Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kurmançca Ve Zazaca Konuşan Kürt Oymakları

Burada Türkmen Aşiretleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Kurmançca Ve Zazaca Konuşan Kürt Oymakları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 03:00

KURMANÇCA ve ZAZACA KONUŞAN KÜRT OYMAKLARI

Büyük Türk uruklarında, içtimai teşkilat, yirmidörtlü boy teşkilatına dayanır. Yani, «sağ» ve «sol» kollara ayrılan cemaatler, onikişerli birlikler meydana getirirler. Türk tarihinin en eski devirlerinden beri bu usul vardır. Kurmançlarda da bunu görüyoruz. Mesela Rojki Kürtleri de «Bilbasu» ve «Kavalı Bidlis» kollarına ayrılır. Bunlardan beşi, Bitlis'in yerli aşiretlerini teşkil eder. Bayiki bunlardan biridir. Bunların dışında, Kellecili, Kuri, Mollakürdi, Sehervedi, Esturki Hazizan sayılabilir.

Oba. Türk içtimai teşkilatma benzeyiş burada da kendisini gösterir. Gökalp, bunu şöyle açıklar:

«Botan'da amarelerin bölünmüş bulunduğu batın zümresine 'oba' derler. Bu kelime Türkçeden alınmıştır. Oba kelimesi Türkçede beraber konup göçen çadırların tümüne denir. Kürtçede ise batın manasına yerleşmiştir.» Savuç - bulak'ın güneyinde, Mukri Kürtlerinin yerleşme sahasının güneyindeki bir yerin adı, «Obatu» veya «Hobatu»dur. Minorsky de bu kelimenin «oba» ile ilgili olduğunu kabul ediyor. Mukriler, buralara, Türkmenler ve Moğollar'dan sonra yerleşmişlerdir. Afganistan Türkleri arasında incelemelerde bulunmuş olan Gunnar Jarring, «Mukri»leri, Tumanoviç'e dayanarak, «Gölden Türkmenlerinin bir boyu olarak gösteriyor. Minorsky, Mukri'ler arasında, onlardan farklı olan, «Be'i» ve «Ur-yad» oymakları bulunduğunu söyler ve bunu Moğol bakiyesi olarak yorumlar. Türkçe olan «oymak» kelimesinin, aynen kullanılması hakkında hiçbir fikir yürütmez.

Kurmançlarda, «Khel, tire veya aşiretler», «aga» veya «beg» tarafından idare edilir. Eski Türklerdeki sosyal tabakalaşmaya benzer bir sınıflandırmayı Gökalptan dinleyelim:

«Bazı dağlılar, Kürtleri 'Kara Kürt' (Kurmance Reş) ve 'Ak Kürt' (Kurmance Gewr) olarak ikiye ayırırlar... Dağlılar aşir olanlara, yani hükümete bağh olmayanlara 'Kara Kürt' derler. Hükümete bağlı olanlara ise, 'Ak Kürt' namını verirler. Eski Türklerde 'Ak kemik' övücü, 'Kara kemik' yerci sınıfları ifade ederdi. Kürtlerde ise 'Kara' sıfatı övücü, 'Ak' sıfatı ise yerici olarak kullanılır.» Burada, «Kürt» yerine «Kurmanç», «kara» yerine «reş» kelimesi geçiyorsa da, aslında belki Türkçeleri kullanılıyordu. Çünkü, Türkiye'deki Türlünen oymakları arasında, «Kara - kürd» ve «Karaca-kürd» oymaklarının olduğunu bilmekteyiz.
Minorsky, «Çemişgezek»lilerin isimlerine dayanarak, onların «Türk (Selçuklu) menşeinden olduklarım» söylüyor.

Şerefname'ye dayanarak şunu da ekliyor:

«Bunların mülkleri o kadar çok idi ki, Kürdistan ismi Çemişgezek ile aynı manaya geliyordu.»

Horasan Kürtleri, iki kola ayrılıyordu:

«Çemişgezek» ve «Karaçorlu». önceleri Nadir Şah'la aralan çok iyi idi.

Aşiretliği kaybedene «Tat» derler. «Yabancı» demektir. «Tatenaze», «yabancı, caididir» manasına gelir. Türkçe'den alınmış bir kelimedir. Bütün uruk ve boylarda aynı manada kullanılır.

Kaşgarlı Mahmud, şöyle bir Türk ata sözünden bahseder:

«Börksüz baş olmaz, Tat'sız Türk olmaz». Tat'lardan biri «Karaçine» aşiretidir. Gökalp, bunların içinde Arapların da olduğunu söylüyor.

Pazuld'ler Iran menşeli olup, «Suvaydi»lerdendir. iki kolay ayrılırlar:

«Halid Beglu» ile «Şeker Beglu». Şah Tahmasp zamanında Pazukilerin başına «Kılıç Bey» getirildi. Daha sonra Eleşkirt çevresine yerleştirildiler.

«Küresinliler», Kotur'a yerleştiler. Kotur Beyi, Veli Bey idi. Kardeşinin adı da, «Kılıç Bey»dı. Bugün Van'da da «Küresinliler» vardır. (Kasıroğlu ve amik köyleri).

Gürpınar, Başkale ve Erciş'te (Van) oturan, «Bürükiler»in ileri gelen ailelerinden birinin adı «Kartal»dır. Eğer bu kelime Kurmançcada «kartal» manasına geliyorsa, Kazak Türklerinin «Bürküt» (kartal) kelimesine benziyor demektir. Öyle değilse, «Börü» (kurt) kelimesi ile münasebeti aranmalıdır.
Gökalp, Musul çevresindeki «Cura» aşiretinden bahseder.

Kurmançca konuşan «Çakal» Oymağı, Maraş kenarına iki köy kurmuştur. Ailelerden birinin adı «Çakırlardır. Oğuz totemlerinden biri «Çakır» kuşudur. Sultan Alparslan'ın babası. «Çağrı Bey» olup, «Çakırın eski söylenişidir. Toroslarda, «Çakal» Yörüklerini görmüştük. Aydın çevresinde de köyler kurmuşlardır. Bir tanesi «Karaçakal Köyü»dür (Yeni-pazar - Aydın).

Kilis'in (Gaziantep) Eylen köyü üç oymaktan meydana gelmiştir:

1 — Çakallı Oymağı,
2 — Reziki Oymağı,
3 — Belikanlı Oymağı.

Köyde Türkçeden başka dil bilen yoktur. Kazak boylarından birinin adı, «Cagalbaylı»dır.
Yukarıda bir kısmım ele aldığımız Kurmanç oymaklarının isimleri ve kabile teşkilatları, onların menşeleri hakkında epeyce fikir vermektedir. Elimizdeki diğer kaynakların değerlendirilmesi ile, çok verimli sonuçlara ulaşabiliriz.

Şimdi biraz da Dümbeli'lerden (Zazalar) bahsedelim. Bu konuda en zengin bilgiyi, rahmetli M. Şerif Fırat'tan alıyoruz. Tazarı Hınıs'ın Alagöz köyünde bulduğu H. 950 tarihli, «iptidası Harzem destinden gelen Mehmet Pehüvani Elharzemi Erzincan diyarına bey olmuş» diye başlayan bir şecerede, aşağıdaki on iki aşiretten bahsedildiğini söylüyor.

1 — Cafer min kabileti delisenler, elmusamma ükseü dağ. Mühü Sülbüsen, Büakabı Hurem began.
2 — Teymur min kabüeti alan. Elmusamma burkent budan.
3 — Hüseyin min kabüeti Ba - tlyas. Elmusamma Han.
4 — Muhammet min kabileti Milli. Elmusamma Bozkır.
5 — Abdullah min kabileti izol. Elmusamma üç ayak büakabı iki bölük.
6 — Ali min kabielti Haydar. Elmusamma Be-dirkan. Yulakkabu karavel.
7 — Mustafa min kabileti Karsan. Elmusamma hançer dik. Yulakkabu şaz.
8 — İbrahim min kabileti Lal. Elmusama bayi-kara yulakkabu yürük uzun.
9 — Mahmut min kabileti Çakır Tahir.
10 — Muhammed min kabileti Dada. Börek uzun. ibtidası bucaktan gelmedir.
11 — Yusuf min kabileti zor veliyan. Elmusamma duvardelen.
12 — Abbas min kabileti Merdis. Elmusamma külah dik.

Bu şecerenin verdiği bilgide:

O çağda Hormek kabüesi lakabının Hurum - began şeklinde olduğunu göstermektedir. Azerbaycan yakınlarında Harzem Türklerinin kondukları bir ova vardır ki, buraya Hurum - düzü ve bu ovadaki Türk ağalarına da Humım beyleri denilmektedir. Bu kabile halkının bu ad altında Sülbüs eteklerine göçtükleri ihtimali vardır.»
Adı geçen vesika, daha sonra Osmanlı hükümdarı Orhan Gazi ve Sultan Murad Han tarafından yeniden mühürlenmiştir. Bu Alevi aşiretleri, Yavuz zamanına kadar himaye görmüştür.

«Kabile ocak başısı», «ilaağası», «ilbeyi» gibi terimler, Türklüklerini gösterir.
«Sormamet Oymağı», «Orteymur» ve «Hasan-han oğullan» gibi isimlere dikkat edilmelidir. Hele yukarıdaki şecerede geçen bazı oymak isimleri şahısların lakapları Türkçedir. Mesela, «karsan» kabilesine bakalım. Adana, Maraş, Kilis ve İçel sancaklarına yerleştirilen bir Türkmen oymağının adı, «Karsandıcğlu (veya Karşındık) »dır. «Yürük uzun», «Yörük «uzun» şeklinde yazılmalıdır. Selçuklular zamanında henüz «Yörük» sözü yoktu. Bu bakımdan, bu kelime acaba başka manaya mı geliyordu? Buna benzer diğer lakap, «Börek uzun»dur. Dede Korkut'ta «Böyrek», Oğuz kahramanlarından birinin adıdır. «Dada» kabilesine gelince, Adana, Haleb, Rakka eyaletlerine ve Ruha (Urfa) sancağına yerleştirilen bir Türkmen oymağının adı, «Dadalı (Dadafor)» dır.
Dursunbey (Balıkesir)'e bağlı bir köyümüzün adı da «Dada»dır. «Bayi - kara» ve diğer isimler hep Türkçedir.

Bu konuda M. Şerif Fırat şöyle diyor:

«Varto'da oturan bütün kabileler arasında pek çok eski Türk adları vardır. En çok aşiret boylarmda bu adlar görülür. Meslea Cibranlılarda, Torunu, Sincar, Teymur boylan; Lolanlılarda, Kaçar, Kacer, Kimso-randa, Karece, Memiş boyları; Hormekil'de Karayakup, Pircan - Pircem, Allıası, Zorteymur, Baluşağı, Arslan, Gedik ve Fereşat boylangibi.» «ilbeyi» ünvanı, Kara Yakub'un torunu «Alhas Ağa»ya kadar sürmüş. Sonra ondan alınarak, «Karsan» aşireti reisi «Koç Yusuf» a verilmiştir.

«Koçgiri» aşireti Zara'ya (Sivas); «Şahdeli» aşireti, Palu ve Kiğı'ya; «izol» ve «Hiran», Pertek çevresine; «Balaban» aşireti, Balaban deresi'ne, «Şahveliyan», «Kimsoran», «Hamoçik» oymakları Tervan ovasına inmişlerdir (1539'dan sonra).

Zaza oymaklarının Türk asıllı olduklarını gösteren deliller arasına, yer adları, şahıs adları, yatır adları eklenebilir. Bunları da M. Şerif Fırat'ın kitabından aktarıyoruz. Pek çok Türkçe yer adından birkaçı şunlardır:

Tapak köyü, Taşçı köyü, Taşçı Yaylası, Alagöz dağlan, Karabağ ve Şengal ovalan, Çapakçur'un Belezer meşeliği, Dersim'de Kuziçan dağlarında Kızılbel Geçidi, Varto'da Leylek, Kara-kurt, Alagöz köyleri, Karlıova'da Kartal dağlannda Binkoz Mezrası, Balaban Deresi, Ağaşenliği, Mustafaçayıfı, Göynük (Karlıova), Kasman, Şaman, Haşhaş, Göller köyleri. Kırıktaş, Gürelik, Alacahan köyleri (Refahiye); Halitler, Gavuryurdu ve Eskikonak köyleri (Kuruçay); Balık köyü (Sülbüs Dağı eteklerinde). Teymurtaş, Ağbinek, Çeşme köyleri (Kiğı).

Kadın - erkek adları:

Bali, Muşali, Kara - Ali, Gedik, Suli, Doğan, Keleş, Memiş, Dursun, Tosun, Kurt, Yiğit, Aynal, Aslan, Tek, Koç, Durmuş, Teyrı;ur, Karaca, Çenen, Kılıç, Çolak, Çakır, Yaşar, Köçer, Seviş, Karaman gibi erkek adlariyle, Çiçek, Beyaz, Güzel, Güllü, Turna, Suna, Çeki, Sümbül, Gülçin, Gülsün, Fidan, Sevgili, Hatan, Nazk, Gülperi, Kumru, Elmas, Şüşe, Tezgül, Akçan, Şeker, Sevdalı, Meral, Gazal gibi eski Türk kadınları adları pek çoktur.

Yüz-yüzelli yıl önce yaşamış olan Hormekli Mustafa Zeynel'in oğullarından ikisinin adı, «Ağa» ve «Talu»dur. Bu sonuncu kelime, Kaşgarlı Divanı'nda, «seçme» manasın agelir. Eski Uygur Türkçesinde «Tahıy», «deniz» demektir.

M. Şerif Fırat'ın kitabındaki, Hormeklilerden birinin adı «Ali Murat Han»dır. (sf. 129).
Aynı yazarın kitabında Doğu Anadolu'daki yatırların adları ve yerleri şöyle sıralanmıştır, (sf. 71-74): Hınıs'ta Kızılkurt şehri, Abdal-Ali, Yer-li-baba, Şuşarda, Gökoğlan; Malazgirt'te Veli-ba-ba; Karhova'da Kartalık baba, Tembeği şehidi; Kiği'de Bayındır - baba, Kara - baba. Varto'da Kuratıaba, Hızır - baba, Köşkar - baba, Mehmet Gazi, Meyden şehidi, Şeteri - şehidi, Yedi - kardeşler, Gül - Ahmet, Gül-Mustafa, Karaboğa - şehidi, Safbaba, Göller - şehidi, Uzun - şehit, Karir - dağlan, Bağır - dağı. Koşan-dağı, Gökoğlan - ovası, yatırlarının adlariyle anılır.

Gökoğlan şehidi ve Karlıova'nın Kartal dağlarındaki Kartal Tepesinin başında olan (Kartalık şehidi) adıyla birçok eski Türk mezarları vardır. Halkın ziyaret ve dilek dileme yeridir. Sultan - baba yatın (Celaleddin Harzemşah'a atfedilen, çok kutlu sayılan yatırdır).

Bingöl dağlarının eteklerinde kurulu bütün köylerin mezarlarında eskiden yapılmış koç heykelleri vardır (Karakoyunlu'larda olduğu gibi).

Kaynakça
Kitap: Doğu Anadolu Türklüğü
Yazar: Mehmet Eröz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Türkmen Aşiretleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir