Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Elbistan Ve Çevresinde Osmanlı Vakıfları

Burada Maraş Sancağı ve Dulkadirli Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Elbistan Ve Çevresinde Osmanlı Vakıfları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Ara 2010, 22:22

ELBİSTAN VE ÇEVRESİNDE OSMANLI VAKIFLARI

A -DİNİ VAKIFLAR (CAMİLER-MESCİTLER)

1-Efsus (Afşin) Camii (Ulu Camii)


Cami, vakıf defterlerinde Efsus Köyü Mescidi adı ile kaydedilmiştir. Pir Ali veya Turabollu Camii adı ile de tanınmıştır. Cumhuriyet devrinde ise, Ulu Camii adı ile tanınmaya başlamıştır. Afşin'in merkezinde Dede Baba Mahallesindedir. Camiin kitabesindeki kayıtlara göre, Danişmendli aşiretinden Pir Ali oğlu Muhammed tarafından yaptırılmış ve 978 Kurban Bayramı / 5 Mayıs 1571 tarihinde ibadete açılmıştır.

Cami, planı ve yapısı itibarı ile tipik bir Osmanlı eseridir. Üç sütun üzerinde bulunmaktadır. Bu sütunlar ile kuzey ve güney duvarlarının üzerine kurulmuş olan ve mihrabın dikine uzanan sivri kemerleri mevcuttur. Mihrabı ve minberi oldukça sadedir. Mihrabın iki tarafında ve üstünde pencereler bulunmaktadır.

Camiin son cemaat yeri, sonradan yapılan tamirler sonucunda camiye bitişik bir mescid haline getirilmiş, bu kısımda devşirme sütun başlıkları ahşap direklerin kaidesi olarak kullanılmıştır. Camiin son cemaat mahalline sonradan eklenmiş olan mihrabın sağ tarafında bulunan bir kitabeye göre cami, 1130/1718'de Efsuslu Hacı Muhammed tarafından tamir ettirilmiş, Mescit'den esas mekana girişi sağlayan kapı da bu tamir esnasında konulmuştur. Cami, son yıllarda yıkılarak yeniden yaptırılmıştır.
1218/1706 tarihli bir buyrulduya göre, bu tarihten önce camiin hitabetini yapmakta olan Seyyid Mehmed bin Himmet'in ölümü üzerine, oğulları Seyyid İsa ve Seyyid Himmet adlı şahıslar, babalarının yerine tayin edilmişlerdir.

Camiin yapılışından sonra, gelirlerinin nereden temin edildiğini bilemiyoruz. Cami'in bu durumu ile ilgili ilk kayıtlara, XVII. yüzyılın sonlarında tutulan evkaf kayıt defterlerinde rastlamaktayız. Bu devirde tutulan 1100/1689 ve 1105/1694 tarihli vakıf defterlerindeki kayıtlara göre, o tarihlerde camiin yıllık geliri 360 akçe idi.1095 1 106/1695'de ise, günlük 8 akçe hesabı ile yıllık geliri 2880 akçeye çıkarılmıştı.1096 1218/1706 tarihli hitabet ciheti ile ilgili bir buyruldu kaydında, camiin hitabetini yapacak kimselere verilen 2, 5 akçenin Eshab-ı Kehf Vakfı'ndan ödenmesi gerektiği kaydedilmişti.109 Bu ifadeden, camiye vakıf tesis edilmediği, gelirinin yetersiz olduğu veya mevcut olan gelirlerin o tarihte kesildiği düşünülebilir. Nitekim XIX. yüzyılda tutulmuş olan vakıf defterlerinde camiin adının geçmemesi de bu fikri doğrular niteliktedir.

2- Hurman (Yazıbelen) Nahiyesi Camii

Cami, Hurman Nahiyesi'nin merkezinde bulunmaktadır. 1100/1689 ve 1105/1694'de yıllık geliri 360 akçe idi. Gelirin miktarından da anlaşılacağı üzere, camiye her gün için bir akçelik gelir tahsis edilmişti.

3- Seyyid Mehmed Efendi Camii

Camiye adını veren şahıs tarafından Hacı Hamza Mahallesi'nde yaptırılmıştır. Evkaf Nezareti'ne ilhak edilmiş vakıflardandır. Osmanlının son devirlerinde inşa edilmiştir. Ancak inşa tarihi bilinmemektedir. 1221/1806 tarihli bir belgeye göre, o tarihte camiin imamet görevini günlük 1, 5 akçe yevmiye ile Hüseyin oğlu Abdullah Halife yapmaktaydı.

4- Şeyh (Abdurrahman-ı Erzincani) Camii

Cami, Şeyh Abdurrahman-ı Erzincani'ye1100 atfen, kısaca Şeyh Camii adı ile tanınmıştır. XIX. yüzyılın ikinci yansında tutulan kayıtlara göre, o devirde Hacı Şaban Mahallesi adı ile bilinen mahallede bulunmaktaydı Elbistan'da Şeyh Camii adını taşıyan bu camiin ne zaman kurulduğuna dair bir belgeye rastlamadık. Onun ile ilgili kayıtlara ilk defa, XIX. yüzyılın ikinci yarısına ait evkaf tahrir defterlerinde rastlanmaktadır. Bu nedenle Camiyi Osmanlılar bölümünde değerlendirmeyi uygun gördük. Daha sonra Evkaf Nezareti'nin 1327/1909 tarihli bütçe kayıtlarının Maraş ile ilgili bölümünde de Şeyh Abdurrahman-ı Erzincani Vakfı ve Şeyh Camii Vakfı adı ile geçen iki vakfın Alaüddevle Bey'in hayratından olduğu kaydedilmiştir. Bu kayıtlar esas alınır ise, Şeyh Camii'nin daha önceki yüzyıllarda mevcut olduğu ve XVI. yüzyılda Şeyh-zade Mahallesi olarak bilinen mahallede bulunduğu kabul edilebilir, ancak XVI. yüzyıl kayıtlarında bu camiye işaret eden bir kaydın bulunmaması böyle bir ihtimali şüpheyle karşılamamıza neden olmaktadır. Camiin Alaüddevle Bey ve Şeyh Abdurrahman-ı Erzincani ile ilgisi düşünülür ise, XVI. yüzyıl ve önceki devirlerde Elbistan'ın Şeyh-zade Mahallesi adı ile bilinen mahallinde oturan ve Elbistan'da arazileri bulunan Şeyh Abdurrahman-ı Erzincani'nin torunlarının hatırasına binaen veya torunları tarafından daha sonraki yüzyıllarda aynı mahalde yaptırılan camiye Şeyh Camii adının verilmiş olabileceği, camiin yapılışından sonra, daha önce Alaüddevle Bey'in Şeyh Abdurrahman-ı Erzincani'nin adına tahsis ettiği vakıflar ile diğer bazı vakıflarının camiye tahsis edilmiş olabileceği akla gelmektedir. Belki de bu nedenle cami, Evkaf Nezareti'nin 1327/1909 tarihli bütçesinde Alaüddevle Bey'in hayratı olarak kaydedilmiştir.

Bazı belgelerde bu fikri haklı çıkaracak kayıtlar da vardır. Mesela, Şeyh Camii Vakfı'nin 1276/1859 yılına ait bir muhasebe kaydında vakıf gelirinin Şeyh Abdurrahman-ı Erzincani evladına meşrut a'şardan olduğu zikredilmiştir. Bu kayıt göz önünde tutulacak olursa, Şeyh Abdurrahman-ı Erzincani 'nin adına izafeten yapılan camiin, kısaca Şeyh Camii olarak tanındığı ve ilk tahrirler esnasında onun avladı üzerine kaydedilmiş olan arazilerin ve gelirlerinin, daha sonraki yüzyıllarda Şeyh Camii'nin yapılması üzerine buraya vakfedildikleri anlaşılmaktadır."

Şeyh Camii Vakfı'nın gelir gider durumu hakkında tutulan kayıtlar da XIX. yüzyılın ortalarından itibaren başlamaktadır. Buna göre, Şeyh Camii'nin 1266-1273/1850-1857 yıllarına ait toplam gelir gideri 2102 kuruştu. Bu yıllar arasında yapılan harcamaların 1914 kuruş 20 parası zaviyedarlara ve sair görevlilere, 150 kuruşu maaş alanlara, 37 kuruş 20 parası ise, muhasebe harcı olarak harcanmıştı."0A 1276/1860'da tutulan vakıf kayıtlarına göre, bu tarihte vakıf hasılatından görevlilere ödenen toplam meblağ 5050 kuruştu. Ancak bu tarihte tutulan evkaf kayıtlarında bazı tutarsızlıklar bulunması nedeni ile 1278/1861 'de yeniden yapılan tespitler sonucunda, Elbistan'da bulunan Şeyh Camii Vakfı adına her hangi bir kayda rastlanmadığı kaydedilmiştir."00 Ancak yukarıda belirtildiği üzere, Evkaf Nezareti'nin 1327/1909 tarihli bütçesinin Maraş Sancağı ile ilgili kısmında yeniden kaydedilmiş olan Şeyh Abdurrahman-ı Erzincani Vakfı'nın 509 kuruş; Şeyh Camii Vakfı'nın da 189 kuruş senelik bedelinin olduğu kaydedilmiştir.

5- Çiçek Köyü Camiii

Yusuf adında biri tarafından inşa edilmiş ve adına vakıf gelirleri tahsis edilmiştir. 1237/1822 ve 1274/1858 tarihli iki belgeye göre, daha önce günlük yarım akçe ücret ile imamet ve hitabet görevlerini yapmakta olan Halil ve Durmuş'dan boşalan yere, oğullarının tayin edilmesi istenmiştir.

6- Tokuç-Zade el-Hac Mehmed Camii

Osmanlı Devleti'nin son devrinde, Tokuçzade Hacı Mehmed adlı hayır sahibi tarafından, Hacı Yakub Mahallesi'nde inşa edilmiştir. 1293/1876 tarihli bir belgeye göre, bu tarihte camiin imamet ve hitabetini yapmak üzere, Şakir Halife tayin edilmiştir.

7- Çardak Köyü Camii

15 Rebiyülahir 1317/23 Ağustos 1899 tarihli vakfiyesine göre, yeni inşa olunan camiye aynı köyden Abdullah oğlu Suharfe(?) tarafından vakıflar yapılmıştır. Bu vakıflar; aynı köyde bulunan 1200 kuruş kıymetli senelik 250 kuruş icar geliri olan iki bakkal dükkanından ibarettir.

Bakkallardan elde edilen icar gelirinin yarısı, mütevelli eli ile camiin hatibine; diğer yarısı da camiin diğer ihtiyaçlarına harcanmak üzere vakfedilmiştir. 1327/1909'da yapılan bir tevcihat kaydına göre, bu tarihte camiin hitabet görevi, el-Hac Mesud Efendi'nin tasarrufuna verilmişti.

8- Hunu (Arıtaş) Köyü Camii

Aynı köyden Derviş oğlu Murtaza tarafından inşa edilmiştir. Camiin vakfiyesi, 3 Zilhicce 1319/11 Şubat 1902 tarihlidir.1111 Bu durumda cami de aynı yıl içinde ya da bu yıllarda yaptırılmış olabilir.
Yukarıda zikredilen vakfiyeye ve bir tevcih kaydına göre, Derviş oğlu Murtaza tarafından camiye vakıf gelirleri tahsis edilmiştir. Bu gelirler, Aşağı Değirmen'in icar gelirinden 67 kuruş 20 para, Değirmen Arkası adı ile bilinen yerde bulunan bir parça meyve bahçesinin yarı hissesi ve Gün (Gök) Pınar civarında bulunan müstakil bir bahçe, Allah rızası için sahih, müebbed ve habs-ı sarih ile vakfedilerek adı geçen vakfın tevliyeti önce vakfedene, sonra onun evladına meşrut kılınarak vakfın geliri önce camiin tamiri, tefrişi, aydınlatılması ve sair ihtiyaçlarına sarf olunmak ve bu gelirden artanı camiin hatibine verilmek üzere vakfedilmiştir. Bu vakıf sahih ve lazım bir vakıf olarak tescil edilmiştir.

9- Küplüce Köyü Camii

Tahir Efendi-zade ailesinden Tahir Efendi oğlu Muhyiddin Efendi tarafından 22 Muharrem 1331/1 Ocak 1913 tarihinde aynı köyün Aşlık Günü Mevkii'nde bulunan üç dönümlük üzüm bağı bu camiye vakfedilmiştir. Cami, daha önce inşa edilmiştir. Ancak kuruluş tarihi ve kurucusu ile ilgili her hangi bir bilgiye ulaşamadık.

10- Abdurrahman Mescidi

Taşkendi ya da diğer adı ile Kethüda Kendi Köyü'nde Abdurrahman Kethüda tarafından inşa edilmiş olan mescidin 1563'de 20 akçelik maktu geliri vardı. Bu gelir, Abdurrahman Kethüda'nm aynı köyde bulunan çiftlik hissesinin geliri idi. Daha sonraki yıllarda Abdurrahman Kethüda'nın adı zikredilmeksizin, Taşkendi Köyü Mescidi adına vakıf gelirleri kaydedilmiştir. Eğer bu kayıtlar, Abdurrahman Kethüda'nın Mescidi'ne ait ise, mescidin 1100/1689 ve 1105/1694 yıllarında günlük geliri 1 akçe, yıllık geliri 360 akçe idi.1115 1106/1695'de ise, günlük 4 akçe üzerinden mescidin aylık 120 akçe ve yıllık 1440 akçe idi."

11- Sevdi (Sudi) Mescidi

Taşkendi Köyü'nde bulunmaktaydı. Mescidin 1100/1689 tarihinde yıllık geliri 360 akçe idi. Bu gelir, 1105/1694 ve 1106/1695'de günlük 5 akçe üzerinden aylık 50 akçe ve yıllık 600 akçeye çıkarılmıştı." Bu tarihlerden önce ve daha sonraki tarihlerde tutulan vakıf defterlerinde mescidin vakfına ait bir kayda rastlanmamaktadır.

12- Hacı Abdulğaffar Mahallesi Mescidi

1100-1106/1689-1695 tarihli üç evkaf defterinde vakfın adı geçmektedir. Bu defterlere göre vakfın günde üç akçe hesabıyla, aylık 90 akçe, altı aylık 540 akçe, yıllık gelirinin 1080 akçe idi.

13- Güneşli (Debbağhane) Mescidi

Mescit Hacı Hamza Mahallesinde kurulmuştu Mescidin 13 Rebiyülahir 1318/10 Ağustos 1900 tarihli vakfiyesinde Güneşli Camii adı ile kaydedilmiştir. Ancak daha önceki kaynaklarda Mescit sıfatı ile kaydedilmiş ve mescidin Debbağhane Mescidi adı ile de bilindiği ayrıca kaydedilmiştir.1119 Bu ad benzerliği dolayısıyla mescidin, 1527 yılı tahrir kayıtları arasında geçen Tabbağhane Mahallesi Mescidi ile ilgisi var mıdır? Bilemiyoruz. Ancak bu ihtimal biraz imkansız gibi gözükmektedir. Çünkü, 1527 yılı tahrir kayıtlarından sonra, XIX. yüzyılın ikinci yansına kadar, aynı adlı bir mescidin vakfına rastlanmamaktadır.

1273/1850-1857 yıllarına ait toplam sekiz yıllık gelir ve gideri 749 akçe idi. Bu tarihlerde gelirin 665 kuruşu görevlilere, 67 kuruş 8 parası maaş olarak, 16 kuruş 32 parası muhasebe harcı olarak sarf edilmişti. Aynı tarihler arasında vakfın mütevelliliğini de Durmuş Ali adlı şahıs yapmaktaydı.11201276/1860 yılında vakfın mutasarrıflarına 140 kuruş ödeme yapılmıştı. Bu esnada vakfın mütevelliliğini Ahmed Hayati yapmaktaydı. Bu tarihteki evkaf tahririni güvenirliliğinden şüphe edilmesi üzerine, Evkaf Muhasebesi kayıtlarına bakılarak 1278 ve 1279'da yeniden tespit edilen evkaf kayıtlarına göre, vakfın mütevelliliğini ve imamlığını, 1277/1861'den itibaren Hafız Ali'nin oğlu Mehmed'in yapmakta olduğu kaydedilmiştir.

Mescidin 1318/1900 tarihli vakfiyesine göre Hacı Şaban Mahallesi'nde ikamet eden, Hacı Mahmud-zade ailesinden Ömer Ağa'nın oğulları Hacı ve Ali efendiler, senelik 200 kuruş icar geliri olan, bir demirci dükkanının 40 para itibarıyla 10 paralık hisselerini, yani senelik 50 kuruşluk gelirini, Evkaf Nezareti'ne bağlı vakıflardan olan mescidin hatibine vakfetmişlerdir. Bu tarihte mescidin mütevelliliğini Hacı Hasanzade Ali Ağa yapmaktaydı.1122 Evkaf Nezareti'nin 1327/1909 tarihli bütçesinde ise, Alaüddevle Bey'in adına kaydedilmiş olan vakfın senelik bedelinin 47 kuruş olduğu kaydedilmiştir.

Kaynakça
Kitap: MARAŞ VAKIFLARI (DULKADİRLİ VE OSMANLI DÖNEMİ)
Yazar: Yaşar BAŞ, Rahmi TEKİN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: ELBİSTAN VE ÇEVRESİNDE OSMANLI VAKIFLARI

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Ara 2010, 22:23

B-SOSYAL VAKIFLAR (ZAVİYELER)

1-Ozaniye (Evzaniye) Zaviyesi


906/1500 tarihli Alaüddevle Bey vakfiyesinde, Elbistan'da bulunan Alaüddevle Bey Medresesi ve Cami-i Kebir'e vakfedildiği kaydedilmiş olan Ozan Öyüğü Köyü'nün adı zikredilmiştir. Bu adın Ozaniye ile ilgisi belli değildir. Buna karşılık, Alaüddevle Bey'in vakfiyelerinde ve XVI. yüzyılda yapılan tahrirlerde Ozaniye Zaviyesi'nin adı geçmemektedir.

Elimizde mevcut olan kaynaklara göre, ilk devirlerde adı geçmeyen zaviyenin 1100-1106/1689-1695 yılları arasındaki yıllık geliri 1440 akçe idi."25 1276/1860 tarihli bir evkaf kayıt defterinde Ozaniye Köyü Vakfı ve Ozaniye Basdı Yeri Vakfı adı ile iki vakfın kaydı bulunmaktadır. Bunlardan birincisinin aynı yıl içinde görevlilere yapılan ödeme 1340 kuruş, ikincisinden ödenen miktar ise 10010 kuruştu. Daha sonraki yıllarda, bu köyde köylüler tarafından Ozaniye Köyü Camii yaptırılmıştır. Bu belgelerin dışında zaviye ile ilgili bir belgeye ulaşılamamıştır."

2- İbrahim Zaviyesi

Sadece 1105/1694 tarihli bir evkaf defterinde adı geçmektedir. Zaviye'nin günde 4 akçe hesabıyla altı aylık 720 akçe geliri vardı. Bu tarihte Maraş'ın Güvercinlik Nahiyesi'nde de aynı adı taşıyan bir zaviye bulunmaktaydı.

3- Süleyman Bey Vakfı

Sadece 1100/1689 tarihli bir evkaf kayıt defterinde adı geçmektedir. Vakfın Elbistan'da bulunduğu ve 360 akçelik yıllık gelire sahip olduğu kaydedilmiştir. Mahiyeti tam olarak tespit edilememiştir.

Vakıf defterinde Mihrimah Zaviyesi olarak kaydedilmiş olan zaviyenin gelirlerinin yan hissesi Mehmed oğlu Ahmed Reşid'e tahsis edildiği kayıtlıdır. O tarihlerde muhtemelen zaviyenin faaliyeti durmuş, belki de kendisi de ortadan kalkmıştı. Ancak vakıfları devam etmiş, nihayet 27 Şevval 1331/29 Eylül 1913 tarihli bir irade ile o tarihte 517 kuruş 12 para olan geliri Maraş merkezindeki camilere tahsis edilmiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Maraş Sancağı ve Dulkadirli Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir