Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Sipkan Veya Sıpki Oymağı

Burada Türkmen Aşiretleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Sipkan Veya Sıpki Oymağı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 20:04

SİPKAN VEYA SIPKİ OYMAĞI:

Birinci Cihan Harbinde Ruslarla savaşta ordunun yanında canla başla çalışan bir Türk oymağıdır. Varto Tarihi bunları Anadolu'dan nakledilmiş oymaklar arasında gösterir. Milli topluluğuna girince Kürmanç lehçesini konuşmağa başlamışlardır.

Van Tarihinde bunlar hakkında «Şerefnamede Beyazıt sancağı dahilinde en eski bir aşiret olduğunu ve eski Ati (Eti) ailesine mensup olduğunu yazdıktan sonra «kabilelerin bir kısmı yezidi dinine girmiştir. Şerefnamenin kullandığı tabir ile eski Haldi, (Haiti) tabiri arasındaki münasebet meydandadır. Kabilenin bir kısmının Yezidi Haiti olması bu kelimenin aslının Hatti olduğunu göstermektedir» diyor.

Yine Van Tarihi «Çal, Hoşap, Zırnak, Bedirhaniler -Keraviler, Guyan, Cizre beyleri Khalti: Haldi'dir. İslam olduktan sonra Haldi'yi kolayca Halidi yapmış ve bu şekilde kendilerini Hz. HaJid'e intisap ettirmek istemişlerdir. Bu meyanda Khalti Ati ismini az bir farkla el'an muhafaza eden Rüesa aileleri «Ati ile Khalti» ailesidir. Ati ailesi Sipki aşiretine Khalti ailesi Hasenanlı aşiretine başkanlık etmişlerdir. Her ne kadar Khalti aslının Khalidi olduğunu söylerlersede yine «Hilit» telaffuz ederler. Çünkü an'ane bid'ata galiptir» denilmektedir.
Şerefnamenin bunların başkanlarının soylarını «Ati» olarak göstermesi gerçekten çok önemlidir. Çünkü «Ati: Hati'dir bunun incelmiş şekli olan Eti'de Heti demektir. Bunun da «T» li çoğulu (T, eski Türkçedeki çoğul ekidir. Daha evvelce bahsedilmişti). Hatit: Hitit olur» diyen E. Yavuz Bey, bu duruma göre Sipkonların Hitit deyimleri Hitit'-den dönme bir söz olsa gerektir, ki bu da bize Sipki oymağının Hititler çağından arta kalan bir oymak olduğunu ve Khaldiler de yine Hititler topluluğuna giren Haldilerin bu güne kadar sürüp gelen soyundan olduğunu göstermektedir.

Nitekim Urartular çağında Eti'lerden bir boy da Kars'ın Sürmeli çukuru (Tuzluca ile İğdır ovası) bölgesinin kuzeyinde ve Diğur Kazasının doğusunda bulunan ülkede, «Eti-uni» devletini kurmuşlardır. Kars Tarihi, bu kelimeyi N. Adontz den bu yurdun asıl adının Urartu dilinde «Etiu-Khi-İni» şeklinde almakta ve Etioğlu sülalesi yurdu olarak çözümlemektedir. Fakat E. Yavuz Bey «Buradaki Etiu-İni'yi, Etiu-Yurdu olarak çözümlemek kanaatimizce yanlıştır. Çünkü buradaki «U» ekidir.

Buna birkaç misal vermek icap ederse, Melid-u: «Melit yurdu», Urart-u: Urar-lar yurdu (T: çoğul eki), Subartu: Subarlar yurdu gibi» demektedir. Bu açıklamadan hareket edersek «Etiu: Eti yurdu olarak kabul etmek daha doğrudur. Ayrıca «Etiu-ini» deki «İni» sözünün küçük kardeş anlamına geldiğini Kaşgarlıdan öğrenmekteyiz. Yine Türkçedeki iki sesli yan yana gelirse biri düşeceğinden Etiu-ini: Etiuni olur. Bu da Eti kardeş anlamına gelir. Daha evvelce dil bahsinde, Türkçede sesliler çok kere önlerine bir «h, kh, veya g, k,». aldıklarını söylemiştik. Burdada, Urartular ağzında «İni: Khini» olmuştur. Tıpkı Ati: Hati, Eti: Heti olduğu gibi.

Yukardaki açıklamalar bize Sipikanların da Eti Türklerinin soyundan olduğunu göstermektedir. Nitekim, Kars'-da bir Sipkor Köyünün bulunuşu (Eti kardeş yurdu) ve Gaziantepde de Sipke'nin varlığı bize hem Karkamış Etileri ve hem de Urfa'daki Milli oymağı ile ilgisini göstermektedir.
Prof. İ. İ. Meşçaninof da Etiuni'lerle komşuları için «Hitit'lerden kalma bir kavme ait olup Karadenizden Hazar Denizine kadar uzayan Aras ile Kars yaylası boylarındaki medeniyet, bir bütün teşkil eder. Bu arada Gökçegül ile Kars yaylağı bölgesi ayrı bir özellik taşımaktadır. Khal-diler çağında bu bölgenin çok sık bir şekilde meskün olduğunu görmekteyiz» diyerek, gerek Haldileri ve gerekse Etiunileri Eti Türklerinden göstermektedir.

Bu arada Sipikan veya Sipkan adı üzerindede biraz durmamız gerekmektedir. Gerçektende haritalar üzerinde bir inceleme yaparsak bunların izlerinin Çin'in kuzeyinde Kabar-Ovsk şehrinin 252 kilometre güneyinde Mançurya-nın doğu sınırına yakın bir dağın adı da «Sipku» dur. («Kabar» eski bir Türk oymağının ismidir). Bu isim, Sipek şekliyle Macaristan'ı Balasa Gyarmat şehrinin güney doğusunda; Kürt, Kürtös, Bars, Turcks (Türk) kasabalarının bulunduğu alan içinde yer almaktadır. Daha da dikkate değer tarafı bu kasabaların kuzeyinde bir de «Millikau» kasabasının bulunmasıdır.

Bulgaristan'ın kuzey batısında da bu ismi «Sipka (Şıpka» Dağlarına verilen bir isim olarak görmekteyiz. Ayrıca bu dağların güneyinde ve üzerinde Sipka kasabası da bu Sipkan ve Sipki oymaklarının hatıralarındandır.
Prof. Dr. Reşit Rahmeti Arat, «Türklerde Tarih zabtı konulu açıklamasında, Türklerin 12 yıllık bir tarih çağını 60 yıllık bir tarih çağına çıkarmak için o yılın hayvan adının önüne bir Şipkan (Sipkan) sözünün eklendiğini» belirtmektedir.

«Kuy, Şıpkanlığı takıgu yıl bişinç ay Bis ygrmıge» yani «Kuy Şıpkanlı tavuk yıl beşinci ay on beşe» demektir. Burada da Şıpkan sözünün Türkçe olduğunu görmekteyiz.
Burada mühim bir noktayı açıklamakta fayda vardır.

Şöyleki:

Dünyada milyonlarca ad konulmuş bulunmasına ve bunlar arasında yüzlerce birbirine benzer ad bulmak mümkün olduğuna göre nasıl olur da bu isim benzerliklerine dayanarak bu oymağın da bir zamanlar Macaristan ve Slovakya'da bulunduğu sonucuna varıyorsunuz? denilebilir.

Gerçekten de bu çok yerinde ve haklı bir sorudur. Fakat bu gün bir uruk topluluğu içinde birleşen bir çok oymakların da adları yine bu gün için büsbütün uzak ve yabancı bir ülkede yan yana ve bir çevrede görülürse buna da bir benzerlik ve tesadüf mü diyeceğiz? Çekoslovakya ve Macaristan sınırları üzerinde «Kürt, Kürtös (Kürtova), Bars, Barsi, Turcsk, Sipek Milliko gibi» Milli uruğundan oymakları Gran (Guran) nehri boyunca Türk ve Kürt adları ile yan yana sıralanmış olarak görürsek bu tesadüfleri başka türlü nasıl yorumlayabiliriz? Yine bir Türk Uruğu olan Bulgarlar yurdunda da Şipko, Şıpka, Sipokan adlarını görürsek bunlar hiç mi bir anlam taşımayacak?

Bu oymaklar bir kere de Alaiye, içel, Teke'de yan yana görülürse bunlar bir tesadüf olmaktan çıkarak bir gerçeğin ta kendisi demek olur.

Kaynakça
Kitap: DOĞU AŞİRETLERİ VE EMPERYALİZM
Yazar: MAHMUT RİŞVANOĞLU
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Türkmen Aşiretleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Bing [Bot] ve 4 misafir