Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Rişvan Aşireti'nin ödediği vergiler

Burada Rişvan Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Rişvan Aşireti'nin ödediği vergiler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 19:00

VERGİLER

1. Adet-i Ağnam (Koyun Vergisi)


Rişvan Aşireti'nin ödediği vergiler arasında adet-i ağnam, yani koyun vergisi önemli bir yer tutmaktaydı. Osmanlı Devleti'ndeki konar-göçer reayanın ödediği ağnam resmi diğer vergilerde olduğu gibi yöreden yöreye değişmekteydi. Her aşiretin bağlı olduğu sancağın kaydedildiği Tahrir Defteri'nin başında yer alan kanunnamede bu oran belirtilmiştir. Mesela, Ordu yöresinde iki koyuna bir akçe koyun vergisi alınırken, Rişvan Aşireti'nin tabi olduğu Gerger-Kahta Vilayeti Kanunnamesi'nde 1519 yılındaki tahrirde her koyun başına bir akçe4 alınır ve kuzusu bile sayılırmış. Fakat, 1536 tahririnin kayıtlı olduğu 181 numaralıTahrir Defteri'nin başında yer alan "A'zaz Sancağı Kanunnamesinde koyun kuzusuyla ve keçi oğlağıyla birlikte sayılıp her iki baş koyun ve keçiye bir akçe alınır kaydı yer almak-tadır.6 Malatya yöresinde 1559 tarihli tahrirde koyun kuzusuyla beraber kabul edilip iki koyuna bir akçe vergi alınırdı.7 Daha sonraki dönemlerde de yörede aynı oranlar korunmuştur. Mesela, Antep'te ağnam resmi her yıl nisan ayında, her iki koyun, keçi, kuzu ve oğlak için bir akçe alındığı görülmektedir.

Osmanlı Devleti'nde ağnam vergisi Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar genellikle iki koyuna bir akçe olarak yaz aylarında veya çoğunlukla güz mevsimi başlangıcına doğru tahsil ediyordu. Bu mevsim koyunların yünlerinin kırkıldığı ve kuzuların koyun sürülerine katıldığı mevsimdi. Bu durum ağnam vergisi gelirlerinde azalmaya neden oluyordu. Zira kuzular büyüdükten sonra henüz devlet tarafından sayım ve vergi tahsilatı yapılmadan sahipleri tarafından satılıyordu. Bu yüzden Fatih Sultan Mehmet bu uygulamayı değiştirerek, bundan böyle koyun vergisinin kuzulama döneminden hemen sonra toplanmasını yayınladığı kanunnamede hükme bağladı. Yalnızca bu uygulamadan Bozok, Karaman, İç-il ve Diyarbekir eyaletlerini muaf tuttu. Bu eyaletlerde koyun vergisi mayıs ayında toplanırken, Anadolu'nun diğer eyaletlerinde, Sultan II. Bayezid ve halefleri döneminde de kuzulama mevsiminden sonra; nisan ayı başlarında tahsil edilmeye başlandı. Ağnam vergisinin nisan ayma alınmasının nedeni, kuzu da koyun gibi kabul edilip sa-yıldığı ve vergiye tabi olduğu için doğumundan itibaren vergi alınmasının kararlaştırılması idi. O dönemde, Anadolu'da kuzuların sütten kesilme zamanı da genellikle nisan başlan idi. Osmanlı Devleti açısından, sürünün en kalabalık olduğu, kuzularda azalmanın olmadığı bu mevsim en karlı vergi toplama dönemiydi.

Rişvan Aşireti'nin ağnam vergisi, kanunnamelerde öngörüldüğü oranda her cemaatin ödediği miktar ve artış-düşüş oranları ortaya koymaya çalışılacaktır. 71 ve 123 numaralı Tahrir Defterleri'nde her cemaatin ödediği vergi oranları ayrı ayrı yazıldığı için bunların ayrıntılı olarak ifade edilmesi mümkün olmaktadır. Fakat, 181 numaralı defterde bütün cemaatlerin koyun sayıları ayrı ayrı verilmekle beraber, ödedikleri vergiler toplam olarak yazılmıştır. Bu nedenle 1536 tahririnin ayrı bir değerlendirmesini yapmak suretiyle önceki tahrirlerde yer alan vergi oranları ile bir karşılaştırmasını yapmak uygun olacaktır.

Hacı Ömerli Cemaati:

Hacı Ömerli Cemaati'nin 1519 yılı tahririne göre 4900 akçe,10 1524 yılında ise 4400 akçe11 vergi ödediği tespit edilmektedir. Görüldüğü üzere cemaatin ödediği vergi oranında % 10,2'lik bir düşüş olmuştur. Bir önceki sayıma göre Hacı Ömerli Cemaati'nin sahip olduğu koyun sayısındaki azalmanın, hastalıklar sebebiyle gerçekleşen toplu ölümler ve benzeri nedenlerden kaynaklandığı şeklinde yorumlanabilir.

Osmanlı Devleti konar-göçer reayadan sahip oldukları koyun sayısına bakmadan hepsinden vergi alıyordu. Mesela, Moğollar'da sürü yüz koyunun altına düştüğünde koyun vergisi alınmazken, Osmanlı'da böyle bir sınır söz konusu değildi. Vergilerin ağır gelmesi halkın zaman zaman sürülerini azaltmasına neden oluyordu. Bunun yanı sıra Osmanlı'da şahıslardan alınan vergiler de bu koyun sayısının azaltılması veya az gösterilmesine neden olmuş olabilir.

Hıdır Soranı (Hıdır Sorlu) Cemaati:

Hıdır Soranı Cemaati'nin 1519'da 5200 akçe,13 1524'te ise 4240 akçe14 vergisi mevcuttu. Bu cemaatte de, görüldüğü üzere % 18,5'lik bir düşüş söz konusudur.

Kelleli (Kelerli/Gelerli) Cemaati:

Kelleli Cemaati, 1519 yılı tahririne göre 5600 akçe,15 1524 yılı tahririne göre ise 7000 ak-çe16 ağnam vergisi ödemekteydi. Kelleli Cemaati'nin ağnam vergisinde % 25'lik bir artış görülmektedir.

Celikanlı Cemaati:

Celikanlı Cemaati'nin 1519'da 2300 ak-çe17 ve 1524 yılında 3880 akçe18 ağnam vergisi mevcuttu. Görüldüğü üzere Celikanlı Cemaati vergisinde ilk iki cemaatin aksine % 68'lik büyük bir artış söz konusudur. Muhtemelen cemaatin koyun sayısında hastalık vb. sebeplerle bir azalma olmadığı gibi, önemli oranda bir artış gözlenmektedir.

Mülukanlı Cemaati:

Mülukanlı Cemaati 1519 tahririne göre 15.500 akçe19 ve 1524'te 12.480 akçe20 koyun vergisi vermekte idiler. Bu cemaatin ağnam vergisinde de % 19,5'lik bir düşüş görülmektedir.
Mülukanlı Cemaati XVI. yüzyılda Rişvan cemaatleri içerisinde en çok koyun vergisi veren cemaat olarak görülmektedir.

Mendubali (Mendollu) Cemaati:

Mendubali Cemaati 1519 yılında 5800 akçe21 ve 1524'te 5000 akçe22 ağnam vergisi veriyordu. Söz konusu cemaatin vergisinde % 13,8'lik bir azalma görülmektedir.

Zerukanlı Cemaati:

Zerukanlı Cemaati'nin 1519 yılı tahririne göre 12.800 akçe ve 1524 yılında 7400 akçe ağnam vergisi vardı. Görüldüğü üzere Zerukanlı Cemaati vergisinde de % 42,2'lik bir düşüş söz konusudur. Zerukanlı Cemaati 1519'da Rişvan Aşireti cemaatleri içerisinde Mülukanlı Cemaati'nden sonra en fazla vergi veren cemaat olarak görülmektedir. Ancak Tablo IV'de de görüldüğü üzere, Zerukanlı Cemaati, 1524 yılında büyük bir düşüşle Mülukanlı, Rumiyanlı ve Boğrası cemaatlerinden sonra dördüncü sıraya düşmüştür. Bu cemaatin geçen yaklaşık beş yıllık bir sürede koyunlarında büyük bir azalma olduğu anlaşılmaktadır. İlk akla gelen ihtimal hayvanlarının hastalıktan telef olmuş olması, ikinci olarak cemaatin vergiden kaçmak için tahrir esnasında bir kısım koyunlarını gizlemiş olabileceğidir.

Boğrası Cemaati:

Boğrası Cemaati, 1519 yılında 10.800 akçe,25 1524 yılında 9600 akçe26 ağnam vergisi vermekteydi. Bu cemaatin vergisinde % 11,1 Tik bir düşüş görülmektedir.

Rumiyanlı Cemaati:

Rumiyanlı Cemaati'nin 1519 yılı tahririne göre 4100 akçe ve 1524'te 11.000 akçe vergisi mevcuttu. Görüldüğü üzere Rumiyanlı Cemaati'nin 1519 yılına göre 1524'teki ağnam vergisinde % 168,3'lük gibi büyük bir artış söz konusudur. Diğer birçok cemaatteki düşüşe karşılık bu cemaatin vergisindeki artış koyunlarının herhangi bir hastalıktan telef olmadığı tam tersine büyük bir çoğalma olduğu tahmin edilebilir.

Mansur Cemaati:

Mansur Cemati 1519 yılında 2440 akçe ve 1524 yılında 1380 akçe ağnam vergisi mevcuttu. Bu cemaat vergisinde % 43,4'lük bir oranda düşüş görülmektedir.

İzdeganlı Cemaati:

İzdeganlı Cemaati'ne tahrir kayıtlarında 1524 yılından itibaren rastlanmaktadır. Cemaatin 1524 yılı kayıtlarına göre 1380 akçe ağnam vergisi bulunmaktaydı.

Kaynakça
Kitap: OSMANLI DEVLETİNDE AŞİRET YÖNETİMİ, Rişvan Aşireti Orneği
Yazar: FARUK SÖYLEMEZ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Rişvan Aşireti'nin ödediği vergiler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 19:02

Tablo III: 71 Numaralı Tahrir Defterine Göre Rişvan Aşireti'nin Vergi Durumu

Cemaat AdıAğnam VergisiAşiretVergisine Oranı %
Hacı Ömerli49007
Hıdır Soranı52007.5
Kelleli (Gelerli)56008
Celikanlı23003,5
Mülûkanlı1550022.3
Mendubali (Mendollu)58008.3
Zerukanlı1280018.4
Boğrası1080015,5
Rûmiyanlı41006
Mansur24403,5


Tablo IV: 123 Numaralı Tahrir Defterine Göre Rişvan Aşireti'nin Vergi Durumu

Cemaat AdıAğnam VergisiAşiretVergisine Oranı %
Hacı Ömerli44006.5
Hıdır Soranı42406.3
Kelleli (Gelerli)700010.3
Celikanlı38805.7
Mülûkanlı1248018.4
Mendubali (Mendollu)50007.4
Zerukanlı740011
Boğrası960014.2
Rûmiyanlı1100016.2
Mansur13802
İzdeganlı13802


Tablo V: Rişvan Aşireti Cemaatlerinin Vergilerinin Artış-Düşüş Oranları

Cemaat Adı15191524Artış-Düşüş Oranı %
Hacı Ömerli49004400-10.2
Hıdır Soranı52004240-18.5
Kelleli (Gelerli)5600700025
Celikanlı2300388068.7
Mülûkanlı1550012480-19.5
Mendubali (Mendollu)58005000-13.8
Zerukanlı128007400-42.2
Boğrası108009600-11.1
Rûmiyanlı410011000168.3
Mansur24401380-43.4
İzdeganlı1380
Toplam6944067760-2.4
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Rişvan Aşireti'nin ödediği vergiler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 19:02

Rişvan Cemaati:

Hısn-ı Mansur'da yaylayıp kışlayan Rişvan Cemaati'ne 1540 tarihli tahrirde rastlanmaktadır. Bu kayıtlara göre Rişvan Aşireti ile aynı adı taşıyan ve diğerlerine göre daha küçük olan cemaat, 400 akçe koyun vergisi ödemekteydi.

Çakallı Cemaati:

XVI. yüzyıl başlarında Besni çevresinde yaylayıp kışlayan Çakallı Cemaati, 1540 yılı tahririne göre yıllık 300 akçe ağnam vergisi ödemekteydi. Cemaat'in vergi miktarından da anlaşılacağı üzere, Çakallı da o dönemde Rişvan Cemaati gibi küçük bir konar-göçer teşekkülü idi.

Rişvan Aşireti'ne mensup cemaatlerin 1519 ve 1524 yıllarında yapılan tahrirlerde her cemaatin ağnam vergileri ayrı ayrı belirtildiği halde, 1536 tahririnde her cemaatin bennak, mücerred ve koyun sayıları verilmesine rağmen koyun vergileri yazılmamıştır. Ancak bütün Rişvan cemaatleri kaydedildikten sonra bennak, mücerred ve koyun sayıları toplamı ile bunların toplam vergileri belirtilmiştir. Buna göre Rişvan Aşireti'nin 1536 yılında toplam 95 792 koyunu ve bunlara ait 47.896 akçe vergisi bulunmaktaydı. Rişvan Aşireti'nin yukarıdaki tablolarda görüldüğü üzere 1519 yılında 69.440 akçe ve 1524 yılında 78.800 akçe koyun vergisi mevcut iken, 1536 yılında 47.896 akçeye düşmüştür. Bu düşüşün nedeni 1519 ve 1524 yıllarında her koyun başına bir akçe ğanem resmi alınırken 1536 yılı tahririndeki A'zaz Livası Kanunnamesi'nde belirtildiği üzere, iki koyuna bir akçe alınmış olmasındandır.

2. Bennak Vergisi

Osmanlı Devleti'nin vergi nizamında konar-göçer unsurlardan koyunu olmayan fakat evli olan şahıslardan "bennak" adı altında bir vergi alınıyordu. Yerleşik hayata geçen fakat ekip biçecek arazisi olmayan evli erkeklerden alınan bennak vergisi, konar-göçerlerden de alınmaktaydı. Bu baş vergisi genellikle kişi başına 12 akçe olarak tespit edilmiştir.

Rişvan Aşireti'nin 1519 yılında bağlı olduğu Gerger ve Kahta Sancağı Kanunnamesi'nde de bennak vergisi miktarı 12 akçe olarak belirtilmiştir. Yine 1536 tarihli Tahrir Defteri'nin başında yer alan A'zaz Sancağı Kanunnamesi'nde bennak vergisi 12 akçe olarak kaydedilmiştir. Yukarıda ifade edilen oranlar çerçevesinde, Rişvan Aşireti'nin 1536 yılındaki Tahrir Defteri'nde 316 bennak ve bunlara ait toplam 3672 akçe vergisi kaydedilmiştir. Defteri yazan katibin hem toplama hem de çarpma hatası söz konusudur. Cemaatler bazında da aynı yanlışlıklar mevcuttur. Mesela, 181 numaralı Tahrir Defteri'nde Cemaat-i Diğer Mülukanlı adıyla kaydedilen cemaatin bennak toplamı 21 olarak verilmiştir. Ancak haneler teker teker sayıldığında 20 adet oldukları görülmektedir.
Sonuç olarak Rişvan Aşireti'nin 1536 yılındaki kayıtlara göre 305 hane bennak nüfusu ve bunlara ait 3660 akçe vergisi bulunmaktaydı.

3. Mücerred Vergisi

konar-göçer reayanın Osmanlı Devleti'ne ödemekle mükellef olduğu vergilerden birisi de mücerred vergisidir. Ziraatle uğraşan reayanın bekar olan ve çifti çubuğu olmayanlardan; konar-göçerlerden de koyun veya keçisi olmayan şahıslardan alınan vergidir. Genellikle bu vergi yılda kişi başına 6 akçedir. Rişvan Aşireti'nin tabi olduğu A'zaz Sancağı Kanunnamesi'nde de mücerred vergisi 6 akçe olarak tespit edilmiştir.

Rişvan Aşireti'nin bekar şahısları mücerred vergisini ödüyordu. 1536 yılı tahririne göre Rişvan Aşireti'ne mensup cemaatlere ait toplam 225 mücerred bulunmakta ve bunların toplam 1350 akçe mücerred vergisi ödedikleri görülmektedir.

4. Geçit Vergisi

Osmanlı Devleti'nde konar-göçer unsurlar kışlaktan yaylağa giderken ve yaylaktan kışlağa dönerken kullandıkları yolların dahil bulunduğu köyün vergisini toplayan memura bir vergi ödüyorlardı ki buna "geçit akçesi" denilmekteydi. Bu konuda kaynaklarda fazla bir bilgiye rastlanmamaktadır. Neşet Çağatay, reayadan alınan vergileri açıkladıktan sonra kanunnamelerde geçen diğer vergi isimleri arasında "geçud" diye bir vergiden bahsetmektedir.

konar-göçerlerden alınan geçit vergisi ile alakalı fazla bilgi olmasa da kanunnamelerde genel anlamda bir geçit vergisine rastlamak mümkündür. Budin ve Mohaç sancakları kanunnamelerinde iskelelere uğrayan mallardan "resm-i geçüd" alın-maktaydı. Burada söz konusu olan geçit vergisi ticaret mallarının limanlardan bir başka tarafa geçirilirken verdikleri bir vergidir. Segedin Sancağı Kanunnamesi'nde ise geçitlerden geçirilen hayvanlardan geçit vergisi alındığına dair kayıtlar vardır. Bu kayıtlarda ticaret amacı taşımayan, reayanın kendi hayvanları için geçit yerlerinde geçtiklerinde sadece geçit vergisinin alınacağı belirtilmektedir. Ancak burada konar-göçerler değil de şehirde oturanların belli bir miktarın üzerinde hayvanı olanlardan alınmaktaydı.

konar-göçer reayanın bahar mevsiminde yaylaklarına giderken ve güz mevsiminde kışlaklarına dönerken geçtikleri yolların vergilerini ödedikleri görülmektedir. 1524 yılı Tahrir Def-teri'ne göre Malatya sancağının Subadra nahiyesine tabi Sürgü köyünden geçerek yaylaklarına giden Türkmen taifesinden "Bac-ı rah-ı Sürgü" adı altında bir vergi alındığını tespit etmekteyiz. Bu yolu kullanıp yaylaya giden konar-göçerlerden her sürüden bir koyun ve her evden ikişer akçe, bir baş peynir ve bir yapağı yün alınmaktaydı. Güz mevsiminde kışlaklarına dönerlerken yine sürü başına bir koyun ve her evden ikişer akçe alın-maktaydı.
Malatya sancağındaki bu vergi oranının 1560 yılı tahririnde değiştiğini müşahede etmekteyiz.

Şehzade haslarına dahil olan, Malatya sancağının Kahta kazasına tabi Pağnik nahiyesinin Pazılu köyüne ait vergi kayıtlarında:

"Mahsul-ı Bac-ı ayende ve re-vende ma'a bac-ı Yörükan" olarak zikredilen geçit vergisine göre, Koyunu olan Türkmen ve Rişvan dışındaki konar-göçerler-den bahar başlangıcında yaylaya giderken, her sürüden51 bir koyun ve her evden birer para, birer peynir ve birer yün almıyordu. Koyunu olmayan Türkmenlerden her evden birer para alınması şeklindeki eski adet devam ettirilmiştir. Güz mevsiminde kışlaklarına dönerlerken konar-göçerlerden üç yüz koyuna bir koyun ve on evden bir keçe ve her evden birer para alınmaktaydı.

1560 yılı tahririnde Sürgü yolundan geçen konar-göçer zümrelerden de yukarıda Pazılu köyünden geçen Türkmenlerden alındığı oranın aynısı alınmaktaydı.

Rişvan Aşireti'nin 1560 yılından itibaren hem Pazılu köyü yolu54 hem de Sürgü yolu için alınan geçit vergisinden muaf tutulduğunu görmekteyiz. Bu muafiyet aşiretin yaylak ve kışlağının Kahta kazası dahilinde olmasından kaynaklanıyordu. Yukarıda ifade edilen bilgilerden, bu verginin kaza veya sancak dışından gelenlerden alındığı, buna mukabil aynı kaza ve sancak sınırları dahilinde konup, göçen reayadan alınmadığı sonucu çıkmaktadır.

konar-göçer reayadan alınan geçit vergisi, Malatya ve havalisinin Yavuz Sultan Selim tarafından fethinden önce, söz konusu bölgenin tabi olduğu Memluk Devleti'nden kalma bir vergi olduğu ve bölgenin Osmanlı topraklarına katılmasından sonra da devam ettirildiği anlaşılmaktadır.

Bu bölgenin şehzade hassı olması itibariyle vergisi emanet veya iltizam yoluyla toplanmaktaydı. Vergiyi toplayan tahsildarların ara sıra reaya aleyhine bazı bidatler koydukları görülmektedir. Mesela, baharda yaylaya giden konar-göçerlerden aldıkları peynir ve yünü geri gönderip, bunların yerine her evden üç para istedikleri, yine güzün yayladan döndüklerinde her evden aldıkları birer para yerine üçer para aldıkları görülmektedir. Ancak, vergi memurları tarafından sonradan kanunsuz olarak yapılan ilave ve istismarların daha sonra yapılan tahrirlerde kaldırıldığı tespit edilmektedir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Rişvan Aşireti'nin ödediği vergiler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 19:02

5. Yaylak ve Kışlak Vergisi

Bahardan güz mevsimine kadar yaylada kalan konar-göçerler devlete yaylak vergisi ödüyorlardı. Söz konusu vergi, Kanunnamelerde "yaylak resmi", "resm-i merai", "otlak resmi" ve "yatak resmi" şeklinde geçmektedir. Sürülerini başka tımar sahibinin tımarında otlatan veya miri yaylaklarda yaylatan sürü sahipleri, göçebe kabileleri ve Yörüklerden yılda bir defa olmak üzere bazı yörelerde sürü başına, bazı yörelerde ise koyun başına alınan vergidir. Bu vergi, Yörüklerin yerleşik hayata geçmiş birisinin arazisinde sürüsünü birkaç aylığına otlattığı için ödediği bir nevi otlak hakkı olan bir kira olarak da anlaşılabilir.

XVI. yüzyılda Kahta ve çevresinde yaylayıp kışlayan Rişvan Aşireti, yaylak vergisi vermekteydi. Tahrir Defterleri'nde aşiretin geçit vergisinden muaf tutulduğunu ancak, eskiden beri yaylak resimlerini ödedikleri belirtilmiştir. XVIII. yüzyılın ilk yansında Maraş Beylerbeyliği topraklarında konar-göçer hayatı yaşayan Rişvan Aşireti'nin kışlak ve yatak vergileri ödediği görülmektedir. Ahkam Defterleri'nden anlaşıldığına göre kışlak zamanında koyun vesair davarları kışlak yerlerine varıp, kışlayıp otundan ve suyundan faydalananlar her kim olursa olsun tahammüllerine göre resm-i kışlakları ve yatak yerlerinde koyunlarını yatıranların kanun ve defter mucebince resm-i ya-takları alınmaktaydı.

Yaylak vergisinin miktarı yörelere göre değişmekteydi. Bazı yerlerde 300 koyun bir sürü kabul edilip, her sürüden bir koyun, bazılarında sürüler "ala", "mutavassıt" ve "edna" olmak üzere üç gruba ayrılıp ona göre hesaplanırdı. Mesela, Kütahya yöresinde alasından 20 akçe, ortasından 15 akçe, ednasından ise onar akçe alınmaktaydı. Diyarbakır'da her sürüden bir koyun alındıktan sonra her haneden bir nügi yağ alınmaktaydı. Mardin ve Erzincan'da sürü adedine bakılmaksızın otlak resmi olarak her sürü sahibi haneden bir nügi yağ alınırdı. Rişvan Aşireti'nin yaylayıp kışladığı Malatya'da ise bu vergi; koyunu olandan bir nügi yağ, her sürüden bir kuzu ve koyunu olmayandan bir para olarak tespit edilmiştir. Birecik sancağına tabi ve Murad Suyu kenarında Araban ve Merziban nahiyeleri mukataalarında 1742 yılında yaylayıp kışlayan Rişvan ve Reşi aşiretlerinin kışlak ve yatak resimlerini verdikleri, bu cümleden olarak bunların Rumkale mukataasına yıllık 1010 akçe kışlak ve yatak resmi ödedikleri görülmektedir.'0 Bu yörelerde, yani Antep çevresinde her 300 koyun bir sürü kabul edilip, her sürüden 20 para otlak ve yatak resmi alındığı anlaşılmaktadır. Yaylak resminin ilkbahar mevsiminde; Nevruz'da alındığı da ifade edilmektedir.

6. İmdad-ı Hazeriye ve İmdad-ı Seferiye

İmdad-ı Hazeriye, Osmanlı Devleti'nde savaş olmadığı zamanlarda bütçe açığını kapatmak üzere halktan alman vergidir.
İmdad-ı Seferiye ise, savaş masraflarına karşılık olmak üzere halktan alınan örfi bir vergidir. Halktan alınan bu vergiden seyyidler, imamlar, hatipler, papazlar, fakirler ile bir nevi askerlik görevi yapmakta olan köprücü, derbentçi, suyolcular, devlete kereste ve zahire vermekle mükellef köylüler muaf tutulurdu. Bütün bunlara ilaveten valide sultan haslarına dahil olan Hısn-ı Mansur'daki Rişvan Aşireti'nin de imdad-ı hazeriye ve imdad-ı seferiyeden muaf oldukları görülmektedir. Ancak, Maraş valisi İbrahim Paşa, Rişvan Aşireti mensuplarından imdad-ı hazeriye ve seferiye almak istemiştir. Bunun üzerine, 1747 yılı Eylül ayı başlarında (Şaban sonları 1160) Hısn-ı Mansur kadısı ve Rişvan hassı voyvodasına gönderilen bir hükümde; "Söz konusu aşiret reayasının elli yıldan beri valide sultan haslarına dahil bulundukları, daha sonra da malikane oldukları, bu sebeple bunların 1731 yılında hazeriye ve seferiyeden muaf oldukları ve serbestiyet üzere bulundukları bu tür vergilerden muaf oldukları" konusunda kendilerine hatt-ı hümayun verildiği belirtilmiştir.

Yukarıdaki hükümde de ifade edildiği gibi, valide sultan haslarına dahil olan Rişvan Aşireti'nin bu vergiden muaf ve müsellem oldukları halde, Hısn-ı Mansur kazasının Rişvan köyünde yerleşik olan Rişvanlıların imdad-ı hazeriye ve imdad-ı seferiye verdikleri görülmektedir. Mahalli yönetici ve memurların, kanunnamelerde bulunmamasına ve görülen lüzum üzerine zaman zaman gönderilen fermanlarla da yasaklanmasına karşılık, bu şekilde haksız yere vergi aldıkları görülmektedir.

İmdad-ı hazeriye ve imdad-ı seferiye, halkın gelir durumuna göre değişik oranlarda alınırdı. Rişvan köyü sakinlerinden olan Rişvan Aşireti halkı da bu vergiyi ala, evsat ve edna olmak üzere maddi durumları ölçüsünde üç değişik şekilde ödüyordu.

7. Damga Vergisi

Osmanlı Devleti'nde XVIII. yüzyılın ikinci yarısında böyle bir vergi alındığı anlaşılmaktadır. Zira, Malatya sancağına tabi Hısn-ı Mansur kazasının Tamğa (Damga) mukataası, Divan-ı Hümayun hocalarından ve divanda beylikçi olan El-hac Mehmet Kudsi'nin uhdesinde padişah beratıyla malikane suretinde bulunuyordu. El-hac Mehmet Kudsi'nin de 1762 yılında Hısn-ı Mansur müftüsü Seyyid Mehmet'e 130 kuruş bedelle söz konusu mukataayı verdiği belirtilmektedir.

8. Avarız Vergisi

Osmanlı İmparatorluğu'nda, Tanzimat'ın ilanına kadar olağanüstü hallerde ve bilhassa harp masraflarını karşılamak üzere, hükümdarın emriyle, halkın doğrudan doğruya devlete vermeye mecbur tutulduğu her türlü hizmet, eşya ve para şeklindeki tekalife verilen isimdir. Osmanlı Devleti'nde bazı grup ve sınıfların avarız vergisinden muaf oldukları bilinmektedir. Yörüklerin de dahil olduğu bu sınıflar, devlete yaptıkları hizmetler mukabilinde bu tür vergilerden muaf tutulmuşlardır. Rişvan Aşireti'nin Benamlı Cemaati de avarız vergisinden muaf tutulmuş, bu sebeple avarız haneleri yazılırken bunlar kaydedilmemiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Rişvan Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir