Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Rişvan Aşireti'nin Has Reayası Olması

Burada Rişvan Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Rişvan Aşireti'nin Has Reayası Olması

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 19:03

RİŞVAN AŞİRETİ'NİN HAS REAYASI OLMASI

Osmanlı İmparatorluğu'nun tımar sistemi uygulanan mahallerinde, tahrir işlemi tamamlandıktan sonra tespit edilen vergi gelirleri, umumi olarak üç kısma ayrılıyordu. Bir kısmı has, zeamet ve tımar şeklinde dirlik sahiplerine tahsis ediliyor, bir kısmı vakıf hissesi olarak vakıflara bırakılıyor, diğer kısmı ise "havas-ı hümayun" adı altında merkez hazinesine alınıyordu.

Osmanlı Devleti tımar sisteminde geliri 100.000 akçeden yukarı olan dirliklere has denirdi. Haslar padişah, padişahın hanımları, oğulları, kızları ve vezirlerle beylerbeyi ve sancak beyleri gibi yüksek derecedeki devlet erkanına verilirdi.
Rişvan Aşireti'nin XVI. yüzyılda ve muhtemelen daha öncesinde de konargöçer hayatı yaşadığı Kahta ve çevresinin Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan itibaren şehzade ve valide sultan haslarına dahil olduğu gibi, kuruluşundan önce de bir Osmanlı şehzadesine ikta olarak verildiğini görmekteyiz. Selçuklu sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev 1277 yılında Sultan-Öyüğü'ne geldiği sırada, oradaki Kayı Boyu'nun reisi Ertuğrul Bey'in sultanın maiyetine girdiğini ve aynı zamanda oğlu Osman Bey'in bir oğlunu, Gıyaseddin Keyhüsrev'in yanında hizmet etmek üzere bıraktığını, daha doğrusu Selçuklu sultanına bağlılığına bir delil olmak üzere rehin olarak verdiğini ve Selçuklu sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev'in de Osman Bey'in bu genç oğluna Kahta civarındaki Pağnik nahiyesini ikta olarak verdiğini tespit etmekteyiz.
Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi'nden önce topraklarına kattığı Kahta ve çevresinin nüfus ve arazi tahrirlerini yaptırdıktan sonra buraların büyük çoğunluğunu "hass-ı şahi" ve "şehzade hassı" olarak tanzim ettirdi. Kanuni Sultan Süleyman döneminin sonlarına doğru da aynı durumun devam ettiği görülmektedir.

Osmanlı Devleti'nde konargöçer teşekküllerin padişah, şehzade veya valide sultan haslarına dahil oldukları bilinmektedir. Bu cümleden olarak, Rişvan Aşireti, Osmanlı Devleti'nin iktisadi yapısı içerisinde has reayası olarak yer almıştır. Haslar içerisinde de genellikle XVI. yüzyıldan itibaren Rişvan oymaklarının valide sultan hasları arasında yer aldıkları görülmektedir. Rişvan Aşireti'ne bağlı oymakların XVIII. yüzyılda da valide sultan hasları içerisindeki durumlarının devam ettiği anlaşılmakta-dır. Maraş beylerbeyi Rişvanoğlu Halil Bey'e 31 Temmuz 1701 (25 Safer 1113) tarihinde gönderilen bir hükümde de, Rişvan Aşireti'nin valide sultan hassı olduğu belirtilmektedir.

Rişvan Aşireti'ne mensup cemaatler, Sultan II. Mustafa döneminde (1695-1703) valide sultan hasları arasında yer alıyorlardı. Birtakım Türkmen oymakları 1701 yılında Rakka iskanından kaçıp Rişvan hassı oymakları içlerine sığındılar. Merkezden Rakka valisi Hüseyin Paşa'ya gönderilen fermanda söz konusu Türkmenlerin Rişvan cemaatleri içerisinden çıkartılarak iskan mahallerine gönderilmeleri isteniyordu.

Yine Eylül başları 1747 (Evahiri Şaban 1160) tarihli bir fermanda:

Rişvan Aşireti mülhakatından olan Hısn-ı Mansur kasabasının 50 yıldan beri valide sultan hassı olduğu belirtiliyordu. Bu nedenle Rişvan Aşireti'nin imdad-ı hazeriye ve seferiye ile sair vergilerden muaf oldukları ve her açıdan serbestiyet üzere oldukları vurgulanıyordu. Zira Osmanlı vergi sisteminde "serbest tımarlar" olarak adlandırılan, padişah hasları ile sultan ve vezir vakıfları; vezir, beylerbeyi, sancak beyi, nişancı, defterdar, divan katipleri çavuşlar, çeribaşları, subaşılar ve dizdarlar gibi yüksek düzeydeki idare amirleri ile diğer memur ve askerlerin has ve zeametleri idari ve mali bakımdan bazı imtiyazlara sahip serbest tımarlar olarak her türlü tekalif-i örfiyeden muaf tutulmuşlardır.

Denizli'de bir kısmı konargöçer hayatı yaşayan bir kısmı ise ziraatle uğraşan yerli Rişvan Aşireti mensupları XVIII. yüzyıl sonlarında valide sultan haslarına dahil idiler. XIX. yüzyıl başlarında da Malatya'da bulunan Rişvan mukataalarının, valide sultan haslarına dahil edildiği görülmektedir. Keban ve Ergan Madenleri emini Yusuf Ziya Efendi'nin uhdesine 1790 yılında verilen Hısn-ı Mansur'daki Rişvan mukataalarının da söz konusu tarihe kadar valide sultan haslarına dahil olduğu görül-mektedir. Yine Rişvan Aşireti cemaatlerinden Zerukanlı Ce-maati'nin de bu haslara dahil olduğu ifade edilmektedir.

Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi Anadolu'nun her tarafında yaşayan Rişvan Aşireti oymakları genellikle valide sultan hasları içerisinde yer almışlardır. Ancak bazı yerlerde şehzade hasları arasına dahil edildikleri görülmektedir. Mesela, Saruhan sancağında Tırhala'ya tabi Rişvan Aşireti oymaklarından Hamidli Cemaati'nin Kanuni Sultan Süleyman döneminde, şehzade haslarına dahil olduğunu görmekteyiz. Yine Kanuni dönemin (1552) de Malatya sancağı dahilinde bulunan Rişvan Taifesi'nin Şehzade Mustafa'nın hasları arasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu dönemde, Şehzade haslarının; adet-i ağnam, bennak ve mücerred resmi ile bad-ı heva gelirleri toplamı 59.026 akçelik önemli oranda bir vergi geliri bulunmaktaydı.

Rişvan Aşireti'nin genel olarak valide sultan veya şehzade haslarına dahil oldukları yukarıda ifade edilmişti. Ancak nadiren de olsa bazı zamanlarda diğer devlet görevlilerinin hasları arasında yer aldıkları da görülmektedir. Mesela Rişvan hasları, 1704 yılında Rakka Kalesi dizdarı, kethüda El-hac Muhammed'in haşlan arasında yer almışlardı. Ancak, Rişvan hassı aşiretleri kethüdalarından Derviş Muhammedoğlu Hüseyin ve kardeşleri ile Sayıcı Hüseyin adlı şahıslar hasların vergi toplanmasına engel oldukları gibi, has reayasına karşı fitne, fesat ve eşkıyalıklarda bulunmakta idiler.

Durumun öğrenilmesi üzerine, 1705 yılı Ocak ayı sonlarında (Evail-i Şevval 1116) Rişvan hassı voyvodasına gönderilen fermanda:

"Söz konusu şahısların Rakka Kalesi'ne kapatılmaları ve ıslah oluncaya kadar orada tutulmaları" emrediliyordu.

Kaynakça
Kitap: OSMANLI DEVLETİNDE AŞİRET YÖNETİMİ, Rişvan Aşireti Orneği
Yazar: FARUK SÖYLEMEZ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Rişvan Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir