Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Rişvan Aşireti Mensuplarının Birbirleri İle İlişkileri

Burada Rişvan Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Rişvan Aşireti Mensuplarının Birbirleri İle İlişkileri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 18:41

Rişvan Aşireti Mensuplarının Birbirleri İle İlişkileri

Aşiretlerin kendi içinden çıkan eşkıyanın mensup oldukları konargöçer topluluğun fertlerine de zarar verdikleri görülmektedir.
Hısn-ı Mansur kazasına tabi Gülek köyünde yaşayan Yerli Rişvan Aşireti'nin Rudikanlı Cemaati'nden Hasan'ın kardeşinin oğlu Yusuf ile birlikte, 1737 yılında kendi cemaatinden olan Kasım'ın evini basıp eşyasını yağmalayarak; bir miktar hayvanını gasp etmiştir.229 Yine Hısn-ı Mansur kazası Gülek köyünde sakin Yerli Rişvan Aşireti'ne tabi Zerukanlı Cemaati'nden Saadettin Beradoğlu Hasan ve amcası Bayram'ın oğlu Yusuf adındaki eşkıya 1737 yılında kendi cemaatlerine mensup olan bir kadının evini yağmalayıp eşyalarını almışlardır.

Rişvan Aşireti'ne mensup şahıslar arasında olduğu gibi, cemaatler arasında da birbirlerine karşı zaman zaman çeşitli yağma ve gasp olayları görülmüştür. Mesela, Rişvan Aşireti'nden Hacebanlı Cemaati kethüdası Molla Hasanoğlu Hüseyin ve Bereketli Cemaati kethüdası Şeyh Yusufoğlu Mehmet, 1737 yılında yine Rişvan Aşireti'nden Belikanlı Cemaati kethüdası Molla Ali ve birkaç adamının haksız yere 3500 kuruş akçe ve 14 adet kilimlerini gasp ettikleri görülmektedir. Rişvan cemaatleri arasındaki yağlamalamalar bazen kavgalarla sonuçlanmıştır. Mesela, Benamlı Cemaati'nden Kocur Bey, kardeşleri Deli Osman, Ömer ve Bekir'in 1737 yılında yaptıkları yağmalamanın kavga ve yaralanmalara sebebiyet verdiği görülmektedir. Rişvan Taifesi'ne tabi Bazikli Cemaati'nden Şeyh Hüseyinoğlu Mu-hammed Bey'in evi, Kocur Bey ve kardeşleri tarafından yağmalayarak, 500 kuruştan fazla değerde mal ve eşyaları alınmış, kendisi de yaralanmıştır.

Göçer Rişvan Aşireti'nin Mülükanlı Cemaati eşkıyasının aynı aşirete mensup Celikanlı Cemaati halkına yaptıkları zulüm ve haksızlıklara da şahit olmaktayız. Mülükanlı Cemaati'nden Hamza, Musa ve Ali adındaki eşkıya kendilerine tabi 40-50 kişi ile 1745 yılında Karadağ'da toplanıp Kitaphane-i Amire Evkafından olan Turuş mukataası köylerine saldırarak, bu köylerde yaşayan Celikanlı Cemaati'nden bir kadını ve küçük bir kızı öldürüp, bütün mallarını yağmalayarak kaçmışlardır. Yine Mü-lükanlı Cemaati'nden 200 kadar atlı ve yaya eşkıya tekrar ortaya çıkarak adı geçen vakıf köylerine musallat olmak suretiyle, 45 köyün halkıyla kavga ederek iki adamlarını yaralayıp, mallarını yağmalamış ve bütün ekinlerini yaymışlardır. Bütün bunlara ilaveten, Celikanlı Cemaati'nin ihtiyar vesair halkı bunları kadıya şikayet ettiğinde bir türlü mahkemeye gelip ifade vermeye de yanaşmamışlardır.

Hısn-ı Mansur'daki Rişvan mukataası,, Enderun-ı Hümayun Hazine kethüdası Halil ve ortaklarının malikane suretinde uhdelerinde bulunmaktaydı. Burada yaşayan Göçer Rişvan Aşireti, eskiden olduğu gibi Taşköprü ve Altılıköprü geçitlerinde toplanıp sayılmakta ve defterlere kayıtları yapılmaktaydı. Bu defterlerdeki kayıtlara göre de vergileri alınmakta idi. Ancak, 1750 yılı itibariyle, birkaç seneden beri aşiretin içinden çıkan bazı eşkıya, halka musallat olmuş ve fakir fukaranın kazançlarını ellerinden almaktaydılar. Aşiret mensupları 1750 yılında da cemaat ihtiyarları ile Rişvan voyvodası Ömer Bey'in yanına varıp, mutat olduğu üzere anılan mahallerde koyunlarının miktarını belirten defterleri ve vermeleri gereken zahireyi köprüye gönderdiklerini, kendileri de gitmek üzere hareket ettiklerinde, Ali Beyoğlu Mehmet, Hüseyin, Şeyh Bilanlı kethüdası Hüseyin ve Belikanlı kethüdası Seferi Mehmet, padişahın emirlerine karşı geldikleri gibi başka bir kısım eşkıya ile birlikte köprüyü basıp, yolları tahrip ettiler. Aynı zamanda orada bulunan insanları yaralayarak mallarını, eşyalarını ve devlete vermek üzere getirdikleri zahireyi yağmaladılar. Söz konusu şahıslar köprü yakınlarında bulunan Kitaphane-i Amire Vakfı köylerinin tahririni engellemekte ve bu nedenle hem devlete ve vakfa ait vergilerin toplanması mümkün olamamakta hem de buralarda yaşayan halk perişan olmaktaydı.

Yukarıdaki olayda ilginç olan husus, cemaatlerine örnek olmaları ve onların içlerinden çıkabilecek eşkıyayı engelleyerek, halkın devlete bağlılığını temin etmesi gereken cemaat kethüdalarının eşkıyalık yapmaları ve kendi aşiretleri halkına eziyet etmeleridir. Nadiren de olsa aşiretler içerisinde bu gibi hadiselere rastlamaktayız.

Sivas eyaletine bağlanan ve bu eyalette iskanları kararlaştırılan ancak, Konya havalisinde meskün bulunan Rişvan Aşire-ti'nden emval-i miriye tahsili ve iskan meselelerini görüşmek üzere 1848 yılında Mustafa Ağa ve Rişvan beylerinden Ali Bey görevlendirildi. Söz konusu şahıslar görevlerini tamamlayıp Sivas'a dönmeleri gerekirken, Sivas'a gelmeyerek, Konya yöresindeki Rişvan hanelerinden bedava yem ve yiyecek aldıkları gibi, Bozok sancağına tabi Çiçekdağı kazasında kışlayan ve diğer birtakım yerlerde perakende halde bulunan aşiret haneleri üzerine süvariler gönderiyorlardı. Buralarda bulunan Rişvan Aşiretinin Hacı Bereketli ve Cudikanlı cemaatlerine gece baskınlar düzenleyerek, iki üç kişiyi yaralayıp, bir kısım hayvanlarını telef ettiler. Nasırlı Cemaati'nden de birkaç şahsın mal ve eşyalarını yağmalayıp, ellerine geçirdikleri adamları hapsederek, ellerindeki paraları gasp ediyorlardı.

Ankara sancağına tabi Tabanlı kazasının Rişvan köyü sakinlerinden Ömer adlı şahıs hükümete verdiği 25 Ağustos 1853 (20 Zilkade 1269) tarihli arzuhalde, Rişvan Aşireti'ne mensup ve Rişvan karyesi sakinlerinden olan Bektaş adlı şahıstan 1500 kuruş alacağı olduğunu, yine Sungurlu kazası köylerinde meskün bulunan Rişvan Aşireti mensuplarından Hüseyin Bey'den de 2500 kuruş alacağı olduğunu, ancak parasını alamadığını belirterek, bu nedenle zikredilen mahallerin vali ve hakimlerine emir gönderilerek alacağının tahsil edilmesini istiyordu. Bunun üzerine, saltanat merkezinden Ankara valisine bir emir gönderilerek, mezkür Ömer'in parasının adı geçen şahıslardan mahkeme yoluyla tahsil edilmesi istenmiştir.

Kaynakça
Kitap: OSMANLI DEVLETİNDE AŞİRET YÖNETİMİ, Rişvan Aşireti Orneği
Yazar: FARUK SÖYLEMEZ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Rişvan Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir