalik, nim çiftlikden ekall yer tasarruf edenden dönüm akçesi alınır."

Çiftlik tabir edilen arazi verim durumuna ve sulanabilirliğine göre üç kısma ayrılmıştır. Maraş'ın çiftlik taksimatı a'la yerden altmış, evsat yerden seksen ve edna yerden yüz yirmi dönüm olarak yapılmış, çiftliğin miktarı ise, "çiftlik oldur ki, bir çift nadasına ve ekinine her senede vefa ede, ekinciler dahi ana bir çiftlik yer derler ki, İstanbul müddiyle ki altı müdlük yer ola" şeklinde açıklanmıştır.

1526 yılı Maraş Kazası'nda ekilebilir arazinin taksimatı ve bu araziden alınan vergi türü ve miktarı (resm-i çift) hakkında tahrir defterinde açıklayıcı bilgi bulunmamaktadır. Fakat çift vergisi olarak alındığı tahmin edilen adet-i salgun-ı kebir ve adet-i salgun-ı sagir diye iki vergi kalemi bulunmaktadır. Çünkü 1526 tarihli tahrir defterinin (TD 402) Elbistan Kazası ile ilgili sayfalarında, adet-i salgun hakkında bedeli resm-i çift karşılığı olarak alındığına dair açıklamalar bulunmaktadır. Tahrir defterinde bu vergi kalemleri yazıldıktan sonra nısf-ı mahsul-i sagir ve nısf-ı mahsul-i kebir diye açıklamalar yer almaktadır. Burada mahsulden kastedilenin öşr-i gallat kaleminin olduğu yine tahrir defterindeki bilgilerden öğrenilmektedir. 1563 yılı Maraş Livası Kanunnamesinde "Li-oa-i mezbure tabi Kaza-i Maraş ile Kaza-i Gügercinlikde olan reayanın ekdükleri yerlerün öşürleri alındıktan sonra, nısf-ı öşr-i salgun-ı kebir ue nısf-ı salgun-ı sagir deyü alınur idi", diye açıklama yer almakta ve bu durumun ref olunduğu belirtilmektedir. Buna benzer bir durumun 1518 tarihinde Harput Sancağı'nda da olduğu, sancağın Ebutahir Nahi-yesi'ne bağlı köylerden çift resmi yerine adet-i kara salgun denilen bir verginin toplandığı belirtilmektedir.

Bu vergi kalemleri ile ilgili 1526 yılında Pazarcık Nahiyesi'ne bağlı Eklan karyesinde "yol üzeri olmağın adet-i salgun-ı sagir-i ueregelmemişlerdir" şeklinde bir kayıt bulunmaktadır. Bu vergiler Maraş, Kemer, Keferdiz, Kara Hayıt, Pazarcık, Gügerciniik, Göynük ve Zeytun-Firnos nahiyelerinden alınırken, Aladinek, Tekak, Kargılık, Haruniye, Andırın ve Bayındır nahiyelerinden alınmamıştır.
Eğer bu vergi kalemlerinin çift vergisi olarak alındığını kabul edersek 1526 yılında Maraş Kazası genelinde 183557 akçe adet-i salgun-ı kebir, 73912 akçe adet-i salgun-ı sagir ve 72820 akçe de adet-i salgun olmak üzere toplam 330289 akçelik vergi toplanmıştır. 1526'da adet-i salgun-ı kebir ve adet-i salgun-ı sagir vergilerinin alındığı nahiyelerde toplamı 4182 akçe olan resm-i çift kaydı da bulunmaktadır. adet-i salgun-ı kebir ile adet-i salgun-ı sagir vergilerinin alınmadığı Aladinek Nahiyesi'nin Ardıl karyesinde 750 akçe resm-i çift alındığı, resm-i çift bedeli ile ilgili herhangi bir açıklamanın yer almadığı görülmektedir. Resm-i çift kaleminin bulunduğu köylerde bu vergi kaleminin altındaki rakamların genelde 10 ile 100 akçe arasında değiştiği görülürken bir çift bedeli olarak kaç akçe alındığı hakkında herhangi bir bilgi bulunamamıştır. Bununla birlikte Maraş Kazası genelinde aynı tarihte çift resminden toplam 3 35221 akçe toplanmıştır.

1563 tahririne göre kaza genelinde 277 çift ve 2126 nim çift olmak üzere toplam 2403 çift-nim çift bulunmakta ve resm-i çift'ten elde edilen gelirin ise 67000 akçe olarak gerçekleştiği görülmektedir. Bu tarihte resm-i çift, dönüm resmiyle birlikte verilmiştir. Her iki verginin toplamı tablo da görüldüğü gibi 81605 akçe olup, çift ve nim çift sayısından bu rakamın 67000 akçesinin çift, 14605 akçesinin de dönüm resmi125 olduğu anlaşılmaktadır. (Tablo XLV1I)

Tablo XLVTI: Maraş Kazası Çift, Nim Çift Durumu (1526-1563)

Nahiyeler15261563
adet-iadet-iResm-iÇiftNimResm-i çift
salgun-ısalgun-ıçiftçiftve dönüm
kebirsagir
Maraş77903334111646863257170
Camustil232207911
Kuru Pınar2431955
Kemer10331435426211194550
Keferdiz113075584314151976940
Kara Hayıt1910194953173029312645
Aladinek75027412700
Pazarcık40985184988285533518567
Gügerciniik95072314
Göynük103396534874200
Bertiz11845136
Zeytun40842562116516
Yenice Kale3713315
TOPLAM183557739124182277212681605
akçeakçeakçeakçe
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: MARAŞ'IN İKTİSaDİ YAPISI VE TOPRAK TASARRUFU

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ara 2010, 20:16

Bennak Resmi

Bennak, evli hiç toprak tasarruf etmeyen veya nim çiftten az yer tasarruf eden ama vergiye tabi olan raiyyete denir. Bennakler, ekinlü bennak ve caba bennak olmak üzere ikiye ayrılırlar, nim çiftten az yer tasarruf edenler ekinlü, hiç yer tasarruf etmeyenler ise caba bennak olarak nitelendirilmektedirler. Bennakler başkalarının topraklarında işçi olarak çalışabilirler veya sipahiden tapusuz toprak alıp işlerler bunun için de dönüm resmi öderler. Bu husus Maraş Sancağı Kanunnamesinde; "bennak kayd olunan çiftliğe malik olsa resm-i çift alınur, " şeklinde açıklanmaktadır.
Maraş Kazası'nda bennak resmi 14 akçe olarak belirlenmiş, bunlardan toprak tasarruf edenlerden arazinin durumuna göre 2-5 dönüme 1 akçe dönüm resmi alınmıştır. 1526 yılında bennak resmine rastlanmaz iken, 1563'te kaza genelinde 603 3 bennak olduğu ve bunlardan 84462 akçe verçil alındığı görülmektedir. (Tablo XLV1II)

Mücerred Resmi

Resm-i mücerred, evlenmemiş fakat kisbü kara kadir olan erkek reayanın ödediği vergidir. Vergi alabilmenin temel şartı erkek çocuğun ergen ve kendi başına iş yapabilmesidir. İş ehli olmayan mücerredlerden hiçbir şey alınmaz. Bunlar bağlı oldukları sipahinin timarının dışında bir arazide çalışabilirler ve bunun için dönüm resmi öderler, kendi sipahilerine ise mücerred resmi öderler. Mücerredlere Karaman'da caba denildiği ve "caba, mücerred olan fukara-i reayaya ue babasile olub müstakil kisb iden mücerrede dirler" şeklinde tarif edildiği görülmektedir.
Maraş Kazası'nda mücerredlerden 6 akçe resm alınmakta ve eğer mücerred kayd olunan kimesne ki, teehhül etse, bennak resmi alınacağı belirtilmektedir. 1563 yılında 4691 mücerredden, 28146 akçe resm alınmıştır. (Tablo XLV1D)

Tablo XLVm: 1563 Yılında Bennak ve Mücerredlerin Nahiyelere Göre Dağılımı

NahiyelerBennakBennak ResmiMücerredMücerred Resmi
Maraş972136088254950
Camustil47466364842904
Kuru Pınar98137273438
Kemer2823948151906
Keferdiz33747183482088
Kara Hayıt71299686103660
Pazarcık845118305673402
Aladinek14620441881128
Göynük2022828164984
Bertiz43160345003000
Zeytun1256175845693414
Yenice Kale27838922121272
TOPLAM603384462469128146


Cizye

Müslümanlığı kabul etmemiş gayri Müslim reayanın devlet tarafından korunmaları ve savaşlara katılmamaları karşılığında toplanan ve baş vergisi olan cizye, Osmanlı Devleti'nin en önemli gelir kaynaklarından birisidir. Cizyenin bazen haraç kelimesiyle de ifade edildiği, arazi haracından ayırt etmek için ise baş haracı tabirinin kullanıldığı görülür. Ordu ve Canik gibi bazı bölgelerde ise haraç ve cizyenin aynı anlamda olduğu belirtilmektedir.

Osmanlı Devleti'nde şer-i bir vergi olarak toplanan cizyenin gayri müslim reayadan alınabilmesi için, reayanın evinden, bağından, evinde bulunan eşyasından başka, koyun, keçi, hububat, şarap gibi ürünlerden üç yüz akçe değerinde malının bulunması şartı aranmakta, üç yüz akçeye gücü olmayanlardan, kadın, çocuk, kör malul, işsiz ve fakir olanlardan bu vergi alınmamaktadır. Cizye genellikle padişah hasları içerisine dahil edilmekte, Maraş Kazası'nda da 1526 yılında belirtilmezken, 1563'te padişah hasları arasında yer almaktadır.

Cizye resmi 1526 yılında hane başına 25 akçe olup kaza genelinde 9745 akçe toplanmıştır. 1563'te Kuru Pınar Nahiyesi'ne bağlı Hopur karyesinde cizye vergisi nefer başına 25 akçe iken diğer nahiyelerde 50 akçeye yükseltilmiş ve cizyeden toplam 112775 akçe toplanmıştır. Bir önceki tahrire göre cizye vergisindeki %1057'lik artışın sebepleri arasında vergi oranının yükseltilmesi ve yukarıda cizye alınması için belirlenen şartlara uyan bütün gayri müslim reayadan alınması gösterilebilir. 1526 yılında gayri müslim nüfusun yoğun olarak yaşadığı Zeytun ve Firnos köylerinde sadece 375 akçelik cizye vergisi alınmıştır, oysa bu iki köyde 1172 hane bulunmakta ve bunlardan toplansa 29300 akçe cizye alınması gerekirdi. Tahrir defterinde bu verginin toplanmaması veya reayanın muaf olduğu hakkında açıklayıcı bilgi bulunmamaktadır. (Tablo XL1X)

5- Diğer Vergiler

1526 tarihli defterde sadece Zeytun-Firnos Nahiyesi'nde görülen bazı vergiler bulunmaktadır. Dulkadirli dönemi uygulaması olan bu vergilerin ne zaman, ne şekilde ve hangi oranlarda alındıklarına dair birkaçı hariç, diğerleri hakkında açıklayıcı bilgi elde edilememiştir.

Tablo XLIX: Cizye Vergisinin Nahiyelere göre dağılımı (1526-1563)

Nahiyeler15261563
Maraş350
Kuru Pınar825
Kemer2000
Zeytun599596400
Yenice Kale13550
Andırın3400
TOPLAM9745#########
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: MARAŞ'IN İKTİSaDİ YAPISI VE TOPRAK TASARRUFU

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ara 2010, 20:21

a- adet-i Salgun-ı Sultani

Bu vergi ile ilgili olarak Bozok Kanunnamesinde, "Bir zamanda Zülkadirlü Beylerinin devesi helak olmuş deve almak için reayadan hallerine göre beşer onar akçe almışlar ol zamandan beri kanun-ı mukarrerleri olub deve salgun-ı deyu salgun-ı sultaninin nısfın alırlarmış haliya deve salgun-ı dahi ref olundu", şeklinde bir açıklama bulun-maktadır. 1526 yılında toplamı 2675 akçe olan bu vergi Kale-i Zeytun ve Kale-i Firnos köylerinden toplanmıştır. Dulkadirlü zamanından kalma bu vergi sonraki tahrirlerde ortadan kaldırılmıştır.

b- adet-i Akçe-i Hızır-İlyas

Tahrir defterinde ne için, ne oranda alındığı hakkında bilgi olmayan bu vergi kaleminin toplamı 400 akçedir. Dulkadirliler zamanından kalma olan Hızır-İlyas adetinin sonraki tahrirde görülmemesi bu verginin kaldırıldığını akla getirmektedir.

1526 yılı Tahrir Defterinde bu verginin Türk-İslam kültüründe önemli bir yeri olan Hıdrellez (Hızır ve İlyas peygamberlerin isimlerinin halk ağzında aldığı şekil) inancı ve şenlikleri ile tam bir bağlantısının olup olmadığı hususunda açıklayıcı bilgi bulunmamasına rağmen, bununla ilgili olması ihtimali göz ardı edilmemeli. Bu inanca göre Hızır ve İlyas peygamberler ölümsüzlük sırrına erdiklerinden biri karada, diğeri denizde, zor durumda kalan, başına felaket gelen insanlara yardım etmektedirler.

Türkiye'nin bir çok şehir ve kasabasında Hızırlık, Hızır-İlyaslık denilen yerler vardır. Bahar günlerinde halk buraya çıkar ve yazın gelmesi kutlanır, şenlikler yapılır.145 Osmanlılar zamanında Hızır-İlyaslık vakıflarının kurulduğu, bu vakıflara bazı yerlerin gelirlerinin aktarıldığı Konya, Karaman tahrir defterlerinden anlaşılmaktadır. Evliya Çelebi Aksaray şehrini gezerken burada da Hızırlık ziyaretgahının bulunduğunu söylemektedir. Bu konuyla ilgili olarak, Akşehir'de hızırlık vakıflarının, Konya'da ise Hızır İlyaslık mevkisinin bulunduğu görülmektedir.

Maraş Kazası'nda Hızır-İlyas akçesi tamamen gayri müslimlerin yaşadığı Zeytun ve Firnos köylerinden alınmaktadır. Bu durum Türk-İslam kültürünün ürünü olan bu adetin gayri müslimler arasında da kutlandığını göstermektedir. Çünkü Anadolu'da yaşayan hıristiyanlar arasında da buna benzeyen, zamanla Hızır-İlyas kültüyle özdeşleşen ve aynı tarihlerde kutlanan Aziz Yorgi ya da Yeşil Yorgi kültü bulunmaktadır.

c- adet-i Sancakdarin

Tahrir defterinde ne için, ne oranda alındığı hakkında bilgi olmayan bu vergi kaleminin toplamı 550 akçedir. Bir sonraki tahrirde bu vergi kaydı bulunmamaktadır.

d- adet-i übeydiye

Küçük kul anlamına gelen ubeyd kelimesinin vergi olarak neyi ifade ettiği, ne için ne oranda alındığı hususunda tahrir defterinde bilgi bulunmadığı için adet-i übeydiye açıklığa kavuşturulamamıştır. 1526 yılında Zeytun ve Firnos köylerinde olan bu verginin toplamı 125 akçedir. 1563 yılı tahrir defterinde kaydına rastlanılmamıştır.

e- adet-i Yemlik

Bu tür bir verginin varlığı 1518 yılında Harput Sancağında da görülmektedir. Osmanlı öncesinden intikal eden bu verginin her yıl reaya-dan bir defaya mahsus olmak üzere bir yük otluk şeklinde alındığı ve her yükün 4 akçe olarak hesaplandığı belirtilmektedir. Maraş Kazası'nda sadece Zeytun Nahiyesi'ne bağlı Kale-i Firnos köyünde bulunan verginin toplamı 150 akçe olup, vergi hakkında tahrirde açıklayıcı bilgi bulunmamaktadır.

f- Resm-i Selamlık

Bu vergi ile ilgili olarak Bozok Kanunnamesinde, "Bir nahiyeye Zülkadiroğlu'nun birisi bey nasbolurısa her deuletlü kişinin sürüsünden selamlık deyu bir koyun alınır imiş haliya bu dahi ref olundı," şeklinde bir açıklama bulunmaktadır. Haruniye Nahiyesi'nde toplam 1500 akçe, bunun da 1000 akçesi duhan resmi ile birlikte alınmış olan bu verginin, Zeytun Nahiyesi'nde ise adet-i selamlık diye ismi geçmekte fakat ne kadar alındığı belirtilmemektedir.

g- Resm-i Harman

Reayanın mahsulünden belirlenen miktarda öşr alındıktan sonra, sipahi tarafından resm-i harman adı altında bir vergi daha alınmaktadır. Osmanlı Devletinin idaresi altına aldığı bazı yerlerde görülen bu uygulama Osmanlı yönetimi ile birlikte kaldırılmıştır.

Harman resminin Rumeli'nin ve Anadolu'nun değişik yerlerinde uygulandığı, vergi miktarının ise Sofya taraflarında her haneden hem buğday, hem de arpadan ikişer kile, Kemah, Bayburd, Erzurum ve Pasin sancaklarında birer kile arpa ve birer tavuk olarak alındığı görülmektedir.
1526 tarihli Maraş Tahrir Defterinde (TD 402) görülen bu vergi miktarının ne kadar alınacağı hususunda açıklayıcı bilgi bulunmamaktadır. Fakat toplandığı yerlerde oran itibariyle resm-i çift'in iki katı olarak alınmıştır. Yani resm-i çift 15 ise resm-i harman 30'dur. Maraş Kazası genelinde Maraş, Kemer, Keferdiz, Kara Hayıt, Pazarcık ve Göynük nahi-yelerinde toplam 6261 akçe toplanmıştır.
Yukarıda isimleri ve vergi miktarları belirtilen vergiler haricinde kaza genelinde alınan bazı vergiler daha bulunmaktadır. Bunlardan 1526 yılında; mahsul-i ab.250, hakkı ab.2420, mahsul-i hopur. 800,
1563'te hakkı ab.2 3 8 5, mahsul-i hopur. 1200, resm-i mahi. 200, resm-i keten.50, resm-i saz.30, hums kıymet. 20, ve nehr-i Armağan Burnu. 2500 vergileri alınmıştır.

C- Maktu Vergiler

Kesilmiş, bölünmüş anlamında kullanılan maktu' kelimesi ile kastedilen vergiler, önceden belirlenmiş olup, alınan ürün, yapılan hizmet az veya çok olsa dahi sabit kalmaktadır.

1- Resm-i Asiyab (Değirmen Resmi)

Osmanlı Devleti'nde su, yel veya hayvan gücü ile çalışan un değirmenleri ile bazı yerlerde zeytinyağı değirmenlerinden alınan vergiye resm-i asiyab-değirmen resmi denir. Ayni olarak alındığı gibi genelde nakdi olarak da alınan resm-i asiyabın, değirmen yıl içerisinde kaç ay çalışırsa çalışsın her ay için 5 akçe, yıl boyu çalışan 60, 6 ay çalışan 30 ve 3 ay çalışan değirmenden 15 akçe alındığı görülmektedir. Bu genel teamülün aksine 1523 yılında Sis Sancağı'nda tam yıl çalışan değirmenlerden 120, 6 ay çalışanlardan 60 ve 3 ay çalışanlardan ise 30 akçe değirmen resmi alınmaktadır. Maraş kanunnamelerinde değirmen resminin ne kadar alınacağı belirtilmemektedir.

1526 yılında Maraş Kazası'nın 58 köy ve 45 mezraasında yaklaşık 163 değirmen bulunmakta ve bunlardan toplam 4980 akçe vergi toplandığı görülmektedir (Tablo L). Bu değirmenlerden ne kadarının tam yıl, ne kadarının yarım yıl çalıştığı belli değildir. Diğer taraftan harab olarak kayıtlı bazı değirmenlerden 5,179 10,180 15,181 20182 akçe vergi alındığı gibi, bazı harab bablardan vergi alınmadığı görülmektedir. Aynı nahiye içerisinde bazı harab bablardan vergi alınmış, alınan vergi oranı birinde 10, diğerinde 20 akçe olmuş, bazılarından ise alınmamıştır. Tabloda da görüldüğü gibi (Tablo L) en çok değirmen, 30 değirmen ile Maraş, 28 değirmen ile Zeytun ve 21 değirmen ile Gügerciniik nahiyele-rinde bulunmaktadır.

1563 yılında kazaya bağlı 87 köy ve 19 mezraada bulunan değirmenlerden toplam 6907 akçe değirmen resmi alındığı görülmektedir. Bu tarihte tahrir defterindeki veriler, değirmen sayısının ne kadar olabileceği konusunda yeterli olmadığı için değirmen sayısı verilememiştir. Vergi hasılındaki %38'lik artışa göre değirmen sayısının da yaklaşık 220 civarında olması ihtimali yüksektir.

Tablo L: Maraş Kazası Kır Kesimindeki Değirmen Sayısı ve Alınan Resm Miktarı

Nahiyeler15261563
Köy adediMezra adediDeğirmen adediResmKöy adediMezra adediResm
Maraş1713090315905
Camustil_ 6320
Kuru Pınar25171
Kemer216200511170
Keferdiz11253590
Kara Hayıt33180152870
Aladinek1141200
Pazarcık42615291380
Gügerciniik84214850
Göynük51729561655
Bertiz13486
Tekak2192150
Kargılık792950
Haruniye22122800
Andırın19103400
Zeytun5122883076960
Yenice Kale_ 63400
Bayındır1117660 _0
TOPLAM5845163498087196907


Arızi Vergiler

Bu vergiler kimden ne miktarda ve ne zaman alınacağı belli olmayan zuhurata bağlı gelirlerdir. Vergilerin miktarı tahrir emini tarafından o bölgede yaşayan aile sayısına göre hesap edilir ve deftere kaydedilir. Çünkü herhangi bir sipahinin timanna kayıtlı olan reayadan kaç kişinin öleceğinin, kaç kız veya dul kadının evleneceğinin, başıboş dolaşan hayvanların nerelere ne kadar zarar vereceğinin önceden bilinmesi imkansızdır.
Bad-ı heva grubu olarak da adlandırılan bu resimler tahrir defterlerine, arüs, yava, deştbani, duhan, tapu, dönüm, cürmü cinayet, abd-i abık ve kenizek muştuluğu, beytülmal, mal-i gaib ve mal-i mefkud gibi adlarla kaydedilmektedirler. 1526 yılında Maraş Kazası'nda bu vergilerin, bad-ı hava, duhan, arüs ve yava kalemleri altında, 1563'te ise, bad-ı heva, arüs, yava, duhan, deştbani ve dönüm resimleri olarak ayrı ayrı verildiği görülmektedir.

1- Bad-ı Heva

Bu vergi kaleminden 1526 yılında 10500 akçe kır iskan merkezlerinden, 39089 akçe bölgede yaşayan aşiretlerden olmak üzere 49589 akçe toplanmıştır. 1563'te ise % 18'lik bir gerilemeyle 40516 akçe toplandığı görülmektedir (Tablo Ll). Bad-ı heva serbest olan Umarlarda dirlik sahibi, serbest olmayan timarlarda ise, yarısı sancakbeyi veya subaşı, diğer yarısı ise dirlik sahibi tarafından alınmaktadır.

2- Arus Resmi (Gelin Resmi)

Tahrir defterlerinde resm-i arus veya arusane olarak geçen, reaya ve sipahi kızlarının veya dul avretlerin evliliklerinden alınan resimdir. Feodal karakterli ve Osmanlı Devleti'ne fethettikleri yerlerden geçmiştir.
Arus resminin miktarı gelin olanın durumuna bakire, dul ve gayri müslim olmasına göre değişmektedir. Maraş Sancak Kanunnamesi'nde bakireden 60, seyyibeden (dul avret) 30 akçe alınacağı belirtilmektedir. Evlenen kız ise bu vergi üzerine kayıtlı olduğu sipahiye, dul ise nikahlandığı yerdeki sipahiye, yörükler ise daima bir yerde durmadıklarından kız olsun, dul olsun vergi kız veya kadının babasının kayıtlı olduğu timar sahibine ödenmektedir. Nikah akid işlemleri yapılırken kadının aldığı nikah resmi bu verginin dışındadır.
1526 yılında Maraş Kazası iskan merkezlerinde 5383, bölgede yaşayan aşiretlerden de 19533 akçe olmak üzere kaza genelinde toplam 24916 akçe resm-i arus toplanmıştır. 1563'te ise bu vergi kaleminin % 25'lik artışla 31220 akçeye çıktığı görülmektedir (Tablo LI).

3- Resm-i Yava

Herhangi bir timar arazisinde, kaybolan, sahibi belli olmayan yük ve binek hayvanlarının yakalanması ve sahibi bulununcaya kadar bekletilmesinden dolayı alınan vergiye resm-i yava denir. Yakalanan hayvanlar kadı gözetiminde ilan edilir, sahibi çıkmazsa sattırılır ve eğer girdiği yerde zarar vermiş ise bu zarar karşılanır ve kalan para hazineye aktarılır.

1526 yılı Alaüddevle Bey Kanunnamesi'nde yava ilgili hüküm şu şekildedir:

"Kul ue at ue deue ue katır yavaşı vaki olsa, Zül-kadr beğleri ta-sarrufundadır", 1563 yılında ise yava hakkındaki açıklama; "eğer yabanda sığır ya yund veya koyun bulsa kığırtmasalar, bay olursa cürm otuz akçe, eusatul-hal olursa yigirmi akçe, fakir olursa on akçe cürm alına. Ve eğer kığırtsa ıssı bulunmasa kadıya uereler, saklaya, sonra zayi olursa cürm yok, emr-i şer nice ise eyle ola" şeklindedir.
Maraş Kazası'nda yava resmi olarak 1526 yılında köylerden 2838, bölgede yaşayan aşiretlerden 9755 akçe ile toplam 12593 akçe toplanırken, 1563'te ise bu kalemden %22'lik bir artışla 15446 akçe toplandığı görülmektedir (Tablo LI).

4- Resm-i Duhan (Tütün Resmi)

Bir sipahinin timarına genellikle kışlamak için gelip yerleşen, ama ziraat yapmayan yörük veya hariç raiyyetin ödediği vergiye tütün resmi denir. Halil İnalcık bad-ı heva grubundan olan bu verginin şahsa bağlı olduğu için, raiyyet rüsumu arasına girmesi gerektiğini söylemektedir.
Bu resim genelde yörük, yüzdeci, yağcı ve küreci gibi yerleşik olmayan, devamlı gezen ve evli olan kendi başına bir ev tüttüren kimselerden yıllık 6 akçe olarak alınır, üç yıldan fazla kalanlardan 18 akçe bennak resmi alınır, kışlayan eğer ziraat yapar, öşür verirse duhan resmi alınmaz.

1526 yılında kaza genelinde 1084 akçe olan duhan resminin sadece Haruniye, Andırın ve Zeytun nahiyelerinden toplandığı görülmektedir. 1563'te ise resm-i duhan ve yatak başlığı altında verilen bu resm Bertiz Nahiyesi hariç diğer bütün nahiyelerden toplam 6745 akçe olarak top-lanmıştır (Tablo LI).

5- Resm-i Dönüm (Resm-i Zemin)

Tahrir defterlerine çift veya nim çift olarak yazılan reayanın bunların haricinde fazladan tasarruf ettiği arazi için ödemiş olduğu vergiye resm-i dönüm denir. Bu araziler bennak ve mücerredler tarafından da tasarruf edilebilir, bunların hepsi de hariç raiyyet statüsündedirler ve işlenen arazinin her iki dönümüne 1 akçe resim ödemekle yükümlüdürler.
Dönüm resminin miktarı arazinin niteliğine göre değişmektedir. Bu husus 1563 tarihli Maraş Kanunnamesi'nde şöyle belirtilmektedir:

"hariç reayadan yer dutan kimesne dahi tamam çiftliğe malik ise tamam çift resmi ue nim çiftlik ise nısf resm alınub nısfından ekall olan yerlerden eğer arazi-i sakıyyeden olub ueyahud eyu has yerler ola ki, her yıl ziraat olunub hasıl uerse, iki dönüme bir akçe resm alınur ue eğer mutauassıt'ül-hal olsa, üç dönüme bir akçe ue eğer edna olsa, beş dönüme bir akçe resm alınur."

1526 yılında olmayan resm-i dönümden 1563'te kaza genelinde toplam 40654 akçe alınmıştır. Bu verginin yaklaşık 14605 akçesi resm-i çiftle beraber, 26049 akçesi müstakil olarak yazılmıştır (Tablo LI).

6- Tapu Resmi

Sipahi elindeki araziyi terk eden veya varis bırakmadan ölen raiyyetten boşalan araziyi belli bir ücret karşılığında başka bir raiyyete tapu karşılığı verir. Bu işlem sırasında alınan vergiye tapu resmi denir. Tapu resmini ödeyen raiyyet ölünceye kadar çiftliği tasarruf eder ve oğluna da intikal ettirir ve babadan oğluna intikal eden arazi için tapu resmi alınmaz.
Tapu resminin miktarı, tasarruf edilen arazinin niteliğine göre değişmekle birlikte genellikle bir yıllık mahsulünün kıymeti olarak belirlenmiştir. Buna göre iyi yerden 50, orta yerden 40-30 ve aşağı yerden 20 akçe alınmaktadır. Bu vergiyi ödeyen reaya toprağın mülkiyet hakkını değil, tasarruf hakkını ölünceye kadar elde etmiş olmaktadır.

Tapu resmi, Maraş Kazası'nda 1526 tahririnde bazı çiftliklerle beraber, "Çiftlik-i Turduhan el mezbur nefs-i şehr resm-i tapu beş heveklik? yerdir öşr-i şer'iye verir," veya Çiftlik-i Ömürlü Hacı ber vech-i mak-tu,206 şeklinde kaydedilirken, 1563 tahririnde müstakil bir vergi kalemi olarak görülmektedir. 1526'da toplam 764 akçe olan tapu resminin 1563'te 10767 akçe olduğu görülmektedir.(Tablo LI).
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: MARAŞ'IN İKTİSaDİ YAPISI VE TOPRAK TASARRUFU

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ara 2010, 20:22

7- Resm-i Deştbani

Resm-i deştbani, herhangi bir şahsın ekinine girip zarar veren hayvan sahiplerinden alınan vergidir. Ekili arazilere hayvanların verebilecekleri zararı önlemek için görev yapan kişilere de deştban, kır bekçisi denilmektedir.

Osmanlı Devleti'nin ekonomik yapısında tarım önemli bir yere sahip olduğundan, tarımla uğraşanları korumak amacıyla sıkı tedbirler alınmıştır. Bu tedbirlere en güzel örnek resm-i deştbanidir, çünkü bu vergiyle zarara sebep olan mal sahibi hem para ile cezalandırılmakta hem de hayvan başına beşer sopa vurulmaktadır.

Maraş Sancağı'nda bir kimsenin hayvanı başkasının ekinine girip zarara sebep olursa verilen ceza hayvana göre değişmektedir. "Eğer bir kişinin atı veya katırı ya öküzü ekine girse, davar başına beş çomak vurulub beş akçe alına. Ve inek girse, dört çomak, dört akçe alına. Buzağı girse bir çomak, bir akçe alına. Koyun girse iki koyuna bir çomak, bir akçe alına ve camus girse camus başına iki çomak, iki akçe alına."

1526 yılında olmayan bu vergi kaleminden 1563'te kaza genelinde 17273 akçe toplandığı görülmektedir (Tablo LI).

15261563
NahiyelerBad­IResm-i ArusResm-i YavaResm-l duhanBad­IResm-i arusResm-iResm-i dönümResm-l de?tba nlResm-l duhan-yatakResm-i
hevahevayavatapu
Maraş279114827745823521827903165264617322054
Camustil3452273513391989108975485
Kuru Pınar5304772591520735500315
Kemer153313986498751001712851
Kefeıdiz26302306110314941472654546
K. Hayıt40623524849604137203630852595774988
Aladinek529265133945797402815393125250
Pazarcık13746883425008452822292343337712651460
Göynük1960982475186212756121785815200647
Bertiz2601109011401416695
Haruniye500
Andırın840420210268
Zeytun2600131165631690864806232646087623881676
Yenice208613206113230972320800
Kale
TOPLAM105 0053832838108440531220154462604917273674510767
16
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: MARAŞ'IN İKTİSaDİ YAPISI VE TOPRAK TASARRUFU

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ara 2010, 20:26

Maraş Kazası'nda Kurulan Pazarlar ve Pazarda Satılan Ticari Mallardan Alınan Vergiler

1- Kır Kesimindeki Ticari Faaliyetler


Reaya ürettiği ürünün vergisini sipahiye ayni olarak ödemekte, sipahi de elinde fazla olan ürünü nakde çevirebilmek için pazara sürmektedir. Sipahiyle birlikte köylü de elinde bulunan ihtiyaç fazlası malını, artı ürünü diğer ihtiyaçlarını karşılayabilmek için satmak zorundadır. Kırsal alanda yaşayan insanların bir kısım ihtiyaçlarını giderebilecekleri mahalli pazarlar kurulur ve burada değişik mallar satılır. Pazara getirilip satılan her çeşit

maldan alınan vergiye bac veya bac-ı bazar denilir, vergi miktarı satılan malın türüne, miktarına ve bazen de satan kimsenin yerli veya taşralı olmasına göre değişir.
1526 yılında Maraş Kazası genelinde kır pazarı denebilecek dokuz pazar kurulduğu görülmektedir. Bu pazarlar, Kemer, Tekak, Kargılık, Haruniye, Andırın ve Bayındır nahiyelerinde kurulmaktadır. Kemer Nahi-yesi'ndeki pazar bugün Beyoğlu kasabası civarında olduğu tahmin edilen Bertizat köyünde, Cuma günleri kurulmaktadır. Tekak Nahiyesi'nde kurulan pazarın yeri belli değildir. Kargılık Nahiyesi'ndeki pazar Nefs-i Kargılıkta çarşamba günü kurulmaktadır. Haruniye Nahiyesi'nde çarşamba günü Harabe-i Haruniye Köyü ve Tuşbudak Mezraa'sında, cuma günü ise nerede kurulduğu belli olmayan cuma pazarıyla birlikte üç pazar kurulduğu görülmektedir. Pazarların bazen mezraalarda da kurulmasına rağmen cami gibi ibadet kurumlarının bulunduğu yerleşim yerlerine pazar kurmak için daha kolay izin verilmektedir. Andırın Nahiyesi'nde kurulan pazarlardan biri Nefs-i Andırın'da, diğeri ise Kale-i Geben köyündedir. Bayındır Nahiyesi'ndeki pazarın ise nahiyenin neresinde kurulduğu belirtilmemiştir. 1526 yılında pazar kurulan nahiyelere mesafe itibariyle uzak olan Aladinek, Pazarcık, Göynük ve Zeytun nahiyelerinde pazar yerinin bulunmaması biraz tuhaf. Bu nahiyelerde yaşayan insanlar pazar ihtiyaçlarını muhtemelen kendilerine en yakın pazardan karşılamaktadırlar.

1563 yılında nahiyelerde kurulan pazarların dağılımı şöyledir. Kuru Pınar Nahiyesi'nde Çarşamba pazarı, Kara Hayıt Nahiyesi pazarı yeumü'l-isneyn Pazartesi günü muhtemelen Bazar Yeri mahallesinde kurulmaktadır. Zeytun Nahiyesi'nde Firnos ve Zeytun köylerinde birer pazar, Yenice Kale Nahiyesi'nde Tirkeşlü köyünde kurulduğu görülmektedir.
1563'te bacgahlardan ve pazarlarda satılan mallardan alınacak vergiler kanunnamede şöyle belirtilmektedir. Yörük taifesi ki, seuahilderı yaylağa ile yaylakdan seuahile giderken bacgahlarda evlerinden ve erkek ile dişi koyunlardan bac alınur idi. Ol dahi ref buyurulub tüccar ile celeb-keşandan koyun celeb-keşinden on koyuna bir para ile sığır celeb-keşinden bir sığıra iki para, yund ile bargir ile katır celebkeşinden birer para ile deue celeb-keleşinden ikişer para, kuldan ile cariyeden onar para, deue hımlınden ikişer para ile at hımlınden birer para ile bac-ı bazarlarda dahi deue kezalik deue hımlınden ikişer para ve at hımlınden birer para alınur. Ve satılmağa gelen tahıldan otuz kilede bir kile resm-i keyl badehu kıst-ı kabban ki, şehre gelen baldan ile yağdan ile bi'l-cümle makulat kısmından her ne uaki' olursa ki, meuzunatdan ola, uezn olmadan satsa at yükünden dörder akçe ile deue yükünden beşer akçe ile eğer uezn olunub satılsa osmani kantara ikişer akçe alınur.

Tablo LII: Kır Kesimindeki Ticari-Sanayi Faaliyetleri ve Bunlardan Alınan Vergiler

Pazar yeri####################1563
Satılan mal, Pazar vergisiAlınanAlınan vergi mikta­rı
vergi
miktarı
MaraşBac-ı rah20500
KemerBac-ı bazar500
GügercinlikBac-ı rah6500
TekakBac-ı bazar1000
Kargılık228Bac-ı bazar2000
Hakkı bisat229 beher bisat fi 2 halebi
Resm-i Kav230 Beher aded180
Resm-i Gusfend231 beheri.4180
Resm-i Keçi Beher kıta fi nim osmani
Resm-i penbe beher denk fı 50 dirhem?
Resm-i rişte232 beher men fı halebi
Resm-i keyl beher hıml fi kile
HaruniyeBac-ı bazar2000
Harabe-iBac-ı bazar2300
Haruniye233Kıst-ı Kassaban1150
Kıst-ı Boyahane1500
Kıst-ı Kassaran234550
TuşbudakBac-ı bazar750
Kıst-ı Kassaban500
AndırınBac-ı Bazar2000
Kıst-ı Kassaban4500
Kıst-ı Boyahane2500
Kıst-ı Kassaran500
Kıst-ı Sabunhane500
Cüllah235187.5
Bac-ı rah2366950
Resm-i rişte750
Resm-i Revgan maa Resm-i çayır2500
GebenBac-ı Bazar an kıstı Kassaban250
Kefşkeran23735
An baha-i Sof50
Bac-ı rah2382000
BayındırKıst-ı boyahane750
Kıst-ı kassaran1000
Kıst-ı karhane-i şireci800
Kıst-ı debbağan2392000
Bac-ı rah-ı Ağce derbend12500
Bac-ı Düğiek2402500
Bac-ı Bazar2000
Resm-i Cüllah500
ZeytunResm-i Cüllah350
Kıst-ı kassaban1250
Kefşkeran318
Bac-ı bazar-ı kassab3200
Kıst-ı boyahane7000
Resm-i küre241280200
Kuru PınarBac-ı bazar999
Kara HayıtBac-ı bazar1300
Kıst-ı Kassab519
Bazar-ı rişte300
GöynükKıst-ı boyahane180
Bac-ı rah40000
BertizBac-ı rah503
Bac-ı bazar490
Yenice KaleKıst-ı boyahane202
Kıst-ı bazar-ı kassab372
Kıst-ı kassaran20
TOPLAM8658055285
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: MARAŞ'IN İKTİSaDİ YAPISI VE TOPRAK TASARRUFU

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ara 2010, 20:28

Tabloda görüldüğü gibi 1526 yılında kurulan pazarlar 1563'te ortadan kalkmıştır. Bunun en büyük sebebi Tekak, Kargılık, Andırın, Haruniye ve Bayındır nahiyelerinin 1563'te Maraş Kazası'ndan ayrılmalarıdır. Bu nahiyelerin Maraş Kazası'ndan ayrılmaları kır kesiminde ticari faaliyetleri bir önceki tahrire göre % 63.5 azalmıştır.

2- Şehirdeki İktisadi Hayat

Şehir, genellikle içinde yaşayanların geçimini tarım dışı faaliyetlerle sağladığı, özellikle ticaret ve pazar işleriyle uğraştıkları, yerleşim birimi olarak tarif edilir. Tahrir defterlerinin incelenmesi sonucu şehirlilerin smai ve ticari faaliyetlerin yanında önemli oranda tarımla da uğraştıkları görülmektedir.

Maraş şehri, uzun yıllar Dulkadirli Beyliği yönetiminde ve beyliğin son yıllarında da beylik merkezi olmasından dolayı klasik Türk şehirlerinin bütün özelliklerine sahiptir. Osmanlı şehirlerinde sosyal ve ekonomik hayatın canlanmasında önemli faktörlerden ikisi merkez camisi, bedesten ve bunların etrafında yerleşen dükkanlardır. Evliya Çelebi Maraş'ı ziyareti sırasında şehirde gördüğü iki bedesten ve 1045 dükkan bulunduğunu söylemektedir. Bedesten Türk şehirlerinde bütün alışverişlerin etrafında şekillendiği, çevresinde sıralar halinde dükkanları içine alan çarşı veya arasta denilen alışveriş yerlerinin bulunduğu ticaret merkezleridir. Tüccarların kıymetli malları, çarşı esnafının ve tüccarların kasaları, evrakları, defterleri, esnaf ve zenaatkar loncalarının belgeleri bedestenlerde muhafaza edilir ve Osmanlı şehirlerinin büyük bir kesiminde tek bedesten bulunur.

Tahrir defterlerinden Maraş bedesteninin ve dükkanlarının varlığı öğrenilebilmektedir. 1526 yılında 60 olan dükkan sayısı 1563'te 75'e çıkmıştır. Bu dükkanlara ilaveten şehirde harab olarak kaydedilen, sayıları belli olmayan ama vergi alınan dükkanlar da bulunmaktadır. Dükkanların çoğunun geliri şehir merkezinde bulunan cami, medrese, buk'a ve burada görev yapan insanlara tahsis edilmiştir. Hem tahrir defterlerinin hem de Evliya Çelebi'nin bahsettiği Maraş bedesteninin, bugün şehirde kapalı çarşı olarak bilinen ve halen kullanılan, Ulu Camiye birkaç yüz metre uzaklıkta bulunan tarihi çarşının olması kuvvetle muhtemeldir.

a. Tarım Faaliyetleri

Maraş şehrinin ekonomik hayatında tarım, önemli bir yer tutmaktadır. 1526 yılında 424 müd=8480 kile (217088 kg) hububat, kantar (577 kg) pamuk yetiştirilmiş ve şehrin çevresinde yetiştirilen 36905 üzüm asmasından 2000 akçe öşr-i bağ, arıcılıktan 300 akçe resm-i kovan, 700 akçe resm-i yatak, 3223 akçe çifliklerden, (bu çiftliklerin bazısında ziraat yapılırken bazısında da meyve ağaçları yetiştirilmektedir), 2934 akçe adet-i salgün-ı kebir, 7404 akçe öşr-i gallattan olmak üzere bütün mahsullerden toplam 16561 akçe vergi toplanmıştır.252 Bu da şehrin toplam gelirinin %23üne tekabül etmektedir.
Bir önceki tahrire göre 1563'te şehirdeki tarımsal faaliyetlerin hayli ilerlediği görülmektedir. Bu tarihte 2400 kile (61440 kg) buğday, 2285 kile (58496 kg) arpa, 572 kile (14643 kg) erzen, 880 men (5280 kg) pamuk yetiştirilmiştir.

Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinden toplanan vergilerin dağılımı ise şöyledir:

Hınta 3000, şair 2000, erzen 500, penbe 800, harac-ı bağat 707, öşr-i eşcar 1738, resm-i çift ve dönüm, 105, resm-i kevvare 300, resm-i bostan ve piyaz 549, resm-i tapu 129, resm-i yaylak 4000 ve hasılı 13838 akçe olan bağ, bahçe, çiftlik, arazi, bostan ve meyve ağaçlarının geliri ile birlikte Maraş şehrinde tarım ve hayvancılık alanında toplam 27666 akçelik gelir toplanmıştır. Bir önceki tahrire göre toplanan vergi % 67 oranında artmasına rağmen, şehrin toplam geliri içerisinde tarım faaliyetlerinin payı %13'e gerilemiştir. Toplam gelir içerisinde tarım ürünlerinin payının azalmasına sebep sanayi ve ticaret hacmindeki artıştır.

b. Sanayi ve Ticari Faaliyetler

Şehirde sanayi ve ticari alanlar, tarımın hayli ilerisindedir. 1526 yılı mufassal tahrir defterinin şehirdeki tarım dışı faaliyetlerin bulunduğu sayfalarının büyük oranda çürümüş olması yüzünden buradaki sanayi ve ticari faaliyetlerden sadece kıst-ı hamam, karbansaray, ve bac-ı mey-hane kalemleri ile bac-ı rah-ı cisri ab-ı Ceyhun tespit edilebilmiştir. 1527 tarihli Timar Defterinde ise şehirde iktisadi faaliyet içerisinde olan kasap, cüllah ve boyahane esnafının vergi kalemlerinin bulunduğu görülmektedir.

1563'te şehirde sanayi ve ticari faaliyetler bir hayli ilerlemiştir. Kıst-ı kassaban, bac-ı bazar, boyahane, şemhane, debbağan, kirişciyan, arasta, bezazistan, macunhane, başhane, heluaciyan, şerbetciyan vb. gibi isimler altında ticari ve sanayi mallarının vergilendirilmesinden elde edilen gelir 134682 akçe ile toplam şehir gelirinin %63.6'sını oluşturmaktadır. Bir önceki tahrir defterinde sanayi ve ticari vergilerin verileri tam olmadığı için bu alandaki gelişme veya gerileme durumunu kıyaslama imkanı bulunmamaktadır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Sonraki

Dön Maraş Sancağı ve Dulkadirli Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Yahoo [Bot] ve 1 misafir