Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Haseranlılar Oymağı

Burada Türkmen Aşiretleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Haseranlılar Oymağı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 21:02

Siverek Zazalar'ının ikinci büyük kolu «Haseranlı» ların köylerine gelince:

1 — Ağaçhan,
2 — Tikyol, (Köy yolunun çok dik olmasından ötürü bu isim verilmiştir. Hem de Orta Asya Türkleri gibi Dik yerine Tik kelimesi kullanılmaktadır).
3 — Karakaya,
4 — Doğan,
5 — Konaklı,
6 — Ahırmat,
7 — Sarsap,
8 — Seyhandede,
9 — Budatan,
10 — Karamusalar,
11 — Hoya,
12 — Hindibaba,
13 — Derdere köyleri.

Kaynakça
Kitap: DOĞU AŞİRETLERİ VE EMPERYALİZM
Yazar: MAHMUT RİŞVANOĞLU
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Haseranlılar Oymağı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 03:41

Siverek Zaza'larının ikinci büyük kolu «Haseranlılar»'dır. Onların isimleri de güzel bir Türkçe ile yapılmış.

Haseranlı köyleri şunlardır:

1 — Ağaçhan Köyü,
2 — Tiktol Köyü (köy yolunun çok dik olmasından ötürü bu isim verilmiş. Hem de «dik» değil, aynen Orta Asya Türkleri gibi «Tik» kelimesini kullanarak), Türkologlardan edindiğimiz bilgilere göre «tol», «yayla» demek imiş. (eski Türk'lerde). Öyleyse buradaki kelime «Dik, sarp yayla» demek olur.
3 — Karakaya Köyü (Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bu köyden başka 26 adet «Karakaya» köyü mevcuttur),
4 — Doğan Köyü,
5 — Konakü Köyü,
6 — Ahırmat Köyü,
7 — Sarsap Köyü,
8 — Şeyhandede Köyü,
9 — Budaran Köyü,
10 — Karamusalar Köyü,
11 — Hoya Köyü,
12-— Hindibaba Köyü,
13 — Derdere Köyü.
Zaza'ların üçüncü kolu Bucaklı'lardır.

Bucaklı köyleri şunlardır:

1 — Güngörmez Köyü, (önü dağlık, sabah güneşini geç alan bir köy),
2 — Mezra Köyü,
3 — Bahçe Köyü,
4 — Kele Köyü, (görüldüğü gibi bu bölgede üç adet «Han»'lı köy mevcuttur. Karahan, Ağaçhan, Kelehan. Bilindiği gibi «Han» eski Türkçede «kağan, hakan» manasına gelmektedir, Karaman'ın (Konya) bazı köylerinde «boğa» ya «kele» denir.
5 — Bitik Köyü, (Kelime, Kaşgarlı Mahmud'un lügatında «kitap, mektup, yazma, yazı yazış, yazılı şey, kağıt» manalarına gelmektedir.), Buradan yapılan «Bitikgi», İlhanilerde ve Mısır Türk Devletinde, devlet hizmetindeki katiplere verilen isim oluyor. (Köyün ismi çok eski bir Türkçe ile ilgilidir.
6 — Kalemli Köyü,
7 — Daralık Köyü,
8 — Çeftali Köyü,
9 — Çamurlu Köyü. (Suriye'nin Lazkiye vilayetine bağlı Bayır ve Bucak nahiyelerinde Türkmenler oturmaktadır. Köyleri de hep Türkmendir ve bugün de Türkçe konuşmaktadırlar. Bucak'ın köylerinden birinin adı Çamur'dur. Siverek Zaza Bucak'lılarının bir köyü Çamurlu, Suriye Türkmen Bucak'ın bir köyü de Çamurlu'dur. Ayrıca Kayseri - Sivas arasında, Zamantı suyunun geçtiği yerlerde bir Çamurlu Yaylası vardır.).
10 — Sepetviran Köyü.

Kırvar'lar, Odabaşı'lardan gelmedir. Kırvar'ların, Bapviranlarm köylerini tesbit edemedik. Seyhandede Köyünde bir yatır vardır. Bu çok büyük yatırda bir dede yatmaktadır. (Türk dünyasının her yerinde böyle uzun ve heybetli yatırlar vardır. Vam-beri de bundan bahseder). Köy, ismini bu dededen almaktadır." Zazacada da dede deniyor. Dedenin menkıbesi, eski Türk inançlarına ve bilhassa Alevi inançlarım hatırlatıyor. Dördüncü Murad Bağdat Seferine giderken buradan geçiyor. Dede, Padişaha kerametini göstermek için asasıyla yere vuruyor. Topraktan su fışkırmağa başlıyor. Şimdi bu suya «Mızraklı pınar» denmektedir. Dede, değirmen taşma biniyor, yılanı kamçı yaparak, dağın eteğine geliyor. Taş halen dağın ucunda durmaktaymış.

Sultan Murad:

«Yeter kerametin» demiş.

Dedenin arzusu, köyde kim muhtar olursa «Allah rızası için kurban kesmesi» imiş. Yeni muhtar kurban kesmez ise, dedenin torunlarından birinin evinde bulunan kalma olma bir «Sahan» (büyük, bakır kap (Aynen Yörükler ve Türkmenler gibi «Sahan» diyorlar) çan sesi çıkarır, titrermiş. On beş yıldır ses yokmuş.

Siverek - Çermik yolunun eski adı «Topyolu»'-dur. Sultan Murad'ın toplan buradan geçirildiği için bu isim verilmiş. Karakaya köyünde, kalenin alt kısmındaki kayayı oymuşlar, ismine «Kapucan» derlermiş. Karakaya ve Tiktol köyleri arasındaki meşeliğe «Karameşe» ve o civardaki çaya, «Büyükçay» veya «Çemçay» deniyor. Dere kenarındaki tarlaya «Çem» dendiği için, çayın adı da böyle olmuş. Fırat'a dökülüyor. «Kızılçubuk Çayı», Büyükçay'a dökülüyor. Karakaya köyündeki pınarın adı «Soğuk-pınar»'dır. Bütün bu kelimeler, yer adlarının Türkçe olduğunu göstermektedir. Günlük konuşma dilinde de çok sayıda Türkçe kelime mevcuttur. Bunlara dair misalleri ileride vereceğiz. Şimdi sadece bir kelime üzerinde durmak istiyoruz. Bu kelime «Humay» kelimesidir. Lice, Çınar, Dicle (eski adı Eğildir. Bu kelimenin Çüğü'le ilgisini düşünmek hata olmasa gerekir) kazalarda oturan Zaza'lara «Mahalyan Zazaları» denmektedir. Mahalya Zazaları «Tanrı»'ya «Hu-may» demektedirler. «Allah razı olsun» yerine «Humay razı bo» derler.

Bin sene önce bir Orta Asya Türkü bunu şöyle ifade edebilirdi:

«Humay razı bolsun.» Bugün Orta Asya'lı bir Kazak veya Kırgız Türkü de «Allah razı olsun» der. Zaza'ların «razı bo» su, belki de Kazak ve Kırgızların «razı bolsun»'unun bozulmuş şeklidir. «Humay» da «Umay»'ın bozulmuş şekli olabilir. «Umay» Türkler Müslüman olmazdan önce Şamanizmde, çocuk ruhlarım koruduğuna inanılan bir ilaheye verilen isimdir. Zaza'lar bin beş yüz yıl öncesinin inancını, kelimeyi pek az değişikliğe uğratarak, devam ettirmektedirler.

Kelimenin aslının «Umay» olduğu şuradan da bellidir:

Dicle Zazaları arasında geniş bir ailenin adına «Omay Ailesi» denmektedir.

Bu ailenin ismi de gösteriyor ki kelime «Hüma»'dan gelmemektedir. Adapazarı'nın, Karasu kazasına bağlı «Melen Köyü»'nde, beceriksiz, işe yaramaz kimseye «Umaysız» denmektedir. Bu da gösteriyor ki, Zazaların kullandığı «Humay» kelimesi «Umay»'ın zamanla değişmiş bir şekildir ve onu kullananların Türk menşeli oluşlarının bir delilidir. «Umay» kelimesinin gösterdiği gibi, Şamanizmle örf adetleri halinde devam eden bağa diğer bir misal Varto Zazalarından verilebilir. Varto'nun, Üstükran Bucağına bağlı bir köyün adı «Şaman Köyü»'dür. Urfa, Bozova kazasına bağlı bir Kurmanç köyünün adı ise «Kamoğlu»'dur. Bilindiği gibi, «Şaman» ve «Kam», İslamiyet'ten önceki Türk dini olan Şamanizmde, dini ayinleri idare eden din adamlarına verilen isimlerdir. Bu iki köy adı da, «Umay» adını tamamlamakta, şüpheye mahal bırakmamaktadır.

Merhum M. Şerif Fırat, 1928 yılında Hınıs ilçesinin, Alagöz köyünde oturan ve Hormenkü aşiretinden «Hasali» oymağına mensup olan Mehmet oğlu Alli'nin evinde, H. 950 tarihinde yazılmış küçük bir şecere görüyor.

Bu şecerede, «Hormek Boyunun», «llağaları» hakkında, onların Orta Asya Türklerinden oluşunu gösteren şu ifade vardı:

«iptidası Harzem deştinden gelen Mehmet Pehüvani Elharez-mi, Erzincan diyarında bey olmuş ve senei fi rabiül-evvel 540 tarihinde Erzenil rumi'de vefat eylediğin, yerine oğlu Melik Şah bey olup, kaçan Tatar gelünce Cafer Şah çerisini alup Sülbüs dağına otağ kurmuş... »

Gene M. Şerif Fırat'a göre, Varto'nun Şarik köyünde diğer bir şecere meydana çıkarılmıştır. Bu şecerede, Hormekli ve diğer Zaza ve Kurmanç aşiretlerinin on ikisi hakkında bilgi vardır. H. 582 yılında yazılmış, 628 (1232) yılında Anadolu Selçuk'ları hükümdarı Alaattin Keykubat tarafından tasdik edilmiş, sultanlık mührü ile mühürlenmiştir. Orhan Gazi ikinci mühürü basıp, önceki bilgileri teyid etmiş. Sultan Murad Han da üçüncü mührü basmıştır.

Zazaların menşei hakkında fikir yürütme işini, kelimeler bahsinde ele alacağız. Burada kısaca belirtelim ki, Romanya'da «Gerger» isimli şahıslar olduğunu öğrendik. Siverek Zaza'ları arasında da «Gerger» lerin olması, üzerinde durulacak bir husustur.

Kaynakça
Kitap: Doğu Anadolu Türklüğü
Yazar: Mehmet Eröz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Türkmen Aşiretleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir