Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda İskan Bölgeleri

Burada Türkmen Aşiretleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda İskan Bölgeleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 04:57

XVIII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA BELLl-BAŞLI İSKaN BÖLGELERİ

Büyük ölçüde ziraat yapılabilecek boş topraklara sahip olan Osmanlı Imparatorluğu'nun, Anadolu ve Rumeli'de, XVII. yüzyıldan itibaren, yeni iskan bölgeleri teşkil ettiği görülmektedir.

XVIII. yüzyılda da devam eden iskan faaliyeti sahaları olarak şu bölgeler zikredilebilir:

1- Kütahya-Aydın Bölgesi:


Bu grup içerisinde bilhassa Keçiborlu, Geyikli, Sandıklı ve Çölabad (Çöl-ovası) kazalarına yapılan iskanlar önemli bir yer tutar. Bu alanlara 1701 yılından itibaren Danişmendlü Türkmenlerinden Selmanlu-i kebir ve sagir, Kaşıkçı, Gölegir, Mevaşiler, Sermayelü, Karalar (Karalu) ve Horben-delü (Harbendelü) cemaatlerine mensup teşekküller yerleştirilmiştir. Bunlardan Geyikler kazasına Danişmendlü Türkmenlerinden Bıçakçı, Gördengö-re ve Fermanlu-mucan cemaatleri ile Horbendelü ve Selmanlu-i Sagir cemaatleri; Çölabad kazasına, Cevanşir cemaatinden Cihanbeylü, Çöreklü, Hacılu, Ocaklı mahalleleriyle, Kaşıkçı cemaatinden Karalar, Haşimlü (Haşimi), Derviş-oğlu ve Velili mahalleleri iskan olunmuşlardır. Sandıklı kazasına Kaşıkçı cematinden bir grup ile Gölegir cemaati, ayrıca Selmanlu-i Kebirden Köse Musa (Köse-köselisi), Pekmezlüsü ve Kara Halil-oğulları cemaatleri yerleştirilmişlerdir. Keçiborlu kazasında Pınar-başı mevkiine de Semanlu-i Sagir cemaati iskan olunurken, Gölegir cemaatinden bir kısmı ise Urla kazası köylerine yerleştirilmişti. Fakat bir müddet sonra yerlerini terkeden mezkur cemaalerin eski yerlerine yerleştirilmesi için teşebbüse geçilmiş ve 1703 yılında bu hususta emir verilmiştir. Bunun üzerine, Karalu ve Kaşıkçı cemaatlerinden Haşimlü, Ishaklı, Koçbeli, Karalu mahalleleri ile Selmanlu-i Kebir'e tabi Köse Musa, Pekmezlüsü ve Kara Halil-oğulları, ayrıca Göle-gir cemaati ahalilerinden bir kısmı Sandıklı kazası köylerine yerleştirilmiştir. Aynı şekilde Cevanşir cemaatine tabi Çörekli, Ocaklı, Hacılı mahalleleri de Çölabad kazasına iskan olunmuştur. Gölegir cemaatinden bir kısım ahali ile Selmanlu-i Sagir cematinden Ali-Kethüda ve Hacı-Kasım-oğlu, Kara-Bayrak mahalleleri de Urla kazası köylerine yerleştirilmişlerdir. Sermayelü cemaatine tabi Sermayelü mahallesi ile Zeballu ahalisi, Urla ile Baklan kazalarına iskan olundular. Aynı gruba tabi Ali-Kurd ile Seyyidli, Cihanşah, ishaklı, Ali-beyli, Tatarlı, Halaclu mahalleleri de mezkur kazalar dahilindeki köylere yerleştirilmişlerdir. Selmanlu-i Kebir cemaatinin bir kısım ahalisi ile Fakihlü, Güllüce mahalleleri ahalisi, Geyikler kazasına iskan olunmuşlardı.

Karahisar-ı Sahib kazası dahilindeki Türkmen cemaatlerinden Keferli'-ye tabi Koca-Bey, Kara Cafer ve Halil adlı kethüdaların 400 civarındaki evleri ve Beylikli, Kuşçular, Caber, Çakal, Urumcalu ve Sermayelü cematlerine mensup 1500 kadar hanenin, Sandıklı kazası civarındaki köylere zulm ve teaddide bulunduklarından, uygun bir mahalle yerleştirilmek üzere, 1703'de teşebbüse geçilmişti.
Boz-ulus Türkmenlerinden Aydın bölgesinde sakin olan Mihmadlu, Aksudlu, Gaifarlu cemaatleri, Bolvadin yakınlarına ve diğer Mihmadlu, Kermih, Çökelek ve Kuş-doğanlı cemaatleri de Eskişehir ile Seyitgazi arasında bulunan 10 aded harab köye yerleştirilmiştir. Yine 1709 yılında Boz-ulus Türkmenlerinden Kara-yağı cemaati de, Karahisar-ı Sahib sancağı kazalarından Yazıcılar'a tabi Sivrihisar yakınlarındaki Candar-Köprüsü civarlarına iskan olunmuştur. 1712 yılında Dündarlı aşiretinden Kaçar cemaati, Kütahya'da boş ve harabe yerlere, bölgeyi eşkıyadan korumak üzere yerleştirilmişti. 1718 yılında da Danişmendlü Türkmenlerinden Şereflü cemaatine tabi 5 mahalle888, Çölabad kazasında bulunan 13 harab köye iskan olmuşlardır. 1719 yılında Karaca Araplu cemaatinden bir kısmı Kütahya eyaletinde Saruhan sancağı dahilindeki Mendehor kazasına tabi boş ve harab köylere yerleştirilmiştir. 1720 yılında da Kayılı ile Tavşanlı cemaatlerinden 30 hane, Kütahya'ya tabi Dazkırı kazası köylerine iskan olundu. 1735'de ise, Kuşcu-beyli cemaatinin, Aydın sancağına yerleştikleri tesbit edilmiştir. Boz-ulus Türkmenleri mukataasına tabi Tıraş cemati de, Aydın havalisine yerleştirilmiş olup, 1719 yılında yerlerini terkederek Akşehir bölgesine kaçtıklarından, eski yerlerine sevk edilmeleri için teşebbüse geçilmiştir. Kantemir Çepnisi cemaati ise, Selendi kazasında Darı-bükü adlı mevkiye iskan olundular. 1743 yılında Aydın sancağında bulunan Kızılca Burgos derbendine derbendci olarak Sendil cemaati yerleştirilmişti.

Kaynakça
Kitap: XVIII YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NUN İSKaN SİYASETİ VE AŞİRETLERİN YERLEŞTİRİLMESİ
Yazar: Yusuf Halaçoğlu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: XVIII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA İSKaN BÖLGELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 04:58

2- Konya ve Karaman Bölgeleri:

Konya ve Karaman taraflarında yapılan iskan çalışmaları, daha çok, Anadolu'nun sağ-kolunu meydana getiren yollar üzerindeki geçit noktalarına, ahali sevkedilerek şenlendirilmesi düşüncesiyle yapılmıştır.
Bu cümleden olmak üzere, 1720 yılında, Akşehir ile Ilgın arasında bulunan Arkıd Hanı'na, Akşehir ve Ilgın kazaları köylerinden olmak üzere 62 hane nakledilmiştir. Han'ın dağılan eski ahalisinden 6 hane, 1721 yılına kadar kendi rızalarıyla yerleşen 67 hane ile Arkıd Hanı'na topyekün 135 hane iskan edilmiş oluyordu.

Yine 1720 yılı içerisinde, Ladik ile Ilgın arasında bulunan Kadın Hanı'nın da imarı ve şenlendirilmesi için, çevredeki başı-boş reayanın bu-raya iskanı kararlaştırılmıştır. Ayrıca, Oğul-beyli cemaatinden Sarılı, Derili, Abdurrahmanlı, Kara Sarılı ve Hacılı mahalleleri ; 1727 yılında ise, Boz-ulus Türkmenlerinden Kara-Halillü, Çavundurlu ve Bekirli cemaatleri de mezkur yere iskan olunmuştur.
Konya'ya dört saatlik mesafede bulunan Dokuz Hanı'na da, Bağı-kurtlu karyesi ahalisinden 45 hane iskan olduğu gibi, Konya'daki başı-boş ahalinin de buraya şevki kararlaştırılmıştı.
Ulukışla ile Çiftehan arasındaki Maraş Hanı'nı şenlendirmek için de, önce, Şücaeddin kalesi neferatından 90 hane indirilmiş; daha sonra, Ereğli'de sakin başı-boş reayanın şevkine teşebbüs olunmuştur.
1720 yılında, Çavuşlar karyesi Derbendi'ne (Kuzoluk-Hanı), Boz-ulus'a tabi Çayan Cemaatinden Ebü'd-derda ve Hacılar mahalleleri yerleştirilirken, Hacı Hamzalı mahallesi de çevredeki palangaya iskan edildi. Yine Boz-ulus'a tabi İl-eminlü, Doğancı, Acurlu v.s. cemaatlerden olmak üzere 82 hane, derbendçi olarak, buraya nakledildi.

Aynı tarihlerde, Ereğli ile Karapınar arasında bulunan Horti Hanı'nın şenlendirilmesine çalışılmaktaydı. Bu hana, ilk olarak, Şeyhlü vesair Ereğli'ye tabi cemaatlerden 131 hane yerleştirilmiştir. Daha sonra, Ma-raş'da Mektubiyye Medresesi reayasından Kara Beydil cemaatinin handa yeterli nüfusun sağlanması amacı ile sevk edildiği görülmektedir.

Eski-il kazasına tabi Sultaniye (Karapınar)'ye bağlı Sadırva (?) ve Çuğla karyelerine de, 1748 yılından itibaren ahali yerleştirilmeye başlanmış ve ilk olarak Sadırva karyesine, Boz-ulus Türkmenleri mukataasından Ortacıyan cemaati ahalisinden 100 hane iskan edilmiştir. Çuğla karyesi ise, önemli bir mevkide bulunduğundan derbend ittihaz edilmiş ve buraya Firuz oymağından 29 nefer derbendci kayd edilerek yerleştirilmiştir.1795 yılında konar-göçer taifesinden Melikli-Bayadı, Acurlu, Aydınlu ve Emir Şeyhlü cemaatlerinden birer miktar hanenin daha, derbendci olarak yerleştirildiği görülmektedir.
1735 yılından itibaren derbend ittihaz edilen Konya sancağı Turgud kazası köylerinden Atlandı 'ya, Boz-ulus Türkmenleri teşekkülünden İzzeddin, Küşne, Hamza Hacılu, Emrudlu, Danişmendlü, Kara Halillü ve Çayan cemaatlerinin iskan edilmesi kararlaştırılmış, 1755'de ise, mezkur cemaatler buraya yerleştirilmiştir. Karaman eyaletinde bulunan Belenli -burun derbendine de, 1755'de Eymür ve Darıcı cemaatlerinden 50'şer, Aydın (Aydınlu) cemaatinden de 40 hanenin yerleştirildiği, aynca 1760'da Yazıcılar, ödemişlü, Küşne, Melikli-Bayadı, Acurlu, Emir-Şeyhlü ve Kürd Hasan-oğulları cemaatlerinden de birer miktar hanenin şevkinin kararlaştırıldığı görülmektedir. 1779 yılında ise, Aksaray kazasında sakin, Seyfler cemaati ile 1796 yılında Melikli-Bayadı cemaatinden bir kısım ahalinin yerleştirildiği tesbit edilmiştir. Konya ile Koçhisar arasında bulunan ve Koçhisar'a tabi olan Çiğin-ağıl köyü derbend mahalli olduğundan, Boynu-incelü cemaatinden Kuzulu oymağı bu köye derbendci olmak şartıyla iskan edilmiştir.

Konya ile Karapınar arasında bulunan İsmil köyü de derbend ittihaz edilmiş olup, Acur Türkmenleri ile ödemişlü'ye bağlı Yazıcı ve Şeyhlü cemaatleri iskan edilmiştir. Yine aynı mevkiye, 1782 yılında, incesu sakini Haymelü, Galgallı ve Et-yemez cemaatlerinin yerleştirildikleri görülmektedir. 1794 yılından itibaren Konya eyaletinde Karapınar mevkiine, Yazıcılar, Acurlu, Palanlı, Emir-Şeyhlü ve Şeyh Hamzalu cemaatlerinden de birer miktar hane iskan olunmuştur.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: XVIII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA İSKaN BÖLGELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 04:58

3- İç-el ve Teke Havalisi:

Silifke'den Antalya'ya kadar olan saha içerisinde yapılan iskan çalışmalarında, Teke-ili (Tekeli) ve İç-el Yörüklerinin yerleştirilmesine çalışılmıştır. Göçebe Yörüklerin ve bunların tesiriyle yerlerini terkeden yerleşik ahali gruplarının iskanları esnasında, devletin iskan emrine karşı gelenler, zaman zaman Rakka ve Kıbrıs'a sürülmekle tehdid edilmiş, hatta bir kısmı sürülmüştür.
İç-el'de Aksaz adlı mevkiye yerleştirilen Teke-ili Yörükleri cemaati, is-kandan kaçtıkları için nezre bağlanmışlardır. Aynı şekilde şakavet hareketlerinde bulunan Kara Hacılu cemaati de İç-el sancağında Mud nahiyesi-ne yerleştirilmiştir.

Yurdlarını terkederek Teke, Hamid ve Aydın'a kaçan İç-el Yörüklerinden bir kısmı, 1708 yılından itibaren asıl mekanları olan İç-el kazalarına yeniden iskan olunmuştur. Bunlardan, Kara Hacılu, Tireli, Posalu, Hamzalu, Çaylaklar, Köteklü, Yalazlu, Kütüklü, Tekelü, Bolacalu, Totmarlu, Patralu, Derici, Çarıklu, Sendil, Çavuşlar, Saçı-Karalu, Kızıl-allu, Şamlu (Eski-Yörük), Hacı-İsalu (Hoca Yunuslu), Burhanlu ve Hacı Bahaeddinlü cemaatlerini sayabiliriz. Aynı yıl içinde Adana livasında Dündarlı nahiyesine tabi Kaçarlı (Kaçar) cemaati de İç-el sancağında Ermenek kazasına tabi Bey-çayırı mahalline yerleşmişti.

İç-el'e iskan edilen Yörüklerden taahhüdlerinde durmayan Kara-Hacılu, Eski-Yörük, Kiseli-oğlu (Ketiş-oğlu), Şeyhlü, Sendil, Patralu, Solaklı, Gediklü, Toslaklı, Cerid, Saçı-Kara, Şamlu, Yazıcılu, Hacı-İsalu, Tatar-oğlu ve Hardal cemaatleri Kıbrıs'a sürülmüştür. Bunlardan Kiseli-oğlu cemaati ile Şeyhlü cemaati, iskandan kaçarak Anadolu'ya gelmişler, 1732'de verilen bir emirle de, Teke, Hamid, Beyşehir, Alaiye ve Akşehir sancaklarına yerleştirilmişlerdir. 1775'de ise, Yörük taifesinden Burhanlu cemaati, İç-el sancağına tabi Gülnar nahiyesinin Kaya-başı adlı mahalline iskan edilmişlerdir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: XVIII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA İSKaN BÖLGELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 04:58

4- Ankara-Nevşehir yöresi:

XVIII. yüzyılın önemli bir iskan mahalli olan bu bölge, bilhassa yeni kurulan Nevşehir kasabasından dolayı, birçok ahalinin iskanına sahne olmuştur. Bu cümleden olmak üzere, Nevşehir kasabasına ve çevre mahallere Çayan, Kara Hacılı, İnallu, Eski-il Türkmenleri, Karaca-Araplu, Kızıl-Koyunlu, Danişmendlü, Musa Hacılu, Şereflü, Tohtimurlu (Tohtemürlü), Saman ve Eymür cemaatlerine mensup teşekküller ile, Boynu-İncelü Türkmenlerinden Salarlu-i Kebir ve sagir (Kûçek), Boynu-İncelü, Kürd Mehmedlü, Horasanlu, Bekdik, Heriklü, Kütüklü, Dumanlu, Karaca-Kürd, Deliler, Savculu, Kurtulu, Hacı Ahmedlü, Kursulu, Kurudu, Pirioğlu ve Ada-Kurutlusu cemaatleri teşekküllerinden olmak üzere, yaklaşık olarak 2.000 hane iskan olunmuştur. Bu cemaatlerden Boynu-İncelü Türkmenlerine tabi olan teşekküllerden hali-vakti yerinde olanlar, kasaba içine yerleştirilirken, diğerleri de, Eyüb-ili kazası ile Kırşehir sancağının Süleymanlı kazasındaki İbrahim Paşa evkafından olan boş ve harab köylere yerleştirilmişti. Ayrıca 1726 yılında Lekvanik ve Kırıntılı cemaatlerinin de bu bölgeye şevki için teşebbüse geçilmiştir.

Ankara'nın Haymana kazasındaki Toyca mevkiinde inşa edilen han ve diğer tesislere de bir kısım cemaatler yerleştirilmiştir. Buraya, Boz-ulus Türk-menlerinden Oğul-beyli cemaatine bağlı Sakılu, Şeyh Ahmedlü ve Hüseyin Hacılu mahalleleriyle, aynı gruba tabi Küşne cemaatinden bir miktar ahali iskan olunmuştur. Bu arada Rakka'ya iskanları kararlaştırılan Horbendelü, Köçeklü, Silsüpür ve bunlara tabi oymaklar da, 1729 yılında Kırşehir civarında Çiçek-dağı havalisindeki harabe köylere yerleştirilmişlerdir.

Danişmendlü Türkmenlerinden Cevanşir ve Kaşıkçılar cemaatleri, iskan mahalleri olan Hamid, Kütahya ve Karahisar sancaklarından kaçarak, Niğde sancağı ile Kayseri ve Develü taraflarına gelmişler, 1708 yılında da bu merkezlere tabi öyük, Yarlık, Koçak, Çakır-ağıl, Karacaviran ve Milli-dere köylerine yerleştirilmişlerdi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: XVIII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA İSKaN BÖLGELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 04:58

5- Sivas-Erzurum Bölgeleri:

Yaylaklarına gidiş gelişleri esnasında ahalinin ekinlerine ve malına zarar veren konar-göçer grupların iskanı hususunda yapılan çalışmalar sırasında, 1701 yılında Tokat Voyvodalığına tabi Bozok sancağında sakin Mamalı Türkmenlerinin de yerleştirilmesi söz konusu olmuş; bu cemaatlerin konup-göçmekten feragat etmeleri şartiyle, Bozok'un hali ve harab köylerine yerleştirilmesi kararlaştırılmıştı. Ancak, Dalgıç, Kafir-kıran, Duraklı, Nefes (Nefesli), Akçabeyli, Yakublu, Sarılu, Süleyman-Fakih, Tur, Bercili, Kızıllu, Kavak ve Şereflü cemaatleri iskanı kabul etmemiştir. Fakat bir müddet sonra Şereflü, Kızıllu, Keller ve Orhan-oğulları cemaatleri dışında, diğerlerin, iskanı kabûl ettikleri ve Sorgun, Kızıl-kocalu, Salmanlu ve Budak-özü kaza-larına tabi köylere iskan edildikleri görülmektedir.
Trabzon'da Görele (Pavabolu) kazası reayalarından Çepni taifesi, yerlerini terkederek, 1732 yıllarında Espiye (?) madeni civarındaki mahallere yerleşmişlerdi. Bununla beraber, bir müddet sonra buradan kaldırılarak eski yerlerine iskan olunmuşlardır. Sivas kazası dahilindeki Latif Han (Erdi karyesi), Kürdler ve Serenlü köyleri ahalisi de, vergi meselesinden dolayı yerlerini terkederek başka mahallere kaçmak zorunda kalmışlar, bunların da eski mahallerine nakli için 1785-1786 yıllarından itibaren çalışmalara başlanmıştır.

Sivas eyaletinde Kangal ile Hasan-Çelebi arasında, yol üzerinde, tüccar ve ahalinin emniyeti açısından gayet ehemmiyetli bir mevkide bulunan Alacahan'ın yeniden imarı esnasında, gerek burasının ve gerekse bölgedeki Ulaş mevkiinin şenlendirilmesi için, önce, başı-boş taifeden Sofular cemaatinden 75 hane hana yerleştirilmiş, 1729 yılında ise, Darende kazası-na tabi Gerde nahiyesindeki Şeyh Hamid Tekyesi ahalisi olan Eski Sofular reayasının da iskanı için teşebbüse geçilmiş, 1730 yılında bu gruptan 70 neferi yerleştirilmiştir. Yine, 1729 yılında, Akkuzulu, Çokşurut ve Ayubasan cemaatleri ile Maraş Türkmenlerine mensup Gündeşli taifesinden Dede-Sülü ve Selmanlu cemaatleri de iskan edilmiştir. 1734 yılında da Malatya'ya bağlı konar-göçer Türkmenlerden Dede Karkın cemaati ile, Arapgir sancağında sakin Atmalı cemaati ahalisinin iskanına karar verilmiştir. Ayrıca, 1735 yılında, Tebriz ve Van bölgesinde Kızılbaş zulmünden kaçarak Erzurum taraflarına gelen 300 hanenin iskanı için teşebbüse geçilmiştir.

XVIII. yüzyıldan itibaren yolların emniyetinin sağlanması hususunda yapılan çalışmalar esnasında, Anadolu'nun orta-kol güzergahı üzerinde bulunan Deliklitaş mevkii, 1765 yılından itibaren derbend haline getirilmeye başlanmış ve ilk olarak derbendin muhafazasına 200 kişi memur edilmiştir. Bunun yanısıra bazı aşiretlerin de han civarına yerleştirilmesi için çalışmalar yapılmıştır.
Erzurum eyaletinde Aşkale ile Karakulak karyeleri arasında bulunan Birgod (Birgud) mevkii de, 1747'de derbend ittihaz edilerek, bir miktar ahali yerleştirilmişti.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: XVIII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA İSKaN BÖLGELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 04:59

6- Çukurova Bölgesi:

XVII. yüzyılın sonlarından itibaren Çukurova bölgesine bilhassa Daniş-mendlü Türkmenlerine mensup teşekküllerin iskanı söz konusu olmuştur. A-dana'nın Ayas, Berendi ve Kınık mevkilerine Ifraz-ı Zülkadriye Türkmenleri yerleştirilirken, bölgedeki derbendlere de çeşitli siyasi teşekküller sevkedilmişti.
1691 yılından itibaren Ayas, Berendi ve Kınık'a yerleştirilen 120 kadar oymaktan, daha sonraları ancak 20 kadarı kalmıştır. Bu sebeple 1712'de yeniden nizam verilerek Cerid aşireti gibi etrafa dağılmış diğer oymaklar da eski yerlerine yerleştirilmiştir.

Bu şekilde olmak üzere Demir-kapı ile Misis arasına yerleştirilen, ancak, iskan yerlerini terkederek dağılmış bulunan ifraz-ı Zülkadriye cemaatle-rinden Musa Fakihlü, Durak, Taşlı, Gegi (?), Çöplü, Geymi (?), Sökmeni Ka-ramanlı, Ödemişlü, Deve-hanlu, Karaman-Hacılu, Kaçarlılu, Hüseyin-Hacı-lu, diğer Hüseyin-Hacılu, Mihmadlu, Kömür Ceridi, Çekdimlü ile Gürünlü, Afşarlı Karamanlısu, Aydınlı Hacı Abdurrahman, Çakal Demircilü, Çıkrık Tüccarlı ve Şihab Tüccarlu cemaatleri 1705'de Kurd-kulağı Derbendi'ne yerleştirilerek, derbendçi kayd edilmişlerdir. Ayrıca bu gruptan yine 1707'de, Sivas ve Kırşehir'de Pehlivan-oğlu Kenan Bey'in yanında sakin olan Abdullah-ı Kebir ve Sagir, Kabakulak-Alcısı, Alakurdlu, Humuşbeylü (?), Karaman-uşağı, Kuşlu, Kuş (?)-uşağı, Deli Hacı-uşağı, Sehlik Hezar (?) ve Kariban (?) cemaatleri Anavarza ve Kınık bölgelerine yerleştirilmiştir.

ifraz-ı Zülkadriye mukataasına tabi Tacirlü cemaatlerinin şakavetleri se-bebiyle, müteaddid defalar, kah Çukurova'da ifraz cemaatleri içine, kah Rakka'ya iskanlarına emir verilmişken, 1708 yılında, yeniden Ayas, Berendi ve Kımk'a yerleştirilmeleri emrolunmuştu. Buna rağmen şakavete devam eden bu cemaatin, tekrar Rakka'ya iskan edilmesi kararlaştırılmıştır. Ancak, bu teşebbüslerde de başarılı olunamamış, 1724 yılında, ziraatle meşgul olmaları şartıyla, Anavarza'ya iskanları hususunda emir verilmiştir.
Yine İfraz-ı Zülkadriye cemaatlerinden Sakallı Ceridi ve Hacılı Dokuzu cemaatleri, şakavetlerinden dolayı 1710'da Hama'da Cisr-i Murad Paşa ve Yeni-han'a iskanları emredilmişken, iskana gitmedikleri için aynı yıl yeniden Adana tarafına iskanları kararlaştırılmıştı. Yine Hama ve Humus'a iskan olunan Karalar ve İsalu cemaatleri de, 1712'de Kınık'a yerleşmişlerdir. Aynı tarihde ifraz cemaatlerinden olup, Rakka, Hama ve Humus'a yerleştirilen Hüseyin Hacılu, Anamaslu, Musa Fakihlü, Karamanlu, adillü, Hüseyin Fakihlü, Mihmadlu, Karaman Hacılu, Davud-Hacılu ve Gegili cemaatlerine tabi bir kısım hane iskandan kaçarak Kurd-kulağı havalisine yerleşmişlerdir.

İfraz cemaatlerinden Et-yemez cemaati ise, yerleşmiş oldukları Karaman eyaletine tabi incesu kasabası ve civarından kaldırılarak Ayas, Berendi ve Kınık'a yerleştirilmek üzere harekete geçilmiştir. Adana'nın Dündarlı nahiyesinde sakin Kaçarlı cemaati de, yerlerini terkederek İç-el sancağında Ermenek dahilindeki Bey-çayırı mahalline yerleşmişti. 1708 yılında bu cemaatin de eski mahallerine nakli için, Konya Valisi Vezir Ali Paşa memur edilmiştir. Aynı şekilde Kurd-kulağı mahalline iskan olunan İfraz-ı Zül-kadriye mukataası cemaatlerinden Çıkrık Tüccarlısu, Şihab Tüccarlısu, Sarızlı Tüccarlısu, Çakal-Demircilü, Hüseyin-Hacılu, diğer Hüseyin-Hacılu, Anamaslu, Çakal-Dokuzlu, Alçılı Karamanlısu, Kabakulak Alçısı, Öştile (?)-Alcısı, Avcı, Ketmi (?), Ovacıklı, Abdallu cemaatleri ile yine ifraza tabi Küşne, Körüklü ve tevabii cemaatlerinden Kırıklı, Kara-Halillü, Kara-Atabeklü, Kuru-sulu (?), Alemlü, Köse Döğer-beylü, Pekmezlü Afşarı, Befkanlu (?) ve Kayaklar cemaatleri de Çukurova'dan firar ile Karaman, Kütahya ve Bursa eyaletleriyle iç-el, Aydın ve Saruhan sancaklarına giderek dağılmışlar, buna karşılık, 1725 yılında asıl mekanlarına getirilmeleri için emir verilmiştir.

İfraz cemaatlerinin iskanları için yapılan çalışmaların yanısıra, derbend tesislerinin de şenlendirilmesi cihetine gidilmiştir. Bunlardan Ulukışla ile Çiftehan arasında bulunan MaraşHan ı'na, bir kısım derbendci tayin olunurken, çevredeki başı-boş reayanın da buraya şevki kararlaştırılmıştır. Tarsus sancağının Koşun kazasında, Adana ile Akköprü arasında bulunan Çakıd Hanı'na da bir kısım reaya iskan olunmuştur. 1722'de Koşun kazasında Dölek (Dülek) kalesi neferatından 72 hanenin, hana şevki kararlaştırılmış; ayrıca, Namrun kalesi neferatiyle, çevredeki başı-boş reayanın da iskanları için teşebbüse geçilmişti. Bunların yanısıra, hanın dağılmış bulunan neferatından Oyuncu cemaatine tabi 33 nefer ile Melvanlu cemaatinden 53 neferin de şevki için emir verilmiştir. Ayrıca Ebü'l-hadi cemaati iskan edilmek üzere derbendci kayd edilmiştir. 1753 yılına kadar, Çakıd Hanı ile birlikte Çavuş(Kuzoluk) Hanı, Tekfur-yaylağı Hanı, Yanık-han ve Gülek kalesinin de tamir edilerek şenlendirilmesi cihetine gidilmiştir. Bunun için, Koşun nahiyesinde yer alan Çavuş Hanı'nın derbendcisi olan Kuzoluk mezraalarında bulunan Kızıl-Işıklu cemaatinden 40 nefer ve Gülek yakınlarında Tekfurbeli mezraasında bulunan Musa Seydilü (Zaviye-i Şeyhlü) cemaatinden 31 neferin, derhal yerlerine dönmeleri emredilmiştir. Tekfur-yaylağı derbencileri olan Şeyhlü karyesi ahalisi ile Altmış (?) kalesi neferatına da görevlerine dönmeleri bildirilmişti. Gülek kalesinin muhafazasına ise, Karaisalı nahiyesinden 88, Bürümcek karyesinden 54 nefer ve Akpınar mezraasındaki reaya tayin edilmiştir.

Adana bölgesinde Danişmendlü Türkmenlerinden Şereflü, Çöplü ve Köseli cemaatleri ile Yeni-il Türkmenlerinden Kara-Gündüzlü, Çöplü Afşarı, İfraza tabi Çakal Demircilü cemaati, Haleb Türkmenlerinden Okçu cemaati ile İç-el'e iskanı ferman olunan Kara-Hacılu v.s. cemaatlere tabi 1.100 kadar hane, Misis derbendine yerleştirilmek üzere derbendçi kaydolunmuşlar-dı. Ancak, bunlardan 1700 yıllarında yalnız Köseli ve Şereflü Afşarı cemaatleri iskanı kabul etmişlerdi. Yerlerini terkeden bu cemaatlerden Küşne, Köpeklü ve tevabii cemaatleri, 1705 yılında boş ve harab Anavarza toprağına iskan olunmuştur. 1710 yılları civarında ise, Göksün ve Mağara (Tu-fanbeyli) bölgelerinde yaylamak, Anavarza canibinde kışlamak üzere, Lekvanik ve Kırıntılı cemaatlerinin iskanları yapılmıştır.

Adana'nın Kozan kazasına tabi Sunbas mahallinde sakin Karalar aşireti de, Tarsus tarafına giderek şakavette bulunduklarından, onların da eski mahallerine getirilerek iskan edilmesi için 1791 yılında emir verilmişti, İl-beylü (Hamidlü) cemaati de, 1704'de Maraş bölgesini eşkıyalardan korumak, harab köyleri şen ve abadan etmek şartıyla yerleştirilmişlerdir. Uzun zamandan beri Rakka'ya iskanlarına çalışılan Receblü Afşarı cemaatlerinden bir kışımı, 1730 yılından itibaren Zamantı kazası dahilindeki köylerde yerleşmişlerdir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: XVIII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA İSKaN BÖLGELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 04:59

7- Diyarbekir-Malatya Bölgeleri:

1700 Yıllarında Kilis sakinlerinden Reşi taifesine tabi Kerizi (veya Kevizi) aşireti, Malatya sancağının Taşeli kazası dahilindeki köylere yerleştirilmişlerdir. Bununla beraber 1714 yılında, şakavet hareketlerinde bulunmaları sebebiyle yeniden Kilis'e yerleştirilmek üzere bu bölgeden kaldırılmışlardı.

Mardin ve Nusaybin taraflarında da urban eşkıyasının baskılarıyla yerlerini terkeden ahalinin, eski mahallerine yerleştirilmesi için 1715 ve 1716 yıllarında emir verilmiştir.
Güney-doğu Anadolu bölgesi aşiretlerinden Malatya'nın Gerger kazasın-da sakin Cihanbeylü, Şeyh-Hasanlı ve Dede-Sülü cemaatleri, şakavetlerinden dolayı Rakka'ya sürülmek için teşebbüse geçilmiştir. Diyarbekir bölgesinde bulunan konar-göçer Milli aşireti de şakavet üzre olduğundan Rak-ka'ya sürülmesi kararlaştırılmış ve 1711 yılında buraya iskan edilmiştir. Yine aynı bölgede Milli aşireti ile birlikte Badıllu (Batılu), Zerci ve bunlara tabi Şakaki, Beyzeki, Şarkıyanlı ve Şarkıyan Beyzeki kabileleri, yaylak bahanesiyle 1718 yılında Erzurum taraflarındaki Hınıs, Tekman, Pasin, Kiğı ve Tercan sancakları dahilindeki köyleri yağma etmeleri üzerine, konar-göçerlikten feragat ettirilmek üzere, Diyarbekir bölgesine nakledilmeleri için çalışmalar yapılmıştır.

Çevredeki yerleşik ahaliye zararlar vererek, onların yerlerini terketmelerine yol açan Cihanbeylü aşiretinden Japovalı, Baceganlu, Direganlu ve Koyun-oğulları cemaatlerinin de, bu bölgelerden çıkarılması için, 1712'de Arapgir, Divriği ve Malatya kadılarına emir gönderilmiştir. Yine Kilis haslarına tabi İzzeddin aşiretinden Ceriganlu, Sabganlu ve öksüzler, Şeyhlü aşiretinden Kavakcı, Adumanlı, Hesabalcılı, ayrıca Musa-beylü, Büyük Kara-Çelebi ve Kara-Çelebi cemaatlerinden de bir miktar grup, çevrede şakavette bulunarak ahalinin yerlerini terketmelerine sebep olmuştu.
Aynı mahiyette, Malatya kazasının Çobaş nahiyesinde sakin İzoli aşireti de, 1719'da şekavet üzre idi. Bu kabil şekavetler, yerleşik halkı yerlerini terke ve devlete şikayette bulunmağa sevketmekte, dolayısiyle hükümet, şakavetten suçlu olanları, umûmiyetle, bir sürgün mahalli olarak telakki ettiği Rakka'ya iskan etme yoluna gitmekteydi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: XVIII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA İSKaN BÖLGELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 04:59

8- Rakka ve Haleb eyaletleri dahili:

Umûmiyetle şakavet hareketlerinde bulunan cemaat ve aşiretlerin yerleştirildiği ve devlet tarafından bir sürgün mahalli olarak seçilen bu bölge, ayrıca Arap aşiretlerinin baskılarına karşı bir set alanı olarak da kullanılmıştır. Rakka bölgesine, daha 1691 yılından itibaren aşiret ve cemaatler sevke-dilmeye başlanmıştı. Ayrıca, bu bölge içinde yer alan Hama, Humus, Belih nehri, Urfa sancağı dahilinde bulunan Harran nahiyesi ve Haleb eyaleti dahilindeki Menbic (yerliler "Bumbuc" diyormuş) nahiyesine de, çeşitli teşekküller sevkedilmiştir.

Rakka bölgesine, XVIII. yüzyıl başlarından itibaren de, çeşidi cemaat ve teşekküller sevkedilmiştir. Bunlardan Malatya sancağının Gerger ve Kahta kazalarında sakin olan Zorganlı torunlarının, 1700 yıllarından başlamak üzere iskanlarına teşebbüs edilmiştir. Yine Diyarbekir bölgesinde bulunan Ulus taifesinden Cihanbeylü ile Şamakılu aşiretleri ve Güllücorlu (?) cemaatinden bir kısmının, şakavetlerinden dolayı Rakka'ya sürülmesi kararlaştırılmıştır. Aynı şekilde şakavette bulunan Diyarbekir, Malatya ve Arapgir civarında sakin Japovalı, Yarçekanlu, Mürdlü ve Divganlu (Direganlu ?) cemaatleri, 1000 civarında evleri ile birlikte Urfa (Ruha)'ya üç saat mesafede yerleştirildiler. il-beyli aşireti ile Afşar cemaati oymağı ve buna tabi Bab-ı Al tun (Yab Altun ?), Çeçelü, Dokuz ve Silsüpür vesaireleri de Rakka'da muhtelif sahalara iskan edildiler. 1704 yılına kadar, Musacalu taifesi üzerine musallat olan Beydili Türkmenlerinin de Rakka'ya iskan edilmek üzere sevkedildiği ve bu yolda emr-i şerif verildiği görülmektedir, ifraz cemaatlerinden olan ve Ayas, Berendi ve Kımk'a yerleştirilen Tacirlü cemaatinin de isyan üzre olması, 1707 yılında Rakka'ya sürülmesi için karar alınmasına sebep olmuştur. Şakavetlerinden dolayı Bektaşlı cemaatine tabi Zorganlı oymağından bir kısım hanenin, 1709 yılında Rakka'da Valide Sultan Çiftliği'ne yerleştirildiğini görmekteyiz. Diyarbekir vilayetinde sakin Milli taifesinden Bamran, Dudegan, Senedgan ve Ömergan cemaatlerinin, 1711 'de, şakavetlerinden dolayı Rakka'ya yerleştirilmelerine karar verilmiştir. Ancak 1718'e kadar iskan mahallerine gitmeyen bu grubun şevki için sıkı tedbirler alınmıştır.

Şakavet hareketleri sebebiyle Receblü Afşarı cemaatleri de Rakka'ya iskan edilmiş.tir. 1729 yılında yapılan bir tahrire göre, mezkûr aşirete tabi Süleymanlı ve Kara-Şeyhli cemaatleri ile Sarı-Seydili, Hovadlı (?), Akça-Ali, Saruhanlı, Hedilli, Burkalemli (?), Sarı Fakihlü, Taşlı-uşağı, Kara-Budaklı, Yeni-Tekeli, Sofular (nam-ı diğer Mahmud-oğlu), Tohmadanan (?), Perakende-i Maraş ve Receb Safi-uşakları'na aid olmak üzere toplam 648 hane tesbit edilmiştir.

Valide Sultan hassına dahil Rışvan aşiretinden bir grubun, ahali üzerin-deki baskıları sebebiyle, 1706 yılında Rakka'da münasip bir mahalle yerleştirilmek üzere teşebbüse geçilmiş, Cihanbeyli aşiretinden Japovalı ile beraber Baceganlı, Direganlu ve Koyun-oğulları cemaatlerinin de iskanı kararlaştırılmıştır. 1712'de, Danişmendlü Türkmenlerinden Şereflü cemaatine tabi bir kısım hane ile; 1713'de, ifraz-ı Zülkadriye taifelerinden Cerid aşiretine bağlı Tatarlı ve Azizli mahalleleri, Rakka'ya sürülmüştür. Malatya kazasının Çobaş nahiyesinde sakin olan İzoli aşiretinin de şekavetlerinden dolayı 1719'da Rakka'ya sevkedildiğini görmekteyiz. Bunların yanısıra, Rakka'ya iskan edildikleri halde, iskan mahallerini terkederek Ankara civarına gelen Batılu ve Cemkanlu cemaatlerinden 170 hanenin, ayrıca, Karahisar-ı Sahib sancağında Barçın kazası ile Anadolu vilayeti tarafında oturan 400 hanenin de, 1729 yılında Rakka'ya yeniden yerleştirilmesi kararlaştırılmıştı.

Haleb eyaleti dahilinde Amik-ovası'nda ise, 3.000 civarında haneye sahip Reyhanlı Aşireti'nin 1779 yılından itibaren yerleştirilmesine teşebbüs edilmiş olup, bu cemaatin, müteakib sene, mezkûr ovaya evler inşa etmek üzere iskanı kabul ettikleri görülmektedir.

1695-96 yıllarında Humus'a iskan olunan iç-el Türkmenlerinden Eymür'e tabi 9 cemaat 1001i urban baskılarına karşı, yolları korumak üzere 1 713'de Murad Paşa Köprüsü (Cisr-i Murad Paşa) civarına iskan edilmiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: XVIII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA İSKaN BÖLGELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 05:00

a) Hama ve Humus Bölgeleri:

Hama ve Humus taraflarına, Haleb Türkmenleri reayasından Hamza-Kethüda'ya tabi Sübhanlu, Durdu-Kethüda'ya tabi Köse-oğlu Şereflü, Hamdi Kethüda'ya tabi Kara-Afşarlı, Mustafa Kethüda'ya tabi Döğer-oğlan, Çerkes-oğullarına tabi Budullu, Mehemmed Kethüda'ya tabi Kapu-Isa (?), Derviş Kethüda'ya tabi inallu, Süleyman Kethüda'ya tabi Eymür Dündarh, Abdullah Ağa'ya tabi Şam Behişlü (?), Derviş Kethüda'ya tabi Hama Döğeri, Muharrem Kethüda'ya tabi Karalu Huzurlu, Köse Kethüda'ya tabi Karalu Huzurlu, Karalu Huzurlu Erdoğdu, Murad Kethüda'ya tabi Dokuz Horbendelüsü, Abalu Fakih Kethüda, Abalu İdris Kethüda ve tabileri Beşir-oğulları mahallesi ile Ayntab mahallesi, Eymür-i Sincarlu, Eymür-i Çarık, Alişir'e tabi Eymür-i Tosun, Eymür-i Karagöz, Eymür-i Osman Kethüda, Halil nam kişiye tabi Borlu, Ebü'd-derda'ya tabi Borlu, Halil Kethüda'ya tabi Kızıl Alili Samurlusu, Trablus-şam'a tabi Saluriyye Türkmenleri; yine Trablus-şam'a tabi Dündeş-oğlu İsmail ve tevabii, Bozok'a tabi Genceli Afşarı ve Danişmendlü'ye tabi Kara-Halillü cemaatleri olmak üzere, 30 cemaat iskan edilmiştir. Yine aynı bölgeye Yeni-il Türkmenleri reayasından Abdallu Hacı Mehmed, Esenlü-Alcısı, Kulular-Alcısı, Ayuhanlı-Alcısı, Ekrad-ı Kılıçlu, Şereflü Sultan Kethüda ve Dede Kethüda'ya tabi Emir Hacı Bayram cemaatleri olmak üzere, toplam 10 aded cemaat iskan olunmuştu.

1710 yılında Bağdad, Basra v.s. yerlerden gelen Arap kabileleri, Hama'da reaya'ya yaptıkları baskılar sebebiyle, ahali yerlerini terketmişti. Bu yüzden Arap kabilelerinden al-i Aziz, Domalih, Haza'la, al-i Ammar, Beni Semak, al-i Mahazi'a al-i Ke'ade, al-i Şammar, el-Biha (?) ve Beni Halid'in, Hama eyaletinde Şugur mukataası havalisindeki harabe köy ve mezraalara yerleştirilmesi kararlaştırılmıştır. Ayrıca Arap aşiretlerine karşı muvazeneyi temin etmek amacı ile, Hama, Humus ve Maaretünnûman kazalarına yeni iskanların yapıldığı görülmektedir. Bu kabilden olmak üzere, Mecilli Türkmenlerinden Süleymanlı, Bıyıklı, Balıkcıllı, Ördek Hacılı, Dubah (?), Sarılı, Hatmalı ve Kalaçlı mahalleleri; İfraz Türkmenlerinden Sakallı Ceridi ile Hacılı Dokuzu; Danişmendlü'den Küşne, Köpekli ve tevabii cemaatler; Arab-ı Şuveyh mukataası reayasından al-i Meşhur, al-i Büveylis ve al-i Nazzara; Basra perakendelerinden de Cedid Arabi ve Rakka'da sakin Beni Rebi' Bey'i hassından al-i Ebi Cirade cemaatlerinden bu bölgelere yerleştirilmesi için emir gönderilmiş ve bir müddet sonra da iskan olunarak malları Hama iltizamına kayd olunmuştur.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: XVIII. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA İSKaN BÖLGELER

Mesajgönderen TurkmenCopur » 13 Ara 2010, 05:00

b) Belih Nehri Havalisi:

Rakka'da Belih Nehri ve Akça-kale mevkilerine 1702'den itibaren Yeni-il haslarına tabi Taif (Taifi) Afşarı grubundan Ali cemaati ile Fettahlu Dokuzu'na mensup Hacı Avad-oğlu İbrahim Kethüda cemaati, bütün tekaliflerden muaf tutulmak suretiyle havalideki eşkıyalara karşı yerleştirilmişlerdi. Ayrıca, yine bölgeyi muhafaza amacıyla Akça-kale, Ayn-ı Riz (Ayn-ı Aruz), Maarre ve Rakka'ya kadar olan saha içinde Boz-ulus Türkmenleri cemaatleri, Keskin-ili sakini Boz-ulus Türkmenleri cemaatleri, Haleb Türkmenlerinden Yeni-il'e mensup olan cemaatler, Diyarbekir voyvodalığına tabi Batınlu aşiretinden olan cemaatler, Receblü Afşarı, Cihanbeylü aşiretinden Ulus tabir edilen Japovah, Yarçekanlu, Dirijanlu (Dirişanlu) ve Herdili cemaatlerinden birer grup, iskan edildiler. Cerid cemaati de bunlardan Receblü Afşarı cemaatiyle birlikte yerleştirildi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Sonraki

Dön Türkmen Aşiretleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir