Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Hormekli Oymağı

Burada Türkmen Aşiretleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Hormekli Oymağı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 20:52

HORMEKLİ OYMAĞI

Atalarından süzülüp gelen rivayet ve inanışa göre, Hormekli kabilesi Harzemli'dir. Bu ad yakın çağlara kadar, «Huvarzemiyar» şeklinde konuşulurdu.

Varto Tarihinin yazarının kendi oymağı olan, Hormekli aşiretinin yaşlı büyükleri oymaklarının soylarını şöyle anlatmaktadırlar.
«Biz Huverzam şahı olan Mehmet Şoh'ın oğullarıyız. Ebül Müslim Horasani, Nesri-Soyara karşı savaşırken, bizim dedemiz Mehmet Şah daima yardım etmiş olup, Emevi'ler yıkıldıktan sonra Menmet Şah aşiretiyle birlikte geri Horasan'a gitmiş. Daha sonra Eba Müslim'in şehadeti ile, aşiretimiz Horasan'dan Erzincan'a ve oradan da Dersim eteklerine ve daha sonra da Kiğı ve Varto'ya yayılmıştır» demektedirler.

1928 yılında Varto ilçesi kaymakamı olan Ankaralı Ramiz Beyin elinde bulunan Harzem Tarihinin 118. sahifesinde şöyle yazılmaktadır.

«Selçuk padişahı Alparslan oğlu Melikşah'ın 1069 -1072 miladi yılında, Anadolu fethine memur ettiği akrabası Kutulmuş Oğlu Serdar Süleyman Şah'la beraber Mehmet Pehlivani adlı bir emirin Erzincan'a geldiği ve Süleyman Şah Erzincan'ı terkederken, bu emiri buraya bey dikerek batıya doğru seferine devam ettiği ve bu günkü Hormek kabilesinin bu adamdan türediği yazılmıştır.
Bu oymağın Türklüğü hakkında oturdukları yerlerde ve Erzincan'ın Silepür bucağıyla Nazimiye'nin Civarik, Balih, Hormek köylerinde, yeniden bir çok canlı eserler ve yazılı mezar taşları gözlere çarpmaktadır. Doğu illerindeki araştırmalarından sonra «Birlik ve Dilbirliğimiz» adlı eseri yazan Em. Miralay M. Rıza Bey'in adı geçen eserinde «Hormek, Çarıklı ve Lolan aşiretleri soyca kendilerinin Türk olduklarını bilir ve söylerler» demektedir.

Rahmetli Şerif Fırat Bey «Varto'nun Şarik köyünde Hormek aşiretleriyle beraber bir çok Türk kabilesi hakkında bilgi veren bir sülale seceresini ortaya çıkardığını zikretmektedir.

Gerçekten bu seçere ilk önce Hicri 582 yılında yazılmış ve 628 - 1232 yılında Selçuk hükümdarı Alaeddin Keykubat tarafından tasdik edilerek, şuytanlık mührüyle mühürlenmiştir. Bu şecerenin belirttiğine göre, «Şecerede adları yazılı on iki Türk aşireti, Selçuklular devrinde Horasan'dan Erzincan'a, Bağın ve Hüsnü Mansur kasabalarına gelmişlerdir» denilmektedir. Sultan Alaeddinden bir asır sonra Osmanlı padişahı Orhan Gazi, bu şecereye ikinci bir şerh çekmiştir. Bu şerhte bu seçere sahiplerinin soylarından ve yerlerinden bahsedildikten sonra, «Mücedden haziki seceretün fi semane maetimite ve fi vakfi lifeiha Bağdad, Abdüllahil tazyip, fivakti züllillahi İslam biismihi, sultan Orhan Gazi» diye yazılıdır.

Daha sonra Osmanlı Padişahı Murat Han Bağın Kasabasına gelip buradaki Türk aşireti beyleriyle seçere sahiplerini huzuruna alarak, şecereye üçüncü bir şerh çekmiştir. Tasdikten sonra şecerede şöyle denilmektedir.

«Ve min hazihi elsilsileyi elşerifü feridil - dehit, vehi-dil asır elseyyit şeyh mahdudul - halli, fi vakti sultan Murat Han ve zuhuru kerametihi, kerametten salihan Meşruhan fi huzuru sultan Murat Han, Dairetün bilnarilkesir. Fi kasabati Bağın.»

Şecerede geçen on iki Türk aşireti şöyle vasıflandırılmaktadır:

1 — Cafer min kabileti delişenler, elmusamma üksei dağ, ismühü sülbüsen - bilakabı Hurrem began
2 — Teymur Min kabileti alan Elmusamma burkent Buğdan.
3 — Hüseyin Min kabileti Ba - İlyas Elmusamma Han var.
4 — Muhammet Min kabileti Milli Elmusamma Bozkır.
5 — Abdullah Min kabileti İzol, Elmusamma üç ayak bilakabi İk Bölük.
6 — Ali min kabileti Haydar. Elmusamma bedirkan Yulakkabu Karavel.
7 — Mustafa Min kabileti Karsan — Elmusamma hançerdik. Yulakkabu saz.
8 — İbrahim Min kabileti Lal. Elmusamma bayi - Kara Yulakkabu Yürük Uzun.
9 — Mahmut min kabileti Çakır Tahir
10 — Muhammet min kabileti Dada - börek uzun, ibti-darı bucaktan gelmedir.
11 — Yusuf min kabileti zor veliyan. Elmusamma du-vardelen.
12 — Abbas min kabileti Merdin. Elmusamma külahdik.

Şimdi bu şeceredeki oymaklar hakkında kısaca bilgi vermekte fayda vardır.
Bu şecerenin verdiği bilgide, o çağda Hormek kabilesi lakabının «Hurum - Began» şeklinde olduğunu göstermektedir. Azerbaycan yakınlarında Harzem Türklerinin kondukları bir ova vardır ki buraya «Hurum düzi» ve bu ovadaki Türk beğlerine de «Hurum beğleri» denilmektedir. (Hurumun Arapçaya benzetilmesi çabası burada da kendini gösterdiği ve asıl adlarının Hurrem değil, Hurum olduğu halk dilinde hala yaşamakta olması ile anlaşılmaktadır).
Hur Türkçede ceviz kütüğü anlamınadır. Hurum düzü ceviz ağaçlarının bulunduğu düzlük demektir.

2 - Alan oymağının da bu Türk oymakları arasında yer alışı bunlar hakkında Arilik isnadını ortadan kaldıracağı gibi Rumeli'nden Anadolu'ya geçen Milli oymakları gibi bunların da Buğdan'ın Burkent kasabasiyle adlandırılması, Rumeli'nden gelen Yörüklerle ilgisini gösterebilir.

3 — Ba - İlyas, Baliyan sözünün Arapça harflerle Ba - İlyas okunması sonucu Araplaştırılmıştır. Lakabı Hanvar'lı olduğu açıklanmaktadır ki, bugünkü Baliyan veya Bal uşakları bunlardandır. Lakaplarında ad olan «Hani», «Hanular», «Han uşakları» bu Hanlıların adını taşımaktadır. «Var», daha önce de söylediğimiz gibi Macar Türkçesinde Şehir manasındadır. «Han Var»: Han şehri demektir.

4 — Milli oymağının Clcden beri baş oymaklar arasında geldiği, sırada üçüncü olarak kaydedilmesinden anlaşılmakta olduğu gibi, adlanmasının yani müsemma-sının Bozkır olması da Türklüğünün başka bir tanığıdır.

5 — İzol oymağı, Varto Tarihinde bu adla anılan oymağın, Erzincan Tarihinde «Hazollu» diye göstermektedir.

6 — Şerefnamede belli başlı büyük oymaklar arasında gösterilen bu Beyazıt Sancağı ile Ağrı dağı etrafında oturan Haydaran oymağı da bu şecerede Bedikanlı Karavel lakabını taşıyan Haydar oymağı olarak gösterilmiştir.
Van Tarihinde, Doğu Türkistan'da Kaşgarın 60 km. batısındaki Ertuş şehrinin adını taşıyan Ertuş oymağının bir boyu olarak gösterdiği, Karaviler'in bu Karavel oymağına nisbet edilmiş bir şekli olduğu meydandadır.

7 - «Dinkhançerli Saz» lakabını taşıyan Karsanlı'lar da, Kars'a adını veren Bulgar Türkleri soyundandır. İleride yine anlatılacaktır.

8 — Tunceli'nde Alanlar'la beraber aşiret bağlarını tamamen kaybetmemiş olan. Lal Uşaklarının da Karabaylı, Uzun Yörük diye lakablanması bu on iki oymağın da, Milli'ier gibi evvelce Yörük olduklarını göstermektedir.

9 — Çakır Tahirler ve Zor veliler'in İslamiyetten sonra bu adları almış olduğunu ve bunların pek eski olmadığını, E. Yavuz Bey. anlatır. Bu durum bize Çakır Tahirlerin pek yaygın olan Çakırlar Oymağının bir kolu olabileceğini göstermektedir. Nitekim Anadolu'da, Çakır, Çakırbey, Ça-kırağa, Çakırbeyli, Çakırlar, Çakırlı, Çakıroğlu diye yüzlerce köy adını görmek mümkündür. Doğu Anadolu da da yalnız Van ve Ağrı'da Çakırbey, Hizan'da Çakıran köylerini bulmaktayız.

10 — Burada bahsedilen «Dadalarsın daha evvelce, Bucak'tan geldiklerini öğrenmekteyiz. (Bucak, Romanya'nın kuzeyinde Dinester ve Dineper nehirleri arasındaki çevrenin adı). E. Yavuz bunların lakaplarının Börek Uzun Kaydı» hakkında şöyle bahseder. «Börek Uzun Kaydı, Arapça harflerle bir nokta eksik görülmüş olmasından Yörük Uzun olduğundan şüphe yoktur. Arapça ibare ile yazılan cümlede güya Arapçaya uydurulmak istenmiş, birleşik adın yerleri değiştirilmiş, Uzun Yörük, Yörük Uzun» olmuştur».

11 - Zor Veliler'de Zor oymağından bir bölüktür. Zor oymağı Doğu - Anadolu'da. Orta ve Batı Anadolu'dan daha çok iz bırakmıştır. Yusufeli ve Iğdır'da Zor, Varto'da Zorlu, Karayazı, Bozova, Erciş'de Zorova, köyleri. Zor Türkçe bir ad olup Veli de İslamiyetten sonra alınan bir ad olması hasebiyle Türklüğü açık olduğundan üzerinde durulmıyacaktır.

12 — Secere-i İşaiye Türkçe Yazarı, Oğuz Han'ın 6 oğlunun hanımlarından olan Torunları arasında «Merde» adında birinin de bulunduğunu bildirmektedir. Yine bu adda bir oymağın 1019 hicri tarihlerinde Rakka'ya sürülen Türk aşiretleri arasında görülmektedir. işte şecerede geçen «Merdiş» oymağının da, bu kayıtlardan Türk kökenli olduğunu öğrenmekteyiz. Bu oymağın yayılma alanlarında, bıraktığı izler: Kahta'da Merdi, Eğil'de Merdikan, Lice'de Merdinan, Mardin'de Merdis, köyleri bunların tanıklarıdır.

Kaynakça
Kitap: DOĞU AŞİRETLERİ VE EMPERYALİZM
Yazar: MAHMUT RİŞVANOĞLU
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Türkmen Aşiretleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir