Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Rişvan Aşireti'nin Cemaatleri Ve Oymakları

Burada Rişvan Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Rişvan Aşireti'nin Cemaatleri Ve Oymakları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 18:25

A- CEMAATLER-OYMAKLAR

Hacı Ömerli Cemaati


Rişvan Aşireti'ne mensup ve Kahta'ya tabi cemaatlerin ilk sırasında yer alan Hacı Ömerli Cemaati 1536'da "Kaytanlı" adıyla da kaydedilmiştir. Ancak, XVI. yüzyıldan sonraki belgelerde Hacı Ömerli adıyla herhangi bir konargöçer topluluğa rastlanmamakta, buna mukabil "Umranlı" veya "Ömeranlı (Omaranlı)" adıyla bir Rişvan cemaatine tesadüf edilmektedir. Bu cemaatin 1519, 1524 ve 1536 tahrirlerinde Hacı Ömerli imlasıyla yazılmış olduğu, sonraki devirlerde bu adın değişikliğe uğrayarak "Ömerler" anlamına gelen "Ömeranlı" şeklinde belgelere geçmiş olduğu tahmin edilmektedir. Zira bu durum diğer bazı cemaatler için de söz konusudur. Bunlara ileride değinilecektir.

Hacı Ömerli (Ömeranlı) Cemaatinin, başta Kahta, Malatya ve Adıyaman olmak üzere Konya, Sivas, Divriği, Alacahan, Darende, Gürün, Antakya ve Trablusşam'da konargöçer olarak yaşadıkları belgelerden anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra, Tırhala sancağı ve bu sancağa bağlı Yenişehir ve Çatalca kazalarında, Maraş, Kilis ve Antep sancakları ile Halep eyaletinde yaşadıkları ifade edilmektedir.

Hıdır Soranı (Hıdır Sorlu) Cemaati

Rişvan Aşireti cemaatlerinden olan ve Kahta'ya tabi olarak kaydedilen Hıdır Soranı; 1536 tahririnde "Hıdır Sorlu" imlasıyla kaydedilmiştir.
Cevdet Türkay, söz konusu cemaatin Hısn-ı Mansur kazasında Yörük olarak bulunduklarını ifade etmektedir. Günümüzde de Adıyaman'da meskündurlar. Son zamanlara kadar, yaz mevsiminde Rişvan Aşireti'nin XVI. yüzyıldaki yaylağı olan Bulanı Yaylası'na gidiyorlardı.

Kelleli (Gelerli/Kelerli) Cemaati

Rişvan Aşireti'nden olan Kelleli Cemaati "Keler" ve "Keler-li" şeklinde de geçmektedir. XVI. yüzyılda Malatya, Kahta ve Hısn-ı Mansur (Adıyaman) çevresinde konargöçer hayatı yaşayan Kelleli Cemaati'nin, daha sonraki dönemlerde, Arapkir sancağının Eğin kazası, Diyarbakır'ın Ergani kazası, Antep ve Kilis sancaklarında konargöçer olarak bulundukları ifade edilmektedir.
Günümüzde mezkür cemaat Malatya ve Adıyaman'da yerleşik olarak yaşamakta ve "Gelerli" olarak zikredilmektedir.

Celikanlı Cemaati

Tahrir Defterleri'nde "Celikanlı" imlasıyla kaydedilen cemaat, XVI. yüzyılda Kahta'da konargöçer hayatı yaşamaktaydı. XVIII. yüzyılda, Antep ve Sivas'ın Alacahan ve Divriği kazalarında konargöçer olarak yaşadığı anlaşılmaktadır. XIX. yüzyıldaki belgelerde, "Çelikanlı" imlasıyla yazılan söz konusu cemaat, Konya, Maraş, Kilis ve İslahiye'de konargöçer olarak bulunuyordu.

Günümüzde Adıyaman'nın Çelikhan ilçesinde ve Gaziantep'in İslahiye ilçesi ile çevresinde yoğun olarak meskün bulunan Çelikanlı Cemaati'nin, diğer Rişvan oymaklarına göre daha erken dönemlerde yerleşik hayata geçip, konar-göçerlikten vazgeçerek, ziraatle meşgul olmaya başladığı görülmektedir.

Mülükanlı Cemaati

Rişvan Aşireti'nin Mülükanlı Cemaati XVI. yüzyılın ilk yarısında Malatya ile Kahta çevresinde konargöçer hayatı yaşarken XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Anadolu'nun çeşitli yerlerine dağıldıkları görülmektedir. Mülükanlı Cemaati'nin, Malatya sancağına tabi Hısn-ı Mansur ve Kahta kazaları, Gelibolu sancağına tabi İnecik kazası, Diyarbakır eyaletine tabi Ergani kazası, Bozok sancağı, Sivas'a bağlı Divriği kazası ve Arapkir sancağı civarındaki Sarıçiçek Dağı'nda bulundukları anlaşılmaktadır.

Koyunculuğu ile meşhur olan bu cemaat günümüze kadar konargöçer hayatı yaşayarak koyun beslemeye devam etmiştir. Malatya çevresinde yaşayan Mülükanlılar, Rişvan Aşireti'nin XVI. yüzyıldaki yaylağı olan, Sürgü ile Bulam köyü arasındaki yaylalara XX. yüzyıl boyunca da gitmeye devam ediyorlardı.
Bugün Malatya ve çevre köylerde bulunan Mülukanlı Cemaati için "Molikanlılar" tabiri kullanılmaktadır.

Mendubali (Mendollu) Cemaati

Rişvan Aşireti'ne mensup bu cemaatin adı TD 71 ve TD 123'te Mendubali şeklinde yazılmışken, 181 numaralı Tahrir Defteri'nde "Mendollu" imlasıyla yazılmıştır.
Günümüzde de "Mendollu" olarak ifade edilmektedir. Mendubali Cemaati 1519 ve 1524 yıllarında sadece Kahta kazasında mevcut iken,29 1536'da Kahta kazasının yanı sıra bir kısım cemaat mensubunun Gerger kazasına gittikleri ve orada yaşadıkları anlaşılmak-
tadır.

XVI. yüzyıldan itibaren söz konusu cemaatin, başta Malatya sancağı olmak üzere Rakka, Karaman ve Halep eyaletleri; Kilis, Birecik, Antep, Arapkir, Maraş ve Sis (Kozan) sancakları ile Rumkale, Behisni ve Antakya kazalarında konargöçer hayatı yaşadıkları belirtilmektedir.

Mendollu Cemaati halen koyunculuğu ile meşhur olup, Malatya'nın güneybatısı istikametinde kendi adıyla yaylası bulunmaktadır. Diğer Türkmen aşiret ve oymaklarında olduğu gibi söz konusu cemaatin büyük bölümü yerleşik hayata geçerek, Malatya çevresinde ziraat hayatına başlamış ancak, bir kısmı günümüzde de yaylak-kışlak hayatı yaşamaya devam etmektedir. Mendollu, hala yağ, peynir, çökelek gibi koyundan elde ettikleri ürünleri ile şöhretini sürdüren Rişvan cemaatlerinden biridir.

Zerukanlı Cemaati

XVI. yüzyılda Malatya sancağında, özellikle de Kahta kazası sınırları içerisinde konargöçer hayatı yaşamaktaydı.
Zerukanlı Cemaati'nin XVIII. yüzyıl başlarında Hısn-ı Mansur kazası Gülek karyesinde meskün olduğu görülmektedir.

Boğrası Cemaati

XVI. yüzyılda Kahta kazasında konargöçer hayatı yaşa-maktaydı. Sonraki dönemlerde bu cemaatin adına pek rastlanmamaktadır.

Rişvan Aşireti'ne mensup olan bu cemaat 1536 tahririnde iki cemaate ayrılmış ve ikinci kolu için:

"Cemaat-i diğer Boğrası nam-ı diğer Dımışklu" olarak ifade edilmektedir. Rişvan Taifesi'nin bu cemaatinin Yavuz Sultan Selim devrinde 1519'da yapılan ilk tahriri ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan 1523'teki ikinci tahrire nazaran nüfusunun bir hayli arttığı ve 1536 yılına gelindiğinde iki kola ayrıldığı, ikinci kolun da " Dımışklı" adını aldığı anlaşılmaktadır. Neden Dımışklı adını aldığı konusunda herhangi bir bilgiye sahip değiliz.

Rümiyanlı Cemaati

Rümiyanlı Cemaati 1519 ve 1524'te Hısn-ı Mansur'da meskün olarak gösterilmekte ve İzzeddin $ey reayası arasında zikredilmektedir. Söz konusu cemaat 1536 tahririnde Kahta kazasına tabi olarak kaydedilmiştir. Rümiyanlı Cemaati bu tahrirde iki kola ayrılmış olarak gösterilmektedir.

XVII. yüzyıldan itibaren mezkür cemaatin; Siverek, Rakka, Erzurum, Kars, Çıldır, Ahıska, Sivas, Malatya, Maraş, Amasya, Karahisar-ı Şarki, Karaman ve Aydın sancakları ile Nizip, Birecik, Tokat kazalarında konargöçer olarak yaşadıkları ifade edilmektedir.

Mansur Cemaati

1519 ve 1524 tahrirlerinde Hısn-ı Mansur kazasında meskün olarak gösterilen ve İzzeddin Bey reayası olarak kaydedi-len40 Mansur Cemaati'nin adına 1536 tarihli 181 numaralı Tahrir Defteri'nde rastlanmamaktadır. Aşağıda açıklanacağı üzere, Mansur Cemaati isminin 1536 yılından itibaren "Mansurganlı" olarak değiştiği ve bu tarihten itibaren kaynaklarda bu şekilde zikredildiği anlaşılmaktadır.

İzdeganlı Cemaati

Rişvan Aşireti'nin İzzeddin Bey reayası arasında zikredilen İzdeganlı Cemaati'nin 1524 yılından itibaren tahrir kayıtlarında adı geçmektedir. Muhtemelen Rişvan Aşireti'nin başka bir cemaatinin bir kolu olarak ayrılmış ve bu adla yeni bir cemaat olarak kayıtlara geçmiştir.

Mansurganlı Cemaati

Rişvan Aşireti'nin cemaatlerinden olan Mansurganlı, 1519 ve 1524 tahrirlerinde görünmemekte ancak 1536 tarihli tahrirde tutulan kayıtlarda bu isimde bir cemaate rastlanmaktadır. Bu tahrirde üç ayrı kol halinde kaydedilmiştir.

Mansurganlı Cemaati'nin, yukarıda zikrettiğimiz Mansur Cemaati ile aynı cemaat olduğunu tahmin etmekteyiz. Zira Mansur Cemaati 1519 ve 1524 tahrirlerinde kaydedilmesine karşın, 1536 tahririnde gözükmemektedir. Buna mukabil Mansur-ganlı Cemaati'ne 1519 ve 1524 tahrirlerinde rastlanmazken, 1536 tarihli 181 numaralı Tahrir Defteri'nde iki kol halinde kaydedilmiştir. Bundan hareketle 1519 ve 1524 yıllarında tutulan tahrir kayıtlarında "Mansur" adıyla kaydedilen cemaatin 1536 yılı kayıtlarında "Mansurganlı" adıyla yazılmış olsa gerektir. Cevdet Türkay'ın da bu her iki cemaati bir başlık altında "Mansür ve Mankanlı" şeklinde tek bir cemaat olarak zikretmesi bu görüşümüzü desteklemektedir.

Rişvan Cemaati

Rişvan Aşireti'ne mensup ve aynı adı taşıyan bu cemaat kaynaklarda 1540 tarihinden itibaren zikredilmektedir. Hısn-ı Mansur'un köylerinde perakende olarak yaylayıp kışlayan cemaat İzzeddin Bey reayası olarak kaydedilmiştir.

Çakallı Cemaati

Hısn-ı Mansur'a tabi olan ancak Behisni kazasının Akviran karyesinde kışlayıp yaylayan Çakallı Cemaati, defter-i atikte Çakal nam karyeye raiyyet kaydolunmuştur. Daha sonra ise mezkür karyeden kalkıp Behisni çevresinde yerleşmeye başlayınca cemaat olarak kaydoldular. Mezkür cemaatin bir kısım mensuplarının XVI. yüzyılın ikinci yansından itibaren bu sınırların dışına çıkarak, Maraş'a gittikleri ve orada yaşadıkları ifade edilmektedir.

XVI. yüzyılın ilk yarısında Rişvan Aşireti'ne mensup cemaatler Tahrir Defterleri'ne göre ortaya konmaya çalışıldı. Söz konusu dönemden sonra bu cemaatlerin büyümesiyle birlikte, her biri kendi içinde kollara ayrılarak yeni cemaatler meydana geldi. Arşiv belgeleri ve diğer kaynaklar ışığında Rişvan Aşireti'ne mensup diğer oymakları da zikretmek, aşiretin Osmanlı Devleti'ndeki gelişme ve büyüme sürecinin ortaya çıkması açısından önem arz etmektedir.
Rişvan Aşireti cemaatlerinden olan bu cemaatin ismine XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren rastlanmaktadır.

XIX. yüzyıl başlarından itibaren Sivas sınırları dahilinde Uzunyayla'da yaylayıp, Halep taraflarında kışlamaktaydı. Dalyanlı Cemaati'nin XIX. yüzyıl başlarında (1236/1820) yedi sekiz kola ayrıldığı ve belgelerde bu büyümeye paralel olarak artık Dalyanlı Aşireti olarak zikredildiği görülmektedir. Kış mevsiminde Antep, Malatya ve Besni'de kışlayıp, yazın ise Antep ile Alacahan arasındaki bölgede ve bir kısım oymaklarının ise Akçadağ'daki yaylalarda yaşadıkları anlaşılmaktadır.

Dımışklı Cemaati

Rişvan Aşireti'ne tabi cemaatlerin 1536 tahririnden sonra kalabalıklaşarak her birinin birkaç kola ayrıldığını görmekteyiz. Dımışklı Cemaati de, Boğrası Cemaati'nin bir kolu olarak bu adı almıştır. Zira 1536 tahrir kayıtlarında Boğrası Cemaati zikredildikten sonra "Cemaat-i diğer Boğrası nam-ı diğer Dımışklu" şeklinde ayrı bir cemaat olarak kaydedilmiştir. XVI. yüzyılda Kahta kazasında konargöçer hayatı yaşayan Dımışklı Cemaati'nin sonraki yüzyıllarda Hısn-ı Mansur kazası, Kilis sancağı ve Hüdavendigar sancağına tabi Gölpazarı kazasında konar-göçer hayatı yaşadıkları ifade edilmektedir.

Hacılar Cemaati

Rişvan Aşireti'nin XVI. yüzyıl cemaatleri arasında rastlanmamakla beraber, Hacılar Cemaati'nin XVI yüzyıldan sonraki dönemlerdeki cemaatler içerisinde en eski cemaatlerinden olduğu tahmin edilmektedir. Osmanlı Devleti'nin muhtelif kaza ve sancaklarında gerek yerleşik olarak, gerekse konargöçer durumda hayatlarını sürdürdükleri anlaşılmaktadır. Ağırlıklı olarak Orta Anadolu'da olmak üzere; güneyde Anamur kazasından, kuzeydeki Sinop sancağına; doğuda Malatya'dan başlayarak, Batı Anadolu'da; Kütahya ve İzmir'e; Rumeli'de Edirne ve Varna'ya kadar birçok yerde bulunmaktaydılar.

Hacılar Cemaati'nin bir kısmının, XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Ankara'ya tabi Haymana kazasında meskün oldukları ifade edilmektedir. Hacılar Cemaati, Orta Anadolu'da; Kayseri çevresinde yaylak-kışlak hayatı yaşadığı, nihayet bugünkü Hacılar kasabasına yerleşerek, buraya adını verdiği anlaşılmaktadır.

Halikanlı Cemaati

Rişvan Aşireti'ne tabi cemaatlerden olan Halikanlı XIX. yüzyılda Konya eyaleti ile Sivas arasındaki bölgede yaylak-kış-lak hayatı sürdürmekteydi. Halikanlı Cemaati'nin bir kısmı. Ankara'ya tabi Haymana kazasında bulunuyordu. Bunun dışında Anadolu'nun muhtelif yerlerinde de yaşadıkları anlaşılmaktadır. Bugün Malatya'da Halikanlı Cemaati mensupları yerleşik olarak bulunmaktadır.
Rişvan Aşireti cemaatlerinden olan Hamdanlı, XVIII. yüzyılda Trablusşam eyaleti ve Antakya civarlarında konargöçer olarak bulunuyordu.

Hacı Musa Cemaati

Rişvan Aşireti'nin Mülükanlı Cemaati'ne tabi Hacı Musa Kabilesi olarak da zikredilen cemaat XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Malatya'ya tabi Kürne ve Kürecik nahiyelerinde sakin idi.

Hamo (Hamolu) Cemaati

Hamokanlı imlasıyla da kaydedilen cemaat Rişvan Aşire-ti'nin Mülükanlı Cemaati'ne tabi Hamo Kabilesi olarak da zikredilmiştir. XVm. yüzyılın ikinci yarısında Hısn-ı Mansur kazasında kışlayan cemaat, Malatya'ya tabi Balaban nahiyesinde yaylaya çıkıyorlardı.

Hamidli Cemaati

Rişvan Aşireti cemaatlerinden olan ve Yörükan Taifesi olarak zikredilen Hamidli, Hısn-ı Mansur'dan Kastamonu'ya kadar olan sahada birçok yerde konargöçer olarak bulunmaktaydı. XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ismine ilk defa Maraş bölgesinde rastlanmaktadır. Bu cümleden olarak, Maraş merkeze bağlı Yayluyı Sağir ve Kuyucak köylerinde 1565 yılında Hamidli Cemaati'nin yaşadığı belirtilmektedir.

Hamidli Cemaati, XIX. yüzyıl başlarında Sivas, Maraş ve Malatya arasındaki bölgede; Divriği, Deliklitaş ve Alacahan'da yaylayıp kışlamakta idi.66 Hamidli Cemaati'nin bir kısmı Manisa'ya tabi Kırkağaç kazasına tabi Hamitli köyünde meskündu. Söz konusu köy adını Hamidli Cemaati'nden almış olmalıdır. Hamidli Cemaati'ne; Malkara, Akçekızanlık ve Edirne gibi Rumeli şehirlerinde de rastlanmaktadır.

Hoşnişin Cemaati

Rişvan Aşireti'ne tabi Hoşnişin Cemaati'nin, Malatya sancağının Hısn-ı Mansur kazası ve Musul eyaletine tabi Kerkük sancağında bulunduğu ifade edilmektedir.

Şefikanlı Cemaati

Rişvan Aşireti'ne tabi cemaatlerden olan Şefikanlı, XIX. yüzyılda Konya eyaleti dahilinde yaylak-kışlak hayatı yaşamaktaydı.

Azizli (Azizler) Cemaati

Rişvan cemaatleri arasında gösterilen ve Yörük Taifesi olarak zikredilen Azizli Cemaati'nin, Adana eyaletine tabi Sis sancağı, Kütahya sancağına tabi İnay kazası, Aclana sancağına tabi Bürendi kazası, Saruhan sancağına tabi Manisa kazasında, Rak-ka eyaleti, Maraş ve Niğde sancakları, Kütahya sancağına tabi Dağardı kazası, Paşa sancağına tabi Edirne ve Dimetoka kazalarında yaşadıkları belirtilmektedir.

Bektaşlı Cemaati

Bektaşlı Cemaati'ne kaynaklarda XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren rastlanmaktadır. Mesela, 1565 yılında Maraş'ta bulunan Türk cemaatleri arasında, Rişvan Aşireti'nin Bektaşlı Cemaati de .zikredilmiştir.

Rişvan Aşireti'nin Bektaşlı Cemaati, XVIII. yüzyıl başlarında Maraş ile Kayseri arasındaki bölgede yaylak-kışlak hayatı yaşamaktaydı. Söz konusu cemaat 1730'lu yıllarda Maraş ile Antep arasındaki böjgede konargöçer olarak bulunuyordu.

Bereketli Cemaati

Bereketli Cemaati XVIII. yüzyılda Malatya sancağında özellikle, Hısn-ı Mansur kazası çevresinde konargöçer hayatı yaşıyordu. Bunun yanı sıra cemaat mensuplarının Adana, Paşa ve Selanik sancaklarında bulundukları anlaşılmaktadır. Adana'da bulunan cemaat halkı sonraları Niğde'de kışlayıp Adana taraflarında yaylaya çıkardı.

Benamlı Cemaati

Benamlı Cemaati, XVIII. yüzyıl başlarından itibaren Adıyaman çevresinde, Rişvan mukataasına tabi olarak konargöçer hayatı yaşamaktaydı. Bu cemaat fazla varlıklı olmadığı için avarız vergisinden muaf tutulmuştur. Benamlı Cemaati'nin, Birecik, Rakka, Antep, Nizip ve Kilis yörelerinde de bulunduğu ifade edilmektedir.

Cudikanlı Cemaati

Rişvan Aşireti'ne tabi Cudikanlı Cemaati'nin bir kısım mensupları XVIII. yüzyılın ilk yarısında Adana'ya tabi Cerid Türkmenleri içerisinde bulunuyorlardı. Yine aynı dönemde bir kısım cemaat mensubunun Hısn-ı Mansur kazasında konar-göçer olarak hayatını sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Yukarıda zikredilen mahallerin yanı sıra, Bozok ve Sivas eyaletlerinde de söz konusu cemaat halkının bulunduğu ifade edilmektedir. Cudikanlı Cemaati'nin bir bölümü 1847-1848 yıllarında Konya'nın Esbkeşan kazasına iskan edilmişti.

Rudikanlı Cemaati

Rişvan Aşireti cemaatlerinden olan Rudikanlı Cemaati XVIII. yüzyıl başlarında Hısn-ı Mansur kazasına bağlı Gülek köyünde yerleşik olarak yaşıyordu. Bugün Adıyaman'ın Çelik-han ilçesine bağlı Korucak adıyla bilinen Rutikan köyünün de söz konusu cemaat tarafından kurulduğu anlaşılmaktadır. Ru-dikanlı Cemaati'nin Rişvan Aşireti'ne tabi Kellelü (Gelerli) Cemaati'nin bir kolu olduğu yöre halkı tarafından ifade edilmek-tedir.

Mahyanlı Cemaati

Mahyanlı Oymağı, XVIII. yüzyılın ilk yarısında Hısn-ı Mansur kazasında meskün bulunuyordu.86 Bunun yanı sıra Malatya, Rakka ve Bozok (Yozgat) sancaklarında konargöçer olarak yaşadığı ifade edilmektedir.

Belikanlı Cemaati XVIII. yüzyılda Hısn-ı Mansur, Maraş, Nizip yörelerinde konargöçer olarak bulunuyordu. Cemaatin bir kısmı ise Akdağ kazasmdaki yaylalarda konargöçer hayatı yaşamaktaydı. XIX. yüzyılın ilk yarısının sonlarına doğru (1840'lı yıllarda) Belikanlı Cemaati'nin bir kısmının Konya eyaleti sınırlarında konargöçer hayatı yaşadığı anlaşılmaktadır.

Bazikli Cemaati

Rişvan Aşireti'ne tabi olarak kaydedilen Bazikli Cemaati'ni Cevdet Türkay da Rişvan Aşireti'nden saymış ancak, "Baziki ve Biziki" imlasıyla kaydetmiştir. Aslında "Beziki" adında ve Rişvan Aşireti ile ilgisi olmayan başka bir aşiretin var olduğu bilinmektedir. Bu nedenle Rişvan Aşireti'ne tabi olan "Bazikli Cemaati", "Beziki Aşireti" ile karıştırılmamalıdır.

Rişvan Taifesi'ne tabi olarak kaydedilen Bazikli Cemaati'ne arşiv belgelerinde ilk defa 1737 yılında rastlanmaktadır. Söz konusu cemaatin Maraş, Rumkale ve Urfa civarında konargöçer hayatı yaşadığı ifade edilmektedir.

Dumanlı Cemaati

Rişvan Aşireti cemaatlerinden olan Dumanlı adına XVIII. ikinci yarısından itibaren rastlanmaktadır. Söz konusu cemaatin 1760'lı yıllarda Divriği kazası civarında bulundukları anlaşıl-maktadır. XIX. yüzyıl başlarında Sivas, Maraş ve Malatya arasındaki bölgede; Divriği, Deliklitaş ve Alacahan'da yaylayıp kışlamakta idi.''' Yine aynı tarihlerde söz konusu cemaatin bir kısmının Orta Anadolu'da konargöçer hayatı yaşadığı anlaşıl-maktadır. Mezkür cemaat, adı geçen mahallerin dışında, Rakka'dan Edirne'ye kadar muhtelif yerlerde bulunmaktaydı.

Hacebanlı (Hacevanlı) Cemaati

Rişvan Aşireti'ne tabi Hacebanlı Cemaati'nin, "Hacevanlı" adıyla da zikredildiği görülmektedir. Söz konusu cemaatin bir kısmı XVIII. yüzyılın ilk yarısında Hısn-ı Mansur kazasında meskün idi. Söz konusu cemaat XVIII. yüzyılda daha çok Malatya sancağı ve Orta Anadolu'da konargöçer olarak yaşamaktaydı. Hacebanlı Cemaati'nin bir kısım mensupları 1760'lı yıllarda Divriği kazası çevresinde bulunuyorlardı. XIX. yüzyılın ilk yansında Bozok, Kırşehir, Ankara ve Haymana kazalarında kışlamakta idi.

Hacı Bereketli (Hacı Bereketoğlu) Cemaati

Rişvan Aşireti cemaatlerinden olan Hacı Bereketli, Bozok sancağının Çiçekdağı kazasında ve Niğde sancağında konar-göçer hayatı yaşamaktaydı.

Hıdıranlı Cemaati

Rişvan Aşireti'ne tabi ve konargöçer Türkman Yörükanı Taifesi'nden sayılan Hıdıranlı Cemaati'nin; Teke, Maraş, Adana, Tarsus, Sis, İçel, Kilis, Şarki Karahisar ve Şam sancağı ile İçel sancağına tabi Ermenek kazası, Malatya sancağına tabi Hısn-ı Mansur kazası, Trablusşam eyaletine tabi Hasun nahiyesi, Vize sancağına tabi Çorlu kazası, Köstendil sancağına tabi Usturumca kazası, Hüdavendigar sancağına tabi Bergama kazası ve Rakka eyaletinde yaşamakta idi. Söz konusu cemaat mensupları günümüzde de Adıyaman çevresinde yaşamaktadırlar.

Mesdikanlı Cemaati

Rişvan Aşireti'ne tabi Mesdikanlı Cemaatinin XVIII. yüzyılın ilk yarısında Malatya sancağının Hısn-ı Mansur kazasında konargöçer olarak hayatını sürdürdüğü anlaşılmaktadır.

Okçuyanlı Cemaati

Rişvan Aşireti'nden olan Okçuyanlı Cemaati'nin bir kısmı 1840'lı yıllarda Konya eyaleti sınırları dahilinde bulunuyordu. Bir bölümü ise yine aynı tarihlerde Kırşehir ve Yozgat arasındaki bölgede bulunmaktaydı. Cemaatin bir kısmının Hısn-ı Mansur ve Malatya sancağında bulunduğu görülmektedir. Okçuyanlı Cemaati'nin bir bölümü ise 1844'te aşiretlerin-den ayrılarak Trablusşam eyaleti ve Antakya havalisine yerleş-mişlerdir.

Geleçorlu (Keleçorlu) Cemaati

Rişvan Aşireti'ne tabi olarak gösterilen Geleçorlu Cemaati XVII. yüzyıl sonları ile XVIII. yüzyıl başlarından itibaren Maraş eyaleti ile Malatya sancağı topraklarında konargöçer hayatı yaşıyordu.

Köseyanlı (Köseli) Cemaati

Rişvan Aşireti'nin XVI. yüzyıl cemaatlerinden olan Gelerli (Kellelü) Cemaati'nin bir kolu olarak sonraki asırlarda Köseyan-lı ismiyle ayrılan bir cemaat olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu cemaat XVIII. yüzyıldan itibaren, Malatya, Besni, Samsat ve Hısn-ı Mansur kazasında konargöçer hayatı yaşamaktaydı. Günümüzde de aynı yerlerde kalabalık bir cemaat (hatta artık aşiret olarak anılmakta) olarak bulunmaktadır.

Şeyhbalanlı (Şeyhbilanlı/Şeyhbulanlı) Cemaati

Rişvan Aşireti cemaatlerinden Şeyhbalanlı (Şeyhbilanlı), XIX. yüzyılda Orta Anadolu'da; Kayseri-Yozgat arasındaki bölgede konar-göçer hayatı yaşamakta idi. Anılan bölgenin yanı sıra, Hısn-ı Mansur kazası, Malatya, Maraş, Rakka ve Antep sancaklarında meskün oldukları anlaşılmaktadır.

Terkenli Cemaati

Rişvan Aşireti'ne tabi cemaatler arasında tespit ettiğimiz ve "Terkenli" imlasıyla yazdığımız bu cemaatin 1830'lu yıllarda Orta Anadolu'da yaylak-kışlak hayatı yaşadıkları ve Hüseyin kethüdanın yönetiminde bulundukları anlaşılmaktadır.

Terziyanlı (Derziyanlı) Cemaati

Rişvan Aşireti'ine tabi olarak gösterilen Terziyanlı Cemaati mensuplarının Hısn-ı Mansur ve Ordu kazasında meskün oldukları ifade edilmektedir.

Sevirli Cemaati

Rişvan Aşireti cemaatleri arasında gösterilen Sevirli Cemaati'nin, Hısn-ı Mansur kazası Rakka ve Maraş eyaletinde konar-göçer olarak yaşadığı anlaşılmaktadır.

Kaynakça
Kitap: OSMANLI DEVLETİNDE AŞİRET YÖNETİMİ, Rişvan Aşireti Orneği
Yazar: FARUK SÖYLEMEZ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Rişvan Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir