1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Kaçar Aşiretleri

MesajGönderilme zamanı: 27 Ara 2010, 18:02
gönderen TurkmenCopur
Kaçar Aşiretleri

Kaçarlar, Türkiye'de o kadar meşhur değildirler. Bunların daha ziyade İran'da ehemmiyetleri vardır. Zira, bugünkü İran tahtını işgal eden hanedan bunlara mensuptur. Mamafih, son zamanlarda İran'da da nüfuzları tenakusa başlamıştır. Fakat bu ciheti, İran Türkmenleri bahisine terk ederek, burada, yalnız Türkiye'dekileri zikredeceğiz.

Bunlar, İran hududu-İskenderun silsilesinin, bir kısmını teşkil ederler. Bir kısım diyoruz; çünkü, bu silsile o kadar muntazam bir taksime kabiliyetli değildir. Burada, Kaçarlarla Sarılar muhtelit bir halde bulunmaktadırlar.

Bunları kat'i bir surette tefrik etmek mümkün değildir. Kısmen bir tasnif mümkündür ki, bunun dahilinde diğer kısmın da bazı şubeleri bulunabilir. Biz, burada yalnız ekseriyete değil, aynı zamanda, ekseriyetle mebsutan mütenasip olabilen vaziyet-i coğrafiye de bir ehemmiyet atfettik.

Buna binaen, Kaçarları ber-veçh-i ati mıntıkaya hasrediyoruz:

Van'ın cenubundan İran hududunu takiben Irak'a doğru uzanan bir kol ki, Musul Vilayeti de bunun dahilindedir. Bu kolda, büyük aşiretler vardır. Bu aşiretler, buralarda ayrı ayrı unvanlarla yad olunmaktadır. Bunların unvanları da mukayeseli isim listemizde tasrih edilmiştir. Lakin, bunların ehemmiyet-i azimeyi haiz olan beyleri, kendilerinin Kaçar olduklarını söylüyorlar. Aynı zamanda, bunların beylerine de büyük bir ehemmiyet atfetmek lazımdır. Çünkü, bu havalide Kürt ve Arap aşiretleri de vardır. Sonra buralarda asayiş de mevcut değildir. Her aşiret, ancak kuvve-i müsellahası ile mevkiini muhafaza edebilir. Buna binaen, bunların muharip bir halde bulunmaları icap ediyor. Bu da, aşiret beyliği ihtiyacım tevlit eyliyor. Sonra, bu ihtiyaç yeni ve marazı değildir. Belki, aşiretin ilk hareketinden itibaren başlamış ve hiçbir inkıtaa uğramamıştır. Buna binaen, bunların birer hanedan oldukları da kabil-i iddiadır ki, bunların mazi hakkında malumat-ı sahihaya vukufları da ehemmiyetle nazar-ı itibara alınmaya layıktır.

Burada salifüzzikr İngiliz seyyahın tetkike şayan bir kayıdı vardır:

"Kaçar kelimesinin İran hududundaki Türkler tarafından benimsenmesi İran'daki Kaçarlar'ın nüfuzlarından neşet etmektedir. Zira, bu aşiretler de Kürt aşiretleri gibi, Türkiye ile İran arasındaki daimi bir surette geşt ü güzar eylemektedirler.

Buna binaendir ki, bunlar da kendilerine Kaçar ismini izafe eylemişlerdir. Bu ciheti teyit eden delil, kaçar unvanının yalnız beyler tarafından serdedilmesi ve gerek mutavattın Türkler ve gerek aşiret efradının bu isimden bihaber bulunmalarıdır" Filhakika, netice pek doğrudur. Fakat bu neticenin o kadar ehemmiyeti olmasa gerektir. Çünkü, burada asıl ehemmiyeti haiz olan cihet, umumi bir etiket altına alınabilecek bir taksimdir. Mademki, bu aşiretlerin heyet-i aliyelerinde Kaçar ismi müştereken zebanzeddir. Bu, bir fazilete esas olabilir. Zira, böyle bir ismin izafe edilmesiyle bunların ayrı bir (nev) teşkil ettikleri iddia edilmiş olmaz. Belki, bunlar yine Türkmen aşiretleri heyet-i umumiyyesine mensupturlar. Buna binaen, Kaçar kelimesinin benimsenmesine hiçbir ehemmiyet atfetmiyoruz. Lakin, bu aşiretler arasındaki diğer bir müşterek yoktur. Gerek bizim tetkikatımız ve gerek diğer seyyahların ve müverrihlerin kayıtları da aynı noktada müttehittir.

Faraza, aşiret esamisi listesinde görüleceği üzere, kırk üç aşiret ismine cevelangah olan bu havalide, ancak, sekiz aşiret ismi yekdiğerine benzemektedir ki, bunlar da ber-veçh-i atidir:

Toknıaklı Aşireti: i 140 hane halkı
Tonukınakhı Aşireti: 105 hane halkı
Tokmanıklu Aşireti: 210 hane halkı
Karatokmaklular Aşireti: 100 hane halkı
Aktokınaklular Aşireti: i 280 hane halkı
Yelli Tokmaklular Aşireti: 140 hane halkı
Tuzaklu aşireti: 310 hane halkı
Zokmaklu Aşireti: 70 hane halkı

Bu sekiz aşiret isminden başka birleşen iki isim bile yoktur. Sonra bunların en büyüğü olan yedinci aşiretin ayrı bir aşiret olması da şayan-ı kabuldür. Halbuki, bu havalide kırk iki aşiret vardır. Bittabi, sekize nispetle otuz dördünü de aynı yekuna ithal etmek doğru olmaz. Buna binaen tasnife imkan da bulunamaz. Burada itibari de olsa, Kaçar taksimini kabul etmek en doğru bir tarikdir.
Kaçar aşiretleri, heyet-i umumiyesi itibarıyla kuvvetli aşiretlerdir ve kuvvetli olmaya da mecburdurlar. Bunun esbabı, birkaç sahife evvel zikredilmiş idi. Buna binaen, bunların ke-safet-i nüfusları da diğer Türkmen aşiretlerinden fazladır.

Sonra, burada zikredilecek diğer bir kayıt daha vardır:

Bu aşiretler Türkmen teşkilat-ı mülkiyyesinden müteessir olmamışlardır. Filhakika, Türkiye'nin bu havalide de umumi bir teşkilatı vardır. Lakin, bu havalide hal-i tabiinin muharebe olması, aşiretlerin bu teşkilat-ı mülkiyye haricinde geşt ü güzarlarını mümkün kılmaktadır. Netice itibarıyla bu aşiretler sergüzeştcu ve hükümete karşı serkeştir. Bu ise, hükümetin yalnız aşiret beyleri ile münasebette bulunmalarını ve her bir aşiret beyinin tanınmasını intaç eyler. Filvaki, bu aşiret beylerinin hepsi de hükümet ile tesis-i münasebet etmişlerdir. Burada, her aşiretin bir kuvveti haiz olduğu hükümetçe tanınmıştır. Bu sebeple aşiretler, kendi hususi teşkilatlarını muhafaza ve idameye muvaffak olmuşlardır.

Buradaki safha, salifüzzikr üç silsileye muhalif bir şekilde olduğu halde, diğer üç silsile ile aynı ruhiyyeti ibraz eylemektedir. Bu hal, Türkmen aşiretlerinin müttehit bir ruhiyyet sahibi olduklarını ispat etmektedir.

Kaynakça
Kitap: TÜRKMEN AŞİRETLERİ
Yazar: FRAYLİÇ, RAVLİG

Re: Kaçar Aşiretleri

MesajGönderilme zamanı: 27 Ara 2010, 18:23
gönderen TurkmenCopur
Yalnız, bunların da diğerleri gibi kesafet-i nüfus meselesinde bir hususiyetleri vardır ve bu hususiyet, bunlar arasında daha fazladır. Çünkü, bunların diğerleri gibi, itibari bir mahal-i cevelanları da kabul edilemez. Bilhassa, İran dahiline göçmeleri, bunlar hakkında yapılacak bütün hesabatın alt üst olmasını intaç eyler. Buna binaen, buradaki kesafet-i nüfus meselesini mevki-i coğrafi ile tevhit etmek müşkül bir iştir. Mamafih, bu kitapta kabul edilen usulü ihlal etmemek için, yirmi senelik mıntıka-i cevelanlar esas ittihaz edilerek, atideki neticeler elde edilmiştir.

Kaçar aşiretlerinin mevki-i coğrafileri sekiz kısma ayrılır. Heyet-i umumiyyesinin nüfusu 180.000 raddesindedir. Şimdi bu nüfusu mevki-i coğrafi kesafet-i nüfusuna nazaran taksim ettiğimiz taktirde atideki rakamlar teşkil edilmiş olur:

Van'ın cenubunda 180.000X12/100
Diyarbekir'in şarkında 180.000 X38/100
Musul Vilayetinin merkezinde 180.000 X23/100
Musul Vilayetinin şarkında 180.000 X10/100
Musul Vilayetinin cenubunda 180.000X20/100
Bağdat Vilayetinin şimal -i şarkisinde 180.000X13/100
Bağdat Vilayetinin şimal -i garbisinde 180.000X12/100
Bağdat'ın kısm-ı merkezisinde 180.000 X4/100

Bu hesabat, kışa nazarandır.Yazın, bazı nispetler tehalüf eder. Herhalde, bu tehalüf heyet-i umumiyyeyi tebdil edecek bir mahiyette değildir. Çünkü, her mevki münhasıran daima aynı azamiyyet ve aynı asgariyyeti teşkil eyler. Buna binaen bunun da o kadar ehemmiyeti yoktur.
Aşiretlerin nüfus kesafeti de şayan-ı dikkat tehalüfler arz eyler. Bu kesafet-i nüfusu, bazı mahallerde üç dört şubeye de ayrılıyor. Buna binaen, bunlar hakkında daha vasi bir teşkilatı iptidaiyyeye ihtiyaç görünüyor.


Biz de bu esası kabul ederek, vasi bir taksime karar veriyoruz:

1-180.000X12/100 nispeti, beş kısma ayrılıyor:

A kısmı:

Azami nüfus: 300hane halkından mürekkep
Vasati nüfus: 180hane halkından mürekkep
Asgari nüfus:70hane halkından mürekkep


B kısmı:

Azami nüfus: 120hane halkından mürekkep
Vasati nüfus: 80hane halkından mürekkep
Asgari nüfus:30hane halkından mürekkep


C kısmı:

Azami nüfus: 105 hane halkından mürekkep
Vasati nüfus: 80 hane halkından mürekkep
Asgari nüfus: 35 hane halkından mürekkep

D kısmı:

Nüflıs-ı azamisi: 132hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi:83hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi:42hane halkından mürekkep


E kısmı:

Nüfus-ı azamisi:110hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 90hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi:50hane halkından mürekkep


F kısmı:

Nüfus-ı azamisi: 203 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 142 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 91 hane halkından mürekkep

Bu taksimat, ilk nispetteki terefiu ve tenezzül hattını takip etmiyor. Burada hem kesafet-i nüfus meselesi tenezzül ediyor ve hem de daimi bir ihtilaf vardır. Buna binaen, bu kesafet-i nüfusun heyet-i umumiyyesiyle ne gibi bir nispette bulunduğunu tasrih etmek ihtiyacı ziyadeleşmektedir.

Bu nispet, ber-veçh-i atidir:

A kısmı= 12/160 X Diyarbekir'in şarkılıdaki Türkmen aşiretleri
B kısmı= 8/100 X Diyarbekir'in şarkılıdaki Türkmen aşiretleri
C kısmı= 13/100 X Diyarbekir'in şarkındaki Türkmen aşiretleri D kısmı= 7/600 X Diyarbekir'in şarkındaki Türkmen aşiretleri E kısmı= 21/120 X Diyarbekir'in şarkındaki Türkmen aşiretleri
F kısmı= 9/100 X Diyarbekir'in şarkındaki Türkmen aşiretleri
G kısmı= 30/100 X Diyarbekir'in şarkındaki Türkmen aşiretleri
Görülüyor ki, buradaki haneler kesafeti nispeti, aşiretlerin nispetiyle mebsutan mütenasip değildir. Bu nispet azami olarak makusen ve asgari olarak da mebsutan mütenasip addedilebilir. Lakin, heyet-i umumiyye nazar-ı itibara alınacağından, bunların derece-i kesafetleri makusen mütenasip addedildiği taktirde isabet edilmiş olur.

Sonra, bunların hesab-ı tamamisi de şu nispeti tevlit eder:

S = 100/100 (18/100 X 180.000)
S = 7100/100 (18/100 X 180.000)
3- 23/100 X 180.000 nispeti, heyet-i umumiyesi itibarıyla tam bir taksime müsait değildir.

Mamafih, vasati olmak üzere üç şubeye tefrik etmek mümkün oluyor:

A kısmı:

Nüfus-ı azamisi: 180 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 100 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 50 hane halkından mürekkep

B kısmı:

Nüfus-ı azamisi: 135 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 91 iane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 650 hane halkından mürekkep

C kısmı:

Nüfus-ı azamisi: 160 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 100 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 70 hane halkından mürekkep

Bu nispetlerde de muntazam bir tereffu ve tenezzül görülmüyor. Buna binaen, bunlar da mebsutan mütenasip addedilemez. Sonra, bunların heyet-i umumiyesine nazaran nispeti de aynı nispeti haiz bulunuyor. Salifüzzikr İngiliz muharriri, bu nispeti tebdil eden bir hesap yapmıştır. Lakin tetkikatımıza nazaran, hesab-ı mesrudun sıhhati meşkukdur.

Bunun için, kendi hesabatımıza sıhhate karip nazarıyla bakmak icap ediyor:

A kısmı= 50/100 X Musul Vilayeti merkezindeki Türkmen aşiretleri
B kısmı= 32/100 X Musul Vilayeti merkezindeki Türkmen aşiretleri
C kısmı= 18/100 X Musul Vilayeti merkezindeki Türkmen aşiretleri.

Bu üç nispet, hane halkı kesafetinin aşiret kesafeti ile mebsutan mütenasip olduğunu gösteriyor. Binaenaleyh, ilk nispet ile birleşiliyor demektir. Lakin, bunun mevki-i coğrafi nispeti ile aynı nispeti takip etmediği görülüyor. Bilhassa, burada da kat'i bir tasnife imkan görülememiş, itibari ve vasati bir tasnif tercih edilmiştir.

Bunların hesab-ı tamamisi de ber-veçh-i atidir:

S = 100/100 (23/100X180.000) S = 7100/100 (23/100X180.000)
4 = 10/100X180.000 nispeti, heyet-i umumiyyesi itibarıyla büyük bir keşmekeş tevlit eder. Bilhassa, burada yaz, kış ihtilafı da vardır. Buna binaen, bunun kısımlarını tefrik etmezden evvel, iki esaslı kısmı izah eylemek muvafık olur. Fakat, bu suretle hareket edildiği taktirde, kısımlar arasında bir çok tehalüflere meydan verilmiş olacaktır. Buna binaen, burada daha ameli bir usul takip etmek icap ediyor.

Bu usul, iki büyük şubeyi tevhit eylemekten ibarettir:

A kısmı:

Nüfus-ı azamisi: 120hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi:100hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi:50hane halkından mürekkep


B kısmı:

Nüfus-ı azamisi: 130hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi:93hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi:48hane halkından mürekkep


C kısmı:

Yaz mıntıkaları: Bu mevsim, dört kısma tefrik edilir:
Nüfus-ı azamisi: 110hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 83hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi:32hane halkından mürekkep


2: Kış mıntıkaları: Bu mevsimde iki kısım mevcuttur:

A kısmı:

Nüfus-ı azamisi: 210 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 130 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 63 hane halkından mürekkep

B kısmı:

Nüfus-ı azamisi: 110 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 108 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 60 hane halkından mürekkep

Görülüyor ki, bu taksim dahi muntazam bir tereffu ve tenezzüle istinat etmiyor. Her yerde olduğu gibi, bu Türkmenler arasında da gayri muntazam kesafet-i nüfus tahavvülatı vardır. Sonra, burada nazar-ı dikkati celp edecek bir cihet olan kış ve yaz mevsimleri arasındaki tefavüt daima kış mevsimine daha ziyade mütemayildir. Bu nispetlerin mevki-i heyet-i umumiyyeye karşı olan derecelerde aynı tefavütü haizdir.

Ber-veçh-i ati hesabat bu ciheti tazarru' etmektedir:

1- Yaz Türkmen mıntıkaları kesafet dereceleri:

A kısmı= 35/lÖ0X Musul Vilayetinin şarkındaki aşiretleri ;
B kısmı= j 23/100X Musul Vilayetinin şarkındaki aşiretleri
C kısmı= ! 42/100X Musul Vilayetinin şarkındaki aşiretleri.

2- Kış Türkmen mıntıkaları kesafet dereceleri:

A kısmı= 73/100X Musul Vilayetinin şarkındaki aşiretleri
B kısmı= 22/100X Musul Vilayetinin şarkındaki aşiretleri

Buradaki nispet dereceleri de aynı tereffu ve tenezzül hattını takip ediyor.

Bunların hesab-ı tamamisi:

S= 100/100 (10/100X180.000)
Yaz kısmı= 710/100X180.000) S= 100/100 (10/100X180.000)
Kış kısmı= 7100/100X180.000)
Bu ikisinin arasındaki nispet, yalnız cezirlerden anlaşılır. Bu cezirlerde hiç şüphesiz üçte bir nispetinde bir tehalüf ibraz eder. Zaten, kış ile yaz mıntıkaları arasında da aynı tefavüt mevcuttur.

-20/100X180.000 nispeti, heyet-i umumiyyesi itibarıyla iki büyük kısma tefrik olunur:

A kısmı= 70/10ÖX Musul Vilayetinin cenubundaki Türkmenler B kısmı= 30/100X Musul Vilayetinin cenubundaki Türkmenler
Bu nispet, muntazam bir tereffu ve tenezzül izhar etmektedir.

Bunun hesab-ı tamamisi de ber-veçh-i atidir:

S= 20X30/100 (20/100X180.000) S= 20+30/100 (20/100X 180.000)

2- 13/100X180.000 nispeti, heyet-i umumiyyesi itibarıyla iki kısma ayrılır:

1- Yaz mıntıkaları kısmı
2- Kış mıntıkaları kısmı

Yaz mıntıkaları, burada da bir çok kısımlara tefrik olunur. Buna binaendir ki, bunları da izah eylemek icap eder. Filhakika bu havalideki Türkmen aşiretleri, yüzde on üç nispetinde-dirler. Böyle olduğu halde, bunların muayyen bir derecelerini bulmak gayet güçtür. Lakin, burada da takribi hesaplara müracaat edilmiştir.

Buna binaen burada dört kısım hakkında nispetler mevcuttur:

A kısmı= 20/100X Bağdat'ın şimalindeki Türkmenler
B kısmı= 13/100X Bağdat'ın şimalindeki Türkmenler
C kısmı= 30/100X Bağdat'ın şimalindeki Türkmenler
D kısmı= 32/100X Bağdat'ın şimalindeki Türkmenler

Burada da gayri muntazam bir tereffu ve tenezzül hattı takip edilmiştir. Kış mıntıkaları, o kadar fazla şubelere ayrılmaz. Kışın, bu havalide toplu oturmak icabat-ı mahalliyedendir.

Buna binaen, yalnız iki kısma tefrik etmek mümkün olur:

A kısmı= 2/100X Bağdat'ın şimalindeki Türkmenler
B kısmı= 23/100X Bağdat'ın şimalindeki Türkmenler

Burada da aynı tereffu ve tenezzül hattı takip edilmiş oluyor. Bunların hesab-ı tamamisi de ayrı ayrı tertip olunabilir:

1- S= 20+13+30+37/100 (12/100X180.000) Yaz= /20+13+30+37/100 (13/100X180.000)
2- S= 73+27/100 (13/100X180.000) Kış= /73+27/100 (13/100X180.000)

7- 10/100X180.000 nispeti, heyet-i umumiyyesi itibarıyla üç şubeye tefrik olunur:

A kısmı= 36/100X Bağdat:'ın şimal -i garbisindeki aşiretler
B kısmı= 30/100X Bağdat'' ın şimal -i garbisindeki aşiretler
C kısmı= 23/100X Bağdat ın şimal -i garbisindeki aşiretler

Burada muntazam bir tenezzül ve tereffu hattının takip edildiği görülüyor. Lakin, buradaki aşiretlerin kesafetleri meselesinde büyük bir ihtilaf vardır. Bu ihtilaf, bizim takip ettiğimiz usul dolayısıyla daha bariz bir şekil almaktadır. Bu sebeple meseleyi izah eylemek lazımdır.
Kışın, şimali Anadolu'dan buralara bir çok aşiretler gelmektedir. Bunlar, buralarda kalmıyorlar. Yalnız, muayyen bir mevsimi buralarda geçirdikten sonra, tekrar eski yerlerine avdet ediyorlar. Buna binaen, bunları bu havali aşiret nüfuslarına ilave etmek doğru olamaz. Biz, bunları "aşiretlerin ceve-lanlan" meselesinde vazıhan kaydeyledik. Buna binaen, bun-lann izahından sarf-ı nazar edilmiştir.

Bunun hesab-ı tamamisi:

S= 100/100X12/100X180.000 S= 7100/100(12/100X180.000)
4/100X 180.000 nispeti meselesi, bu havalideki aşiretlerin en karışık kısmını teşkil etmektedir. Filhakika, bu kısım en cüz'idir. Lakin, takip ettiğimiz usulü tamamlamak mecburiyetindeyiz. Buna binaen, burada da mümkün olan tasnif-i itibariye ehemmiyet vermemiz lazımdır. Bu havali dahi, şimal-i garbi mıntıkası hakkındaki zikrettiğimiz aşiret cevelanlarına saha olmaktadır. Eğer bu cevelanlar meselesi de dahil-i hesap edilecek olursa, 4/100 fevkalade tezayüt eder. Lakin, bunları da "aşiret cevelanlan, bahisine ait addetmemiz lazımdır. Burada, yalnız bu mıntıkanın kesafet-i nüfusu harekatını izah edeceğiz.

Bu mıntıka, heyet-i umumiyyesiyle iki büyük şubeye ayrılır:

1- Kış mıntıkaları kesafeti
2- Yaz mıntıkaları kesafeti

Her mıntıkanın da bir çok kısımlara tefriki icap eder. Lakin, bu kısımları bir hatt-ı vahitle yekdiğerine irca ederek, daha muhtasar bir şekle ifrağ etmek münasipdir. Bundan da atideki taksimat tahakkuk etmektedir:

Kış mıntıkaları kesafeti: bunlarda altı kısma tefrik olunur:

A kısmı 20/100X

Yaz mıntıkaları kesafeti: Bu mıntıkanın beş şubesi vardır:

A kısmı= 13/100X Bağdat vilayetinin merkezindeki Türkmenler
B kısmı= 21/100X Bağdat'ın merkezindeki Türkmenler
C kısmı= 22/100X Bağdat'ın merkezindeki Türkmenler
D kısmı= 27/100X Bağdat'ın merkezindeki Türkmenler
E kısmı= 17/100X Bağdat'ın merkezindeki Türkmenler

Bağdat'ın merkezindeki Türkmenler:

B kısmı= 10/100X Bağdat'ın merkezindeki Türkmenler
C kısmj= 13/100X Bağdat'ın merkezindeki Türkmenler
D kısmı= 17/100X Bağdat'ın merkezindeki Türkmenler
E kısmı= 21/100X Bağdat'ın merkezindeki Türkmenler
F kısmı= 19/100X Bağdat'ın merkezindeki Türkmenler

Bunların hesab-ı tamamileri de ayrı ayrı hesap edilebilir:

S=100/100X180.000) [S= [100/100(4/100X180.000)
Yaz = 5 100/100 ([/100X180.000)
S = 100/100 (4/100X180.000)
Yaz = 6 100/100 (4/100X180.000)

Her iki nispetin tereffuları arasındaki fark aynıdır. Lakin, kesafet nispetleri tamamıyla yekdiğerine muhaliftir. Buna binaen, bunların heyet-i umumiye itibarıyla aşiretlerin siret-i tarihilerinde büyük ehemmiyetler vardır.
Cevelanlar bahisinde görüleceği üzere mevki-i coğrafiler-deki nispetler meselesi, aşiretlerin asr-ı hazıra tetabuklarını intaç edecek olan iskan mesail-i umumiyesiyle pek ziyade alakalıdır.

Bu kesafet-i nüfus ile aşiret kesafet-i nüfusu arasındaki nispetlerde de muhtelif dereceler vardır. Bu dereceler, mıntıka heyet-i umumiyesinin sekiz muhtelif nispetine nazaran, ber-veçh-i ati kısımlara tefrik olunur. Ancak, bu sekiz nispetin ikisindeki yaz, kış mevsimleri de ayrı ayrı hesaba ithal edildiğinden, on kısım üzerine nispetleri tesis etmek icap etmektedir.

Re: Kaçar Aşiretleri

MesajGönderilme zamanı: 27 Ara 2010, 18:23
gönderen TurkmenCopur
1- 92/100X 180.000 nispetinde her aşiretin:

Nüfus-ı azamisi: 130 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 80 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 50 hane halkından mürekkep

2- 18/100X180.000 nispetinde her aşiretin:

Nüfus-ı azamisi: 160 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 100 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 53 hane halkından mürekkep

3- 23/100X180.000 nispetinde her aşiretin:

Nüfus-ı azamisi: 210 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 130 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 90 hane halkından mürekkep

4- 10/100X180.000 nispetinde her aşiretin:

Nüfus-ı azamisi: Nüfus-ı vasatisi:
Nüfus-ı asgarisi:

120 hane halkından mürekkep 80 hane halkından mürekkep 40 hane halkından mürekkep

5- 20/100X180.000 nispetinde her aşiretin:

Nüfus-ı azamisi: 190 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 120 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 70 hane halkından mürekkep

6- 13/100X180.000 nispetinde her aşiretin:

Nüfus-ı azamisi: 140 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 80 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 40 hane halkından mürekkep

7- 12/100X180.000 nispetinde her aşiretin:

Nüfus-ı azamisi: 130 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: i 90 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 50 hane halkından mürekkep

8- 4/100X180.000 nispetinde her aşiretin:

Nüfus-ı azamisi: 230 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 180 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 70 hane halkından mürekkep

Kaçar aşiret nüfusu:

Nüfus-ı azamisi: 240 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı vasatisi: 130 hane halkından mürekkep
Nüfus-ı asgarisi: 80 hane halkından mürekkep

Bu nispet, buradaki aşiretlerin muntazam bir tereffu ve tenezzül hattı takip ettiğini gösteriyor.
Yalnız, bunların hane kesafetleri nispetinde daha toplu oldukları görülüyor.

Bu kesafeti de, Türkiye Nüfus Harekatı namındaki eserden iktibas ediyoruz:

Hane nüfusları kesafeti:


Azamisi: 17 nüfustan mürekkep
Vasatisi: 13 nüfustan mürekkep
Asgarisi: 8 nüfustan mürekkep

Re: Kaçar Aşiretleri

MesajGönderilme zamanı: 27 Ara 2010, 18:25
gönderen TurkmenCopur
Bu aile azalan, mıntıka itibarıyla da bir çok kısımlara ayrılır. Lakin, bunu burada uzun uzadıya izah etmek faydasızdır.

Ancak, mevzuumuz dahilinde olmak üzere, cinsiyet ve çocuklar nokta-i nazarından da iki büyük şubeye ayrılırlar:

1- Cinsiyet şubesi:

Nüfus-ı azamisi: 11 erkek, 6 dişi
Nüfus-ı vasatisi: 18 erkek, 5 dişi
Nüfus-ı asgarisi: 15 erkek, 3 dişi

2- Çocuk şubesi:

Nüfus-ı azamisi: 10 çocuk
Nüfus-ı vasatisi: 6 çocuk
Nüfus-ı asgarisi: 2 çocuk

1- Çocuk cinsiyet şubesi:

Nüfus-ı azamisi: 7 kız, 3 erkek
Nüfus-ı vasatisi: 4 kız, 2 erkek

Nüfus-ı asgarisi:

40/100 nispetinde: İki çocuk
30/100 nispetinde: 1 kız, 2 erkek
39/100 nispetinde: 2 kız

Kaçar Türkmenleri hakkındaki bu malumat bunların da Türkmenler arasında tesadüf edilen kesafet-i nüfus taksimatıyla mütenasip olduğunu gösteriyor. Sonra, bu aşiretlerin hayat-ı hususiyeleri de diğer aşiretlerin hayat-ı hususiyesi gibidir. Buna binaen, bunları da heyet-i umumiye itibarıyla Türkmen umumiyyetine irca ederek tetkik etmek daha münasiptir. Zaten aşiretlerin tasnifi de bu esasa istinat ettirilmiştir.

Re: Kaçar Aşiretleri

MesajGönderilme zamanı: 27 Ara 2010, 19:04
gönderen TurkmenCopur
Kaçarların Daire-i Cevelanları

Bu aşiretlerin mıntıkası, Türkmen coğrafyasının umumi şekli dahilindedir. Burası da kısmen soğuk, kısmen de sıcak bir daireden ibaret bulunuyor. Bu mıntıka arz ve tul daireleri dahilindedir. Bu dereceler, mıntıkanın hararet ve bürudeti arasında tefavüt mevcut olduğunu gösteriyor. Lakin mesele öyle değildir. Belki zahirde görünen tefavüt, hakikatta yoktur. Çünkü burası Afşar mıntıkasındaki bürudet ve hararet nispetleri gibidir.
Kaçarlar, bu mıntıkanın yalnız bu kısmında cevelan etmezler. Aynı zamanda İran'a da giderler. Lakin İran seyahati istisnai bir hal teşkil eder. Fakat kolayını buldukları taktirde, buralara girmekten içtinap etmezler. Buna binaen, burada İran seyahatini de kaydetmek icap etmektedir.

Evvela, bunları da diğer aşiretler gibi iki esaslı kısma taksim etmek icap eyler:

1- Yazlık cevelan mahalleri
2- Kışlık cevelan mahalleri

Yazlık cevelan mahalleri, mıntıkanın her mahallinde mevcut değildir. Filhakika, her yerde ovalar mevcuttur. Lakin bu ovaların alçak olmaları, mahsulatın pek geç yetişmelerini intaç ediyor. Buna binaen, bu mahallerden ancak avdette istifade etmenin imkanı bulunuyor.
Yazlık cevelan mahalli, cenub-ı garbi istikametidir. Lakin, cenub-ı garbi yolu da iki esaslı tarike istinat ediyor ki, bunların biri, Van Vadilerinden Musul'a ve oradan da şimali Bağdat'a iniyor. Diğeri ise, tekrar Van vadilerinden başlar ve zikzakvari bir hatt-ı münkesir ile Urumiye gölünün cenubundan İran'a girer. Badehu İran-Türkiye hududunun İran dahilinden cenub-ı garbisini takip ederek Irak-ı Acemi'ye doğru iner. Irak-ı Acemi, muhtelif kollardan Türkiye arazisine doğru inmektedir. İşte bu aşiretlerin takip ettikleri yol da bundan ibarettir. Bu iki yolun en muvafıkı, İran'dan geçenidir. Bu yol, yüksek ovalardan ibarettir ve aynı zamanda daha erken neşv ü nema buluyor. Sonra seyahate de daha elverişlidir.

Eski zamanlarda bu yolun takip edildiğine dair pek çok izler vardır. Zaten bu yol üzerinde birçok Kaçar Türkmenleri-ne de, tesadüf edilmektedir. Filhakika, bu Türkmenleri İran Türkmen şubesine ithal etmek icap eder. Lakin bunların müttehit bir grup teşkil etmeleri, cevelanlarının da aynı sahada müttehit olduğuna kavi bir işaret addolunabilir. Bugün Türkiye aşiretleri için, bu yolun takipi kolay değildir. Lakin bu yolu takip eden aşiretler vardır. Bunlar, bilahare Irak-ı Acemi'deki yollardan Bağdat'ın şimaline geliyorlar ve buradan da Van-Musul yolunu takip edenlerle birleşiyorlar.
Bu grup, hemen umumiyet itibarıyla Musul'a kadar inmektedir. Buna binaen Musul'dan şimali Bağdat'a kadar temadi eden saha, bunlarla doludur demektir. Burası gayet vasi olduğundan, bunları istiap edebilecek bir mahiyettedir. Lakin biz, hem kış ve hem de yazın bunlar arasında seyahat etmiş idik. Yazın yaptığımız seyahatte, kışın tayin ettiğimiz nüfusu bulamadık. Öyle zannediyoruz ki, bu aşiretlerin mühim bir kısmı İran ile Halep'e de gitmişlerdir.

Filvaki, böyle bir iddiayı serdedebilecek esaslara malik bulunmuyoruz. Ancak bu ihtimali nazar-ı itibara almak lazımdır. Ve belki de bu sene içinde İran'a da gitmişlerdir. Sonra, bu aşiretlerin aynı zamanda Pasin Ovasına gittikleri söyleniyor. Lakin bu rivayete itibar etmek caiz değildir. Biz, bunların İran ile Halep yolunu tuttukları kanaatini perverde etmekteyiz.
Bu aşiretlerin yazlık azimetlerinin tariklerini gösterebildik. Lakin avdet için müstakil bir tarik göstermek imkan haricinde bulunuyor. Çünkü iki yoldan başka bir silsile yoktur ve bunlardan İran'daki azimet, Türkiye'deki ise avdet yoludur. Bu tayin, sırf bu iki yolun teşkilat-ı tabiiyyelerine nazarandır ki, mukarin-i hakikat olmak üzere kabul edilmelidir.

Buna binaen, bunların Türkiye yolundan avdet ettikleri usulü cari bulunuyormuş. Halihazırda, bu yol ise azimet yoludur. O halde bu aşiretlerin kah bu azimet yolu ve kah bu yolun garbinden muvazi bir surette Halep'e doğru uzanan ve oradan da şark-ı şimaliye bir hatt-ı münkesirle devam eden yolu takip ettiklerine, ihtimal verilebilir. Ancak bu yol pek uzundur. Mamafih başka bir tarik olmadığı için bu yolun taki-binden başka çare de yoktur.

Kışlık ikametgahlar, salifüzzikr ova ikametgahlarına müşabihtir. Bu ikametgahlar, buralarda daha mukavim ve aynı ziyade daha muhafazalıdır. Zira, buralarda şedaid-i iklimiyye-den başka, Kürt baskınları da vardır. Buna binaen, Türkmen kışlık mahalleri de gayet iyi mahalde bulunur ve her türlü hücumlara mukabil müdafaa edilebilir. Bir şekilde olur. Bu taraflarda kışlık Türkmen obalarının şöhreti fazladır. Her halde bu mahallerin daha ziyade eski kıtalarda olması ihtimali galiptir.
Bu havali Türkmenin en az temeddün etmiş bir mahallidir. Sonra, idare-i mülkiyye de buralarda daha fazla mahsustur. Çünkü o kadar fazla meskun ahali olmadığı için, köy heyetinde bulunan birçok yerlerde kaymakamlıklar bulunuyor. Hatta aşiretler içinde de, böyle mülki memurlar vardır. Filhakika, buradaki aşiretler de hükümet memurlarının vücudundan memnun değillerdir. Lakin buradaki teşkilatın neticesi olarak, adem-i memnuniyetlerine rağmen idareyi kabul ediyorlar.
Bu hal, Türkiye idare-i mülkiyesinin hususi bir kısmını teşkil etmektedir. Buna binaen, gayet ehemmiyetle tetkike şayan bir safha önünde bulunuluyor.

Burada nazar-ı dikkati celp eden cihet, köylere dahil olan mülkiye memurlarından memnun olmayan aşiretlerin uzaklaşacak mahal bulamamalarıdır. Zira bunlar, diğer bir fasılda söylediğimiz gibi, daima mülkiye memurlarından uzaklaşmışlar ve evvela şehir kenarlarını sonra sancak kenarlarını, daha sonra da kaza kenarlarını ve en nihayet nahiye kenarlarını da terk ederek dahile çekilmişlerdi. Bittabi bu, son merhaleleri idi. Çünkü hali mahallerdi. İşte buralarda da mülki teşkilat başlar başlamaz, bu aksülameli görüyoruz. Başka uzaklaşacak mahal bulamayan aşiretler, yavaş yavaş şehir kenarlarına toplanmaya başlıyorlar. Mesela, bu gruptaki Van, Diyarbekir, Musul vilayet merkezleriyle bunların birçok sancak merkezleri etrafında da yeni yeni aşiretlerin toplandıkları görülüyor. Bu hal, neden neşet ediyor?

Kaçacak mahallin adem-i mevcudiyetinden mi?.. Filhakika, yukarıdaki sualin ehemmiyeti derkardır. Lakin mesele bundan ibaret değildir. Çünkü asıl mesele, neden daha salahiyettar hükümet etrafına gidiliyor da, daha az salahiyettar memurluklar yanında kalınmıyor? İşte asıl şüphe buradadır. Bu meselenin halli, aşiretle hükümet arasındaki münasebetin ne şekilde cereyan ettiğine vabeste bir meseledir. Buna binaen, meselenin esasları bahs-i aidinde zikredilmek üzere burada umumi bir mütalaa serdedeceğiz ki, mevzu ile alakadar olan bu usulün doğruluğu tebeyyün etsin.
Biz zannediyoruz ki, kaymakamlarla aşiretler arasındaki münasebat, aşiretin menfaatine muvafık geliyor. Zira aşiret, kaymakamın salahiyeti haricinde olacak derecede bir teşkilata maliktir. Sonra hükümetin aşiretlere karşı bir hatt-ı hareket programına malik olmaması hasebiyle, salahiyeti gayr-i haiz memurların aşiretlerle anlaşmalarının imkanı yoktur.

Aşiret efradı, bu ahvali görerek kendisine ait mesailde daha salahiyettar olan makam ile münasebatta bulunmayı tercih etmiştir. Zira arzu etmediği münasebat, bilmecburiye teessüs etmiştir. Buna binaen bu münasebatın daha münasibini taharriden başka bir çare kalmamaktadır.

Fakat, aşiretlerin bu aksülamel usulünün iskan mesaili ile alaka-i şedidesi vardır. Bunu işaret ederek, şehirler kurbundaki bu grup Türkmen kışlamalarının esaslarını anlamış oluyoruz. Bu sahadaki iskan mahalleri, o kadar mütenevvi değildir. Büyük aşiretler, yekdiğerini takiben şehir, sancak, kaza yakınlarında bulunurlar. Lakin kazalardakilerin miktarı pek azdır. Asıl şehir ve sancak kurbunda kesretle bulunurlar. Hatta bazen iki üç aşiretin, bir şehir etrafını ihata ettikleri de görülür. Bu hal, gittikçe tezayüt etmektedir. Mesela Musul'un etrafındaki aşiretlerin adedi beşe baliğ olmuştur. Halbuki yirmi sene evvel, yalnız bir aşiret var. Bilahare beş sene sonra bunu ikinci bir aşiret takip etmiş ve üç sene sonra iki aşiret daha gelmiş. Beş sene sonra daha iki aşiret gelerek beşi bulmuştur. İki seneden beri henüz başka bir aşiret gelmemiştir. Lakin gelmesi ihtimali vardır. Bu ahval gösteriyor ki, bu havalideki aşiretler de bir yere tecemmu etmektedirler. Bittabi, bundan istifade edilebilir. Sonra Musul'u müstesna addetmek de caiz değildir. Zira bu vakanın diğer mahallerde de zuhur ettiği görülüyor. Buna binaen, bu grup mıntıkası heyet-i umumiyesinin diğerlerine muhalif olarak şehirlere yakın kışlamak usulünü takip ettikleri ve bu usul ile de şehirler civarında tecemmu ederek bir nevi aşiret cemiyetleri tesis eyledikleri görülüyor. Ancak bu cemiyetler arasında umumi bir vahdet-i hareket yoktur.

Aşiret, müstakil bulunuyor. Yalnız ve müstakil hareket ediyor. Binaenaleyh, bu tecemmu an kasdin yapılmıyor. Belki aşiretlerin cevelan hayatının bir neticesi olarak tahaddüs ediyor ki, bu noktadan da nazar-ı itibara alınmalıdır.