Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Karsanlı Oymağı

Burada Türkmen Aşiretleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Karsanlı Oymağı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 20:53

KARSANLI OYMAĞI

Şarik köyündeki bir soy kütüğünde «Mustafa min ka-bile-ti-Karsan-el-Müsemma Hançerdik bi-Lakab-i Saz» olarak gösterilmiştir.
Dr. Friç bu oymağı «Diyarbakır'da Karsi, Karsan» şeklinde gösterirken, aynı oymak Van'da Roçki uruğunun Belbaşi oymağının bir boyu olarak da gösterilmektedir.

Anadolu'da Türk Aşiretleri Dergisinde «Karsi» adında görülen bir boy «Yeniil» Türkmenleri olarak adlandırılmaktadır. Yine bunun tekili olan Kars, Adana, Zülkariye'de gösterilen bir oymak olup Konya'da yapılan aşiretler toplantısında 1101 seferine katılacaklarına söz verdikleri halde sözlerini yerine getirmediklerinden Edirne'deki ordugahta yetiştirilmeleri emrolunmaktadır.
Prof. Dr. F. Sümer Oğuzlar kitabında «Karsan» oymağını «Karsan Oğulları» olarak zikretmekte, Kozan ve Kara - İsalı arasındaki sahaya hakim olduklarını ve bunların Türkmen olduklarını söyler.

Divan-ü Lügat-it Türk'de Kars:

Deve veya koyun yününden yapılan elbise anlamınadır. Belki bu hayvan postlarından yapılan kürklere de aynı ad verilmektedir. Bu bakımdan Kars oymağı da bu çeşit elbise giyenlere verilmiş bir ad olacaktır.

Karsan, Kars'ın çoğuludur. Karslar anlamınadır. Tamamen Türkçe bir söz olduğu Kaşgarlı Mahmut divanında yer almasından başka Tanrı dağlarının batı yüzünde ve Sır-Derya kaynak kollarından biri üzerinde; Başkurt ilinde Ural nehri üzerinde; Güney Azerbaycan'ın Maku bölgesinde birer Kasaba ve Agğöl yanında bir kışla adı olduğu gibi Kahramanmaraş, Adana ve Silifke'deki Kars adlı köylerin varlığı Kars Tarihinde belirtilmiştir.

Bunlardan başka Finlandiya'da Ulu (Oulu) Yarvi gölünün güney batısında «Karsa-Maki» kasabası ile Vasa bölgesinde «Kars - Tida» kasabaları bulunmaktadır ki, bu bize Azerbaycan'daki Kars ile Maku'nun yan yana bulunduğunu hatırlattığı gibi, Ulu Yarvi'nin de ulu yavrunun değişmiş hali olduğunu görmekteyiz.

Şeceredeki Saz lakabına gelince, bu konuda E. Yavuz, «Bu lakab bize yanlış bir okunuş gibi görünmektedir» demektedir ve «Arapça harflerle Sad ile Saz bir nokta farkı ile birbirinden ayrılır. Bunun aslının Şad olması gerektiği, Anadolu'da ayrıca Şadıllı, Şadilli diye anılan bir oymağın varlığı ile bellidir. Ayrıca Türkçe olan Guzlar, Arapça olarak Huz'a çevrilerek «Ehvaş» diye çoğul yapıldığı gibi, Şad oymağı da mübalağa ile Şaddat haline getirilmiştir» der.

Şarik'de bulunan şecerede dikkatimizi çeken husus, Kars oymağının soy adının Şad oluşudur. Demek oluyor ki Karslar ve Şadlar bir boydandır. Kar ve Divin'de M.Ö. II. yüzyıla kadar aynı yerlerde bulunuşları gibi, şimdide Erzincan ve Tunceli'nde yine yan yana bulunuşları bu ilgiyi açıklar mahiyettedir ve şecerenin önemini ve eskiliğini göstermektedir.

Tarih bakımından Kürt'lerin Türklüğü anlatılırken. Büyük Türk hükümdar Seahaddin Eyyubi, Kür - Aras Kürtlerinin Şeddat oğullarından olduğunu söylemiştik. Bu cihetle, Karsan'ların akrabası olan Şadıllı'ları Şadların ve dölayısiyle Şeddatlıların Türklüğünün de yine bir belgesi olmaktadır.

Yukarıdaki izahlara ilaveten, Şadıllı'nın Farsça Şad'-dan türemediğini, Türkçe ve Aras boyuna hakim olan Hazar Türklerinde soylu başbuğ ünvanlarından olan «Şad» ile ilgili olduğunu, F. Kırzıoğlu özellikle belirtmektedir. Nitekim bunların izleri, Kars'da Arpaçay ilçesi merkezi «Zaru-Şad» ve Hakkari yakınlarındaki eski «Saru -Şaad» ile Artvin'deki «Şav-Şad» ile «Şad - Berd» gibi bölge ve kale adlarında görülmektedir.

Kaynakça
Kitap: DOĞU AŞİRETLERİ VE EMPERYALİZM
Yazar: MAHMUT RİŞVANOĞLU
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Türkmen Aşiretleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir